Yerel Haberler
Adıyaman
06 Ocak 2026 Salı - 13:53 İl Sağlık Müdürü Şirik: "Tüberkülozla mücadelede kararlıyız" Adıyaman İl Sağlık Müdürü Prof. Dr. Mehmet Şirik, tüberkülozun bulaşıcı yapısı, yaygınlığı ve etkileri nedeniyle küresel ölçekte mücadele gerektiren önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu vurguladı. Her yıl ocak ayının ilk pazar gününü izleyen hafta boyunca düzenlenen Verem Eğitim ve Farkındalık Haftası ile toplumumuzu bilgilendirmeyi, farkındalık oluşturmayı ve bu hastalıkla mücadelede toplumsal duyarlılığı artırmayı hedeflediklerini dile getiren Prof. Dr. Mehmet Şirik, Türkiye’de bu etkinliklerin 1947 yılından bu yana aralıksız sürdürüldüğünü hatırlattı. Dikkat edilmesi gereken konulara da değinen Prof. Dr. Mehmet Şirik, hastalığın öksürük ve hapşırık yoluyla havaya yayılan mikropların solunum yoluyla alınmasıyla bulaştığını ifade etti. Hastalığın belirtilerine de değinen Prof. Dr. Mehmet Şirik, "Halsizlik, iştahsızlık, kilo kaybı, ateş, gece terlemesi gibi genel belirtilerle birlikte uzun süren öksürük, balgam, kanlı balgam ve nefes darlığı gibi solunum sistemi yakınmaları görülebilir. İki haftadan uzun süren ve antibiyotik tedavisine yanıt vermeyen öksürüklerde tüberkülozdan şüphelenilmelidir" uyarısında bulundu. Prof. Dr. Mehmet Şirik; "Tedavi, Sağlık Bakanlığımızın yayımladığı Tanı ve Tedavi Rehberi’ne uygun şekilde tüm sağlık kuruluşlarımızda ücretsiz olarak sunulmaktadır. Doğrudan gözetimli tedavi (DGT) yöntemiyle hastaların ilaçlarını düzenli kullanmaları sağlanmakta, tedavi süresince Verem Savaşı Dispanserlerinde aylık takipleri yapılmaktadır" dedi. İlaçların eksik veya düzensiz kullanımının dirençli tüberküloz gelişimine neden olabileceğini belirten Prof. Dr. Mehmet Şirik, "Bu durum tedaviyi zorlaştırmakta ve süresini uzatmaktadır. Dirençli tüberküloz, dünya genelinde giderek artan bir tehdit haline gelmiştir" ifadelerini kullandı. Dünya Sağlık Örgütü’nün 2025 Küresel Tüberküloz Raporu’na göre, 2024 yılında dünya genelinde 8,3 milyon yeni vaka bildirildiğini aktaran Prof. Dr. Mehmet Şirik, "Yaklaşık 2 milyar insan tüberküloz basili ile enfekte durumda ve bu kişilerin yüzde 5 ile yüzde 10’u yaşamlarının bir döneminde hastalığa yakalanma riski taşıyor. COVID-19 pandemisi öncesinde her yıl yüzde 3-5 oranında azalan tüberküloz insidansı, 2020’de yüzde 22 oranında düşüş göstermiştir. 2024 yılı itibarıyla yüz binde 10,4 olarak saptanmıştır" diye konuşu.
