Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Adana
Çelik: "Türkiye, dünyanın barış adası olarak öne çıkmaya devam ediyor"
25 Mayıs 2026 Pazartesi - 16:02:17
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Türkiye’nin çevresindeki krizlere rağmen dünyanın "barış adası" olarak öne çıktığını belirterek, "Bütün bunlar büyük bir mücadelenin eseridir" dedi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, partisinin İl Danışma Meclisi Toplantısı’na katıldı. "Bunlar büyük bir mücadelenin eseri" Türkiye’nin dünyanın barış adası olarak öne çıktığını anlatan Çelik, "Türkiye’nin yukarısında Rusya-Ukrayna konusundaki kriz devam ediyor. Türkiye’nin güneyindeki Gazze’de soykırım maalesef devam ediyor. Doğumuzda İran’a dönük olarak Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in haksız, hakkaniyetsiz ve hukuksuz saldırısının neticesi olarak ortaya çıkan tablo maalesef insani, siyasi ve ekonomik sonuçlar doğuruyor. Balkanlar’da birtakım olaylar gerçekleşiyor. Bütün bunun ortasında Türkiye’miz, nazar değmesin, gıpta edilen, üzerine titrenilen, dünyanın barış adası olarak öne çıkmaya devam ediyor. Bütün bunlar büyük bir mücadelenin eseridir" ifadelerini kullandı. "Bu destek Türkiye’yi bugünlere getirdi" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ’Büyük Türkiye’ davası için mücadele verdiğini belirten Çelik, "Cumhurbaşkanımızın bütün ömrünü vakfettiği Büyük Türkiye davası, bu davanın gereklerini yerine getirme konusunda cesur, tereddütsüz ve tavizsiz mücadelesi ve tabii sizlerin, sizlerden öncekilerin hep beraber verdiği bu destek Türkiye’yi bugünlere getirdi" diye konuştu. "Dimdik ayakta durduk" Geçmiş dönemlerde siyasi baskılarla karşı karşıya kaldıklarını dile getiren Çelik, "Vesayetin en karanlık zamanlarında, vesayetin en zor zamanlarında ve dünyanın en kötü şartlarında Cumhurbaşkanımıza bilinen ve bilinmeyen siyasi suikastlerle ve siyasi tehditlerle gelirlerken, bütün siyasi kadrolarımızın ve partimizin üzerine bir kabus gibi çökmeye çalışırlarken tek bir parti temsilcimizi bile sökemediler, dimdik ayakta durduk" dedi. Adana teşkilatındaki birlik ve beraberliğe vurgu yapan Ömer Çelik, "Allah’a şükürler olsun ki Adana’da bütünleşme devam ediyor, büyüme devam ediyor, AK Parti Adana’ya imza atmaya devam ediyor" şeklinde konuştu. Konuşmaların ardından partililer bayramlaştı.
25 Mayıs 2026 Pazartesi - 15:31
Ömer Çelik’ten Özgür Özel’e tepki: "Siyasi zorbalığa ve siyasi eşkıyalığa asla izin vermeyiz"
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Özgür Özel’e tepki göstererek, "Siyasi yetersizliklerini Türkiye Cumhuriyeti devletinin başına, Cumhurbaşkanımıza dönük bir siyasi tehdit, şantaj ve çirkin üslup kampanyasına çevirenlere bir adım bile attırmayız. Bu kadar net konuşuyorum. Çünkü kendi meselelerini çözemeyenler, kendi meseleleriyle ilgili olarak herhangi bir şekilde ortaya bir siyasi yetenek koyamayanların artık gelinen noktada sürekli olarak bizi hedef alması bizim karşısında, onların önüne koyacağımız şey en net ve en kesin hukuki ve siyasi mücadeledir" dedi.
25 Mayıs 2026 Pazartesi - 15:18
Ömer Çelik’ten Özgür Özel’e tepki: "Siyasi zorbalığa ve siyasi eşkıyalığa asla izin vermeyiz"
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Özgür Özel’e tepki göstererek, "Siyasi yetersizliklerini Türkiye Cumhuriyeti devletinin başına, Cumhurbaşkanımıza dönük bir siyasi tehdit, şantaj ve çirkin üslup kampanyasına çevirenlere bir adım bile attırmayız. Bu kadar net konuşuyorum. Çünkü kendi meselelerini çözemeyenler, kendi meseleleriyle ilgili olarak herhangi bir şekilde ortaya bir siyasi yetenek koyamayanların artık gelinen noktada sürekli olarak bizi hedef alması bizim karşısında, onların önüne koyacağımız şey en net ve en kesin hukuki ve siyasi mücadeledir" dedi. Adana’ya gelen AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, basın toplantısı düzenledi. "Büyük Doğu ideali yaşıyor" Konuşmasının başında Necip Fazıl Kısakürek’i andığını söyleyen Çelik, "Türk edebiyatının müstesna ismi, Büyük Doğu idealinin mütefekkiri, şair Necip Fazıl’ın ölüm yıl dönümü. Bir kere daha kendisini rahmetle, saygıyla anıyoruz. Mekanı cennet olsun. Büyük Doğu ideali yaşıyor ve yaşamaya devam edecek" ifadelerini kullandı. "Çatışmalar yalan siyasetine dönüşmüş durumda" CHP ile alakalı verilen yargı kararlarına da değinen Çelik, "Son siyasi tartışmaları yakinen takip ediyoruz. Yargı kararının ortaya çıkmasından sonra CHP merkezli yürütülen tartışmaların birtakım ayrıntılarına değineceğim. Fakat öncelikle şunu söylemek isterim; CHP’lilerin, CHP’lilerle yürüttüğü bu tartışma, kendi içlerindeki bu çatışma, birilerinin sürekli olarak kasıtlı bir biçimde AK Parti üzerinden bu işi yürütmeye, değerlendirmeye çalıştığı bir yalan siyasetine dönüşmüş durumda. Özellikle Özgür Özel, kendi zaaflarını, kendi siyasi yetersizliklerini örtbas etme konusunda sürekli olarak Cumhurbaşkanımıza karşı saygısız ifadeler kullanan, haddini aşan bir siyasi üslubu takip ediyor. Ve maalesef orada toplanan bazı kişilerin de Cumhurbaşkanlığı makamına ve cumhurbaşkanımıza karşı son derece yanlış ifadeler kullandıklarını gördük" diye konuştu. "Siyasi zorbalığa ve siyasi eşkıyalığa asla izin vermeyiz" Siyasi eleştiri ve protestoları saygıyla karşıladıklarını anlatan AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, daha sonra şunları söyledi: "Biz siyasi eleştiriyi saygıyla karşılarız, siyasi protestoyu saygıyla karşılarız. Siyasi eleştirinin ve siyasi protestonun demokrasimizin olgunluğu içerisinde çok önemli bir yeri vardır. Biz de siyasi eleştiriye her zaman kıymet veririz. Fakat siyasi eleştiriyi aşan siyasi hakaret, hedef gösterme ve siyasi tehdit anlamına gelen bütün ifadelerini sayın Özgür Özel’e ve orada bu ifadeleri kullanan bazı kişilere aynen iade ediyoruz. Aslında üstünde durmaya bile değmez. Fakat işte televizyonlardan verildiği için maalesef bu konuları gündemimize almamız gerekiyor. Bunların söylediği sözlerin herhangi biri cumhurbaşkanımızın yanına yaklaşamaz. Bu sözleri söyleyenler, bu sözleri sadece kendi isimlerinin yanına yazdırmış olurlar. Biz tabii ki siyasi protesto, siyasi eleştiri olsa, bunlar konusunda gayet saygıdeğer bir tutum takınıyoruz. Ama iş şantaj, tehdit, haddini aşan ifadeler kullanma, hakaret gibi konulara geldiği zaman çok net bir şekilde söylemek istiyorum siyasi zorbalığa ve siyasi eşkıyalığa asla izin vermeyiz." "Cumhurbaşkanımız bizim kırmızı çizgimizdir" Özgür Özel ve ekibinin kullandığı ifadelerin haddini aştığını vurgulayan Ömer Çelik, "Bakın bu bir iki gündür kullanılan ifadeler tamamen haddini aşmıştır. Cumhurbaşkanımız bizim kırmızı çizgimizdir. Bu ifadeleri kullananlarla hukuk önünde ve meşru siyaset yoluyla en net ve en etkili mücadeleyi vereceğimizden hiç kimsenin kuşkusu olmasın. Biz meselelerin sükunet içerisinde ve sağduyulu bir şekilde halledilmesinden yanayız. Türkiye’nin demokrasisi olgundur, Türkiye’nin rejimi, Türkiye’nin siyasi hayatı pek çok krizin içinden geçmiştir, bugünlere gelmiştir, bugünlere gelmenin neticesi olarak da yüce milletimizin büyük feraseti, yüce milletimizin büyük basireti, devlet hayatımızın binlerce yıllara dayanan tecrübesi sayesinde atlatılmayacak kriz yoktur. Ama bunun yerine siyasi yetersizliklerini Türkiye Cumhuriyeti devletinin başına, Cumhurbaşkanımıza dönük bir siyasi tehdit, şantaj ve çirkin üslup kampanyasına çevirenlere bir adım bile attırmayız. Bu kadar net konuşuyorum. Çünkü kendi meselelerini çözemeyenler, kendi meseleleriyle ilgili olarak herhangi bir şekilde ortaya bir siyasi yetenek koyamayanların artık gelinen noktada sürekli olarak bizi hedef alması bizim karşısında, onların önüne koyacağımız şey en net ve en kesin hukuki ve siyasi mücadeledir" dedi. "Hukuk önünde hesaplaşacağız" ‘Protesto ve eleştiri hakkını kullanan vatandaşlarımıza saygımız büyüktür’ diyen