Yerel Haberler
Ağrı
Bir çocuk gelinin sessiz çığlığı: Gazeteci-yazar Hüseyin Arslan’ın "Doğunun kızı" adlı romanı çıktı 14 Mayıs 2026 Perşembe - 13:11:20 Gazeteci, yazar Hüseyin Arslan toplumun kanayan yarası olan çocuk gelinler ve yoksulluk gerçeğini iliklerine kadar hissettirecek merakla beklenen yeni romanı "Doğunun Kızı" okurlarıyla buluştu. Yıllardır bölgenin nabzını tutan, halkın sesi olan Arslan, bu kez edebiyatın gücünü kullanarak; coğrafyanın kaderine, geleneğin ağırlığına ve bir genç kızın yok edilmeye çalışılan kimliğine ışık tutuyor. Hüseyin Arslan önsözünde yer alan "Öyle fakirdi ki çocukluğum, ecel gelse götürecek bir şey bulamazdı" sözleriyle okuru daha ilk sayfadan derin bir sorgulamanın içine çeken Arslan, sadece bir hayat hikayesi anlatmıyor; aynı zamanda bir dönemin ve bir bölgenin sosyolojik röntgenini çekiyor. Ağrı’nın Karlı Köylerinden Yozgat’ın Yalnızlığına Roman, çocukluğunu Doğu’nun sert kışında, tandır dumanı ve yoksulluk içinde geçiren Sarey’in, henüz çocuk yaşta "içeri"ye (Batı’ya) gelin olarak verilmesini konu alıyor. Sarey’in isminin, dilinin ve hayallerinin elinden alınışını sarsıcı bir dille aktaran yazar; şiddet, baskı ve aidiyetsizlik içinde bir kadının nasıl "hissiz bir et ve kan parçasına" dönüştüğünü, ardından küllerinden doğuşunu lirik bir üslupla işliyor. Hem Bir Hikaye Hem Bir Toplumsal Rapor "Doğunun Kızı", edebi derinliğinin yanı sıra arka planında barındırdığı istatistiksel veriler ve toplumsal gerçekliklerle bir belge niteliği de taşıyor. Arslan, çocuk yaşta para karşılığı batı illerine verilen kız çocuklarının sadece birer sayıdan ibaret olmadığını, her birinin ardında parçalanmış hayatlar ve yarım kalmış hayaller olduğunu hatırlatıyor. Hüseyin Arslan, bu eseriyle edebiyat dünyasında kalıcı bir iz bırakmayı hedefliyor. Yazarın kendi gözlemleri ve bölge gerçeklerinden süzerek kaleme aldığı "Doğunun Kızı", tüm seçkin kitapçılarda ve dijital platformlarda okurlarını bekliyor.
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 11:00 Diyadin’de besicilik geçim kapısı oldu Ağrı’nın Diyadin ilçesinde besicilik yapan Fatih Yaşar, hayvancılığın bölgenin en önemli gelir kaynaklarından biri olduğunu belirterek, ilçede mandıra eksikliğinin üreticileri zorladığını söyledi. Ağrı’nın Diyadin ilçesinde yaklaşık 5 yıldır besicilik yapan Fatih Yaşar, hayvancılığın bölgede vatandaşın en önemli geçim kaynaklarından biri olduğunu ifade etti. Daha önce inşaat sektöründe çalıştığını söyleyen Yaşar, uzun yıllar İzmir’de yaşadıktan sonra 2021 yılında memleketine dönerek besiciliğe başladığını anlattı. Bölgedeki mera ve tarım alanlarının hayvancılık için uygun olduğunu belirten Yaşar, "Meralarımız, çayırlarımız ve tarlalarımız var. Yaklaşık 200-250 büyükbaş hayvana yetecek kapasitemiz bulunuyor. Bu nedenle bu işe başladım ve yaptığıma pişman değilim" dedi. İlk yıllarda zorluk yaşadığını ancak zamanla kazanç elde etmeye başladığını dile getiren Yaşar, hayvancılığın bölgede daha da yaygınlaşması gerektiğini söyledi. Gençlere de besiciliği tavsiye eden Yaşar, sektörün en büyük eksiklerinden birinin mandıra olmaması olduğunu ifade etti. Üreticilerin sütlerini satabilecekleri bir tesis bulunmadığını kaydeden Yaşar, "Vatandaş ürettiği sütü değerlendirecek yer bulamıyor. Bu durum besicilerin hayvancılıktan uzaklaşmasına neden oluyor. İlçede bir mandıra kurulursa hem büyükbaş hem de küçükbaş hayvancılık daha fazla gelişir" diye konuştu.
