Yerel Haberler
Ağrı
21 Şubat 2026 Cumartesi - 10:01 Ağrı’da geri dönüşümle hayat bulan restoran iftar sofrasıyla süslendi Ağrı Valisi Önder Bozkurt ve eşi Betül Bozkurt, Eleşkirt Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde düzenlenen iftar programında öğrencilerle bir araya geldi. "Maarifin Kalbinde Ramazan" etkinlikleri kapsamında gerçekleşen programda hem okulun üretim alanları ziyaret edildi hem de öğrencilerin el emeğiyle hazırladığı iftar sofrasında oruçlar açıldı. Program öncesinde okulun Yiyecek ve İçecek Hizmetleri Bölümü bünyesindeki endüstriyel ekmek üretim tesisini gezen Vali Bozkurt ve beraberindekiler, öğretmenler eşliğinde üretim yapan öğrencilerden bilgi aldı. Günlük 10 bin ekmek üretim kapasitesine sahip tesiste öğrencilerin hem eğitim aldığı hem de üretime katkı sunduğu belirtildi. İftar programında konuşan Bozkurt, okulda 24 derslikte 221 öğrencinin eğitim gördüğünü ifade ederek, "Öğrencilerimiz mesleki eğitim anlamında çok farklı branşlarda hem teorik hem uygulamalı çalışmalarla önemli işler yapıyor. Sadece akademik başarı değil, mesleki donanım açısından da güçlü bir tablo var" dedi. Öğrencilerin kendi emekleriyle hazırladığı iftar sofrasına ilçe protokolüyle birlikte davet edildiklerini belirten Bozkurt, bu davetten büyük memnuniyet duyduğunu dile getirdi. Deprem felaketinin ardından Eleşkirt’teki öğrenciler ve öğretmenler tarafından hazırlanan ekmeklerin deprem bölgesine ulaştırıldığını da hatırlatan Bozkurt, "Aldığım bilgilere göre 36 binden fazla ekmek deprem bölgesine gönderildi. Bu, ilçemiz ve ilimiz adına büyük bir özveri örneğidir. Emeği geçen tüm öğretmen ve öğrencilerimizi tebrik ediyorum" ifadelerini kullandı. Bozkurt ayrıca, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayesinde yürütülen Sıfır Atık Projesi kapsamında okulda geri dönüşüm temelli bir uygulama restoranının hayata geçirildiğini belirtti. Restoranda israfın önüne geçildiğini ve tüm atıkların geri dönüşüme kazandırıldığını vurgulayan Bozkurt, sürdürülebilir kalkınma ve sürdürülebilir çevre anlayışının eğitimle birlikte güçlendiğini kaydetti.
Bakan Tekin: "İlk defa ortaöğretim kurumlarına kayıt yaptıran öğrencilerimizde mesleki ve teknik eğitimin oranı yüzde 43’e çıktı"
16 Ocak 2026 Cuma - 14:31 Bakan Tekin: "İlk defa ortaöğretim kurumlarına kayıt yaptıran öğrencilerimizde mesleki ve teknik eğitimin oranı yüzde 43’e çıktı" Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "2025-2026 eğitim öğretim döneminde ilk defa ortaöğretim kurumlarına kayıt yaptıran öğrencilerimizde mesleki ve teknik eğitimin oranı yüzde 43’e çıkmış durumda. Mesleki ve teknik eğitim konusunda adımlar atmaya devam edeceğiz" dedi. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Ağrı’da Valilik binasında düzenlenen İl Eğitim Değerlendirme Toplantısı’na katıldı. Toplantının ardından açıklama yapan Tekin, öğrencilerin karne sevincine ortaklık ettiklerini belirtti. 2025-2026 eğitim öğretim yılının 8 Eylül’de başladığını hatırlatan Tekin, "Bu yıl için temel tema olarak seçtiğimiz ’Yeşil’ ve ’Vatan’ konusuydu. Onun dışında mesleki ve teknik eğitim konusunda yoğunlaşacağımızı taahhüt etmiştik. Bir de eğitimde yapay zeka uygulamaları ile ilgili yoğunlaşacağımızı söylemiştik. Bu eğitim öğretim yılında çocuklarımız okullarımızda doğa ve vatan sevgisi başta olmak üzere ’yeşil vatan’la ilgili yüzbinlerce etkinlik yaptı. Öğretmen arkadaşlarımız illerde, valilerin, kaymakamlıkların koordinesinde bu anlamda çocuklarımıza farkındalık oluşturacak çok sayıda etkinliğin altına imza attı. Mesleki ve teknik eğitim konusunda bu yıl gerçekten ciddi bir hareketlilik söz konusu. 