Yerel Haberler
Aksaray
Trafik jandarmasından "Reflektör Tak Görünür Ol" eğitimi 20 Nisan 2026 Pazartesi - 11:23:51 Aksaray’da trafik jandarması ekiplerince köylerde tarımla uğraşan ve traktörü bulunan üreticilere eğitim verildi. Aksaray İl Jandarma Komutanlığı Trafik Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen, "Reflektör Tak Görünür Ol" projesi çerçevesinde, traktörlerin karıştığı trafik kazalarının önlenmesi ve özellikle gece saatlerinde görünürlüklerinin arttırılması amacıyla Eskil ilçesinde çiftçilere ve traktör sürücülerine yönelik bilgilendirme eğitimi verildi. Trafik Jandarması ekipleri tarafından düzenlenen eğitimlerde traktör ve römorklarda kullanılması zorunlu olan, gece trafikte görünürlüğü arttıran flaşörlü lambalar ve üçgen reflektörlerin önemi anlatılmış, aynı zamanda 2001 yılı sonrası üretilen traktörlerde zorunlu olan ve devrilme esnasında sürücünün zarar görmesini engelleyen koruma çerçevesi (ROPS) hakkında da bilgilendirme yapıldı. Eğitim çalışmaları çerçevesinde sahada bulunan römorklara üçgen reflektör takılarak traktör sürücülerine reflektör ve güvenli traktör kullanımı hakkında bilgilendirici broşürler verildi. İl Jandarmadan yapılan açıklamada, "Tarım araçlarının karışmış olduğu kazalarının en aza indirilmesi ve çiftçilerimizin tarımsal faaliyetlerini güvenli bir şekilde sürdürebilmelerini sağlamak amacıyla bilgilendirme ve farkındalık çalışmalarımıza hassasiyetle devam edilecektir" denildi.
Yürüyerek özel bakım merkezine götürdüğü torununu yoğun bakımda aldı
16 Ağustos 2025 Cumartesi - 16:50 Yürüyerek özel bakım merkezine götürdüğü torununu yoğun bakımda aldı Aksaray’da ameliyat olmak için evinde baktığı engelli torununu 1 aylığına Özel Aksaray Bakım Merkezi’ne yerleştiren yaşlı kadın, yürüyerek bıraktığı torununu yoğun bakımda teslim aldı. Aile Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünden konuyla ilgili yapılan açıklamada, "Olay, tüm yönleriyle idari ve adli açıdan yakından takip edilmekte olup, soruşturma tamamlandığında gerekli işlemler titizlikle yapılacaktır" denildi. Olay, Özel Aksaray Bakım Merkezi’nde yaşandı. Edinilen bilgiye göre, doğuştan zihinsel engelli olan Efehan Kılıç (19), 13 yaşında annesini ilik kanseri hastalığından kaybetti. Babasından ayrı olan annesini kaybettikten sonra Efehan Kılıç’a babaannesi Aynur Çat (60) sahip çıktı. Gelini ile birlikte aynı dönemde eşini de akciğer kanserinden kaybeden babaanne Aynur Çat, sahip çıktığı torunu ile birlikte yalnız yaşamaya başladı. 6 yıldır zihinsel engelli torunu ile birlikte yaşayan babaanne Aynur Çat geçtiğimiz haftalarda rahatsızlığından dolayı muayene olup safra kesesi ameliyatı olması gerektiğini öğrendi. Bunun üzerine torununu yalnız bırakmak istemeyen babaanne, Özel Aksaray Bakım Merkezini aradı. Yetkililerle görüşüp ameliyat olacağını anlatan ve 1 ay süreliğine torununu bırakmak istediğini söyleyen babaanne Aynur Çat, görüşmelerin ardından torununu bakım merkezine bırakı. Aradan geçen 1 haftalık süre sonunda tam ameliyat olmaya hazırlanan babaanne Aynur