Yerel Haberler
Adıyaman
29 Nisan 2026 Çarşamba - 14:12 Engelsiz Yaşam Merkezi engelleri sanatla aşıyor Adıyaman Belediyesi Engelsiz Yaşam Merkezi, özel bireylerin sosyal hayata aktif katılımını sağlamak ve el becerilerini geliştirmek amacıyla atık malzemeleri sanata dönüştürerek hem üretime katkı sağlıyor hem de özgüvenleri güçleniyor. Adıyaman Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Engelsiz Yaşam Merkezi, engelleri sanatla aşıyor. Merkezde eğitim gören özel öğrenciler, uzman eğitmenler eşliğinde gerçekleştirdikleri çalışmalarla hayata "Üretken bir pencereden" bakıyor. Üretim atölyesinde eğitim alan 30 öğrenci; gazoz kapakları, ahşap mandallar, kağıt, pamuk ve kumaş gibi geri dönüşüm malzemelerini kullanarak birbirinden anlamlı dekoratif ürünler ortaya koyuyor. Ahşap boyama, taş süsleme, abajur yapımı ve elyaftan süs kutuları gibi geniş bir yelpazede üretim yapan öğrenciler, her geçen gün yeni bir tasarımın hayata geçirilmesinin mutluluğunu yaşıyor. Merkezde yürütülen çalışmalar yalnızca el becerilerini geliştirmekle kalmıyor, aynı zamanda öğrencilerin özgüvenlerinin artmasına ve toplumsal hayata daha güçlü bir şekilde katılmalarına katkı sağlıyor. Keyifli ve verimli bir ortamda gerçekleştirilen atölye çalışmaları, öğrencilerin merkeze severek gelmelerini sağlayan en büyük motivasyon kaynağı haline geldi. Eğitim sürecinin kesintisiz devam etmesi için lojistik destek de sağlayan Adıyaman Belediyesi, öğrencileri belediyeye ait servislerle evlerinden alarak merkeze getiriyor; eğitim sonunda ise yeniden güvenli bir şekilde evlerine ulaştırıyor. Özel ihtiyaçlı bireylerin sanatla buluşmasına imkan tanıyan, onların üretim süreçlerinde aktif rol almalarını destekleyen bu çalışmalardan duyulan memnuniyet dile getirildi. Öğrenci aileleri ve kursiyerler, merkezin sosyal yaşama kazandırdığı değerden dolayı Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere’ye teşekkürlerini iletti.
29 Nisan 2026 Çarşamba - 14:09 AK Parti’de "Halk Günü" Buluşması AK Parti Adıyaman Milletvekili İshak Şan ile AK Parti Adıyaman İl Başkanı Ekrem Çadır, vatandaşlarla bir araya gelerek talepleri dinledi. Adıyaman’da Öğretmenevinde düzenlenen "Halk günü" programı kapsamında gerçekleştirilen buluşmada, vatandaşlarla birebir görüşmeler yapıldı. Programda konuşan İl Başkanı Ekrem Çadır, halkın sorunlarına çözüm üretmenin ve vatandaşlarla doğrudan temas kurmanın siyasi anlayışlarının temelini oluşturduğunu ifade etti. Çadır, "Halkımızın sorunlarına çözüm üretmek ve onlarla hemhal olmak bizim siyasi şuur ve şiarımızın bir gerekliliğidir. Biz, milletimizin hizmetinde olan bir partiyiz. Adıyaman’ın ihtiyaçlarını biliyor, vatandaşlarımızın taleplerine kulak veriyoruz. Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda, şehrimizin geleceğine katma değer sağlayacak vizyoner projelerle çalışmalarımızı sürdürüyoruz" dedi. Milletvekili İshak Şan’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen programda, teşkilat mensupları da hazır bulundu. Vatandaşlarla samimi bir ortamda gerçekleştirilen görüşmelerde, talepler not alındı ve çözüm odaklı değerlendirmeler yapıldı. Programın önemine dikkat çeken Çadır, "Milletvekilimiz İshak Şan’ın öncülüğünde düzenlenen bu anlamlı buluşmada, hemşehrilerimizle gönülden gönüle köprüler kuruyoruz. Adıyaman’ı birlikte ilmek ilmek dokuyor, vatandaşlarımızla muhabbet bağımızı güçlendiriyoruz" ifadelerini kullandı. Çadır, programın düzenlenmesine katkı sunan Milletvekili İshak Şan başta olmak üzere tüm teşkilat üyelerine teşekkür etti.
