Yerel Haberler
Aksaray
Uzmanından, "Oruç kesinlikle sigara ile açılmamalı" uyarısı 28 Şubat 2026 Cumartesi - 13:01:03 Ramazan ayında iftar ve sahurda beslenmeyle ilgili çeşitli tavsiyelerde bulunan uzmanlar, orucun kesinlikle sigara ile açılmaması gerektiğini vurguluyor. Ramazan ayı dolayısıyla diyetisyenler iftar ve sahur için birçok tavsiyelerde bulunuyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Murat Serkan Sinav, beslenmenin ötesinde sigara tüketiminin de önemli olduğunu belirterek, orucun kesinlikle sigara ile açılmaması gerektiğine vurgu yaptı. İftar ve sahurda beslenme konularına da değinen Sinav, "Ramazan ayında bulunduğumuz bu günlerde beslenmemiz ön planda bulunmakta. Özellikle iftar vaktinde muhakkak su tüketmeyi ihmal etmeyelim. Yemekleri ağır, yavaş yememiz çok önemli. Bunun yanında, orucumuzu açıp, çorbamızı içtikten sonra 10 dakikalık ara bizler için olmazsa olmaz. Muhakkak 10 dakika ara vermeliyiz, sağlığımız açısından önemli" dedi. "Sigara içenler oruçlarını kesinlikle sigara ile açmamalı" Diyetisyen Murat Serkan Sinav, zararlı olarak yapılmaması gereken en önemli şeyin ise sigara tiryakilerini ilgilendirdiğini belirterek, "Sigara içenler oruçlarını sigara ile kesinlikle açmamalıdır. Veya çorbanın ardından bir sigara içmek kesinlikle olmaz. İftarı yaptıktan yarım saat sonra sigara tüketilebilir. Tabii ki tüketmemelerinden yanayız, ancak rutin olduğu için söylemek istiyorum. İftarda özellikle asitli gıdalar, aşırı soğuk, aşırı sıcak gıdalar tüketiminde dikkat edilmesi gerekir. Özellikle bağırsak ve sindirim sisteminde problem yaşamak istemiyorsak asitli gıdalardan uzak durmamız bizler açısından en doğrusu olacaktır. Bunların yanında yemekleri aşırı sıcak tüketmemeliyiz. Aşırı soğuk gıdaları tercih etmemeliyiz. Mümkünse oda sıcaklığında veya soğukluğunda yiyecek ve içecekler tercih etmeliyiz. Sahurda ise muhakkak çiğ sebzeden zengin bir sofra olmalı. Kahvaltılık ağırlıklı bir menü tercih etmeliyiz. İftarda ise mümkün olduğunca yavaş yemenin yanında tuzlu veya baharatlı gıdalardan uzak durarak, ağır yemeklerden uzak durarak bir iftar tercih etmeliyiz" diye konuştu.
