Yerel Haberler
Aksaray
Kamu Başdenetçisi Akarca: "Kurumumuz, halkın ücretsiz avukatlığını yapıyor" 28 Nisan 2026 Salı - 16:48:33 Kamu Denetçiliği Kurumunun çalışmaları ve amacını anlatmak üzere Aksaray’a gelen Kamu Başdenetçisi (Ombudsman) Mehmet Akarca, kurumun Türkiye Büyük Millet Meclisine bağlı olduğunu belirterek, halkın ücretsiz avukatlığını ve idarenin de rehberliğini yaptığını söyledi. Kamu Denetçiliği Kurumu Başdenetçisi (Ombudsman) Mehmet Akarca ‘Vatandaş ile idare arasında çıkan ihtilafların çözümünde kamu denetçiliği kurumunun rolü’ toplantısı çerçevesinde Aksaray’a geldi. Protokol mensupları ve kamu kurumlarından personelin katıldığı toplantıda kurumun amaç ve çalışma şeklini anlatan Mehmet Akarca, "Kamu Denetçiliği Kurumu, Türkiye Büyük Millet Meclisine bağlı, anayasal bir hak arama kurumu. Vatandaşın sesi olan bir kurum. Başvuru üzerine idarenin her türlü iş ve eylemlerini, tutum ve davranışlarını hukuka, hakkaniyete, adalete ve insan hakları yönünden inceleyip, araştırıp kamu idarelerine tavsiyelerde bulunuyoruz. Yani, kamu idaresinin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceleyen, denetleyen etkili bir şikayet mekanizması. Bizim burada asıl görevimiz, idarenin hesap verebilirliği, şeffaflığı, adil olması, eşit davranması, kamu hizmetlerini verirken verimli ve hızlı hareket etmesi, vatandaşın bir an önce hak ettiği sonuca ulaşması" dedi. "Adalet sadece mahkeme salonlarında dağıtılmaz" Tüm kamu kurumları hakkında araştırma yetkisine sahip olduklarını ifade eden Akarca, "Adalet sadece mahkeme salonlarında dağıtılmaz, adalet ve hakkaniyet idarenin her işleminde tesis edilmesi gereken bir kavramdır. Bizim kurumumuz da, elbette karar verirken anayasamıza, mevzuatımıza, kanunlarımıza ve uluslararası sözleşmelere, yine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin işaretlerine, yüksek mahkemelerimizin uygunluğuna bakarak incelememizi yapıp kararlarımızı veriyoruz. Ama diğer kurumlardan farklı olan bir yönü, idarenin yaptığı işlem hukuka uygun olabilir ama vicdanları rahatlatmıyorsa, vicdanları sızlatıyorsa hakkaniyete uygunluk denetimi de yapıyoruz. Hakkaniyet kavramı bu açıdan çok önemli. Adaletin gerçekleşmesini sağlayan en önemli yardımcı kavramların başında yer alıyor. Bizim kurumumuzun böyle bir özelliği var" diye konuştu. Akarca ayrıca kurum çalışmalarının tamamen ücretsiz olduğunu belirterek, "Tamamen ücretsiz bir kurum. Hiçbir aşamada, hiç kimseden hiçbir nam adı altında ücret alınmıyor. Onun için bizim kurumumuz halkın ücretsiz avukatlığını yapıyor. Ama aynı zamanda idareye de rehberlik yapıyoruz. İdarenin işleyişinin kolaylaştırılması, onun hizmetlerinin daha kaliteli, daha verimli ve zamanında yerine getirmesi için de çaba gösteriyoruz" şeklinde konuştu.
26 Nisan 2026 Pazar - 09:03 Hacca gitmek için çıktığı yolda geçirdiği kazada hayatını kaybetti Aksaray’da hacca gitmek için yola çıkan ve devrilen tır kazasında yardım etmek için yola duran araca arkadan çarpan otomobilde bulunan adam kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Kaza sabah saat 04.30 sıralarında Aksaray - Konya Karayolu 18. kilometresinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Aksaray’dan Konya istikametine seyreden Mustafa C. (52) idaresindeki 42 AKK 368 plakalı Mercedes marka hayvan yemi yüklü tır, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kontrolden çıkarak refüje devrildi. Aynı istikamete seyreden ve Bingöl’den Manisa’ya giden Mehmet Bingöl (53) yönetimindeki 06 FRZ 429 plakalı Citröen marka araç sürücüsü, kazayı görünce yardım etmek için dörtlü flaşörlerini yakarak yolun sağına durdu. Arabadan inmek istediği esnada yine aynı istikamete giden Gökhan T. (38) idaresindeki 68 AAY 367 plakalı Toyota marka otomobil duran aracı fark etmeyerek arkadan çarptı. İlk kazada tır sürücüsü Mustafa C. yaralanırken, meydana gelen ikinci kazada da arkadan çarpan Toyota marka araç sürücüsü Gökhan T. ve araçta yolcu olarak bulunan Halil İbrahim T., Perihan T., Elif T. Abdullah Tokdemir (65) olmak üzere toplam 6 kişi yaralandı. Hacca gitmek için Konya Havalimanına yola çıktığı öğrenilen 65 yaşındaki Abdullah Tokdemir kaldırıldığı Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.
