Yerel Haberler
Adana
Yaşlı çift, ev almak için biriktirdikleri 2 kilogram altını dolandırıcılara kaptırdı 17 Mayıs 2026 Pazar - 10:07:06 Adana’da yaşayan Şerif ve Saadet Pamuk çifti kendilerini polis olarak tanıtıp "Adınız kuyumcu soygununa karıştı" diyen dolandırıcılara 2 kilogram altın kaptırdı. Yaşlı adamı, "Savcı bey 4 vesikalık fotoğraf istiyor" diyerek fotoğrafçıya gönderen dolandırıcılar, kadına ise "Anneciğim, sizin için uğraşıyoruz" diyerek altınları alıp kayıplara karıştı. Jandarma, operasyon düzenleyip 2 şüpheliyi gözaltına alırken altınları giden yaşlı çift, yardım istedi. Olay, merkez Yüreğir ilçesine bağlı Hacıali Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, geçtiğimiz salı günü, kendilerini polis olarak tanıtan dolandırıcılar 86 yaşındaki Şerif Pamuk’u arayıp eşiyle birlikte isimlerinin kuyumcu soygununa karıştığını söyledi. Bir süre sonra 58 yaşındaki Saadet Pamuk’u da arayan başka bir dolandırıcı, yaşlı çiftlerin başka odalarda kendileriyle konuşmalarını istedi. Sahte kimlik fotoğrafı gönderip ikna ettiler "Soyguncular sizin kimliğinizi olay yerinde bırakıp kaçmış" diyerek yaşlı çifti kandıran dolandırıcılar, Pamuk çiftinin çocuklarının ve torunlarının isimlerini de sayıp, Şerif ve Saadet Pamuk adına düzenlenmiş sahte kimlik fotoğrafı yollayıp güven kazandı. Bir süre sonra yaşlı çiftin 2 kilogram ağırlığında 33 bilezikleri olduğunu öğrenen dolandırıcılar, bu sefer de o altınların sözde soyulan kuyumcudaki altın olup olmadığını tespit etmek için fotoğraflarının çekilmesi gerektiğini söyledi. "Savcı bey 4 vesikalık fotoğraf istiyor" diyerek yaşlı adamı evden uzaklaştırdılar Durumdan şüphelenen yaşlı çift, ilk başta altınları vermeyi kabul etmedi ancak bu sefer de dolandırıcılar Şeref Pamuk’u kandırıp, ’soyguncuları yakaladık, teşhis için karakolun yakınına gelin. Size onları göstereceğiz ve tanıyoruz demeyin. Savcı bey de gelirken 4 vesikalık fotoğraf istiyor’ dedi. Evde 2 vesikalık fotoğrafının olduğunu söyleyen Pamuk’u ısrarla ’4 vesikalık fotoğraf lazım’ diyerek kandıran dolandırıcılar, yaşlı adamın 10 kilometre uzaklıktaki fotoğrafçıya gitmesini sağladı. Bu sırada da dolandırıcılar hem yaşlı adamı hem de eşini telefonda tutmaya devam etti. Altınları gelip evden aldılar Yaşlı adamın evden çıkmasını fırsat bilen dolandırıcılar, bu sefer de Saadet Pamuk’a, "Anneciğim sizin için uğraşıyoruz. Şimdi Ahmet diye bir sivil polis gelecek, ona altınları teslim etmen lazım. Fotoğrafını çekip sana geri verecek" dedi. Dolandırıcılara güvenen yaşlı kadın, eve gelen şapkalı erkek şahsa 2 kilogram ağırlığındaki 33 Adana burması bileziği teslim etti. Telefon kapandı, gerçek ortaya çıktı Altınları verdikten sonra telefonu kapanan yaşlı kadın, tekrar kendisini arayan numarayı aradığında "Böyle bir numara bulunmamaktadır" uyarısını alınca dolandırıldığını anladı ve eşiyle birlikte jandarmaya giderek şikayetçi oldu. Jandarma operasyon düzenledi Olayın ardından çalışma başlatan Adana İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, şüphelilerin saklandığı adresi tespit etti. Belirlenen eve operasyon düzenleyen ekipler, 2 bilezik, 4 çeyrek altın, 46 Cumhuriyet altını, 35 bin TL, 2 bin 140 euro, 720 dinar, 600 dolar ile 8 bin 416 uyuşturucu hap ele geçirdi. Operasyonda gözaltına alınan 3 şüpheliden H.A. ile S.A., çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Bir şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. "O altınlar bizim değil" savunması Ele geçirilen altın ve paralarla ilgili jandarmanın işlemleri sürerken yaşlı çift, kendilerinin 33 bileziği olduğunu söyleyip ele geçirilenlerin kendilerinden alınanlar olmadığını savundu. Ayrıca altınları almak için eve gelen şahsın görüntüsü mahalledeki bir işyerinin güvenlik kamerasınca görüntülendi. "Bizi felç ettiler" Yaşadıklarını İHA muhabirine anlatan Şerif Pamuk, "Beni telefonla arayıp, ‘3 kuyumcu soymuşlar, sizin kimliğinizi oraya bırakmışlar’ diyerek bizi kandırdılar. Ayrıca bizim iyi ve tanınan bir aile olduğumuzu söyleyip savcının bizi tanıdığını söylediler. Beni konuşturdu sonra da ‘savcı bey 4 fotoğraf istiyor’ diyerek evden uzaklaştırdı. O sırada da eşimle görüşüp onu kandırmışlar, ondan da altınları almışlar. 