Çat’a Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesinden telefon geldi. Telefonu açtığında torununun hastanede olduğunu duyan babaanne hemen hastaneye giderken, Efehan Kılıç 13 gün boyunca yoğun bakımda kaldı. Yürüyerek götürdüğü zihinsel engeli bulunan çocuğunu yoğun bakımda yürüyemez ve ellerini, kollarını kullanamaz halde bulan babaanne büyük üzüntü yaşadı. Yoğun bakımdan çıkarılan Efehan Kılıç’ın normal tedavisi devam ederken, fizik tedavi sürecine de başlandı. "Biz devlete güvenmeyip kime güveneceğiz" Yaşadıklarını anlatan babaanne Aynur Çat, "Efehan Kılıç’ı bakım merkezine verdim. 1 aylığına verdiğimi söyledim. Ben kendim ameliyat olacaktım. 1 aylığına onlara teslim ettim, 1 hafta durdu ama 2. hafta yoğun bakımlık oldu. 13 gün yoğun bakımda yattı. 13 günden sonra ben şimdi normal odaya çıkardım. Burada da cihazlara bağlıydı. Şimdi çocuğumun eli kolu kalkmıyor, ayağını kullanamıyor, çocuk yatalak. Ben devlete sığındım, emanet verdim. Devlete sığınmayacağımda kime sığınacağım. Ben emanet vermiştim, onlar da benim çocuğumu bu hale getirdi. Biz arada kalan çocukları, annesiz babasız kalan çocukları biz devlete güvenip vereceğiz. Devlete güvenmeyip de kime vereceğiz? Hiçbir şeyi yoktu. Sadece zihinsel olarak engelliydi. Engelli olduğu için ameliyat olana kadar 1 aylık süreyle oraya verdim. Tüm kayıtlarım da var. Ameliyat da olamadım. Doktora sordum, çocuk susuz kalmış, gıdasız kalmış o yüzden böyle olmuş. Doktor bunu dedi. Belki de çocuğum felç kalacak, yatalak olacak. Çocuğum yürüyordu, su istiyordu, ekmek istiyordu. Şu anda çok kötü duruma düştü. Odalarda kamera falan yok. Hadi çocuğumun başına bir iş geldiyse? Benim aklıma her şey geliyor. Annesi 6 yıl önce vefat etti. Babası da çalışıyor. Çocuğu bana emanet ettiler ben bakıyordum" dedi. "Olay, tüm yönleriyle idari ve adli açıdan yakından takip edilmektedir" Olayın, haber olmasının ardından Aile Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünden konuyla ilgili açıklama yapıldı. Açıklamada şöyle denildi: "11 Ağustos 2025 tarihinde bazı yerel basın organlarında ‘Aksaray’da Bakım Evi’nde Skandal İddia’ başlığıyla yayımlanan, özel gereksinimli birey Efehan Kılıç’ın (19) kaldığı özel bakım merkezinde aç ve susuz bırakıldığı iddiaları üzerine kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla açıklama yapılması gerekli görülmüştür. Efehan Kılıç, vasisi olan babaannesi tarafından 18 Temmuz 2025 tarihinde Özel Aksaray Bakım Merkezi’ne yerleştirilmiştir. Merkez kayıtlarına göre, 24 Temmuz 2025 tarihinde diş tedavisi için sağlık kuruluşuna götürülmüş, 26 Temmuz 2025 tarihinde ise yeme bozukluğu ve halsizlik şikayetleri nedeniyle hastaneye yatırılmış ve yoğun bakım ünitesinde tedavi altına alınmıştır. Süreç boyunca vasisine düzenli bilgi verilmiş, 5 Ağustos 2025 tarihinde ise vasi talebi doğrultusunda bakım merkezinden çıkarılmıştır. İl Müdürlüğümüz, yaşanan duruma ilişkin 13 Ağustos 2025 tarihinde İl Sağlık Müdürlüğü’nden resmi yazıyla tıbbi bilgi ve belgeleri talep etmiş, aynı tarihte bakım merkezinden de mesleki çalışma kayıtları, bakım planı ve sağlık hizmetlerine