Yerel Haberler
Adana
Mısırın potansiyeli geleceğe taşınıyor 18 Mayıs 2026 Pazartesi - 14:59:50 Sunar Mısır, stratejik bir hammadde olan mısırı katma değerli ürünlere dönüştürerek gıda başta olmak üzere tekstil, ambalaj, kağıt ve kimya gibi birçok sektöre yönelik özel çözümler sunuyor. Mısırın kullanım alanlarını geliştirmeye yönelik Ar-Ge çalışmalarının önemine dikkat çeken Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu, "İşimizin çok büyük bir bölümünü oluşturan mısır, bugün yüzlerce üründe hammadde olarak kullanılan, çok geniş endüstriyel etki alanına sahip, stratejik bir üründür. Sunar Yatırım olarak mısırı yalnızca üretip işlenen bir ürün değil, yeni ürünlere entegre edilen ve sanayiye katma değer katan bir ekosistem olarak görüyoruz. Nişasta bazlı çözümlerden biyobozunur ürünlere, sürdürülebilir üretim süreçlerinden farklı sektörlere yönelik inovatif uygulamalara uzanan çalışmalarımızla, mısırın potansiyelini sürekli genişletiyoruz. Bu yaklaşım hem ülkemizin üretim gücünü hem de küresel pazarlardaki rekabetçiliğimizi ileri taşıyor" dedi. "Yüzlerce üründe ham madde olarak kullanılıyor" Çomu, şöyle devam etti: "Tarımın en stratejik ürünlerinden biri haline gelen ve birçok sektör için stratejik hammadde olarak tanımlanan mısır, sadece bir gıda hammaddesi olmanın ötesinde, yüzlerce farklı ürünün üretiminde önemli rol oynayan çok yönlü bir kaynak olarak öne çıkıyor. Sunar Yatırım bünyesinde yer alan Sunar Mısır, bu güçlü hammaddenin potansiyelini açığa çıkarmak amacıyla Ar-Ge yatırımlarını sürekli artırarak, mısırın üretiminden işlenmesine ve farklı sektörlerde inovatif ürünlere dönüşümüne kadar geniş bir değer zincirini yönetiyor. Mısır, bugün birçok ürünün temel hammaddesi olarak gıda, tekstil, ambalaj, kağıt, kimya ve daha birçok sektörde kritik bir rol oynuyor. Şirketin Ar-Ge yaklaşımı, yalnızca ürün geliştirme değil, aynı zamanda sürdürülebilirlik, verimlilik ve yeni pazar oluşturma ekseninde şekilleniyor." Mısır nişastasından biyoplastik poşet üretimine uzanan Ar-Ge gücü Sunar Yatırım Ar-Ge Merkezinin 2018 yılında T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından onaylanmasının ardından; nişasta bazlı ürünler, biyoteknoloji, proses optimizasyonu ve sürdürülebilir çözümler alanlarında yoğun çalışmalar yürüttüğünü anlatan Çomu, " Gıda sektörünün yanı sıra kozmetik, kimya ve ilaç gibi farklı sektörlere yönelik geliştirilen ürünler, mısırın çok yönlü kullanım potansiyelini ortaya koyuyor. Bugün nişasta ve nişasta bazlı ürünler gıda sektörü ile beraber ambalaj, kağıt, kimya ve tekstil endüstrilerinde de yoğun biçimde kullanılıyor. Market poşetleri, çöp torbaları, endüstriyel ambalajlar, tarım (malç filmleri) ve pipet gibi ürünler üretiliyor. Bu alanda geliştirdiği çözümlerle hem mevcut pazarlarda derinleşiyor hem de yeni kullanım alanları geliştiriyor" diye konuştu. 2025 yılında Ar-Ge yatırımı 2 katına çıkartıldı Ürünlerini 100’den fazla ülkeye ihraç ettiklerinin altını çizen Çomu, şunları kaydetti: " Sunar Mısır, Ar-Ge gücünü, teknoloji ve insan kaynağı yatırımlarıyla artırıyor. 2025 yılında Ar-Ge ekibine yeni araştırmacılar dahil edilirken, yüksek lisans yapan çalışan sayısında yüzde 60 artış sağlandı. Kimya ve gıda mühendisliğinin yanı sıra biyoteknoloji alanındaki uzmanların da ekibe katılması ile multidisipliner yapı güçlendirildi. Aynı dönemde Ar-Ge harcamaları iki katına çıkarılırken, bütçenin önemli bir bölümü ekipman yatırımları ve çalışan yetkinliklerinin geliştirilmesine ayrıldı. Kimyasal analiz, tekstür ve biyoteknoloji alanlarında yapılan yatırımlar, merkezin teknik kapasitesini ileri seviyeye taşıdı." Ar-Ge vizyonu sürdürülebilirlik odağında şekilleniyor Sunar Mısır’ın Ar-Ge stratejisinde sürdürülebilirlik merkezinin rol oynadığını belirten Çocum " Biyobozunur ürünler, enerji verimliliği sağlayan prosesler ve karbon ayak izini azaltmaya yönelik çalışmalar, öncelikli araştırma alanları arasında yer alıyor. 2026 hedefleri doğrultusunda; sürdürülebilir ve sağlıklı ürünlere odaklanarak yeni ürünlerin pazara sürülmesi, ithal ikame çözümler geliştirilmesi ve uluslararası pazarlarda rekabet gücünün artırılması planlanıyor. Aynı zamanda enerji tasarrufu ve çevresel etkiyi azaltan üretim süreçleriyle daha sürdürülebilir bir sanayi yapısına katkı sağlanması hedefleniyor" şeklinde konuştu.