33 bilezik gitti. Arsamızı, tarlamızı sattık. Altınlar oradan gelmişti, çocuğumuza ev alacaktık. Bizi felç ettiler. 2 kişi yakalandı bir miktar altın ele geçirildi ama onlar bizim değil. Bizim altınlarımızla o ele geçirilen altınlar yer değiştirilmiş olarak düşünüyoruz" ifadelerini kullandı. "30 senelik emeğim gitti" Dolandırıcıların yalnızca 2 kişi olmadığını, bu işin bir çete işi olduğunu öne süren Pamuk, şahısların bir an önce yakalanmasını istediğini söyleyerek, "Bize daha bir altın gelmedi. Bugün bize, yarın başkasının başına gelmesin. Devletimiz çok güçlü. Bu şahısların yakalanmasını istiyoruz. Devletimizin gücü yeter, 30 senelik emeğim gitti" diye konuştu. "Eşimin yanlarında olduğunu, ona kahvaltı verdiklerini söyledi" Dolandırıcıların kendilerini adeta hipnoz ettiğini belirten Saadet Pamuk ise, "33 altını aldım, dizdim ve görüntülü kendisine gösterdim. Daha sonra bana ‘anneciğim biz sizin için uğraşıyoruz, Ahmet diye birisi gelecek’ dedi. Gözlerim kör, kulaklarım sağar olmuş. Eşimi de beni de tehdit ediyorlar telefondan. Komşularım geldi ama onları geri gönderdim. Kapıya gözünde gözlük, şapkalı olan birisi geldi ve ona teslim ettim. O sırada da eşimin yanlarında olduğunu, ona kahvaltı verdiklerini söyledi" dedi. "Başkasının canı yanmasın" Altınları verdikten sonra telefondaki dolandırıcının kendisine, "Anneciğim ortalık çok kötü, kapıyı kilitle" dediğini anlatan Pamuk, "Ben de öyle yaptım sonra telefon kapandı, tekrar aradığımda ‘böyle bir numara bulunmamaktadır’ uyarısı alınca dizlerimize vurduk ama iş işten geçmişti. Bizler mağdur olduk. Başkasının canı yanmasın. O bizim birikimimizdi. Evladımıza ev almak için tarlamızı, arsamızı sattık" diye konuştu. Saadet Pamuk, daha sonra şunları söyledi: "Bu tür haberleri izleyip ‘bunlarda hiç mi akıl yok’ diyordum. Biz de böyle dolandırıldık. Bana sürekli ‘anneciğim’ diyordu. Benim oğlum bile bana bu kadar kibar konuşmadı. Öyle bir konuşuyorlar ki şeytandan bile daha beterler. Beynimizi yıkadılar, kulaklarımız kapandı, gözlerimiz kör oldu."
17 Mayıs 2026 Pazar - 01:14 Arkadaşını keserle darbederek öldüren şüpheli tutuklandı Adana’nın Kozan ilçesinde arkadaşı tarafından keserle darbedilerek ağır yaralanan Muhammet Hasan Koca, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. Kaçan şüpheli ise Antalya’nın Manavgat ilçesinde yakalanıp tutuklandı. Olay, 12 Mayıs’ta ilçeye bağlı Mahmutlu Mahallesi Özel Sokak’ta meydana geldi. İddiaya göre, iş yapmak için Konya’dan Adana’nın Kozan ilçesine geldiği öne sürülen Muhammet Hasan Koca ile M.A.G. arasında henüz bilinmeyen bir nedenle tartışma çıktı. Tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine M.A.G., keserle Koca’yı darbederek ağır yaraladı.. Özel araçla Kozan Devlet Hastanesi’ne götürülen ve hayati tehlikesi bulunduğu belirlenen Koca, ilk müdahalenin ardından Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edilerek yoğun bakım ünitesinde tedaviye alındı. Antalya’da yakalandı Araştırma başlatan polis, Muhammet Hasan Koca’nın, M.A.G. ile birlikte kaldığı eve operasyon düzenledi. M.A.G.’nin kaçtığını tespit eden polis, evde yaptığı incelemede olayda kullanıldığı değerlendirilen bir keser ele geçirdi. Olayın ardından kaçtığı belirlenen şüpheli M.A.G., Antalya’nın Manavgat ilçesinde yakalanarak gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Gök, 14 Mayıs’ta çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi. Muhammet Hasan Koca ise, 15 Mayıs’ta tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 11:35 Dağlı: "Üreticilerimizin yanındayız" AK Parti Adana İl Başkanı Tamer Dağlı, buğdaydan mısıra, ayçiçeğinden narenciye ürünlerine kadar birçok ekili ve dikili alanda oluşan zarardan etkilenen tüm üreticilere geçmiş olsun dileklerinde bulunarak, "Devletimiz tüm kurumlarıyla süreci yakından takip etmektedir" dedi. Adana’da etkili olan dolu afeti, özellikle Sarıçam ve Ceyhan ilçelerinde tarımsal üretim alanlarında zarara yol açtı. Çok sayıda mahallede etkisini gösteren dolu yağışı nedeniyle buğday, mısır, ayçiçeği ve narenciye başta olmak üzere çeşitli tarım ürünlerinde hasar meydana geldi. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan AK Parti Adana İl Başkanı Tamer Dağlı, afetten etkilenen tüm üreticilere geçmiş olsun dileklerini ileterek devletin ilgili tüm kurumlarıyla sahada olduğunu ifade etti. Başkan Dağlı, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "İlimizde etkili olan dolu afeti nedeniyle özellikle Sarıçam ve Ceyhan ilçelerimizde birçok mahallemizde tarımsal üretim alanlarında zarar meydana gelmiştir. Buğdaydan mısıra, ayçiçeğinden narenciye ürünlerine kadar birçok ekili ve dikili alanda oluşan zarardan etkilenen tüm üreticilerimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum." Hasar tespit çalışmalarının hızla başlatıldığını belirten Dağlı, İl ve İlçe Tarım Müdürlüklerine bağlı ekiplerin sahada çalışmalarını titizlikle sürdürdüğünü kaydetti. Başkan Dağlı, açıklamasının sonunda "Üreticilerimizin yanındayız. Devletimiz tüm kurumlarıyla süreci yakından takip etmektedir. Rabbim memleketimizi her türlü afetten muhafaza eylesin" ifadelerini kullandı.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 11:07 Büyük Saat esnafından belediyeye bakımsızlık ve trafik tepkisi: "Sahipsiz Adana" Adana’nın simgelerinden tarihi Büyük Saat ve civarındaki çarşı esnafı, belediyeye tepki gösterip trafik, otopark sorunu ve bakımsızlıktan şikayetçi olduklarını dile getirdi. Kentin en işlek noktalarından Seyhan ilçesindeki tarihi Büyük Saat Kulesi’nin bulunduğu Ali Münif Yeğenağa Caddesi esnafı Adana Büyükşehir Belediyesi’ne tepki gösterip otopark sorunu ve bakımsızlıktan şikayetçi olduklarını dile getirdi. Bölgedeki yolların çökme yaptığını ve turistlerin bölgeye gelmekten çekindiğini dile getiren esnaf, belediyenin biran önce bölge için önlem alması gerektiğini istedi. "Sahipsiz Adana" Bölgedeki sorunları dile getiren Tarihi Adana Büyük Saat Çarşısı Esnaf ve Kültür Derneği Başkanı Murat Bozkurt, "Başvurularımızı yaptık bizimle sadece kaymakam bey ilgilendi. Burası Adana’nın incisi, buraya bir el atılması lazım. Gerekli yerlere gidiyoruz ama ilgilenilmiyor sahipsiz Adana" dedi. "Sit alanında araç trafiği güvenlik sorunu oluşturuyor" Tarihi Adana Büyük Saat Çarşısı Esnaf ve Kültür Derneği Başkan Yardımcısı Samet Narttürk ise belediyeye yaptıkları başvurulardan sonuç alamadıklarını belirtti. Narttürk, "Buranın birçok sorunu bulunmaktadır. En büyük sorunlardan biri trafik ve park sorunu. Burası birinci derece sit alanı, buradan araba geçmemesi gerekiyor ama maalesef otopark ve arabaların geçmesi burada güvenlik sorunu da oluşturuyor. Turistlerimiz burada rahatça gezemiyor. Yollar sürekli çökme yapıyor. Bizim uyarmamıza rağmen sadece bu yolu yaptılar ve bu yol da sürekli çöküyor. Belediyemize bildirmemize rağmen ilgilenilmiyor" dedi. "Gece aydınlatma yok, engelliler için risk var" Bölgedeki fiziki şartların yetersizliğine dikkat çeken Narttürk, "Turistlerimiz akşam 8’den sonra gezmeye çıkıyor ama Büyük Saat ve Yağ Cami çevresinde kesinlikle aydınlatma yok. Bu da güvenlik sorunu oluşturuyor. Geçen gün bir engelli aracımız yolun düzensizliğinden dolayı buradan düştü. Hiçbir ilde tarihi bir sit alanında trafik yok, bu sadece Adana’ya özgü bir durum" ifadelerini kullandı. "10 bin kişi varken bile cadde trafiğe açıktı" Çarşının en eski esnaflarından Gökhan Akkaş ise toz ve kirlilikten dert yanarak, "Sürekli çökme yapan yollar nedeniyle toz içindeyiz, iş yerlerimizi kapatmak zorunda kalıyoruz. Portakal Çiçeği Karnavalı’nda burada 10 bin kişi varken bile bu cadde trafiğe açıktı ve insanlar ezilme tehlikesi geçirdi. Çarşımızda çöp kovası yok, yağmur yağdığında dükkanların içine su giriyor. Yol geniş ama kaldırımlar dar. İnsanların araç park etmeden devam edebileceği, geniş kaldırımlı bir düzen istiyoruz" diye konuştu.