2025-2026 eğitim öğretim döneminde ilk defa ortaöğretim kurumlarına kayıt yaptıran öğrencilerimiz arasında mesleki ve teknik eğitimin oranı yüzde 43’e çıkmış durumda. Mesleki ve teknik eğitim konusunda adımlar atmaya devam edeceğiz" dedi. Öğrencilerin yapay zekâ politika belgesine yoğun ilgi gösterdiklerine dikkati çeken Tekin, öğretmenlerin de mesleki gelişimine katkı sağlayacak yapay zekâ uygulamaları geliştirildiğini anlattı. "Uluslararası ortamda ödül alan yapay zekâ uygulamalarımız var" Bakan Tekin, "Uluslararası ortamda ödül alan yapay zekâ uygulamalarımız var. Bu anlamda bizim açımızdan dopdolu bir eğitim öğretim yılının ilk yarıyılı tamamlanmış oldu. Ben tekrar emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" dedi. Bakan Tekin, Ağrı’da yapılan eğitim yatırımlarına da dikkati çekerek, "Türkiye’de bütün illerde olduğu gibi Ağrı’da da 2002’den itibaren gerçekten eğitim öğretim altyapısı itibarıyla devrim niteliğinde işler yapılmış durumda. 2002 yılında 3 bin 395 öğretmenimiz varken, şimdi 8 bin 524 öğretmenimiz var. 2002 yılında 2 bin 636 dersliğimiz varken, şimdi 6 bin 976 dersliğimiz var. Gördüğünüz gibi derslik sayısı 2,5 kat artmış durumda" diye konuştu. Bilim, sanat merkezleri, spor salonları, laboratuvarlar, kütüphaneler açısından da devrim niteliğinde adımlar atıldığını belirten Bakan Tekin, kentte yapılması gerekenleri yatırım programında tekrar gündeme alacaklarını söyledi.
Ağrı’da Leyla Aydemir davası yeniden görülüyor
16 Ocak 2026 Cuma - 13:15 Ağrı’da Leyla Aydemir davası yeniden görülüyor Ağrı’da 2018 yılında kaybolduktan 18 gün sonra cansız bedeni bulunan 4 yaşındaki Leyla Aydemir’in ölümüne ilişkin haklarındaki beraat kararı Yargıtay tarafından bozulan 7 sanık, bugün yeniden hakim karşısına çıktı. Ağrı’da 15 Haziran 2018’de Ramazan Bayramı dolayısıyla ailesiyle dedesini ziyarete gittiği Bezirhane köyünde kaybolan 4 yaşındaki Leyla Aydemir’in cansız bedeni 18 gün sonra yerleşim yerine 2 kilometre mesafede, kent merkezine giden yolun yakınında akarsu kenarındaki ağaçların arasında bulunmuştu. Ağrı’da 2018 yılında kaybolduktan günler sonra dere kenarında ölü bulunan 4 yaşındaki Leyla Aydemir’in davasında önemli bir gelişme yaşanmış, Yargıtay, sanıklar hakkında verilen beraat kararını, dosyaya sonradan sunulan ses kayıtlarının dikkate alınmaması ve eksik araştırma yapılması nedeniyle bozmuştu. Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesi, 2021 yılında 7 sanık hakkında "nitelikli kasten öldürme" ve "kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma" suçlarından beraat kararı vermişti. Kararın istinaf incelemesini yapan Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi ise beraat kararlarını onamıştı. Ancak Yargıtay, dosyada eksik araştırma yapıldığı gerekçesiyle bu kararı bozdu. Kararda, olayla ilgili bazı sosyal medya paylaşımlarının kim tarafından yapıldığının araştırılmadığı ve bir CD kaydında yer alan kişilerin tespit edilmediği belirtildi. Bu doğrultuda dava bugün yeniden görülmeye başlandı. Cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, Çocuğu kasten öldürmek suçundan sanıklar Ayşe Artam, Besim Dursun, Hatun Dursun, Mehmet Ali Aydemir, Yıldırım Artam, Yusuf Aydemir duruşma salonunda hazır bulunurken Musa Aydemir Kocaeli Körfez Adliyesinden Segbis ile bağlandı. Tanık Muhammed Erdoğan (AFAD personeli), "Olay zamanı şube müdürüydüm. Organizasyonda görev aldım. Bayram günü Eleşkirt’teydim. Olayın ikinci gününden itibaren çalışmalara müdahil oldum. Yaklaşık 14-15 gün görev yaptım. Cesedi kendi ellerimle ceset torbasına koyan bendim. Erzurum’da görev yapıyorum. Arama dönemimde ’Neden evlere girmiyoruz?’ diye sordum. Benim aklıma takılan tek şüphe buydu. Arkadaşlarımdan şüphelenmedim. Sorunlu bir arkadaş ses kaydı almış. Ben etrafta duyduklarımı paylaştım, kayda alındığını bilmiyordum. Şüphelenmiştim ve bunu konuştum. Benim söylediklerim tamamen dedikodudan ibarettir. ’Bir AFAD personeli görmüş’ diye bir şey duyunca sadece kendi fikrimi söyledim. Evler aranmadığı için sadece köyün etrafında pervane gibi dolaşıp arama yaptık. Leyla’nın bulunduğu yer önceden taranmıştı. Benim gördüğüm ya da bildiğim somut bir şey yoktur" dedi. Avukat Erdoğan Tunç’un "Bu ses kayıtlarından önce basında Leyla Aydemir’le alakalı böyle bir bilgi yoktu. Bu bilgiyle ilk tanışmanız nasıl oldu?" sorusuna, Erdoğan, "Ahmet Erdoğan tehlikeli bir adam sözünü hep ondan duyuyordum. Sonrasında basından da duydum" dedi. ’Köyde ikinci gün katıldığınız aramalarda şüphelendiğiniz bir durum oldu mu? Çalışmaları yanlış yöne çekmeye çalışan biri oldu mu? O dönemde evlerin aratılmamasıyla öne çıkan bir isim var mı?’ sorusuna, Erdoğan, "Ceset bulunana kadar bizi kimse şüphelendirmedi. Yetki o zaman kolluk kuvvetlerindeydi. Ben binbaşıya ’Evlere girelim’ diye söyledim ama izin vermediler" cevabını verdi. Tanık Kenan Tanrıverdi (AFAD görevlisi), "İhbarın geldiği gün nöbetçiydim. Saat 6 gibi köyün girişine gittim. "Bugün arama bitti, yarın gelin" dediler ve döndüm. Nöbetçi olmadığım günlerde tüm aramalara katıldım. İlk gün aramalara katılmadım. Şüpheli bir durumla karşılaşmadım. Medyada görene kadar böyle bir şüphemiz bile olmadı" dedi. Çoban Mehmet Vural da, "Önceki ifademin aynısını tekrar ediyorum. Sabah gidip akşam geliyordum, aileyi pek tanımıyordum. Yusuf Aydemir’in tavrı bozuktu, bir tuhaftı. Leyla’nın bulunduğu gün traktörle evimin arkasında gördüm. Leyla’nın bulunduğu yerin ters yönüne gidiyordu. Herkes ’Leyla bulundu’ diye koşuyordu. Yanında bir çocuk vardı. Bir eliyle çocuğu tutuyor, diğer eliyle traktörü sürüyordu. Ben de Leyla’nın bulunduğu yere gittim" dedi. Tanık Süleyman Daşdemir (AFAD arama kurtarma teknisyeni), "Arama kurtarma çalışmalarına dördüncü gün katıldım. Öncesinde bayram iznindeydim. Şahit olduğum herhangi bir şüpheli durum olmadı" dedi. Tanık İbrahim Türkan (AFAD arama kurtarma personeli), "Olayın ilk gününde ihbar verildi. İhbar düşer düşmez olay yerine gittik. Jandarma ekipleri oradaydı. Arama çalışması gerçekleştirdik. Çocuk bulunamayınca destek ekip talep ettik. Ekipler halinde ayrılarak arama yaptık. Hepimiz aynı noktadan arama yapmadık. İlk gün şüpheli bir durumla karşılaşmadık. Biz küçük bir çocuğun belirli bir sürede kat edebileceği mesafeyi hesaplarız. Zaman da hesaplanabilir. Bu hesaplara göre aramalarımızı gerçekleştirdik" dedi. Tanık Necati Oruk (O dönemde AFAD İl Müdürü), "Olayın meydana geldiği tarihte izinli olarak il dışındaydım. O sırada arama çalışmaları, oradaki görevlilerin koordinasyonunda yürütüldü. Olay üzerine il dışından geri döndüm. Sivil toplum kuruluşlarını da koordine