dair evraklar istenmiştir. Ayrıca muhakkik görevlendirilmiş olup, tarafların beyanları alınmaya başlanmış ve yerinde incelemeler başlatılmıştır. Bakım merkezine ait hemşire görüşme formlarında, vasi tarafından Efehan Kılıç’ın yemek ve içme konusunda tamamen bağımlı olduğu, kendi kendine beslenemediği, ağzını kapalı tutarak yiyecek ve ilaçları reddettiği yönünde bilgiler paylaşılmıştır. Merkezin raporlarına göre de, bireyin beslenme durumu günlük olarak vasisine aktarılmış, kendi başına beslenemeyen bireylere ise iki saatte bir personel tarafından su verildiği bildirilmiştir. Öte yandan, Özel Aksaray Bakım Merkezi 2025 yılı içerisinde İl Müdürlüğümüz tarafından 14 kez denetlenmiş, 29 Nisan 2025’te yapılan rutin denetim ile 22 Ocak 2025’te mesai saatleri dışında yapılan ani denetimde herhangi bir olumsuzluğa rastlanmamıştır. Ayrıca 2024 ve 2025 yıllarına ait belirli tarihlerdeki 24 saatlik kamera kayıtları da incelenmiş ve ihmal ya da kötü muameleye dair herhangi bir bulguya ulaşılmamıştır. Sürecin şeffaf şekilde yürütülmesi amacıyla Bakanlığımızdan müfettiş talep edilmiştir. Olay, tüm yönleriyle idari ve adli açıdan yakından takip edilmekte olup, soruşturma tamamlandığında gerekli işlemler titizlikle yapılacaktır. Babaannesinden alınan son bilgiye göre Efehan Kılıç, 12 Ağustos 2025 tarihinde taburcu edilmiş olup, fizik tedavi süreci devam etmektedir. Özel gereksinimli bireylerimizin güvenliği ve esenliği, Bakanlığımız ve İl Müdürlüğümüzün temel önceliği olup süreç tüm hassasiyetiyle titizlikle yürütülmektedir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur" denildi.
Aksaray’ın kavun ve karpuzu lezzetiyle ilgi görüyor
15 Ağustos 2025 Cuma - 10:20 Aksaray’ın kavun ve karpuzu lezzetiyle ilgi görüyor Aksaray’ın Sultanhanı ilçesinde alternatif tarım ürünü olarak ekilen kavun ve karpuz lezzet ve aromasıyla ilgi görüyor. Aksaray’ın Sultanhanı yöresinde su sıkıntısının artmasıyla birlikte daha az su isteyen ve iklime uyum sağlayabilen ürünler ön plana çıkmaya başladı. Yeşiltömek köyünden çiftçi Mustafa Başgan bölgede yeraltı sularının azalması ve kuraklık nedeniyle birkaç yıldır ekimini yaptığı kavun ve karpuz lezzet ve aromasıyla ilgi görünce üretimini arttırdı. Bu yıl 20 dekar alanda kavun ve karpuz üretimi yaptığını belirten Başgan, "Kavun ve karpuz yetiştiriciliği üzerinde uğraşıyoruz. Sabah saatlerinde arkadaşlarımla beraber kavun ve karpuz hasadına geldik. Su sorunlarımızdan dolayı yeni ürün arayışına başlamıştık. Kavun, karpuz, domates, kapya biber olmak üzere 4 ana çeşit üzerine dönüş yaptık. Şu anda su sorunu olan bölgelerde en iyisi kavun ve karpuz olduğunu düşünüyoruz ve kıraç bölgelere de tavsiye ediyoruz. Suyu az isteyip verimi güzel olan, maddi kazancı iyi olan bir ürün. Eğer yetiştirilmek isteniyorsa bizim bölgemizde en lezzetli karpuz ve kavun yetişiyor. Karpuzumuz kıraç bir bölgede hormon kullanılmadığı için bol suludur. Bal kavunlarımızı ise sabah saat 05.30’dan itibaren toplamaya başladık. Aksaray bölgesinde en tatlı ve en lezzetli kavunun bizim bu bölgemizde olduğunu söylüyorlar" dedi.