29 Nisan 2026 Çarşamba - 13:04 Bağımlılıkla mücadele il koordinasyon kurulu toplantısı yapıldı Adıyaman’da uyuşturucu ve bağımlılıkla mücadele kapsamında yürütülen çalışmaların ele alındığı il koordinasyon kurulu toplantısı Vali Osman Varol başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıya, Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, vali yardımcıları, bağımlılıkla mücadelede görev alan kamu kurum ve kuruluşlarının yöneticileri ile ilgili sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı. Toplantıda, gençleri tehdit eden madde bağımlılığı başta olmak üzere bağımlılıkla mücadele kapsamında yürütülen çalışmalar değerlendirildi. Ayrıca önümüzdeki dönemde hayata geçirilmesi planlanan koruyucu ve önleyici faaliyetlere ilişkin sunumlar yapıldı. Sunumların ardından kurul üyeleri, bağımlılıkla mücadeleye yönelik yapılabilecek çalışmalar ve çözüm önerileri üzerine görüş alışverişinde bulundu. Toplantıda konuşan Vali Osman Varol, madde bağımlılığı ve teknoloji bağımlılığı başta olmak üzere tüm bağımlılık türleriyle mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğini belirtti. Kurumlar arası iş birliği ve iletişimin güçlendirilmesinin önemine dikkat çeken Varol, gençleri tehdit eden tüm bağımlılık unsurlarına karşı azim ve kararlılıkla mücadele edileceğini kaydetti. Toplantı, kurul üyelerinin görüş ve önerilerinin alınmasının ardından sona erdi.
(DÜZELTME) İsias Otel davasında tanıklar dinleniyor
05 Ocak 2024 Cuma - 12:14 (DÜZELTME) İsias Otel davasında tanıklar dinleniyor İlk gününde sanıkların, ikinci gününde ölenlerin yakınlarının dinlendiği İsias Otel davasının bugünkü duruşmasında tanıklar dinleniyor. Adıyaman 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada 5’i tutuklu 11 sanık ilk gün dinlenirken, ikinci gün ise 65 müştekinin dinlenmesi gerçekleştirildi. Davanın 3. gününde ise dosyada tanık olarak yer alan 20 kişi dinlenecek. Mahkeme heyeti tanıkları dinledikten sonra müştekiler ve müşteki avukatları, sonrasında ise sanık ve sanık avukatları tanıklara soru soruyor. Öğle arası verilen duruşmada şu ana kadar otelde resepsiyon görevlisi Murat Kuştepe, otelin muhasebecisi Celal Görücü ve otelde teknik personel olarak görev yapan Hasan Gündüzoğlu dinlendi. A.C. beyanında, “Otelin sahibi Ahmet Bozkurt’tur. Kendisi işlerle ilgilenir. Mehmet Fatih Bozkurt ve Efe Bozkurt, Ahmet Bozkurt’un oğullarıdır. Onlar işlerle pek ilgilenmezdi. Biz bir durum olduğunda müdüre anlatırdık. Müdür ise Ahmet Bozkurt ile iletişime geçerdi. Ben göreve başladığımda otelin 9. katı zaten vardı. Buradaki tadilat ile ilgili bir bilgim yok” dedi. Otel muhasebecisi C.G. de beyanında, “Otelin iş ve işlemlerinde Ahmet Bozkurt sorumluydu. Mehmet Fatih Bozkurt otomotiv sektöründe faaliyet gösteriyordu. Efe Bozkurt ise idari işlerde söz sahibiydi ancak Ahmet Bozkurt her konuda en son sözü söylerdi” diye konuştu. Otelde teknik işlerle ilgilenen H.G. ise konuşmasında, “2008 yılından deprem anına kadar orada teknik eleman olarak çalışıyordum. Bu iş yerinin sorumlusu Ahmet Bozkurt’tur. Ahmet Bozkurt’un çocukları söz sahibi değildir. Sadece Efe Bozkurt birkaç yıldır otelde işleri öğrensin diye gelir giderdi. Efe Bozkurt personelle ilgilenirdi. 9. kata demir dikme yaptık. Çelek konstrüksiyonla, sandviç panel, tavanı alçıpan ile kapatıldı. Etrafı ise cam ve alüminyum giydirme yapıldı. Eskiden terastı. Bu yapılan yeri Ahmet Bozkurt ofis olarak kullanıyordu” diye konuştu. Mahkeme başkanı, 3 tanığın dinlenmesinin ardından duruşmaya 2 saat ara verdi.
