Yerel Haberler
Ağrı
29 Nisan 2026 Çarşamba - 12:56 Ağrı’dan "100. Yılda 100 Proje" vizyonu: 2026 eylem planı için 6 öncelik belirlendi Ağrı Sivil Toplum Örgütleri Birliği, kentin geleceğine yönelik kapsamlı bir istişare toplantısı gerçekleştirerek, 2027 yılında Ağrı’nın il oluşunun 100. yılına özel "100. Yılda 100 Proje" vizyonunu kamu kurumları nezdinde gündeme taşıma kararı aldı. Ağrı Sivil Toplum Örgütleri Birliği’nden yapılan açıklamada, şehrin gelişimi ve kalkınmasına katkı sunmak amacıyla düzenlenen toplantıda, sivil toplum kuruluşu başkanları ve gönüllülerin geniş katılımıyla önemli başlıkların ele alındığı bildirildi. Açıklamada, ortaya konulan vizyonun yalnızca bir fikir metni olarak kalmaması, toplumun tüm kesimleri tarafından sahiplenilmesi gerektiğinin altı çizilerek, kamu kurumlarıyla eş güdüm içinde hareket edilmesi yönünde ortak kanaat oluştuğu ifade edildi. "100. Yılda 100 Proje" vizyonu için ortak irade Toplantıda, Ağrı’nın 2027 yılında il oluşunun 100. yılına ulaşacak olması dolayısıyla hazırlanan "100. Yılda 100 Proje" vizyonunun, ilgili kurumlar nezdinde gündeme taşınmasına karar verildi. Vizyonun gerekli görülmesi halinde ilgili bakanlıklar ve Cumhurbaşkanlığı makamı nezdinde de takip edilmesi yönünde ortak irade ortaya konulduğu belirtilen açıklamada, bu sürecin güçlü bir toplumsal destekle yürütülmesinin önemine vurgu yapıldı. 2026 eylem planında 6 öncelikli proje Açıklamada, söz konusu vizyonun somut adımlara dönüşmesi amacıyla 2026 yılı eylem planı kapsamında belirlenen 6 öncelikli projenin hayata geçirilmesi için gerekli girişimlerin başlatılmasının önemli görüldüğü aktarıldı. Tugay alanının şehirle bütünleşmesi önerisi Şehir merkezinde mücavir alan içerisinde bulunan Tugay Komutanlığı’nın daha uygun ve modern bir alana taşınmasının önerildiği belirtilen açıklamada, boşalacak alanın Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) aracılığıyla yeniden değerlendirilmesinin planlandığı ifade edildi. Bu kapsamda söz konusu alanın, konutlar, millet bahçesi, cami, okul, ticari alanlar ve sosyal donatıların yer aldığı modern bir yaşam merkezine dönüştürülmesinin hedeflendiği kaydedildi. Projenin şehir merkezindeki yoğunluğu azaltacağı, kira baskısını hafifleteceği, trafik sorununa katkı sağlayacağı ve ekonomik hareketliliği artıracağı değerlendirildi. Hastane kapasitesinin artırılması Yoncalı mevkiinde planlanan 400 yataklı hastane projesinin, bölgenin nüfus yapısı ve sağlık ihtiyaçları doğrultusunda 1300 yataklı şehir hastanesine dönüştürülmesinin önerildiği aktarıldı. Bu değişikliğin, Ağrı ve çevre illerin sağlık hizmetlerine önemli katkı sunacağı ifade edildi. Şeker Fabrikası’nda modernizasyon ve yeni üretim alanları Ağrı Şeker Fabrikası’nın kapasitesinin artırılması ve modern teknolojilerle desteklenmesi gerektiği vurgulanan açıklamada, pancardan elde edilen yan ürünlerin değerlendirilmesi amacıyla fabrika bünyesinde yem fabrikası ve benzeri üretim tesislerinin kurulmasının bölge ekonomisine katkı sağlayacağı belirtildi. Jeotermal kaynaklar ve sağlık turizmi vurgusu Ağrı’nın sahip olduğu jeotermal enerji kaynaklarının daha etkin ve sürdürülebilir şekilde