Erkek arkadaşından kaçarken yakalandı, kendini köprüden atmak istedi
14 Ağustos 2025 Perşembe - 23:19 Erkek arkadaşından kaçarken yakalandı, kendini köprüden atmak istedi Aksaray’da erkek arkadaşından kurtulmak için çığlık atarak kaçan, yakalanınca da kendisini köprüden atmaya kalkan genç kadın, ısrarcı olan erkek arkadaşını tokatladı. Genç kadına yardım için olay yerine gelen alkollü şahıs da kavgaya dahil olurken, polislerin müdahale ettiği olayda genç kadın koruma altına alındı. Olay, Çerdiğin Mahallesi Küçük Bölcek Köprüsü’nde yaşandı. Edinilen bilgiye göre, Betül K. ve erkek arkadaşı Enes S., yol kenarına park ettikleri 68 AR 878 plakalı aracın içinde tartışmaya başladı. Genç sevgililerin tartışması alevlenince Betül K. olay yerinden ayrılmak istedi. Alkollü olan Enes S. ise, kız arkadaşının gitmesini engellemeye çalıştı. Araçtan inip çığlıklar atarak kaçan genç kadının peşine düşen erkek arkadaşı, köprüde kız arkadaşını yakaladı. Betül K. kurtulamayacağını anlayınca sinirlerine hakim olamayıp demir korkuluğa bacağını atıp köprüden atlamak istedi. Genç kadın erkek arkadaşından uzaklaşmak için köprüden karşıya geçerken, Enes S. yine kadını zorla alıkoymak istedi. Çığlık seslerini duyan mahalle sakinleri durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi. Çığlık sesini duyan alkollü bir vatandaş genç kadına yardımcı olmak isteyince ise ortalık iyice karıştı. Betül K., bu kez yardıma ihtiyacı olmadığını belirterek, Enes’in eşi olduğunu söyledi. Buna ikna olmayan Engin isimli alkollü şahıs, kadını yalnız bırakmak istemedi. Bu sırada olay yerine polis ve bekçiler geldi. Birbirlerine saldıran Enes S. ile Engin isimli şahsı bekçi ve polis memurları tutarak engel oldu. Kavganın ardından Enes S. tekrar kız arkadaşının yanına giderken, Betül K. erkek arkadaşını araca bindirmeye çalıştı. Otomobile binmeyen Enes S.’yi tokatlayıp küfreden genç kadın erkek arkadaşını zorla araca götürüp bindirirken, polis ekipleri şahısların kimlikleri üzerinden sorgulama yaptı. Enes S. kız arkadaşının şikayetçi olmaması üzerine serbest bırakıldı. Erkek arkadaşıyla gitmeyi reddeden Betül K. ise, polis ekiplerince ailesine teslim edilmek üzere koruma altına alındı. Polis aracına bindirilen genç kadına "Aşkım" diyerek yaklaşan Enes S., polis memurlarının müdahalesiyle uzaklaştırıldı.
