Yerel Haberler
Ağrı
29 Nisan 2026 Çarşamba - 12:56 Ağrı’dan "100. Yılda 100 Proje" vizyonu: 2026 eylem planı için 6 öncelik belirlendi Ağrı Sivil Toplum Örgütleri Birliği, kentin geleceğine yönelik kapsamlı bir istişare toplantısı gerçekleştirerek, 2027 yılında Ağrı’nın il oluşunun 100. yılına özel "100. Yılda 100 Proje" vizyonunu kamu kurumları nezdinde gündeme taşıma kararı aldı. Ağrı Sivil Toplum Örgütleri Birliği’nden yapılan açıklamada, şehrin gelişimi ve kalkınmasına katkı sunmak amacıyla düzenlenen toplantıda, sivil toplum kuruluşu başkanları ve gönüllülerin geniş katılımıyla önemli başlıkların ele alındığı bildirildi. Açıklamada, ortaya konulan vizyonun yalnızca bir fikir metni olarak kalmaması, toplumun tüm kesimleri tarafından sahiplenilmesi gerektiğinin altı çizilerek, kamu kurumlarıyla eş güdüm içinde hareket edilmesi yönünde ortak kanaat oluştuğu ifade edildi. "100. Yılda 100 Proje" vizyonu için ortak irade Toplantıda, Ağrı’nın 2027 yılında il oluşunun 100. yılına ulaşacak olması dolayısıyla hazırlanan "100. Yılda 100 Proje" vizyonunun, ilgili kurumlar nezdinde gündeme taşınmasına karar verildi. Vizyonun gerekli görülmesi halinde ilgili bakanlıklar ve Cumhurbaşkanlığı makamı nezdinde de takip edilmesi yönünde ortak irade ortaya konulduğu belirtilen açıklamada, bu sürecin güçlü bir toplumsal destekle yürütülmesinin önemine vurgu yapıldı. 2026 eylem planında 6 öncelikli proje Açıklamada, söz konusu vizyonun somut adımlara dönüşmesi amacıyla 2026 yılı eylem planı kapsamında belirlenen 6 öncelikli projenin hayata geçirilmesi için gerekli girişimlerin başlatılmasının önemli görüldüğü aktarıldı. Tugay alanının şehirle bütünleşmesi önerisi Şehir merkezinde mücavir alan içerisinde bulunan Tugay Komutanlığı’nın daha uygun ve modern bir alana taşınmasının önerildiği belirtilen açıklamada, boşalacak alanın Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) aracılığıyla yeniden değerlendirilmesinin planlandığı ifade edildi. Bu kapsamda söz konusu alanın, konutlar, millet bahçesi, cami, okul, ticari alanlar ve sosyal donatıların yer aldığı modern bir yaşam merkezine dönüştürülmesinin hedeflendiği kaydedildi. Projenin şehir merkezindeki yoğunluğu azaltacağı, kira baskısını hafifleteceği, trafik sorununa katkı sağlayacağı ve ekonomik hareketliliği artıracağı değerlendirildi. Hastane kapasitesinin artırılması Yoncalı mevkiinde planlanan 400 yataklı hastane projesinin, bölgenin nüfus yapısı ve sağlık ihtiyaçları doğrultusunda 1300 yataklı şehir hastanesine dönüştürülmesinin önerildiği aktarıldı. Bu değişikliğin, Ağrı ve çevre illerin sağlık hizmetlerine önemli katkı sunacağı ifade edildi. Şeker Fabrikası’nda modernizasyon ve yeni üretim alanları Ağrı Şeker Fabrikası’nın kapasitesinin artırılması ve modern teknolojilerle desteklenmesi gerektiği vurgulanan açıklamada, pancardan elde edilen yan ürünlerin değerlendirilmesi amacıyla fabrika bünyesinde yem fabrikası ve benzeri üretim tesislerinin kurulmasının bölge ekonomisine katkı sağlayacağı belirtildi. Jeotermal kaynaklar ve sağlık turizmi vurgusu Ağrı’nın sahip olduğu jeotermal enerji kaynaklarının daha etkin ve sürdürülebilir şekilde