Yerel Haberler
Adana
05 Mart 2026 Perşembe - 20:12 Yüreğir’de gönüllere dokunan konser Yüreğir Belediyesi’nin Ramazan etkinlikleri kapsamında düzenlediği tasavvuf müziği konserinde sanatçı Abdurrahman Önül, Atatürk Kültür Merkezi’nde Adanalılarla buluştu. Tasavvuf müziğinin sevilen eserlerini seslendiren Abdurrahman Önül, son günlerde dillerden düşmeyen "Kâbe’de Hacılar Hu Der Allah", "Al Eline Kalemi" ve "Koy Bizi de Cennetine" gibi eserleri salonu dolduran vatandaşlarla birlikte söyledi. Katılımcılar da ilahilere hep bir ağızdan eşlik ederek konser boyunca coşkulu anlar yaşadı. Ramazan etkinlikleri kapsamında düzenlenen programda konser öncesinde geleneksel sahne gösterileri de yer aldı. Hacivat-Karagöz gölge oyunu, meddah ve orta oyunu gösterileri izleyicilerden büyük beğeni topladı. Özellikle çocukların yoğun ilgi gösterdiği etkinliklerde geleneksel Ramazan eğlenceleri yeniden hayat buldu. Programda konuşan Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı, Ramazan ayının birlik, beraberlik ve paylaşma ayı olduğuna dikkat çekerek, Yüreğir’de bu manevi atmosferi hep birlikte yaşatmaya devam edeceklerini söyledi. Demirçalı, vatandaşların yoğun katılımından duyduğu memnuniyeti dile getirerek Ramazan boyunca benzer etkinliklerin devam edeceğinin müjdesini verdi. Konserin sonunda Yüreğir Belediye Başkanı Ali Demirçalı, eşi Fidelya Demirçalı ile birlikte sahneye çıkarak sanatçı Abdurrahman Önül’e teşekkür etti. Başkan Demirçalı, Yüreğir Belediyesi kültürevlerinde kursiyerler tarafından hazırlanan tabloyu sanatçıya hediye etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan:  "Düne kadar yargıyı yedek kuvvet gibi kullananlar bugün İstanbul’a karabasan gibi çöken suç şebekesinin hukuki akıbetini siyasi kumpas olarak yaftalıyor"
19 Kasım 2025 Çarşamba - 13:24 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Düne kadar yargıyı yedek kuvvet gibi kullananlar bugün İstanbul’a karabasan gibi çöken suç şebekesinin hukuki akıbetini siyasi kumpas olarak yaftalıyor" Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Düne kadar yargıyı yedek kuvvet gibi kullananlar bugün İstanbul’a karabasan gibi çöken suç şebekesinin hukuki akıbetini siyasi kumpas olarak yaftalıyor"- "Ekonomi programımızın neticelerini alıyoruz. Ekim 2025 itibarıyla yıllıklandırılmış ihracatımız, 270.2 milyar dolarla tarihin en yüksek seviyesine ulaştı"- "CHP Genel Başkanı ve yol arkadaşları sadece yalan, polemik üretirken 2 saatte 23, günde 550 yeni yeni konut üretiyoruz. Bizler İktidar ve ittifak olarak ülkeye, millete hizmet, sorunları çözmek için koştururken ana muhalefet ikballerinin, şahsi hesaplarının peşinde koşuyor" -" Bizimle yarışacak hizmet, eser yok. Milletin sorunlarına çözüm üretecek vizyon da yok. Bunların yerine bolca küfür, hakaret, siyasi nezaketsizlik var. "- "Aykırı her sesi susturma çabası var. Grup toplantısında bir video izletmişler. Tabii ortada tek bir eser ve hizmet olmayınca ellerinde sadece yolsuzluk dosyaları kalıyor."- "Bunun üzerinden giderlerse video yapacak malzeme bulmada hiç sıkıntı çekmezler. Baklava kutularından para kulelerine kadar onlara en az birkaç sene yetecek malzeme var. Ana muhalefetin bu tükenmişlik sendromundan kurtulmasını temenni ediyorum"- "Bu hesap en iyi savunma saldırıdır kurnazlığı ile, yargı mensuplarını hedef alarak kapatılmaz. Bu davanın bir numaralı sanığı sizin belediye başkanınız veya başkanlarınızdır. Bu davanın ihbarcıları da itirafçıları da sizin adamınız. Biz bu davanın hiçbir yerinde yokuz ve olmadık. Bu davayı siyasallaştırmaya gayret ettiklerini, sulandırmaya çalıştıklarını milletimiz gibi biz de görüyoruz"ANKARA (İHA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Terörsüz Türkiye için atacağımız adımları çok büyük bir titizlikle planlıyoruz" dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM’de