Aksaray’da seyir halindeki otomobilde yangın paniği
12 Ağustos 2025 Salı - 15:47 Aksaray’da seyir halindeki otomobilde yangın paniği Aksaray’da seyir halindeki otomobilde yangın paniği yaşandı. Sürücünün ilk müdahaleyi yangın tüpüyle yaptığı olayda, itfaiye ekipleri de söndürme soğutma çalışması yaptı. Olay, Ahmet Davutoğlu Bulvarı Konya Adana Kara yolu kesişimi şehir merkezi istikametinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 68 KD 582 plakalı otomobil sürücüsü Şenay İlgün (52) ışıklarda aracından dumanlar çıktığını fark etti. İlgün, hemen aracını yol kenarına çekerek araçta bulunan babası ve annesini araçtan indirdi. Bagajdan yangın tüpünü alarak ilk müdahaleyi yapan sürücü, 112 Acil Çağrı Merkezini arayarak yardım istedi. Şans eseri olay yerinde çim sulaması yapan belediyeye ait su tankeri de çıkan yangına müdahale etti. İhbar üzerine olay yerine sağlık, itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi. Kısa sürede olay yerine ulaşan itfaiye ekipleri yanan araca müdahale ederek yangını söndürdü. Polis ekipleri çevrede güvenlik önlemeleri alarak trafiği belli bir süre durdurdu. Araçta maddi hasar meydana gelirken, otomobil güvenli bölgeye çekilerek yol tekrar trafiğe açıldı. Yangında herhangi bir yaralanma veya can kaybı yaşanmazken polis olayla ilgili inceleme başlattı. Olayı anlatan araç sahibi Şenay İlgün, "Lambada durdum, yeşil yandı. 50 metre yürümeden baktım duman geliyor arabadan. Dörtlüleri yaktım, bagajda yangın tüpü vardı onu aldım söndürdüm. Sağolsun sonra arkadan arkadaşlar geldi. Belediye ekipleri geldi, itfaiye geldi, herkesten Allah razı olsun. Arabada annem ile babam vardı, herhangi bir sıkıntımız yok çok şükür" diye konuştu.
Aksaray’da yaz Kuran kursu öğrencilerine açık hava sineması etkinliği
11 Ağustos 2025 Pazartesi - 13:43 Aksaray’da yaz Kuran kursu öğrencilerine açık hava sineması etkinliği Aksaray’ın Eskil ilçesine bağlı Çulfa köyünde bu yıl 2.’si düzenlenen Geleneksel Açık Hava Sineması etkinliği yoğun ilgi gördü. Köy camisinin avlusunda gerçekleşen organizasyon, çocuklara yönelik farklı bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Her yıl yaz Kuran kursunun sonunda bir ödül olarak düzenlenen etkinlik, akşam namazının çocuklarla birlikte kılınmasıyla başladı. Ardından, kurs öğrencileri açık hava sineması için hazırlanan alana geçti. Çocuklara özel olarak patlamış mısır ve gazoz ikramı yapıldı. Organizasyon, geleneksel hale gelerek köy halkının bir araya geldiği, samimi ve eğlenceli anlara sahne oldu. Cami İmam Hatibi Veysel Kadir Kaplan, çocukların etkinliği çok beğendiğini belirterek, "Bugün camimizin bahçesinde çocuklarımızla 2. sinema etkinliğimizi gerçekleştirdik. Çocuklarımız çok memnun kaldılar. Kuran kursunun yoğun geçen temposunun ardından çocuklarımız dinlensinler, bir heyecan yaşasınlar diye bu etkinliği düzenledik. Allah razı olsun köy halkımızdan ve öğrencilerimizden katılım yüksek, destek yüksek, inşallah çocuklarımızın gönüllerine girebiliyoruzdur. Onların yüzlerindeki tebessüme vesile olabiliyoruzdur. Tek gayemiz onlara örnek olabilmek, onları mutlu edebilmek, onları hoşnut edebilmek, rabbim yollarını açık eylesin" dedi. Çulfa Köyü Muhtarı Adem Öksün ise "Bugün akşam namazını kıldık. Hocam bu etkinliklere gerçekten çok önem veriyor, önem verdiği için hocamıza çok teşekkür ediyoruz. Çocuklarımıza sinema izletiyor. Çocuklarımız gerçekten mutluluk duyuyor" diye konuştu. Kurs öğrencisi Hüseyin Ediz, "Akşam namazından sonra sinema etkinliğimiz oldu. Mısır, gazoz ikramlarımız oldu. Hocamıza çok teşekkür ediyoruz" ifadelerini kullandı.