ederek köyün içinde ve çevresinde geniş çaplı arama çalışmaları yaptık. Bir sonuç elde edemedik. Her gün arama kurtarma personeli faaliyetlerini sürdürdü. Basında AFAD’la ilgili bazı söylemler yer aldı. Bunların gerçeği yansıtmadığını, herkesin gayretle ve samimiyetle çalıştığını, herhangi bir kasıt ya da ihmal olmadığını düşünüyorum. İdari bir soruşturma başlatmadım. Ancak arkadaşları tek tek dinledik. Bu iddiaların gerçek dışı olduğunu söyleyebiliriz. Toplam 18 gün boyunca arama yaptık. Çocuk bulunduktan sonra, cesedin 2 ya da 3 gün önce oraya bırakılmış olabileceği ifade edildi. Sırtında bulunan güneş yanığının da 2-3 günlük olduğu söylendi. Arazi çok geniş bir alan değildi. Aradığımız bölgeleri defalarca taradık. Çocuk sürekli orada olsaydı mutlaka bulurduk" dedi. Duruşmaya ara verildi. Bir saat sonra duruşmaya diğer sanık ve tanıkların dinlenmesine devam edilecek.
Bakan Ersoy: "Kütüphanelerimiz gençlerimizi geleceğe hazırlıyor"
15 Ocak 2026 Perşembe - 19:22 Bakan Ersoy: "Kütüphanelerimiz gençlerimizi geleceğe hazırlıyor" Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, bir dizi ziyaret kapsamında geldiği Ağrı’nın Patnos ilçesinde yapımı tamamlanan İlçe Halk Kütüphanesi’nin açılışını gerçekleştirdi. Bir dizi ziyaret için Ağrı’ya gelen Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Patnos ilçesinde yapımı tamamlanan İlçe Halk Kütüphanesi’nin açılış törenine katıldı. Törende konuşan Bakan Ersoy, kütüphanelerin toplumun kültürel ve akademik gelişiminde önemli bir yere sahip olduğunu vurguladı. Patnos İlçe Halk Kütüphanesi’nin ilçenin kültür hayatına değer katacak önemli bir yatırım olduğunu belirten Ersoy, bakanlık olarak her alanda vatandaşların beklenti ve ihtiyaçlarını karşılamak için çalıştıklarını söyledi. Kütüphanenin önceki binasında sınırlı bir alanda hizmet verdiğini hatırlatan Ersoy, daha fazla vatandaşın özellikle de çocuklar ve gençlerin rahatça faydalanabilmesi amacıyla kütüphanenin 5 bin 780 metrekare kullanım alanına sahip modern bir binaya taşındığını ifade etti. Yeni kütüphanenin 3 bin kişilik çalışma kapasitesi ve 40 bin kitaplık zengin koleksiyonuyla hizmet vereceğini dile getiren Bakan Ersoy, gençleri geleceğe hazırlayacak atölye ve etkinlik alanlarının da kütüphanede yer aldığını kaydetti. Okuma ve öğrenme alışkanlığının erken yaşlarda kazandırılmasının önemine dikkat çeken Ersoy, Patnos İlçe Halk Kütüphanesi’nde 3 ayrı bebek ve çocuk bölümünün bulunduğunu belirtti. Kütüphanenin her yaştan vatandaşa hitap eden sosyal alanlarıyla ailelerin birlikte vakit geçirebileceği bir kültür merkezi olacağını ifade etti. Programda konuşan Ağrı Valisi Mustafa Koç ise, "Bugün Patnos’ta; bilginin, düşüncenin ve ortak geleceğimizin kapılarını hep birlikte aralıyoruz. 5 bin 800 metrekare kapalı alana sahip, çağın ihtiyaçları gözetilerek inşa edilen Patnos İlçe Halk Kütüphanemiz; aynı anda bin kişinin ders çalışabileceği kapasitesiyle, ilçemiz için gerçek anlamda bir yaşam ve öğrenme merkezi niteliği taşımaktadır. Kütüphanemiz; görme ve işitme engelli vatandaşlarımıza yönelik özel bölümleri, çocuk kütüphanesi, konferans salonu ve çok yönlü kullanım alanlarıyla her yaştan hemşehrimize hitap eden modern bir kültür yuvası olarak tasarlanmıştır. Burada çocuklarımız kitapla tanışacak, gençlerimiz hayallerini büyütecek, araştırmacılarımız bilgiye daha güçlü ve erişilebilir şekilde ulaşacaktır" ifadelerine yer verdi.