Ak Parti Grup Toplantısı’nda konuştu. Konuşmasına Gürcistan’da düşen askeri kargo uçağında şehit olan 20 asker ve Hırvatistan’da meydana gelen uçak kazasında yaşamını yitiren pilot için başsağlığı dileyerek başlayan Erdoğan, "Konuşmamın hemen başında geçen hafta dualar ve gözyaşlarıyla Hakk’a uğurladığımız 20 kahraman askerimizi ve yangın söndürme uçağı pilotumuzu bir kere daha rahmetle yad ediyor. Rabbimden şehitlerimizin ailelerine yakınlarına sabır ve başsağlığı diliyorum. Kabine sonrası hitabımızda da belirttiğim gibi uçağımızın düşüş sebebinin tespitine yönelik incelemeler titizlikle ve çok yönlü bir şekilde yapılıyor. Ekiplerimiz, değerlendirmeleri neticesinde ulaşacağı bilgileri Milli Savunma Bakanlığımız kamuoyuyla paylaşacaktır. Yine 8 Kasım’da Kocaeli Dilovası’nda meydana gelen yangın felaketinde vefat eden 7 emekçi kardeşime de Allah’tan rahmet geride kalanlara sabırlar diliyorum. İstanbul’da ikisi çocuk dört gurbetçimizin vefatıyla ilgili soruşturmada büyük bir hassasiyetle yürütülmektedir. İki hafta içinde on bir canımızı yitirdiğimiz her iki olayda ihmali, hatası, kusuru veya kasta olan kim varsa bunlar tek tek tespit edilecek ve kimsenin gözünün yaşına bakılmayacaktır" ifadelerini kullandı."29 aydır işsizlik oranımız tek hanede seyrediyor"Türkiye İstatistik Kurumu’nun ekonomiye dair açıkladığı verilere ilişkin konuşan Erdoğan, "2025 yılı üçüncü çeyrek istatistiklerine göre mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranımız yüzde 8.5 seviyesinde gerçekleşti. Aynı çeyrekte iş gücümüz 35 milyon 568 bine, istihdamımız da 32 milyon 558 bine yükseldi. 29 aydır işsizlik oranımız tek hanede seyrediyor. Yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve sürdürülebilir büyüme üzerine bina ettiğimiz ekonomi programımızın neticelerini alıyoruz. Turizmde bu sene hem ziyaretçi sayısı hem de gelirde rekor kıracağımız anlaşılıyor. İhracat tarafında da hamdolsun oldukça güçlü gidiyoruz. Geride bıraktığımız son 30 ayın 22’sinde mal ihracatımızı arttırdık. Temmuz ayında 24 milyar 911 milyon dolarla Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdık. 2025 yılı Ekim ayında ihracatımız yüzde 2,3 artışla 24 milyar dolar olarak gerçekleşti. Ekim 2025 itibariyle yıllıklandırılmış ihracatımız 270,2 milyar dolarla tarihin en yüksek seviyesine ulaştı. Yılın ilk 9 ayında hizmet ihracatımız 91,9 milyar doları, hizmet ticareti fazlamız ise 48,8 milyar doları bulduk" dedi."İktidar ve ittifak olarak ülkeye hizmet için koştururken ana muhalefet kendi şahsi hesaplarının peşinde koşuyor"Adıyaman’da 350 bininci afet konutunun anahtarlarını hak sahiplerine teslim ettiklerini dile getiren Erdoğan, Böylece konutlarımızın yüzde 78’ini tamamlamış oluyor. Depremzedelerimizi yeni yuvalarına kavuşturmak için 3 bin 481 şantiyede 200 bin mimar, mühendis ve işçi kardeşimiz 7 gün 24 saat esasıyla gece gündüz demeden çalışıyor. Bu rakamların ne manaya geldiğini işin ehli olanlar gayet iyi biliyor. Değerli kardeşlerim, CHP Genel Başkanı ve yol arkadaşları siyaset namına sadece yalan üretirken sadece polemik üretirken 23 bin 550 yeni konut üretiyoruz. Bizler iktidar ve ittifak olarak ülkeye hizmet için millete hizmet için sorunları çözmek için koştururken ala muhalefet cenahı kendi ikballerinin kendi hırslarının kendi şahsi hesaplarının peşinde koşuyor. Bizimle yarışacak hizmet desen yok. Bizimle aşık atacak eser desen yok. Bizim ufkumuzu açacak öneri desen yok. Milletin sorunlarına çözüm üretecek vizyon desen o da yok. Peki bunların yerinde ne var? Bolca hakaret var, küfür var, siyasi nezaketsizlik var. Tehdit ve zorbalıkla aykırı her sesi susturma çabası var. Dün baktım yine bizi taklit etmişler. Grup toplantısında bir video izletmişler. Tabii ortada millete gösterilecek tek bir eser ve hizmetleri olmayınca ellerinde sadece yolsuzluk dosyaları