Yerel Haberler
Adıyaman
Adıyaman’da, Göbeklitepe’deki ‘T’ şekilli taşların benzeri ortaya çıktı
27 Ocak 2026 Salı - 16:59 Adıyaman’da, Göbeklitepe’deki ‘T’ şekilli taşların benzeri ortaya çıktı Atatürk Barajı’nda sular çekilince, Şanlıurfa’da bulunan Göbeklitepe’deki gibi ‘T’ şekilli taşlar ortaya çıktı. Taşların M.Ö. 9 bin yıl öncesine, yani 11 bin yıl öncesine ait olduğu açıklandı. Adıyaman Atatürk Barajı’nda ki sular çekilince, bilim insanlarını heyecanlandıran bir tarihi yapı ortaya çıktı. Bulunan ‘T’ şeklindeki heykellere yaklaşık 150 metre uzaklıkta, baraj suyu içerisinde aynı döneme ait olduğu tahmin edilen taş duvarlar tespit edildi. Bir balıkçının ihbarı üzerine Atatürk Baraj kenarında incelemede bulunan Adıyaman Müze Müdürlüğü ekipleri, barajın Samsat ilçe kıyısında 11 bin yıl öncesine ait tarihi yapıyı tespit etti. Adıyaman Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sabahattin Ezer’in bilimsel danışmanlığında kurtarma kazısı yapan ekipler, iki adet ‘T’ şekilli taşı çıkartarak, Perre Antik Kentte sergilemeye başladı. Tespit edilen bölge, kurul kararı ile SİT alanı ilan edilirken, bilim insanlarının bölgede yüzey araştırması yapması bekleniyor. Adıyaman’da 1965 yılında yine Göbeklitepe’deki heykellere benzeyen ‘Kilisik heykeli’ ismi verilen bir heykelde köylüler tarafından bulunmuş ve Adıyaman Müzesine teslim edilmişti. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Adıyaman Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sabahattin Ezer, "Bu alan bizi tabi çok heyecanlandırdı, çok ta önemli bir yerleşim olduğunu düşünüyoruz. Son yıllarda çok popüler olan Göbeklitepe ile birlikte açığa çıkartılmış olan, Göbeklitepe kültürü olarak anılan şimdilerde Taştepeler kültürü olarak lanse edilen dönemle çağdaş ve aynı kültüre ait arkeolojik izler elimizde mevcut. Tabi ki şu anda bulduğumuz iki adet küçük yapı bize ön bilgi veriyor. Daha geniş çaplı araştırmaya ihtiyacımız var. Onunla ilgileneceğiz zaten. Burada iki tane çukur tabağını, etrafı levha taşlarla kapatılmış. O levha taşların arasında da bir tane ‘T’ biçimli küçük dikilitaşında kullanıldığını görüyoruz. Bütün bunlar bize Urfa’daki Taştepeler’de ortaya çıkartılan kültürün aynısının burada da olduğunu bize kanıtlıyor. Çok küçük iki tane yapıdan bahsediyoruz. Ama hemen arkamızda duran 150 metre mesafede fakat şu anda baraj suları altında bulunan bir yerde suların altında taş duvarlar tespit ettik. Orada birazcık içine inebildik. Müsait olan alanlarda oradaki balçığı karıştırdık ve herhangi bir çanak çömlekle karşılaşmadık. Bu çok erken, net bir şey söylememiz ama o çanak çömleğin bulunmaması o çanak çömleksiz neolitik döneme yani şimdiki bu bahsettiğimiz Milattan Önce 9 binlere tarihleyebileceğimiz yani günümüzden işte 11 bin yıl öncesine ait, buradaki yapıların ana yerleşimi acaba orası mıydı diye düşünüyoruz. Dediğimiz gibi ileriye dönük geniş kapsamlı arkeolojik yüzey araştırması ve muhtemel belli bir yerlerde jeofizik çalışma bize buradaki asıl yerleşimi tespit etmemize imkan sağlayacak" dedi. Adıyaman Müze Müdür Yardımcısı Mustafa Çelik ise konuşmasında, "Balıkçı bir vatandaşımızın bildirimi üzerine biz bu alanda bir çalışma gerçekleştirdik. Yaptığımız çalışmada direk yüzeyde 1 T formu gördük. Göbeklitepe’de bulunan formlara benzer bir yapıdaydı. Söz konusu alan aslında orijinalinde yaklaşık 2 veya 3 metre toprak altındaydı. Ancak baraj sularının yükselip alçalmasıyla, burada oluşan dinamik etkiden dolayı üsteki toprak örtü çekilince bizim burada bulunan mevcut formlar ortaya çıkmış oldu. Amacımız şu anda suların yükselmeden önce mevcuttaki yapıları kurtarmaya çalışmak" diye konuştu.