değerlendirilmesi gerektiği ifade edilen açıklamada, sağlık turizmi, termal tesisler ve jeotermal seracılık alanlarında kapsamlı yatırım ve eylem planı hazırlanmasının önemine dikkat çekildi. Murat Nehri için hidroelektrik proje önerisi Uzun yıllardır ekonomik olarak yeterince değerlendirilemeyen Murat Nehri’nin, Ağrı ile Tutak arasında bilimsel veriler ışığında planlanacak hidroelektrik üretim projesi kapsamında ele alınmasının bölgesel kalkınma açısından önemli bir fırsat olduğu kaydedildi. Zengezur Koridoru ve lojistik üs hedefi Bölgesel ticaret açısından stratejik öneme sahip Zengezur Koridoru’nun açılmasıyla ortaya çıkacak ekonomik fırsatlara dikkat çekilen açıklamada, Ağrı’nın bu süreçten azami düzeyde faydalanması gerektiği belirtildi. Bu doğrultuda ilin lojistik üs olma potansiyelini güçlendirmek amacıyla demiryolu hatlarının geliştirilmesi ve yeni tren yolu yatırımlarının yatırım programına alınmasının büyük önem taşıdığı ifade edildi. Ağrı’nın jeopolitik konumu, sınır ticareti potansiyeli ve bölgesel ulaşım ağları göz önünde bulundurulduğunda, demiryolu altyapısının güçlendirilmesinin hem lojistik kalkınma hem de ticaret hacminin artırılması açısından stratejik bir yatırım olacağına işaret edildi. Toplumsal sahiplenme çağrısı Açıklamada, Ağrı’nın ortak aklı ve ortak iradesiyle şekillenecek çalışmaların kentin geleceğine önemli katkılar sunacağına inanıldığı belirtilerek, toplantıya katılan sivil toplum kuruluşu başkanları ve gönüllülere teşekkür edildi. Ağrı halkının desteğiyle güçlü bir toplumsal sahiplenme oluşturulmasının hedeflendiği vurgulandı.
29 Nisan 2026 Çarşamba - 12:46 Patnos’ta alt yapının güçlendirilmesi çalışmaları devam ediyor Ağrı’nın Patnos ilçesinde kırsal altyapının güçlendirilmesine yönelik çalışmalar aralıksız sürüyor. Patnos Kaymakamlığı Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında Tanyeli Köyü yolunda gerçekleştirilen stabilize kumlama çalışmaları tamamlandı. Köy yollarının daha güvenli, dayanıklı ve ulaşılabilir hale getirilmesi amacıyla yapılan çalışma kapsamında yol platformunda zamanla oluşan bozulmalar giderildi. Ekipler tarafından ilk olarak yol zemini iyileştirilirken, ihtiyaç duyulan noktalarda dolgu ve tesviye işlemleri gerçekleştirildi. Ardından serilen stabilize malzeme ile yol yüzeyi güçlendirilerek ulaşım standardı yükseltildi. Yapılan çalışmalar sayesinde özellikle yağışlı havalarda yaşanan ulaşım sorunlarının önüne geçilmesi hedeflenirken, vatandaşların daha konforlu ve güvenli bir şekilde seyahat etmelerinin amaçlandığı belirtildi. Çalışmaların kısa sürede tamamlanması köy sakinleri tarafından da memnuniyetle karşılandı. Patnos Kaymakamı Burak Dertlioğlu ise kırsal bölgelerde ulaşım altyapısının güçlendirilmesine büyük önem verdiklerini belirterek, "Vatandaşlarımızın daha güvenli ve konforlu ulaşım imkanlarına kavuşması için köy yollarımızda bakım, onarım ve iyileştirme çalışmalarımız aralıksız devam ediyor. Tanyeli Köyü yolunda tamamlanan stabilize kumlama çalışmasıyla birlikte ulaşım standardını yükseltmeyi hedefledik. İlçemize bağlı tüm köylerde ihtiyaç duyulan noktalarda çalışmalarımız sürdürülecek" ifadelerini kullandı.