AK Parti heyeti Kahta’daki yatırımları yerinde inceledi
05 Ocak 2024 Cuma - 11:41 AK Parti heyeti Kahta’daki yatırımları yerinde inceledi AK Parti Adıyaman Milletvekili Doç. Dr. İshak Şan, AK Parti İl Başkanı Emrah Erkan Bulucu, AK Parti Kahta İlçe Başkanı Osman Çetinkaya ve beraberindeki heyet Kahta’da yapımı devam eden hizmetleri yerinde inceleyerek, yetkililerden bilgi aldılar. Kahta’da yapılan yatırımlar hakkında bilgi veren AK Parti Kahta İlçe Başkanı Osman Çetinkaya, "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, ülke genlinde olduğu gibi, ilçemizde de yatırımlar ve çalışmalar aralıksız devam ediyor. Bu gün çok kıymetli milletvekilimiz Doç. Dr. İshak Şan Bey ile birlikte yatırımları yerinde inceliyoruz. Milletvekilimiz, Ankara’da bize her kapıyı açıyor. Yatırımlar için büyük gayretleri var. Halkımız adına kendisine teşekkür ediyorum. İlçemizin ihtiyaç duyduğu hizmetler ve devam eden çalışmalar, bizi gururlandırıyor. Birçok çalışma bitme aşamasına geldi. Yetkililerle sürekli temas halindeyiz. Sorun olan bir durum ortaya çıktığında hemen müdahale ediyor ve çözüm buluyoruz. AK Parti iktidarı mazeretlerin arkasına sığınmaz, sorunu giderir. İlçemizin birçok noktasında çalışmalarımız devam ediyor. İlçemizin ihtiyaç duyduğu her bir sorunu irer birer gidereceğiz inşallah" şeklinde konuştu. Yapılan çalışmaları yerinde inceleyen AK Parti Adıyaman Milletvekili Doç. Dr. İshak Şan, "AK Parti, bir hizmet hareketidir. Adıyaman genelinde olduğu gibi Kahta ilçemizde de eserler üretmeye devam ediyoruz. Bir taraftan büyük bir depremin yaralarını kapatmaya çalışken, bir yandan da halkımızın ihtiyaç duyduğu hizmetleri yapmaya devam ediyoruz. Kahta-Nissibi Köprüsü arasındaki yolun tamamlanmasına çok az bir zaman kaldı. 15 Mart’ta bu yol trafiğe açılacak, halkımız çok daha konforlu bir yolda ulaşım hizmetlerinden yararlanacak. Yapımı son aşamaya gelen Kahta Spor Kompleksi de bir ay sonra halkımızın hizmetine sunulacak. Öte yanda halkımızın hizmetine sunulan Sağlıklı Hayat Merkezi ve iki ay içerisinde hizmete başlayacak olan Ağız ve Diş Sağlığı Merkezinin çalışmalarını yerinde inceledik. Deprem yaralarını bir an önce kapatmak için TOKİ tarafından ilçemizde yapımı devam eden konutlar yakın bir zamanda hak sahiplerine verilecek" diye konuştu.
Belediyeden engelli vatandaşlara tekerlekli sandalye desteği
05 Ocak 2024 Cuma - 11:40 Belediyeden engelli vatandaşlara tekerlekli sandalye desteği Adıyaman Belediyesi ve Adıyaman Dernekler Federasyonu işbirliğiyle 70 engelli vatandaşa tekerlekli sandalye desteği verildi. Çeşitli nedenlerden dolayı engel durumu yaşayan vatandaşları yalnız bırakmayarak çalışmalar gerçekleştiren Adıyaman Belediye Başkanı Süleyman Kılınç’ın öncülüğünde Adıyaman Belediyesi ve Adıyaman Dernekler Konfederasyonu işbirliği ile engelli vatandaşlara tekerlekli sandalye desteği verildi. Adıyaman Belediyesi’ne ait sosyal tesiste düzenlenen programa katılan engelli vatandaşlar ve aileleri ile bir araya gelen Adıyaman Belediye Başkanı Süleyman Kılınç, AK Parti Milletvekili Avukat Mustafa Alkayış, Adıyaman Dernekler Konfederasyonu Başkanı Hüseyin Sevinçtekin ve AK Parti Kadın Kolları Başkanı Avukat Saliha Diler, engelli vatandaşlara 20 adet akülü ve 50 adet manuel tekerlekli sandalye olmak üzere toplamda 70 adet akülü sandalye hediye etti. Düzenlenen programda çocuklarla sohbet eden Başkan Kılınç, onlara çeşitli hediyeler vererek mutluluklarına ortak oldu. Her daim engelli vatandaşların yanında olmaya devam edeceğine vurgu yapan Adıyaman Belediye Başkanı Süleyman Kılınç, yaptığı konuşmada, “Hepimiz bir engelli adayıyız, dolayısıyla onları anlamamız, empati kurmamız gerekiyor. İnancımız gereği biliyoruz ki bu dünya imtihan dünyası. Bugün burada 70 engelli kardeşimize, evladımıza tekerlekli sandalye hediye edeceğiz, bunların 20 tanesi akülü 50 tanesi manuel tekerlekli sandalye. Bizler de bu kardeşlerimizi, evlatlarımızı yalnız bırakmayıp her daim yanlarında olmak için elimizden geleni yapıyoruz yapmaya da devam edeceğiz” diye konuştu.
Sanık avukatları duruşma salonunu terk etti
04 Ocak 2024 Perşembe - 18:06 Sanık avukatları duruşma salonunu terk etti Adıyaman’daki İsias Oteli davasında, sanık avukatları tanıkların usule aykırı dinlendiği gerekçesiyle duruşma salonunu terk etti. Adıyaman 3. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen İsias Otel ile ilgili duruşmanın ikinci gününde gerginlik yaşandı. Mahkeme Başkanı duruşmada, KKTC İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, KKTC Milli Eğitim Bakanı Nazim Çavuşoğlu ve KKTC Milli Eğitim Bakanlığı Genel Ortaöğretim Daire Müdürü Cengiz Topel Uzun’un dinlenmesini karar verdi. KKTC İçişleri Bakanı Oğuz’un tanık olarak dinlenmesinden sonra KKTC Milli Eğitim Bakanı Çavuşoğlu dinlendi. Çavuşoğlu dinlendikten sonra Sanık Halil Bağcı’nın avukatı Mahmut Sevindi, söz alarak usulen bir hata yapıldığını ve tanıkların tanıklıktan çok sanıklara hakaret ettiğini dile getirdi, mahkeme başkanından duruma müdahale etmesini istedi. Mahkeme başkanının uyarıları sonrasında tanık olarak dinlenen Milli Eğitim Bakanlığı Genel Ortaöğretim Daire Müdürü Cengiz Topel Uzun konuşurken, sanık avukatları duruşma salonunu terk etti. Sanık avukatlarının duruşma salonundan ayrılmasına, ölen kişilerin yakınları tepki gösterdi. Salonda yaşanan gerginlik üzerine mahkeme başkanı, mahkeme salonunun düzenini sağlamaları konusunda kolluk kuvvetlerini göreve çağırdı. Yaşanan bu kısa süreli gerginlik sonrasında, Mahkeme Başkanı duruşmaya 15 dakika ara verdi.