değerlendirilmesi gerektiği ifade edilen açıklamada, sağlık turizmi, termal tesisler ve jeotermal seracılık alanlarında kapsamlı yatırım ve eylem planı hazırlanmasının önemine dikkat çekildi. Murat Nehri için hidroelektrik proje önerisi Uzun yıllardır ekonomik olarak yeterince değerlendirilemeyen Murat Nehri’nin, Ağrı ile Tutak arasında bilimsel veriler ışığında planlanacak hidroelektrik üretim projesi kapsamında ele alınmasının bölgesel kalkınma açısından önemli bir fırsat olduğu kaydedildi. Zengezur Koridoru ve lojistik üs hedefi Bölgesel ticaret açısından stratejik öneme sahip Zengezur Koridoru’nun açılmasıyla ortaya çıkacak ekonomik fırsatlara dikkat çekilen açıklamada, Ağrı’nın bu süreçten azami düzeyde faydalanması gerektiği belirtildi. Bu doğrultuda ilin lojistik üs olma potansiyelini güçlendirmek amacıyla demiryolu hatlarının geliştirilmesi ve yeni tren yolu yatırımlarının yatırım programına alınmasının büyük önem taşıdığı ifade edildi. Ağrı’nın jeopolitik konumu, sınır ticareti potansiyeli ve bölgesel ulaşım ağları göz önünde bulundurulduğunda, demiryolu altyapısının güçlendirilmesinin hem lojistik kalkınma hem de ticaret hacminin artırılması açısından stratejik bir yatırım olacağına işaret edildi. Toplumsal sahiplenme çağrısı Açıklamada, Ağrı’nın ortak aklı ve ortak iradesiyle şekillenecek çalışmaların kentin geleceğine önemli katkılar sunacağına inanıldığı belirtilerek, toplantıya katılan sivil toplum kuruluşu başkanları ve gönüllülere teşekkür edildi. Ağrı halkının desteğiyle güçlü bir toplumsal sahiplenme oluşturulmasının hedeflendiği vurgulandı.
29 Nisan 2026 Çarşamba - 12:46 Patnos’ta alt yapının güçlendirilmesi çalışmaları devam ediyor Ağrı’nın Patnos ilçesinde kırsal altyapının güçlendirilmesine yönelik çalışmalar aralıksız sürüyor. Patnos Kaymakamlığı Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında Tanyeli Köyü yolunda gerçekleştirilen stabilize kumlama çalışmaları tamamlandı. Köy yollarının daha güvenli, dayanıklı ve ulaşılabilir hale getirilmesi amacıyla yapılan çalışma kapsamında yol platformunda zamanla oluşan bozulmalar giderildi. Ekipler tarafından ilk olarak yol zemini iyileştirilirken, ihtiyaç duyulan noktalarda dolgu ve tesviye işlemleri gerçekleştirildi. Ardından serilen stabilize malzeme ile yol yüzeyi güçlendirilerek ulaşım standardı yükseltildi. Yapılan çalışmalar sayesinde özellikle yağışlı havalarda yaşanan ulaşım sorunlarının önüne geçilmesi hedeflenirken, vatandaşların daha konforlu ve güvenli bir şekilde seyahat etmelerinin amaçlandığı belirtildi. Çalışmaların kısa sürede tamamlanması köy sakinleri tarafından da memnuniyetle karşılandı. Patnos Kaymakamı Burak Dertlioğlu ise kırsal bölgelerde ulaşım altyapısının güçlendirilmesine büyük önem verdiklerini belirterek, "Vatandaşlarımızın daha güvenli ve konforlu ulaşım imkanlarına kavuşması için köy yollarımızda bakım, onarım ve iyileştirme çalışmalarımız aralıksız devam ediyor. Tanyeli Köyü yolunda tamamlanan stabilize kumlama çalışmasıyla birlikte ulaşım standardını yükseltmeyi hedefledik. İlçemize bağlı tüm köylerde ihtiyaç duyulan noktalarda çalışmalarımız sürdürülecek" ifadelerini kullandı.
