Yerel Haberler
Adana
Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden ’A’ kalite tüp bebek merkezi
23 Şubat 2024 Cuma - 10:12 Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden ’A’ kalite tüp bebek merkezi Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde faaliyet gösteren ‘Üremeye Yardımcı Tedavi Merkezi’nde vatandaşlar devletin imkanlarıyla tüp bebek tedavisinden yararlanıyor. Bölgenin yükünü kaldıran merkeze 4 ayda bin 400 hasta başvurdu. Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde geçen 19 Eylül tarihinde hizmete alınan Üremeye Yardımcı Tedavi Merkezi’nde son teknolojik cihazlarla hizmet sunuluyor. Merkezde, kadın ve erkekteki kısırlık nedenlerinin araştırılması amacıyla gerekli testler ve muayeneler, yumurtlama, aşılama, tüp bebek, mikroenjeksiyon, testiküler sperm ekstraksiyonu (TESE/Mikro TESE), embriyo ve gonad hücreleri dondurma işlemleri yapılıyor. “Son teknoloji cihazlarla hizmet veriyoruz” İhlas Haber Ajansı’na konuşan Üremeye Yardımcı Tedavi Merkezi Sorumlusu Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Sefa Arlıer, yıllardır böyle bir merkezi hayal ettiklerini söyledi. Doç. Dr. Arlıer, “Bu yaklaşık bizim 10-12 yıllık hayalimiz. Bu bölgede depremden sonra Balcalı Hastanesi Tüp Bebek Merkezi kapandıktan sonra kamuda böyle bir ihtiyaç arttı. Biz de devlet eliyle burada yetişmiş elemanlarımızla, son teknoloji cihazlarla merkezimizi 3 ay önce açtık. Şu ana kadar bin 400 hasta başvurdu, tüp bebek için başvuran hastalarımız var, aşılama için başvuran hastalarımız var, tetkikleri devam eden hastalarımız var” dedi. “Birçok ilden hastamız var” Hastalardaki tedavi şansının da sevindirici olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Sefa Arlıer, “Geçen ay 16 hastadan 8 tanesinden pozitif sonuç aldık. Çok sevindirici bir durum bu bizim için. Öte yandan, aşılama hastalarımızdan da yüzde 20’ye yakın bir başarı oranımız var ve her geçen gün halkın teveccühü ile başvurular artıyor. Van, Hatay, Mardin olmak üzere birçok ilden hastalarımız var” ifadelerini kullandı. Doç. Dr. Nefise Tanrıdan Okcu ise devlet eliyle tüp bebek tedavisinin merkezde yapılabildiğini ve SGK katkı payı ödemelerinin hastadan hastaya değiştiğini söyledi. “Başarı oranı yüzde 40” Merkez ile ilgili teknik bilgiler veren Doç. Dr. Deniz Aka Satar, “Merkezin açılmasıyla birlikte çok sayıda hasta başvurmaya başladı. Ocak ayında 30 hasta başvurdu. Bu hastalarımızın sonuçlarını yeni yeni alıyoruz. Gebelik sonuçları çok memnun edici. Laboratuvarımız son teknoloji ve A kalite. Tüp bebek yaptığımız mikroskop tam otomatiktir ve lazeri vardır. Bu laboratuvar bakanlığın önerdiği bütün şartları sağlıyor. Bu tür laboratuvarlar arasında birinci sıradayız. Androloji laboratuvarımızda ise aylık çok hasta sayısına ulaştı. Androloji laboratuvarımızda 4 ay içinde 200’e yakın aşılama yaptık. Onda da başarı oranımız yüzde 40 oldu” dedi.