TZOB Başkanı Bayraktar: "Pancar üretiminde dünyada 5’inci, Avrupa’da 4’üncü sırada yer alıyoruz”
06 Kasım 2024 Çarşamba - 16:18 TZOB Başkanı Bayraktar: "Pancar üretiminde dünyada 5’inci, Avrupa’da 4’üncü sırada yer alıyoruz” Pancar hasadına katılmak üzere Aksaray’a gelen Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Türkiye’nin pancar üretiminde önemli bir yere sahip olduğunu belirterek, “Ülkemiz, dünya pancar şekeri üretiminde yüzde 6,6’lık pay ile pancardan şeker üreten ülkeler arasında önemli bir konuma sahiptir. Dünyada 5’inci, Avrupa’da 4’üncü sırada yer alıyor” dedi. TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar Aksaray’da şeker pancarı hasadına katıldı. Burada üreticilerle görüşüp çalışmalar hakkında bilgiler alan Bayraktar, pancar üretimiyle ilgili bilgiler verdi. Türkiye’nin pancar üretiminde ülke genelinde önemli bir noktada olduğuna değinen Bayraktar, “Pancar ve şeker üretimi, yüksek katma değeri, yüksek istihdam imkânı sağlaması, diğer tarım ürünlerinin ve hayvancılığın gelişmesindeki rolü, biyoetanolün en verimli hammaddesi olması gibi özellikleriyle sosyal ve ekonomik yaşam üzerinde tüm dünyada stratejik önemi olan bir üretim koludur. Dünyadaki coğrafi yapı gereği Avrupa Birliği ülkeleri, Rusya, Ukrayna ve ülkemiz şekeri pancardan; Amerika Birleşik Devletleri, Japonya, Çin gibi ülkeler hem pancardan hem kamıştan; Brezilya, Hindistan, Meksika, Tayland, Avustralya başta olmak üzere birçok ülke de şekeri kamıştan üretiyor. Ülkemiz, dünya pancar şekeri üretiminde yüzde 6,6’lık pay ile pancardan şeker üreten ülkeler arasında önemli bir konuma sahiptir. Dünyada 5., Avrupa’da 4. sırada yer alıyor. Dünya genelinde kamış ve pancardan şeker üreten ülkeler arasında da 12. sıradadır. Şeker pancarı tarımı, Doğu Karadeniz, Ege ve Akdeniz’in sahil şeridi ve Güney Doğu Anadolu Bölgesi dışındaki tüm bölgelerde her yıl üreticilerle yapılan ‘Şeker pancarı üretim sözleşmesi’ esaslarına göre yapılıyor. Sözleşmeli üretimin ilk örneklerinden biri olup, tarımın sanayiye entegre olmasını sağladı. Ülkemizde şeker pancarı üretimi, her yıl belirlenen şeker kotalarına bağlı olarak şirketler tarafından programlanıyor. Şeker üretiminde ve dolayısıyla pancar üretiminde kota uygulaması ülke kaynaklarının optimum düzeyde verimli ve etkin kullanımını sağlıyor. Ülkemizin yıllık şeker ihtiyacının yüzde 95’i pancar şekeri, yüzde 5’i ise nişasta bazlı şeker ile karşılanmak üzere programlanıyor. 7103 sayılı kanun ile 2019/2020 pazarlama yılından itibaren her yıl cumhurbaşkanı kararı ile nişasta bazlı şeker kotası ülke toplam A kotasının yüzde 2,5’i oranında belirleniyor” dedi. “Türkiye’de 58 ilde şeker pancarı üretiliyor” Başkan Bayraktar, “Ülkemizde 58 ilde şeker pancarı üretiliyor. Üretimde Konya, Yozgat, Afyonkarahisar, Kayseri, Eskişehir ve Aksaray ilk sıralarda geliyor. Geçtiğimiz sezon Aksaray’da 1 milyon 178 bin 458 ton şeker pancarı üretildi. Bu üretim rakamıyla ülke üretiminden yüzde 4,7 pay alarak 6’ncı sırada yer alıyor. Tarım topraklarımızın 3,6 milyon dekarını şeker pancarı üretimi için ayırıyoruz. Yıllar itibarıyla değişmekle birlikte son 10 yılda ortalama yıllık 19,5 milyon ton şeker pancarı üretimi yapıldı. 2023 yılında 3,6 milyon dekarda 25 milyon 250 bin ton şeker pancarı üretildi. 