Tekstilkent’te kadın istihdamı yükseliyor, ekonomiye katkı artıyor
10 Nisan 2025 Perşembe - 08:03 Tekstilkent’te kadın istihdamı yükseliyor, ekonomiye katkı artıyor Ağrı’da üretimden yönetime kadar kadınların aktif olarak yer aldığı ALDERS Tekstil, bölge ekonomisine katkı sağlarken, kadınlara mesleki eğitim ve ekonomik özgürlük kazandıran projelerle Tekstilkent’te sosyal dönüşümün öncüsü oluyor. 2019 yılından bu yana Ağrı’da Tekstilkent bölgesinde üretim yapan ALDERS Tekstil, 330 kişilik çalışan kadrosunun büyük çoğunluğunu kadınlardan oluşturuyor. Firma, kadınlara sadece üretimde değil, yönetimde de fırsat tanıyarak, bölge istihdamına önemli bir katkı sağlıyor. Yıllık 1 milyon adet üretim kapasitesine sahip olan ALDERS, Avrupa’nın önde gelen markalarına ihracat gerçekleştiriyor ve ürünlerini Asya, Avrupa ve Amerika kıtalarına gönderiyor. Kadın istihdamına verdiği önemin altını çizen ALDERS, İŞKUR iş birliğiyle yürüttüğü projelerle bölgeye yeni iş gücü kazandırıyor. Firma, devlet teşviklerinden yararlanarak sanayileşme sürecine katkı sağlıyor ve yılda yaklaşık 10 milyon TL’lik ekonomik katkı sağlıyor. "Kadınların yönetimdeki teri bizim için çok değerli" ALDERS Tekstil Fabrika Müdürü Nevin Topçu, firmanın kadın istihdamına verdiği önemi vurguladı. 2019 yılından bu yana Ağrı’da faaliyet gösteren ALDERS, toplam 330 çalışanının 168’inin kadın olduğunu belirten Topçu, "Ağrı bölgesinde firmamız 2019 yılından bu yana faaliyet göstermektedir. Toplamda 330 çalışanımız bulunuyor; bunların 168’i kadın, 159’u ise erkek. Kadın istihdamına biraz daha önem veriyoruz. Bunun sebebi, bu coğrafyada sanayileşmenin yeterince gelişmemiş olması. Erkekler bir şekilde göç ederek, turizm, inşaat gibi farklı sektörlerde iş bulabiliyor. Ancak kadınlar için iş olanakları oldukça sınırlı. Tekstil sektörü kadınlara daha uygun bir alan olduğundan, pozitif ayrımcılık yaparak kadın istihdamına öncelik veriyoruz. Kadın çalışanlarımız bu durumdan oldukça memnun. İşe girdiklerinde hem sürdürülebilir bir gelir elde ediyorlar hem de meslek edinebilecekleri bir alanda çalışıyorlar. Bu onlar için büyük bir şans. Kendileri de sık sık bu memnuniyetlerini dile getiriyorlar. Üstelik bizim işimiz mesleki beceri gerektirdiği için burada terzilik öğreniyorlar. Bu da onlar için önemli bir fırsat. Kadının yönetimdeki yerini de çok önemsiyoruz. Bu nedenle şu anda dokuz kadın liderimiz var. Ayrıca dört kadın çalışanımızı liderlik için yetiştiriyoruz. Onları hem üretimde hem de yönetimde görmek istiyoruz. Bu doğrultuda salon eğitimleri ve pratik uygulamalarla liderlik becerilerini geliştiriyoruz. Yıllık ortalama 1 milyon dolar civarında ihracat yapan bir firmayız. Dünyaca ünlü global markalara üretim yapıyoruz ve ürünlerimizi Asya, Avrupa ve Amerika kıtalarına gönderiyoruz. Çalışanlarımızın hak edişlerinin yanı sıra diğer iş ortaklarımızın katkılarını da hesaba kattığımızda, yaklaşık 10 milyon liralık sıcak para Ağrı ekonomisine kazandırılıyor. Yatırımlarımızı, Bakanlıktan aldığımız teşvik belgesi kapsamında gerçekleştirdik. Altıncı bölge teşviklerinden yararlanarak vergi muafiyetinden de faydalandık. Şu anda iki tane İŞKUR projemiz var. Bu kapsamda 76 kursiyerimiz eğitim alıyor. İŞKUR destekli bu süreçte önce kursiyerlere makine bilgisi veriyoruz, ardından el becerilerini geliştiriyoruz. Daha sonra müşteri ürünlerine geçiş sağlanıyor. Eğitim sürecinin sonunda başarılı olan kursiyerleri üretime dahil ediyoruz. İstihdamı sürekli artırmayı ve sürdürülebilir kılmayı hedefliyoruz. Yeni kurslarla sürekli olarak ekibimize yeni çalışanlar katıyor, diğer yatırımcılara da örnek olarak Ağrı’da sanayileşmeyi teşvik etmeyi