AK Parti Sözcüsü Çelik, "Hukuk önünde ve siyaset yoluyla bunlarla hesaplaşmaya, mücadele etmeye devam edeceğiz. Arzumuz sağduyunun, sükunetin, aklın, siyasi aklın, basiretin, ferasetin ve gerçeklerin konuşulduğu bir ortamın hakim olmasıdır. Tercih onlarındır. O protesto hakkını kullanan, eleştiri hakkını kullanan vatandaşlarımıza saygımız büyüktür. Protesto hakkını kullanmak, eleştiri hakkını kullanmak üzere orada bulunan Cumhuriyet Halk Partisi’ne gönül vermiş vatandaşlarımıza saygımız büyüktür. Fakat onların içerisine karışarak bu çirkin üslubu kullananlara, Cumhurbaşkanlığı makamına, partimize, arkadaşlarımıza dönük bu tehdit, şantaj ve hakaret üslubunu kullananlarla da hukuk önünde hesaplaşacağız" ifadelerini kullandı. "Biz bu olayın herhangi bir yerinde değiliz" CHP hakkında verilen yargı kararlarının kendi iç siyasi çatışmalarının bir sonucu olduğunu anlatan Çelik, daha sonra şunları söyledi: "Bir sürü gündem bu işin içine karıştırılsa da CHP’lilerin CHP’lilerle iç çatışması, iç mücadelesi neticesinde ortaya çıkan birtakım iddiaları yargının araştırmasından ve sonuca bağlamasından ibarettir. Yargı kararı konusunun sonrasında ortaya çıkan tablo nasıl başladı? Hiçbir şekilde, hiçbir siyasi parti, AK Parti, Cumhur İttifakı ya da diğer muhalefet partileri bu olayın tarafı değillerdi. Halen de biz bu olayın herhangi bir yerinde değiliz. İlk iddialar Cumhuriyet Halk Partisi’nde milletvekilliği yapmış, belediye başkanlığı yapmış, Cumhuriyet Halk Partisi’nde yöneticilik yapmış ve halen Cumhuriyet Halk Partisi’nde aktif siyaset yapan kişiler tarafından gündeme getirildi. Özgür Özel yönetimindeki Cumhuriyet Halk Partisi’nin o zamanki yönetimi bunları ciddiyetle ele almak, değerlendirmek yerine başka bir yol tercih etti. Bu iddiaların üzerine yargı harekete geçti. Yargının bulduğu deliller, yargının yaptığı değerlendirmeler sonucunda bu tablo ortaya çıktı. Dolayısıyla ikide bir burada sanki bu konunun tarafı bizmişiz gibi bir gündem oluşturmaya çalışmak Özgür Özel yönetiminin baştan beri kendi, Özgür Özel ekibinin baştan beri kendi yetersizliklerini örtmek için kullandığı bir yöntemdir." "Yargı vesayeti ve yargısal aktivizm üzerinde hassasiyetle durduk" Özgür Özel’in ’Siyaset yargı eliyle dizayn ediliyor’ sözlerine de değinen Çelik, "Biz AK Parti kurulduğundan beri siyasetin yargı eliyle dizaynında iki kavram üzerinde hassasiyetle durduk. Bir tanesi yargı vesayeti, diğeri yargısal aktivizm. AK Parti’nin siyasi mücadelesinin ve Türkiye’nin en önemli demokrasi mücadelesinin AK Parti tarafından ortaya koyulan iradesi askeri vesayete karşı olmak kadar yargı vesayetine ve yargısal aktivizme de karşı olmaktır. O sebeple sivil siyasetin üstünlüğünü ve sivil siyasetin dokunulmazlığını her zaman en güçlü bir biçimde biz savunduk. Yargısal aktivizm ve yargı vesayeti ya da yargı faaliyeti yoluyla siyasetin dizayn edilmesi siyaset değildir, anti siyasettir. Dolayısıyla demokrasiye aykırıdır. Bunun mücadelesini biz verdik. Biz yargısal aktivizme ve yargısal vesayete karşı olduğumuz kadar siyasetin ekonomik yolsuzluk yoluyla, siyasi çökme yoluyla dizayn edilmesine de karşı çıktık. Aynı şekilde biz siyasetin ekonomik yolsuzluk kadar siyasi yolsuzluk, siyasi abrakadabralarla, siyasi kumpaslarla, siyasi birtakım numaralarla, siyasi birtakım oyunlarla dizayn edilmesine de karşı çıktık. Bugün yine Cumhuriyet Halk Partisi içinde geçmişten beri siyaset yapan isimler iddia ediyorlar ki Cumhuriyet Halk Partisi bu siyasi oyunlarla, bu siyasi kumpaslarla karşı karşıya kalmıştır. Birtakım deliller sunuyorlar ve bu delilleri de yargı inceliyor ve bir neticeye vardırıyor. Dolayısıyla tartışma Cumhuriyet Halk Partililerin, Cumhuriyet Halk Partililer hakkındaki iddialarıyla beraber ortaya çıkan bir şeydir" dedi. "Yargının kendi işini yapmasına karışmamak çok önemlidir" Yargının işine karışılmaması gerektiğini ifade eden AK Parti Sözcüsü Çelik, "Yargısal aktivizme, yargı vesayetine karşı çıkmak kadar, siyasetin yargı eliyle dizayn edilmesine karşı çıkmak kadar yargının kendi işini yapmasına karışmamak da çok önemlidir. Bu deliller neticesinde bir adım atılsa hemen bazı Cumhuriyet Halk Partililer çıkıyor, diyor ki ’Siyaset yargı eliyle dizayn edilmeye çalışılıyor’. Peki siyasetin, bunu söyleyenler gerçekten yargısal bir hassasiyet içinde mi konuşuyorlar? Zaman içerisinde gördük ki öyle değil. Siyasi bir hassasiyet içinde mi konuşuyorlar? Zaman içerisinde gördük ki öyle değil. Ortaya çıkan deliller, tartışmalar yine bunları birbirine söyleyen Cumhuriyet Halk Partililer. Ne çıktı ortaya? Hep beraber gördük ki aslında burada siyasetin üzerinde yine anti siyaset diyeceğimiz, demokrasinin güvenliğini tehdit eden başka birtakım siyasi faaliyetler, kumpaslar, birtakım oyunlar ortaya çıkmış. Peki bunları nereden öğreniyoruz biz? Cumhuriyet Halk Partisi’nde siyaset yapanların Cumhuriyet Halk Partisi’nde siyaset yapanlar hakkındaki iddiaları üzerinden öğreniyoruz" diye konuştu. "Bunlar anti siyasettir, demokrasiye aykırıdır" CHP’nin iddialarının anti siyaset olduğuna değinen Çelik, "Dolayısıyla yargısal aktivizm yoluyla geçmişte vesayet zamanlarında siyasetin dizayn edilmesi ne kadar yanlışsa siyasetin bu şekilde ekonomik yolsuzluk, siyasi yolsuzluk, siyasi oyunlarla dizayn edilmesi de o kadar yanlıştır. Bunlar anti siyasettir, demokrasiye aykırıdır. Demokrasinin güvenliği siyasetin güvenliğinden geçer. Siyasi partilerin yönetimlerinin özgür iradeyle oluşması. Her türlü vesayetten bağımsız ama her türlü siyasi kumpas, şantaj ve oyundan da bağımsız olarak tecelli etmesi demokrasinin sağlığı açısından çok önemlidir. Dolayısıyla her yargı kararına karşı siyaset yargı eliyle dizayn ediliyor demeleri aslında başka şeyleri örtbas etmekten başka bir şey değildir. Özgür Özel diyor ki, ’Bizim karşı karşıya olduğumuz tablo AK Parti yargı kolları tarafından yapılıyor.’ Tabii bu son derece standardı düşük bir tanımlama, son derece düşük bir siyasi değerlendirme. Bunu çok sık kullandığı için bunu söylemek zorunda kalıyorum. Esasında biz siyasi partilerin bu şekilde birtakım tabirlerle yakıştırmalarla ele alınmasına karşıyızdır, bu konuda son derece hassasiyet gösteririz, büyük bir titizlik içerisinde hareket ederiz. Ama Özgür Özel ve ekibine şunu söylemek gerekir AK Parti’de siyasi yargı kolları yok, yargıdan sorumlu genel başkan yardımcılığı diye bir şey yok. Ama sizin döneminiz zamanında bütün Türkiye gördü ki yolsuzluktan sorumlu bir kolunuz var, yolsuzluktan sorumlu bir biriminiz var. Bütün bunlar önünüze geldiğinde siz bunlarla ilgili bir adım atmadınız. Atmadığınız gibi tam tersine himaye etmeye çalıştığınızı yine Cumhuriyet Halk Partililer söyledi" ifadelerini kullandı. "Herkes kendi evinin bahçesini temizlemelidir" AK Parti’nin meydanların partisi olduğunu ve sandık dışında bir iradenin peşinde koşmadığını söyleyen Ömer Çelik, "AK Parti yargı kolları diye tabirler uyduracağınıza sizin döneminizi kastederek söylüyorum, kendi partinizdeki yolsuzluk kollarına baksaydınız. Siyasi ve ekonomik yolsuzluk kollarıyla uğraşsaydınız. Onun için bizim herhangi bir şekilde siyaset meydanı ve sandık dışında bir iradenin peşinde koştuğunu söylemek, koştuğumuzun söylenmesi dünyanın en büyük yalanıdır. Biz meydanların partisiyiz. Biz sandığın partisiyiz. Biz önümüze vesayetin en karanlık günlerinde en ağır vesayet araçlarıyla çıkıldığında bile sandıktan millet iradesinden başka bir şey düşünmedik. Cumhurbaşkanımız bilinen ve bilinmeyen bir sürü siyasi tehditle ve siyasi suikastla karşı karşıya kaldığında Ankara kapkaranlık bir iklime büründüğünde cumhurbaşkanımızın yaptığı şey Anadolu’ya çıkmak ve millet iradesiyle buluşmak oldu. Her zaman bu böyle oldu. AK Parti’ye en son yakıştırılacak şey sizin bu söylediğiniz sözlerdir. Ama biz siyasi vesayetin, yargı vesayetinin en karanlık günlerinde tehdit