İsias Otel’de ölen KKTC’li sporcuların hikayeleri yürekleri dağladı
04 Ocak 2024 Perşembe - 16:12 İsias Otel’de ölen KKTC’li sporcuların hikayeleri yürekleri dağladı İkinci gününde ölenlerin yakınlarının ve yaralı tanıkların dinlendiği İsias Otel duruşmasında, KKTC’li sporcular ve tur rehberlerinin ailelerin anlattığı hikayeler yürekleri dağladı. Önceki gün sanıkları dinleyen, Adıyaman 3. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti bu gün ise ölenlerin yakınlarını dinliyor. Sabah saat 09.00’da başlayan duruşmaya saat 15.00’da bir saat ara verildi. Duruşma boyunca ölenlerin yakınları tarafından anlatılan yaşam hikayeleri salonda duygusal anlar yaşanmasına neden oldu. Gözyaşlarının sel olduğu duruşma salonunun dışında fenalaşanlar için sağlık ekipleri hazır bekletildi. Salonda söz alan müştekiler, otel sahibi başta olmak üzere teknik sorumluları suçlayarak, en ağır cezayı almasını istediler. “Biz her gün 6 Şubat’a uyanıyoruz, bu şehre gönlümü gömdüm” Kendisi de enkazın altında kalan KKTC’li sporcu Aras Aktuğralı’nın babası Murat Aktuğralı, “Yeryüzünde gelmek istediğim en son şehir Adıyaman’dır. Burada dün sanıkları dinledik. Bir tiyatro izledim. Tek ağızdan papağan gibi bir hikaye anlattılar. Ben bu şehre ikinci kez gelirken, sanıkların gözünün içine baka baka katil olduklarını bir cinayet mahalli oluşturduklarını haykırmak için geldim. Deprem olunca o kadar şiddetli sallanıyordu ki adım atamıyordum. Bina su gibi sallanıyordu. Olduğum yere çöktüm. Karşımdaki duvara dayanma düşüncesi kafamdan geçerken çok büyük bir gürültüyle olduğum yerde odamın üzerime yıkıldığını hatırlıyorum. Bir süre yerde yatar vaziyette, üzerimde enkaz parçalarıyla bekledim. Sarsıntının devam ettiğini o anda da hissedebiliyordum. Telefonumun ışığını açarak derin bir nefes aldım. Sadece toz duman görülüyordu. Üzerimde bir takım yükler vardı. O anda hayatımın son dakikalarını orada geçireceğimi düşündüm. Birkaç adım atarak gökyüzünü gördüm. Ben üçüncü katta, yapının üstünde buldum. Ben ve yaralı olarak kurtulan hocalarımız sürekli çocuklara seslendik. Ben oğluma, diğerleri kendi çocuklarına seslendi. Bağıra bağıra sokakları inlettik. Sadece birkaç polis arabası ve ambulansa sesimi duyurdum. Yağmur yağıyordu, inanılmaz soğuktu. Zeminden gelen bir kişinin telefon ışığını tutmasıyla zemine inebilecek bir geçit bulduk ve birlikte aşağıya indik. Yıkıntının ne kadar kötü olduğunu gördük. Bastığımız yerde sağlam parça olmadığını gördük. Her yer tuzla buzdu. Titriyorduk, elektrik yoktu. Gün aydınlandığında enkazı görünce çocuklarımızın kurtulmasının çok zor olduğunu anladım. Gün sonunda KKTC’den gelen aileler ve ekip arama kurtarma çalışmasına başladı. Oğlumun mavi bir bavulu vardı. Ben bavulu kendim bulmak istemediğim için enkaza yaklaşamadım. Ayağım yaralanmıştı ama üç gün boyunca ağrısını hissetmedim. Çocuklarımızın cenazesi çıkıyordu, hepsi uyur pozisyonda, kıpırdayamadan bulundular. Cuma gününün ilk saatlerinde oğlumu buldular. Oğlumda bir kanama yoktu. Bir yerde sıkıştıklarını anlıyorum. Biz her gün 6 Şubata uyanıyoruz gözümüzü her açtığımızda gözümüzde yaş var. Ben kalbimi bu şehre gördüm. Bir tane tek oğlumu, canımı bu şehre gömdüm. Aras benim umudumdu. Bu çocukların hepsi memleket umuduydu. Bu şehir onların sonu oldu. Dün sanıkları dinlediğimde duyduklarıma inanamadım. Sanıklar yüzümüze baka baka yalan söylediler. Sanıkların hepsi suçlular. Buradaki ailelerin hepsinin hayatını bitirdiler. Şehirde bilime uygun yapıların ayakta olduğunu herkes görüyor. Ben çocuklarımızın fotoğrafının bulunduğu üzerimdeki bu hırkayı sanıklara göstermek istiyorum. Bizi deprem öldürmedi, bizi siz öldürdünüz” dedi. Tur rehberi Aykut Bulut’un babası Mehmet Bulut, “Sanıklarla yüz