Dışişleri Bakanı Fidan: "Hedefimiz, bölgemizdeki çatışmaların biran önce durması"
10 Ağustos 2025 Pazar - 21:07 Dışişleri Bakanı Fidan: "Hedefimiz, bölgemizdeki çatışmaların biran önce durması" Dışişleri Bakan Hakan Fidan, Türkiye olarak öncelikli hedefin bölgedeki çatışmaların biran önce durması olduğunu söyledi. Türkiye’nin kendi göbeğini kendinin kestiğini ifade eden Bakan Fidan, terörle mücadelede gelinen noktayı da değerlendirerek, "Türkiye’nin terörle mücadelede yoğun bir tecrübesi var" dedi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, bir dizi ziyaret ve incelemelerde bulunmak üzere Aksaray’a geldi. Valiliği ve bazı kurumları ziyaret eden Bakan Fidan, iş adamları ve sivil toplum örgütleriyle yaptığı toplantıda basın mensuplarına da açıklama yaptı. Türkiye’nin dünden bu güne geldiği nokta ve verilen mücadeleler başta olmak üzere yapılan çalışmaları anlatan Bakan Fidan, "Aslında son 22 yıldır Cumhurbaşkanımızın liderliğinde AK Parti iktidarının ortaya koyduğu ekonomi ve kalkınma politikaları, aslında Anadolu kentlerinin bin yıllık bazı noktalardaki olumsuzlukları nasıl yendiğinin muazzam bir örneği, bir başarı hikayesi. Tabii biz ilerlemeyi seven bir medeniyetiz. Geldiğimiz noktada aslında geçmişte olduğumuz dezavantajlı durumları değil, bugün ‘Neden daha fazla ilerleyemiyoruz? Neden daha fazla imkan sahibi olamıyoruz?’ diye imkansızlıkları daha fazla gündeme getirip eleştiriyoruz. Giderek Türkiye’nin aslında toplumuyla birlikte bir ekonomik kalkınma, bununla beraber bir hamle içerisinde olmasını hep birlikte yaşıyoruz. Bunun tabi getirdiği sancılar var, sosyolojik, ekonomik konular var. Onları da buna paralel çözmeye çalışıyoruz. Aslında Türkiye’nin ortaya koyduğu bölgedeki örnek dış politika, ‘Kim ayakta kalıyor? Kim savaştan kaçınmış? Kim daha fazla ekonomik olarak ileriye gitmiş? Kimin halkı daha müreffeh? Kimin halkı daha fazla birlik ve beraberlik içerisinde?’ etrafımızdaki ülkelere baktığımız zaman. Kiminki daha iyiyse demek ki orada daha iyi bir siyasal liderlik var. Daha büyük profesyonel bir çalışma, çaba var. Tabi ki dediğim gibi bunların hepsi geliştirilmeye ilerlemeye muhtaç konular. İnsan olmamızın doğasından kaynaklanan bir husus. Ama ortaya koyduğumuz bu örnek dış politikanın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde arkasında yatan temel dinamik, itici güç, motor işte Aksaray gibi Anadolu’daki illerimizin, ilçelerimizin, halkımızın, müteşebbisimizin, aydınımızın, işçimizin, herkesin bir arkaya gelerek kendi alanında ortaya koyduğu emek çaba ve hayata dört elle asılması. Başarı üretmesi ve bu başarının belirgin bir şekilde ticarete, sanayiye, kalkınmaya, ilerlemeye, eğitime, bilime, teknolojiye yansıması. Savunma sanayi başta olmak üzere bilim ve teknolojinin aslında Türkiye’de ne kadar ilerlediğini görüyorsunuz. Dünya ile rekabet ettiğimiz zaman atlatmamız gereken adımlar var. Ama kendimizle yaptığımız yarışa baktığımız zaman şöyle son birkaç yüz yılın yarışına, ne kadar fazla mesafe tak