Yerel Haberler
Amasya
21 Şubat 2026 Cumartesi - 17:42 Amasya konut satışında 44. sırada Amasya Türkiye genelinde en çok konut satışı gerçekleştirilen iller arasında 44. sırada yer aldı. Ocak ayında 477 konut satışı ile Türkiye’deki toplam konut satışlarının yüzde 0,4’ünün gerçekleştiği Amasya 81 il arasında en çok konut satışı yapılan 44. il oldu. Konut satışlarında, İstanbul 20 bin 412 konut satışı ile en yüksek paya sahip il olarak kayıtlara geçti. Türkiye İstatistik Kurumu Samsun Bölge Müdürlüğü 2026 yılı ocak ayı konut satış istatistiklerinden "Amasya ili, konut satış istatistikleri" konusunda basın bülteni paylaştı. Amasya’da 2026 yılı Ocak ayında konut satış oranları bir yılda yüzde 7,2 azalarak 477 olarak gerçekleşti. Türkiye genelinde konut satışları Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 4,7 oranında azalarak 111 bin 480 oldu. 477 konut satışı ile Türkiye’deki toplam konut satışlarının yüzde 0,4’ü Amasya’da gerçekleşmiş olup en çok konut satışı gerçekleştirilen iller arasında 44. sırada yer aldı. Konut satışlarında, İstanbul 20 bin 412 konut satışı ve yüzde 18,3 ile en yüksek paya sahip oldu. Satış sayılarına göre İstanbul’u 10 bin 207 konut satışı ve yüzde 9,2 pay ile Ankara, 6 bin 618 konut satışı ve yüzde 5,9 pay ile İzmir izledi. Konut satış sayısının en az olduğu iller sırasıyla 46 ile Hakkari, 50 ile Tunceli ve 73 ile Bayburt olarak gerçekleşti. Amasya’da ipotekli konut satış sayısı bir yılda yüzde 60,0 artarak 96 olarak gerçekleşti Amasya’da ipotekli konut satışları sayısı 96 olarak gerçekleşti. Türkiye’de ipotekli konut satışları içerisinde Amasya’nın payı yüzde 0,4 ile 44. sırada yer aldı. Türkiye’de toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı yüzde 18,2 olarak gerçekleşti. İpotekli satışlarda İstanbul 4 bin 146 konut satışı ve yüzde 20,5 pay ile ilk sırada yer aldı. İpotekli konut satışının en az olduğu iller 5 konut ile Bayburt, 8 konut ile Bingöl ve Tunceli oldu. Amasya’da diğer konut satış sayısı bir yılda yüzde 16,1 azalarak 381 olarak gerçekleşti Amasya’da diğer satış türleri sonucunda 381 konut el değiştirdi. Türkiye’de toplam konut satışları içinde diğer satış türlerinin payı yüzde 81,8’dır. Amasya’da diğer konut satış türlerinde Türkiye’deki konut satışlarından yüzde 0,4’lik pay alarak 46. sırada yer aldı. Diğer konut satışlarında İstanbul 16 bin 266 konut satışı ve yüzde 17,8 pay ile ilk sıraya yerleşti. Ankara 7 bin 944 diğer konut satışı ile ikinci sırada yer alırken, Ankara’yı 5 bin 353 konut satışı ile İzmir izledi. Diğer konut satışının en az olduğu il 36 konut ile Hakkari oldu. Amasya’da 477 konut satışının, 203’ü ilk satış, 274’ü ise ikinci el satış olarak gerçekleşti Türkiye genelinde 111 bin 480 konut satışının 34 bin 69’u (yüzde 30,6) ilk satış, 77 bin 411’i ise (yüzde 69,4) ikinci el satış olarak gerçekleşti. Amasya’da ise 477 konut satışının 203’ü (yüzde 42,6) ilk satış, 274’ü ise (yüzde 57,4) ikinci el satış olarak gerçekleşti.