edilirken siz bu tehditlerin arkasında durdunuz. Kapatma davalarının, modern ve postmodern darbelerin arkasında durmuş bir siyasi geçmişten geliyorsunuz. Cumhurbaşkanımız millet iradesiyle buluşurken siz Ankara’nın labirentlerinde ve koridorlarında birtakım kumpaslar peşinde koşan bir siyasi gelenekten geliyorsunuz. Onun için bu durumu netleştirelim. Meydanların partisi biziz, sandığın partisi biziz. Siz kendinize neyi yakıştırıyorsanız onu bize söylemekten vazgeçmelisiniz. Dolayısıyla önünüze, beğendiğiniz, beğenmediğiniz her yargı kararına yargının siyaset eliyle, siyasetin yargı eliyle dizayn edilmesi gibisinden bir tabirle yaklaşmanızın hiçbir manası yok, hiçbir geçerliliği yok. Bu konuda bir hassasiyetiniz varsa önce herkes kendi evinin bahçesini temizlemelidir" dedi. "Gazi Mustafa Kemal Atatürk toplumumuzun ortak değeridir" Atatürk istismarcılığı yapıldığını da söyleyen Çelik, "Dedik ki ’Siz çıkın bunlara kefil mi kefil, kefil misiniz değil misiniz tek tek bunlardan bahsedin’ dedik. Özgür Özel şimdiye kadar bu konuda sessiz kaldı. İlk defa 2 gün önce net bir şekilde kefil olduğunu, ’Bu ismi geçenlerin hepsi benim evladım, onlar masumdur’ dedi. Bakın bu particilik değildir. Bu kabileciliktir. Bir partinin, bir kurumun, bir yapının tümüyle masum ilan edilmesi, içinde bu iddialar varken dönelim araştıralım, bunlara bir bakalım gereğini yapalım, varsa bir sıkıntı demek yerine bu tip yollara tevessül edilmesi, kuşkusuz ki bir kabilecilik mantığından başka bir şey değil. Siz kendinizi dokunulmaz, her türlü vesayetin peşinde yıllarınızı geçirdikten sonra halen bu konuda görebilirsiniz. Şimdi de mesela size bir soru soruluyor, bu soruya düzgün bir cevap vermek yerine tutuyorsunuz Atatürk istismarcılığına soyunuyorsunuz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk cumhuriyetimizin kurucusudur, ilk cumhurbaşkanımızdır ve toplumumuzun ortak değeridir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ve arkadaşlarının verdiği büyük mücadele, İstiklal Mücadelesi’nin sonunda cumhuriyetimizi elde ettik. Tarih içerisindeki büyük yürüyüşümüzün bu son hamlesinde de çok partili hayata geçerek demokrasimizi inşa ettik. Ama siz ne zaman siyasetin üstüne gölge düşse ve düşürseniz, ne zaman demokrasinin üstüne gölge düşse ve düşürseniz sürekli olarak Atatürk istismarı yapıyorsunuz. Dolayısıyla burada bari bu bütün bu siyasi kumpası, siyasi yanlışları örtmek için bunlarla Atatürk’ü yan yana getirmeyin, bu hassasiyeti gözetin" diye konuştu. "Kendi genel merkezinize zarar veriyorsunuz" CHP’nin iç durumunun Ortadoğu’dan ‘Fersah fersah’ karışık olduğuna da değinen AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, daha sonra şunları söyledi: "2-3 yıl evvel partimizin bir toplantısında bir kongremizde konuşurken CHP’nin içi Orta Doğu’dan daha karışık demiştim. Bunu söyleyeli 2-3 yıl oldu. CHP’nin içinin Orta Doğu’dan daha karışık olduğunu söyleyeli. Ben bunu söyledikten sonra esasında şimdi geriye dönüp bakıyorum bu 2-3 yıllık sürece, Orta Doğu’ya haksızlık etmişim. CHP’nin içi Orta Doğu’yi fersah fersah geride bırakacak kadar karışık. Bu karışıklığı bizim üzerimizden netleştirmeye, bizim üzerimizden temize çekmeye kalkmayın. Bütün bu iş ve işlemler sizin ve ekibinizin yönetimi zamanında oldu. Yani sadece isim vermek istemiyorum, bir ildeki siyasi yolsuzluk, başka bir ildeki ortaya çıkan sapkınlıklar bütün bunlarla, sadece bu ikisini temizlemek üzere uğraşsanız başka bir şeyle uğraşmaya mesainiz kalmaz. Fakat sürekli olarak bu örtbas etme faaliyeti içerisine giriyorsunuz, bu da sizin bileceğiniz iş ama bunu bizim üzerimizden yaptırtmayız size. Miting meydanında gazeteci yumrukluyorsunuz. Kendi genel merkezinize zarar veriyorsunuz. Ondan sonra da demokrasiden bahsediyorsunuz. Türkiye’de demokrasi mücadelesinin lideri cumhurbaşkanımızdır. Türkiye’de demokrasi meydanlarının en büyük aktörü AK Parti ve Cumhur İttifakıdır. Dolayısıyla esas mesele bu siyasi zihniyet tüzüğünün değişmesidir. Parti tüzüklerinin, yazılı olan parti tüzüklerinden daha önemli olan şey zihniyet tüzüğüdür. Buradaki zihniyet tüzüğü biraz evvel bahsettiğim gibi tamamen demokrasi karşıtlığı, tamamen siyaset karşıtlığı ve anti siyaset üzerine kurulu bir tablodur." "Ne işiniz var TOMA’nın üzerinde" Özgür Özel’in TOMA üzerine çıkıp konuşmasına da vurgu yapan Çelik, "Biliyorsunuz daha önce kitapçıları birbirinden ayırdılar, bizden olan, olmayan kitapçılar diye. Kahve dükkanlarını ayırdılar, bizden olan, olmayanlar diye. Yani kitabın ve kahvenin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine gitme hakkı olsa bunların hepsini mahkum ettirir. Sokağı bu şekilde bölmeye çalıştılar, vatandaşlarımızın bir kısmını karşı karşıya getirdiler. Siyaset sanatının bu ustalığından yoksun olanlar kaostan beslenmeye çalışıyorlar. Sisteme oksijen pompalamak yerine karbondioksit pompalıyorlar. Özgür Özel ve ekibinin bütün görev yaptığı süre içerisinde demokrasiye herhangi bir şekilde demokrasinin oksijenini artıran bir faaliyeti görülmedi. Bir siyasetçinin ustalığı sağduyulu çözüm üretme kapasitesiyle ölçülür. Bir siyasetçinin konuşacağı yer ya kürsüdür ya da parti otobüsüdür. Ne işiniz var TOMA’nın üzerinde. Oradaki polis kardeşlerimiz gelmişler, oradaki bütün vatandaşlarımızın ve sizlerin güvenliğini sağlamak için bulunuyorlar. Oradaki polise ait bütün cihazlar, bütün araçlar vatandaşlarımızın güvenliğini sağlamak için bulunuyor. Kanunun, mahkeme kararını yerine getirmeye çalışıyorlar" diye konuştu. "Gazze’de soykırım devam ediyor" Türkiye’nin ABD-İsrail ve İran Savaşı’nda arabuculuk yapmasının önemine de değinen AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Cumhurbaşkanımız ve Türkiye, burada sağlanacak barış konusunda kilit aktördür. Biliyorsunuz şu anda Hürmüz Boğazı’nın durumu, nükleer konu ve aynı zamanda da bölgesel birtakım aktiviteler, bölgesel barışın sağlanması temelinde birkaç tane temel tartışma yürüyor. Geçen gün bölge liderlerinin katılımıyla, Başkan Trump’ın da katıldığı bu konunun müzakere edildiği telekonferansta Cumhurbaşkanımız herkesin üzerinde mutabık olduğu bir çözüm çerçevesini çok net bir şekilde koydu. Gerek Hürmüz meselesinden gerek nükleer meseleden gerek bölgesel barış konusuna kadar bütün kardeş ülkelerin Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu bu siyasi iradeye destek vermesi son derece memnuniyet vericidir. Neredeyse her uluslararası zeminde Cumhurbaşkanımızın ilk gündem maddesi dünya bunu unutmaya çalışsa, dünya bunu geri plana itmeye çalışsa da Gazze’dir. Gazze’de soykırım devam ediyor. İsrail aynısını Batı Şeria’ya da yapmaya çalışıyor. Sumud filosuna, Sumud filosunun asil üyelerine yapılan o zulümleri de gördük. Dolayısıyla Cumhurbaşkanımızın diplomasi trafiğinin başında Gazze olmaya devam ediyor" dedi. "Bilgi Üniversitesi faaliyetlerine devam edecek" Bilgi Üniversitesi’nin önce kapatılıp ardından da yeniden açılmasına değinen Çelik, daha sonra şunları söyledi: "Bilgi Üniversitesi faaliyetlerine devam edecek. Biliyorsunuz 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun ek 11. maddesinin 3. fıkrası; ’Kurucu vakıflarına kayyum atanan vakıf yükseköğretim kurumlarının faaliyet izni Cumhurbaşkanlığı kararıyla kaldırılır’ diyor. Yani bu kaldırma kararı esasında kanunun emrettiği bir, kanunun başka türlü davranmaya cevaz vermediği bir karar. Daha sonra kamu yararı, Yükseköğretim Kurulu’nun raporları ve diğer değerlendirmeler Sayın Cumhurbaşkanımıza arz edilmiştir. Sayın Cumhurbaşkanımız da bu üniversitenin faaliyetlerine devam etmesi konusundaki takdir yetkilerini kullanmışlardır. Böylece Bilgi Üniversitesi faaliyetlerine devam edecek. Cumhurbaşkanımız burada hem kamu yararını hem akademik hayatı hem Bilgi Üniversitesi’ndeki akademisyenleri, öğrencileri düşünerek bu takdir yetkisini kullanmıştır. Akademik hayatımıza, değerli öğretim üyelerine ve sevgili öğrencilerimize hayırlı olsun." "Torba kanunu değerlendirmesi devam ediyor" Öte yandan Ömer Çelik, taslak torba kanunu hakkında çıkan dedikodulara ilişkinde, "Bu adı üstünde taslak, taslaklar yapılırken bunlar zaten önceki kanunlara ya da ilişkili kanunlara atıfla yapılan şeyler oluyor, düzenlemeler oluyor. Daha sonrasında siyasi irade buna son şeklini veriyor. Dolayısıyla şunu söylemek isterim; zaten bir değerlendirme süreci devam ediyordu. Özellikle de buna dijital materyallerin de katılması gerekiyor. Dijital materyalin katılması dahil, bu torba kanundaki yaklaşıma bir sürecin, değerlendirme sürecinin devam ettiğini ifade edebilirim. Vatandaşlarımızın, düşünürlerimizin, kanaat önderlerimizin hepsinin sesini duyduk. Değerlendirme süreci devam ediyor ama hepsinin sesini duyduğumuzu, değerlendirmelerini aldığımızı ifade etmek isterim" dedi. (UMT-ELF-