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 09:28 Köydeki çocuklar meslekleri uygulamalı etkinliklerle tanıdı Ağrı’nın Hamur ilçesi Seyithanbey köyünde düzenlenen "Maarifin Kalbinde Marifetli Gençlik" etkinliğinde meslek lisesi öğretmen ve öğrencileri, çocuklara bilişim, çocuk gelişimi ve moda tasarımı mesleklerini uygulamalı etkinliklerle tanıttı. Ağrı merkeze yaklaşık 20 kilometre uzaklıktaki Seyithanbey köyünde gerçekleştirilen etkinlikte, Başsavcı İhsan Eroğul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğretmen ve öğrencileri alanlarını uygulamalı etkinliklerle tanıttı. Çocukların yoğun ilgi gösterdiği programda bilişim teknolojileri, çocuk gelişimi ve moda tasarımı bölümlerine yönelik çeşitli çalışmalar yapıldı. Moda Tasarımı Teknolojileri Bölümü tarafından düzenlenen etkinliklerde kıyafet tasarımı, düğme dikimi ve keçeden kalemlik yapımı gerçekleştirildi. Bilişim Teknolojileri Bölümü öğrencileri ise robotik sistemler ve elektronik uygulamalar hakkında bilgi verdi. Etkinlikte konuşan Başsavcı İhsan Eroğul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Aysun Taşdemir, köy ziyaretleriyle öğrencilerin farklı meslekleri tanımasını amaçladıklarını belirterek, "Öğretmen ve öğrencilerimiz tarafından hazırlanan çeşitli etkinlikleri burada gerçekleştiriyoruz. Özellikle ilkokul ve ortaokul öğrencileri etkinliklere yoğun ilgi gösterdi. Bu köye gelme amacımız, öğrencilere bilişimi anlatmak ve farklı alanları tanıtmak. Aynı zamanda öğrencilerin gelecekte yapacakları bölüm seçimlerine katkı sunmayı hedefliyoruz" dedi. Bilişim teknolojileri öğrencilerinden Hayrunnisa Levent ise, tanıttıkları robotun Erzincan’da düzenlenen bir yarışmada ikinci olduğunu ifade ederek, "Robotumuz siyah ve beyaz çizgileri sensörleri sayesinde algılayarak ilerliyor. Buradaki stantlarda yer alma amacımız, öğrencilere bilişim alanını tanıtmak ve kullandığımız malzemeleri göstermek. Böylece öğrencilerin ileride bölüm seçimi yaparken bilişim alanına yönelmelerine katkı sağlamaya çalışıyoruz" diye konuştu. Etkinliğe Hamur Kaymakamı Erkan Minuz ile Hamur İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet Özmüş de katıldı.