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 10:00 Adana’da polis kağıt oyununa ara verdirip, boğulma bilgilendirmesi yaptı Adana’da havaların aşırı ısınmamasına rağmen 8 gencin boğulması üzerine Toplum Destekli Polislik Şube Müdürlüğü ekipleri harekete geçip, ev ev, kahvehane kahvehane gezerek anne ve babaları uyardı. Havalar aşırı ısınmasa da güneşi gören Adanalı gençler serinlemek için sulama kanalı, nehir ve göle girmeye başladı. Her yıl ortalama 25 gencin boğulduğu Adana’da bu yıl havalar yeterince ısınmamasına rağmen 8 kişi boğuldu. Bu durumu üzerine Adana Emniyet Müdürlüğü Toplum Destekli Polislik Şube Müdürlüğü ekipleri harekete geçti. Polis kanallara "Arkadaşını uyar, kanaldan uzak" dur yazılı pankart astı. Polis daha sonrada özellikle kanal kenarındaki evleri tek tek gezip anne ve babaları çocuklarına sahip çıkması konusunda uyardı. Polis çocukların boğulmasıyla sonuçlanan olaylarda herkesin canının yandığını aynı zamanda 18 yaşından altındaki şahısların boğulması durumda anne ve babanın sorumluluğunun olduğunu bu durumun yargılanmaya kadar gidebileceğini belirterek uyarıda bulundu. Polisin uyardığı vatandaş Ali Çiftçi, "Zamanında küçükken ben de girmiştim. Ama şu anda girmiyorum. Ailelerin başı bu tarz olaylardan çok yandı. O yüzden kanallara girmeyin" dedi. Polis daha sonra mahalledeki kahvehaneleri de tek tek gezerek uyarıda bulundu. Kahvehanede "batak" oyununa ara verdiren polis boğulma konusunda babaların ne yapması gerektiğini anlattı. Oyun oynayan vatandaşlardan Ziya Yılmaz, "Bu bilgilendirme için polislerimize teşekkür ediyorum. Burada çok boğulma olayları oluyor. Vatandaş olarak ne kadar uyarsak da yüzme olayları devam ediyor. İnşallah polislerinizin sayesinde boğulmalar azalacaktır" diye konuştu. başka bir kahvehane sakini Hanifi Akçalı ise, "Buraya girenleri uyarıyoruz. Ben hayatım boyunca bu sulama kanalına girmedim. Güzel yüzerim ama yine de girmem. Ne kadar iyi yüzüyorum desen de bir kramp girdi mi kurtulamazsın. Polisler ev ev geziyor, çok güzel bir şey. Polislerimize güveniyoruz" dedi.