25 Mayıs 2026 Pazartesi - 15:07
Ömer Çelik’ten Özgür Özel’e tepki: "Siyasi zorbalığa ve siyasi eşkıyalığa asla izin vermeyiz"
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Özgür Özel’e tepki göstererek, "Siyasi yetersizliklerini Türkiye Cumhuriyeti devletinin başına, Cumhurbaşkanımıza dönük bir siyasi tehdit, şantaj ve çirkin üslup kampanyasına çevirenlere bir adım bile attırmayız. Bu kadar net konuşuyorum. Çünkü kendi meselelerini çözemeyenler, kendi meseleleriyle ilgili olarak herhangi bir şekilde ortaya bir siyasi yetenek koyamayanların artık gelinen noktada sürekli olarak bizi hedef alması bizim karşısında, onların önüne koyacağımız şey en net ve en kesin hukuki ve siyasi mücadeledir" dedi. Adana’ya gelen AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, basın toplantısı düzenledi. "Büyük Doğu ideali yaşıyor" Konuşmasının başında Necip Fazıl Kısakürek’i andığını söyleyen Çelik, "Türk edebiyatının müstesna ismi, Büyük Doğu idealinin mütefekkiri, şair Necip Fazıl’ın ölüm yıl dönümü. Bir kere daha kendisini rahmetle, saygıyla anıyoruz. Mekanı cennet olsun. Büyük Doğu ideali yaşıyor ve yaşamaya devam edecek" ifadelerini kullandı. "Çatışmalar yalan siyasetine dönüşmüş durumda" CHP ile alakalı verilen yargı kararlarına da değinen Çelik, "Son siyasi tartışmaları yakinen takip ediyoruz. Yargı kararının ortaya çıkmasından sonra CHP merkezli yürütülen tartışmaların birtakım ayrıntılarına değineceğim. Fakat öncelikle şunu söylemek isterim; CHP’lilerin, CHP’lilerle yürüttüğü bu tartışma, kendi içlerindeki bu çatışma, birilerinin sürekli olarak kasıtlı bir biçimde AK Parti üzerinden bu işi yürütmeye, değerlendirmeye çalıştığı bir yalan siyasetine dönüşmüş durumda. Özellikle Özgür Özel, kendi zaaflarını, kendi siyasi yetersizliklerini örtbas etme konusunda sürekli olarak Cumhurbaşkanımıza karşı saygısız ifadeler kullanan, haddini aşan bir siyasi üslubu takip ediyor. Ve maalesef orada toplanan bazı kişilerin de Cumhurbaşkanlığı makamına ve cumhurbaşkanımıza karşı son derece yanlış ifadeler kullandıklarını gördük" diye konuştu. "Siyasi zorbalığa ve siyasi eşkıyalığa asla izin vermeyiz" Siyasi eleştiri ve protestoları saygıyla karşıladıklarını anlatan AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, daha sonra şunları söyledi: "Biz siyasi eleştiriyi saygıyla karşılarız, siyasi protestoyu saygıyla karşılarız. Siyasi eleştirinin ve siyasi protestonun demokrasimizin olgunluğu içerisinde çok önemli bir yeri vardır. Biz de siyasi eleştiriye her zaman kıymet veririz. Fakat siyasi eleştiriyi aşan siyasi hakaret, hedef gösterme ve siyasi tehdit anlamına gelen bütün ifadelerini sayın Özgür Özel’e ve orada bu ifadeleri kullanan bazı kişilere aynen iade ediyoruz. Aslında üstünde durmaya bile değmez. Fakat işte televizyonlardan verildiği için maalesef bu konuları gündemimize almamız gerekiyor. Bunların söylediği sözlerin herhangi biri cumhurbaşkanımızın yanına yaklaşamaz. Bu sözleri söyleyenler, bu sözleri sadece kendi isimlerinin yanına yazdırmış olurlar. Biz tabii ki siyasi protesto, siyasi eleştiri olsa, bunlar konusunda gayet saygıdeğer bir tutum takınıyoruz. Ama iş şantaj, tehdit, haddini aşan ifadeler kullanma, hakaret gibi konulara geldiği zaman çok net bir şekilde söylemek istiyorum siyasi zorbalığa ve siyasi eşkıyalığa asla izin vermeyiz." "Cumhurbaşkanımız bizim kırmızı çizgimizdir" Özgür Özel ve ekibinin kullandığı ifadelerin haddini aştığını vurgulayan Ömer Çelik, "Bakın bu bir iki gündür kullanılan ifadeler tamamen haddini aşmıştır. Cumhurbaşkanımız bizim kırmızı çizgimizdir. Bu ifadeleri kullananlarla hukuk önünde ve meşru siyaset yoluyla en net ve en etkili mücadeleyi vereceğimizden hiç kimsenin kuşkusu olmasın. Biz meselelerin sükunet içerisinde ve sağduyulu bir şekilde halledilmesinden yanayız. Türkiye’nin demokrasisi olgundur, Türkiye’nin rejimi, Türkiye’nin siyasi hayatı pek çok krizin içinden geçmiştir, bugünlere gelmiştir, bugünlere gelmenin neticesi olarak da yüce milletimizin büyük feraseti, yüce milletimizin büyük basireti, devlet hayatımızın binlerce yıllara dayanan tecrübesi sayesinde atlatılmayacak kriz yoktur. Ama bunun yerine siyasi yetersizliklerini Türkiye Cumhuriyeti devletinin başına, Cumhurbaşkanımıza dönük bir siyasi tehdit, şantaj ve çirkin üslup kampanyasına çevirenlere bir adım bile attırmayız. Bu kadar net konuşuyorum. Çünkü kendi meselelerini çözemeyenler, kendi meseleleriyle ilgili olarak herhangi bir şekilde ortaya bir siyasi yetenek koyamayanların artık gelinen noktada sürekli olarak bizi hedef alması bizim karşısında, onların önüne koyacağımız şey en net ve en kesin hukuki ve siyasi mücadeledir" dedi. "Hukuk önünde hesaplaşacağız" ‘Protesto ve eleştiri hakkını kullanan vatandaşlarımıza saygımız büyüktür’ diyen AK Parti Sözcüsü Çelik, "Hukuk önünde ve siyaset yoluyla bunlarla hesaplaşmaya, mücadele etmeye devam edeceğiz. Arzumuz sağduyunun, sükunetin, aklın, siyasi aklın, basiretin, ferasetin ve gerçeklerin konuşulduğu bir ortamın hakim olmasıdır. Tercih onlarındır. O protesto hakkını kullanan, eleştiri hakkını kullanan vatandaşlarımıza saygımız büyüktür. Protesto hakkını kullanmak, eleştiri hakkını kullanmak üzere orada bulunan Cumhuriyet Halk Partisi’ne gönül vermiş vatandaşlarımıza saygımız büyüktür. Fakat onların içerisine karışarak bu çirkin üslubu kullananlara, Cumhurbaşkanlığı makamına, partimize, arkadaşlarımıza dönük bu tehdit, şantaj ve hakaret üslubunu kullananlarla da hukuk önünde hesaplaşacağız" ifadelerini kullandı. "Biz bu olayın herhangi bir yerinde değiliz" CHP hakkında verilen yargı kararlarının kendi iç siyasi çatışmalarının bir sonucu olduğunu anlatan Çelik, daha sonra şunları söyledi: "Bir sürü gündem bu işin içine karıştırılsa da CHP’lilerin CHP’lilerle iç çatışması, iç mücadelesi neticesinde ortaya çıkan birtakım iddiaları yargının araştırmasından ve sonuca bağlamasından ibarettir. Yargı kararı konusunun sonrasında ortaya çıkan tablo nasıl başladı? Hiçbir şekilde, hiçbir siyasi parti, AK Parti, Cumhur İttifakı ya da diğer muhalefet partileri bu olayın tarafı değillerdi. Halen de biz bu olayın herhangi bir yerinde değiliz. İlk iddialar Cumhuriyet Halk Partisi’nde milletvekilliği yapmış, belediye başkanlığı yapmış, Cumhuriyet Halk Partisi’nde yöneticilik yapmış ve halen Cumhuriyet Halk Partisi’nde aktif siyaset yapan kişiler tarafından gündeme getirildi. Özgür Özel yönetimindeki Cumhuriyet Halk Partisi’nin o zamanki yönetimi bunları ciddiyetle ele almak, değerlendirmek yerine başka bir yol tercih etti. Bu iddiaların üzerine yargı harekete geçti. Yargının bulduğu deliller, yargının yaptığı değerlendirmeler sonucunda bu tablo ortaya çıktı. Dolayısıyla ikide bir burada sanki bu konunun tarafı bizmişiz gibi bir gündem oluşturmaya çalışmak Özgür Özel yönetiminin baştan beri kendi, Özgür Özel ekibinin baştan beri kendi yetersizliklerini örtmek için kullandığı bir yöntemdir." "Yargı vesayeti ve yargısal