Bakan Yumaklı: “Bu ülke, üretim planlamasını bu seferde ıskalamamalı”
25 Mayıs 2024 Cumartesi - 12:00 Bakan Yumaklı: “Bu ülke, üretim planlamasını bu seferde ıskalamamalı” Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, tarımsal üretim planlamasının önemli olduğunu belirterek, “Bu ülke üretim planlamasını bu seferde ıskalarsa çok büyük kayıp olur. Üretim planlaması başlığında yapılacak olan bu çalışmaların başarılı olması sektörle birlikte omuz omuza çalışmasından geçer. Dünyada söz söylenecekse bu konuda ki güçlü yanımızı masaya koyacak bir sonuca ancak böyle ulaşabiliriz” dedi. Adana Ticaret Borsası’nın ev sahipliğinde kentteki bir otelde ‘Ulusal Hububat Konseyi 2024 Mısır ve Buğday Kongresi’ düzenlendi. Açılışta konuşan Adana Ticaret Borsası Başkanı Şahin Bilgiç, mısır ve buğdayın Çukurova için çok önemli hububat ürünlerinden birisi olduğunu belirterek desteklemelerle ekim alanlarının artabileceğini söyledi. Adana Valisi Yavuz Selim Köşger ise buğday ve mısırın tarımsal üretimde en önemli ürünlerden birisi olduğunu, Adana’nın da temiz ve güvenilir gıdaya ulaşmasında ülkenin sigortası olduğunu aktardı. “Gıda güvenliğinde sorun yaşamadık” Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, pandemi döneminde birçok ülkenin gıda güvenliği açısından sorun yaşadığını belirterek, “Ülkelerin gıda ile ilgili konularda acaba ben üretemediğim herhangi bir gıda ürününü nasıl temin ederim diye düşündüğü bir dönemde bizler o dönemi diğer ülkelere göre daha rahat geçiren bir ülke olarak belki de bunun önemini ya da etkisini hissedememiş olabiliriz. Ancak Türkiye’nin son 22 yılda oluşturmuş olduğu çok ciddi altyapı bu sorunları bizim herhangi bir şekilde hasar almadan atlatmamıza sebep oldu. Ben bu ülkenin hem bakanı, hem de evladı olarak bütün bu hazırlığı ve yapıyı hazırlayanlara teşekkür ediyorum” dedi. “Üreticilerimizin alın teri ve emeğini koruyan TARSİM’dir” Son 22 yılda çiftçileri üretime teşvik etmek adına 1 trilyon 625 milyar lira destek verildiğini aktaran Bakan Yumaklı, “22 yılda ülkemizdeki çiftçilerimizi üretime teşvik etmek için 1 trilyon 625 milyar lira destek verildi. TARSİM’den bahsetmek istiyorum. Hakikaten neden ilgi gösterilmediğini anlamadığım bir durum var. Ancak bazı politikaları uygulamak için sigorta şart. Şimdiden söyleyeyim, üreticilerimizin alın teri ve emeğini koruyan TARSİM’dir. Geçtiğimiz yıl sadece Konya’da pilot proje olarak uygulanan sigorta bütün ülkeye örnek oldu. Bu konuya ilgi gösterelim. Ürününü ektikten sonra tam 1 yıl bekleyip hasat edecekken emeği zayi olan birisinin her seferinde devlete dönüp tazmin istemesi sürdürülebilir bir şey değildir. Sigorta konusu çok önemlidir. Bu konuda sigorta vardır. Bilgi isteyen, kafasında soru işareti olanlar bizlerle iletişime geçsin” ifadelerini kullandı. “137 milyon ton üretimle rekor kırıldı” Bitkisel üretimde geçen sene 137 milyon tonluk rekor kırıldığını vurgulayan Yumaklı, “Yaptığımız regülasyon faaliyetlerinden bahsedeyim. Ürün alım politikaları devleti yanında gören etkenlerden olmuştur. AR-GE çalışmaları ve inovasyon bu altyapının hazırlanmasında önemli başlıklar. Bitkisel üretimde 137 milyon tonluk rekor kırıldı. 2022 bu rakam 129 milyon tondu ama 2023’de 137 milyon tona çıktı. Bu başarıları makro göstergelerde teyit etmiş oluyor. Son 21 yılın 16’sında tarım sektörü büyüme gösterdi. Dünyada ilk 10 ülke arasındayız. Türkiye’de tarım bitti, öldük, mahvolduk artık şuraya muhtacız gibi söylemler hiçbir temeli olmayan bazı hezeyanların bu Türkiye’nin üreticisi olan üreticilere hakarettir. Biz ülke olarak niye halen kendimizi olması gerektiği yerde veya olduğu yerde görmemekte ısrar ediyoruz bu da sorulması gereken soru” diye konuştu. “Ülkenin nüfusu 105 milyona ulaşacak” Geçen sene tarım sektörünün 31 milyar dolarlık ülkeye döviz kazandırdığını vurgulayan Bakan İbrahim Yumaklı, daha sonra şunları söyledi: “Geçen sene 2 bin 200 çeşit ürünümüzü 212 ülkeye ve bölgeye ihraç etmişiz ve 31 milyar dolarlık tarımsal üretim ihracatına sahip olup döviz kazanımını ülkeye getirmişiz. Elbette öncelik bizim ülkemizin ihtiyaçları. 2050 yılında bu ülke 105 milyona ulaşacak. Turist sayımızın da şuanda 60 milyonlar civarında ve 100 milyona ulaşması bekleniyor. Bizler şuanda sahip olduğumuz avantajları daha da ileriye götürebilmek için hangi politikayı takip etmemiz gerekir, devletimizin bütüncül bakışında tarım sektörü nerede olacak konusuna biz şu cevabı veriyoruz. Bundan sonraki dönemde tarım sektörü 5 ana kaide üzerinde hareket edecek. Sürdürülebilir bir şekilde, verimli, kaliteli ve kayıtlı bir şekilde tarım yapacağız. Ayrıca sektöre yatırım yapılacak. 