Yerel Haberler
Ağrı
Ağrı’da kurban pazarı hareketlendi, sevkiyatlar arttı 15 Mayıs 2026 Cuma - 08:43:08 Kurban Bayramı öncesi Ağrı Hayvan Borsası’nda hareketlilik arttı. Ağrı’dan batı illerine binlerce büyükbaş ve küçükbaş hayvan sevk edilirken, üreticiler satışlardan memnun olduklarını söyledi. Kurban Bayramı’na sayılı günler kala Ağrı Hayvan Borsası’nda yoğunluk yaşanıyor. Türkiye’nin önemli hayvancılık merkezlerinden Ağrı’da yetiştiriciler, aylar süren emeğin ardından kurbanlık hayvanlarını satışa çıkarmaya başladı. Özellikle İstanbul, İzmit ve çevre illere sevk edilen kurbanlıklar için hayvan pazarlarında hareketlilik dikkat çekiyor. İl Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Hüseyinoğlu, Ağrı’nın büyükbaş ve küçükbaş hayvancılıkta önemli bir merkez olduğunu belirterek, Kurban Bayramı döneminin üreticiler açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Bayram öncesi sevklerin hız kazandığını ifade eden Hüseyinoğlu, şu ana kadar yaklaşık 4 bin 300 büyükbaş ve 4 bin 500 küçükbaş hayvan sevkinin gerçekleştirildiğini, bayram sonuna kadar bu rakamların daha da artmasının beklendiğini kaydetti. Hayvan sevklerinde sağlık kontrollerinin titizlikle yapıldığını vurgulayan Hüseyinoğlu, il dışına gönderilecek hayvanların şap aşılarının tamamlanmış olması gerektiğini belirtti. Küpesiz ve kayıt dışı hayvanların satışının risk oluşturduğunu ifade eden Hüseyinoğlu, vatandaşların kurbanlık seçerken dikkatli davranmaları gerektiğini söyledi. Vatandaşların kurbanlık hayvanların bilgilerine Tarım ve Orman Bakanlığı’nın "Tarım Cebimde" uygulaması üzerinden ulaşabileceklerini belirten Hüseyinoğlu, uygulamadaki küpe sorgulama sistemi sayesinde hayvanın yaşı, geldiği yer ve aşı durumunun kontrol edilebildiğini ifade etti. Ağrı’da meraların genişliği ve yem bitkisi üretiminin hayvancılığı desteklediğini kaydeden Hüseyinoğlu, il genelinde yaklaşık 1 milyon 607 bin küçükbaş ve 317 bin büyükbaş hayvan varlığının bulunduğunu söyledi. Hayvanlarını satışa sunmak için borsaya gelen yetiştiricilerden Erhan Varlı ise bu yıl piyasanın hareketli olduğunu belirtti. İstanbul Balçık Hayvan Pazarı başta olmak üzere birçok ile sevkiyat yaptıklarını anlatan Varlı, satışların hızlı ilerlediğini ve taleplerin yoğun olduğunu ifade etti. Bu yıl piyasada hayvan sayısının azaldığını dile getiren Varlı, özellikle kilo bazlı taleplerde yetiştiricilerin hayvan bulmakta zorlandığını belirterek, "Satışlardan memnunuz. İnşallah bereketli bir sezon olur" dedi.