aktivizm üzerinde hassasiyetle durduk" Özgür Özel’in ’Siyaset yargı eliyle dizayn ediliyor’ sözlerine de değinen Çelik, "Biz AK Parti kurulduğundan beri siyasetin yargı eliyle dizaynında iki kavram üzerinde hassasiyetle durduk. Bir tanesi yargı vesayeti, diğeri yargısal aktivizm. AK Parti’nin siyasi mücadelesinin ve Türkiye’nin en önemli demokrasi mücadelesinin AK Parti tarafından ortaya koyulan iradesi askeri vesayete karşı olmak kadar yargı vesayetine ve yargısal aktivizme de karşı olmaktır. O sebeple sivil siyasetin üstünlüğünü ve sivil siyasetin dokunulmazlığını her zaman en güçlü bir biçimde biz savunduk. Yargısal aktivizm ve yargı vesayeti ya da yargı faaliyeti yoluyla siyasetin dizayn edilmesi siyaset değildir, anti siyasettir. Dolayısıyla demokrasiye aykırıdır. Bunun mücadelesini biz verdik. Biz yargısal aktivizme ve yargısal vesayete karşı olduğumuz kadar siyasetin ekonomik yolsuzluk yoluyla, siyasi çökme yoluyla dizayn edilmesine de karşı çıktık. Aynı şekilde biz siyasetin ekonomik yolsuzluk kadar siyasi yolsuzluk, siyasi abrakadabralarla, siyasi kumpaslarla, siyasi birtakım numaralarla, siyasi birtakım oyunlarla dizayn edilmesine de karşı çıktık. Bugün yine Cumhuriyet Halk Partisi içinde geçmişten beri siyaset yapan isimler iddia ediyorlar ki Cumhuriyet Halk Partisi bu siyasi oyunlarla, bu siyasi kumpaslarla karşı karşıya kalmıştır. Birtakım deliller sunuyorlar ve bu delilleri de yargı inceliyor ve bir neticeye vardırıyor. Dolayısıyla tartışma Cumhuriyet Halk Partililerin, Cumhuriyet Halk Partililer hakkındaki iddialarıyla beraber ortaya çıkan bir şeydir" dedi. "Yargının kendi işini yapmasına karışmamak çok önemlidir" Yargının işine karışılmaması gerektiğini ifade eden AK Parti Sözcüsü Çelik, "Yargısal aktivizme, yargı vesayetine karşı çıkmak kadar, siyasetin yargı eliyle dizayn edilmesine karşı çıkmak kadar yargının kendi işini yapmasına karışmamak da çok önemlidir. Bu deliller neticesinde bir adım atılsa hemen bazı Cumhuriyet Halk Partililer çıkıyor, diyor ki ’Siyaset yargı eliyle dizayn edilmeye çalışılıyor’. Peki siyasetin, bunu söyleyenler gerçekten yargısal bir hassasiyet içinde mi konuşuyorlar? Zaman içerisinde gördük ki öyle değil. Siyasi bir hassasiyet içinde mi konuşuyorlar? Zaman içerisinde gördük ki öyle değil. Ortaya çıkan deliller, tartışmalar yine bunları birbirine söyleyen Cumhuriyet Halk Partililer. Ne çıktı ortaya? Hep beraber gördük ki aslında burada siyasetin üzerinde yine anti siyaset diyeceğimiz, demokrasinin güvenliğini tehdit eden başka birtakım siyasi faaliyetler, kumpaslar, birtakım oyunlar ortaya çıkmış. Peki bunları nereden öğreniyoruz biz? Cumhuriyet Halk Partisi’nde siyaset yapanların Cumhuriyet Halk Partisi’nde siyaset yapanlar hakkındaki iddiaları üzerinden öğreniyoruz" diye konuştu. "Bunlar anti siyasettir, demokrasiye aykırıdır" CHP’nin iddialarının anti siyaset olduğuna değinen Çelik, "Dolayısıyla yargısal aktivizm yoluyla geçmişte vesayet zamanlarında siyasetin dizayn edilmesi ne kadar yanlışsa siyasetin bu şekilde ekonomik yolsuzluk, siyasi yolsuzluk, siyasi oyunlarla dizayn edilmesi de o kadar yanlıştır. Bunlar anti siyasettir, demokrasiye aykırıdır. Demokrasinin güvenliği siyasetin güvenliğinden geçer. Siyasi partilerin yönetimlerinin özgür iradeyle oluşması. Her türlü vesayetten bağımsız ama her türlü siyasi kumpas, şantaj ve oyundan da bağımsız olarak tecelli etmesi demokrasinin sağlığı açısından çok önemlidir. Dolayısıyla her yargı kararına karşı siyaset yargı eliyle dizayn ediliyor demeleri aslında başka şeyleri örtbas etmekten başka bir şey değildir. Özgür Özel diyor ki, ’Bizim karşı karşıya olduğumuz tablo AK Parti yargı kolları tarafından yapılıyor.’ Tabii bu son derece standardı düşük bir tanımlama, son derece düşük bir siyasi değerlendirme. Bunu çok sık kullandığı için bunu söylemek zorunda kalıyorum. Esasında biz siyasi partilerin bu şekilde birtakım tabirlerle yakıştırmalarla ele alınmasına karşıyızdır, bu konuda son derece hassasiyet gösteririz, büyük bir titizlik içerisinde hareket ederiz. Ama Özgür Özel ve ekibine şunu söylemek gerekir AK Parti’de siyasi yargı kolları yok, yargıdan sorumlu genel başkan yardımcılığı diye bir şey yok. Ama sizin döneminiz zamanında bütün Türkiye gördü ki yolsuzluktan sorumlu bir kolunuz var, yolsuzluktan sorumlu bir biriminiz var. Bütün bunlar önünüze geldiğinde siz bunlarla ilgili bir adım atmadınız. Atmadığınız gibi tam tersine himaye etmeye çalıştığınızı yine Cumhuriyet Halk Partililer söyledi" ifadelerini kullandı. "Herkes kendi evinin bahçesini temizlemelidir" AK Parti’nin meydanların partisi olduğunu ve sandık dışında bir iradenin peşinde koşmadığını söyleyen Ömer Çelik, "AK Parti yargı kolları diye tabirler uyduracağınıza sizin döneminizi kastederek söylüyorum, kendi partinizdeki yolsuzluk kollarına baksaydınız. Siyasi ve ekonomik yolsuzluk kollarıyla uğraşsaydınız. Onun için bizim herhangi bir şekilde siyaset meydanı ve sandık dışında bir iradenin peşinde koştuğunu söylemek, koştuğumuzun söylenmesi dünyanın en büyük yalanıdır. Biz meydanların partisiyiz. Biz sandığın partisiyiz. Biz önümüze vesayetin en karanlık günlerinde en ağır vesayet araçlarıyla çıkıldığında bile sandıktan millet iradesinden başka bir şey düşünmedik. Cumhurbaşkanımız bilinen ve bilinmeyen bir sürü siyasi tehditle ve siyasi suikastla karşı karşıya kaldığında Ankara kapkaranlık bir iklime büründüğünde cumhurbaşkanımızın yaptığı şey Anadolu’ya çıkmak ve millet iradesiyle buluşmak oldu. Her zaman bu böyle oldu. AK Parti’ye en son yakıştırılacak şey sizin bu söylediğiniz sözlerdir. Ama biz siyasi vesayetin, yargı vesayetinin en karanlık günlerinde tehdit edilirken siz bu tehditlerin arkasında durdunuz. Kapatma davalarının, modern ve postmodern darbelerin arkasında durmuş bir siyasi geçmişten geliyorsunuz. Cumhurbaşkanımız millet iradesiyle buluşurken siz Ankara’nın labirentlerinde ve koridorlarında birtakım kumpaslar peşinde koşan bir siyasi gelenekten geliyorsunuz. Onun için bu durumu netleştirelim. Meydanların partisi biziz, sandığın partisi biziz. Siz kendinize neyi yakıştırıyorsanız onu bize söylemekten vazgeçmelisiniz. Dolayısıyla önünüze, beğendiğiniz, beğenmediğiniz her yargı kararına yargının siyaset eliyle, siyasetin yargı eliyle dizayn edilmesi gibisinden bir tabirle yaklaşmanızın hiçbir manası yok, hiçbir geçerliliği yok. Bu konuda bir hassasiyetiniz varsa önce herkes kendi evinin bahçesini temizlemelidir" dedi. "Gazi Mustafa Kemal Atatürk toplumumuzun ortak değeridir" Atatürk istismarcılığı yapıldığını da söyleyen Çelik, "Dedik ki ’Siz çıkın bunlara kefil mi kefil, kefil misiniz değil misiniz tek tek bunlardan bahsedin’ dedik. Özgür Özel şimdiye kadar bu konuda sessiz kaldı. İlk defa 2 gün önce net bir şekilde kefil olduğunu, ’Bu ismi geçenlerin hepsi benim evladım, onlar masumdur’ dedi. Bakın bu particilik değildir. Bu kabileciliktir. Bir partinin, bir kurumun, bir yapının tümüyle masum ilan edilmesi, içinde bu iddialar varken dönelim araştıralım, bunlara bir bakalım gereğini yapalım, varsa bir sıkıntı demek yerine bu tip yollara tevessül edilmesi, kuşkusuz ki bir kabilecilik mantığından başka bir şey değil. Siz kendinizi dokunulmaz, her türlü vesayetin peşinde yıllarınızı geçirdikten sonra halen bu konuda görebilirsiniz. Şimdi de mesela size bir soru soruluyor, bu soruya düzgün bir cevap vermek yerine tutuyorsunuz Atatürk istismarcılığına soyunuyorsunuz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk cumhuriyetimizin kurucusudur, ilk cumhurbaşkanımızdır ve toplumumuzun ortak değeridir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ve arkadaşlarının verdiği büyük mücadele, İstiklal Mücadelesi’nin sonunda cumhuriyetimizi elde ettik. Tarih içerisindeki büyük yürüyüşümüzün bu son hamlesinde de çok partili hayata geçerek demokrasimizi inşa