yüze gelip gözlerinin içine bakarak, soru sormak istedim. Burada kullanılan betonu evimizin önüne yol yapmayız. Bu kadar kalitesiz bir beton olmaz. Bu bir cinayettir. Elimize aldığımız her taş parçası parçalanarak kum oldu, aynı yüreklerimizin parçalanması gibi” şeklinde konuştu. Hayatını kaybeden tur rehberi Önder Çırık’ın kız kardeşi Özlem Aslan, “Ağabeyim rehber turuna katılmıştı. Enkazda bir insanın yaşayabileceği her türlü duyguyu yaşadık. Umudu yaşadık, acıyı yaşadık, cehennemi yaşadık. Biz dün sanıklardan çok yalan dinledik. Enkazdan yatak çıktıkça bir korkuyorduk. Çünkü her yatak çıktığında biliyorduk bir cenaze çıkacağını. 72 cana mal olan bir suç aleti yapılmış. İsias Otel bir suç aletidir. Önder Çırık’ın annesi de 4. evre kanser hastasıdır. Annemin yanında üzülecek diye ağlayamıyorum” ifadelerini kullandı. Depremde hayatını kaybeden KKTC’li sporcu Perihan Çetiner’in babası Metin Çetiner, “Ailemin huzuru kalmadı, hayata tutunma gücümüz kalmadı. Adalet yerini bulsun. Bizim çektiğimiz açıyı başkaları yaşamasın. Suçlular en ağır cezayı alsın” ifadelerine yer verdi. Anne Deniz Çetiner, “Benim çocuğum donarak, ölmedi. Ölüm belgesinde karın baskısı ve iç kanamadan öldü. Yattığı gibi bulundu benim kızım. Yalanlarıyla dolanlarıyla, elleriyle yaptıkları o cehennemde benim çocuğum öldü” dedi. Ölen KKTC’li sporcu Osman Çetintaş’in babası Nabi Çetintaş, “Benim oğlum depremden çok korkardı. Benim oğlum soğuktan ölmedi, kum yığınlarının içinde öldü” şeklinde konuştu. KKTC’li sporcu Nehir Çevik’in Babası Yoksuli Çevik, “Ben bir inşaat ustasıyım. Otele geldiğimizde resmen kum yığınıydı. Yeni bina yapılacak bir kum yığını gibiydi. Bina sağlam değildi. Canımızdan can aldılar. Çocuklarımızı tabuta koydular, üzerine kum koydular. Mezarlarını kendileri yaptı. Biz oradan çıkartıp toprağa koydum. Evladımı canlı çıkarma umudum kalmamıştı, sadece bedenini sağlam çıkarmaya çalıştık” sözlerini kullandı. Nehir Çevik’in annesi Safiye Çevik, “Kum yığını olan enkazın başında 5 gün boyunca bir umutla bekledim. Çıkan cesetleri gördüm ama yine de umudum vardı. Çünkü kızıma ölümü yakıştırmamışım. Ahmet Bozkurt’a somak istiyorum. Senin otelin gibi kum yığını olan başka yer var mıydı” dedi. Nehir Çevik’in kız kardeşi Irmak Çevik ise, “Ben bu güne kadar hiç tabut görmedim. Hayatımda ilk kez 12 yayındaki kardeşimin tabutunu gördüm. Üzerine toprak attılar. Benim kardeşim karanlıktan korkardı. Onun mezarının üzerine ışık götürdüm. Kardeşim karanlıktan korktuğu için benim yanımda yatardı. Benim kardeşim bundan sonra gökyüzünü görmeyecek. Ona sebep alanlarda görmesin” ifadelerini kullandı. Eşi Mülkiye Dağlı ve kızları Nazife ve Abide Dağlı’yı İsias Otel’de kaybeden Ozan Dağlı, “Biz her gün boğuluyoruz. Ben hala yatağa yatmıyorum. Ben hala masada arkadaşlarla oturup yemek yemiyorum. Ben idam talep ediyorum. Çünkü ondan daha az cezayı hak etmiyorlar. Adaleti sağlamazsak onlardan farkımız olmaz” ifadelerine yer verdi. Tahsin Cem Efe’nin babası Erkan Efe, “Tek oğlum, tek evladımız gitti, bizde öldük. Çocuğumuz öldü, eşimle bende birlikte öldük. Her gün mezarlığa gidiyoruz. Belediyeden ricada bulunduk benim ve eşim için çocuğumuz yanına birer mezar açtırdık. Biz bu saatten sonra nefes alıyoruz ama boşuna alıyoruz. Eşimle beraber öldük. Soy ismimiz bitti. Kim suçluysa hepsinin cezasını çekmesini istiyorum” dedi. Tahsin Cem Efe’nin annesi Hilal Efe, “İlk ve son evladımızı kaybettik. Benim annelik vasfıma kadar aldıkları için bunun bir bedeli var mıdır? Benim annelik vasfımın bir bedeli yok. Bu bedeli ödeyecek bir durumda yok” dedi. KKTC’li sporcu Aykan Ekiz’in babası Murat Ekiz, “Oğlumu 3 Şubat sabahı güle oynaya gönderdim. 