14 Mayıs 2026 Perşembe - 13:11 Bir çocuk gelinin sessiz çığlığı: Gazeteci-yazar Hüseyin Arslan’ın "Doğunun kızı" adlı romanı çıktı Gazeteci, yazar Hüseyin Arslan toplumun kanayan yarası olan çocuk gelinler ve yoksulluk gerçeğini iliklerine kadar hissettirecek merakla beklenen yeni romanı "Doğunun Kızı" okurlarıyla buluştu. Yıllardır bölgenin nabzını tutan, halkın sesi olan Arslan, bu kez edebiyatın gücünü kullanarak; coğrafyanın kaderine, geleneğin ağırlığına ve bir genç kızın yok edilmeye çalışılan kimliğine ışık tutuyor. Hüseyin Arslan önsözünde yer alan "Öyle fakirdi ki çocukluğum, ecel gelse götürecek bir şey bulamazdı" sözleriyle okuru daha ilk sayfadan derin bir sorgulamanın içine çeken Arslan, sadece bir hayat hikayesi anlatmıyor; aynı zamanda bir dönemin ve bir bölgenin sosyolojik röntgenini çekiyor. Ağrı’nın Karlı Köylerinden Yozgat’ın Yalnızlığına Roman, çocukluğunu Doğu’nun sert kışında, tandır dumanı ve yoksulluk içinde geçiren Sarey’in, henüz çocuk yaşta "içeri"ye (Batı’ya) gelin olarak verilmesini konu alıyor. Sarey’in isminin, dilinin ve hayallerinin elinden alınışını sarsıcı bir dille aktaran yazar; şiddet, baskı ve aidiyetsizlik içinde bir kadının nasıl "hissiz bir et ve kan parçasına" dönüştüğünü, ardından küllerinden doğuşunu lirik bir üslupla işliyor. Hem Bir Hikaye Hem Bir Toplumsal Rapor "Doğunun Kızı", edebi derinliğinin yanı sıra arka planında barındırdığı istatistiksel veriler ve toplumsal gerçekliklerle bir belge niteliği de taşıyor. Arslan, çocuk yaşta para karşılığı batı illerine verilen kız çocuklarının sadece birer sayıdan ibaret olmadığını, her birinin ardında parçalanmış hayatlar ve yarım kalmış hayaller olduğunu hatırlatıyor. Hüseyin Arslan, bu eseriyle edebiyat dünyasında kalıcı bir iz bırakmayı hedefliyor. Yazarın kendi gözlemleri ve bölge gerçeklerinden süzerek kaleme aldığı "Doğunun Kızı", tüm seçkin kitapçılarda ve dijital platformlarda okurlarını bekliyor.
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 11:00 Diyadin’de besicilik geçim kapısı oldu Ağrı’nın Diyadin ilçesinde besicilik yapan Fatih Yaşar, hayvancılığın bölgenin en önemli gelir kaynaklarından biri olduğunu belirterek, ilçede mandıra eksikliğinin üreticileri zorladığını söyledi. Ağrı’nın Diyadin ilçesinde yaklaşık 5 yıldır besicilik yapan Fatih Yaşar, hayvancılığın bölgede vatandaşın en önemli geçim kaynaklarından biri olduğunu ifade etti. Daha önce inşaat sektöründe çalıştığını söyleyen Yaşar, uzun yıllar İzmir’de yaşadıktan sonra 2021 yılında memleketine dönerek besiciliğe başladığını anlattı. Bölgedeki mera ve tarım alanlarının hayvancılık için uygun olduğunu belirten Yaşar, "Meralarımız, çayırlarımız ve tarlalarımız var. Yaklaşık 200-250 büyükbaş hayvana yetecek kapasitemiz bulunuyor. Bu nedenle bu işe başladım ve yaptığıma pişman değilim" dedi. İlk yıllarda zorluk yaşadığını ancak zamanla kazanç elde etmeye başladığını dile getiren Yaşar, hayvancılığın bölgede daha da yaygınlaşması gerektiğini söyledi. Gençlere de besiciliği tavsiye eden Yaşar, sektörün en büyük eksiklerinden birinin mandıra olmaması olduğunu ifade etti. Üreticilerin sütlerini satabilecekleri bir tesis bulunmadığını kaydeden Yaşar, "Vatandaş ürettiği sütü değerlendirecek yer bulamıyor. Bu durum besicilerin hayvancılıktan uzaklaşmasına neden oluyor. İlçede bir mandıra kurulursa hem büyükbaş hem de küçükbaş hayvancılık daha fazla gelişir" diye konuştu.