kalıyor" şeklinde konuştu."Karşımızda statükonun temsilcisi CHP’yi bulduk"Darbe ve vesayet heveslerini boşa çıkarttıklarını ifade eden Erdoğan, "Yargıyı siyasi bir kondisyon alanı olmaktan yine biz kurtardık.Ama 23 yıllık bu çabalarımızda karşımızda statüko bulduk. Karşımızda statükonun temsilcisi CHP’yi bulduk. İmtiyazlarını kaybetmek istemediler.Milletle yargı önünde eşitlenmek istemediler. Tarafsız ve bağımsız yargıyı bir türlü kabullenemediler. Daha düne kadar yargıyı yedek kuvvet gibi kullananlar bugün İstanbul’a ve şehrin kaynaklarına karabasan gibi çöken bir suç şebekesinin hukuki akıbetini hiç utanmadan siyasi kumpas olarak yaftalıyorlar. Fakat CHP genel başkanının niçin bizi ısrarla ve inatla bu davaya taraf yapmak istediğini anlayamıyoruz. Bu davanın avukatlığı Sayın Özel’e hayırlı uğurlu olsun. Şebekenin başıyla aralarındaki vekalet ilişkisi zaten biliniyor.Ancak Sayın Özel şunu unutmasın. Biz ne partilerinin içindeki mikro iktidar savaşlarının ne de yüz kızartıcı ithamlarla dolu bu davanın tarafıyız. Talep ve beklentimiz adil ve tarafsız bir yargılamayla, gerçeklerin bir an önce ortaya çıkarılması suçu sabit bulananlardan hukuk önünde hesap sorulmasıdır. Bu hesap siyasi hokkabazlıkla kapatılamaz. Bu hesap inkarla pişkin hırs misali suç bastırmakla kapatılamaz" dedi."Bizim hiçbir ülkenin topraklarında gözümüz yoktur"Türkiye Cumhuriyeti’nin Selçuklu ve Osmanlı gibi iki büyük cihan devletinin mirasını ve tecrübesini taşıdığını belirten Erdoğan, "1918 yılında 30 Ekim’de Osmanlı Cihan Devleti bir ateşkes anlaşması imzalamış böylece 1. Dünya Savaşı’ndan mağlubiyetle ayrılmıştı.B ir istiklal savaşı verdik. Cumhuriyetimizi kurduk. 1000 yıldır üzerinde yaşadığımız toprakların vatan hüviyetini kanımızla canımızla bir kez daha cehit etmiş olduk.Biz burada Anadolu ve Trakya üzerinde müstakil devletimizi kurarken Osmanlı bakiyesi topraklar üzerinde de çok sayıda yeni devlet inşa ediyoruz. 1000 yılı aşkın süredir bir arada yaşadığımız yüzyıllar boyunca kader birliği yaptığımız dost kardeş milletlerle aramıza fiziki sınırlar çözüldü. Bakınız şunu milletimin her bir ferdinin özellikle genç kardeşlerimizin bilmesini idrak etmesini gülden arzu edin. Devletlerden bir devlet değiliz. Milletlerden bir millet değiliz. Selçuklu ve Osmanlı gibi iki büyük cihan devletinin mirasını ve tecrübesini kanında, canında, ruhunda, zihninde hala diri tutan bir milletin fertleriyiz. Bizim millet olarak kökleri milattan önceki asırlara giden bir ordu tecrübemiz var. Bizim devlet kurma, devlet idare etme tecrübemiz var. Bizim medeniyetler inşa etme tecrübemiz var.Hiç kimse bu sözlerimi farklı yerlere çekmeye yeltenmesin. Her zaman ifade ediyorum. Bizim hiçbir ülkenin topraklarında gözümüz yoktur" şeklinde konuştu."Şam’ın, Halep’in, Hama’nın, Humus’un, Lazkiye’nin sokaklarında Türkçe ikinci dil olarak konuşuluyor"Türk milletinin katliamdan kaçan milyonlarca Suriyeliyle kucaklaşarak sabırla misafirlerine sahip çıktığını söyleyen Erdoğan, "Biz gelir gelmez Suriyelileri tekrar memleketlerine göndereceğiz diyenler, ne oldu? Böyle bir şey yapabildiler mi? Yine Suriyeli kardeşlerimiz şu anda bizim misafirimiz olarak topraklarımızda kalıyor. Bir yıl önce Suriye’de o mazlumlar devrim yaptılar.Devrimi Suriyeliler yaptı. Ama bu aziz millet o devrim sayesinde bir kez daha şerefine şeref kattı. Esas ruhuyla o muhacirlere sahip çıktığımız için biz şereflendik. Suriye devriminin gerçekleşmesini sağladığımız için şereflendik. Şimdi misafirlerimiz kendi vatanlarına dönüyorlar. Dönerken bize ve milletimize dua ediyorlar.