Ağrı’da Kızılay’dan 65 yaşındaki kadına doğum günü sürprizi
02 Ocak 2024 Salı - 16:00 Ağrı’da Kızılay’dan 65 yaşındaki kadına doğum günü sürprizi Ağrı’da Kızılay Şube Başkanı Orhan Tatlı ve Kızılay gönüllüleri, ihtiyaç sahibi bir çiftin evine yaptıkları ziyarette, 65 yaşındaki Hatun Özdemir’in hayatında ilk kez doğum gününü kutladı. Özdemir, aldığı pasta ve hediyelerle duygu dolu anlar yaşadı. Ağrı’da Türk Kızılay Şube Başkanı Orhan Tatlı ve Kızılay gönüllüleri, yaz aylarında ihtiyaç sahibi olduğunu tespit ettikleri Fatih Mahallesi’nde oturan 75 yaşındaki Ömer Özdemir ve 65 yaşındaki Hatun Özdemir çiftinin evine ziyarette bulundu. Ziyaret sırasında Hatun Özdemir’in doğum tarihini soran Kızılay ekibi, kendisinin 1 Ocak’ta doğduğunu ve hayatında hiç doğum günü kutlamadığını öğrendi. Bunun üzerine harekete geçen Kızılay Şube Başkanı Tatlı ve Kızılay gönüllüleri, Özdemir için doğum günü pastası ve hediyeler hazırladı. Özdemir’in doğum günü geldiğinde, Kızılay ekibi evine giderek sürpriz yaptı. Özdemir, karşısında gördüğü pasta ve hediyeler karşısında şaşkınlık ve sevinç yaşadı. Kızılay ekibinin kendisi için hazırladığı pastasının mumlarını üfleyen Özdemir, ilk kez böyle bir kutlama gördüğünü söyledi. Kızılay Şube Başkanı Tatlı, Özdemir’e doğum gününü kutlayarak hediyelerini verdi. Özdemir de Kızılay ekibine teşekkür ederek, duygularını dile getirdi. Özdemir, “Hayatımda ilk defa böyle bir şey yaşadım. Çok mutlu oldum. Allah Kızılay’dan razı olsun. Bana böyle güzel bir gün yaşattılar. Benim için çok anlamlıydı. Allah hepsine sağlık versin” dedi. Tatlı, yaptıkları ziyaret ve sürprizle ilgili olarak, “Kızılay olarak ihtiyaç sahibi vatandaşlarımızın yanında olmaya çalışıyoruz. Hatun teyzemizin doğum gününü öğrenince, ona bir sürpriz yapmak istedik. Hayatında ilk kez doğum günü kutlayan Hatun teyzemizin mutluluğuna ortak olduk. Biz de çok duygulandık. Kızılay olarak her zaman vatandaşlarımızın yanındayız” dedi.
Ağrı’da, “Türkiye’nin Zirvesinde Eğitim Çalıştayı” programı
02 Ocak 2024 Salı - 13:53 Ağrı’da, “Türkiye’nin Zirvesinde Eğitim Çalıştayı” programı Ağrı’da ilk kez düzenlenen “Türkiye’nin Zirvesinde Eğitim Çalıştayı” ile Ağrı’nın eğitimdeki yol haritası belirlenecek. Ağrı Valiliği öncülüğünde, İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafındanhayata geçirilen Türkiye’nin Zirvesinde Eğitim Çalıştayı’nın ilk basamağı Araştırma ve Eğitim Merkezinde yapıldı. 2 gün sürecek etkinliğin açılış programı, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve liselerde öğrenim gören öğrencilerin seviyelerine ve sosyo-kültürel yapılarına uygun, millî ve evrensel değerlerle bağdaşır nitelikte topluma yararlı bireyler olarak yetiştirilmesine katkı sağlamak, eğitim stratejileri oluşturmak ve bu stratejilerle öğrencilerin eğitimine katkıda bulunmayı hedefleyen çalıştay ile, Ağrı’nın eğitimde yol haritasının belirlenmesi hedefleniyor. Türkiye’nin Zirvesinde Eğitim Çalıştayı programına katılan Ağrı Valisi Mustafa Koç, Ağrı’yı her alanda hak ettiği seviyelere taşımak için sorumluluk almak gerektiğini