Engellerini suya bırakan bireyler yüzme ile hayata tutunuyor
04 Nisan 2025 Cuma - 09:09 Engellerini suya bırakan bireyler yüzme ile hayata tutunuyor Ağrı’da engelli bireyler için başlatılan yüzme eğitimi projesi, çocukların hayata tutunmalarını sağlarken, onları sporda başarılı bireyler olarak yetiştiriyor. Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi tarafından gerçekleştirilen projede, engelli çocuklar hem rehabilite ediliyor hem de spora kazandırılıyor. Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi yüzme havuzunda gerçekleştirilen eğitimler sayesinde çocuklar sosyal hayata daha fazla katılım sağlarken, yetenekli olanlar profesyonel sporcu olma yolunda ilerliyor. Üniversite tarafından sağlanan desteklerle çocukların ulaşım ve ekipman ihtiyaçları karşılanıyor. Eğitimler, antrenörler ve uzmanlık öğrencileri tarafından birebir ilgiyle yürütülüyor. Toplumda fırsat eşitliğini artırmayı amaçlayan bu proje, özel bireylere umut olurken, Ağrı’nın spor alanındaki başarısına da katkı sağlamayı hedefliyor. "Bedensel engelli bireylere örnek olacağım" Yüzme eğitimi alan ve Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi’nde öğrenim gören bedensel engelli bireylerden Yusuf İncekaya, yüzme sporunun kendisi için büyük bir tutku olduğunu belirterek şunları söyledi: "18 yaşındayım ve Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi’nde eğitim alıyorum. Aynı zamanda üniversitenin yüzme takımında yer alıyor ve para atıcılık sporuyla ilgileniyorum. Bugüne kadar birçok Türkiye birinciliği elde ettim. Haftanın 6 günü yüzme havuzunda antrenman yaparak kendimi geliştiriyorum. Öncelikli hedefim, eğitim aldığım alanda en iyi olmak. Bunun yanı sıra yüzme branşında da bedensel engelli bireylere örnek olmak istiyorum." "Özel bireyler için sosyal hayata katılım çok önemli" Projede aktif görev alan Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi Antrenörlük Bölümü dördüncü sınıf öğrencisi Arjin Yıldız, engelli bireylere yüzme eğitimi vermenin hem onlar hem de eğitmenler açısından büyük bir önem taşıdığını vurgulayarak, "Burada özel bireylere yüzme eğitimi veriyoruz. Bu eğitimler, onların sosyal hayata daha fazla katılım sağlaması açısından büyük önem taşıyor. Hafta sonları özel bireyler için düzenlediğimiz seanslarda bire bir ilgilenerek onların gelişimlerine katkı sunuyoruz. Programımıza bedensel ve zihinsel engelli bireyler de dahil ediliyor ve eğitim sürecini onların ihtiyaçlarına göre şekillendiriyoruz. Başlangıçta suya karşı korku yaşayan çocuklar, zamanla bu korkularını yenerek yüzmeyi öğreniyor. Bugün çoğu çocuk, suyla barışık bir şekilde yüzebiliyor" ifadelerine yer verdi. "Uluslararası arenada başarı hedefliyoruz" Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Baykal Karataş, yürütülen projeyle ilgili bilgi vererek, başarılı sporcular yetiştirmeyi hedeflediklerini söyleyerek, "Yüzme eğitimleri sadece bir spor faaliyeti değil, aynı zamanda çocuklarımızın dezavantajlarını avantaja çevirmek, onları rehabilite etmek ve gelecekte profesyonel bir spor kariyerine yönlendirmek için büyük bir fırsat sunuyor. Eğer yetenekli çocuklarımız varsa, onları ulusal ve uluslararası müsabakalara hazırlıyoruz. Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi Rektörlüğü’nün desteğiyle, sporcularımızın ulaşım ve yüzme malzemeleri gibi temel ihtiyaçları karşılanıyor. Eğitimlerde haftada iki gün temel yüzme eğitimi veriliyor. Yeteneği keşfedilen çocuklar ise haftada 6 gün antrenman yaparak profesyonel seviyeye ulaştırılmaya çalışılıyor. Yusuf İncekaya gibi sporcularımızı 2028 Los Angeles Paralimpik Oyunları’nda Türkiye’yi temsil edecek seviyeye taşımayı hedefliyoruz. Bunun dışında, yüzme sporunda başarılı olmayan çocuklarımızı da spordan uzaklaştırmıyoruz. Onları para masa tenisi, para atletizm, para atıcılık gibi farklı branşlara yönlendirerek her birinin kendisini geliştirebileceği alanlar sunuyoruz. Projemiz, özel bireylere yeni bir umut olurken, Ağrı’nın spor alanındaki gelişimine de katkı sağlamaya devam ediyor." dedi.