Şam’ın, Halep’in, Hama’nın, Humus’un, Lazkiye’nin sokaklarında Türkçe ikinci dil olarak konuşuluyor. Suriye’nin kalıcı huzura, refaha, emniyete kavuşması için girişimlerimiz sürüyor. Suriye’nin yeniden inşasında da inşallah yine kardeşlerimizin yanında olacak hem Suriye’yi hem Türkiye’yi birlikte büyüteceğiz. Suriye’nin güvenliği unutmayın. Bizim güvenliğimizdir. Filistin’in Suudi Azerbaycan’ın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Irak’ın, İran’ın, Ukrayna’nın güvenliği bizim güvenliğimizle doğrudan bağlantılıdır" dedi."Terörsüz Türkiye için atacağımız adımları çok büyük bir titizlikle planlıyoruz"23 yıl gibi kısa süre içinde Türkiye’yi bölgesinin parlayan yıldızı haline getirdiklerini söyleyen Erdoğan, "Şimdi daha büyük bir atılımın daha büyük bir şahlanışın eşiğindeyiz. Terörsüz Türkiye süreciyle inşallah ülkemizi yarım asırlık bir prangadan kanını, canını, kaynaklarını, enerjisini emen büyük bir beladan kalıcı ve kati olarak kurtaracağız. Ne yapıyorsak bunun için yapıyoruz. Atacağımız adımları çok büyük bir titizlikle planlıyoruz. Omuzlarımızda 86 milyonun mesuliyetini ve kutsal emanetini taşıdığımızın bilinciyle davranıyoruz. Ak Parti ve Cumhur İttifakı olarak işte bu samimi çabanın işte bu samimi gayretin içindeyiz. Terörsüz Türkiye sürecinde hamdolsun bugüne kadar gayet olumlu umut ve cesaret verici ilerlemeler kaydettik.Bilhassa Gazi Meclisimizin çatısı altında oldukça geniş bir katılımla Milli Dayanışma, Kardeşlik Ve Demokrasi Komisyonu’nun kurulmasıyla toplumsal bir boyut kazandı. Hem de çok farklı bir ivme yakaladı. Bugüne kadar iç dünyasından insan hakları kuruluşlarına akademi mensuplarından, sendikalara emekli askerlerimizden şehit ve gazi derneklerimize milletimizi temsil eden tüm katılımcılar komisyon tarafından dinlendi. Görüş ve önerileri dikkatle not ediyoruz" ifadelerini kullandı."MHP Genel Başkanı Bahçeli yaptığı cesur ve yol gösterici açıklamalarıyla sürecin bugünlere gelmesine eşsiz katkılar sağladı"TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un ’Terörsüz Türkiye Komisyonu’na başarıyla başkanlık ettiğinin altını çizen Erdoğan, "Meclis Başkanımız maruz kaldığı hadsizliklere ve edepsizliklere rağmen komisyonun bütün bu kıymetli çalışmalarına başarıyla riyaset etti. Dem Parti heyeti ve Grubu aynı şekilde gayet sağduyulu bir tavır içinde oldu. Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’de ilk günden itibaren yaptığı cesur ufuk açıcı yol gösterici açıklamalarıyla sürecin bugünlere gelmesine eşsiz katkılar sağladı. Bizde gerek hükümet gerekse parti olarak son derece hassas bir çizgide yürüyerek sürece mihmandarlık yaptık. Elbette bu dönemde bilinen bilinmeyen pek çok badireyi atlattık.Pek çok sabotajı savuşturduk. Pek çok düğümü çözdük. Değerli kardeşlerim bütün bunlarla beraber dün biliyorsunuz komisyonumuz 17. toplantısını gerçekleştirdi. Milli Savunma Bakanımız İçişleri Bakanımız ile MİT Başkanımız komisyonu ve milletvekillerimizi gelinen son aşamayla ilgili detaylıca bilgilendirdi. Sürecin selameti açısından yapılmasında fayda görülen hususlar komisyon üyeleriyle açık yüreklilikle paylaşıldı. Komisyonun fikir ve hedef birliği içinde çalışmasını son derece kıymetli buluyorum. Komisyonun terörsüz Türkiye süreciyle birlikte ülkemiz demokrasisine birlik ve beraberliğimize toplumumuzun farklı kesimleri arasında diyalog ve empatinin güçlendirmesine yaptığı katkıları takdirle karşılıyor. Meclis başkanımızı ve komisyon üyelerimizi canı gönülden tebrik ediyorum" değerlendirmesinde bulundu."Komisyonunun Türkiye için en doğru ve isabetli kararı vereceğine yürekten inanıyorum"Türkiye’nin sırtında adeta büyük bir belaya dönüşen terör musibetinden tamamen kurtulmasının vakti artık çoktan geldiğini belirten Erdoğan, "Verilen mücadeleyi ödenen bedelleri çekilen çileleri terörsüz Türkiye’yle taçlandırmamız gerekiyor. Bunun sorumluluğu herkesten ve her şeyden önce 86 milyonu temsilen bu yüce çatı altında görev yapan siz milletvekillerimin omuzlarındadır. Terörün açtığı yaraları kardeşlik merhemiyle sarmış güçlü bir Türkiye’nin inşasında yalnızca ülkemizin değil bölgemizin de geleceğini şekillendirecek huzur, refah ve barış ikliminin kökleşmesine hepimize Meclis’teki her bir milletvekiline millete karşı mesuliyet duygusu taşıyan tüm siyasi partilere çok önemli görevler düşüyor. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak en başından beri hep siyaset üstü bir zeminde ele aldığımız bu süreci suhuletle menziline ulaştırmak istiyoruz. Milletimizin bizden beklentilerinin idrakiyle önümüze gelen konularda çözüm odaklı bir yaklaşım içinde olacağız. Samimi temennim odur ki komisyondaki tüm partiler ve üyeler de bizimle aynı sorumlu ve duyarlı davranışı sergiler daha yapıcı bir tutum takınırlar. Biz bu noktada ümit varız. Komisyonun Türkiye için Türkiye’nin güvenli geleceği için milletimizin birlik ve beraberliği için en doğru en isabetli kararı vereceğine yürekten inanıyorum .86 milyonu el ele veren birlik ve dayanışma bayrağımızı hep birlikte yücelterek önce terörsüz Türkiye ve ardından terörsüz bölge hedeflerimize er ya da geç ulaşacağımızdan hiçbir şüphe duymuyorum" diye konuştu."Ülkemizin ve milletimizin menfaatini her türlü çıkarın üzerinde gören bir kadroyuz"Parti ve ittifak olarak tek gayelerinin, milletin bağrına saplanan terör hançerini ebediyen çıkarmak olduğunun altını çizen Erdoğan, "Ülkemizin ve milletimizin menfaatini her türlü çıkarın üzerinde gören bir kadroyuz. Çeyrek asır boyunca hep önce milletim, önce memleketim dedik. Bu ülke için yeri geldi elimizi. Yeri geldi tüm gövdemizi taşın altına koyduk. Terörsüz Türkiye sürecinde de aynı özgüvenle millet ve memleket aşkıyla hareket ediyoruz. Buna daha önce hiç olmadığımız kadar yakınız. Şunu herkes bilsin, anlasın sonuçta kazanan Türkiye olacak, milletimiz olacak, kazanan mutlaka kardeşlik olacaktır. Sizlere veda etmeden önce AK Parti grubumuzun Genel Kurul ve komisyon faaliyetlerine eksiksiz katılımının önemini bir kez daha hatırlatmak istiyorum. Unutmayınız hepimiz bu çatı altında milletimize hizmet etmek için buluyoruz. Bu görevimizi en güzel şekilde yerine getirmekle mükellefiz. Şayet görevin ifası noktasında bir aksama, tavsama veya özensizlik olursa bunun vebalini hiçbirimiz kaldıramayız" şeklinde konuştu.Cumhurbaşkanı Erdoğan, Partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmanın ardından, AK Parti’ye katılan CHP’li Antalya Aksu Belediye Başkanı İsa Yıldırım’a ve Yeniden Refah Partisi’nden seçilen Konya Sarayönü Belediye Başkanı Necati Koç’a rozet taktı.
Adana’nın hurmalı köyü, açık fabrikaya dönüştü
19 Kasım 2025 Çarşamba - 09:37 Adana’nın hurmalı köyü, açık fabrikaya dönüştü Türkiye’nin önemli üretim merkezlerinden Adana’nın Kozan ilçesinde, 120 haneli Minnetli köyü sakinleri hurma üretimi ile ev ve ülke ekonomisine katkı sunuyor. Köyde 7’den 70’e herkes, imece usulüyle hasat ve hurma kurutma işlemlerini gerçekleştirerek, cennet hurması sezonunda mahalleyi adeta açık hava fabrikasına dönüştürdü. Türkiye’nin yaş cennet hurması (Trabzon hurması) üretiminin yaklaşık yüzde 20’sini, kuru hurma üretiminin ise yüzde 50’sini tek başına karşılayan Kozan’ın Minnetli Mahallesi, tam anlamıyla bir üretim üssüne dönüştü. İki yıl önce 5.4 büyüklüğündeki depremi yaşayan ve öncesinde büyük bir orman yangınından etkilenen mahalle, devlet desteği ve dayanışma ile yaralarını sararak üretimde yeniden öncü olmayı başardı. Bu yıl don nedeniyle Trabzon hurması rekoltesinde düşüş yaşansa da mahallede yıllık yaklaşık 5 bin ton yaş hurma üretimi gerçekleştirildi. Hasat dönemiyle birlikte mahalle yeniden açık hava fabrikasına dönüştü. Ata gelenekleri devam ediyor Mahallede hurma hasadı ve kurutma işlemleri ata geleneklerine uygun şekilde imece usulüyle yürütülüyor. Evlerin damları hurma kurutma tesisine dönüşürken, tüm mahalle el birliğiyle üretime katkı sağlıyor. Mahalle sakinlerinden Havvane Uzun, uzun yıllardır hurma soyduklarını belirterek, "Zevkli