2023 yılından itibaren bütün uygulamalarımızı bunlara yönlendirmiş durumdayız. Örneğin Çiftçi Kayıt Sistemimiz (ÇKS) yüzde 65’ler seviyesinde. Bunu arttırmak için karşımıza çıkan hususları düzenleyerek gidiyoruz. Halen kaydı olmayan ancak ekilen alanlar var. Bu hazine arazileriyle ilgili de çalışmayı bitince yüzde 80’lerin yakalanması içten bile değil.” “Buğday ve mısıra 182 milyar lira destekleme verildi” Türkiye için buğday ve mısırın önemli bir yeri olduğuna dikkat çeken Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, “Buğday ve mısır insanımızın temel gıda ham maddesi ve hayvan yemi olarak en önemli girdi kalemi. Buğday ve mısır üretiminin ülkemizde ayrı bir değeri var. Bu kapsamda da 6 farklı kategoride bu ürünlere destekleme verdik. Son 22 yılda buğday ve mısıra verilen destek miktarı 182 milyar lira. Kırsal kalkınma kapsamında çiftçilerimize desteklerimiz devam ediyor. Lisanlı depoculuğun hakikaten sektörün gelişmesinde katkısı var. Bugüne kadar 3.4 milyar lira lisanslı depoculuğa aktarılmış durumda. Lisanlı depo kapasitemiz 10 milyon ton. Yıl sonuna kadar 2.3 milyon ton daha ilave edilecek. Bu yetmez tabi, yatırımları desteklemeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu. “Tarımsal üretimi ıskalamamalıyız” Tarımsal üretim planlamasının Türkiye için önemine vurgu yapan Bakan Yumaklı, daha sonra şunları kaydetti: “Buğday ve mısır en önemli üretim planlamasını oluşturuyor. Çok iyi yasal düzenlemeler yapabilirsiniz. Kanunlar, yönetmelikler yapabilirsiniz ancak bunlar tek başına yetmez. Devletin düzenlemelerine sizlerin desteği gerekir. Bu düzenlemelerin tamamını sizlerle konuşarak yaptık ama bundan sonra da hep beraber olacağız. Bu ülke üretim planlamasını bu seferde ıskalarsa çok büyük kayıp olur. Üretim planlaması başlığında yapılacak olan bu çalışmaların başarılı olması sektörle birlikte omuz omuza çalışmasından geçer. Herkesin ülkemizin kaynaklarını en iyi şekilde kullanması lazım. Bizleri gıda güvenliği açısından hep güvenli alanda tutacak ve bu güçlü pozisyonumuzla dünyada söz söylenecekse bu konuda ki güçlü yanımızı masaya koyacak bir sonuca ancak böyle ulaşabiliriz. Yeni destekleme modeli elbette üretim planlamasının en önemli ayaklarından bir tanesi. Şuanda bunu kurumlarımızla konuşmaya devam ediyoruz. Amacımızın üreticilerin rekabet gücünü arttırmak. Birbiriyle bağımsız, birbiriyle kopuk hiçbir şey yapmak istemiyoruz.” “Suyu merkeze almalıyız” Türkiye’nin su problemi yaşamaya aday bir ülke olduğuna dikkat çeken Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı, “Su problemi yaşamaya aday bir ülkeyiz. Suyu merkeze alarak üretim planlaması yapmak durumundayız. Bütün kaynaklarımız buna doğru yönlenmediği sürece kısıtlı olan bu kaynakları efektif kullanmazsak sonuç alamayız” diye konuştu. “Buğday fiyatları açıklanacak” Buğday fiyatlarının en kısa sürede açıklanacağını aktaran Bakan Yumaklı, “Fiyat açıklanması talebini biliyorum. İnşallah önümüzdeki günlerde fiyatları netleştirip açıklayacağız. Çiftçimizin, üreticimizin alın terini her zaman için koruyacağımızı söylemek istiyorum” dedi. “Yeni normallere alışmalıyız” Son 53 yılın en sıcak Aralık-Ocak ve Nisan aylarının yaşandığını belirten Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, “Bunlar artık olağanüstü işler değil, yeni normallerimiz böyle olacak. Önümüzdeki yıllarda bu şekilde yaşadığımız ay sayısı daha fazla olacak. İç Anadolu’daki hububat verimini etkilediğini biliyoruz ama inşallah çok sorun olmayacak. Kalite açısından çok büyük bir problem raporlanmadı. Yaklaşık 21 milyon tonluk bir rekolte bekliyoruz buğday için. Mısırda da 8.5 milyon tonluk rekolte bekliyoruz” ifadelerini kullandı. Öte yandan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, sosyal medyada çıkan ‘Toprak Mahsulleri Ofisi’nin 1 kilogram dahi mal alacak yeri yok’ söylemlerinin gerçeği yansıtmadığını, hazırlıkları yaptıklarını ürünleri alacaklarını söyledi. Konuşmaların ardından Adana Ticaret Borsası Başkanı Şahin Bilgiç, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’ya hediye takdim etti. Kongreye sektör temsilcileri ve çiftçilerin yanı sıra kent protokolü katıldı. Konuşmanın ardından kongre sunumlarla devam etti.