amaçlıyoruz. Kadın hazır giyim ürünleri üretiyoruz. Ürün yelpazemiz içinde pantolon, tulum, gömlek, şort gibi parçalar yer alıyor. Ben Bursa’da yaşıyorum ve 30 yıllık tekstil tecrübem var. Meslek hayatıma Bursa’da başladım. Metot mühendisliği, modernizasyon, teknik mühendislik ve üretimin tüm süreçlerinde uzun yıllar çalıştım. Tüm bu tecrübelerin ardından kariyerime sosyal sorumluluk perspektifiyle devam etmeye karar verdim. Sanayileşmenin yeterli olmadığı Ağrı’yı özellikle tercih ettim. Son beş yıldır meslek hayatımı Ağrı’da sürdürüyorum. Amacım, bu bölgedeki sanayileşmeye katkı sağlamak, kadın istihdamını artırmak ve benim gibi kadın liderler yetiştirmek. Kadınları hem üretimde hem de yönetimde görmek en büyük hedeflerim arasında. En çok kadınların desteğini gördüm. Beni gördüklerinde ’O yapabildiyse biz de yapabiliriz’ dediklerini duydum. Pek çok kadın, beni rol model olarak benimsedi. Hayat hikayemi merak edenler, aile hayatımı ve iş yaşamımı Ağrı’da nasıl yönettiğimi sordular. Bunları samimiyetle paylaştığımda, bunun yapılabilir olduğunu gördüler. Ve bence bu, onlara da cesaret verdi. Kadın isterse her şeyi başarır." dedi. Fabrika çalışanı Güler Oğur ise, geçmişte kadınların iş hayatına katılımının bölgede yaygın olmadığını, ancak son yıllarda bu algının kırıldığını söyleyerek, "Yaklaşık altı yıldır bu firmada çalışıyorum. Daha önce makineyle çalışmanın, iş hayatının nasıl bir şey olduğunu pek bilmiyorduk. Kadınlar için de Ağrı’da bu şekilde özgürce çalışmak pek mümkün değildi. Toplum olarak buna çok sıcak bakılmıyordu aslında. Ama biz bunu yendik. Şu an Ağrı’da evli kadınların, bekar genç kızların burada gelip çalışması herkes tarafından olumlu karşılanıyor. Bu da hepimiz için çok büyük bir gelişme. Ağrı, her anlamda güzel bir ilerleme kaydetti. Her şeyden önce birçok önyargıyı kırdık. Eskiden kadınların ya da genç kızların tek başlarına çarşıya çıkmaları, sosyalleşmeleri pek hoş karşılanmazdı. Ama bu iş yerlerinin Ağrı’da açılmasıyla birlikte bu algılar değişti. Bu da bizim için çok kıymetli bir gelişme oldu. Kendimize ve ailemize çok güzel şeyler kattık. Kadınlar bir güven kazandı. Kendi paramı kendim kazanmak kadar güzel bir şey yok. Kadınların babalarından ya da eşlerinden para istemek yerine, kendi ekonomik özgürlüklerini kazanmaları bence her şeyden daha önemli. Ayrıca evli kadınlar için çalışma saatleri de oldukça uygun. Hem evlerini geçindiriyorlar hem çocuklarına ve evlerine daha iyi bakabiliyorlar. Aynı zamanda kendilerini geliştiriyorlar. Bu yüzden kesinlikle tüm kadınlara tavsiye ediyorum. Yaklaşık altı yıldır bu firmada çalışıyorum. Daha önce makineyle çalışmanın, iş hayatının nasıl bir şey olduğunu pek bilmiyorduk. Kadınlar için de Ağrı’da bu şekilde özgürce çalışmak pek mümkün değildi. Toplum olarak buna çok sıcak bakılmıyordu aslında. Ama biz bunu yendik. Şu an Ağrı’da evli kadınların, bekar genç kızların burada gelip çalışması herkes tarafından olumlu karşılanıyor. Bu da hepimiz için çok büyük bir gelişme. Ağrı, her anlamda güzel bir ilerleme kaydetti. Her şeyden önce birçok önyargıyı kırdık." dedi. Ayrıca, kadınların ekonomik özgürlüğü kazanarak toplumsal algıları değiştirmeleri gerektiğini söyleyerek. "Kadınlar kendi paramı kazanmak kadar değerli bir şey yok. Kadınların babalarından ya da eşlerinden para istemek yerine, kendi ekonomik özgürlüklerini kazanmaları bence her şeyden daha önemli. Ayrıca evli kadınlar için çalışma saatleri de oldukça uygun. Hem evlerini geçindiriyorlar hem çocuklarına ve evlerine daha iyi bakabiliyorlar. Aynı zamanda kendilerini geliştiriyorlar. Bu yüzden kesinlikle tüm kadınlara tavsiye ediyorum." ifadelerine yer verdi.