20 Şubat 2026 Cuma - 16:59 Amasya’da yükümlülerin topluma kazandırılması için uygulanacak 2 projede imza atıldı Amasya’da denetimli serbestlik altındaki yükümlülerin topluma kazandırılması, mesleki becerilerinin geliştirilmesi gibi amaçlarla uygulanacak iki projenin işbirliği anlaşmaları imzalandı. Geçmişinde uyuşturucu madde kullanımı olan yükümlülerin "bedensel, ruhsal ve zihinsel’’ olarak yenilenmeleri ve bağımlılıktan kurtulmalarının de hedeflendiği ‘"Bağımsız Sanatlar Atölyesi" ve "Geleceğini Renklendir" adlı iki projede Amasya Cumhuriyet Başsavcılığı, Merzifon Cumhuriyet Başsavcılığı, Amasya İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Amasya Denetimli Serbestlik Müdürlüğü ile Amasya Ticaret ve Sanayi Odası işbirliği yapacak. "Bağımsız Sanatlar Atölyesi" projesiyle 2026 yılının Bağımsızlık Yılı İlan edilmesi nedeniyle bağımlılık sorunu olan yükümlülere yönelik sanat temelli üretim ortamı sunularak el becerilerinin geliştirilmesi, estetik bakış açısı kazanmaları, hobilerini keşfetmeleri ve boş zamanlarını verimli değerlendirmelerinin yanı sıra açılan hobi ve mesleki kurslar ile yükümlülerin sanatla buluşmaları sağlanarak bağımlılıktan kurtulmaları öngörülüyor. "Geleceğini Renklendir" projesi kapsamında ise Gümüşhacıköy Açık Ceza İnfaz Kurumunda cezasını infaz eden hükümlü ve tutuklulara yönelik Amasya - Gümüşhacıköy Halk Eğitim Merkezi eğiticiliğinde, boyacılık alanında uygulamalı eğitimler verilmesi ile yükümlülere temelde mesleki yeterlilik kazandırılması planlanıyor. Aynı zamanda denetimli serbestliğe ayrılmaları halinde kamuya yararlı bir işte ücretsiz çalıştırma cezaları kapsamında kamu binalarında ücretsiz çalışma cezalarını infaz ederken öğrencilerin aktif öğrenim görmediği dönemlerde ihtiyacı olan okulların iç ve dış cephe boyalarının gerçekleştirilmesi hedeflendi. Bununla birlikte aynı zamanda yükümlülerin meslek sahibi olması da amaçlar arasında yer aldı. İmza törenine, Amasya Cumhuriyet Başsavcısı Fatih Kocaman, Merzifon Cumhuriyet Başsavcısı Mevlüt Furkan Akkaya, Amasya Denetimli Serbestlik Müdürü Ali İhsan Balaban ile Amasya Milli Eğitim Müdürü Mehmet Ali Katipoğlu da katıldı.
Amasya’nın dağlarında çiçekler açmaya başladı: "Anadolu’daki bitkiler milli servet"
11 Şubat 2026 Çarşamba - 08:02 Amasya’nın dağlarında çiçekler açmaya başladı: "Anadolu’daki bitkiler milli servet" Anadolu’nun bitki zengini şehirlerinden Amasya’da Şubat ayı ile birlikte dağlarda çiçekler açmaya başladı. Karların erimesiyle birlikte kardelen ve çiğdem gibi rengarenk bitkiler boy gösterdi. Yaşanan biyokaçakçılık olaylarına dikkat çeken uzmanlar 12 binden fazla türe sahip Anadolu’daki bitkilerin ‘milli servet’ değeri taşıdığını açıkladı. Türkiye’deki 12 bin bitki türünden bin 991’i Amasya’da görülebiliyor. Bitki coğrafyası bakımından Avrupa-Sibirya ile İran-Turan floristik bölgeleri arasında geçiş sahasında yer alan şehzadeler şehrinde mikroklima özelliği gösteren alanlar bulunuyor. Bu kış kar ve yağmur yağışının etkili olduğu şehrin zirvesindeki Çakallar mevkiinde çiçekler boy göstermeye başladı. Kayalıkların arasına gizlenen kardelen, çiğdem ve menekşe gibi türler güzelliklerini göstermeye başladı. Doğa tutkunları çiçekleri görüntülemek için zirvelerin yolunu tuttu. "Bitkiler milli servet" İklimsel değişikliklerdeki farklılıklar, otlatma, yapılaşma ve yol yapımı gibi risklerin etkisindeki bitkilere karşı duyarlı olunması gerektiğini belirten Amasya Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cengiz Yıldırım, "Çiçek dalında güzeldir. Doğal ortamında koparılmasına, onlara yeni bir baskı oluşturmaya gerek yok. Toplumun genel olarak bilinçlenmesi, kırsalda yaşayanların hariçten gelenleri görmeleri halinde ilgili kurumlara