6 Şubat sabahı dünyam başıma yıkıldı. Kıbrıs’tan Adıyaman’a oğlumu alıp geleceğim diye geldim. Evdeki oğluma ağabeyini alıp getireceğimi söyledim ve benim çocuğum kum yığını içinde boğulmuştu. Her yeri kum içerisindeydi” şeklinde konuştu. KKTC’li sporcu Hayal Gençalioğlu’nun annesi Sibel Kumsal, “3 Şubat günü kızımı gönderdim. Hamileydim düşük tehlikem olduğu için kızımla Adıyaman’a gelemedim. Güle oynaya kızımı otobüse bindirdim. 6 Şubat depreminde ne olduğuyla ilgili hamile olduğum için kimse bir şey söylemiyordu. Bir şey yiyemiyordum, içemiyordum. Karnımdaki bebeğim kilo kaybetti. Benim senelerce gözümden sakınarak büyüttüğüm kızımın yanına gelemedim. Ben karnımdaki çocuğum ile enkaz altındaki çocuğumun arasında kaldım” diye konuştu.
Ölenlerin yakınları gözyaşlarına boğuldu
04 Ocak 2024 Perşembe - 11:32 Ölenlerin yakınları gözyaşlarına boğuldu Adıyaman’da 3. Ağır Ceza Mahkemesinde süren İsias Otel Davasının 2. gününde ölenlerin yakınlarının anlattığı hikayeler salonda gözyaşlarına neden oldu. Duruşmanın ikinci mahkeme heyeti tarafından müştekiler dinlenmeye başladı. Müştekiler, otel sahipleri ve sorumlulardan şikayetçi olduklarını dile getirdi. Hayatını kaybeden sporcu ve tur rehberlerinin yakınlarının deprem günü yaşananlarını anlatması salonda gözyaşlarına neden oldu. “Adıyaman yıkıldı, dünyam yıkıldı” İlk olarak, İsias Otel’de çocukları Doruk Akın ve Alp Akın’ı kaybeden Baba Osman Akın’ın sözleri mahkemede duygusal anlar yaşanmasına neden oldu. Gözyaşları içerisinde yaşananları anlatan acılı baba Osman Akın, “Voleybol finallerine gelmek için İsias Otelin güvenli, temiz ve merkezi yerde olduğu söyledikleri için tercih ettik. Otel Müdürü Cuma Tufan ile ben iletişime geçtim ve rezervasyonu ben yaptım. 3 Şubat sabahı Kıbrıs’tan ayrıldık. Akşama doğru Adıyaman’a geldik. Çocukları otele yerleştikten sonra ben 5 Şubat sabahı ayrılarak Kahramanmaraş’ gittim. Otelden gitmeden önce iki tane aslan parçamı son kez gördüm. Çocuklarımı bırakarak oradan ayrıldım. O otelde kalsaydım belki bende bu gün burada olmayacaktım. Kız ve erkek takımlarıyla Kahramanmaraş Öğretmenevinde kaldım. Bende Kahramanmaraş’ta bu depreme yakalandım. Büyük bir depremdi ama yıkılmadı. Adıyaman’dan ilk etapta bilgimiz yoktu. Eşimin mesajıyla Adıyaman’da ki otelin yıkıldığını öğrendim. Adıyaman yıkıldı, Dünyam yıkıldı. Kahramanmaraş’ta ben sorumlusu olduğum çocukları güvenli bir yere götürmek için 1 kilometrelik yolu bir saatte gidebildik. Güvenli bir yere bıraktıktan sonra Adıyaman’a hareket ettim. Adıyaman’a geldikçe depremin ne kadar büyük olduğunu gördüm. Öğleden sonra Adıyaman’a ulaşabildim. Otele geldiğimde gördüğüm manzara kum yığınıydı. 72 can gitmişti. Bunların içinde 11-14 yaş arası çocuklarımız var. O kum yığının içerisinde gömüldüler. Hep bir umut ile çocuklarımıza ulaşacağımızı umut ettik. Çocuklarımıza ulaşmaya başladığımızda sağ salim ulaşmak umudumuzu yitirmeye başladık. Çocuklarımızın bedenine bir bütün olarak ulaşmaya çalışıyorduk. Çocuklarımıza ulamak için ellerimizle kazdık. Burada maddi bir gerçekten bahsediliyor. Asıl maddi gerçek nedir biliyor musunuz. Çocuğunun yok olması maddi kayıptır. Kendi hayatımıza mı üzülelim, yoksa can parçalarımızın yok oluşuna mı üzülelim, biz adalete güveniyoruz, adalet için buradayız. Sizin vereceğiniz karara güveniyoruz. Adalet er veya geç bu salondan çıkacağını biliyoruz. Tüm sanıklardan şikayetçiyim” dedi. Anne Ayşe Akın ise konuşmasında, “İki oğlumu ve eşimi Adıyaman’a gönderdim. Hiç böyle bir sonuçla karşılaşacağımızı düşünmeden mutlu bir şekilde gönderdim. Aklımızın uçundan bile evlatlarımızın buralarda bunları yaşayacağı aklımıza gelmedi. Biz sabahın nasıl olduğunu anlamadık. Adıyaman’dan hiç bahsedilmiyordu, hiç haber alamadık. Ben İstanbul depremini yaşayan