Bakan Ersoy: "Türkiye’de kültür ve turizm alanında tarihi rekorlar kırıyoruz"
15 Ocak 2026 Perşembe - 14:21 Bakan Ersoy: "Türkiye’de kültür ve turizm alanında tarihi rekorlar kırıyoruz" Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye’de kültür ve turizm alanında tarihi rekorlar kırdıklarını belirterek, "Devrim niteliğinde atmış olduğumuz adımlar neticesinde bugün Türkiye dünyada turizm dendiğinde ilk akla gelen ülkeler arasında yer almaktadır" dedi. Bir dizi ziyaret için Ağrı’ya gelen Bakan Ersoy, Genişletilmiş İl Meclisi Toplantısı’na katıldı. Burada partililerle bir araya gelen Ersoy, "Ağrı’da dayanışma ve yardımlaşma kültürü çok güçlüdür. Bu açıdan Ağrı, bizim hafızamızda yalnız bir şehir değil, aynı zamanda Anadolu’nun kapısı, kültürümüzün müstesna şehirlerinden biridir. Kültür, inanç ve medeniyet tarihimizde özel bir yeri olan Ağrı’da İshak Paşa Sarayı’nın her bir taşında ecdadımızın adaleti, estetiği ve bu topraklara vurduğu mühür vardır. Bu yapıyı dimdik ayakta tutan çimento, aynı zamanda bizim aramızdaki kardeşliği de yoğuran Anadolu mayasıdır. Sayın Cumhurbaşkanımız da her zaman ’Ağrı’yı anlamayan, Anadolu’yu anlayamaz’ demektedir. Buradaki kardeşliği görmeyen, tarihin en zor zamanlarında omuz omuz mücadele veren bu milletin arasındaki güçlü bağları hissedemeyen Türkiye’nin birliğini de kavrayamaz" diye konuştu. "Bizim aramızdaki kardeşlik, bizi kopmaz bağlarla birbirine bağlayan hikayemiz Ağrı Dağı kadar vakurdur" diyen Bakan Ersoy, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Allah, bu birlik ve beraberliği daim eylesin. Aramızdaki kardeşliği daha da güçlendirsin. Bildiğiniz gibi AK Parti ailesi olarak sürekli teşkilatlarımızla, sivil toplum kuruluşlarımızla ve vatandaşlarımızla bir araya gelip karşılıklı görüş alışverişinde bulunuyoruz. Şimdi de Teşkilat Başkanlığımızın koordinasyonu ile bakan, genel başkan yardımcısı ve milletvekili arkadaşlarımızla farklı şehirlerde gerçekleşen toplantılara katılarak, teşkilatlarımızla bir araya geliyor, bu toplantılarda sahadaki arkadaşlarımızla görüşerek fikirlerini dinliyor ve onların önerilerini not alıyoruz. Ayrıca Sayın Cumhurbaşkanımızın çok önem verdiği bu buluşmalarda geçmiş dönemlerde teşkilat bünyesinde farklı görevlerde bulunmuş değerli arkadaşlarımızla da bir araya gelmeye çok dikkat ediyoruz. Değerli arkadaşlar şunu hiçbir zaman unutmamalıyız. Bugün bu makamlarda bizler oturuyoruz. Hepimiz ülkemiz, şehirlerimiz, partimiz için mücadele ediyoruz. Ama geçmişte bu dava için mücadele eden başka insanlar da oldu. Onların çabalarını da hiçbir zaman unutmamalıyız. Bizim hayat felsefemizde vefanın çok önemli bir yeri vardır. Bu sebeple bizden önce emek harcayan dostlarımızı, büyüklerimizi asla ihmal etmemeliyiz. Ara ara onları ziyaret ederek, fikirlerini, önerilerini dinlemeliyiz. Bu çerçevede biz, vefa gösteren vefa bulur anlayışıyla hareket etmeye devam edeceğiz. Bize yakışan budur. Biz biliyor ve inanıyoruz ki siyasette en zor ve en fazla fedakarlık gösterenler teşkilat mensuplarımızdır. Bu bayrağı sarsılmaz şekilde ayakta tutan