Ağrı’da öğrenciler, şehit öğretmenin hayatını anlatan filmi izledi
15 Aralık 2023 Cuma - 15:34 Ağrı’da öğrenciler, şehit öğretmenin hayatını anlatan filmi izledi Ağrı İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü, “Öğrenciler Aybüke Öğretmenine Gidiyor” projesi kapsamında, PKK’lı teröristlerin saldırısı sonucu şehit olan müzik öğretmeni Şenay Aybüke Yalçın’ın hayatını anlatan “Aybüke Öğretmen Oldum Ben” filmini 100 öğrenciye izletti. İbrahim Çeçen Üniversitesi Yaşam Merkezinde düzenlenen sinema etkinliğine, öğrencilerin yanı sıra 9 öğretmen de katıldı. Filmi izleyen öğrenciler duygusal anlar yaşadı. Etkinliğe katılanlara meyve suyu ve patlamış mısır ikram edildi. Öğretmen Zehra Yıldırım, "Keşke böyle bir olay yaşanmasaydı ama bunun filminin çekilmesi ve öğrenciler ile vatandaşlara izletilmesi ayrı bir öneme sahip. Program çok güzel organize edilmiş. Öğrenciler için de farklı bir aktivite oldu. İlde bu tarz etkinlikler olmadığı için öğrencilerin sinemada bu filmi izlemesi çok güzel oldu. Filmin içeriği çok güzel, zaten konusu bizi çok duygulandırdı. İzlerken ağlamamak için kendimizi zor tuttuk ama tutamadığımız zamanlar da oldu" ifadelerini kullandı. Ağrı İl Emniyet Müdürü Yılmaz İpar, yaptığı açıklamada, gençlerin milli birlik ve beraberlik duygularını pekiştirmek için ilgili kurumlarla iş birliği içinde faaliyetler yürüttüklerini söyledi. İpar, şehit öğretmenin hayatını anlatan filmin, öğrencilere ilham vermesini umduklarını belirterek, “Aybüke öğretmenimiz, vatanı için canını feda eden bir kahramandır. Onun hikayesi, bizlere fedakarlık, cesaret ve sevgi gibi değerleri hatırlatıyor. Bu filmi izleyerek, onun ruhunu ve ideallerini yaşatmaya çalışacağız.” dedi.
Ağrı’da ortaokul öğrencileri liseleri tanıdı
15 Aralık 2023 Cuma - 10:29 Ağrı’da ortaokul öğrencileri liseleri tanıdı Ağrı Mustafa Tekdal Ortaokulu 8. sınıf öğrencileri, Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sınavı öncesinde il merkezindeki liseleri ziyaret ederek, okullar ve meslekler hakkında bilgi aldı. Mustafa Tekdal Ortaokulu Müdürü Sinan Taşdemir, sosyal bilgiler öğretmeni Civer Demir, rehber öğretmeni Bilgehan Yavuz ve beden eğitimi öğretmeni Gökhan Çetin’in eşliğinde gerçekleştirilen ziyaretlerde, öğrenciler Hüseyin Celal Yardımcı Fen Lisesi, Sosyal Bilimler Lisesi, 15 Temmuz Şehitleri Anadolu Lisesi ve Ağrı Dağı Anadolu Lisesini gezdi. Ziyaret edilen okulların idareci ve rehber öğretmenleri, öğrencilere okulların fiziki şartları, eğitim programları, başarı durumları, sosyal ve sportif faaliyetleri, burs imkanları ve mezun olduktan sonra tercih edebilecekleri meslekler hakkında bilgiler verdi. Öğrenciler, lise hayatına dair merak ettikleri soruları da sorarak, cevaplarını aldı. Mustafa Tekdal Ortaokulu Müdürü Sinan Taşdemir, yaptığı açıklamada, ziyaretlerin öğrencilerin öğrenim hayatlarına yön vermesi ve meslek seçimine yardımcı olması amacıyla düzenlendiğini söyledi. Öğrencilerin çalışmalarına destek olmak istediklerini belirten Taşdemir, “Öğrencilerimizin lise hayatına hazırlanmaları için il merkezindeki liseleri ziyaret ettik. Öğrencilerimiz okulları gezerek, bilgi edindiler. Bu ziyaretlerin öğrencilerimizin motivasyonunu artıracağını ve ufuklarını genişleteceğini düşünüyoruz. Ziyaretlerde bizlere yardımcı olan okul idareci ve öğretmenlerine teşekkür ediyoruz.” dedi. Öğrencilerden Muhammet Aklan ise, lise tanıtım gezisinin kendilerine çok faydalı olduğunu ifade ederek, “Liseleri gezerek, okulların ortamlarını, eğitim sistemlerini, başarı durumlarını ve mezun olduktan sonra hangi meslekleri yapabileceğimizi öğrendik. Bu geziden çok etkilendik. Bize bu imkanı sağlayan okul yöneticilerimize ve öğretmenlerimize teşekkür ediyoruz.” diye konuştu.