Ağrı’da öğretmenlere yönelik "Eğitimde Yeni Yaklaşımlar" kursu düzenlendi
09 Nisan 2025 Çarşamba - 15:55 Ağrı’da öğretmenlere yönelik "Eğitimde Yeni Yaklaşımlar" kursu düzenlendi Ağrı İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından öğretmenlerin mesleki gelişimlerine katkı sunmak amacıyla düzenlenen "Eğitimde Yeni Yaklaşımlar" konulu hizmet içi eğitim kursu tamamlandı. Mahallî hizmet içi eğitim faaliyetleri kapsamında Ağrı Araştırma Geliştirme Merkezi salonunda gerçekleştirilen eğitime, İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Kökrek, Şube Müdürü Selahattin Bilgiç, eTwinning Türkiye içerik geliştirme ekibi üyeleri Bircan Keleş ve Kenan Çete ile farklı okullardan 60 öğretmen katıldı. 4 gün süren eğitim programı; öğretmenlerin dijital yetkinliklerini geliştirmeyi, çağdaş öğretim teknolojilerini sınıf içinde etkili biçimde kullanmalarını sağlamayı ve özellikle eTwinning projeleri çerçevesinde uluslararası proje yazma kapasitelerini artırmayı hedefledi. Uygulamalı ve etkileşimli oturumlarla yürütülen kurs kapsamında, Web 2.0 ve 3.0 araçlarının sınıf içi entegrasyonu, proje fikrinin yapılandırılması, etkinlik planlaması ve dijital içerik üretimi gibi başlıklar ele alındı. Katılımcı öğretmenler, teorik bilgileri eş zamanlı atölye çalışmalarıyla pekiştirerek kapsamlı bir öğrenme deneyimi yaşama fırsatı buldu. Eğitim sürecinde görev alan eTwinning Türkiye içerik geliştirme ekibi üyeleri Bircan Keleş ve Kenan Çete, alanlarındaki uzmanlıkları ve sahaya hakimiyetleriyle dikkat çekerken, yenilikçi yaklaşımları sayesinde katılımcı öğretmenlerin beğenisini kazandı. Açılış konuşmasında öğretmenlerin sürekli gelişim ihtiyacına dikkat çeken Ağrı İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Kökrek, Millî Eğitim Bakanlığı’nın vizyonu doğrultusunda dijital okuryazarlık ve proje temelli öğrenme gibi 21. yüzyıl becerilerinin öğretmenlik mesleğinin ayrılmaz bir parçası haline gelmesi gerektiğini ifade etti. Öğretmenler, bu tür mesleki gelişim etkinliklerinin motivasyonlarını artırdığını ve sınıf içi uygulamalara olumlu yansımalar sağladığını belirterek, kursun düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür etti.