Yasal sınırın 9 kat üzeri alkol alan sürücünün "dişim ağrıyor" feryadı
02 Mayıs 2025 Cuma - 08:11 Yasal sınırın 9 kat üzeri alkol alan sürücünün "dişim ağrıyor" feryadı Aksaray’da yasal sınırın 9 kat üzeri alkol aldıktan sonra maddi hasarlı trafik kazasına neden olan ve olay yerine gelen polis ekiplerine görevi yaptırmamakta direnen sürücü, polis aracına defalarca tekme atarak zarar verdi. Polisin zor kullanarak ters kelepçe ile etkisiz hale getirmeye çalıştığı şahıs, "Dişim ağrıyor" feryadıyla polis memurlarına sitem ederken, arkadaşları tarafından başı okşanarak sakinleştirilmeye çalışıldı. Olay, Taşpazar Mahallesi Ebulfez Elçibey Caddesi adliye karşısında yaşandı. Edinilen bilgiye göre, yasal sınırın 9 katı üzerinde alkol alarak 68 AAK 852 plakalı hafif ticari aracıyla trafiğe çıkmak isteyen M.D. (27) isimli genç, park halindeki aracına biner binmez maddi hasarlı trafik kazasına karıştı. Kazanın ardından olay yerine polis ekipleri çağrılırken, çok geçmeden gelen polisler sürücü M.D.’ye alkol testi yapmak istedi. Görevini yapan polis memurlarına güçlük çıkaran ve görevi yaptırmamakta direnen alkollü sürücü etkisiz hale getirilmek istendiği esnada polis aracına tekmeler atarak kaportasına zarar verdi. Ayakkabısının izleri polis aracının camına bile çıkan alkollü sürücü takviye ekiplerin olay yerine gelmesiyle ters kelepçe yapılarak etkisiz hale getirilmeye çalışıldı. Polis aracına kafasını vurarak kendine de zarar veren M.D. olay yerinde bulunan arkadaşları ve vatandaşlar tarafından sakinleştirilmeye çalışıldı. Her seferinde "Dişim ağrıyor" diyerek feryat eden ve alkollü olmadığını belirterek ayakta bile duramayan şahıs polis memurlarına da ilginç sözler sarf etti. "Ben terörist değilim" deyip devletin aracına da zarar veren alkollü sürücü, "Polis değil başka biri olsun bak neler yapıyordum ben" şeklinde cümleler kurdu. Ayakta bile duramayan şahsa alkolmetre üfletilerek yapılan alkol testinde 1.79 promil alkollü olduğu anlaşıldı. Buna rağmen alkollü olmadığını iddia eden sürücü, "Sarhoş olsam hatırlamam ama hatırlıyorum" dedi. Sürücü işlemlerin ardından asayiş ekiplerince gözaltına alınarak sağlık kontrolünden geçirildikten sonra ifadesi alınmak üzere polis merkezine götürüldü. M.D.’ye alkollü araç kullanmaktan 9 bin 268 lira, araç ruhsat sahibine de kullandırmaktan 9 bin 268 lira olmak üzere toplam 18 bin 536 lira ceza kesilirken, ehliyetine ise 6 ay süreyle el konuldu. Ayrıca genç sürücü "Trafik güvenliğini tehlikeye sokmaktan" savcılığa sevk edilirken, araç ise olay yerinde bir yakınına teslim edildi.
Aksaray’da şifa veren sepetler: Hem kazanç hem terapi kaynağı