Kozan canlı hayvan pazarı yapımı devam ediyor
22 Şubat 2024 Perşembe - 15:11 Kozan canlı hayvan pazarı yapımı devam ediyor Adana İl Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Nuri Kökçüoğlu, Tarım ve Orman Bakanlığı Kırsal Dezavantajlı Alanlar Kalkınma Projesi çerçevesinde yapımı devam eden Kozan Canlı Hayvan Pazarı’nda incelemede bulundu. Kökçüoğlu, projenin yapımı tamamlandığında Kozan’ın ve çevre ilçelerin faydalanacağı modern bir hayvan pazar yeri olacağını ifade etti. Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdürlüğü, Etüt ve Projeler Daire Başkanlığı tarafından, Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu (IFAD) ek finansmanı ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) iş birliğinde gerçekleştirilen Kırsal Dezavantajlı Alanlar Kalkınma Projesi (KDAKP), çerçevesinde Kozan ilçesine mevcut Canlı Hayvan Pazar Yeri’nin yerine Kamu Altyapı Yatırımları kapsamında yenisinin yapılmasına karar verildi. Geçen yıl projesi hazırlanan ve ihalesi tamamlanan Canlı Hayvan Pazar yerinin yapımına da 3 ay önce başlandı. Adana İl Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Nuri Kökçüoğlu, inşaat sahasında incelemelerde bulunarak yüklenici firma temsilcisi ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) temsilcisinden mevcut durumla ilgili bilgi aldı. İl Müdürü Kökçüoğlu, Tarım ve Orman Bakanlığının projesi ile Kozan’a modern bir canlı hayvan pazar yerinin kazandırılacağını belirterek, pazar yerinin sadece Kozan’daki hayvan üreticilerine değil çevre ilçelerdeki üreticilere de hizmet vereceğini kaydetti. Kökçüoğlu, “Kozan ve kuzeydeki ilçelerimizde küçükbaş hayvancılık yoğun olarak yapılıyor. Canlı hayvan pazar yeri bir ihtiyaçtı. Önce tasarım ihalesi sonra da yapım işi ihalesi gerçekleşti. 6 Aralık 2023 tarihinde de yapımına başlandı. Projenin tamamlanma süresinden önce canlı hayvan pazar yerini tamamlayarak üreticilerimizin hizmetine sunmayı hedefliyoruz.” dedi. 13 bin 372 metrekare tahsisli alanda 350 büyükbaş ve 2 bin 400 küçükbaş hayvan kapasiteli olarak projelendirilen hayvan pazarında 2 bin metrekare alan kapalı olacak. İçerisinde alıcı ve satıcıların konaklamasına imkân sağlayacak 14 yatak kapasiteli konaklama ünitesi, sosyal tesis, idari bina, ahır, yem, karantina, kantar ve otopark birimleri bulunan hayvan pazarının projede belirlenen süreden önce tamamlanarak kurban bayramı öncesinde hizmete girmesi bekleniyor.
Emniyet ve Kızılay “İyilik için” el ele
22 Şubat 2024 Perşembe - 12:40 Emniyet ve Kızılay “İyilik için” el ele Kızılay 1. Genel Başkan Yardımcısı Ramazan Saygılı, "Yüreklere kandil yakmayı bir görev bilen Kızılay’ımız, emniyetimizin güç birliği ile her bir noktaya her bir haneye iyiliği bulaştırmak istiyoruz” dedi. Saygılı, Adana Emniyet Müdürlüğü görevine yeni atanan Ahmet Hakan Arıkan’ı ziyaret etti. Saygılı ziyaretinde, Arıkan’ın Adana’da başarılı çalışmalar yapacağına olan inancını dile getirerek, “Allah emniyet güçlerimizin ayağına taş değdirmesin, güç versin kuvvet versin. Emniyet müdürlüğü ve Kızılay’ın hayata geçirebileceği kalplere dokunan ortak projeler olacak" diye konuştu. Hayata geçirecekleri projeler hakkında konuşan Saygılı, “Önümüzdeki süreçte birlikte hayata geçireceğimiz projelerle iyiliğin güzelliklerini yaşamaya devam edeceğiz. Toplumun tüm kesimlerine dokunurken iyilik kervanımızı da her geçen gün güçlendirmeye devam edeceğiz. Yüreklere kandil yakmayı bir görev bilen Kızılay’ımız, Emniyetimizin güç birliği ile her bir noktaya her bir haneye iyiliği bulaştırmak istiyoruz” dedi. Arıkan ise “Kızılay’ımız hem ülkemizde hem ihtiyaç sahibi ülkelerde yardım yapan Milli bir kuruluşumuzdur. Bu güzide kuruma destek olmak bizlerin vatandaşlık görevidir. Kızılay’ımızın her çalışmasında başta kan bağışı ve kök hücre bağışı olmak üzere toplum yararına tüm ortak projelerde işbirilği içinde çalışmaya hazırız” diye konuştu.