teşkilat mensuplarımızın sarsılmaz iradesidir. Şunu çok açık bir şekilde ifade etmek isterim ki Sayın Cumhurbaşkanımızla yapmış olduğumuz birçok özel toplantıda kendileri sık sık bizlere teşkilatçılığın ne kadar önemli olduğunu ifade etmişlerdir. Bu açıdan bizim nazarımızda sizlerin emeği, çabası, her şeyin üzerindedir. Teşkilat dediğimiz yapı; sadece binalardan, tabelalardan ibaret değildir. Teşkilat, milletimizin dertliyle dertlenen, gece gündüz, bayram, tatil demeden kapı kapı dolaşan, davasına sadakatle bağlı olan, fedakarca çalışan kardeşlerimiz demektir. Sizin mahalle mahalle gezerek ortaya koyduğunuz mücadele bizim bu makamlardaki sorumluluğumuzu daha da arttırmaktadır. İşte bizler de bu sorumluluk çerçevesinde başınız dik dolaşmanız için gece gündüz demeden çalışıyoruz." "200’e yakın ülkede Ağrı’yı, Diyarbakır’ı, Mardin’i, Antalya’yı, İstanbul’u tanıttık" Türkiye’de kültür ve turizm alanında tarihi rekorlar kırdıklarını kaydeden Bakan Ersoy, "Devrim niteliğinde atmış olduğumuz adımlar neticesinde bugün Türkiye dünyada turizm dendiğinde ilk akla gelen ülkeler arasında yer almaktadır. Bu salonu dolduran herkes Türkiye’nin ciddi bir turizm potansiyeline sahip olduğunu biliyor. Peki şimdi size soruyorum, Türkiye bu potansiyeli doğru bir şekilde kullanabildi mi? Maalesef hayır. Türkiye’de turizm dendiğinde eskiden ne anlaşılıyordu; sadece deniz, kum, güneş. Peki bu doğal kaynaklar etkin bir şekilde kullanıldı mı? Maalesef hayır. Dünyanın en güzel doğasına sahip, yaylarını bünyesinde barındıran kadim kültürü ile öne çıkan çok zengin bir coğrafyaya sahibiz. Peki bu doğal güzellikler, zenginlikler turizm bağlamında değerlendirebildi mi? Maalesef yine hayır. Bakın, 2002 yılında turizm gelirimiz ne kadardı; 13 milyar dolar. Bugün ise 64 milyar dolardan söz ediyoruz. 5 katı bir yükseliş, bir başarı öyküsü bu. En büyük etken de 2018 yılından itibaren uygulamaya başladığımız yeni turizm stratejimizin başarılı adımlardır. Bu rekorları kırarken, bu büyük başarıları elde ederken elbette çok çalıştık. Bu başarılarımız elbette tesadüfle açıklanamaz. Şunu açık yüreklilikle söylemek isterim ki gerçekten bu işin ehli olan arkadaşlarımızla ülkemiz için çok çalıştık. Türkiye’nin turizmde altın bir dönem yaşaması, potansiyelimizin doğru bir şekilde değerlendirilmesi için çok ciddi bir irade ortaya koyduk. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde turizm alanında büyük dönüşümler gerçekleştirdik. Ülkemizin alt yapı sorunlarını bir bir çözdük. Anadolunun dört bir yanını yollarla, demir ağlarla ördük, havalimanları ile donattık. Ülkemizin, şehirlerimizin tanıtımına ayrı bir önem verdik. 