bir öğretmenim. Ben depremlerde nelerle karşılaşacağını biliyorum. Benim çocuklarım depremle ilgili projeler ve ödevler yaptılar. Hiçbiri İsias’a benzemiyordu. İsias bir kum yığınıydı. Biz Adıyaman’a vardığımızda gerçekle karşılaştık. İsias’a evlatlarımızı kurtarmaya gedik ama otobüstün indikten sonra gerçekle karşı karşıyaydık. Ben yukarıdaki güce, Allah’ıma inanıyorum. Siz hiç öyle bir görüntü karısında dilinizin dua edemediğini yaşadınız mı, Dilim varmadı dua etmeye. İki evladımın nerde olduğunu anlayamadım. Otelin üzerinde yapılan çatı denilen yere aileler olarak sivil savunma ekibi kurarak ellerimizle kovalar ile taşları ve kumları boşalttık. Evlatlarımıza ulaşmak için yaptık. Ben iki evladımı kaybettim adalet için buradayım. İki evladımla birlikte onların arkadaşlarını kaybettik, adalete güvenimiz sonsuzdur. Bu görülen ve yaşananlar bir hikaye değildir, bunlar geçeklerdir. Çocuğumun çantası gördüm ve iş makinasına sakın çocuğumun bedenine zarar gelmemesi için uyardım, onun için uğraştık” diye konuştu. Ölenlerin yakınlarının dinlenmesine devam ediliyor.
İsias Oteli davası yarına ertelendi
03 Ocak 2024 Çarşamba - 22:16 İsias Oteli davası yarına ertelendi Adıyaman’da 6 Şubat depreminde yıkılan ve 72 kişinin hayatını kaybettiği İsias Oteli davasında, otelin ortakları olarak görülen Ahmet Bozkurt’un çocukları, otelle ilgili tüm sorumluluğun babalarına ait olduğunu söyledi. Duruşma yarına ertelendi. Adıyaman 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde davada sanıkların dinlenmesine devam edildi. KKTC Başbakanı Ünal Üstel de beraberinde bakanlarla birlikte duruşma salonunda duruşmayı takip etti. Otel Sahibi Ahmet Bozkurt’un ardından tutuksuz yargılanan kızı Bilge Açık savunmasında, otelin iş ve işleyişinde söz sahibi olmadığını belirterek, “Otelin yüzde 5 hissesine ortağıyım. Yalnız 2021’de ben hissemi devrettim, otelin iş ve işleyişinden bilgim yoktu. Her konuda babam ilgilenirdi. Bizim hükmümüz olmazdı. Yönetimden babam sorumluydu. İmza yetkim yoktuk” şeklinde konuştu. "Otelin yetkilisi ve sorumlusu babamdır” Ahmet Bozkurt’un oğlu tutuklu sanık Efe Bozkurt ise otele bir çivi bile çakılsa babasından habersiz olmayacağını savunmasında dile getirerek, "3 Ocak 1992 tarihinde doğdum. 11 yaşlarındayken otel açılmış. 2016 yılında yapılan kat ile ilgili bir bilgim ve ilgim yoktur. Bu konuda karar mercii babamdadır. Babamın talimatı olmadan en ufak adım atılmaz, hareket edilmezdi. Duvardaki çivinin yeri bile babamın talimatıyla olurdu. Otelin yetkisi, sorumluluğu babam Ahmet Bozkurt’tur” diye savunma yaptı. Ahmet Bozkurt’un diğer oğlu tutuklu sanık Mehmet Fatih Bozkurt, “1993 yılında Kıbrıs’a okumaya gittim, 1999 yılında geri döndüm. Akabinde aileme ait otomotiv şirketinde iş başı yaptım. Daha sonra babam tarafından otel yatırımına hisse vererek ortak yaptı. Bana yüzde 5 hisse verildi. Benim tüm vaktim otomotiv sektöründe geçti. Bundan dolayı yüzde 1’e düşürüldü. Fakat 2016 yılında yüzde 1 iken, babamın tasarrufu ile, bana yetki verildi. Otelle ilgili hiçbir işleyişin içinde olmadım. Fakat 2021 yılının sonuna geldiğinde babam hisseleri almam gerektiğini söyledi. Bende hisseleri üstüme aldım. Yönetim kurulu başkanı olup olmadığımı bilmiyordum. Oranın sorumluluğu babama aittir” şeklinde konuştu. Ahmet Bozkurt’un kızı Seda Zeren ise, otelle herhangi bir bağlantısının olmadığını, sadece babasının otelle ilgilendiğini belirterek, “Adana’da yaşıyorum, Adıyaman’a çok gelip gitmezdim. Bayramlarda falan gelirdim. O zamanda evde kalırdım. Babam otelle ilgilenirdi. Babam onurlu bir işadamıdır. Otelde kaçak olduğu söylenen katın varlığını basından öğrendim” ifadelerini kullandı. Ahmet Bozkurt’un kızı Şule Özbek ise, "2011 yılında erkek kardeşim Efe Bozkurt’a yüzde 5 olan hissemi devrettim. 