30 Nisan 2025 Çarşamba - 13:38 Aksaray’da şifa veren sepetler: Hem kazanç hem terapi kaynağı Aksaray’ın Eskil Halk Eğitimi Merkezi’nde açılan sepet örücülüğü kursu, katılımcılarına sadece geleneksel bir el sanatını öğretmekle kalmıyor aynı zamanda ev ekonomilerine katkı sağlayarak ve psikolojik rahatlama sunarak çok yönlü faydalar sağlıyor. Kursa katılan kadınlar, usta öğreticiler eşliğinde birbirinden güzel ve özgün sepetler örerek hem el becerilerini geliştiriyor hem de bu ürünleri internet üzerinden satarak aile bütçelerine destek oluyorlar. Kursun özellikle psikolojik rahatsızlıkları olan katılımcılar için adeta bir terapi gibi geldiği belirtiliyor. Sepet örme sürecinde odaklanma, el-göz koordinasyonu ve ortaya çıkan somut ürünün verdiği tatmin duygusu, kursiyerlerin stres seviyelerini düşürmelerine ve kendilerini daha iyi hissetmelerine yardımcı oluyor. Halk Eğitimi Merkezi’nde devam eden kursta, farklı boyutlarda, modellerde ve tekniklerde sepet örme becerileri kazanan kadınlar, doğal malzemeleri kullanarak hem geleneksel el sanatını yaşatıyor hem de modern tasarımlarla ürün yelpazelerini genişletiyorlar. İnternet üzerinden satış yaparak kendi işlerinin patronu olan bazı kursiyerler, el emeği göz nuru ürünlerine olan talebin kendilerini motive ettiğini ifade ediyorlar. Kurs sayesinde hem yeni bir meslek edindiklerini hem de sosyal bir ortamda bulunarak yalnızlık hissini aştıklarını belirten kursiyerler, Halk Eğitimi Merkezi’nin bu tür destekleyici kurslarının önemine vurgu yapıyor. Yaptığı el emeği göz nuru ürünleri ve çalışmasını anlatan Fadime Yılmaz Çeçen, "Sepet örücülüğü kursunda hasır bitkisini kullanıyoruz. Ülkemizde yetişin bu bitki çoğu farklı bölgelerde farklı isimlerde hasır otu, kamış ve papur otu diye geçiyor. Biz bu hasır otunu ıslatarak, yumuşatarak kalıp üzerinde çalışıyoruz. Halk Eğitimi Merkezi kurslarının şöyle bir katkısı var. Çoğu ev hanımı olan kursiyerlerimle ürettiğimiz bu ürünleri tanıtma imkânımız oldu. Tanıtmanın yanında ekonomik olarak ev ekonomisine katkıda bulundular. Gerek sosyal medyadan gerek elden satış imkânı sundu. Halk Eğitimi Merkezi kursları açılması hem sosyal hem de psikolojik anlamda hobi edinme amacıyla başlanan bu kursta ekonomik olarak katkı sağladığı için beni ve kursiyerlerimi çok çok mutlu etti. Daha çok üretmeyi hedefledik. Geçmişten unutulmaya yüz tutmuş bu hasır örücülüğünü bizlere ve yeni nesillere ulaştırmayı hedefledik. Halk Eğitimi Merkezi kurslarında sadece hobi edinmek değil burada keyifli, verimli vakit geçiriyoruz. Hem eğleniyoruz hem de üretiyoruz" dedi. Kursiyer Hayriye Filikçi ise "Halk Eğitimi Merkezi kurslarına sepet örücülüğüne geliyorum. Psikoloji olarak bana çok iyi geliyor, terapi oluyor. İlaç kullanıyordum bıraktım. İnternet üzerinden satış yapıyorum. Aileme destek oluyorum" şeklinde konuştu. 7 yıldır kursa eğitim ve iş yapan Aysun Kara, "Yaklaşık 6-7 aydır sepet örücülüğü kursuna devam ediyorum. Yok olamaya yüz tutmuş geleneksel Türk el sanatlarından birisi olan sepet örücülüğüne devam ettiğimiz için ve bundan sonraki kuşaklara aktarabilmek için kendimizi gerçekten mutlu hissediyoruz. Geleneksel el sanatları olarak devam etmemin yanı sıra farklı malzemeler kullanarak dekoratif ürünler üretmeye çalıştık. Burada hem sosyalleşme hem stres atma hem de ekonomik destek sağlayacak bir uğraşı olduğu için gerçekten bizim için güzel bir fırsat oldu" ifadelerini kullandı.
