Yerel Haberler
Amasya
07 Nisan 2026 Salı - 09:53 İlk günkü sevgiyle 67 yıldır aynı yastığa baş koyuyorlar Amasya’da bir köyde yaşayan 67 yıllık evli asırlık çınarlar, mutluluğun sırrını birbirlerini sevmeleri ve kırmamaları olarak gösteriyor. 87 yaşındaki İbrahim ile 90 yaşındaki Münevver Esen çifti birbirlerini ilk günkü gibi seviyor. Yan yana fotoğraflarını odanın baş köşesine asan asırlık çınarlara nüfus arşivinden çıkan 67. yıl öncesinin ‘evlenme kağıdı’ belgesi hediye edildi. "Çok çalıştık, birbirimize destek olduk" Amasya’nın Merzifon ilçesine bağlı Gümüştepe köyünde yıllardır çiftçilik yaparak geçinen ve 4 çocukları bulunan köyün en yaşlıları Esen çifti, yeni evlenecekler ile evli çiftlere tavsiyelerde bulundu. Yıllardır iki gözlü ve sobalı evde yaşadıklarını belirten Münevver Esen, "Orak biçtik, harmanda çalıştık. Çok çalıştık. Ama birbirimize hep destek olduk. Birbirinize sırtınızı vererek geçinin. Sevdiğinizi bırakmayın" dedi. Vali Bakan’dan 67. yıl jesti Amasya Valisi Önder Bakan, 1959 yılında düzenlenen ‘evlenme kağıdı’ belgesini evlilik yıldönümlerinde köylerinde ziyarette bulunduğu çifte hediye ederek jest yaptı. Vali Bakan, çifte mutluluklarının ömürleri boyunca sürmesini diledi. Ziyarete, AK Parti Amasya Milletvekili Hasan Çilez de katıldı. "Çiftimizi örnek alıyoruz" Köyün en yaşlısı çifti çok sevdiklerini anlatan genç köylüleri Ebru Akbulut da, "Birbirlerini seven, sayan çiftimizi biz bekarlarda örnek alıyoruz" diye konuştu.
06 Nisan 2026 Pazartesi - 09:25 Yazboz tahtasına dönmüştü, restore edilen 600 yıllık kaya kitabenin dünyada tek olduğu ortaya çıktı Amasya’da Osmanlı vakıf kültürünün nadide örneklerinden 600 yıllık kaya kitabenin dünyada ana kayaya doğrudan işlenmiş tek vakfiye örneği olma özelliği taşıdığı ortaya çıktı. Yakın tarihe kadar yaz-boz tahtası görünümündeki 1418 tarihli eser, Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restore edildi. 8 satır ve 125 kelime içeriyor Yeşilırmak Nehri kıyısındaki Leğenkaya Şelalesi’nin yanında bulunan Arapça harflerle işlenmiş 1418 tarihli Bayezid Paşa Camii vakfiyesi, Osmanlı erken dönem vakıf kültürünün nadide örneklerinden biri olarak değerlendiriliyor. 15. yüzyılın başlarında Osmanlı padişahı Çelebi Mehmed döneminin önde gelen devlet adamlarından Sadrazam Bayezid Paşa’nın emriyle inşa edilen eser, ana kayanın yerden 2 metre yüksekliğe kadar mermer düzgünlüğünde tesviye edilmesiyle oluşturulan zemin üzerine kabartma tekniğiyle işlendi. Eni 3 metre, yüksekliği 110 santimetre ölçülerindeki Arapça yazılı kitabe, 8 satırdan oluşmakta olup edatlar hariç 125 kelime içeriyor. Mikro hassas kumlama yöntemiyle temizlendi, toprak boya ile gölgelendirme yapıldı Samsun Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 2024 yılındaki kararıyla yapılan incelemelerde, kaya kitabenin yüzeyine ve çevresine sprey boyalarla zarar verildiği tespit edildi. Bu doğrultuda Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen restorasyon çalışmaları kapsamında yüzeydeki boya kalıntıları uzman ekipler tarafından traverten taş tozu kullanılarak mikro hassas kumlama yöntemiyle temizlendi. Dış etkenler nedeniyle zayıflayan yüzey, uygun kimyasal malzemelerle sağlamlaştırılarak toprak boya ile yapılan hafif gölgelendirme sayesinde yazıların okunabilirliği artırıldı. Eserin çevresel ve insan kaynaklı olumsuz etkilerden korunması amacıyla koruma platformu genişletilip duvar yüzeyine çelik taşıyıcı sistem ve çerçeve profilleri uygulandı. Kitabe bölümünde ise şeffaf koruyucu sistem tercih edildi. Ayrıca, eserin gece görünürlüğünü artırmak amacıyla çerçeve içerisine aydınlatma sistemi yerleştirildi. Dünyada tek olma özelliği taşıyor Tokat Vakıflar Bölge Müdürü Sebahattin Erdoğan, "Kaya kitabe, ana kayaya doğrudan işlenmiş vakfiye örneği olması bakımından dünya üzerinde tek olma özelliği taşımaktadır. Sadece Amasya’mızdadır. Bu eser Sadrazam Bayezid Paşa’nın bizlere emanetidir" dedi. "Burada kocaman bir tarih yazıyor" Eserin aşkların bilinçsiz şekilde ilan edildiği yaz-boz tahtasına döndüğü günlerin artık geride kaldığını anlatan Nergiz Mahallesi Muhtarı Nuran Muslu da, "Eser çok güzel oldu. Amasya’mıza ayrı bir renk kattı. Burada kocaman bir tarih yazıyor. Canlandırıp ortaya çıkardılar. Emeği geçenlerden Allah razı olsun" diye konuştu.