Başkan Taşkın; "Riskli yapılar birer birer yıkılıyor"
09 Nisan 2025 Çarşamba - 13:27 Başkan Taşkın; "Riskli yapılar birer birer yıkılıyor" Patnos ilçe merkezinde güvenli, modern ve yaşanabilir bir şehir oluşturma hedefiyle yürütülen dönüşüm çalışmaları hız kesmeden devam ediyor. Özellikle çarşı merkezinde bulunan, ekonomik ömrünü tamamlamış ve depreme dayanıksız olduğu tespit edilen binaların yıkımı, Patnos Belediyesi ekipleri tarafından gerçekleşiyor. Patnos Belediyesi, vatandaşların güvenliği ve şehir estetiğini ön planda tutarak dönüşüm sürecini titizlikle yürütüyor. Yapılan istişareler sonucunda, dönüşümün hem güvenli hem de ekonomik olarak faydalı bir şekilde tamamlanması amaçlanıyor. Patnos Belediye Başkanı Abdülhalik Taşkın, devam eden dönüşüm çalışmalarıyla ilgili yaptığı açıklamada, şehirdeki riskli yapıların yıkımı ve yerine modern yapılar inşa edilmesi sürecinin kararlılıkla sürdüğünü belirtti. Başkan Taşkın, dönüşüm çalışmalarına ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: "Patnos’umuzun geleceği için büyük bir dönüşüm hareketi içerisindeyiz. Özellikle çarşı merkezimizde yıllardır ayakta duran ancak artık ekonomik ömrünü tamamlamış, depreme dayanıksız binaların yıkımını gerçekleştiriyoruz. Bu süreci vatandaşlarımızla birlikte yürütüyor, onların öneri ve beklentilerini dikkate alarak en doğru adımları atıyoruz. İlk olarak çarşı merkezindeki kaldırım, ara refüj ve asfaltlama işlerinden başladık. Şimdi de Peynirciler çarşısı olarak adlandırdığımız bölgeyi yıkıp yeniden vatandaşlarımızın hizmetine sunmak için modern bir çarşı inşa etmek için kolları sıvadık. Dönüşüm, sadece binaların yıkılıp yeniden yapılması değil; şehrimizin güvenliğini, estetiğini ve yaşam kalitesini artırmak adına gerçekleştirdiğimiz kapsamlı bir projedir." Başkan Taşkın, dönüşüm sürecinin sadece çarşı merkeziyle sınırlı olmadığını, Patnos’un farklı bölgelerinde de riskli yapıların tespit edilerek dönüşüme alındığını ifade etti. Yeni projelerle birlikte yeşil alanların artırılacağı, otopark sorununun çözüleceği ve modern mimariyle inşa edilecek yapıların şehre değer katacağı vurgulandı.
Tarihi İshak Paşa Sarayı, bayramda 17 bin yerli ve yabancı ziyaretçiyi ağırladı
09 Nisan 2025 Çarşamba - 09:34 Tarihi İshak Paşa Sarayı, bayramda 17 bin yerli ve yabancı ziyaretçiyi ağırladı Osmanlı döneminin Doğu Anadolu’daki en görkemli yapılarından biri olan İshak Paşa Sarayı, Ramazan Bayramı tatilinde ziyaretçi akınına uğradı. Dokuz günlük tatil süresince saray ve çevresindeki tarihi alanlar, 17 bini aşkın yerli ve yabancı turisti ağırladı. Doğubayazıt ilçesinde yer alan ve yaklaşık 99 yıl süren inşa süreciyle dikkat çeken İshak Paşa Sarayı, sadece mimari büyüklüğüyle değil, barındırdığı sanat anlayışlarıyla da öne çıkıyor. Osmanlı ve Selçuklu mimarisinin izlerini taşıyan yapı, aynı zamanda Barok ve Rokoko tarzı Avrupa sanatının da etkilerini yansıtıyor. Yıl boyunca 250 binden fazla ziyaretçiyi ağırlayan saray, özellikle bayram tatillerinde yoğun ilgi görüyor. Bu yıl Ramazan Bayramı’nda Ahmedi Hani Türbesi ile birlikte toplam ziyaretçi sayısı 17 binin üzerine çıktı. "Yılda 250 bini aşkın misafirimizi burada ağırlıyoruz" Ağrı Kültür ve Turizm İl Müdürü Fehim Altun, Ramazan Bayramı tatilinde artan ziyaretçi yoğunluğu hakkında açıklamalarda bulundu. Altun, Osmanlı’nın en önemli mimari yapılarından biri olan İshak Paşa Sarayı’na olan ilginin her geçen yıl arttığını belirterek, "Bugün Osmanlı’nın şaheseri olan İshak Paşa Sarayı’ndayız. Sarayın yapımına 1685 yılında Çolak Abdi Paşa tarafından başlanmış ve yaklaşık 99 yıl süren inşaat süreci sonunda, 1784 yılında tamamlanmıştır. Bu muazzam yapı, Selçuklu ve Osmanlı sanatının izlerini taşımakla birlikte Avrupa etkisiyle Barok ve Rokoko sanat tarzlarının da birleştiği nadide bir eserdir, Sarayımız, Osmanlı döneminde kalorifer sisteminin uygulandığı ilk yapıdır. Kompleks bir yapıya sahip olan sarayda cami, imaret ve aşevi gibi bölümler de yer almakta. Topkapı Sarayı’ndan sonra Doğu Anadolu’daki en görkemli saraylardan biridir. Ziyaretçi sayımız her yıl artarak devam ediyor. Yılda 250 bini aşkın misafirimizi burada ağırlıyoruz" dedi. "Türkiye’nin yedi bölgesinden geliyorlar" Bayram tatilinde de yoğun ilgi gördüklerini vurgulayan Altun, "9 günlük bayram tatilinde Ahmedi Hani Türbesi ile birlikte 17 bini aşkın ziyaretçiyi ağırladık. Misafirlerimiz sadece Doğu ve Güneydoğu Anadolu’dan değil, Türkiye’nin yedi bölgesinden geliyor. Karadeniz, Akdeniz, Ege, Marmara ve İç Anadolu bölgelerinden de yoğun bir ziyaretçi akışı var. Ziyaretçilerimiz tarihle iç içe bir deneyim yaşıyor," dedi. Son olarak Altun, "İshak Paşa Sarayı, tarihimizin ve kültürümüzün canlı bir şahididir. Amacımız bu mirası en güzel şekilde tanıtmak ve gelecek nesillere aktarmaktır. Ziyaretçi sayısının artarak devam edeceğine inanıyoruz ve herkesi bu eşsiz sarayı görmeye davet ediyoruz" diyerek sözlerini tamamladı.