Aksaray’da şifa veren sepetler...Hem kazanç, hem terapi kaynağı
30 Nisan 2025 Çarşamba - 13:33 Aksaray’da şifa veren sepetler...Hem kazanç, hem terapi kaynağı Aksaray’ın Eskil Halk Eğitimi Merkezi’nde açılan sepet örücülüğü kursu, katılımcılarına sadece geleneksel bir el sanatını öğretmekle kalmıyor aynı zamanda ev ekonomilerine katkı sağlayarak ve psikolojik rahatlama sunarak çok yönlü faydalar sağlıyor. Kursa katılan kadınlar, usta öğreticiler eşliğinde birbirinden güzel ve özgün sepetler örerek hem el becerilerini geliştiriyor hem de bu ürünleri internet üzerinden satarak aile bütçelerine destek oluyorlar. Kursun özellikle psikolojik rahatsızlıkları olan katılımcılar için adeta bir terapi gibi geldiği belirtiliyor. Sepet örme sürecinde odaklanma, el-göz koordinasyonu ve ortaya çıkan somut ürünün verdiği tatmin duygusu, kursiyerlerin stres seviyelerini düşürmelerine ve kendilerini daha iyi hissetmelerine yardımcı oluyor. Halk Eğitimi Merkezi’nde devam eden kursta, farklı boyutlarda, modellerde ve tekniklerde sepet örme becerileri kazanan kadınlar, doğal malzemeleri kullanarak hem geleneksel el sanatını yaşatıyor hem de modern tasarımlarla ürün yelpazelerini genişletiyorlar. İnternet üzerinden satış yaparak kendi işlerinin patronu olan bazı kursiyerler, el emeği göz nuru ürünlerine olan talebin kendilerini motive ettiğini ifade ediyorlar. Kurs sayesinde hem yeni bir meslek edindiklerini hem de sosyal bir ortamda bulunarak yalnızlık hissini aştıklarını belirten kursiyerler, Halk Eğitimi Merkezi’nin bu tür destekleyici kurslarının önemine vurgu yapıyor. Yaptığı el emeği göz nuru ürünleri ve çalışmasını anlatan Fadime Yılmaz Çeçen, "Sepet örücülüğü kursunda hasır bitkisini kullanıyoruz. Ülkemizde yetişin bu bitki çoğu farklı bölgelerde farklı isimlerde hasır otu, kamış, papur otu ve b-perde otu diye geçiyor. Biz bu hasır otunu ıslatarak, yumuşatarak kalıp üzerinde çalışıyoruz. Halk Eğitimi Merkezi kurslarının şöyle bir katkısı var. Çoğu ev hanımı olan kursiyerlerimle ürettiğimiz bu ürünleri tanıtma imkânımız oldu. Tanıtmanın yanında ekonomik olarak ev ekonomisine katkıda bulundular. Gerek sosyal medyadan gerek elden satış imkânı sundu. Halk Eğitimi Merkezi kursları açılması hem sosyal hem de psikolojik anlamda hobi edinme amacıyla başlanan bu kursta ekonomik olarak katkı sağladığı için beni ve kursiyerlerimi çok çok mutlu etti. Daha çok üretmeyi hedefledik. Geçmişten unutulmaya yüz tutmuş bu hasır örücülüğünü bizlere ve yeni nesillere ulaştırmayı hedefledik. Halk Eğitimi Merkezi kurslarında sadece hobi edinmek değil burada keyifli, verimli vakit geçiriyoruz. Hem eğleniyoruz hem de üretiyoruz" dedi. Kursiyer Hayriye Filikçi ise "Halk Eğitimi Merkezi kurslarına sepet örücülüğüne geliyorum. Psikoloji olarak bana çok iyi geliyor, terapi oluyor. İlaç kullanıyordum bıraktım. İnternet üzerinden satış yapıyorum. Aileme destek oluyorum" şeklinde konuştu. 7 yıldır kursa eğitim ve iş yapan Aysun Kara, "Yaklaşık 6-7 aydır sepet örücülüğü kursuna devam ediyorum. Yok olamaya yüz tutmuş geleneksel Türk el sanatlarından birisi olan sepet örücülüğüne devam ettiğimiz için ve bundan sonraki kuşaklara aktarabilmek için kendimizi gerçekten mutlu hissediyoruz. Geleneksel el sanatları olarak devam etmemin yanı sıra farklı malzemeler kullanarak dekoratif ürünler üretmeye çalıştık. Burada hem sosyalleşme hem stres atma hem de ekonomik destek sağlayacak bir uğraşı olduğu için gerçekten bizim için güzel bir fırsat oldu" ifadelerini kullandı. (GÖ-YC-