bildirmesi çok önem arz ediyor. Çünkü bu bitkiler bizim milli servetimiz. Bu serveti başka ülkelere kaçırma çabasında olanlarla karşılaşılıyor. Nitekim Amasya Lalesi’nin akıbeti de böyle oldu. Bizim yıllarca doğal ortamında bulamadığımız yitik Amasya Lalesi’nin tohumlarını yurtdışından almak zorunda kalmıştık" diye konuştu. Avrupa kıtasında 15 bin, Anadolu coğrafyasında 12 bin bitki var Avrupa kıtasında yaklaşık 15 bin bitki türü bulunurken, Türkiye’nin yaklaşık 3 bin 800’ü endemik olmak üzere toplam 12 bin bitki türüne ev sahipliği yaptığına dikkat çeken Prof. Dr. Yıldırım, "Avrupa kıtasındaki toplam bitki sayısı 15 bin. Sadece Anadolu coğrafyasında 12 bin bitkiden bahsediyoruz. Anadolu coğrafyası kıta özelliği gösteren bitki çeşitliliğine sahip. Bunların ne kadar kıymetli olduğunu biz fark edemesek bile dışardaki insanlar bunları fark ettiği için bu değerleri ülkelerine taşımak istiyorlar. Buradan aracı da bulabiliyorlar. Bunun ikisi de çok tehlikeli. Bu nedenle millet olarak doğal güzelliklerimizi korumak zorundayız" şeklinde konuştu.
Amasya’nın tescilli lezzeti ’taş fırın keşkeği’: Pişmesi 12 saat sürüyor
09 Şubat 2026 Pazartesi - 08:06 Amasya’nın tescilli lezzeti ’taş fırın keşkeği’: Pişmesi 12 saat sürüyor Amasya’nın coğrafi işaret tescilli lezzeti taş fırın keşkeğinin pişmesi 12 saat sürüyor. Akşamdan konulduğu fırında gece boyunca pişen keşkeğin tarihçesinin kentteki arkeolojik kazılarda 2 bin 500 yıl öncesine dayandığı belirlendi. Besleyici ve tok tutucu özelliği bulunan keşkek, bayram sabahları ve düğünlerin vazgeçilmez yemeği olarak tercih ediliyor. Türk mutfağının en eski yemeklerinden Kuzu gerdan et, ilikli kemik, nohut, yarma ve tereyağının başlıca kullanıldığı keşkek, geleneksel Türk mutfağının en eski yemeklerinden biri olarak değerlendiriliyor. Günün üç öğününde yenilebildiği gibi bayramlarda, düğün ve eğlencelerde misafirlere ikram ediliyor. Besleyici, doyurucu ve tok tutucu özelliği bu yemeği vazgeçilmez lezzetlerden biri kılıyor. Oluz Höyük’te 2 bin 500 yıllık keşkek tenceresi bulunmuştu Kentteki Oluz Höyük arkeolojik kazılarında içinde kemik ve tahıl parçalarının yer aldığı toprak çömleğin bulunmasıyla keşkeğin geçmişinin bu topraklarda 2 bin 500 yıl öncesine dayandığı kayıtlara geçti. Pers dönemine ait bir saray mutfağında pişmiş topraktan yapılmış 30 santim uzunluğundaki tencerenin 30 kişilik bir yemeği pişirecek ölçülerde olduğu görülmüştü. Bayram günlerinde, düğünlerde severek yeniyor Keşkeğin geçmişinin Hitit dönemine kadar dayandığını düşündüğünü belirten gurme Yaman Kesim, "Aslına uygun malzeme ve doğru pişirme yöntemine önem veriyoruz. 3 bin yıllık özel bir yemekten söz ediyoruz. Hititlerin krallarına ve tanrılarına yapmış olduğu kutsal bir yemek olarak karşımıza çıkıyor. Günümüzde ise bayram günlerinde, düğünlerde severek yendiğini görüyoruz" dedi. "Çeperi kabuk bağladıysa keşkek başarılıdır" Odun ateşiyle yakılan taş fırına toprak kap içine konulan keşkeğin iyi pişirildiğinin işaretinin yüzeyindeki çeperler olduğunu anlatan ‘Geçmişten günümüze Amasya mutfağı’ kitabının yazarı Kesim, "Keşkeğin sırrı mutlaka çeperdedir. Eğer çeperde kabuk bağlama ve kolajen ortaya çıkıyorsa kesinlikle o iyi bir fırın keşkeğinin emaresidir" diye konuştu. "Dünyanın en uzun süreyle hazırlanan yemeklerinden" Kentteki restoranların menüsünde yer alan keşkeğin günün her öğününde keyifle tüketildiğine değinen Amasya Yalıboyu Turizm İşletmeleri Derneği Başkanı Selçuk Başün de, "Keşkeği orjinal coğrafi işaretli haliyle pişirirseniz dünyanın en uzun süreyle hazırlanan yemeklerinden biridir. Odun ateşinde ısınan taş fırında küpün içinde 12 saat gibi bir süreyle pişiyor. En çok tüketilip beğenilen yemeklerimizdendir" şeklinde konuştu.