ve keyifli bir iş. Yılda bir kez 20 gün boyunca uğraşıyoruz. Bugün yeğenime hurma soymaya yardıma geldim" dedi. Yöre sakinlerinden Şevket Uzun ise "Köyümüz açısından çok iyi bir gelir kaynağı. Deprem ve yangın bölgesi olsak da bir imtihandan geçiyoruz. Daha önce köyün bir geçim kaynağı yoktu. Şu an ise çok güzel bir gelir kapısı oluştu" diye konuştu. Hurmanın imece usulü işlendiğini anlatan gençlerden Elif Uzun, "Köyümüzün geçim kaynağı hâline geldi. Ekonomi açısından ekstra bir kapı açtı. Memnunuz" ifadelerini kullandı. "Herkes üretime katılıyor" Minnetli Mahallesi Muhtarı İzzet İnce, 500 rakımlı mahallede yoğun şekilde cennet hurması üretimi yaptıklarını söyledi. İnce, "Pandemi, orman yangını ve deprem sonrası halkımız hayata bağlı ve mücadeleci. Önceden hurmayı yaş olarak satıyorduk, şimdi kendimiz işleyerek pazara sunuyoruz. Şu an dalında kilogramı 30–35 TL iken, işlenip kurutulduğunda kilosu 400–500 TL’ye satılıyor. 120 haneli mahallemizde hemen hemen herkes üretim yapıyor. Don olayı olmadan önce yıllık 5 bin ton üretim vardı, bu yıl biraz düştü ama yine de köyümüz için güzel bir gelir kaynağı. Kozan merkezde de hurma oluyor ama rakım yüksek olunca kalite farklı oluyor" şeklinde konuştu. Hasat yapan Gülay İnce de "46 yaşındayım. Hurma topluyorum, hem kurutuyorum hem topluyorum. Köyümüzün kalkınması için komşularla imece usulü çalışıyoruz. Getirisi güzel. Bu yıl önceki yıllara göre biraz geride ama köyümüz hurma sayesinde kalkınıyor" diyerek bilgi verdi.
Ağaca takılıp 1,5 saat asılı kalan paraşütçü, yeniden uçmak istiyor
19 Kasım 2025 Çarşamba - 09:36 Ağaca takılıp 1,5 saat asılı kalan paraşütçü, yeniden uçmak istiyor Antalya’da yamaç paraşütü yaparken ağaca takılan ve 1.5 saat havada asılı kaldıktan sonra kurtarılan 42 yaşındaki Mehmet Tarık Yanar, Adana’da geçirdiği ameliyatlar sonucu yeniden sağlığına kavuştu. Tedavisi süren Yanar, "Seneye ilk hedefim yeniden uçabilmek" dedi. Olay, geçen 22 Mart tarihinde Antalya’nın Alanya ilçesinde meydana geldi. Arkadaşlarıyla birlikte yamaç paraşütü yapan Mehmet Tarık Yanar, yaklaşık 800 metre rakımlı tepeden havalandı. Bir süre havada süzülüp, yaklaşık 650 metre rakıma geldiğinde kontrolünü kaybeden Yanar, ormana düştü. İhbar üzerine bölgeye UMKE, itfaiye, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ormanda yapılan arama kurtarma çalışmalarında Yanar’a ulaşan ekipler, ilk müdahaleyi olay yerinde yaptı. Bacağında kırık olduğu belirlenen Yanar, yaklaşık 1,5 saat süren çalışma sonucu bulunduğu noktadan alınarak ambulansla hastaneye kaldırıldı. Antalya’da ilk müdahalelerin ardından Yanar, Acıbadem Adana Ortopedia Hastanesi’ne sevk edildi. Adana’ya geldikten sonra 3 hafta hastanede kalan Yanar, geçirdiği ameliyatların ardından taburcu edildi. Yaklaşık 3 ay tedavi gören Mehmet Tarık Yanar, yeniden yürümeye başladı. "Şu anda kemik iyileşmesi oluyor" İhlas Haber Ajansı’na konuşan Acıbadem Adana Ortopedia Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doktor Alper Gölpınar, "Hastamız 1.5 saat ağaçta asılı kalıyor ve her 2 ayağında da kırıkları vardı. Sağ bacağını kaybetme riski vardı. Komplike bir müdahale yaptık ve fiskatör dediğimiz sistemi taktık. Hem topuk, hem ayak bileği hem de diz çevresi kırıkları için 4 kez ameliyat yaptık. Şuanda kemik iyileşmesi oluyor. Kemik iyileştikten sonrada son 1 ameliyat daha yapacağız. Yeniden yamaç paraşütü yapar hale getireceğiz" dedi. "Yeniden uçacağım" Yeniden yürümeye başlayan ve sağlığına kavuşan Mehmet Tarık Yanar, "Çok ciddi bir kaza geçirdim. 3 saat süren kurtarma operasyonu sonucu kurtarıldım. Adana’ya ilk geldiğimde ayağım aslında kurtarılabilecek şekilde değildi. Gerekli müdahaleler yapıldı. Çok sancılı süreçler geçirdim. Şu an yürüyebiliyorum, çok mutluyum. İyileştikten sonra yeniden yamaç paraşütü yapmayı bekliyorum" diye konuştu.