ettik. Ama siz ne zaman siyasetin üstüne gölge düşse ve düşürseniz, ne zaman demokrasinin üstüne gölge düşse ve düşürseniz sürekli olarak Atatürk istismarı yapıyorsunuz. Dolayısıyla burada bari bu bütün bu siyasi kumpası, siyasi yanlışları örtmek için bunlarla Atatürk’ü yan yana getirmeyin, bu hassasiyeti gözetin" diye konuştu. "Kendi genel merkezinize zarar veriyorsunuz" CHP’nin iç durumunun Ortadoğu’dan ‘Fersah fersah’ karışık olduğuna da değinen AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, daha sonra şunları söyledi: "2-3 yıl evvel partimizin bir toplantısında bir kongremizde konuşurken CHP’nin içi Orta Doğu’dan daha karışık demiştim. Bunu söyleyeli 2-3 yıl oldu. CHP’nin içinin Orta Doğu’dan daha karışık olduğunu söyleyeli. Ben bunu söyledikten sonra esasında şimdi geriye dönüp bakıyorum bu 2-3 yıllık sürece, Orta Doğu’ya haksızlık etmişim. CHP’nin içi Orta Doğu’yi fersah fersah geride bırakacak kadar karışık. Bu karışıklığı bizim üzerimizden netleştirmeye, bizim üzerimizden temize çekmeye kalkmayın. Bütün bu iş ve işlemler sizin ve ekibinizin yönetimi zamanında oldu. Yani sadece isim vermek istemiyorum, bir ildeki siyasi yolsuzluk, başka bir ildeki ortaya çıkan sapkınlıklar bütün bunlarla, sadece bu ikisini temizlemek üzere uğraşsanız başka bir şeyle uğraşmaya mesainiz kalmaz. Fakat sürekli olarak bu örtbas etme faaliyeti içerisine giriyorsunuz, bu da sizin bileceğiniz iş ama bunu bizim üzerimizden yaptırtmayız size. Miting meydanında gazeteci yumrukluyorsunuz. Kendi genel merkezinize zarar veriyorsunuz. Ondan sonra da demokrasiden bahsediyorsunuz. Türkiye’de demokrasi mücadelesinin lideri cumhurbaşkanımızdır. Türkiye’de demokrasi meydanlarının en büyük aktörü AK Parti ve Cumhur İttifakıdır. Dolayısıyla esas mesele bu siyasi zihniyet tüzüğünün değişmesidir. Parti tüzüklerinin, yazılı olan parti tüzüklerinden daha önemli olan şey zihniyet tüzüğüdür. Buradaki zihniyet tüzüğü biraz evvel bahsettiğim gibi tamamen demokrasi karşıtlığı, tamamen siyaset karşıtlığı ve anti siyaset üzerine kurulu bir tablodur." "Ne işiniz var TOMA’nın üzerinde" Özgür Özel’in TOMA üzerine çıkıp konuşmasına da vurgu yapan Çelik, "Biliyorsunuz daha önce kitapçıları birbirinden ayırdılar, bizden olan, olmayan kitapçılar diye. Kahve dükkanlarını ayırdılar, bizden olan, olmayanlar diye. Yani kitabın ve kahvenin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine gitme hakkı olsa bunların hepsini mahkum ettirir. Sokağı bu şekilde bölmeye çalıştılar, vatandaşlarımızın bir kısmını karşı karşıya getirdiler. Siyaset sanatının bu ustalığından yoksun olanlar kaostan beslenmeye çalışıyorlar. Sisteme oksijen pompalamak yerine karbondioksit pompalıyorlar. Özgür Özel ve ekibinin bütün görev yaptığı süre içerisinde demokrasiye herhangi bir şekilde demokrasinin oksijenini artıran bir faaliyeti görülmedi. Bir siyasetçinin ustalığı sağduyulu çözüm üretme kapasitesiyle ölçülür. Bir siyasetçinin konuşacağı yer ya kürsüdür ya da parti otobüsüdür. Ne işiniz var TOMA’nın üzerinde. Oradaki polis kardeşlerimiz gelmişler, oradaki bütün vatandaşlarımızın ve sizlerin güvenliğini sağlamak için bulunuyorlar. Oradaki polise ait bütün cihazlar, bütün araçlar vatandaşlarımızın güvenliğini sağlamak için bulunuyor. Kanunun, mahkeme kararını yerine getirmeye çalışıyorlar" diye konuştu. "Gazze’de soykırım devam ediyor" Türkiye’nin ABD-İsrail ve İran Savaşı’nda arabuculuk yapmasının önemine de değinen AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Cumhurbaşkanımız ve Türkiye, burada sağlanacak barış konusunda kilit aktördür. Biliyorsunuz şu anda Hürmüz Boğazı’nın durumu, nükleer konu ve aynı zamanda da bölgesel birtakım aktiviteler, bölgesel barışın sağlanması temelinde birkaç tane temel tartışma yürüyor. Geçen gün bölge liderlerinin katılımıyla, Başkan Trump’ın da katıldığı bu konunun müzakere edildiği telekonferansta Cumhurbaşkanımız herkesin üzerinde mutabık olduğu bir çözüm çerçevesini çok net bir şekilde koydu. Gerek Hürmüz meselesinden gerek nükleer meseleden gerek bölgesel barış konusuna kadar bütün kardeş ülkelerin Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu bu siyasi iradeye destek vermesi son derece memnuniyet vericidir. Neredeyse her uluslararası zeminde Cumhurbaşkanımızın ilk gündem maddesi dünya bunu unutmaya çalışsa, dünya bunu geri plana itmeye çalışsa da Gazze’dir. Gazze’de soykırım devam ediyor. İsrail aynısını Batı Şeria’ya da yapmaya çalışıyor. Sumud filosuna, Sumud filosunun asil üyelerine yapılan o zulümleri de gördük. Dolayısıyla Cumhurbaşkanımızın diplomasi trafiğinin başında Gazze olmaya devam ediyor" dedi. "Bilgi Üniversitesi faaliyetlerine devam edecek" Bilgi Üniversitesi’nin önce kapatılıp ardından da yeniden açılmasına değinen Çelik, daha sonra şunları söyledi: "Bilgi Üniversitesi faaliyetlerine devam edecek. Biliyorsunuz 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun ek 11. maddesinin 3. fıkrası; ’Kurucu vakıflarına kayyum atanan vakıf yükseköğretim kurumlarının faaliyet izni Cumhurbaşkanlığı kararıyla kaldırılır’ diyor. Yani bu kaldırma kararı esasında kanunun emrettiği bir, kanunun başka türlü davranmaya cevaz vermediği bir karar. Daha sonra kamu yararı, Yükseköğretim Kurulu’nun raporları ve diğer değerlendirmeler Sayın Cumhurbaşkanımıza arz edilmiştir. Sayın Cumhurbaşkanımız da bu üniversitenin faaliyetlerine devam etmesi konusundaki takdir yetkilerini kullanmışlardır. Böylece Bilgi Üniversitesi faaliyetlerine devam edecek. Cumhurbaşkanımız burada hem kamu yararını hem akademik hayatı hem Bilgi Üniversitesi’ndeki akademisyenleri, öğrencileri düşünerek bu takdir yetkisini kullanmıştır. Akademik hayatımıza, değerli öğretim üyelerine ve sevgili öğrencilerimize hayırlı olsun." "Torba kanunu değerlendirmesi devam ediyor" Öte yandan Ömer Çelik, taslak torba kanunu hakkında çıkan dedikodulara ilişkinde, "Bu adı üstünde taslak, taslaklar yapılırken bunlar zaten önceki kanunlara ya da ilişkili kanunlara atıfla yapılan şeyler oluyor, düzenlemeler oluyor. Daha sonrasında siyasi irade buna son şeklini veriyor. Dolayısıyla şunu söylemek isterim; zaten bir değerlendirme süreci devam ediyordu. Özellikle de buna dijital materyallerin de katılması gerekiyor. Dijital materyalin katılması dahil, bu torba kanundaki yaklaşıma bir sürecin, değerlendirme sürecinin devam ettiğini ifade edebilirim. Vatandaşlarımızın, düşünürlerimizin, kanaat önderlerimizin hepsinin sesini duyduk. Değerlendirme süreci devam ediyor ama hepsinin sesini duyduğumuzu, değerlendirmelerini aldığımızı ifade etmek isterim" dedi.
18 Mart 2024 Pazartesi - 11:40
Pamukta Pembekurt zararlısına karşı bilgilendirme
Adana’da pamuk ekim alanlarını istila eden Pembekurt zararlısına karşı üreticiler sezon öncesi bilgilendirildi. Pamuk ekim alanlarının en önemli zararlılarından biri olan Pembekurt zararlısına karşı ekim sezonu öncesinde bilgilendirme toplantısı düzenlendi. Adana genelindeki pamuk ekim alanlarında yıldan yıla değişen popülasyon dağılımı gösteren Pembekurt’un zararının önlenmesi amacıyla, İl Eylem Planı çerçevesinde düzenlenen toplantıda, Adana Biyolojik Mücadele Araştırma Enstitüsü ile Adana İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nden konu uzmanları Pembekurt’un biyolojisi, mücadelesi ve Pembekurt Yönetmeliği konularında bilgilendirme yaptı. Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürü Yusuf İzzet Işık’ın yanı sıra İl ve ilçe müdürlüklerinden teknik personeller, biyokütle tesisi yetkilileri, çırçır prese fabrikası temsilcileri, muhtarlar ve üreticilerin katıldığı toplantıda, Pembekurt zararlısının önemi ve mücadelesi, 2023 yılında değişen yönetmelik ve değişen kısımları katılımcılara anlatıldı. Toplantıda Pembekurt zararının önümüzdeki sezonda minimize edilmesi için tüm paydaşların yönetmelikte belirtilen hususlara uyması gerektiği vurgulandı.