Vali Bakan: "Asrın felaketinde milletimiz tek yürek oldu"
05 Şubat 2026 Perşembe - 11:44 Vali Bakan: "Asrın felaketinde milletimiz tek yürek oldu" Amasya Valisi Önder Bakan, 6 Şubat 2023’te meydana gelen ve "Asrın Felaketi" olarak anılan Kahramanmaraş merkezli depremlerin üçüncü yıl dönümünde, depremlerin ardından Amasya’nın Suluova ilçesine yerleşen Ceylan ailesini ziyaret etti. Ziyarette hayatını kaybeden vatandaşları rahmet ve minnetle anan Vali Bakan, devlet–millet dayanışmasının deprem sürecindeki önemine dikkat çekti. Depremlerin ilk anından itibaren devletin tüm kurum ve imkânlarıyla sahada olup arama kurtarma faaliyetlerinden acil barınma ve sağlık hizmetlerine, geçici yaşam alanlarından kalıcı konutların inşasına kadar kapsamlı bir mücadele yürütüldüğüne değinen Vali Bakan, "Bu süreçte altyapıdan eğitime, sağlıktan sosyal desteklere kadar her alanda yaraların sarılması için yoğun bir çalışma gerçekleştirilmiştir. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın riyasetinde, devlet ve millet el ele vererek tüm gönül coğrafyamızla birlikte "asrın birlikteliği" ruhuyla yaraları sarmak, kaybettiklerimizin aziz hatırasına sahip çıkmak ve geleceğe daha sağlam adımlarla yürümek amacıyla büyük bir seferberlik başlatılmıştır. Tüm kurumlarımız, sivil toplum kuruluşlarımız, gönüllülerimiz ve aziz milletimiz tek yürek hâlinde harekete geçmiştir. Kimi gözyaşlarıyla dua etmiş, kimi elleriyle enkaz kaldırmış, kimi ekmeğini paylaşmıştır. Kısacası herkes, bu büyük felaket karşısında omuz omuza vererek dayanışmanın ve kardeşliğin en güçlü örneğini sergilemiş, milletimizin büyüklüğünü, vakur duruşunu ve sarsılmaz birliğini tüm dünyaya bir kez daha göstermiştir" diye konuştu. Depremlerin ardından geldikleri Amasya’nın Suluova ilçesine yerleşen Ceylan ailesine ziyarette bulunup bugün gelinen noktada Aralık ayında 455 bininci konutun anahtar teslimi gerçekleştirilmesiyle kalıcı konutların büyük bölümünün tamamlandığına işaret eden Bakan, "Devletimiz bu süreçte devrim niteliğinde bir kentsel dönüşüm örneği ortaya koyarak depremden etkilenen 11 ilimizde yalnızca konutları değil, şehirlerin tarihi dokusunu ve meydanlarını da yeniden ayağa kaldırmıştır. Bu doğrultuda, afetlere karşı daha dirençli şehirler inşa etmek, riskleri en aza indirmek ve vatandaşlarımızın güvenliğini esas alan bir anlayışla çalışmalar kararlılıkla sürdürülmektedir. Bu büyük felaket, milletimizin birlik ve beraberlik ruhunu bir kez daha ortaya koymuş, devlet–millet dayanışmasının en güçlü örneklerinden biri yaşanmıştır. Bu dayanışma ruhu, geleceğe dair umutlarımızı da diri tutmaktadır. Bu vesileyle, 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına ve aziz milletimize sabır ve baş sağlığı diliyor, Rabb’imden birliğimizi ve dirliğimizi daim eylemesini, ülkemizi ve milletimizi her türlü afetten muhafaza etmesini niyaz ediyorum" ifadelerini kullandı.