Kuraklığın vurduğu Seyhan Baraj Gölü’nün çevresi tarım arazisi oldu üretim başladı
19 Kasım 2025 Çarşamba - 09:30 Kuraklığın vurduğu Seyhan Baraj Gölü’nün çevresi tarım arazisi oldu üretim başladı Son 52 yılın en kurak döneminin yaşandığı Adana’da, Seyhan Baraj Gölü’nde de suları çekilince, vatandaşlar bu alanları tarım arazisine çevirip lahana, marul ve baklagiller gibi ürünler ekti. Meteoroloji verilerine göre son 52 yılın en kurak dönemini geçiren ve geçen yıla göre yüzde 26 daha az yağış alan Adana’da Seyhan Baraj Gölünde de sular bir hayli çekildi. Bu durumu fırsat bilen vatandaşlarda suların çekildiği alanlarda tarım yapmaya başladı. Göl bir hayli çekilince suyun boşalttığı alanlara vatandaş marul, lahana ve baklagiller gibi ürünler ekti. Çiftçi şimdi gölde suyun çekildiği alanda hasat zamanını bekliyor. "Bu yıl yağışlı geçmezse 2026 yılı ülkemiz için felaket olur" Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, "Bütün dünyada küresel ısınmanın etkilerini hissediyoruz. Temiz su kaynaklarımız azaldı. Adana bölgesinde tarımsal alanda kullanabileceğimiz 2-3 yıllık suyumuz kaldı. Elektrik santralinin 1 Kasım’da başlattığı çalışma nedeniyle yılbaşına kadar ovaya hiç su verilmeyecek. Ovada soğan, buğday, lahana ve marul ekildi. Mevcut bahçelerimizin de suya ihtiyacı vardı. Birkaç gün yağan yağmur biraz rahatlattı. Eğer bu kış yağışlı geçmezse 2026 yılı ülkemiz için felaket olur" dedi. "Kışın yağış olursa ekilen alanlar su altında kalır" Doğan, Seyhan Barajı’nda suların çekilmesiyle etrafında 1 kilometreye varan alanlar oluştuğuna dikkat çekerek şöyle devam etti: "Çiftçiler de suyun çekilesini fırsat bilerek ürün ekmeye başladı. Kışın yağmur yağar ve oraya su verilirse ekilen ürünler su altında kalacak. Çiftçiler kurak geçtiği için o boş alanları değerlendirmiş. Suyun çekildiği yere yakın olan toprak verimli olur, ancak aşağıya doğru ekilirse ürün verimsiz olur." Bu arada suların çekildiği alana ekim yapan bazı çiftçiler dron ile görüntülendiğini görünce taş atarak tepki gösterdi.
Şehit Kaymakam Saim Bey kabri başında anıldı
18 Kasım 2025 Salı - 13:12 Şehit Kaymakam Saim Bey kabri başında anıldı Milli Mücadele kahramanı Şehit Kaymakam Saim Bey, şehadetinin 105. yıl dönümünde Adana’nın Kozan ilçesindeki kabri başında dualarla anıldı. Osmaniye Mamure Tren İstasyonu’nda şehit düşen Kaymakam Saim Bey, şehadetinin 105. yıl dönümünde Kozan’daki Şehitlikte bulunan mezarı başında düzenlenen törenle anıldı. Kozan, Feke, Saimbeyli ve Tufanbeyli bölgelerindeki mücadelede ve bölgenin düşman işgalinden kurtuluşunda kahramanlıklar gösteren Şehit Kaymakam Saim Bey için düzenlenen törene Kaymakam Bahattin Alp Arslanköylü, Saimbeyli Belediye Başkanı Mahmut Dal ve ilçe protokol üyeleri katıldı. Törende Kur’an-ı Kerim okundu, ardından İlçe Müftüsü Mustafa Kaya tarafından şehitler için dua edildi. Kaymakam Arslanköylü ve protokol üyeleri, şehit Kaymakam Saim Bey başta olmak üzere, şehitlerin mezarlarına kırmızı karanfiller bıraktı. Vatanın birlik ve bütünlüğü için tarihin kahramanlık destanları ile dolu olduğunu belirten Kozan Kaymakamı Bahattin Alp Arslanköylü, "Bu vatan, vatan olduysa, ay yıldızlı bayrağımız dalgalanıyorsa bunu kahraman şehitlerimize borçluyuz. Şehit kaymakamımız Saim Bey, ülkemizin bağımsızlığı ve bayrağın sonsuza dek dalgalanması için canını feda etti. O’nu hatırlamak boynumuzun borcudur" dedi. Saimbeyli Belediye Başkanı Mahmut Dal ise "Saim Bey sadece Saimbeyli için değil, Akdeniz için yiğit bir kahramandı. Hayatının gencecik baharında kalemini silaha tercih ederek, bayrağın inmemesi ve ezanın susmaması için canını seve seve feda etti. Biz bu topraklarda özgür yaşayabiliyorsak, bu şehitlerimizin sayesindedir. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, tüm şehit ve gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyorum" diye konuştu.