İl Sağlık Müdürü Şirik: "Tüberkülozla mücadelede kararlıyız"
06 Ocak 2026 Salı - 13:53 İl Sağlık Müdürü Şirik: "Tüberkülozla mücadelede kararlıyız" Adıyaman İl Sağlık Müdürü Prof. Dr. Mehmet Şirik, tüberkülozun bulaşıcı yapısı, yaygınlığı ve etkileri nedeniyle küresel ölçekte mücadele gerektiren önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu vurguladı. Her yıl ocak ayının ilk pazar gününü izleyen hafta boyunca düzenlenen Verem Eğitim ve Farkındalık Haftası ile toplumumuzu bilgilendirmeyi, farkındalık oluşturmayı ve bu hastalıkla mücadelede toplumsal duyarlılığı artırmayı hedeflediklerini dile getiren Prof. Dr. Mehmet Şirik, Türkiye’de bu etkinliklerin 1947 yılından bu yana aralıksız sürdürüldüğünü hatırlattı. Dikkat edilmesi gereken konulara da değinen Prof. Dr. Mehmet Şirik, hastalığın öksürük ve hapşırık yoluyla havaya yayılan mikropların solunum yoluyla alınmasıyla bulaştığını ifade etti. Hastalığın belirtilerine de değinen Prof. Dr. Mehmet Şirik, "Halsizlik, iştahsızlık, kilo kaybı, ateş, gece terlemesi gibi genel belirtilerle birlikte uzun süren öksürük, balgam, kanlı balgam ve nefes darlığı gibi solunum sistemi yakınmaları görülebilir. İki haftadan uzun süren ve antibiyotik tedavisine yanıt vermeyen öksürüklerde tüberkülozdan şüphelenilmelidir" uyarısında bulundu. Prof. Dr. Mehmet Şirik; "Tedavi, Sağlık Bakanlığımızın yayımladığı Tanı ve Tedavi Rehberi’ne uygun şekilde tüm sağlık kuruluşlarımızda ücretsiz olarak sunulmaktadır. Doğrudan gözetimli tedavi (DGT) yöntemiyle hastaların ilaçlarını düzenli kullanmaları sağlanmakta, tedavi süresince Verem Savaşı Dispanserlerinde aylık takipleri yapılmaktadır" dedi. İlaçların eksik veya düzensiz kullanımının dirençli tüberküloz gelişimine neden olabileceğini belirten Prof. Dr. Mehmet Şirik, "Bu durum tedaviyi zorlaştırmakta ve süresini uzatmaktadır. Dirençli tüberküloz, dünya genelinde giderek artan bir tehdit haline gelmiştir" ifadelerini kullandı. Dünya Sağlık Örgütü’nün 2025 Küresel Tüberküloz Raporu’na göre, 2024 yılında dünya genelinde 8,3 milyon yeni vaka bildirildiğini aktaran Prof. Dr. Mehmet Şirik, "Yaklaşık 2 milyar insan tüberküloz basili ile enfekte durumda ve bu kişilerin yüzde 5 ile yüzde 10’u yaşamlarının bir döneminde hastalığa yakalanma riski taşıyor. COVID-19 pandemisi öncesinde her yıl yüzde 3-5 oranında azalan tüberküloz insidansı, 2020’de yüzde 22 oranında düşüş göstermiştir. 2024 yılı itibarıyla yüz binde 10,4 olarak saptanmıştır" diye konuşu.
Gazeteciler günü öncesi yerel basının geleceğine dair önemli mesajlar
06 Ocak 2026 Salı - 10:44 Gazeteciler günü öncesi yerel basının geleceğine dair önemli mesajlar Adıyaman’ın Kahta Gazeteciler ve Yazarlar Cemiyeti Başkanı Mustafa İşeri, yaklaşan 10 Ocak Gazeteciler Günü dolayısıyla yerel basının yaşadığı sorunlara ve geleceğine dair önemli açıklamalarda bulundu. Yaşadığı kentin sesi olan yerel basının, sadece haber aktaran mecralar olmadığına dikkat çeken Başkan Mustafa İşeri, bununla birlikte toplumsal hafızayı oluşturan, yerel kültürü ve değerleri yaşatan önemli yapılar olduğunu söyledi. Başkan İşeri, "Ne yazık ki günümüzde yerel basın, ekonomik zorluklar ve kaygılar başta olmak üzere çok ciddi sorunlarla karşı karşıya kalmıştır. Artan maliyetler, azalan resmi ilan ve reklam gelirleri, dijitalleşmeye uyum noktasında yaşanan maddi yetersizlikler, nitelikli insan kaynağı eksikliği ve mesleki güvencesizlik, yerel