18 Mart 2024 Pazartesi - 11:19
Okullarına ismi verilen şehidi unutmadılar
Adana’da Kışla Şehit Orçun Kubat İlkokulu öğrencileri, okullarına ismi verilen şehidi mezarı başında ziyaret edip dua etti. Ayrıca öğrenciler mezara karanfil bıraktı. Adana’da 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 109. yıl dönümü düzenlenen etkinliklerle kutlandı. Adana’da Asri Mezarlık Şehitliği’nde anıta çelenk bırakılmasıyla başlayan törenin ardından saygı duruşunda bulunuldu, saygı atışı yapıldı, İstiklal Marşı okundu. Kur’an okunup, dua edilen törende, şehit kabirlerine karanfil bırakıldı. Okullarına ismi verilen şehidi unutmadılar 2016 yılında Hakkari’nin Yüksekova ilçesi Dağlıca yolu üzerinde bulunan Kamışlı köyünde askeri aracın geçişi sırasında PKK’lı teröristlerin yola döşediği el yapımı patlayıcının infilak ettirilmesi sonucu şehit olan Uzman Çavuş Orçun Kubat’ın isminin verildiği Kışla Şehit Orçun Kubat İlkokulu öğrencileri de şehitleri unutmadı. Yaklaşık 50 öğrenci, Orçun Kubat’ın ve diğer şehitlerin mezarını ziyaret edip, önce dua etti ardından da mezarlara karanfil bıraktı. “Vatan ve bayrak sevgisini öğretmek istiyoruz” İhlas Haber Ajansı’na konuşan öğretmen Hüsniye Karakaş, “Bugün okulumuza ismi verilen şehidimiz Orçun Kubat’ı ve diğer şehitlerimizi mezarı başında andık. Öğrencilerimizle buraya milli tarih bilincinin aşılanması için geldik. Onlara vatan ve bayrak sevgisini öğretmek istiyoruz” dedi. Mezarı ziyarete gelen öğrencilerden Sibel Tarku (8), “Okulumuza ismi verilen Orçun ağabeyimizi bugün mezarı başında andık. Onun ölmüş olması nedeniyle çok üzüldüm” ifadelerini kullandı. İbrahim Çağrı Ekinci (9) ise, “Şehitlerimiz için bugün geldik. Her şehit haberi aldığımızda üzülüyorum. Onları asla unutmayacağız” diye konuştu. Asri Mezarlık Şehitliği’nde düzenlenen programa Adana Valisi Yavuz Selim Köşger’in yanı sıra kent protokolü katıldı.
18 Mart 2024 Pazartesi - 11:14
Okullarına ismi verilen şehidi unutmadılar
Adana’da Kışla Şehit Orçun Kubat İlkokulu öğrencileri, okullarına ismi verilen şehidi mezarı başında ziyaret edip dua etti. Ayrıca öğrenciler mezara karanfil bıraktı. Adana’da 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 109. yıl dönümü düzenlenen etkinlikler kutlandı. Adana’da Asri Mezarlık Şehitliği’nde anıta çelenk bırakılmasıyla başlayan törenin ardından saygı duruşunda bulunuldu, saygı atışı yapıldı, İstiklal Marşı okundu. Kuran okunup dua edilen törende, şehit kabirlerine karanfil bırakıldı. Okullarına ismi verilen şehidi unutmadılar 2016 yılında Hakkari’nin Yüksekova İlçesi Dağlıca yolu üzerinde bulunan Kamışlı Köyü’nde askeri aracın geçişi sırasında PKK’lı teröristlerin yola döşediği el yapımı patlayıcının infilak ettirilmesi sonucu şehit olan Uzman Çavuş Orçun Kubat’ın isminin verildiği Kışla Şehit Orçun Kubat İlkokulu öğrencileri de şehitleri unutmadı. Yaklaşık 50 öğrenci, Orçun Kubat’ın ve diğer şehitlerin mezarını ziyaret edip önce dua etti ardından da mezarlara karanfil bıraktı. “Vatan ve bayrak sevgisini öğretmek istiyoruz” İhlas Haber Ajansı’na konuşan öğretmen Hüsniye Karakaş, “Bugün okulumuza ismi verilen şehidimiz Orçun Kubat’ı ve diğer şehitlerimizi mezarı başında andık. Öğrencilerimizle buraya milli tarih bilincinin aşılanması için geldik. Onlara vatan ve bayrak sevgisini öğretmek istiyoruz” dedi. Mezarı ziyarete gelen öğrencilerden Sibel Tarku (8), “Okulumuza ismi verilen Orçun ağabeyimizi bugün mezarı başında andık. Onun ölmüş olması nedeniyle çok üzüldüm” ifadelerini kullandı. İbrahim Çağrı Ekinci (9), “Şehitlerimiz için bugün geldik. Her şehit haberi aldığımızda üzülüyorum. Onları asla unutmayacağız” diye konuştu. Asri Mezarlık Şehitliği’nde düzenlenen programa Adana Valisi Yavuz Selim Köşger’in yanı sıra kent protokolü katıldı. (UMT-FKE-
18 Mart 2024 Pazartesi - 10:17
Öğrencilerden “Atıktan Sanata Süreç” sergisi
Adana’da Şehit Mehmet Fatih Ongun Orta Okulu öğrencileri, “Atıktan Sanata Süreç” sergisi açtı. Şehit Mehmet Fatih Ongun Orta Okulu öğrencileri, Görsel Sanatlar Öğretmeni Arif Naci Köneç rehberliğinde, ‘Sıfır Atık Projesi’ kapsamında geri dönüşüm malzemelerinden oluşan sanatsal çalışmaların yer aldığı “Atıktan Sanata Süreç” sergisi açtı. Sanatsal çalışmalar göz doldururken, ‘Çevre Dostuna Dönüşen Tabaklarımız Resim Sergisi’ ile süt kutularından yapılan ‘Kuşlarımız Üşümesin Geri Dönüşüm Evi’ çalışmalarıyla sergide öğrencilerin çalışmaları yer aldı. Okul müdürü Selçuk Cura, “Atıkların geri dönüşüm süreci içinde değerlendirilmeden bertaraf edilmesi, hem maddesel hem de enerji olarak ciddi kaynak kayıpları yaşanmasına neden oluyor. Kullanmadığımız atık malzemelerin sanatsal ve yararlı eşyalar haline gelmesi, etrafımızda çöp dediğimiz nesnelerin birer sanat eserine dönüşmesi, öğrencilerimizin çevreye olan duyarlılıklarının en güzel örneğidir. Bizler gelecek nesillerimizden emanet aldığımız bir çevreyi yaşıyoruz. En güzel temizlik, kirletmemektir. En güzel tasarruf israf etmemektir. Emeği geçen öğretmenimiz ve öğrencilerimizi gönülden kutluyorum” dedi.
18 Mart 2024 Pazartesi - 09:51
Depremde 2 evladını ve bacağını kaybeden baba, proteziyle yürümeye başladı
Kahramanmaraş merkezli depremlerde uzuvlarını kaybeden 5 depremzedeye Adana’da protezleri takıldı. 17 saat enkazda kalan ve bacağı kesilen baba, 2 evladını kaybettiğini anlatırken gözyaşlarını tutamadı.
18 Mart 2024 Pazartesi - 09:44
Silah satan kişinin evine operasyon: Çuvaldan 31 tabanca çıktı
Adana’da Seyhan polisi silah ticareti yaptığı öne sürülen şüphelinin evine yaptığı operasyonda 31 ruhsatsız tabanca ve çok sayıda tabanca parçaları ele geçirdi. Seyhan İlçe Emniyet Müdürlüğü, ‘Huzurunuz Gururumuzdur’ sloganı çerçevesinde kentteki ruhsatsız silahları yakalamaya yönelik çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. Bu çerçeveden Seyhan Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekipleri, Kenan A.’nın ruhsatsız silah ticareti yaptığını tespit etti. Ekipler söz konusu şüphelinin Seyhan ilçesine bağlı Söğütlü Mahallesi’nde evine operasyon yaptı. Operasyonda Kenan A. yakalandı. Seyhan araştırma polisleri evin içerisinde yaptığı aramada çuvalların içerisine gizlenmiş halde 31 ruhsatsız tabanca, 186 tabanca şarjörü, 180 sürgü tutucu pim, 15 silah parçası, 7 tabaca icra yayı ve 5 tabanca icra mili ele geçirdi. Yakalanan Kenan A. silahlar kendi evinden çıkmasına rağmen, “Başkasına ait benim değil” diyerek savunma yaptı. Emniyetteki sorgusunun ardından adliyeye sevk edilen şüpheli, çıkarıldığı mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
17 Mart 2024 Pazar - 18:57
CHP Genel Başkanı Özel: “Halkçı belediyelerimizin kapısı herkese açık”
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Belediye başkanlarımız kimsenin mezhebine bakmadan, Alevi demeden, Sünni demeden, mezhep ayırmadan, etnik kökenine bakmadan, Türk mü, Arap mı, Kürt mü, Laz mı, Çerkez mi, ne olduğuna bakmadan eşit hizmet yapıyorlar” dedi. Özel, Adana’da ASKİ Spor Salonu’nda düzenlenen partisinin belediye başkan adayları tanıtım toplantısına katıldı. Özel yaptığı konuşmada, “İki hafta sonra bu saatlerde sandıklar açılmaya, sonuçlar gelmeye başlamış olacak. Bu dakikalarda kurallar gereğince Adana Büyükşehir’in oyları sayılıyor ve Zeydan Karalar bir kez daha Adana Büyükşehir Belediye Başkanı oluyor. Geride 16 ilçe belediyesi var. 16 belediyede de çok iddialı adaylarımız var. Bu adaylarımızdan üç tanesi kilit, Fadime Geçioğlu Karahisalı’da, Sudiye Gizem Aksoylu Kozan’da ve Oya Tekin Seyhan’da. Cumhuriyetin ikinci yüzyılında Adana’ya üç tane Cumhuriyet kadınını, üç tane Atatürk’ün kızını Adanalı kadınlara ve kadın haklarına saygılı bütün erkeklere emanet ediyorum. Lisedeki Cumhuriyet Halk Partililer, bunlar çok heyecanlı, gün sayıyorlar. 18 yaşını doldurup Atatürk’ün partisine üye olmak istiyorlar. Liselerde büyük bir mücadele veriyorlar. Onları yürekten alkışlıyoruz” diye konuştu. Özel, şöyle devam etti: “Kalabalık güzel mitingler yaptık. Ceyhan’da ve Seyhan’da muhteşem mitingler yaptık. Orada da ifade ettim. Belediye başkanlarımız kimsenin mezhebine bakmadan. Alevi demeden, Sünni demeden. mezhep ayırmadan, etnik kökenine bakmadan, Türk mü, Arap mı, Kürt mü, Laz mı, Çerkez mi, ne olduğuna bakmadan eşit hizmet yapıyorlar. Ceyhan’da da, Çukurova’da da, diğer 15 ilçemizde de, büyükşehirde de insan ayırmayan halkçı belediyelerimizin kapısı ardına kadar herkese açıktır.” Özel, konuşmasının ardından belediye başkan adaylarını tek tek tanıttı.