6. Sanayi Odaklı Öğrenci Projeleri Yarışması sonuçlandı
01 Mayıs 2024 Çarşamba - 09:35 6. Sanayi Odaklı Öğrenci Projeleri Yarışması sonuçlandı Adana Organize Sanayi Bölge Müdürlüğü (AOSB) ve Çukurova Üniversitesi AOSB Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu işbirliğinde bu yıl 6’ncısı gerçekleştirilen Sanayi Odaklı Öğrenci Projeleri Yarışması’nda dereceye giren öğrenciler ödüllendirildi. Adana Organize Sanayi Bölgesi (AOSB) Bölge Müdürlüğü Seyhan Salonu’nda Çukurova Üniversitesi AOSB Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu’nun düzenlediği etkinlikte, farklı programlardan öğrencilerin projeleri yarıştı. Genç yeteneklerin sanayiye yönelik çözüm odaklı projeleriyle geleceğe yön verdiği etkinlik; saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Ardından yarışmaya katılan projelerin jüri değerlendirme sürecini anlatan slayt gösterimi yapıldı. AOSB Bölge Müdürü Ersin Akpınar, açılış konuşmasında, bu tür yarışmaları sadece bir etkinlik olarak düşünmediklerini belirterek, “Biz girişimciliği ve sanayileşmeyi bu ülkenin esas enerji kaynağı olarak görüyoruz” dedi. Sanayileşmenin önemine vurgu yaparak, bu konuda insan kaynağının gerekliliğine dikkati çeken Akpınar, öğrencilere seslenerek, “Hepiniz farklı branşlarda eğitim görüyorsunuz. Gelecekte belki ara eleman değil aranan eleman olacaksınız. Üniversite sınavlarını önemsiyor olabilirsiniz elbette ancak, hayatın sadece bunlardan ibaret olmadığını bilmelisiniz” uyarısında bulundu. Öğrencilere kendilerine inanmalarını, yeteneklerini keşfetmelerini ve takım çalışmasını önemsemeleri tavsiyesinde bulunan Ersin Akpınar, “Zorlukla karşılaşacaksınız belki. Bazılarınız askerliği, bazılarınız evliliği bazılarınız çalışmayı önemseyecek ama her ne yapıyorsanız yapın üretkenliğinizi azaltmayın” dedi. Akpınar, yarışmada sadece dereceye girenleri değil yarışmaya katılan tüm öğrenciler, destekleyici kurumlar ve jüri üyelerini tebrik etti. AOSB’nin eğitime desteği Ç.Ü ARGE’den sorumlu Rektör Danışmanı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Faruk Karadağ ise yüksek okulun bölge sınırlarında yer almasının önemine dikkati çekerek, “Türkiye genelinde çok yüksek okul var ancak, bizim okulumuz kadar organize sanayiden destek olan okul duymadım. Bu nedenle AOSB yönetimine teşekkür ediyoruz” dedi. Üniversite ve sanayi işbirliği AOSB’de üniversite ve sanayi işbirliğinin sağlanabileceği en güzel ortamın oluşturulduğunu vurgulayan Karadağ, şöyle devam etti: “Tabi burada sanayicilerimizin bizim ürettiğimiz projelere verdiği desteği değerlendirmek gerekiyor. Her fikrin karşılığında bir değer görmesi çok önemli. O değeri görmediği takdirde yeni fikirleri ortaya atarken öğrencilerimiz çekingen kalabilirler. Burada her projenin değer gördüğüe tanık olmak bizleri ayrıca mutlu ediyor.” Bu yılki yarışmaya 41 projenin katıldığını belirten Prof. Dr. Faruk Karadağ, hepsinin çok kıymetli olduğunu çok güzel sonuçlar doğuracağına inandığını ifade ederek, “Bu projelerin gerçekleşmesinde emeği geçen AOSB Bölge Müdürlüğüne, öğrencilerimize, mentör hocalarına, jüri üyelerine ve destek verenlere teşekkür ediyorum. Öğrencilerimizin bu proje sayesinde ortaya koydukları takım çalışmasını ve yenilikçi düşünme kabiliyetlerini kutluyorum. Sevgili öğrencilerimiz unutmayınız ki hepiniz birer potansiyelsiniz yapabileceklerinizin sınırı yoktur” ifadelerine yer verdi. MYO Müdürü Prof. Dr. Nazım Aksaker’in konuşmasının ardından ödül törenine geçildi. Yarışmanın jüri üyeleri, bölüm başkanları ve mentör hocalarının teşekkür plaketi ile ödüllendirildiği yarışmada dereceye girenlere ödülleri törene katılan protokol tarafından verildi. Yarışmanın ilk üçe giren projeleri Yarışmada birincilik ödülünü “İnsansız hızlı yangın söndürme ve uyarı sistemi” projesiyle Tuğberk Yiğit Kaya ve Alihan Gül kazandı. “Yüz tanıma ile personel/öğrenci kontrol sistemi” projesi ile Emirhan Özdemir, Umut Kutay Kurşun, Meliha Girgis ve Mustafa Acar’ın ikinciliği kazandığı yarışmada üçüncülüğü ise “PLC ile Motor Yol Verme ve Motor Devrinin Kontrolü “ projesi ile Abdurrahman Kutlu ve Emre Kara elde etti. İyi fikirler kategorisi Yarışmanın “İyi Fikirler” kategorisinde birinciliği “Numune Taşıma” Projesi ile Merve Yaren Kopki, Gökçen Nur Güllüçayır, Yunus Emre Eroğlu ve Nuray Kütük, ikinciliği “Yangına ilk müdahale sistemi” projesi ile Gizem Demirci, üçüncülüğü ise “Termik Santral Modülü” projesi ile Berke Temizer, Barış Özgüven ve Hızır Özüner aldı.