Adıyaman’da Göbeklitepe’deki ‘T’ şekilli taşların benzeri ortaya çıktı
27 Ocak 2026 Salı - 16:53 Adıyaman’da Göbeklitepe’deki ‘T’ şekilli taşların benzeri ortaya çıktı Atatürk Barajı’nda sular çekilince, Şanlıurfa’da Göbeklitepe’deki gibi ‘T’ şekilli taşlar ortaya çıktı. Taşların M.Ö. 9 bin yıl öncesine, yani 11 bin yıl öncesine ait olduğu açıklandı. Adıyaman Atatürk Barajı’nda ki sular çekilince, bilim insanlarını heyecanlandıran bir tarihi yapı ortaya çıktı. Bulunan ‘T’ şeklindeki heykellere yaklaşık 150 metre uzaklıkta, baraj suyu içerisinde aynı döneme ait olduğu tahmin edilen taş duvarlar tespit edildi. Balıkçı bir vatandaşın ihbarı üzerine Atatürk Baraj kenarında incelemede bulunan Adıyaman Müze Müdürlüğü ekipleri, Barajın Samsat ilçe kıyısında 11 bin yıl öncesine ait tarihi yapıyı tespit etti. Adıyaman Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sabahattin Ezer’in bilimsel danışmanlığında kurtarma kazısı yapan ekipler, iki adet ‘T’ şekilli taşı çıkartarak, Perre Antik Kentte sergilemeye başladı. Tespit edilen bölge, kurul kararı ile SİT alanı ilan edilirken, bilim insanlarının bölgede yüzey araştırması yapması bekleniyor. Adıyaman’da 1965 yılında yine Göbeklitepe’de ki heykellere benzeyen ‘Kilisik heykeli’ ismi verilen bir heykelde köylüler tarafından bulunmuş ve Adıyaman Müzesine teslim edilmişti. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Adıyaman Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sabahattin Ezer, "Bu alan bizi tabi çok heyecanlandırdı, çok ta önemli bir yerleşim olduğunu düşünüyoruz. Son yıllarda çok popüler olan Göbeklitepe ile birlikte açığa çıkartılmış olan, Göbeklitepe kültürü olarak anılan şimdilerde Taştepeler kültürü olarak lanse edilen dönemle çağdaş ve aynı kültüre ait arkeolojik izler elimizde mevcut şuanda. Tabi ki şuanda bulduğumuz iki adet küçük yapı bize ön bilgi veriyor. Daha geniş çaplı araştırmaya ihtiyacımız var. Onunla ilgileneceğiz zaten. Şuanda burada iki tane çukur tabağını, etrafı levha taşlarla kapatılmış. O levha taşların arasında da bir tane ‘T’ biçimli küçük dikilitaşında kullanıldığını görüyoruz. Bütün bunlar bize Urfa’da ki Taştepeler de ortaya çıkartılan kültürün aynısının burada da olduğunu bize kanıtlıyor. Şuanda çok küçük iki tane yapıdan bahsediyoruz. Ama hemen arkamızda duran 150 metre mesafede fakat şuan da baraj suları altında bulunan bir yerde suların altında taş duvarlar tespit ettik. Orda birazcık içine inebildik. Müsait olan alanlarda oradaki balçığı karıştırdık ve herhangi bir çanak çömlekle karşılaşmadık. Bu çok erken, net bir şey söylememiz ama o çanak çömleğin bulunmaması o çanak çömleksiz neolitik döneme yani şimdiki bu bahsettiğimiz Milattan Önce 9 binlere tarihleyebileceğimiz yani günümüzden işte 11 bin yıl öncesine ait, burada ki yapıların ana yerleşimi acaba orası mıydı diye düşünüyoruz. Dediğimiz gibi ileriye dönük geniş kapsamlı arkeolojik yüzey araştırması ve muhtemel belli bir yerlerde jeofizik çalışma bize buradaki asıl yerleşimi tespit etmemize imkan sağlayacak" dedi. Adıyaman Müze Müdür Yardımcısı Mustafa Çelik ise konuşmasında, "Balıkçı bir vatandaşımızın bildirimi üzerine biz bu alanda bir çalışma gerçekleştirdik. Yaptığımız çalışmada direk yüzeyde 1 T formu gördük. Göbeklitepe’de bulunan formlara benzer bir yapıdaydı. Söz konusu alan aslında orijinalinde yaklaşık 2 veya 3 metre toprak altındaydı. Ancak baraj sularının yükselip alçalmasıyla, burada oluşan dinamik etkiden dolayı üsteki toprak örtü çekilince bizim burada bulunan mevcut formlar ortaya çıkmış oldu. Amacımız şuanda suların yükselmeden önce mevcuttaki yapıları kurtarmaya çalışmak" diye konuştu.