Eroin bağımlılığını yenen genç kadın yaşadıklarını gözyaşları içinde anlattı
25 Mayıs 2024 Cumartesi - 09:16 Eroin bağımlılığını yenen genç kadın yaşadıklarını gözyaşları içinde anlattı Adana’da 16 yaşında arkadaşları tarafında eroine alıştırılan ve bağımlı olduktan sonra hırsızlık yapıp cezaevine giren, 24 yaşında hamile kalınca bebeği için eroini bırakıp kendine yeni bir hayat kuran genç kadın yaşadığı zorluğu gözyaşlarına boğularak anlattı. Yüreğir ilçesine bağlı Yeşilyuva Mahallesi’nde ikamet eden Sultan Figen (35), 16 yaşındayken arkadaşları tarafından eroin verilerek uyuşturucu bağımlısı oldu. Figen, bir süre sonra ise evlendi. Figen, eroin bulmak için hırsızlık yapmaya başladı. Figen, bu sırada ise hamile kaldı. Genç kadın hamile kalınca kızının sağlıklı olması için eroini bırakma kararı aldı. Bir süre sonra bir hırsızlık olaylarından yakalanan Figen, 9 yıl hapis cezası aldı ve çok sevdiği kızından 9 yıl ayrı kaldı. Yeni bir hayat kurmak isterken Figen’in kocası da uyuşturucu satmaktan cezaevine girdi. Genç kadın kızıyla birlikte tek başına yaşam mücadelesi vermeye başladı. “Uyuşturucunun etkisiyle hırsızlık yaptım” 16 yaşında uyuşturucu batağına düşürüldüğü dile getiren Figen, ”Uyuşturucunun eroin olduğunu bağımlı olduktan sonra anladım. Uyuşturucunun etkisiyle hırsızlık ve başka suçlara karıştım. Cezaevinde 9 yıl yattım” dedi. “Çocuğum sayesinde uyuşturucuyu bıraktım” Figen, "Hamile olduğumu öğrenince uyuşturucudan uzaklaştım. Çocuğumun sayesinde uyuşturucuyu bıraktım ve cezalardan kurtuldum. Kendime düzgün bir hayat istiyorum, kimse iş vermiyor. Sabıkalı olduğumdan nereye gittiysem kimse istemiyor. Ben kimseden bir şey istemiyorum. Sadece devletimden bir iş istiyorum” diye konuştu. “Faydalanmak için kötü yola düşürüyorlar” "Uyuşturucu batağına kimse düşmesin" diyen Figen, "Düşen kişileri de Rabbim kurtarsın. Her şey beyinde bitiyor, ben bıraktıysam herkes bırakabilir. Bu batağa düşürüyorlar çünkü gençlere hırsızlık yaptırıyorlar. Faydalanmak için kötü yola düşürüyorlar. Buradan anne ve babalara sesleniyorum, çocuklarınıza sahip çıkın” ifadelerine yer verdi.