Ağrı’da diyaliz hastaları modern hizmetle sağlığına kavuşuyor
15 Aralık 2023 Cuma - 10:18 Ağrı’da diyaliz hastaları modern hizmetle sağlığına kavuşuyor Ağrılı hastalar, Ağrı Eğitim ve Araştırma Hastanesinin günden güne artan başarısı sayesinde tedavi olmak için çevre hastanelere gitmenin stresinden kurtuluyor. Ağrı Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesine her gün yeni bir alan ekleyerek hastalara umut olmaya devam ediyor. Bu doğrultuda yeni açılan ve donanımıyla her gün hastalarına hizmet veren hematoloji ve onkoloji servisi ile kronik böbrek yetmezliği için diyaliz tedavisi gören hastaların çevre illere gidip tedavi görmesinin önüne geçildi. Günlük 40 ile 45 arası hastanın muayenesinin yapıldığı serviste, Kasım ayından beri ihtiyaçlarından ötürü düzenli tedavi gören 72 hasta bulunuyor. Standartların çok daha üstünde tedavi gören hastalar, daha önce Erzurum başta olmak üzere çevre illere tedavi görmek için giderken, yeni verilen bu hizmetle bulundukları ilde kolayca tedavi görebiliyor. "Akut lösemi başta olmak üzere birçok hastalığın tedavisini yapabilir vaziyetteyiz" Ağrı Eğitim ve Araştırma Hastanesinde görev yapan Doç. Dr. İstemi Serin, hastanenin hastalarına standartlarında üzerinde hizmet verdiğini belirterek, “Geçen sene göreve başlamıştım. Yaklaşık 1 sene Ağrı’da göreve başlayalı tabii zorunlu hizmet nedeniyle Ağrı’da bulunuyorum. Devlet hizmet hükümlülüğümü yapıyorum Ağrı’da, bu süreçte Ağrı’da daha önce olmayan birçok hizmeti tek başıma başaramayacağım bir şey tabii ama başta hastane yönetimimiz olmak üzere, İl Sağlık Müdürlüğümüz ve burada çalışan herkes, tüm hastane ekibiyle birlikte başarmış vaziyetteyiz. Şu an Ağrı’da birçok hizmeti verebiliyoruz aktif olarak hematoloji adına, bunların başında da özellikle en çok zorlanılan hem dünyada hem ülkemizde yönetimi oldukça zor olan ve çok uzun süreli yatışlar gereken akut lösemi başta olmak üzere birçok hastalığın tedavisini yapabilir vaziyetteyiz. Bu süreçte hastalarımızın bazılarının tabii ki nakil ihtiyacı oluyor. Allojenik ya da otolog kök hücre nakli gibi, bu nakil süreçlerini de Sosyal Güvenlik Kurumu’nun getirdiği imkanlar çeşitli üniversite hastanelerinde tamamlıyoruz. Hastaların nakil sonrası takiplerinde yine kısa bir süre sonra devralarak ünitemizde takiplerini gerçekleştiriyoruz. Tabii buraya geldiğimde neredeyse birçok şey yapılmıyor vaziyetteydi. Şu an; kemik iliği biyopsisi, biyopsi analizleri, patolojik değerlendirme, akış sitometri, genetik tahliller gibi çok özellikli birtakım tahliller başta olmak üzere birçok şeyi yapabilir vaziyetteyiz. Ama bunları tek başıma yapmam çok mümkün değildi tabii arkasında çok sağlam bir ekip var. Yaklaşık olarak son 2 aydır da izole bir hematoloji-onkoloji servisi açmayı başardık. Ve hastalarımızı burada takip ediyoruz özellikle izolasyon gereken hastaları, son