Yerel Haberler
Adana
21 Mayıs 2026 Perşembe - 12:12 Kütahyalı’nın cezaevi değişti: Gerekçe hamile eş iddiası Adana merkezli 21 ilde düzenlenen suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yasa dışı bahis, bilişim sistemleri kullanılarak nitelikli dolandırıcılık, rüşvet ve suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçlarına yönelik operasyonda yakalanarak tutuklanan Rasim Ozan Kütahyalı, Adana Kürkçüler E Tipi Cezaevi’nden İstanbul Maltepe Cezaevi’ne nakledildi. Nakil kararının gerekçesi olarak eşinin hamile olması gösterildiği iddia edildi. Adana Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Adana Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından başlatılan soruşturma kapsamında ’suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ’yasa dışı bahis’, ’bilişim sistemleri kullanılarak nitelikli dolandırıcılık’, ’rüşvet’ ve ’suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’ suçlarına yönelik Adana merkezli 21 ilde 14 Mayıs günü şafak vakti operasyon düzenlendi. Operasyonda aralarında örgüt lideri Selahattin A.U. ve gazeteci Rasim Ozan Kütahyalı’nın da bulunduğu 161 şüpheli gözaltına alındı. 7 şüpheli emniyetteki sorgusunun ardından savcılık tarafından serbest bırakılırken, 154 şüpheli adliyeye sevk edildi Hakim karşısına çıkan Kütahyalı’nın da aralarında bulunduğu toplam 135 şüpheli tutuklanmıştı. 9 kişi ise adli kontrol şartıyla yargılanmak üzere serbest bırakılmıştı. "Kütahyalı’nın cezaevi değiştirildi" Yasa dışı bahis soruşturması kapsamında tutuklanan Rasim Ozan Kütahyalı, ilk olarak Adana Kürkçüler E Tipi Cezaevi’ne yerleştirilmişti. Kütahyalı’nın daha sonra İstanbul’daki Maltepe Cezaevi’ne nakledildiği, bu kararın gerekçesi olarak ise eşinin hamile olmasının gösterildiği öne sürüldü.
21 Mayıs 2026 Perşembe - 11:33 Değişken hava şartları kronik hastalığı olanları tehdit ediyor İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Meriç Zeydan, mevsim geçişlerinde yaşanan hava değişimlerinin astım ve KOAH gibi kronik solunum yolu hastalığı bulunan bireylerde atak riskini yükseltebildiğini söyleyerek, "Kronik hastalığı olan kişilerin bu dönemlerde ilaçlarını düzenli kullanmaları ve ani sıcaklık değişimlerine karşı daha dikkatli olmaları gerekiyor" dedi. Bağışıklık sistemi, mevsim geçişlerinde yaşanan ani hava değişimlerinden genellikle olumsuz etkileniyor. Bunun sonucunda ise üst solunum yolu enfeksiyonlarından alerjiye, bağırsak sorunlarından migrene kadar birçok probleme kapı aralanıyor. Medline Adana Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Meriç Zeydan, özellikle kronik hastalığı olanların bahar aylarında daha yüksek risk altında olduklarını söyleyerek uyarı ve önerilerde bulundu. Mevsim geçişlerinde risk artıyor Uzm. Dr. Zeydan, mevsim geçişlerinde en sık karşılaşılan sağlık sorunları arasında üst solunum yolu enfeksiyonları, grip, nezle, sinüzit ve boğaz enfeksiyonlarının yer aldığını belirterek, "Ani sıcaklık değişimleri nedeniyle özellikle sabah ve akşam saatlerinde ince giyinmek, vücudun savunma sistemini zayıflatabiliyor. Bunun yanı sıra alerjik bünyeye sahip kişilerde polen artışı ve hava değişiklikleri nedeniyle alerjik rinit, göz sulanması, hapşırık ve nefes darlığı gibi şikayetlerde artış görülüyor. Astım ve KOAH gibi kronik solunum yolu hastalığı bulunan bireylerde ise atak riski yükseliyor. Kronik hastalığı olan kişilerin bu dönemlerde ilaçlarını düzenli kullanmaları ve ani sıcaklık değişimlerine karşı daha dikkatli olmaları gerekiyor. Bahar aylarındaki dengesiz hava şartları yalnızca bağışıklık sistemini değil, dolaşım