ettiğimizi göreceğiz. Yani bin yıllık Anadolu’daki Türk İslam tarihinde hiç girilmemiş yerlere yol götüren, elektrik, su götüren, konut, medeniyet götüren ir hale gelmiş durumdayız. Artık bütün illerimiz, ilçelerimiz sosyal imkan, devlet imkanları açısından eşit duruma gelmiş halde. Tabi burada bir orta sınıf tuzağına da düşmeden daha da burada patinaj yapmayıp ilerlemenin, ekonomik olarak kalkınmanın yollarını da bulmamız gerekiyor. Bu tabi ki geldiğimiz bir nokta geçmişe kıyasla başarı ama diğer ülkelere kıyasla, gelecek hedeflerimize kıyasla atmamız gereken yoğun hedefler var. Ne kadar güçlü sanayimiz, ticaretim varsa, ne kadar iyiysek o kadar ilerlemeye çalışıyoruz" diye konuştu. "Hedefimiz, bölgemizdeki çatışmaların biran önce durması" Öncelikli hedefin bölgedeki çatışmaların durdurulması olduğuna değinen Bakan Fidan, "Dış politikalarda bu kadar aktif ve dinamik olurken neyi hedefliyoruz? Bölgemizdeki çatışmaların biran önce durması bizim için birinci öncelik. Dolayısı ile ister güç kullanımımızda, ister milli güvenlik faaliyetlerimizde baktığımızda bizim terörle mücadeleden diğer operasyonlara kadar bir numaralı hedefimiz bölgede istikrarı, huzuru ve sakinliği sağlamak. Şimdi Türkiye öyle bir devlet ki, bizim devletimiz milletimiz tarafından kurulmuş, onun başında bir çatı. Devletimiz milletimizi soğuktan, sıcaktan, bölgedeki sıkıntılardan koruyan çok şükür sağlam bir kale. Buna mukabil devletimizin gölgesinden istifade eden bölgede çok sayıda halk, devlet ve millet var. Sizin farkında olmadığınız kadar diğer ülkelerin, Balkanlar’a bakın, Orta Doğu’ya bakın, Kafkaslara bakın, Türkiye’den bekledikleri vardır. Bu da aslında normaldir. Her büyük kara coğrafyasında, ulus devletlerinin olduğu yerlerde bir itici gü, motor rolü oynayan bir devlet vardır. Sanayisi iyidir, nüfusu güçlüdür, güvenliği iyidir, insanlar rahatlıkla teşebbüste bulunur, para kazanırlar, ticaret yaparlar, çocukları iyi eğitim alır, hastaları iyidir, yolları iyidir, ulaşım kabiliyetleri vardır, telekomünikasyon da sorun yoktur. Bütün bunların alt yapıları modern zamanlarda 85-90 milyon nüfusluk bir ülkeye vermek gerçekten yoğun bir çaba ve emek istiyor. Şimdi böyle bir alt yapısı olan ülke ister istemez nüfus ve alt yapısıyla etrafındaki ülkeler için lokomotif görevi, koruyu ülke görevi üstleniyor. Bu da bize ekstra sorumluluk yüklüyor. Dolayısı ile bizim yerelde başlattığımız bu politik hamlenin dış politikaya yansırken sadece Türkiye’nin menfaatlerini ilerleten değil, aslında bizim dış politika anlayışımız ile bölgenin geneline de huzur ve istikrar getiren ir noktada olmamız gerekiyor. Suriye ile ilgili, Irak ile ilgili, İran, Kafkas, Karadeniz, Balkanlar, Ege, Akdeniz, Kuzey Afrika, Doğu Akdeniz, Batı Akdeniz, Orta Afrika ve güneyindeki Afrika coğrafyası, Atlantik’in diğer tarafında Amerika’nın altında, Güney Amerika’daki, Latin Amerika’daki bütün ülkelerle olan ilişkilerimiz, Karayip’ler deki ortaya koyduğumuz diplomatik hamle, Asya Pasifiğe gittiğiniz zaman