Bakan Yumaklı Adana’da Biyoçeşitlilik Tanıtım Merkezi’nin açılışı yaptı
24 Mayıs 2024 Cuma - 18:25 Bakan Yumaklı Adana’da Biyoçeşitlilik Tanıtım Merkezi’nin açılışı yaptı Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Adana’da Çukurova Biyoçeşitlilik Tanıtım Merkezi’nin açılışını yaptı. Bakan Yumaklı, "Dünyada çeşitli çevresel etmenlerin oluşturduğu baskı, bazı canlı türlerinin maalesef nesillerinin yok olmasına sebep oluyor. Bu yüzden biyoçeşitliliği korumak insanoğlunun ayrıca bir görevi” dedi. Adana’nın Çukurova ilçesine bağlı Seyhan Baraj Gölü Yaban Hayatı Geliştirme sahası sınırları içerisinde Çobandede mevkiinde Çukurova Biyoçeşitlilik Tanıtım Merkezi faaliyete geçti. Yüzölçümü 13 bin 823 metre kare alan içerisinde yapılan merkezde 39 adet memeli, 41 adet kuş, 24 adet sürüngen, 24 adet amfibi, eklembacaklılar, 10 adet kelebek, 12 adet odunsu gövde, 25 adet bitki canlandırması olmak üzere toplam 175 türün tanıtımı yapılıyor. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı Adana’da Çukurova Biyoçeşitlilik Tanıtım Merkezi’nin açılışı yaptı. Açılışta konuşan Bakan Yumaklı, "Ülkemizin zengin biyoçeşitliliğinin tanıtılması diğer bütün faaliyetlerde olduğu gibi son derece önemli. Çünkü bizler, bizlere miras olarak değil, gelecekten emanet olarak almış olduğumuz bu zenginliklerimizi gelecek nesillerimize aktarabilmek için bütün imkanları kullanmak durumundayız. Bu amaçla tesis ettiğimiz Çukurova Biyoçeşitlilik Tanıtım Merkezimizin açılışına hepiniz hoş geldiniz. Dünya Biyoçeşitlilik Günü’nün kutlanıldığı haftada böyle bir tesisin açılışını yapmak bu konuyu elbette daha anlamlı kılmakta. Dünyada üç bitki coğrafyasının kesiştiği bir konumda olan ülkemiz biyoçeşitlilik bakımından adeta bir küçük kıta özelliğini gösteriyor. Bilindiği gibi Avrupa kıtasında yaklaşık 15 bin bitki türü var. Buna karşılık ülkemizde dört bini endemik olmak üzere on iki bin bitki türü var. Yani ülkemiz, dört bini endemik olmak üzere on iki bin bitki türüne ev sahipliği yapıyor. Dünya üzerindeki kuşların göç yollarından en önemli iki tanesi de yine ülkemiz topraklarından geçiyor. Ülkemiz ayrıca çok sayıda kültür bitkisinin de orijin merkezi” dedi. Bakan Yumaklı, şunları kaydetti: “Anadolu’nun; buğdayın, nohudun, mercimeğin, zeytinin, elmanın, kirazın hatta sayamadığımız diğer birçok bitki türünün ana vatanı olduğu bir gerçek. Yine bunun dışında keçisi gibi, Kafkas arısı gibi sadece Anadolu’ya özgü değerlerimiz de söz konusu. Ekosistemin bir parçası olan insanoğlu varlığını biyoçeşitliliğe borçlu. Dünyada çeşitli çevresel etmenlerin oluşturduğu baskı, bazı canlı türlerinin maalesef nesillerinin yok olmasına sebep oluyor. Bu yüzden biyoçeşitliliği korumak insanoğlunun ayrıca bir görevi. Bu konuda bütün dünyada çok yoğun bir şekilde biyoçeşitliliğin korunmasına yönelik programlar uygulanıyor. Bizler de ülkemizin bu zengin çeşitliliğini gelecek nesillere aktarmak adına bu programları ve bugün açılışını yapacağımız bu tür tesisleri halkımızın, vatandaşımızın, gençlerimizin, çocuklarımızın hizmetine sunuyoruz. Bakanlığımızın Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü Birleşmiş Milletle biyolojik çeşitlilik, altı uluslararası sözleşme ve kuruluşun ülkemiz adına odak noktası görevini yerine getiriyor. Yani sadece basit birkaç fonksiyondan ibaret değil. Aynı zamanda ülkemizin uluslararası yükümlülüklerini de bu genel müdürlüğümüz yerine getiriyor. Kamuoyunun yakından takip ettiği caretta carettaların korunmasına dönük çalışmaları da buna örnek olarak göstermek istiyorum. Biyoçeşitliliğin sürdürülebilir olması bir başka konu. Bu minvalde 2002 yılında, yüzde 63 olan alan sayısı bugün itibariyle 662 yükseltilmiş durumda. Yani bu alanda da gerçekten sayın Cumhurbaşkanımızın bizlere çok büyük bir desteği var. Bu desteği de arkamıza alarak ülkemizin biyoçeşitlilik zenginliğini korumak adına çalışıyoruz.”
Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı: “IPARD ile ülkemizin tarım ve gıda sektörlerine 93 milyar lira tutarında yatırım kazandırıldı”
24 Mayıs 2024 Cuma - 17:06 Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı: “IPARD ile ülkemizin tarım ve gıda sektörlerine 93 milyar lira tutarında yatırım kazandırıldı” Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, IPARD ile bugüne kadar 25 bin 434 projeye toplam 45,3 milyar lira hibe desteği verildiğini, bu hibeler ile ülkenin tarım ve gıda sektörlerine 93 milyar lira tutarında yatırım kazandırıldığını söyledi. Bir dizi ziyaret için Adana’ya gelen Bakan Yumaklı, büyükbaş ve küçükbaş hayvan yetiştiriciliği yapan bir çiftliği ziyaret etti. Bakan Yumaklı, burada düzenlenen ‘IPARD-3 81 İlde’ programında konuştu. Bakan Yumaklı, Türkiye Yüzyılı vizyonu ana politikaları içerisinde kırsal kalkınmaya yönelik çalışmaların önemli bir yer tuttuğunu belirterek, “Kırsalda yaşayanların yaşam ve çalışma koşullarının yükseltilmesini ve doğal kaynakların sürdürülebilir şekilde kullanılmasını amaçlıyoruz. Bu kapsamda IPARD, Kırsal Kalkınma Yatırımlarını Destekleme Programı, ‘Uzman Eller’ ve ‘Genç Çiftçi’ gibi projeler çerçevesinde kırsalımıza önemli destekler sağlıyoruz. Bu projeler çerçevesinde son 22 yılda 93 bin projeye 95 milyar lira hibe ödemesi yaptık. Orman köylerimizin kalkınması ve ormanlarımızı geliştirmek için ‘Orköy’ çerçevesinde 280 bin projeye 29 milyar lira hibe ve kredi verdik” dedi. “Bugüne kadar 25 bin 434 projeye toplam 45,3 milyar lira hibe desteği verdik” Kırsal kalkınma yatırımlarının içerisinde IPARD desteklerinin önemli bir yeri olduğunu belirten Yumaklı, “2016’da IPARD-1’i tamamlamıştık. IPARD-2’yi de depremden dolayı bu yıl sonunda tamamlayacağız. Bakanlığımız, 12 yılı aşkın bir süredir uygulamakta olduğu IPARD ile kırsaldaki girişimcilerimize 17 farklı sektörde yeni yatırım imkanları sundu. Bugüne kadar 25 bin 434 projeye toplam 45,3 milyar lira hibe desteği verdik. Bu hibeler sayesinde ülkemizin tarım ve gıda sektörlerine 93 milyar lira tutarında yatırım kazandırıldı. Bu yatırımlarla 102 bin istihdam sağlanmasına katkıda bulunduk. IPARD ile kırsal kalkınmayı planlı ve sürdürülebilir bir anlayışla üretim ve insan odaklı bir bakışla ele alma var. IPARD programları ile bugüne kadar 13 bin 575 genç yatırımcımıza toplam 30,3 milyar lira ödedik. Bu hibelerle 63 milyar lira yatırım yapıldı. Aynı şekilde 6 bin 333 kadın yatırımcımızın projesine toplam 13,5 milyar lira hibe desteği verdik. Bu hibelerle ülkemize 27,9 milyar lira tutarında yatırım kazandırıldı” şeklinde konuştu. “IPARD-3’ten destek alacak iller arasında Adana en çok proje başvurusu yapan 4. il” 2024 yılından itibaren 7 yıl süreyle uygulanacak olan IPARD-3 programı ile önceki IPARD programlarında gösterilen başarının ileriye taşınacağını kaydeden Bakan Yumaklı, “IPARD-3 ile vereceğimiz toplam 785 milyon avro hibe ile tarım ve gıda sektörlerimize yeni yatırımlar kazandırarak, kırsaldaki insanımıza iş imkanları oluşturmayı hedefliyoruz. Bu dönemin en büyük yeniliği, bugüne kadar 42 ilimizde kullandırdığımız bu destekleri, bundan böyle 81 ilimizde yatırımcılarımızla ve çiftçilerimizle buluşturacak olmamızdır. TKDK, IPARD programının ilk defa uygulanacağı illerimizde irtibat ofislerini açtı ve bu ofislerde personelimiz görevlerine başladı. Böylece Trakya Bölgesi’ndeki çiftçilerimiz ilk defa IPARD destekleri ile buluşturulacak; Adana, İzmir, Antalya, Gaziantep, Kayseri gibi illerimiz tarım sektöründeki potansiyellerini kullanmak ve ihracatlarını artırmak için yepyeni bir desteğe kavuşacaklardır. IPARD-3 programının 66 milyon avro bütçesi var. ‘Tarım ve Balıkçılık Ürünlerinin İşlenmesi ve Pazarlanması Tedbiri’ için online olarak alınan başvurular çarşamba günü itibarıyla tamamlandı. Bu çerçevede alınan başvuru sayısını ilk kez burada açıklamak isterim. IPARD-3 programının 1’inci başvuru çağrı ilanı çerçevesinde ülke genelinde toplam bin 79 proje başvurusu yapıldı. IPARD- 3’ten destek alacak yeni illerimiz arasında Adana’nın en çok proje başvurusu yapılan 4’üncü ilimiz olduğunu özellikle vurgulamak istiyorum” dedi. Programa Adana Valisi Yavuz Selim Köşger, AB Büyükelçisi ve Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Başkanı Nikolaus Meyer Landrut, IPARD Ajansı Başkanı Ahmet Antalyalı ve protokol üyeleri katıldı. Bakan Yumaklı, konuşmanın ardından çiftlikte incelemelerde bulundu.