basını her geçen gün daha da zor durumda bırakıyor. Bu koşullar, yalnızca basın emekçilerini değil, kamuoyunun haber alma hakkını da doğrudan tehdit ettiğini de unutmayalım. Bununla birlikte dijital dönüşüm ve destek mekanizmalarıyla yerel basın için önemli bir fırsata da dönüşebilir. Günümüzde yerel basının daha geniş kitlelere sesini duyurması, dijital yayıncılık, sosyal medya ve yeni iletişim teknolojileriyle olur. Ancak bu dönüşümün sağlıklı bir şekilde gerçekleşebilmesi için yerel basının kurumsal olarak desteklenmesi, eğitim programlarıyla güçlendirilmesi ve sürdürülebilir bir ekonomik yapıya kavuşturulması gerektiğini de unutmayalım. Kahta Gazeteciler ve Yazarlar Cemiyeti olarak, yerel basının yaşatılmasının demokratik toplumların geleceği açısından zorunlu olduğuna inanıyoruz. İlgili kamu kurumlarını, yerel yönetimleri, sivil toplum kuruluşlarını ve özel sektörü yerel basına sahip çıkmaya, yapıcı iş birlikleri geliştirmeye davet ediyoruz. Yerel basın güçlenirse, toplum da güçlenecektir. Çünkü yerel basının zayıflaması, insanların ve kentlerin sesinin kısılmasının yanında, kamuoyunun da tek yönlü bilgiye mahkum edilmesi anlamına gelir. Bu tablo sürdürülebilir değildir. Bu vesileyle, kısıtlı ve zor şartlar altında mesleğini onurla sürdüren tüm yerel basın emekçilerine gayretlerinden dolayı teşekkür ediyor, yerel basının özgür, bağımsız ve güçlü bir şekilde geleceğe taşınacağına olan inancımızı kamuoyuyla paylaşıyoruz" dedi.
GEADER Başkanı Çelebi: "Enerji verimliliği artık bir zorunluluk"
06 Ocak 2026 Salı - 10:43 GEADER Başkanı Çelebi: "Enerji verimliliği artık bir zorunluluk" Güneydoğu Enerji Araştırmaları Derneği (GEADER) Genel Başkanı Ömer Çelebi, Enerji Verimliliği Haftası dolayısıyla yaptığı açıklamada, enerjinin bilinçli ve tasarruflu kullanılmasının enerji arz güvenliği ve sürdürülebilir kalkınma açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Güneydoğu Enerji Araştırmaları Derneği (GEADER) Genel Başkanı Ömer Çelebi, 5-11 Ocak Enerji Verimliliği Haftası kapsamında yaptığı açıklamada, fosil yakıtların hızla tükendiği ve küresel ölçekte enerji krizlerinin yaşandığı günümüzde enerji verimliliği bilincinin kaçınılmaz hale geldiğini ifade etti. Dünyada tüketilen enerjinin yaklaşık yüzde 30’unun yenilenebilir kaynaklardan karşılandığını, ancak yüzde 70 oranında hâlâ fosil yakıtlara bağımlı olunduğunu belirten Çelebi, yenilenebilir enerji kaynaklarının henüz istenilen seviyeye ulaşamadığını dile getirdi. Bu durumun mevcut enerjinin daha verimli kullanılmasını zorunlu kıldığını vurgulayan Çelebi, "Unutulmamalıdır ki en büyük enerji kaynağı, enerjinin verimli ya da tasarruflu kullanılmasıdır" dedi. Enerji verimliliğinin, Türkiye’nin enerji alanındaki dışa bağımlılığının azaltılması, enerjide tam bağımsızlığın sağlanması ve daha yaşanılabilir bir çevrenin oluşturulması açısından kritik öneme sahip olduğunu kaydeden Çelebi, gelişmiş ülkelerin artık enerjiyi çok tüketen değil, bilinçli tüketen ülkeler olduğuna dikkat çekti. Enerji tasarrufu konusunda toplumda farkındalık oluşturulmasının önemine değinen Çelebi, enerji politikalarında verimliliği artırıcı çalışmaların kararlılıkla sürdürülmesi gerektiğini belirtti. Çelebi, açıklamasının sonunda 5-11 Ocak Enerji Verimliliği Haftası’nı kutlayarak, bu haftanın enerjinin israf edilmemesi, bilinçli tüketilmesi ve tasarruflu kullanılması konusunda farkındalık oluşturmasını temenni etti.