2016 yılında ben ortak değildim. Şahsım ve ailem üzerine atılan suçlamaları kabul etmiyorum. Benim babam ailesinde titiz bir insandır. İş hayatında da aynı titizdir” dedi. Ahmet Bozkurt’un eşi Ulviye Bozkurt ise savunmasında, “Üzerimize atılanlar iftiradır, bu iftiraları kabul etmiyorum. Savcılıkta verilen ifadelerimi yineliyorum. Kaçak kat denilen yer, teras kattır” diye konuştu. Sanık ve müşteki avukatları arasında usul sataşması yaşandı Sanığa müşteki avukatlarının soru sormasıyla ilgili sanık avukatları, usul konusunda yanlışlık yapıldığını dile getirerek sanık ve müşteki avukatları arasında karşılıklı sataşmalar yaşandı. Sanık avukatları, müşteki avukatlarının soru sormak yerine yorum yaparak, sanıkları yönlendirmeye çalıştıklarını öne sürdü. Mahkeme Başkanı yaşanan duruma müdahale ederek, avukatları sakin olmaları konusunda uyardı. Avukatlar ile ilgili konunun son bulmasının ardından tutuklu sanık Mimar ve Fenni Mesul Erdem Yıldız’ın savunmasına geçildi. Erdem Yıldız savunmasında, “Belediyeye hak sahibi başvurur. Belediye imar durumu ve çapını verir. Mal sahibi, ilgili mühendislere götürür. Bana getirdi mimarisini, ben mimarisini hazırladım. Mimari projeyle birlikte toplam 6 projenin tamamı belediyeye sunulur. Belediye kontrolleri yapar, eksik yoksa onaylar. Aynı noterde olduğu gibi daha sonra huzurda imzaya çağırılır. 1995-2000 yıllarda benim müteahhit olarak o binayı yaptığımı iddia etmişler. O tarihlerde ben bu ülkede bile değildim. Ben bitmiş binada ince işlerle ilgili sorumluluk aldım. İlerleyen zamanda benim yaptığım işlerle ilgili bir şeyde kalmamıştır. Olmayan statik projede ben nasıl statikçi oluyorum, mimarla statikçiyi nasıl yan yana koyuyorlar?” ifadelerini kullandı. Tutuklu sanık ve iddianamede Statik Proje Müellifi olarak geçen Halil Bağcı ise savunmasında, statik projesini kendisinin hazırlamadığını ve Ahmet Bozkurt’u tanımadığını belirterek, "Ben statik hesabı yapmadım. Sadece eski ile yeninin hesaplarını karşılaştırdım. Ben hayatım boyunca o inşaata gitmedim. Ahmet Beyi tanımam, oğullarını da tanımam. Ben tanımadığım birisine nasıl proje yapabilirim. Hiç tanımadığım birisine nasıl proje yapabilirim? Rapor denilen bilgi notunda sadece durum donatılarının karşılaştırmasını yapmışım” ifadelerini kullandı. Tutuksuz yargılanan Fenni Mesul Hasan Aslan, dosyaya attığı imzayı hatırlamadığını öne sürerek, “1975 yılında Adıyaman deprem bölgesi tanımlamasında 4. derece deprem bölgesidir. Bina bu değerlere uygun şekilde yapılmasaydı 30 yıl ayakta kalabilir miydi?” dedi. Tutuksuz yargılanan Statik Proje Müellifi Mehmet Göncüoğlu ise savunmasında, “Biz 1993 yılında projemizi teslim ettikten sonrasında gelişmelerden bilgim ve alakam yok. Biz konut olarak statik projesini yaptık ve teslim ettik. Otel olarak statik projesi çizmedim” şeklinde konuştu. Mehmet Göncüoğlu’nun ‘konut olarak statik proje yaptık’ sözü üzerine sanık avukatları projede buranın sadece konut değil, konut ve ticari alan olarak imzalandığını dile getirdi. Müşteki avukatları ve sanık avukatlarının talebi ile, 12 saat süren duruşmanın bitmeyecek olmasından dolayı duruşmanın ertelenmesini istedi. İddia makamı, sanıkların kaçma şüphesi uyandırdığı, dosyada bulunan tutuklama sebeplerinin devam ettiği, dosyada tutuklu bulunan sanıkların tutukluluk hallerinin devamını istedi. Duruşma yarına ertelendi Müşteki avukatları tutuklu sanıkların tutukluluk halinin devamını istedi. Sanık avukatları ise, tutuklu sanıkların tutukluluk halinin kaldırılmasını istedi. Mahkeme Başkanı verdiği ara kararla, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına, 4 Ocak 2024 Perşembe günü saat 09.00’da duruşmanın yapılmasına karar verdi.