Eleşkirt’li Hamza Yerlikaya, Türkiye şampiyonu oldu
09 Nisan 2025 Çarşamba - 09:18 Eleşkirt’li Hamza Yerlikaya, Türkiye şampiyonu oldu Ağrının Eleşkirt ilçesinde güreş hayatını sürdüren Hamza Yerlikaya, Türkiye şampiyonu oldu. Ağrı Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü bünyesinde Eleşkirt spor güreş takımı sporcusu genç güreşçisi Hamza Yerlikaya, 04-08 Nisan 2025 tarihleri arasında Kütahya’da düzenlenen Okul Sporları U17 Grekoromen ve Serbest Güreş Türkiye Şampiyonası’nda önemli bir başarıya imza attı. 65 kilogramda mücadele eden Hamza Yerlikaya, zorlu rakiplerini geride bırakarak Türkiye şampiyonluğunu kazandı. Şampiyonaya katılmadan önce güreş hocası Adem Şahna ve Murat Bayram ile birlikte uzun ve disiplinli bir hazırlık süreci geçiren Hamza Yerlikaya, turnuvada gösterdiği performansla dikkat topladı. Hamza Yerlikaya, yaptığı açıklamada, en büyük hayalinin aynı isim ve soyadı paylaştığı yıllarca Türkiye’yi aldığı başarılarla gururlandıran eski milli güreşçi ve Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Hamza Yerlikaya gibi milli bir güreşçi olup, ismini tekrar güreşin unutulmazları arasına eklemek olunduğu söyledi. Genç sporcu, Hamza Yerlikaya ile aynı karede olmanın sürekli hayalini kurduğunu ve çoğu zaman rüyalarına bile geldiğini de dile getirdi. Alınan bu başarı nedeniyle açıklama yapan Ağrı Gençlik ve Spor İl Müdürü Ahmet Çelebi, "04-08 Nisan 2025 tarihleri arasında Kütahya’da düzenlenen U17 Serbest Güreş Türkiye Şampiyonasında zorlu rakiplerini geride bırakarak 65 kg’da Türkiye Şampiyonu olan Eleşkirt Spor Kulübü sporcumuz Hamza Yerlikaya’yı ve Antrenörleri Adem Şahna ile Murat Bayram’ı tebrik ediyorum. Millî takıma seçilen ve Uluslararası arenada ülkemizi temsil edecek olan ve aynı zamanda Asrın güreşçisi ünvanlı Olimpiyat Şampiyonu Sayın Bakan yardımcımızın da ismini taşıyan kıymetli sporcumuza üstün başarılar diliyorum" dedi.