Rahim filmi HSG ünitesi hizmete açıldı
27 Ocak 2026 Salı - 09:26 Rahim filmi HSG ünitesi hizmete açıldı Adıyaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği sorumlu Hekimi Doç. Dr. Mehmet Can Nacar, hastanede önemli bir eksikliğin giderildiğini duyurarak HSG (Histerosalpingografi) ünitesinin hizmete açıldığını açıkladı. Halk arasında rahim filmi olarak bilinen HSG’nin, rahim içi ve tüplerin durumunu röntgen ışınlarıyla görüntüleyen bir tanı yöntemi olduğunu belirten Doç. Dr. Mehmet Can Nacar, özellikle çocuk sahibi olmak isteyen kadınlarda tüplerin açık olup olmadığını ve rahim içinde gebeliğe engel bir durum bulunup bulunmadığını anlamak için altın standart kabul edilen en önemli tetkik olduğunu vurguladı. Doç. Dr. Mehmet Can Nacar, işlemin genellikle 5-10 dakika sürdüğünü ve hastaların çoğunun günlük hayatına hemen dönebildiğini ifade ederek, "Daha önce bu tetkik için hastalarımız çevre illere veya dış merkezlere gitmek zorunda kalıyordu. Bu hem maddi külfet hem de ciddi bir zaman kaybıydı. Artık kadınlarımız, kendi şehirlerinde, bildikleri ve güvendikleri bir ortamda sıra beklemeden bu hizmete ulaşabilecekler. Tanı sürecini hızlandırdığımız için tedaviye de çok daha çabuk başlayabiliyoruz" dedi. HSG’nin yalnızca bebek sahibi olamayan hastaların değerlendirilmesinde değil, aynı zamanda tekrarlayan düşüklerin nedenini araştırmak, rahim içindeki yapışıklıkları veya doğuştan gelen şekil bozukluklarını tespit etmek için de kullanıldığını belirten Doç. Dr. Mehmet Can Nacar, bazı durumlarda kullanılan ilaçlı sıvının tüplerdeki hafif tıkanıklıkları açabildiğini ve işlemden sonraki birkaç ay içinde doğal yolla gebelik şansının arttığını gözlemlediklerini aktardı. Doç. Dr. Nacar, anne olma hayali kuran kadınların korku veya ulaşım zorluğu nedeniyle bu tetkiki aksatmaması gerektiğini vurgulayarak, "Modern cihazlarımız ve uzman ekibimizle artık yanlarındayız. Polikliniklerimize randevu almaları ve hekim muayenesi sonrası kendileri için en uygun çekim günü belirlenebilmektedir. Kapımız tüm kadınlarımıza açık, tüm halkımıza sağlıklı günler dilerim" sözlerini kullandı. Adıyaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Kasım Turgut, hastanede daha önce verilmeyen HSG (rahim filmi) hizmetinin bugün itibarıyla başlatıldığını duyurdu. Prof. Dr. Kasım Turgut, vatandaşların uzun süredir beklediği bu hizmetin hayata geçirildiğini belirterek, "Sağlık alanında önemli bir ihtiyacı giderecek olan bu hizmetin başlamasıyla Adıyaman’daki önemli bir açığın kapandığını belirtmek istiyorum. HSG ünitesi sayesinde hastaların çevre illere gitmek zorunda kalmadan, kendi şehirlerinde bu tanı yöntemine ulaşabilecekler. Bu hizmetin başlaması nedeniyle Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği’ne teşekkür ediyorum" diye konuştu.