2023 yılında rekor bir üretim ile şeker pancarı üretimimiz ilk defa 25 milyonu geçti. Türkiye İstatistik Kurumu Bitkisel Üretim 2. Tahminine göre 2024 yılında üretimin yüzde 8,9 oranında azalarak, 23 milyon ton olacağı tahmin ediliyor” diye konuştu. “Şeker pancarı üretimi yapan çiftçi sayısı azalıyor” Şeker pancarı üretimi yapan çiftçi sayısının yıllar itibarıyla önemli ölçüde azaldığını ifade eden Başkan Bayraktar, “Son 10 yılda pancar üreten çiftçi sayısı yüzde 19,8 oranında azalarak 99 bin 714’e düştü. Şeker tüketimimiz ise artıyor. 2021 yılında kişi başına şeker tüketimimiz 30,7 kilogram iken 2022 yılında 33,6 kilograma yükseldi. 1 yılda yüzde 9,4 artan kişi başı tüketimimizle şekerdeki yeterlilik oranımız düştü. 2022 yılında şeker yeterlilik oranımız 91,1 olarak gerçekleşti. 85 milyonu geçmiş genç, dinamik ve artış hızı yüksek bir nüfusa sahibiz. Ülkemizde 5 milyonu aşkın mülteci, sığınmacı ve yabancı yaşıyor. Yıllık 55 milyon turist ülkemizi ziyaret ediyor. Bütün bunlar şeker talebini önemli ölçüde artıran unsurlardır. Bu talebin karşılanması gerekiyor. Talebin karşılanması için de şeker pancarı üretiminin devam etmesi gerekiyor” şeklinde konuştu. “Şeker dışa bağımlı olunacak bir ürün değil, stratejik bir üründür” Şeker sektörünün şeker pancarı üreticileri ve şeker fabrikalarıyla birlikte bir bütün olduğuna işaret eden Başkan Bayraktar, “Fabrikalar teknoloji açısından güçlendirilmeli, verimli çalışması sağlanmalı, istihdam artırılmalı ve gerekli yatırımlar yapılmalıdır. Şeker sektörünün çiftçi, fabrika çalışanı ve tüketici ayağı bulunuyor. Oluşturduğu katma değer ve kamu yararı unsuru da göz ardı edilemez. Şeker üretim tüketim dengesine, artan nüfusa bakıldığında, hem şeker pancarı hem şeker üretiminin artırılması gerekiyor. Açıklanan şeker pancarı fiyatları üreticinin yeterli gelir elde etmesini sağlayacak düzeyde olması ve üretim motivasyonunun artırması fevkalade önemlidir. Tarımsal üretimin tüm kollarında üretimin devam etmesi elzemdir. Türkşeker’in açıkladığı şeker pancarı alım fiyatları yıllar itibarıyla artış gösterdi. 2023 yılında ton başına kota tamamlama primi dahil bin 855 lira olan şeker pancarı alım fiyatı 2024 yılında yüzde 28’lik artışla 2 bin 375 lira oldu. Açıklanan fiyat artmış olsa da yeterli değildir. Tarımsal girdilerdeki artışlar ve ödemekte zorlanılan borç yükü her geçen gün üretimi zorlaştırıyor. Fiyatların hasat başlamadan açıklanması gerekiyor. Bu sene de şeker alım kampanyası eylülün 4’ünde başlamış olmasına rağmen fiyat açıklaması 24 Eylül’de geldi. Fiyat açıklamasının gecikmesi üreticilerimizi endişelendiriyor. Birçok üründe maliyet seviyesinde fiyat açıklaması yapıldı. Fiyatların hasattan önce artan girdi fiyatları ve üretim maliyetleri göz önüne alınarak, üreticilerin geçimlerini sağlayacakları ve üretimlerini devam ettirebilecekleri seviyelerde açıklanması şarttır. Kırsalımız yaşlanıyor. Yaş ortalaması 58’e yükseldi ve gençlerimizi kırsalda tutamıyoruz. Çiftçilerimizin ödedikleri prim gün sayısında adalet sağlanmasını istiyoruz. Çiftçilerimiz diğer sigortalılar gibi prim gün sayısının 7200 güne indirilmesini bekliyor. Gençlerimiz primlerinin devlet tarafından ödenmesini talep ediyor. Bugün burada yapacağımız şeker pancarı hasadımızın tüm üreticilerimize hayırlı olmasını diliyor, emeklerinin karşılıklarını alacağı bereketli bir sezon diliyorum” ifadelerini kullandı. Açıklama sonrası Bayraktar pancar hasadı yaparak üreticilerle sohbet etti.