17 Mart 2024 Pazar - 18:28
Esnafın yüzü Ramazan’da güldü
Adana’da on bir ayın sultanı Ramazan ayında kebap severler, iftarda kebapçılara akın ediyor. Kebabın başkenti Adana’da günün ilk ışıklarından itibaren eti zırhtan geçiren ve şişlere takan kebap ustaları, iftar saatinde pişirdikleri kebapları ve hazırladıkları birbirinden lezzetli meze ile salataları müşterilerine sunuyor. Ramazan ayında esnaf hareketli günler geçirirken, iftar saatlerinde lokantalar tıka basa doluyor. Bazı mekanlar ise yoğun kalabalıktan dolayı kaldırımlara da masa sandalye koyarak hizmet veriyor. Adanalılar oruçlarını kebap ile açıyorlar Adanalılar, iftarda kebapçılara giderek oruçlarını Adana kebap ile açıyor. Bazı Adanalılar sahurda bile kebapçılara giderek ciğer yiyip sahurunu yapıyor. Ramazan’la birlikte hareketlilik artarken, esnafın da yüzü gülüyor. “Kebaptan asla vazgeçilmez” Adana’da uzun yıllardır kebapçılık yapan Yaşar Aydın, İhlas Haber Ajansı muhabirine yoğunluktan memnun olduklarını belirterek, “Kebaptan asla vazgeçilmez. Ramazan’da da insanlar kebaptan vazgeçmiyor. Kebap Adana’nın bir kültürüdür ve insanlar Ramazan’da da bu kültürü yaşatıyor. Bizim Adana kültüründe oruç kebap ile açılır. Bu yıllardır böyle devam ediyor” ifadelerini kullandı. “İşlerimiz iyi gidiyor” Esnafın yüzünün güldüğünü anlatan Aydın, “Çok şükür işlerimiz iyi, esnafın yüzü gülüyor. Zor zamanlar geçirdik ama Ramazan ayında işlerimiz iyi gidiyor. 170 gram kebabı 265 TL’den satıyoruz. İçecek ile birlikte 290 TL’ye mal oluyor” diye konuştu. “Herkese tavsiye ederiz” İftarda ailesiyle birlikte kebapçıya gelen Reca Yavuş, Adanalıların her daim kebap yediğini belirterek, “Biz Adanalılar olarak iftarda orucumuzu kebap ile açıyoruz. Bu bir gelenek, her sene geliyoruz ve ailemizle iftarı kebap ile yapıyoruz. Herkese tavsiye ederiz” dedi. “Kebap milli yiyeceğimiz” Kebap yemeye gelen Beyza Başözdemir ise kebapsız yaşayamadıklarını belirterek, “Kebap bizim milli yiyeceğimiz. Kebapsız yaşayamayız. İftarda kebap yemekte hiçbir ağırlık yapmıyor. Her sene mutlaka kebap ile iftarımızı açıyoruz” ifadelerini kullandı.
17 Mart 2024 Pazar - 17:25
CHP Genel Başkanı Özel’in aday tanıtımı öncesi salona girişte gerginlik yaşandı
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in aday tanıtım programı öncesi basın mensuplarının salona girişi sırasında gerginlik yaşandı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, belediye başkan aday tanıtım toplantısına katılmak üzere ASKİ Spor Salonu’na geldi. Bu sırada Özel’i takip etmek için gelen basın mensupları da salona girmek istedi. Ancak basın mensupları polisler tarafından içeri alınmadı. Görevli polisler basın mensuplarının kimliklerini kontrol etmelerine rağmen içeri almadı. Bu nedenle basın mensuplarıyla görevli polis memurları arasında gerginlik yaşandı. Bir süre sonra basın mensupları salona alınınca gerginlik sona erdi.
17 Mart 2024 Pazar - 16:13
CHP Genel Başkanı Özel: "Seyhan’da Seyhan ittifakı, Adana’da Adana ittifakı"
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, bu seçimlere giderken geçmiş seçimlerdeki gibi bir ittifakla gitmediklerini söyleyerek, “Seyhan’da Seyhan ittifakıyla, Adana’da Adana ittifakıyla, Türkiye’de Türkiye ittifakıyla seçime gidiyoruz” dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Adana’daki belediye başkan aday tanıtım toplantısı için geldiği Adana’da önce Ceyhan ilçesinde vatandaşlarla bir araya geldi. Özel, daha sonra Adana’nın Seyhan ilçesinde hakla hitap etti. Özel, halkı selamlayarak başladığı konuşmasında, "Sıcak Adana’nın, sıcak kanlı, yüreği sıcak, gönlü geniş, alnı dik, başı açık, yüreğinde vatan, millet, bayrak ve Atatürk sevgisi olan güzel insanlar. Hepiniz hoş geldiniz. Hepinizi saygıyla selamlıyorum" diyerek “Başı dik alnı açık” deyimini “Alnı dik, başı açık” şeklinde yanlış söyledi. Özel, daha sonra konuşmasında Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar’ın, Seyhan’da sayısız hizmeti olduğunu belirterek, “Adana’nın her köşesine, Seyhan’ın her köşesine dokundu. Seyhan’da görevi bırakırken böyle bir kent meydanını kazandırdı. Adana çalıştı. Adana’da partimizin 16 belediye başkan adayı var. Partimiz 16 belediyeye de başkan adaylarıyla talip durumda. An itibariyle üç belediyemiz var. Seçimden gönül ister ki hem Adana Büyükşehir Belediyesi’ni, hem de 16 belediyenin tamamını alalım” diye konuştu. Özel, partisinin bu seçimlere giderken geçmiş seçimlerdeki gibi bir ittifakla gitmediğinin altını çizerek şöyle devam etti: “Yalnız kaldık. Seçimi kazanamaz diye düşünenler vardır. Bunlar burada Cumhur İttifakı karşısında Seyhan’da Seyhan ittifakıyla, Adana’da Adana ittifakıyla, Türkiye’de Türkiye ittifakıyla bu korku ittifakının karşısında biz Seyhan’a geldik. Sosyal demokratlardan, milliyetçi demokratlardan, muhafazakar demokratlardan, Türklerden, Kürtlerden, Adana’da yaşayan hangi etnik grup varsa ondan, Alevi’den, Sünni’den ama gönlünde Seyhan alan olan, vatan olan bütün güzel insanlardan oy istemeye geldik. Bu ittifak çoktan kurulmuş. Ama benim burada özel bir ricam, özel bir emanetim olacak. Ben Cumhuriyet Halk Partisi’nin son genel başkanıyım. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten bir emanet koltukta oturuyorum. O gelmeden önce tek adam vardı, saray vardı, padişah vardı. Söz tek adamdaydı. Sonra meclis kuruldu. Büyük bir mücadeleyle vatan kurtuldu. Cumhuriyet ve cumhuriyetin gereği kadına Avrupalılardan 30 yıl önce, 40 yıl önce verdi. Çağdaş bir ülke bunu hak ediyor. Bu ülkenin kadınları bunu hak ediyor diye seçme ve seçilme hakkı verildi.” Özel, Adanalılar ile bütün sorunları konuşacağını belirterek, “Bütün sorunları konuşacağız. Kimse acele etmesin. Bütün sorunları konuşacağız. Önce 6 Şubat’ı hatırlayalım. Bu ülkenin görmüş olduğu en büyük felaket. Adana’mız da bu felaketten etkilendi. Adana’da 418 canımızı 6 Şubat gecesi kaybettik. 6 Şubat’tan sonra tabii Adana’ya hemen koştuk geldik. Biz depremi unutmayacağız” dedi. Özel, daha sonra partisinin aday tanıtım toplantısına geçti.
17 Mart 2024 Pazar - 12:03
1 aylık hamile gelin trafik kazasında hayatını kaybetti
Adana’da zincirleme trafik kazasında ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan 1 aylık hamile kadın hayatını kaybetti. Kadının cenazesi ailesine teslim edildi.
17 Mart 2024 Pazar - 11:11
Ramazan ayında denetimler sıklaştırıldı
Adana İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri Ramazan ayı nedeniyle gıda sektöründe, fiyat ve hijyen denetimlerini artırdı. Adana İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri Ramazan ayı nedeniyle 7 gün 24 saat gıda denetimi yapmaya başladı. Ekipler, un ve unlu mamuller, pasta ve tatlılar, et ve et ürünleri, süt ve süt ürünleri işletmeleri başta olmak üzere bir çok gıda sektöründe denetim yaptı. Ekipler gittikleri yerlerde fiyat ve hijyen kontrolü yaptı. Vatandaşın daha sağlıklı ve ucuz gıda tüketmesi için denetimlerin devam edeceği bildirildi. Ekipler gerekli hijyen koşullarını yerine getirmeyen ve aşırı fiyat artışı yapan yerlere cezai işlemde uyguladı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder