Yerel Haberler
Adana
Kozan’da cinayet soruşturmasında 6 şüpheli gözaltına alındı 28 Mayıs 2026 Perşembe - 12:44:28 Adana’nın Kozan ilçesinde arazi anlaşmazlığı nedeniyle Kurban Bayramı arefesinde iki grup arasında çıkan tartışmada 1 kişiyi öldürdüğü, 2 kişiyi ise yaraladığı öne sürülerek gözaltına alınan 6 şüpheli adliyeye sevk edildi. Edinilen bilgilere göre, olay 26 Mayıs Kurban Bayramı arefesinde Kozan ilçesindeki kurban pazarında meydana geldi. İddiaya göre yaklaşık 4 yıl önce arazi anlaşmazlığı nedeniyle aralarında husumet bulunan iki aile arasında pazarda başlayan tartışma, daha sonra Çanaklı Mahallesi’ne taşındı. Pompalı tüfek ve silahların kullanıldığı kavgada başından vurulan Sinan Köten ağır yaralandı. Sağlık ekipleri tarafından Adana Şehir Hastanesi’ne kaldırılan Köten, doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamadı. Olayda yaralanan M.K. ile K.K.’nin hastanedeki tedavilerinin sürdüğü öğrenildi. Kozan Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Kozan İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği ekipleri tarafından yürütülen çalışma çerçevesinde olay yerinde 6 şüpheli gözaltına alınırken, olayda kullanılan silahlar ele geçirildi. Olayın baş şüphelisi olduğu belirtilen İ.T. ile birlikte M.T., F.T., Y.T., E.G. ve C.G., emniyetteki ifadelerinin ardından geniş güvenlik önlemleri altında bugün adliyeye sevk edildi. Şüphelilerin adliyedeki işlemleri sürüyor.
28 Mayıs 2026 Perşembe - 10:50 Göl içindeki Augusto Antik Kentin olduğu yer sit alanı ilan edildi Adana’nın Sarıçam ilçesinde bulunan Seyhan Baraj Gölü Rezervuar Alanı, Augusto Antik Kentin olduğu yer Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararıyla 1. derece arkeolojik sit alanı ilan edildi. Resmî Gazete’de 11 Ocak 2026 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren karar, bölgedeki tarihi ve kültürel mirasın korunması açısından önemli bir adım olarak değerlendirildi. Seyhan Baraj Gölü’nde su seviyesinin düştüğü dönemlerde Sarıçam ilçesine bağlı Karaömerli Mahallesi yakınlarında Roma dönemine ait Augusta Antik Kenti kalıntıları yeniden gün yüzüne çıkıyor. M.Ö. 1. yüzyıla tarihlenen antik kentten bugüne kadar sikkeler, mezar taşları ve çeşitli mimari parçaların bulunduğu, bu eserlerin Adana’daki müzelerde korunduğu öğrenildi. Bu alan Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararıyla 1. derece arkeolojik sit alanı ilan edildi. Resmî Gazete’de 11 Ocak 2026 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren kararla birlikte Seyhan Baraj Gölü rezervuar alanı ile çevresindeki tarihi bölgeler koruma altına alınırken, bölgede yapılacak tüm kazı, bilimsel araştırma ve imar planlarının birinci derece arkeolojik sit statüsüne uygun şekilde yürütülmesi kararlaştırıldı. Yetkililer, sit kararının alınmasında bölgede tarih öncesi ve antik döneme ait kalıntıların bulunma ihtimali ile kültürel miras değerinin yüksek olmasının etkili olduğunu belirtti. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan tarihçi yazar Cezmi Yurtsever, sit alanı kararının önemli olduğunu belirterek bölgede kapsamlı arkeolojik çalışmalar yapılması gerektiğini söyledi. Yurtsever, "Roma İmparatoru Augustus’un eşi Livia anısına, günümüzden yaklaşık 2000 yıl önce bir antik kent inşa edildi. O kentin tarihiyle ilgili, o dönem kullanılan paralar gün yüzüne çıkıyor. Bir yüzünde Livia, diğer yüzünde ise Nehir tanrıçası bulunuyor. Arkeolojik kazı yapılmadan yalnızca yüzeyden görülen bir antik kentin varlığı biliniyor" dedi. Bölgede sualtı arkeoloji çalışmalarının yapılması gerektiğini ifade eden Yurtsever, "Oranın sit alanı olarak değerlendirilmesi geç kalınmış bir karardır. 1955 yılında sular orayı kaplamış. Üzerinden 71 yıl geçmiş. Bugün sit alanı ilan edilmiş olsa da sualtında kalan çok sayıda eser var. Buna rağmen bölgede çalışma yapılması gerekiyor" diye konuştu. Yurtsever ayrıca bölgede tiyatro binası, sütunlar, yollar ve su kanallarına ait kalıntılar bulunduğunu öne sürerek, yapılacak bilimsel çalışmaların Adana tarihine önemli katkılar sunacağını kaydetti.
Küçücük bir "kesik" hayat boyu işlev kaybına yol açabilir
09 Şubat 2024 Cuma - 09:19 Küçücük bir "kesik" hayat boyu işlev kaybına yol açabilir Ortopedi Uzmanı Dr. Yusuf Hakan Abacı, el cerrahisinin travma, doğumsal şekil bozukluğu, yanık, tümör gibi durumlarda hayati olduğunun altını çizerek “Travma anında hemen tanı koyarak tedaviyi planlamak çok önemlidir. Gözden kaçacak küçücük bir kesik hayat boyu işlev kaybına neden olabilir” dedi. İnsan vücudunda işlev ve iletişim açısından en çok kullanılan uzvun eller olduğuna dikkat çeken Acıbadem Adana Hastanesi Ortopedi Uzmanı Dr. Yusuf Hakan Abacı, ellerin sadece biyolojik değil, aynı zamanda sosyolojik ve psikolojik temeli olan bir uzuv olduğunu ve bu nedenle bütünlük ve fonksiyonunun tam olmasının önemini anlattı. El hastalıklarının birçok alt başlıkta incelendiğini ifade eden Dr. Abacı “Temel olarak kırıklar, çıkıklar, damar- sinir- tendon- ligament yaralanmaları, kopma, doku kayıpları yani travmalar, el enfeksiyonları, el sinirlerinin sıkışma ya da iltihaplanması, doğumsal ya da sonradan olan şekil/fonksiyon bozuklukları, damar, tırnak ve eklem hastalıkları ile tümörlerin” en başta yer aldığını söyledi. Ayrıca serebral palsi (beyin felci), inme, parkinson ve ALS gibi nörolojik hastalıklar ile romatizmal, nörolojik ve kalp-damar hastalıkların da zamanla ellerin işlevini bozduğunu dile getirdi. Bu bozulmaların tedavisinin de hastalığın türüne, nedenine, süresine ve etkilediği bölgeye bağlı olarak çeşitlilik gösterdiğini belirtti. “Travma tedavisi ilk muayeneye göre yapılır” Ellerle ilgili en sık karşılaşılan durumun travmalar olduğunu vurgulayan Dr. Abacı “Acil servislere düşme, iş kazası, delici-kesici alet yaralanması, ateşli silah yaralanması, trafik kazası ve benzeri durumlarla başvuran hastaların birçoğuna el ve üst ekstremite yaralanmaları da eşlik eder. Anatomik ve işlevsel olarak elin yapısı çok karmaşık olduğu için, elin hangi yapılarının hasar gördüğünün belirlenmesi büyük önem taşır. Çünkü hastanın takip eden süreçteki tedavilerinin tümü, ilk değerlendirme temelinde yapılır. Röntgen, tomografi, MR, ultrasound gibi görüntüleme yöntemleri anatomik bozuklukları belirlemede çok kullanışlıdır; fakat işlevsel bozuklukları büyük ölçüde muayene ile görüntülenir. Bu yüzden de hastanın ilk değerlendirmesinde eksiksiz bir muayene yapılmalı ve gerekirse belirli periyotlarla tekrar muayeneleri yapılmalıdır” diye konuştu. El yaralanma şemasını buzdağına benzeten Dr. Abacı özellikle keskin cisimle temas sonrası meydana gelen travmaların ilk bakışta 1-2 cm’lik basit kesiler olarak görülse de altta birçok tendon, sinir ve damarın hasar görmüş olabileceğini söyledi. Eldeki tüm anatomik yapıların dar bir alanda uyum içinde çalıştığının altını çizen Dr. Abacı “Tanıyı hemen koymak ve ona göre tedaviyi planlamak çok önemlidir. Çünkü bir tendon, sinir ya da damar kesiği ilk bakışta gözden kaçarsa, ileri dönemde elde geri dönüşümsüz fonksiyon kayıpları meydana gelebilir” dedi. “Uzuv koparsa zamana karşı yarış başlar” Eldeki en önemli yaralanma türünün ise amputasyon yani kopma yaralanması olduğunu vurgulayan Dr. Abacı bir veya birçok parmağın, elin bir kısmının ya da elin tamamının koptuğu durumlarda zamanla yarışın başladığını; kopan bir uzuvda kan akışı ne kadar uzun süre durursa, dokunun canlı kalma ihtimalinin de o derece azaldığını ifade etti. Bu yüzden hastayı ve kopan uzvun en uygun şartlarda, en kısa sürede hastaneye ulaştırılması, acil müdahalelerden sonra hastayı mümkün olan en kısa zamanda ameliyata alarak kopan dokuya kan akımının sağlanması gerektiğini anlattı. Eldeki damar ve sinir yapılarının görece küçük olmasından dolayı, bu yapıların onarımının “mikrocerrahi” yöntemlerle mümkün olduğunu belirten Dr. Abacı “Mikrocerrahi, normalde çıplak gözle pek göremediğimiz yapıların; özelleşmiş mikroskoplar, çok küçük cerrahi aletler ve büyütücü optik gözlükler kullanılarak onarımına imkan tanır. Öncelikli amaç kopan dokuya kan akışını sağlamaktır; dokunun canlılığı sağlandıktan sonra ise tendon, kas, sinir gibi yapıların onarımı ve fonksiyonların yeniden kazandırılmaya çalışılır” diye konuştu. “Parmak fazlalığı veya yokluğu, yanık, şekil bozukluğu” Dr. Abacı el cerrahisi denilince akla ilk olarak travmatik yaralanmalar gelse de bu bilim dalının temel çalışma alanının “doğumsal parmak fazlalığı, parmak yokluğu ve anomalisi, el ve üst ekstremitedeki şekil bozukluğu (yarık el, clubhand, yapışık parmak vb.), yanık ve başka nedenlere bağlı hareket kısıtlılığı ve kontraktür, doğumsal kol felci, sinir sıkışma ve yaralanması, enfeksiyon, tümör” gibi konular olduğunu dile getirdi. Özellikle çocuk yaştaki hasta grubunda; hastanın büyüme ve gelişmesi devam edeceği için, tedaviyi yıllara yayacak şekilde ve gerekirse cerrahileri de adım adım planlamak gerektiğini sözlerine ekledi. El cerrahisi pratiğinde fizik tedavi ve rehabilitasyonun öneminden bahseden Dr. Abacı şunları söyledi: “El işlevsel açıdan en kompleks yapılardan biri olduğundan, tüm işlevlerin geri kazanımı için, cerrahi sonrası profesyonel fizik tedavi desteği şarttır. Rehabilitasyonu yapılmazsa işlev kaybı ve buna bağlı olarak ileride başka cerrahi müdahaleler gerekebilir”.
AK Parti Sözcüsü Çelik’ten muhalefete yanıt: "Hepinize yeteriz, hepinizin haddini bildirmeye hazırız"
08 Şubat 2024 Perşembe - 20:35 AK Parti Sözcüsü Çelik’ten muhalefete yanıt: "Hepinize yeteriz, hepinizin haddini bildirmeye hazırız" AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, ""Muhalefet partilerinden birisi çıkmış demiş ki ‘Yerel seçimlerde Cumhur İttifakı’na haddini bildireceğiz.’ İşte ben de diyorum ki; bak biz Adana’dayız. Buradayız. Hepinize yeteriz ve hepinizin haddini bildirmeye hazırız, kararlıyız" dedi. Adana’da AK Parti’nin Belediye Başkan Adayları tanıtıldı. Yüreğir Serinevler Spor Salonunda düzenlenen tanıtım toplantısına AK Parti Genel Başkanvekili Mustafa Elitaş, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, AK Parti Adana milletvekilleri ve vatandaşlar katıldı. Törende konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, muhalefet partilerini eleştirdi. Çelik, "Muhalefet partilerinden birisi çıkmış demiş ki ‘Yerel seçimlerde Cumhur İttifakı’na haddini bildireceğiz.’ İşte ben de diyorum ki ‘Haddini bildireceğiz’ diyene. Bak biz Adana’dayız. Buradayız. Hepinize yeteriz ve hepinizin haddini bildirmeye hazırız, kararlıyız. Onlar 14 Mayıs’ta, 28 Mayıs’ta ne diyorlardı? ‘Kemal Kılıçdaroğlu anketlere göre Cumhurbaşkanı olacak’ diyorlardı. Adana ne diyordu? ‘Biz Bay Kemal’i Bay Bay Kemal yapmaya hazırız’ diyordu. Şimdi genel başkanları gitti. Başka bir genel başkan geldi. Fakat yine teröre destek verenlerle ittifaklarını sürdürmek için terörle yanaşık düzen yürüyenlerle ittifaklarını sürdürmek için her türlü hesabın kitabın içerisine giriyorlar” dedi. "Biz bu yolda Cumhur İttifakı’nın üyeleri olarak kararlı bir şekilde güçlü bir şekilde yürüyeceğiz" Kararlı bir şekilde yürüdüklerini vurgulayan Çelik, “Onlar ne yaparsa yapsınlar. Biz bu yolda başta Adana olmak üzere Türkiye’nin her tarafında Cumhur İttifakı’nın üyeleri olarak kararlı bir şekilde güçlü bir şekilde yürüyeceğiz. Genel seçimlerde elde ettiğimiz başarıyı yerel seçimlerde taçlandıracağız. Genel seçimlerde attığımız imzayı yerel seçimlerde daha büyük bir başarı dalgasına dönüştüreceğiz ve sonuçta inşallah 31 Mart gecesi Cumhurbaşkanımıza Adana Büyükşehir’i ve 15 ilçeyi hediye edeceğiz. inşallah 31 Mart gecesi değerli büyüğümüz Devlet Bahçeli’ye Adana Büyükşehir’in ve 15 ilçesinin Cumhur İttifak’ının olduğunun müjdesini vereceğiz” diye konuştu. Konuşmaların ardından AK Parti’nin adayları tanıtıldı. Adaylar ise şu şekilde: "Yüreğir Belediye Başkan Adayı Halil Nacar, Seyhan Belediye Başkanı Erdal Hatipoğlu, Çukurova Belediye Başkan Adayı Firdevs Cingözler, Sarıçam Belediye Başkan Adayı Bilal Uludağ, Aladağ Belediye Başkan Adayı Mustafa Akgedik, Karaisalı Belediye Başkan Adayı Bekir Şimşek, Ceyhan Belediye Başkan Adayı Erol Kahraman, Yumurtalık Belediye Başkan Adayı Aydın Kütükoğlu, Feke Belediye Başkan Adayı Ahmet Şener, Pozantı Belediye Başkan Adayı Ali Avan, Kozan Belediye Başkan Adayı Mustafa Atlı, İmamoğlu Belediye Başkan Adayı Mehmet Aydın Kangur, Tufanbeyli Belediye Başkan Adayı Tufan Keçe, Karataş Belediye Başkan Adayı Necip Topuz."
Çöpten topladığı şişe ve tahtaları sanat eserine dönüştürüyor
08 Şubat 2024 Perşembe - 10:25 Çöpten topladığı şişe ve tahtaları sanat eserine dönüştürüyor Adana’da evde sıkılıp el işi kursuna giden kadın, çöplerden topladığı tahta ve şişeleri evde özel tasarım objelere dönüştürüyor. Merkez Çukurova ilçesinde yaşayan ev kadını Leyla Kana (46), evde sıkılınca belediyenin açtığı el işi kursuna gitti. Burada yaklaşık 1 yıl eğitim gören kadın, ardından satın aldığı tahta ve şişelerin üstlerine el emeği motifler yapıp özel tasarım objelere dönüştürdü. Çevresinden yoğun talep gören Kana, artık tahta ve şişe almak yerine çöplere atılan tahta ve şişeleri toplamaya başladı. Çöplerden tek tek şişe ve tahtaları bulan kadın daha sonra evinde onları temizliyor ve el işi motiflerle süsleyip özel tasarım objelere dönüştürüyor. “Bu parçalar kolaylıkla bulunur” İhlas Haber Ajansı’na konuşan Leyla Kana, ev kadınlarının el işi yaparak ek gelir kazanabileceklerini söyledi. Kana, “Kursa gittim ancak deprem olunca ara verdim. Evde bir şeyler yaparak kendimi geliştirmeye devam ettim. Ev ekonomisine nasıl katkı sağlarım diye düşündüm. Böyle orijinal, değişik geri dönüşüm parçalar ortaya çıktı. Zaten gündelik hayatımda işlerimi hallederken etrafa muhakkak bakınıyorum. Hep tadilat yapıldı, yaz bitti. Bu parçalar kolaylıkla bulunur yeter ki dikkat etmeye çalışın, her yerden çıkıyor” ifadelerini kullandı. “Boyut ve zorluk derecesine göre süre değişiyor” Ürünlerin hazırlanma sürecinin 3 ile 10 gün arasında olduğunu vurgulayan Kana, “Siparişleri alıyorum. Sipariş üzerine ürünün boyutuna, zorluk derecesine göre yapılış süresi değişiyor. Fotoğrafta koyabiliyoruz aile fotoğrafları, yeni doğan bebeklerin fotoğraflarını objelerin üzerinde ölümsüzleştiriyoruz. Bazen 3 günde bazen de 10 günde bitiyor. Ancak bazı büyük ürünlerin yapımı 1 ayı buluyor” dedi. Öte yandan Kana, kadınların cesaret ettikten sonra her şeyi yapabileceklerini söyledi.
Çöpten topladığı şişe ve tahtaları sanat eserine dönüştürüyor
08 Şubat 2024 Perşembe - 10:22 Çöpten topladığı şişe ve tahtaları sanat eserine dönüştürüyor Adana’da evde sıkılıp el işi kursuna giden kadın, çöplerden topladığı tahta ve şişeleri evde özel tasarım objelere dönüştürüyor. Merkez Çukurova ilçesinde yaşayan ev kadını Leyla Kana (46), evde sıkılınca belediyenin açtığı el işi kursuna gitti. Burada yaklaşık 1 yıl eğitim gören kadın ardından satın aldığı tahta ve şişelerin üstlerine el emeği motifler yapıp özel tasarım objelere dönüştürdü. Geri dönüşüm ürünlerine yöneldi Çevresinden yoğun talep gören Kana, artık tahta ve şişe almak yerine çöplere atılan tahta ve şişeleri toplamaya başladı. Çöplerden tek tek şişe ve tahtaları bulan kadın daha sonra evinde onları temizliyor ve el işi motiflerle süsleyip özel tasarım objelere dönüştürüyor. “Bu parçalar kolaylıkla bulunur” İhlas Haber Ajansı’na konuşan Leyla Kana, ev kadınlarının el işi yaparak ek gelir kazanabileceklerini söyledi. Kana, “Kursa gittim ancak deprem olunca ara verdim. Evde bir şeyler yaparak kendimi geliştirmeye devam ettim. Ev ekonomisine nasıl katkı sağlarım diye düşündüm. Böyle orijinal, değişik geri dönüşüm parçalar ortaya çıktı. Zaten gündelik hayatımda işlerimi hallederken etrafa muhakkak bakınıyorum. Hep tadilat yapıldı, yaz bitti. Bu parçalar kolaylıkla bulunur yeter ki dikkat etmeye çalışın, her yerden çıkıyor” ifadelerini kullandı. “Boyut ve zorluk derecesine göre süre değişiyor” Ürünlerin hazırlanma sürecinin 3 ile 10 gün arasında olduğunu vurgulayan Kana, “Siparişleri alıyorum. Sipariş üzerine ürünün boyutuna, zorluk derecesine göre yapılış süresi değişiyor. Fotoğrafta koyabiliyoruz aile fotoğrafları, yeni doğan bebeklerin fotoğraflarını objelerin üzerinde ölümsüzleştiriyoruz. Bazen 3 günde bazen de 10 günde bitiyor. Ancak bazı büyük ürünlerin yapımı 1 ayı buluyor” dedi. Öte yandan Kana, kadınların cesaret ettikten sonra her şeyi yapabileceklerini söyledi.