İçişleri Bakan Yardımcısı Turan: "Sahipsiz hayvan sorununu Türkiye’nin gündeminden çıkaracağız"
08 Nisan 2025 Salı - 16:32 İçişleri Bakan Yardımcısı Turan: "Sahipsiz hayvan sorununu Türkiye’nin gündeminden çıkaracağız" İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan, Ağrı’da düzenlenen Sokak Hayvanları Değerlendirme Toplantısı’nda, sahipsiz hayvan sorununa kalıcı çözümler üretmek amacıyla yürürlüğe giren yeni düzenlemelere ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan, bir dizi ziyaret kapsamında Ağrı’ya geldi. Ağrı Valiliği’nde Vali Mustafa Koç ve il protokolü tarafından karşılanan Turan, Valilik şeref defterini imzalamasının ardından, "Hayvanların Korunması Hakkında Uygulama Yönetmeliği" çerçevesinde düzenlenen "Ağrı Sokak Hayvanları Değerlendirme Toplantısı"na katıldı. Vali Mustafa Koç’un da başkanlık ettiği toplantıya, ilgili kurum amirleri de katılım sağladı. Toplantıda, sahipsiz hayvanların korunması ve rehabilitasyonuna yönelik il genelinde yapılan ve yapılması planlanan çalışmalar ele alındı. Toplantının ardından açıklamalarda bulunan Bakan Yardımcısı Turan, sahipsiz hayvanlar konusunun yalnızca hayvan hakları açısından değil, kamu güvenliği açısından da kritik öneme sahip olduğunu vurguladı. "Sokakların güvenliği esastır" Toplantı sonrası açıklamalarda bulunan Bakan Yardımcısı Turan, konunun yalnızca hayvan hakları açısından değil, kamu güvenliği açısından da önemli olduğunu vurguladı: "Bugün Ağrı’da olmamızın sebebi, ülkemizin önemli bir sorununu masaya yatırmamızdır. Zaman zaman çocuklarımız sahipsiz hayvanlar nedeniyle yaralanıyor, bazı durumlarda hayatlarını kaybediyorlar. Oysa sokakların güvenliği esastır. Bu güvenlik ister insandan, ister trafikten, isterse sahipsiz hayvandan kaynaklansın, hepsi önemlidir." "Bu mesele siyasetin değil, güvenliğin konusudur" Turan, 9 ay önce yürürlüğe giren yasal düzenlemeyle birlikte tüm kurumlara yeni sorumluluklar yüklendiğini belirterek, meseleyi siyasi tartışmalardan uzak tutmak gerektiğinin altını çizdi: "Kanun çıktığında gereksiz siyasi polemikler yaşandı. Oysa bu konu siyasetin değil, tamamen güvenlik meselesidir." "10 bin sahipsiz hayvan büyük bir risktir" Ağrı’daki sahipsiz hayvan sayısına dikkat çeken Turan, sayının kontrolsüz artışının ciddi bir güvenlik riski oluşturduğunu ifade etti: "Ağrı’da yaklaşık 10 bin sahipsiz hayvan var. Bu çok büyük bir sayı ve biz bu riskin daha da büyümesini istemiyoruz." "Katliam olmadı, çözüm insani standartlarla sağlanacak" Bazı çevrelerin "katliam olacak" söylemine sert yanıt veren Turan, düzenlemelerin tamamen insani ve uluslararası standartlara uygun olduğunu vurguladı: "Katliam olacak denildi. Peki oldu mu? Hayır. Biz bu işi uluslararası standartlarla, insani ve vicdani şekilde çözmek istiyoruz." "Geçici, doğal yaşam alanları kurulacak" Yeni süreçte barınakların doğayla uyumlu ve hızlı inşa edilebilir yapılar olacağını belirten Turan, projelerin detaylarını şöyle paylaştı: "Bahsettiğimiz barınaklar büyük, betonarme yapılar değil. Hayvanların da mutlu olabileceği, betonun bulunmadığı, yaş ve ırklarına göre ayrılmış doğal alanlardan oluşacak." "Belediyeler görevini yapmazsa denetim ve yargı devreye girer" Yeni yasayla birlikte belediyelerin sorumluluklarının arttığını hatırlatan Turan, görevini yerine getirmeyen kurumlara karşı ciddi yaptırımların uygulanacağını söyledi: "Şehrimizde bir çocuk hayatını kaybedecek ama bunun bir sorumlusu olmayacak mı? Olacak. Belediyeler görevini yapacak. Aksi takdirde denetim ve yargı süreci işletilecektir." "Hayvana zulüm günahtır, suçtur" Turan açıklamasının sonunda, hayvanlara şiddetin asla kabul edilemez olduğuna dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: "Elbette, hayvana zulüm günahtır, haramdır ve kanunen suçtur. Kimseye zulmetmeyeceğiz. Amacımız, onları usulüne uygun şekilde barınaklarda misafir etmek."