Yerel Haberler
Aksaray
El dokuması halılara renk veren kök boyacılığı yok olmakla karşı karşıya
03 Kasım 2024 Pazar - 13:08 El dokuması halılara renk veren kök boyacılığı yok olmakla karşı karşıya El dokumasıyla üretilen halılara renk veren iplerin kök boyamasını yapan ustalar işlerin bitme noktasına gelmesiyle birlikte dükkanlarını kapatıyor. Bir zamanların altın yerine yatırım aracı olarak alınan kök boyası ile renklendirilen dokuma halılar son yıllarda ülkedeki ustaların tükenmesi, gençlerin işi meslek olarak öğrenmemesi ve Çin ile Avrupa ülkelerinin de işi öğrenmesiyle neredeyse tükendi. Bir zamanlar altın ve dolar gibi yatırım aracı olarak değerlendirilen kök boyasıyla yapılan el dokuması halılar, ülke genelinde tükenmekle karşı karşıya. Geçmişte Çin ve Avrupa ülkelerine ihraç edilen kök boyalı halıları şimdilerde Türkiye o ülkelerden ithal etmeye başlarken, kök boyası yapan ustalar da bir bir meslekten çekiliyor. Avrupa ülkelerinin işi öğrenmesi, Türkiye’deki ustaların yaşlanarak sektörden çekilmesi ve gençlerin bu mesleğe ilgi göstermemesiyle adeta yok olmakla yüz yüze olan kök boya ustaları son zamanlarda işlerin de olmamasıyla dükkanlarını kapatmaya başladı. Aksaray’da 55 yıldır kök boyacılığı yaparak geçimini sağlayan 73 yaşındaki Ali İhsan Karaağaç, geçmişte harıl harıl üretim yaptığı atölyesini işlerin tükenmesiyle birlikte kapattı. Çin ve Avrupa ülkelerinin bu halıları kapış kapış Türkiye’den aldığını, ancak işi öğrenmeleriyle birlikte Türkiye’deki bu sektörün çöktüğünü belirten Karaağaç, “Biz burada kök boyacılığı yapıyorduk. Her renk, her çeşit ip boyuyorduk. Bizim işimiz çok iyiydi ama işler birden kesildi. Bizi esas Çin batırdı. Çin, Kazakistan, Özbekistan, buralar bilmiyorlardı halı dokumayı ama öğrendiler. Buralar öğrenince bizim Türkiye’de bu işler bitti. Halıcılar halıları satamadı, satamayınca dokuyan da olmadı, yaşlılar öldü, gençler de hiç heves etmedi. Biz de işimizi bıraktık. Türkiye’de dokunan kök boyalı halıları Çin’e satıyorduk, Avrupa’ya satıyorduk. Kendileri işi öğrenince onlar Türkiye’ye satmaya başladı. Onlar da o kadar güzel ve düzgün dokuyorlar ki bizim işler bitti. Önceden vatandaşlar altına yatırım yapmak yerine halıya yatırım yapardı. Dünyanın halısını yapardık. İstanbul’dan, dış ülkelerden, Avrupa’dan büyük tüccarlar gelirdi. Elimizde ne var ne yok hiç fiyat sormadan toplar giderlerdi. Eskiden yatırımı halıya yaparlardı. Şimdi her yerde iş bitti, bir tek Aksaray vardı Taşpınar Halısı onlar da bitti. Bizim işimiz, sonumuz geldi. Biz daha önce 6 ortaktık. Sonra 3 ortak olduk. Ortaklardan ayrıldık işçi çalıştırmaya başladık. 8-10 derken 15 işçiye çıktık. İşlerimiz yoğundu. Ondan sonra bitti işte” dedi. Yıllar önce çekilen kök boya ileri yapıldığı sırada çekilen görüntüler ise Ali İhsan Karaağaç’a hatıra olarak kaldı.