Yasak ilişki cinayeti kamerada: Görüntülere bıçaklama anları yansıdı
18 Kasım 2025 Salı - 10:17 Yasak ilişki cinayeti kamerada: Görüntülere bıçaklama anları yansıdı Adana’da bir kişinin kız kardeşiyle yakaladığı şahsı sokak ortasında bıçaklayarak öldürmesine ait güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı. Olay, 15 Kasım’da merkez Seyhan ilçesi Fevzipaşa Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, kocası bir süre önce cezaevine giren B.G. (22), Baran B.(23) ile ilişki yaşamaya başladı. Sabah saatlerinde Baran B., B.G.’nin kaldığı eve gitti. Bir süre sonra eve gelen B.G.’nin ağabeyi D.A. (24), ikisini uygunsuz halde yakalayınca taraflar arasında kavga çıktı. Baran B., üzerinde sadece iç çamaşırı ile dışarı kaçtı. Peşinden koşan D.A., şahsı sokakta yakalayarak defalarca bıçakladı. İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekibi Baran B.’yi hastaneye kaldırdı ancak yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, olay sonrası kaçan D.A.’yı Seyhan ilçesi Mithatpaşa Mahallesi’nde saklandığı evde yakalanarak çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. O anların güvenlik kamerası kayıtları da ortaya çıktı. Görüntülerde iç çamaşırı ile sokak ortasında kanlar içinde kaçan Baran B.’nin yere düşmesi arkadan gelen şüphelinin ise bıçaklaması yer aldı. Görüntülerin devamında ise şüphelinin eve gidip bisiklet alıp giderken, yerde kanlar içinde yatan şahsı bir kez daha bıçaklayıp kaçtığı, bölgeye gelen iki kadın ise yaralıya yardım etmeye çalıştığı da yansıdı.
Doğan: "Tarımda suyun verimli kullanılması artık bir tercih değil, zorunluluktur"
18 Kasım 2025 Salı - 10:01 Doğan: "Tarımda suyun verimli kullanılması artık bir tercih değil, zorunluluktur" Adana Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, birçok üründe hala vahşi sulama yapıldığını ve bunun su israfına yol açtığını belirterek, "Tarımda suyun verimli kullanılması artık bir tercih değil, zorunluluktur" dedi. Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, son yıllarda mevsim normallerinin üzerinde seyreden sıcaklıklar, gecelerle gündüzler arasındaki sert sıcaklık farkları ve yağışların azalması nedeniyle üreticinin zor bir dönemden geçtiğini ifade etti. Doğan "Ülkemizde küresel ısınmanın etkilerini her geçen gün daha fazla hissediyoruz. Bu yıl hala havalar tam anlamıyla soğumadı, kuraklık ciddi bir tehlike haline geldi. 2025 yılının tarımsal üretim açısından adeta bir afet yılı oldu. Çiftçi hem don hem de aşırı sıcaklarla mücadele etti. Zirai don, kuraklık ve aşırı sıcaklar çiftçimizi nefessiz bıraktı. Sezonu gerçekten çok zor şartlarda tamamladık" dedi. 2026 yılının yağış durumuna bağlı olarak kritik bir yıl olacağını söyleyen Doğan, dağlara yeterli kar ve yağmur düşmesi halinde üretim sezonunun daha rahat geçebileceğini, ancak yağışların yetersiz kalması durumunda tarımsal faaliyetlerde ciddi aksaklıklar yaşanacağını ifade etti. Su israfına yol açıyor Karpuz, kavun, domates, biber gibi birçok üründe damla sulamanın yaygınlaştığını ancak mısır, soya, pamuk gibi geniş alan ürünlerinde hala vahşi (salma) sulama yapıldığını hatırlatan Doğan, bu yöntemin hem su israfına hem de uzun vadede üretim kayıplarına yol açtığına dikkat çekti. Çiftçinin modern sulama sistemine geçmek istediğini ancak ekonomik sıkıntılar nedeniyle zorlandığını çözümün devlet desteğinden geçtiğini belirten Doğan, "Çiftçimiz bilinçli ama damla sulama hala maliyetli bir sistem. Bu yüzden çiftçilere tek yıllık damlama hortumlarının ücretsiz verilmesini talep ediyoruz. Böylece hem suyu koruruz hem üreticimizi güçlendiririz " ifadelerini kullandı. Türkiye’de tatlı su kaynaklarının kullanım dağılımına da vurgu yapan Doğan, "Tatlı suyumuzun yüzde 77’si tarımda, yüzde 13’ü üretim ve enerjide, yüzde 10’u ise içme suyu ve evsel ihtiyaçlarda kullanılıyor. Bu nedenle tarımda suyun verimli kullanılması artık bir tercih değil, zorunluluktur" diyerek sözlerini tamamladı.