söyleyerek, “İfade etmek isterim ki eğitim; sadece öğrencileri, öğretmenleri, velileri kapsayan bir alan değil; herkesin sorumluluğunda olan, toplumun tüm kesimini doğrudan ilgilendiren önemli bir meseledir. Bu nedenle; medeniyet şehri Ağrı’mızı, her alanda hak ettiği seviyelere taşımak için bu sorumluluğu hep beraber üstlenmemiz gerektiğine inanıyorum. Her birimizin katkılarıyla, çabalarıyla beraber ilerlediğimiz bu hayırlı yolda, biliyoruz ki uzun bir yolculuk bizi bekliyor. Ancak, bu uğurda göstereceğimiz çabalar asla boşa gitmeyecektir. Birlikte çalışarak, daha güzel, aydınlık dolu yarınlarımız için, geleceğimiz olan evlatlarımızı en iyi şekilde yetiştireceğimize yürekten inanıyorum. Bu konuda başta öğretmenlerimiz olmak üzere tüm eğitim çalışanlarımıza güvenimin sonsuz olduğunu belirtmek istiyorum. Bilimin ışığında sorgulayan, araştıran bireyler yetiştirerek, ilimizin eğitim vizyonunu güçlendirmek en büyük hedefimiz olmalıdır. Böylesine değerli çalışmalarla, şehrimizin eğitim alanında yeni başarı hikâyeleri yazabilecek potansiyele sahip olduğuna inancım tamdır.” Dedi. Programa Ağrı Valisi Mustafa Koç ve eşi Neslihan Koç’un yanı sıra kurum müdürleri ve öğretmenler katıldı.
Ağrı’da öğrenciler Dede Korkut ve Dîvanu Lügati’t-Türk’ten esinlenerek yarışacak
01 Ocak 2024 Pazartesi - 14:52 Ağrı’da öğrenciler Dede Korkut ve Dîvanu Lügati’t-Türk’ten esinlenerek yarışacak Ağrı İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Milli Eğitim Bakanlığının “Dilimizin Zenginlikleri” projesi kapsamında il genelinde iki farklı yarışma düzenliyor. İlkokul ve ortaokul öğrencileri "Dede Korkut Hikâyelerinden Hareketle Hikâye Yazma Yarışması"na, lise öğrencileri ise "Dîvanu Lügati’t-Türk Okumaları kapsamında Deneme Yazma Yarışması"na katılabilecek. Ağrı İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Kökrek, yaptığı açıklamada, yarışmanın amacının, öğrencilerin kültür ve edebiyat tarihimizde eşsiz bir yeri olan bu iki eseri daha yakından tanımaları, bu eserlerden hareketle kendi hayal güçlerini ve bilgilerini kullanarak hikaye ve deneme yazmaları olduğunu söyledi. Kökrek, yarışmaların son başvuru tarihinin 19 Ocak 2024 olduğunu, yarışmanın detayları ve şartnamesinin okullara hafta içi gönderileceğini, sonuçların ise 29 Ocak 2024 tarihinde kurumun sosyal medya hesaplarından duyurulacağını belirtti. Kökrek, “Öğrencilerimiz, Dilimizin Zenginlikleri projesinin bu ayki yarışmalarında kültür tarihimizdeki iki önemli eseri daha yakından tanıyacaklar. Geçen ayki cümle afiş yarışmamıza katılım çok fazlaydı ve bu bizleri çok mutlu etti. Öğrencilerimizin bu ayki yarışmalarımıza da büyük ilgi göstereceğine inanıyoruz. Öğretmenleri rehberliğinde öğrencilerimiz, bu eserlerle ilgili araştırmalar yapacak ardından kendi bilgi birikimlerini ve hayal güçlerini kullanarak hikayeler kurgulayıp denemeler yazacaklar. Tüm öğrencilerimize ve onlara rehberlik edecek öğretmenlerimize kadim kelimelerimize, dilimizin zenginliklerine, bu eşsiz eserlere yapacakları bu güzel yolculuklarında başarılar diliyorum.” dedi.