El dokuması halılara renk veren kök boyacılığı yok olmakla karşı karşıya
03 Kasım 2024 Pazar - 13:08 El dokuması halılara renk veren kök boyacılığı yok olmakla karşı karşıya El dokumasıyla üretilen halılara renk veren iplerin kök boyamasını yapan ustalar işlerin bitme noktasına gelmesiyle birlikte dükkanlarını kapatıyor. Bir zamanların altın yerine yatırım aracı olarak alınan kök boyası ile renklendirilen dokuma halılar son yıllarda ülkedeki ustaların tükenmesi, gençlerin işi meslek olarak öğrenmemesi ve Çin ile Avrupa ülkelerinin de işi öğrenmesiyle neredeyse tükendi. Bir zamanlar altın ve dolar gibi yatırım aracı olarak değerlendirilen kök boyasıyla yapılan el dokuması halılar, ülke genelinde tükenmekle karşı karşıya. Geçmişte Çin ve Avrupa ülkelerine ihraç edilen kök boyalı halıları şimdilerde Türkiye o ülkelerden ithal etmeye başlarken, kök boyası yapan ustalar da bir bir meslekten çekiliyor. Avrupa ülkelerinin işi öğrenmesi, Türkiye’deki ustaların yaşlanarak sektörden çekilmesi ve gençlerin bu mesleğe ilgi göstermemesiyle adeta yok olmakla yüz yüze olan kök boya ustaları son zamanlarda işlerin de olmamasıyla dükkanlarını kapatmaya başladı. Aksaray’da 55 yıldır kök boyacılığı yaparak geçimini sağlayan 73 yaşındaki Ali İhsan Karaağaç, geçmişte harıl harıl üretim yaptığı atölyesini işlerin tükenmesiyle birlikte kapattı. Çin ve Avrupa ülkelerinin bu halıları kapış kapış Türkiye’den aldığını, ancak işi öğrenmeleriyle birlikte Türkiye’deki bu sektörün çöktüğünü belirten Karaağaç, “Biz burada kök boyacılığı yapıyorduk. Her renk, her çeşit ip boyuyorduk. Bizim işimiz çok iyiydi ama işler birden kesildi. Bizi esas Çin batırdı. Çin, Kazakistan, Özbekistan, buralar bilmiyorlardı halı dokumayı ama öğrendiler. Buralar öğrenince bizim Türkiye’de bu işler bitti. Halıcılar halıları satamadı, satamayınca dokuyan da olmadı, yaşlılar öldü, gençler de hiç heves etmedi. Biz de işimizi bıraktık. Türkiye’de dokunan kök boyalı halıları Çin’e satıyorduk, Avrupa’ya satıyorduk. Kendileri işi öğrenince onlar Türkiye’ye satmaya başladı. Onlar da o kadar güzel ve düzgün dokuyorlar ki bizim işler bitti. Önceden vatandaşlar altına yatırım yapmak yerine halıya yatırım yapardı. Dünyanın halısını yapardık. İstanbul’dan, dış ülkelerden, Avrupa’dan büyük tüccarlar gelirdi. Elimizde ne var ne yok hiç fiyat sormadan toplar giderlerdi. Eskiden yatırımı halıya yaparlardı. Şimdi her yerde iş bitti, bir tek Aksaray vardı Taşpınar Halısı onlar da bitti. Bizim işimiz, sonumuz geldi. Biz daha önce 6 ortaktık. Sonra 3 ortak olduk. Ortaklardan ayrıldık işçi çalıştırmaya başladık. 8-10 derken 15 işçiye çıktık. İşlerimiz yoğundu. Ondan sonra bitti işte” dedi. Yıllar önce çekilen kök boya ileri yapıldığı sırada çekilen görüntüler ise Ali İhsan Karaağaç’a hatıra olarak kaldı.