Bu köyde Ramazan boyunca yemeklere kadın eli değmiyor
07 Mart 2026 Cumartesi - 10:01 Bu köyde Ramazan boyunca yemeklere kadın eli değmiyor Amasya’nın Tatlıpınar köyünde kadınlar, Ramazan ayı boyunca mutfağa girmiyor. Eski okul binasında toplu iftar yapılıyor. Ramazan boyunca kadınların yemek telaşına son veren uygulamada erkek aşçının hazırladığı yemeklerin dağıtımını erkekler gerçekleştiriyor. Aynı yemekler kaplara konularak sahur vakti evlerde yeniyor. Köyün erkekleri toplu mesajlarıyla kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutladı. Her sokakta, evde atık kutusu bulunan köy Bakan Murat Kurum tarafından 2 yıl önce örnek gösterilmişti. Her gün 3 kazan sıcak yemek hazırlanıyor 140 haneli köyde 14 yıl önce başlayan uygulamaya salgın sürecinde ara verilmişti, sonrasında devam edildi. Köyün aşçısı gündüz vakti yemeklerin hazırlığına başlıyor. Her gün 3 kazan sıcak yemek hazırlanıyor. Yemek yapma telaşını düşünmeyen köyün kadınları, o süreyi Ramazan ayının manevi atmosferini değerlendirip camide namaz kılıp mukabele programı düzenliyor. İftar vaktine doğru köyde herkes evlerinden çıkıp eski okul binasının yolunu tutuyor. Aşçının pişirdiği yemekler erkekler tarafından masalara kadar getiriliyor. Kadınlar yemeklere ellerini bile sürmüyor. Yemeğin ardından toplu dua edilerek herkes dağılıyor. Belirli günlerde iftar yemeğinin ardından bilgilendirme faaliyeti de gerçekleştiriliyor. Son olarak Amasya Üniversitesi tarafından köyde konferans düzenlendi. Köylülere sülün hediye edildi. Köyün erkekleri toplu mesajlarıyla kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutladı. Tatlıpınarlılar, yurt dışındaki akrabalarını ve köylerine yolları düşen herkesi gönül sofralarına davet etti. "Ramazan ayını neşe içinde geçiriyoruz" Köydeki erkeklerin imece usulü topladıkları paralarla yemek giderlerini karşıladıklarını belirten muhtar Cemal Onat, "Kadınların yemek telaşına son verdik. Artan yemeklerde pay edilerek evlerde sahurda yeniyor. Halkımız çok memnun. Ramazan ayını neşe içinde bayram yapar gibi geçiriyoruz" dedi. "Camide namaz kılıp mukabele programı düzenliyoruz" Yemek yapma telaşını düşünmediklerini anlatan Emine Onat, "Ramazan ayının manevi atmosferini değerlendirip camide namaz kılıp mukabele programı düzenliyoruz" diye konuştu. "Yemeğe elimizi bile sürmüyoruz. Her köy Tatlıpınar gibi olsa" Uygulama öncesinde misafir ağırlamak için kadınlar yemek telaşının bir gün öncesinden başladığını hatırlatan Tuğba Aytekin de, "Yemeğe elimizi bile sürmüyoruz. Aşçımız hazırlıyor. Erkekler dağıtıyor. Burada öyle bir derdimiz yok. Her şey çok güzel. Her köy Tatlıpınar gibi olsa" şeklinde konuştu. Bakan Murat Kurum, ‘Bu köy, başka köy’ notuyla paylaşmıştı Bütün evlere ve sokak girişlerine konular geri dönüşüm kutuları sayesinde atıkların çöple karıştırılmadan toplandığı köyde yerlere, arazilere kimse çöp atmıyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Tatlıpınarlıların örnek hikayelerini 2 yıl önce ‘Bu köy, başka köy’ notuyla paylaşmıştı.