sistemini de etkileyebiliyor. Hava basıncındaki değişiklikler ve sıcaklık dalgalanmaları, tansiyon hastalarının kan basınçlarında ani yükselme veya düşmelere yol açabiliyor. Özellikle ileri yaş grubunda bulunan kişilerde kalp ve damar hastalıkları açısından risk artabiliyor. Bunun yanında migren hastalarında baş ağrısı ataklarının sıklaştığı, romatizmal rahatsızlığı olan kişilerde ise eklem ağrılarının arttığı gözlemleniyor" diye konuştu. Depresyona yol açabiliyor Hava değişimlerinin ruh sağlığı üzerinde de etkisini gösterdiğini belirten Zeydan, "Düzensiz iklim şartları bazı kişilerde mutsuzluk, isteksizlik ve enerji düşüklüğüne neden olabiliyor. Özellikle uyku düzeninin bozulmasıyla birlikte dikkat dağınıklığı, konsantrasyon kaybı ve tahammülsüzlük gibi şikayetler ortaya çıkabiliyor. Bazı bireylerde ise kaygı düzeyinde belirgin bir artış görülürken, depresif ruh hali bile gelişebiliyor" dedi. Uzm. Dr. Meriç Zeydan, şu uyarılarda bulundu: "Hava durumunu günlük takip edin ve ani sıcaklık değişimlerine karşı hazırlıklı olun. Sabah ve akşam saatlerinde sıcaklık farkı arttığı için katmanlı giyinmeyi tercih edin. Bağışıklık sistemini desteklemek için sebze, meyve ve protein açısından dengeli beslenin. Gün içerisinde yeterli miktarda su tüketerek vücudun sıvı dengesini koruyun. Uyku düzenine dikkat edin, her gün yeterli ve kaliteli uyumaya özen gösterin. Düzenli yürüyüş ve hafif egzersizlerle hem metabolizmayı hem de ruh sağlığınızı destekleyin. Kapalı ve kalabalık ortamlarda hijyen kurallarına dikkat edin, ellerinizi sık sık yıkayın. Astım, alerji, tansiyon veya kalp hastalığı gibi kronik rahatsızlığınız varsa ilaçlarınızı düzenli kullanın, kontrollerinizi aksatmayın. Güneş ışığından mümkün olduğunca faydalanarak açık havada vakit geçirmeye çalışın. Uzun süren halsizlik, yüksek ateş, nefes darlığı veya şiddetli baş ağrısı gibi belirtilerde zaman kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurun."
Meteorolojik afetler depremlerden daha fazla insanı öldürüyor
15 Nisan 2024 Pazartesi - 09:05 Meteorolojik afetler depremlerden daha fazla insanı öldürüyor Türkiye’nin en sıcak illerinden Adana’da son 95 yılın en sıcak Mart ayı yaşanırken Çukurova Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mesut Başıbüyük, meteorolojik afetlerin kapıda olduğuna değinip, “Meteorolojik afetlerde hayatlarını kaybeden insanların sayısı, depremde hayatını kaybedenlerin sayısına göre 100 kat daha fazla. Hepimizin bu iklim krizi durumuna alışması lazım” diyerek uyarıda bulundu. Küresel ısınma nedeniyle yaşanan kuraklık her geçen gün kendisini dünyada ve ülkemizde hissettiriyor. Adana, geçen 31 Mart Pazar günü Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) verilerine göre 35.6 derece ile Türkiye’nin en sıcak ili olarak ölçüldü. MGM verilerine göre Adana’da 95 yılın ortalama sıcaklığı 19,4 derece olurken en yüksek sıcaklığın ise bundan önce 24 Mart 2008’de 32 derece ölçüldüğü görüldü. Kuraklığa dikkat çekildi Çukurova Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mesut Başıbüyük, konuyla ilgili İhlas Haber Ajansı’na açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Başıbüyük, Mart ayının ülke genelinde çok sıcak geçtiğini söyleyerek, “Mart ayı gerçekten çok ilginç geçti. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün sayfasında görebiliyoruz. Yüreğir’de 31 Mart’ta 35.6 derecelik bir sıcaklık ölçümü gerçekleşti. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün kayıtlarına bakacak olursak bu sıcaklık, Adana’da son 95 yılın en yüksek Mart ayı sıcaklık değeri oldu” ifadelerini kullandı. “Yaz aylarında kuraklık ve su kıtlığı problemleri gerçekleşebilir” Hava sıcaklıklarının yüksek seyretmesiyle kuraklığın çok ciddi tehditler oluşturabileceğini vurgulayan Prof. Dr. Mesut Başıbüyük, daha sonra şunları söyledi: “2023 tüm dünyada küresel olarak çok sıcak, çok kurak geçti. Ülkemiz tüm zamanların en kurak dönemlerinden bir tanesini geçirdi. Aşırı sıcak hava dalgası diyoruz fakat bunu zaten herkes görüyor. Aslında bu bir meteorolojik afet, çok ciddi bir problem. Biz 2023’ü çok kurak ve çok sıcak bir şekilde geçirdik. Ardından sıcak bir sonbahar, yağışsız sıcak bir kış geçirdik. Şubat ayı içerisinde Türkiye’de en sıcak ölçülen nokta 28.7 derece ile Adana’nın Karaisalı ilçesindeydi. Şubat ayının tamamı neredeyse 20 derecelerin üzerinde tamamlandı. Mart ayı geldiğinde ise 34-35 derecelerin ölçüldüğü sıcaklar yaşandı. Önümüzdeki yaz aylarında kuraklık ve su kıtlığı problemleri gerçekleşebilir. Bu konuda gerçekten çok dikkatli olmamız lazım.” “İklim krizi durumuna alışmamız lazım” Meteorolojik afetlerin depremlerden daha fazla can kaybına yol açtığını anlatan Çukurova Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mesut Başıbüyük, “Kahramanmaraş merkezli depremlerde resmi rakamlara göre 50 bin vatandaşımız hayatını kaybetti. Küresel anlamda depremlerde hayatını kaybedenlere baktığınız zaman, iklime bağlı meteorolojik afetlerde hayatlarını kaybeden insanların sayısıyla kıyaslanamaz. İklime bağlı meteorolojik afetlerde hayatlarını kaybeden insanların sayısı, depremde hayatını kaybedenlerin sayısına göre belki 10, belki 100 katı. Bu yüzden hepimizin bu iklim krizi durumuna alışması lazım. Sıcaklığı arttıran unsurları ortadan kaldırmadığımız sürece bu tehdit geçmeyecektir” diye konuştu.
Kültür Yolu Festivali - Portakal Çiçeği Karnavalı rekor katılımla başladı
14 Nisan 2024 Pazar - 15:37 Kültür Yolu Festivali - Portakal Çiçeği Karnavalı rekor katılımla başladı Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Türkiye Kültür Yolu Festivali, çerçevesinde Adana’da yapılan “Portakal Çiçeği Karnavalı” rekor katılımla başladı. Merkez Park’ta gerçekleşen Fatma Turgut konserine 200 bin kişi katıldı, parkta kurulan çocuk köyünde 30 bin çocuk ailesiyle eğlendi. 10 Kasım’a kadar 16 farklı şehirde, sekiz aya yayılmış bir kültür-sanat maratonuyla Türkiye’ye adeta bir festival iklimi yaşatacak olan Türkiye Kültür Yolu Festivalinin Adana ayağı olan “Portakal Çiçeği Karnavalında” ilk gününde rekor kırdı. Bu yıl ilk kez Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamına alınan, Portakal Çiçeği Karnavalı’nın açılışı binlerce kişiyi bir araya getirdi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un katılımı ile Adana Müze kompleksinde gerçekleşen açılış töreni ardından Adana’da festival başladı. Adana Merkez Park’ta gerçekleşen Fatma Turgut konserine 200 bin kişi katıldı. Hayranları Fatma Turgut’un şarkıları eşliğinde eğlendi. Merkez Park çocuk etkinlik alanında kurulan Çocuk Köyü’nde ise gün boyu gerçekleşen etkinliklerde 30 bin çocuk ailesiyle festival coşkusunu yaşadı. Adana Olgunlaşma Enstitüsü tarafından hazırlanan “Gelenekten Gelen İlham” Koleksiyonu Defilesi, Adana Müzesi’nin tarihi atmosferinde moda severlerle buluştu. Çiğdem Tunç’un sunuculuğunu üstlendiği ve Banu Noyan’ın koreografisini hazırladığı bu özel defile, Demet Şener’in de aralarında bulunduğu 20 kadın ve erkek modelin, 1400 ile 1650 yılları arasındaki dönemi yansıtan, tamamı el emeği göz nuru 30 özel kostümü podyumda sergilendi. Sokaklar coşkuyla dolup taştı. Karnavalın ikinci gününde de aynı coşku devam ediyor.