bir ayda Kasım ayında tedavi olup taburcu olan yada tedavi edip takibini devam ettiren toplamda 72 hastamız var. Her günde yaklaşık 40 ila 45 hastayı hematoloji polikliniğinde muayene ederek hizmet veriyoruz. Özellikle patoloji ve akış sitometri noktasında birçok şeyi artık kendi ünitemizde daha fazla yapabilir vaziyete gelmemiz gerektiğini düşünüyorum. Belki bu konularda çevre illere de hizmet verebiliriz. Hastaların takibi noktasında standart bir hematoloji hastasının alması gereken tedaviden çok farklı bir tedavi aldığını veya takipte kaldığını söylemek mümkün değil hatta standartların bence çok üzerinde bir hasta takibi ve hizmeti alabiliyorlar şu anda hastalarımız. Ve hastalarımızın yüzde 60’ı Erzurum’a gidebiliyorlardı tabii kış şartları da son derece zorluyordu. Yüzde 30’luk bir hasta grubu maalesef hematolojik tanı ve tedavisi ulaşamadan ki birçoğu acil tedavi veya acil tanı alması gereken hastalar kaybedilmiş durumda idi. Bunun önüne geçebildik en azından son bir senede, şu an tedavi veya takip noktasında sevk ettiğimiz hiç hastamız yok. Sadece nakil noktasında destek alıyoruz. O da birçok ilin yaptığı bir şey, nakil ayrı bir ekiple ayrı bir yapı gerektiriyor. Onun haricinde de pozitron emisyon tomografisi (PET) dediğimiz birtakım görüntüleme yöntemleri için hastaları yönlendirmek gerekiyor. Sadece çekim için tabii o da yakın bir zamanda umarım üçüncü basamak afiliye edilmiş bir hastane için kurulma noktasına gelebilir" dedi.
Ağrı’da, diyaliz hastaları modern hizmetle sağlığına kavuşuyor
15 Aralık 2023 Cuma - 10:16 Ağrı’da, diyaliz hastaları modern hizmetle sağlığına kavuşuyor Ağrılı hastalar, Ağrı Eğitim ve Araştırma Hastenesinin günden güne artan başarısı sayesinde tedavi olmak için çevre hastanelere gitmenin stresinden kurtuluyor. Ağrı Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesine her gün yeni bir alan ekleyerek hastalara umut olmaya devam ediyor. Bu doğrultuda yeni açılan ve donanımıyla her gün hastalarına hizmet veren hemotoloji ve onkoloji servisi ile kronik böbrek yetmezliği için diyaliz tedavisi gören hastaların çevre illere gidip tedavi görmesinin önüne geçildi. Günlük 40 ile 45 arası hastanın muayenesinin yapıldığı serviste, Kasım ayından beri ihtiyaçlarından ötürü düzenli tedavi gören 72 hasta bulunuyor. Standartların çok daha üstünde tedavi gören hastalar daha önce Erzurum başta olmak üzere çevre illere tedavi görmek için giderken, yeni verilen bu hizmetle bulundukları ilde kolayca tedavi görebiliyorlar. Ağrı Eğitim ve Araştırma Hastanesinde görev yapan Doç. Dr. İstemi Serin, hastanenin hastalarına standartlarında üzerinde hizmet verdiğini belirterek, “Geçen sene göreve başlamıştım yaklaşık 1 sene Ağrı’da göreve başlayalı tabi zorunlu hizmet nedeniyle Ağrı’da bulunuyorum. Devlet hizmet hükümlülüğümü yapıyorum Ağrı’da, bu süreçte Ağrı’da daha