“Birbirimize Candan Bağlıyız” projesiyle kan bağışı başlatıldı
30 Nisan 2024 Salı - 12:42 “Birbirimize Candan Bağlıyız” projesiyle kan bağışı başlatıldı “Birbirimize Candan Bağlıyız” sloganıyla hayata geçirilen kan bağışı projesi çerçevesinde vatandaşlar kan vermeye başladı. Türk Kızılay’ın, Adana Valiliği himayesinde, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Adana Bölge Müdürlüğü iş birliğinde “Birbirimize Candan Bağlıyız” sloganıyla hayata geçirdiği kan bağışı projesi Uğur Mumcu Meydanı’nda başladı. Adana Emniyet Müdürlüğüne bağlı polis ekipleri proje çerçevesinde Kızılay’a kan bağışında bulunurken çocuklar ise halk oyunu gösterileriyle programda yer aldı. Türk Kızılay tarafından hayata geçirilen "Birbirimize Candan Bağlıyız" kampanyası, ülke çapında kan bağışı bilincini artırmayı ve düzenli bağışların oranını yükseltmeyi hedefliyor. Kış şartları ve Ramazan ayı gibi dönemlerde genellikle azalan kan stoklarını güçlendirmek için başlatılan bu kampanya, her sağlıklı bireyi kan bağışı yapmaya teşvik etmesi hedefleniyor. Etkinlikte konuşan Türk Kızılay 1. Genel Başkan Yardımcısı Ramazan Saygılı, Kızılay’ın yaptığı işlere değinerek şunları kaydetti, “Bugün 30 Nisanda Türkiye’nin bir numaralı kentinde sizlerin de yardımıyla bu kan bağışı etkinliğini yaparken aynı zamanda dünyanın 3 kıtasında sabah kahvaltısı hazırlıyoruz. Güneş batmayan bir iyilik hareketinin temsilcileri olarak bugün de Türkiye’nin 1 numaralı kentinde Kızılay dostlarıyla düzenlediğimiz kan bağış etkinliğimize herkesi davet ediyoruz" dedi.
Çukurova Üniversitesinde domuz tedirginliği
30 Nisan 2024 Salı - 12:37 Çukurova Üniversitesinde domuz tedirginliği Çukurova Üniversitesi yerleşkesine akşam vakti gelip çöp karıştıran domuzlar öğrencileri korkuttu. Çukurova Üniversitesi Yerleşesindeki kafe yakınlarında akşam saatlerinde oturmaya gelen öğrenciler yaban domuzları ile karşılaştı. Üniversitenin ormanlık alanda bulunması nedeniyle yaban domuzları ile sık sık karşılaştıklarını belirten öğrenciler, yaban domuzlarının akşam karınlarını doyurmak için çıktıklarını ve insanları tehdit olarak algılamaları durumunda saldırgan olabileceklerini söyledi. Domuzları ise üniversitede bulunan yol kenarında poşetleri karıştırdıkları anlar kameralara yansıdı. "Bu tür yabani hayvanlar zarar verebilir" Arkadaşlarıyla birlikte zaman zaman akşamları da üniversiteye manzara eşliğinde oturmaya geldiklerini belirten İklimlendirme ve Soğutma Bölümü 1.Sınıf öğrencisi Halil Çabuk, “Arkadaşımla oturalım, muhabbet edelim, bir şeyler yiyelim istedik. Motosikletten inip oturacağımız sırada karşımızdan iki tane domuz geldi. Üniversitenin içi, yani öğrencilerin içinde. Zarar da verebilir bu tür yabani hayvanlar, bilemiyorum. Domuz zaten gece avlanan bir hayvan çok normal. Ama biz akşam oturmak istediğimizde böyle her seferinde çıkarsa yarın bir gün bize de zarar verebilir. Şu an onlar aç karınlarını doyurmak için çıkıyor ve bizi de tehdit olarak gördükleri anda saldırabilirler. Boyutları da kocaman yani ufak bir şey de değil. Rahatlıkla bir insanı