200’e yakın ülkede Ağrı’yı, Diyarbakır’ı, Mardin’i, Antalya’yı, İstanbul’u tanıttık. Dünyanın en çok takip edilen medya kanallarında ülkemizi ve turizm bölgelerimizi anlattık. Türkiye’de turizmi 12 aya yayma hedefiyle çalışmalar gerçekleştirdik. Bu kapsamda sadece sahil turizmini değil bunun yanında tarih, inanç, kültür, doğa, sağlık, gastronomi gibi alanlarda da önemli çalışmaları hayata geçirdik. Biliyoruz ki turizmin 12 aya yayılmasının kültür turizmiyle doğrudan bir ilişkisi söz konusu. Bu çerçevede uzun yıllar ihmal edilen kültürel mirası ayağa kaldıracak çalışmalar yaptık. Birçok farklı medeniyete ev sahipliği yapmış Anadolu topraklarının dört bir yanında saklı olan, fakat geçmiş dönemlerde ihmal edilen kültürel mirası gün yüzüne çıkardık. Ülkemizin dört bir yanında kazı çalışmaları gerçekleştiriyoruz. Kazı alanında şu anda dünyada bir numarayız. Kültürümüze, tarihimize ait tüm eserlerin izini sürerek, o eserleri bulup ülkemize getiriyoruz. Tarihimize ait yurt dışına kaçırılan binlerce eserin iadesini gerçekleştirdik" ifadelerini kullandı. Bakan Ersoy, hep birlikte el ele vererek Türkiye Yüzyılı’nda önlerine çıkan engelleri bir bir aştıklarını ifade ederek, "Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ülkemizin yıldızını parlatmaya devam edeceğiz. Kültür ve Turizm alanında daha fazla üretmeyi sürdüreceğiz. Ağrı’yı daha iyi tanıtıp, anlatıp daha fazla turistin buraya gelmesini sağlayacağız. Bunu da yine birlikte başarabiliriz. Ağrı’nın bu çerçevede turizm potansiyelini en doğru şekilde ortaya koymalıyız. Avantajlı ve dezavantajlı noktalarımızı belirleyip hareket etmeliyiz. Artık tek bir hedefimiz olmalı; Ağrı’ya daha fazla turist gelsin, Ağrı turizm pastasından daha fazla pay alsın, Ağrı’nın ekonomisi güçlensin, insanının yüzü gülsün. Gençlerimiz Türkiye Yüzyılı hedeflerine ve geleceğe daha bir umutla yürüsün. Şunu unutmamalıyız ki bizler, bir zincirin halkaları gibi birbirimize kenetlendiğimiz sürece aşamayacağımız hiçbir engel, tırmanamayacağımız hiçbir zirve yoktur" şeklinde konuştu.
İranlılar Trump’a tepkili: Sorunumuz savaş değil ekonomi
15 Ocak 2026 Perşembe - 09:02 İranlılar Trump’a tepkili: Sorunumuz savaş değil ekonomi İran’da devam eden gösteriler ve iç karışıklıklara rağmen Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesindeki Gürbulak Gümrük Kapısı’nda sakinlik gözlemlendi. Türkiye’ye giriş yapan İranlı vatandaşlar, yaşanan sorunların temelinde ekonomik sıkıntıların bulunduğunu belirterek, ABD Başkanı Donald Trump’a tepki gösterdi. İran’da son dönemde artan gösteriler ve iç karışıklıklar kamuoyunda endişe ile karşılanırken, Türkiye’nin İran’a açılan önemli sınır kapılarından biri olan Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesindeki Gürbulak Gümrük Kapısı’nda olağan akışın sürdüğü görüldü. Gümrük kapısından Türkiye’ye giriş yapan İranlı vatandaşlar ülkelerindeki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bir İranlı vatandaş, yaşanan sorunların temelinde güvenlik endişelerinden çok ekonomik sıkıntıların yer aldığını belirtti. Doların aşırı değer kazanmasının halkı zor durumda bıraktığını ifade eden vatandaş, özellikle ABD politikalarına ve Trump’a tepki gösterdi. İran halkının vatanını terk etmediğini vurgulayan vatandaş, ülkede ciddi bir güvenlik sorunu bulunmadığını, ancak ekonomik zararların her geçen gün arttığını dile getirdi. Afganistan, Suriye ve Irak örneklerini hatırlatan İranlı vatandaş, benzer süreçlerin yeniden yaşanmasından endişe duyduklarını söyledi.