Kış aylarını zinde geçirmek için 5 öneri
22 Şubat 2024 Perşembe - 12:31 Kış aylarını zinde geçirmek için 5 öneri kış aylarında yorgun hissetmemizin nedenlerini açıklayan İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Ahmet Aktaş, ‘’ Düzenli spor yapmak, sanılanın aksine halsizlik ve yorgunluk şikâyetlerine iyi gelmenin yanı sıra kalp ve damar sisteminin daha sağlıklı çalışmasına da yardımcı olur. Bu nedenle düzenli spor yapmayı bir yaşam tarzı haline getirmeye çalışın’’ dedi Kendimizi özellikle kış aylarında sürekli yorgun hissetmemizin altında yatan nedenlerin genellikle kendi yaşam şeklimiz olduğunu belirten Adana Medline Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Ahmet Aktaş, bizi yorgun düşüren 5 hatalı alışkanlığa dikkat çekerek şu 5 öneride bulundu. 1. Yeterli uyumamak Sağlıklı bir beden için uyku temel ihtiyaçtır. Daha enerjik olmak için ne çok ne de az uyumak gerekir. Hücrelerin onarımından ve yenilenmesinden sorumlu olan melatonin karanlık ortamlarda ve yaklaşık akşam 23 ile sabah 05 saatleri arasında salgılanır. Az uyuyan kişilerde ise yetersiz ve düzensiz salgılanarak yorgunluğa sebep olur. Melatonin hormonunun salgılanması ve hücre onarımı için her gün 6-8 saat uyumak idealdir. Uykunuzun kaliteli ve düzenli olması, sizi gün içerisinde iyi hissettirecektir. Kaliteli bir uyku için oda sıcaklığı 21-22 derece olmalıdır. Uyumadan önce odanızı iyice havalandırın. Uyuyacağınız odanın karanlık olması önemlidir. Uykuda salgılanan melatonin hormonu karanlıkta artar ve etkisini gösterir. 2. Kahvaltıyı atlamak Vücudumuz, gece biz uyurken de enerji harcamaya devam eder. Bu nedenle sabah uyandığımızda kahvaltı yapmak, ihtiyacımız olan enerjiyi alarak güne fiziksel ve psikolojik açıdan iyi başlamamızı sağlar. Güne kahvaltı etmeden başladığımzda ise kan şekerimiz düşer, gün boyu kendimizi yorgun hissederiz. Ayrıca kahvaltı haricindeki diğer öğünlerde de sağlıklı beslenmeye özen göstermek önemlidir. Protein ağırlıklı kahvaltı edin. Bunun için kahvaltı menünüze peynir, yumurta, süt ve yüksek proteinli tahıllar ekleyin. Kahvaltınızda salatalık, biber ve domates gibi sebzeler tüketin. Beslenmenizde taze mevsim sebzelerine ağırlık verin, bol lifli gıdalar tüketin. Un, şeker ve tuzdan uzak durun. Salam-sucuk gibi işlenmiş gıdalardan kaçının. 3. Hareketsiz yaşam Düzenli spor yapmak, sanılanın aksine halsizlik ve yorgunluk şikâyetlerine iyi gelmenin yanı sıra kalp ve damar sisteminin daha sağlıklı çalışmasına da yardımcı olur. Bu nedenle düzenli spor yapmayı bir yaşam tarzı haline getirmeye çalışın. Güneşli havalar için bisiklete binmek veya uzun doğa yürüyüşleri yapmak iyi birer seçenek olacaktır. Kötü havalarda ise evde pilates veya yürüyüş bandı ile egzersiz yapmaya devam edin.İşinize yürüyerek gidip gelin. İş yeriniz uzak ise aracınızı uygun bir mesafeye park ederek kalan yolu yürüyün. Oturduğunuz kata inip-çıkmak için asansör kullanmayın. 4. Yeterli miktarda su içmemek İnsan vücudunun yaklaşık yüzde 75’i sudan oluşur. Susuzluk ise temel vücut sistemlerine zarar vererek düzenini bozar. Öyle ki vücuttaki su oranını sadece yüzde 2’sini kaybettiğimizde bile enerjimiz yüzde 20 civarında azalır. Bunun sonucunda ise vücut halsiz düşer. Bununla birlikte çay-kahve gibi kafein içeren içeceklerin ise vücutta negatif enerji oluşturarak halsizlik ve huzursuzluğa yol açacağını da unutmayın. Hiçbir içecek suyun yerini tutmaz. Günde en az 2 buçuk-3 litre su tüketin. Su içmek için susamayı beklemeyin. Gün içerisindeki çay, kahve tüketiminizi 3-4 fincan ile sınırlandırın. Gece yatmadan en az 4 saat önce kafeinli içecek tüketmeye son verin. 5. Kendine vakit ayırmamak Yoğun çalışma temposu hem bedenen hem de mental olarak yorgunluğa neden olur. Bu durumu aşmanın en etkili yolu ise tatile çıkmaktır. Çünkü tatilde tüm zamanınız size aittir. Ancak tatile iş götürmemeniz gerektiğini unutmayın ve iş stresini geride bırakarak tatilde işlerinizi uzaktan takip etmeye çalışmayın. Tatile çıkmadan önce işlerinizi planlayın. Yanınıza dizüstü bilgisayarınızı almayın. Akıllı telefonunuzdan sosyal medyayı takip ederek zaman harcamayın. Hobiler edinin, örneğin foroğrafçılık veya seramik gibi ilginizi çekebilecek kurslara katılın. Hafta sonları sevdiklerinizle beraber kamp yapın.