Bakan Işıkhan: "Türkiye’nin kaybedecek bir dakikası bile yok"
02 Kasım 2024 Cumartesi - 18:24 Bakan Işıkhan: "Türkiye’nin kaybedecek bir dakikası bile yok" Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan kongre ve ziyaret için geldiği Aksaray’da, "Türkiye’nin kaybedecek bir dakikası bile yoktur. Bir taraftan içeride, bir taraftan dışarıda büyük bir beka mücadelesi veriyoruz" dedi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan, AK Parti Merkez İlçe 8. Olağan Kongresi ve bir dizi ziyaret için Aksaray’a geldi. İlk olarak Aksaray Valiliğini, ardından belediyeyi ziyaret ettikten sonra AK Parti Merkez İlçe 8. Olağan Kongresine katılan Bakan Işıkhan daha sonra iş adamları ile istişare toplantısına katıldı. Burada bir konuşma yapan Bakan Işıkhan, Türkiye’nin dünden bugüne geldiği noktayı anlatarak, "Hükümetimizin çeyrek asra yaklaşan 22 yıllık mesaisi ise hepinizin çok iyi bildiği gibi, geçmiş dönemlerin ekonomik ve sosyal enkazını temizlemek ve yerine devletin milletle el ele verdiği güçlü Türkiye’yi inşa etmekle geçmiştir. Şimdi artık yükselme ve ülkemize yeni bir vizyon çizme zamanıdır. İnşa ettiğimiz güçlü temelleri yükseltme zamanıdır. Ülkemiz bu anlamda büyük bir dönüm noktası yaşamaktadır. Türkiye’nin kaybedecek bir dakikası bile yoktur. Bir taraftan içeride, bir taraftan dışarıda büyük bir beka mücadelesi veriyoruz. Dışarıda güçlü olabilmemizin yolu, hiç kuşkusuz, içeride oluşacak istikrarlı bir birlik ve beraberlik atmosferinden geçmektedir. Türkiye’yi durdurmak isteyenler, geçmişte olduğu gibi bugün de birliğimize, beraberliğimize, kardeşliğimize saldırmaktadır. Geçtiğimiz hafta savunma sanayimiz için hayati öneme sahip olan TUSAŞ’a yapılan saldırıda da bir kez daha şahit olduk ki Türkiye’nin yükselişine engel olmaya çalışanlar, asla pes etmiyor, etmeyecekler. Biz de pes etmiyoruz, biz de hedeflerimizden, büyük Türkiye idealinden vazgeçmiyoruz, vazgeçmeyeceğiz. Büyük ve güçlü Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz. Şundan hiç kimsenin şüphesi olmasın ki azimle, kararlılıkla, büyük mücadelelerle ve bedel ödeyerek yürüdüğümüz bu kutlu yolun varacağı nokta her alanda tam bağımsız güçlü Türkiye olacaktır. Bu tam bağımsızlık süreci, inanıyoruz ki bizi Türkiye Yüzyılı’na taşıyacaktır. Başta çalışma hayatı olmak üzere ülkemizi ilgilendiren her alanda; tek yürek, tek yumruk olup aydınlık geleceğimizi karartmak isteyenlere karşı dirayetli durmalıyız. Bu dirayet Anadolu’nun mayasında zaten mevcut. Teröre, kaosa, fitneye karşı verilecek en iyi cevap Anadolu ruhuyla birbirimize kenetlenmek olacaktır. Yeter ki birliğimize ve kardeşliğimize zarar vermek isteyenlere müsaade etmeyelim. Savunma sanayimizden sosyal güvenlik reformuna varıncaya kadar, bugüne kadar hangi başarıya imza attıysak, işte bu şuurla muvaffak olabildik. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da birlikte çalışmaya, çabalamaya, mücadele etmeye devam edeceğiz" dedi. "Hedefimiz tam bağımsız bir kalkınma sürecini, yerli ve milli unsurlar temelinde gerçekleştirebilmek" Bakan Işıkhan şöyle devam etti: "Türkiye Yüzyılı hedefimiz doğrultusunda el birliğiyle, her alanda yoğun bir çalışma dönemini icra ediyoruz. Bilhassa ekonomik kalkınmamız için gerek çalışma hayatında gerekse ekonomimizi ilgilendiren diğer alanlarda dört koldan çalışıyoruz. Hedefimiz tam bağımsız bir kalkınma sürecini, yerli ve milli unsurlar temelinde gerçekleştirebilmek. Bunu gerçekleştirebilmenin en önemli yollarından birinin ise sağlıklı işleyen bir çalışma hayatı ve sosyal güvenlik sisteminden geçtiğini hepimiz çok iyi biliyoruz. Bu noktada sizleri rahatlatmak, işverenlerimizin karşılaştığı zorlukları azaltmak ve bürokratik yükü hafifletmeye yönelik çalışmalarımıza hız kesmeden devam ediyoruz. Bildiğiniz üzere İŞKUR vasıtasıyla işverenlerimizi ve işçilerimizi bir araya getiriyor, işverenlerimizin aradığı elemanı bulmasına yardımcı oluyoruz. Diğer yandan, teşviklerimiz ve desteklerimizle, işletmelerinizin büyümesine ve istihdamın artmasına katkıda bulunuyoruz. Önümüzdeki dönemde de yine işverenlerimizin istihdam artışı noktasında desteklenmeye devam edileceği bir dönem olacak. Ayrıca biliyorsunuz İş-Pozitif adlı yeni projemizin duyurusunu yapmıştık. İş-Pozitif, özellikle kayıtlı kadın istihdamı konusundaki sorunların çözümüne katkı sağlayacak, iş arayanın da işverenin de bağlantısını büyük ölçüde kolaylaştıracak bir programdır. Şu an biliyorsunuz iş kanunumuzu güçlendirme, revize etme sürecindeyiz. Mevzuatı daha da güçlendirip, çalışma barışına, sosyal diyalog, istihdam ve işgücü piyasası gidişatına olumlu yönde katkı sağlayarak Türkiye’nin çalışma hayatını yüzyıllık vizyonumuza yakışır hale getireceğiz. Bugün özellikle sosyal güvenlik sisteminde dünya ölçeğinde örnek alınan ülke konumundayız. Aynı şekilde istihdamda ve işgücünde orta vadeli plana uygun şekilde yükselen bir ivme içerisindeyiz. İşçinin de, işverenin de, yatırımcının da kazandığı, herkesin hakkını aldığı adil bir sistem hepimizin ortak arzusudur."