Ağrı geven balı avrupa yolunda; Bölgenin değerine küresel vitrin
02 Nisan 2025 Çarşamba - 16:30 Ağrı geven balı avrupa yolunda; Bölgenin değerine küresel vitrin Ağrı’nın eşsiz doğasında, yüksek rakımlı yaylalarından süzülen ve geven bitkisinin kokusunu taşıyan Ağrı Geven Balı, uluslararası arenada hak ettiği değeri bulmak için yeni bir eşiğe geliyor. 2022 yılında Serhat Kalkınma Ajansı’nın destekleriyle Ağrı İli Arı Yetiştiricileri Birliği adına coğrafi işaret tescili alınan bu özel bal için Avrupa Birliği Coğrafi İşaret Tescili başvuru süreci başlatıldı. Başvurunun yürütülmesi kapsamında Serhat Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Nurullah Karaca, Ağrı İl Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Hüseyinoğlu ve Ağrı İli Arı Yetiştiricileri Birliği Başkan Vekili Taha Karakoç’un katılımıyla bir protokol imzalandı. Bu protokol, sadece bir evrak niteliğinde değil; Ağrı’nın tarımsal mirasına sahip çıkma ve bal üreticilerinin emeğini küresel düzeyde taçlandırma amacı taşıyan bir iş birliği adımı oldu. Serhat Bölgesi’nde Bir İlk Ağrı Geven Balı’nın Avrupa Birliği’ne coğrafi işaret başvurusu, Serhat Bölgesi için bir ilki temsil ediyor. Bu adımla, Ağrı Geven Balı’nın yalnızca Türkiye’de değil, Avrupa pazarında da değer kazanması ve üreticilerine ekonomik güç kazandırması hedefleniyor. Avrupa Birliği tescili, Ağrı Geven Balı’nın saflığını, kalitesini ve kaynağını resmi olarak güvence altına alarak dünya çapında tanınırlığını artıracak. Rakipsiz Bir Doğallık: Ağrı Geven Balı’nın Farkı Ağrı’nın zengin bitki örtüsü ve temiz doğası, bölgedeki arıcılığa büyük bir avantaj sağlıyor. Geven bitkisinin baskın olduğu bu coğrafya, bala özgün bir tat, aroma ve mineral dengesi kazandırıyor. Üstelik bölgede tarımsal ilaçlamanın yok denecek kadar az olması, Ağrı Geven Balı’nın doğallığını en üst seviyeye çıkarıyor. Avrupa’nın en büyük pazarlarında bu benzersiz özellikleriyle yer alacak olan Ağrı Geven Balı, coğrafi işaretle birlikte güvenilir ve prestijli bir marka haline gelecek. Üretici Kazanacak, Bölge Kalkınacak Coğrafi işaret tescili yalnızca bir belge değil, aynı zamanda üreticilerin emeğinin değer görmesini sağlayan bir koruma kalkanı. Bu sürecin başarıyla tamamlanması durumunda, Ağrı’daki arıcılık faaliyetleri büyük bir ivme kazanacak. Küresel pazarda hak ettiği konuma ulaşan Ağrı Geven Balı, bölge ekonomisine de ciddi bir katkı sunacak. Bu girişim, Ağrı’nın sadece coğrafi bir bölge olarak değil, doğal ürünleriyle küresel çapta marka değeri taşıyan bir şehir olarak anılmasını sağlayacak. Bu adım, Ağrı’nın doğal zenginliklerinin ve geleneksel üretim kültürünün uluslararası alanda tescillenmesi adına önemli bir dönüm noktası olacak.