Tüp bebek başarısızlığı, çocuğunuz olmayacağı anlamına gelmez
22 Şubat 2024 Perşembe - 11:54 Tüp bebek başarısızlığı, çocuğunuz olmayacağı anlamına gelmez Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı’ndan Doç. Dr. Erhan Şimşek, tüp bebekte 1 veya 2 kez başarısız olmanın beklenebilir bir durum olduğunu ve bunun çocuk olmayacağı anlamına gelmediğini söyledi. Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı’ndan Doç. Dr. Erhan Şimşek, tüp bebek merkezlerine yapılan başvuruların önemli bir kısmının tüp bebek denemiş ama gebe kalamamış ailelerden oluştuğunu belirterek, konuyla ilgili detaylı bilgiler paylaştı. Doç. Dr. Şimşek, çocuğa ulaşmakta en yüksek teknoloji ve en başarılı yöntem olan tüp bebeği denemiş ve gebe kalamamış ailelerin artık çaresiz oldukları fikrine kapılabildiklerini ifade ederek, "Aileler, depresyona girebiliyor ve gebe kalma şansları devam ederken denemeyi bırakabiliyorlar. Olumsuz düşünmeden sabırla denemeye devam etmeleri için motive etmek, tüp bebek tedavisine başlarken hastaları doğru bilgilendirmek gerekir. Tedavinin başarı şansı en iyi koşullarda bile yüzde 40 ila 55 arasında değişir. Bu oran hastanın yaşına, sperm sayısına, yumurta sayısına rahim yapısına göre değişkenlik göstermektedir. 1 yıl içerisinde 4 ila 6 arasında tüp bebek uygulaması yapmak mümkün. 35 yaşın altında, yumurta seviyesi yeterli, eşinin sperm sayısı iyi, rahmi doğuma elverişli kadınlarda, 6 - 8 ay içerisinde 3 kez tüp bebek denemesinde gebe kalma şansı yüksek" dedi. Tüp bebek başarısızlıklarının, az yumurta veya az spermden, döllenme problemlerinden ve embriyo kalitesinden kaynaklanabildiğinin altını çizen Doç. Dr. Erhan Şimşek, "Yumurta ve spermin iyi olduğu bazı durumlarda da gebelik olmayabiliyor. Laboratuvar ortamında döllenen bebeğin transfer sonrasında rahimde tutunabilmesi gerekir. Bu süreçte müdahale şansımız olmuyor. Hasta rahminin bebeğe uyum sağlaması için beklemek zorundayız. Bazı kişilerde rahim bebeği kabul etmediği için de gebelik gerçekleşemiyor" diye konuştu. Her hastanın tüp bebek başarısızlığının birbirinden farklı olduğunu da vurgulayan Şimşek, "Denemeler birkaç kez başarısızlıkla sonuçlanıyorsa nedenleri araştırılmalı ve hedefe yönelik bir tedavi süreci başlatılmalıdır. Örnek vermek gerekirse; az spermli veya az yumurtalı hastaların doğurganlık şansı, çip yöntemi veya embriyoskop gibi tüp bebeğe ek yöntemlerle ve tekrarlayan denemelerle arttırılabilir. Alanında uzman ve deneyimli hekimlerle, tüp bebek teknolojilerinin iyi uygulandığı, hasta sayısı yüksek, çok sayıda tüp bebek uygulaması yapmış olan merkezlerin tercih edilmesi, tedavide başarı oranını arttıracaktır" ifadelerini kullandı.