altına alıp öldürebilir" şeklinde konuştu. "Bu durum tedirgin ediyor" Domuzlar ile genelde akşam saatlerinde oturmaya geldiklerinde karşılaştıklarını belirten Muhammed Ali Savcı ise, "Domuzları üniversite yerleşkesinde görüyoruz. Daha önce de oldu aslında. Malum üniversitemiz ormanlık alanda. Başka hayvanlarla da karşılaşıyoruz, bazen domuzları da görüyoruz. Bu şekilde yol kenarına çıktıkları da oluyor" dedi. Gündüzleri domuzlarla pek karşılaşmadıklarını ancak akşam saatlerinde sıkça görüldüklerini anlatan Savcı, "Gündüz pek görünmüyorlar ancak akşamları buraya geldiğimiz zaman genelde görüyoruz. Belki gündüz insanlar ve kalabalık onları etkiliyordur, çıkamıyorlardır. Tabi bu durum da tedirgin ediyor bizi. Mesela az önce fotoğraf çektirecekken bir anda arkamızda belirdi" ifadelerini kullandı.
Bağımlılıkla mücadele eden çocuklar bu merkezde hayata tutunuyor
30 Nisan 2024 Salı - 08:53 Bağımlılıkla mücadele eden çocuklar bu merkezde hayata tutunuyor Adana’da madde bağımlısı 12-18 yaş arasındaki çocuklar için Adana Dr. Ekrem Tok Ruh Sağlığı Hastanesi’nde Çocuk ve Ergen Bağımlılık Arındırma Merkezi faaliyet geçirildi. Merkezde birçok bağımlılık konusunda çocuklara arındırma hizmeti sağlanıyor. Adana Çocuk ve Ergen Bağımlılık Arındırma Merkezi, 12-18 yaş aralığındaki bağımlı çocuklara kapsamlı bağımlılık tedavisi hizmeti sunuyor. Burada çocuklar, devlete bağlı merkezlerde tedavi edilerek hayata yeniden kazandırılıyor. Çocuk ve ergen psikiyatristi, çocuk sağlığı hastalıkları uzmanı, ergoterapistler, dil konuşma terapistleri ve hemşireler eşliğinde bağımlı çocuklar, arındırma sürecine dahil oluyor. Çocuklara yönelik pek çok etkinliğin yapıldığı merkezde alkol, tütün, uyuşturucu ve uyarıcı madde, internet, teknoloji ve kumar bağımlılığı konusunda arındırma hizmeti sağlanıyor. Adana Dr. Ekrem Tok Ruh Sağlığı Hastanesi Başhekimi Psikiyatri Uzmanı Dr. Ali Taşdemir, hastanenin 16 ile bağlı olduğunu yaklaşık 21 milyon nüfusa hitap ettiklerini kaydederek, “Burada kapalı psikiyatri servislerimiz bulunmakta. Çocuk, ergen, kadın ve erkek bağımlılık arındırma merkezlerimiz var. Ergoterapistlerle yapılan uğraşı terapileri, kütüphane, konferans salonları, müzik odaları gibi odalarda yer almakta. Çocuk ve Ergen Bağımlılık Arındırma Merkezi, 2 Kasım 2023 tarihinde aktif olarak kullanılmaya başlandı. Ayaktan poliklinik hizmetlerimiz uzun zamandır devam etmekteydi. Bu merkezimiz sadece alkol ve madde bağımlılığı için değil bunun yanında kumar, internet bağımlılığı gibi birçok bağımlılık alanında hizmet vermesi için kuruldu” dedi. “Madde kullanımı 10-11’li yaşlara kadar düştü” Başhekim Ali Taşdemir, son dönemlerde özellikle madde kullanımının 10-11’li yaşlara kadar düştüğünü kaydederek, “Özellikle bizim bölgemizde madde kullanımının oranlarının Türkiye’den bir miktar daha fazla olduğu istatistiksel olarak gösterilmiş durumda. Çok ihtiyaç olan bir konuydu. Özellikle ilk maddeyle tanışma yaşları 15-16 yaş aralıklı olmak üzere giderek artmakta. Uçucu madde bağımlılığı denilen özel bir bağımlılık türümüz var. Bu bağımlılık türümüz zaten özellikle çocuk ve ergen yaş grubunda daha sık görülmekte. Bunlara hizmet verme konusunda bir eksiklik vardı. Bu merkezin açılmasıyla bu eksiklikler tamamen giderilmiş oldu” diye konuştu. “Adana’da belirli mahalleler ve bölgelerde daha fazla madde kullanımı görünmekte” Taşdemir, ailelere tavsiyelerde bulunarak, “Ailelere çocuklarını yakından takip etmelerini, vakitlerini nasıl geçirdiklerini, kimlerle arkadaşlık ettiklerini, hangi ortamlarda bulunduklarıyla ilgili uzaktan gözlem yapılarak çocuklarla ilgili bilgi edinmelerini sağlamamız gerekmektedir. Eğitim kurumlarındaki çalışan tüm personellerin bu konuyla ilgili özellikle eğitilmelerini ve riskli gruba dahil olan çocukların tespitiyle birlikte yakın takip edilmelerini önermekteyim. Adana’da belirli mahalleler ve bölgelerde daha fazla madde kullanımı görünmekte. Bu nedenle yerel yönetimlerin özellikle bu bölgelerde gençlerin ve çocukların, ergenlerin kullanabileceği sosyal aktiviteler yapabileceği, spor yapabileceği alanları oluşturarak, maddeden uzaklaştırmayla ilgili bir önlem belirlemeleri çok büyük önem taşımakta” şeklinde konuştu. Çocuk ve Ergen Bağımlılık Arındırma Merkezi Sorumlu Başhekim Yardımcısı Dr. Yunus Emre Yıldırım da çocuk ve ergenleri bağımlılıktan arındırma hizmet verdiklerini kaydederek, “Merkezimizde çocuk ve ergen psikiyatri poliklinikleri de yer almakta. Terapisel yaklaşımlar sergileyen çocuk gelişimi uzmanlarımız ve ergoterapistimiz, dil konuşma terapistimiz, psikologlarımız da mevcut ve hizmet vermektedir. Genel olarak alkol ve uyuşturucu uyarıcı madde bağımlıları ve bu bağımlılıktan arınmak isteyen hasta ve yakınları gelerek hizmet alır buradan. Bu süreçte nasıl yardımcı olacağımıza dair bilgilendiririz. Hekimimizin uygunluk verdiği hastalar burada yataklı tedavi merkezimizde hizmet almaktadır. 12 yaşından 18 yaşına kadar hizmet aralığımız mevcuttur. 12-18 yaş arasındaki tüm çocuk ve ergen hastalara alkol, tütün, uyuşturucu ve uyarıcı madde, internet, teknoloji ve kumar bağımlılığı konusunda arındırma sağlamaya çalışıyoruz” dedi. “İnternet üzerinden kumar alışkanlığı artık bağımlılık haline geldi” Başhekim Yardımcısı Dr. Yunus Emre Yıldırım, özellikle son zamanlarda internet ve internet üzerinden kumar alışkanlığının artık bağımlılık haline gelmiş durumda olduğunu belirterek, “Bizim de son zamanlarda tespit ettiğimiz bazı internet alışkanlıkları artık kumar alışkanlıklarına dönmüş durumda. Bu konuda hastalar gerektiği zaman hastanemize başvurup uzman hekimler ile bu konuda destek alabilmekteler. Son zamanlarda artan vakalar üzerinde değerlendirmek gerekirse ailelerimize bizim en büyük tavsiyemiz yerinde ve yeterince teknoloji. Yeşilay Danışmanlık Merkezi’mize 12-18 yaş arasında başvurmak isteyen aileler ve bağımlı danışanlar Alo 115 YEDAM danışma hattını arayarak ulaşabilirler. Amacımız bağımlı bireylerin hayatına dokunmanın yanında, hayatında yer edinme çalışmaları ve çabaları. Buradan taburcu olan bir hastamıza yegane amacımız bir zanaat kazandırmak ya da bir hobi edindirmek” diye konuştu.