önce olmayan birçok hizmeti tek başıma başaramayacağım bişey tabi ama başta hastane yönetimimiz olmak üzere, İl Sağlık Müdürlüğümüz ve burada çalışan herkes, tüm hastane ekibiyle birlikte başarmış vaziyetteyiz. Şu an Ağrı’da birçok hizmeti verebiliyoruz aktif olarak hemotoloji adına, bunların başında da özellikle en çok zorlanılan hem dünyada hem ülkemizde yönetimi oldukça zor olan ve çok uzun süreli yatışlar gereken akut lösemi başta olmak üzere birçok hastalığın tedavisini yapabilir vaziyetteyiz. Bu süreçte hastalarımızın bazılarının tabi ki nakil ihtiyacı oluyor. Allojenik yada otolog kök hücre nakli gibi, bu nakil süreçlerini de Sosyal Güvenlik Kurumu’nun getirdiği imkanlar çeşitli üniversite hastanelerinde tamamlıyoruz. Hastaların nakil sonrası takiplerinde yine kısa bir süre sonra devralarak ünitemizde takiplerini gerçekleştiriyoruz. Tabi buraya geldiğimde neredeyse birçok şey yapılmıyor vaziyetteydi. Şu an; Kemik iliği biyopsisi, biyopsi analizleri, patolojik değerlendirme, akış sitometri, genetik tahliller gibi çok özellikli bir takım tahliller başta olmak üzere birçok şeyi yapabilir vaziyetteyiz. Ama bunları tek başıma yapmam çok mümkün değildi tabi arkasında çok sağlam bir ekip var. Yaklaşık olarak son 2 aydır da izole bir hemotoloji-onkoloji servisi açmayı başardık. Ve hastalarımızı burada takip ediyoruz özellikle izolasyon gereken hastaları, son bir ayda Kasım ayında tedavi olup taburcu olan yada tedavi edip takibini devam ettiren toplamda 72 hastamız var. Her günde yaklaşık 40 ila 45 hastayı hemotoloji polikliniğinde muayene ederek hizmet veriyoruz. Özellikle patoloji ve akış sitometri noktasında birçok şeyi artık kendi ünitemizde daha fazla yapabilir vaziyete gelmemiz gerektiğini düşünüyorum. Belki bu konularda çevre illere de hizmet verebiliriz. Hastaların takibi noktasında standart bir hemotoloji hastasının alması gereken tedaviden çok farklı bir tedavi aldığını veya takipte kaldığını söylemek mümkün değil hatta standartların bence çok üzerinde bir hasta takibi ve hizmeti alabiliyorlar şu anda hastalarımız. Ve hastalarımızın yüzde 60’ı Erzurum’a gidebiliyorlardı tabi kış şartları da son derece zorluyordu. Yüzde 30’luk bir hasta grubu maalesef hemotolojik tanı ve tedavisi ulaşamadan ki bir çoğu acil tedavi veya acil tanı alması gereken hastalar kaybedilmiş durumda idi. Bunun önüne geçebildik en azından son bir senede, şu an tedavi veya takip noktasında sevk ettiğimiz hiç hastamız yok. Sadece nakil noktasında destek alıyoruz. O da birçok ilin yaptığı bir şey, nakil ayrı bir ekiple ayrı bir yapı gerektiriyor. Onun haricinde de Pozitron emisyon tomografisi (PET) dediğimiz bir takım görüntüleme yöntemleri için hastaları yönlendirmek gerekiyor. Sadece çekim için tabi o da yakın bir zamanda umarım üçüncü basamak afiliye edilmiş bir hastane için kurulma noktasına gelebilir.