Ağrı’daki Erol Parlak Güzel Sanatlar Lisesi’nde geri dönüşümle sanat eserleri doğuyor
02 Nisan 2025 Çarşamba - 09:19 Ağrı’daki Erol Parlak Güzel Sanatlar Lisesi’nde geri dönüşümle sanat eserleri doğuyor Ağrı’daki Erol Parlak Güzel Sanatlar Lisesi, sanatı, çevre bilinciyle birleştirerek öğrencilere hem estetik hem de sosyal sorumluluk duygusu kazandırıyor. Türkiye’de kurulan ilk geri dönüşüm kütüphanesine sahip olan okul, aynı zamanda sanatı çöp olarak görülen malzemelerle hayata geçiriyor. Öğrenciler, geri dönüşümden elde edilen materyallerle sanat eserleri oluştururken, okulları da adeta bir sanat galerisine dönüşüyor. Sanatı öğrencilerine geri dönüşümle tanıtan Erol Parlak Güzel Sanatlar Lisesi, okullarını bir sanat galerisine dönüştürerek sanatsal üretimi en üst seviyeye taşıyor. Okul, geri dönüşüm kütüphanesiyle de çevreye duyarlı bir eğitim modeli sunuyor. "Sanat, insan olmanın temelidir" Erol Parlak Güzel Sanatlar Lisesi öğrencisi Halis Salih Kahraman, okuldaki en değerli şeyin saygı olduğuna değinerek, "Burada öğretmenlerimiz ve arkadaşlarımızla büyük bir saygı çerçevesinde hareket ediyoruz. Birbirimize her türlü yardımı yapıyoruz. Sanat, gerçekten insanı insan yapan şeylerden biridir. Sanatsız bir toplum düşünemiyorum. Mustafa Kemal Atatürk’ün de bizden beklentisi buydu; sanatsız bir toplum eksiktir. Okulumuzda yaptığımız birçok eşya geri dönüşümden oluşuyor. Genelde yumurta kaplarını parçalayarak yapıştırıcıyla birleştirip renklendirdikten sonra malzemelere çevirebiliyoruz. Hatta lambalarımız var. Heykellerimiz de var, onları tellerden yapıyoruz. Tellerimizi genelde kendimiz alıyoruz. Öğretmenlerimiz ve arkadaşlarımızla her türlü ekonomik desteği birbirimize veriyoruz. Öğretmenlerimiz gerçekten bizi çok destekliyor. Bu bölümde iş olmadığını düşünen insanlar var ama bu bölümde çok iş var: Grafik, moda tasarımı, resim öğretmenliği ve birçok alan var. Sadece istemek, çabalamak ve emek vermek her şeyin başıdır. Bunları yaparak, zaten büyük bir çerçevede hedeflerinize ilerlemiş olursunuz. Hem öğretmenlik hem de grafik tasarımı yapmak istiyorum" ifadelerini kullandı. "Geri dönüşümle sanat yapıyoruz" Erol Parlak Güzel Sanatlar Lisesi Görsel Sanatlar Öğretmeni Ahmet Kılıçaslan, geri dönüşümle sanat yapmanın önemini vurgulayarak, "Görsel sanatlar öğretmeni olmamın yanı sıra üç boyutlu derslere de giriyorum. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ne göre eğitim ortamları ve eğitimde işlenen konular yöreden yöreye farklılık gösterebilir. Biz de öğrencilerimizle yapacağımız çalışmaları belirlerken onların isteğine bırakıyoruz ve öğrencilere birkaç alternatif sunuyoruz. Öğrencilerimiz bizden tel çalışması yapmamızı istedi. Biz de bu yıl tel çalışması yaparak, öğrencilerimizin isteğini yerine getirdik. Aynı zamanda, çöp diye nitelendirilen eşyaları öğrencilerimizden alıp getirmelerini istiyoruz ve depolarımızda biriktirip, daha sonra bunları üç boyutlu derslerimizin herhangi bir kulvarında kullanıyoruz. Biz, çöpü bile sanata çevirmeyi öğrencilerimize