Yardım elleri, köy çocukları okusun diye birleşiyor
01 Ocak 2024 Pazartesi - 11:35 Yardım elleri, köy çocukları okusun diye birleşiyor Köy Çocukları Okusun Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, yardım elini Ağrı’nın en uzak köylerine uzatarak çocukların yüzünde tebessüm oldu. Köy okullarına ulaşmak ve burada eğitim gören öğrencilere yardım eli uzatmak amacıyla faaliyet gösteren Köy Çocukları Okusun Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, Ağrı şubesi gönüllüleriyle bir olup bu defa Ağrı’nın Tutak ilçesinde bulunan ve ilçeye 70 kilometre uzaklıkta bulunan Adakent köyüne ulaşmak için yola çıktı. Burada bulunan Adakent Anaokulunda eğitim gören çocuklara kışlık mont ve botun yanısıra çeşitli hediyelerler getiren gönüllüler, herbir çocukla tek tek ilgilenerek onlarla keyifli vakitler geçirdi. Öğrencilerden birinin doğum günü olmasıyla nedeniyle pastanın da kesildiği etkinlikte, hayatında ilk defa pasta gören çocukların yüzündeki gülümseme herkesi duygulandırdı. “İlk defa çilek görmüşler” Çocukların hayatında ilk defa çilek ve muz gördüğünü bu nedenle yaşadığı en duygusal yardımlaşma programlardan birine şahit olduğunu söyleyen Köy Çocukları Okusun Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Ağrı Sorumlusu Fatma Tulumtaş, “Sayın dernek başkanımız Sinan Özbilgi’nin bizleri yönlendirdiği köylere ve anaokullarına gidip onlara yardım ediyoruz. Son yıllarda 10 bin okula yardım ulaştırdık. Gerek kırtasiye gerek giyim gibi bir sürü yardımlarımız oldu. Bizim önceliğimiz köy okulları kısıtlı imkanlara sahip olduğu için biz daha ağırlık veriyoruz. Bugünde Tutak’ın Adakent Anaokulu’na geldik bir çok eksiği vardı. Halı, perde, kırtasiye gibi bir çok eksikleri vardı bizde yardımcı olmaya geldik. İsmini vermek istemeyen çok değerli dostum kendisi bize bayağı bir sponsor oldu. Bugün doğum günü olan bir arkadaşımızın pastasını getirdik çocuklar çok mutlu oldu birlikte pasta kestik onların sevinci görülmeye değerdi gerçekten, benim sadece arkadaşlardan, dostlardan beklediğim evet kent merkezinde de eğitim çok önemli ama köy çocuklarına destek verelim ve çocuklarımızı yarına daha iyi hazırlanabilmesi için hep beraber destek olalım. Biz 70 kilometre yol geldik ve yollar kapalıydı, aslında bir çok araçla gelecektik ama yollar kapalı olduğu için iki araçla geldik. Bayağıda uzaktı şehir merkezine ama söz verdik sözümüzde durduk çıktık geldik. Pasta dağıttığım zaman çileğe muz dediler ve ben çok üzüldüm. Bu muz mu dedi yok dedim çilek, ilk defa çilek görüyoruz dedi. Gerçekten ekseriyatının ayakkabısı yoktu zaten bundan bir ay önce başka derneğimiz dostumu Zonguldak’tan çıkıp geldi. Buraya kütüphane ve çocuklara bot ve mont getirdi bizde onun vasıtayla geldik ve çocukların bu halini görünce çok üzüldüm herhalde unutamayacağım şey çileğe muz denilmesiydi her gördüğümde o kız çocuğunun sözü mutlaka aklıma gelecektir. Bende bir kız annesi olduğum için özellikle kız çocuğuna eğitime destek verilmesini çok istiyorum ve bu konuda da çok çalışmalarımız var yaklaşık 10 yıldır bu işi yapıyorum gönüllüyüm, esnafım kendi işyerimi çoğu zaman kapatıp gelirim kendi maddi imkanlarımla, değerli dostlarımın vasıtasıyla yapıyorum yardım diyoruz. Bizde ne kadarına ulaşabildiysek tabi ki devlet büyüklerimiz, siyasetçilerimiz bu konuda daha güçlü ve daha söz sahibi, lütfen özellikle köydeki kız çocuklarını unutmayalım” diye konuştu.