ülkeleriyle ciddi ciddi Kurumsallaştırdığımız faaliyetler. Bir ekseriyânın aslında ne işe yaradığını hem takip eden bir avuç insan biliyor, ağırlıklı olarak da o coğrafyada faaliyet gösteren iş adamlarımız biliyor. Yani Türkiye bir yere gittiği zaman ekonomik etkiyi nasıl artırıyor, ekonomisini ve ticaretini nasıl ilerletiyor, bu önemli. Türkiye’nin yeni açılım alanlarında götürdüğü tabi sadece ticaret, ikili, karşı tarafa imkan sağlayan imkaları değil, bir siyasi çizgi, bir siyasi denge. Zaman zaman ihtiyaç içerisinde olan ülkelere verdiğimiz birazcık askeri yardım yaptığınız zaman nasıl etki ettiğini görüyorsunuz. Özellikle terörle mücadelede" şeklinde konuştu. "Türkiye’nin terörle mücadelede yoğun bir tecrübesi var" Terörle mücadele hakkında konuşan Bakan Fidan, "Türkiye’nin terörle mücadelede yoğun bir tecrübesi var. Burada geliştirdiği kabiliyetler var, istihbari, operasyonel kabiliyetler var. Savunma sanayi ürünleri var. Diyelim Somali şu anda terörle mücadele de belli bir ihtiyaç içerisindeyken onlara yaptığımız yardım, başka Afrika ülkeleri, başka civardaki ülkeler. Bunlara bizim terörle mücadelede yaptığımız yardım o ülkelerdeki iklimi birden bire değiştiriyor. Biz terörle mücadele derken hiç kimse bizim yardımımıza oyun değiştirici bir yardımla gelmedi. Yani en iyi dostumuz Batı’da gölge etmesin, bizim düşmanlarımıza destek vermesin yetiyordu. En iyisi o idi. Bir kseriyânın aslında dolaylı da olsa belli bir destek içerisinde olduğunu da yıllar içerisinde gördük" ifadelerini kullandı. "Kendi göbeğimizi kendimiz kestik" Türkiye’nin diğer ülkelere yaptığı yardım ile kaosun önüne geçildiğine, huzur ve refahın oluştuğuna dikkat çeken Bakan Fidan, "Cumhurbaşkanımızın tabiri ile biz kendi göbeğimizi kendimiz kestik. Çok şükür, bu kabiliyetler bizi daha da güçlendirdi. Ama beraberinde şunu da getirdi, şu farkındalığı da oluşturdu. Bizim gibi ihtiyacı olan ülkelere, bize yardım edilmemiş olabilir ama bizim gibi ihtiyacı olan ülkelere birazcık yardım ettiğiniz zaman aslında sorunun hemen çözüldüğünü, insanların ekonomiye, eğitime, normal sosyal hayata, aile hayatına yöneldiğini, hayatın daha farklı ilerlediğini, daha normal ilerlediğini, daha sıkıntı, sefalet, gözyaşı, kaos, yıkımın olduğunu görüyorsunuz. Elinizdeki gücü de hayırda kullanmak aslında ait olduğunuz medeniyetle, çizgiyle alakalı bir konu. Yani başkasının çektiği sıkıntıya ‘Bana ne’ diyebilen, ondan adeta, ‘Başkası kötü ben iyiyim’ diye böyle bir memnuniyet içerisinde bulunan zihinde değil bizim toplumumuz. Toplum böyle olmadığı zaman bunu stratejik kültürde devlet yönetimine, dış politikaya tercüme edilmesinde biz de aynı şekilde toplumun bu değerlerini kendi politikamıza yansıtıyoruz. İhtiyaç içerisinde olan devletlere, dinine, mezhebine bakmadan yardım ediyoruz. Gerçekten yapabileceğimiz bir şey var ise. Böyle yaptığınız zaman dünyada fitnenin önüne geçmiş oluyorsunuz, fitne yani düzensizlik, kaos olmuyor, huzura ve istikrara daha fazla katkıda bulunuyorsunuz" dedi.