öğretiyoruz. Öğrencilerimiz, batıda bir çocuğa göre malzemeye ulaşma konusunda biraz sıkıntı yaşıyor. Bu durumda, bizim çöpten sanata mantığımız devreye giriyor ve bu malzemeleri kendi tekniklerimizle birleştirip sanata çeviriyoruz. Eskiden öğrenciler bu bölümlere çok az geliyorlardı. Ama günümüzde, öğrencilerimiz artık resim bölümüne çok fazla ilgi duyuyor. Yetenek sınavları yaparken, her yıl 100’ün üzerinde öğrenci katılımı oluyor ve bazen seçim yaparken zorlanıyoruz. Okulumuzu daha cezbedici hale getirmek için okulumuzu adeta bir sanat galerisine dönüştürdük. Okulumuzun başarı durumu, ilde bulunan diğer okullara göre çok üst düzeyde çünkü bizim kurslarımızda hazırladığımız öğrenciler, Türkiye’nin farklı illerinde bulunan üniversitelere gidebiliyorlar. Başarı oranımız bu durumda yüzde 90’ı gösteriyor. Okulumuzda bulunan görsel sanatlar öğretmenleri olarak, yazın tatil yapmak yerine öğrencileri yetenek sınavlarına hazırlamak için başlarında bekliyoruz" şeklinde konuştu. "Geri dönüşüm, öğrencilerimize farkındalık kazandırıyor" Erol Parlak Güzel Sanatlar Lisesi Müdürü Nurten Alpaslan, okullarındaki geri dönüşüm kütüphanesinin Türkiye’de kurulan ilk geri dönüşüm kütüphanesi olduğunu belirterek, "Bizim okulumuzda bulunan kütüphane, Türkiye’de kurulan ilk geri dönüşüm kütüphanesidir. Sayın Cumhurbaşkanımızın kütüphanesiz okul kalmasın projesi ile Emine Erdoğan’ın da geri dönüşüm projesini desteklemesiyle kütüphanemizi oluşturduk. Öğrencilere aktardığımız şey, atılan şeyin çöp değil, geri dönüşüm olduğudur. Öğretmenlerimizin sayesinde de farkındalık oluşturularak çalışmalar yapılıyor. Bu okulda resim ve müzik branşlarında dersler veriliyor. 60 resim ve 30 müzik olmak üzere 90 öğrenciyi yetenek sınavına alıyoruz. Öğrencilerimiz yetenekleriyle geliyor. Biz, öğrencilerin böyle bir güzel sanatlar lisesi olduğunu bilmelerini istiyoruz. Bu sene, yüzde 90’ın üzerinde bir başarı sağladık ve öğrencilerimiz 4 yıllık bölümlere yerleşti. Öğrencilerimiz sadece resim bölümü olarak değil, heykel, seramik, animasyon gibi alanlara da gidiyor. Velilerimizin, ’doktor veya mühendis olsun’ gibi düşünceleri var ama gerçek şu ki, artık insanların sanata da ihtiyacı var. Biz de burada, düşünceleriyle bir şeyler üretebileceklerini çocuklara öğretiyoruz. Milli Eğitim Müdürümüz Hasan Kökrek’in de destekleriyle burada sürekli etkinlikler yapılıyor. Öğretmen ve öğrencilerimiz buraya gelirken mutlu geliyorlar ve sürekli bir şeyler üretmenin verdiği mutluluğu yansıtıyorlar. Biz de öğrencilerimiz kırsaldan geldiği için maddi olarak sıkıntı yaşıyoruz. Bizim bölümümüz pahalı bir bölüm. Müzik ve resim olsun, malzeme konusunda pahalı bir bölüm. ’Tuvalimiz duvarımız olsun’ mantığıyla duvarlarımızı süsledik. Bu şekilde, hem çocuğa maddi külfet oluşturmuyoruz hem de derslerinde başarılı olmasını sağlıyoruz. Bu biriktirdiğimiz çöpleri de çocuklara vererek geri dönüşüm sağlıyoruz ve maddi yükü hafifletiyoruz. Geçen sene geri dönüşümle ilgili yarışmaya katıldık. Yusuf Tekin Bakanımız, çevre beratıyla bizleri layık gördü" dedi.