Amasya’da nüfusun yüzde 49,71’ini kadınlar oluşturuyor
06 Mart 2026 Cuma - 16:46 Amasya’da nüfusun yüzde 49,71’ini kadınlar oluşturuyor Türkiye İstatistik Kurumu Samsun Bölge Müdürlüğü İstatistikle Kadın, 2025 bülteninden yararlanarak "İstatistiklerle Kadın, 2025 Amasya" konulu bülten hazırladı. Amasya nüfusunun yüzde 49,71’ini kadınlar oluşturuyor. Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre 31 Aralık 2025 tarihi itibarıyla, kadın nüfus 43 milyon 32 bin 734 kişi, erkek nüfus 43 milyon 59 bin 434 kişi oldu. Toplam nüfusun yüzde 49,98’ini kadınlar, yüzde 50,02’sini ise erkekler oluşturdu. Amasya nüfusunun (342 bin 242 kişi) yüzde 50,29’unu (172 bin 102 kişi) erkek nüfus ve yüzde 49,71’ini (170 bin 140 kişi) kadın nüfus oluşturdu. Kadın nüfus oranının en yüksek olduğu iller sırasıyla Ankara (yüzde 50,73), Nevşehir (yüzde 50,71), Kütahya (yüzde 50,68), Isparta (yüzde 50,66), Elazığ (yüzde 50,62) olup en düşük olduğu iller de Hakkari (yüzde 47,71), Tunceli (yüzde 47,79), Ardahan (yüzde 47,94), Bitlis (yüzde 48,23) ve Şırnak (% 48,23) oldu. Amasya yüzde 49,71 kadın nüfus oranı ile 81 il arasında 50. sırada yer aldı. Amasya’da kadın nüfus oranının en yüksek olduğu ilçe Hamamözü Amasya iline bağlı 7 ilçe kadın nüfuslarına göre incelendiğinde kadın nüfus oranının en yüksek olduğu ilçenin Hamamözü (yüzde 51,79) olduğu görüldü. Hamamözü’nü sırasıyla, Taşova (yüzde 50,71), Merzifon (yüzde 50,57), Suluova (yüzde 50,35), Merkez (yüzde 49,01), Göynücek (yüzde 48,92) ve Gümüşhacıköy (yüzde 48,90) ilçeleri takip etti. Amasya’da kadınlarda ortalama ilk evlenme yaşı 26,0 oldu Türkiye de ortalama ilk evlenme yaşı, 2025 yılında erkekler için 28,5, kadınlar için 26,0 oldu. Erkek ile kadın arasındaki ortalama ilk evlenme yaş farkı ise 2,5 yaş olarak gerçekleşti. Amasya’da ise ortalama ilk evlenme yaşı erkekler için 28,1, kadınlar için 26,0 ve ilk evlenme yaş farkı 2,1 oldu. Erkek ile kadın arasındaki ortalama ilk evlenme yaş farkının en yüksek olduğu il 3,8 yaş ile Kars oldu. Bu ili 3,7 yaş ile Ağrı, Ardahan ve Muş izledi. Ortalama ilk evlenme yaş farkının en düşük olduğu iller ise 1,9 yaş ile Kastamonu oldu. Kastamonu’yu 2,0 yaş ile Ankara ve Karabük izledi. Amasya’da kaba boşanma hızı binde 2,18 oldu Türkiye genelinde kaba boşanma hızı binde 2,26 olurken Amasya’da kaba boşanma hızı binde 2,18 oldu. Kaba boşanma hızının 2025 yılında en yüksek olduğu il, binde 3,28 ile İzmir oldu. Bu ili binde 3,21 ile Antalya ve binde 3,14 ile Denizli izledi. Kaba boşanma hızının en düşük olduğu il ise binde 0,51 ile Hakkari oldu. Bu ili binde 0,52 ile Şırnak, binde 0,63 ile Bitlis izledi. Amasya binde 2,18 ile iller sıralamasında 39. sırada yer aldı.
Uzmanı kahverengi kokarca için tarih verdi: "2030 yılından itibaren gündemden çıkmaya başlayacak"
04 Mart 2026 Çarşamba - 09:55 Uzmanı kahverengi kokarca için tarih verdi: "2030 yılından itibaren gündemden çıkmaya başlayacak" Karadeniz Bölgesi’nde özellikle fındık üreticisinin kâbusu haline gelen kahverengi kokarcanın etkisinin süren mücadeleyle azalacağını belirten Amasya Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Dursun, istilacı türün 2030’dan itibaren gündemden çıkmaya başlayacağını açıkladı. Taşova ilçesi Tatlıpınar köyünde düzenlenen "Kahverengi kokarca istilası: Çiftçiler ne yapmalı?" başlıklı konferansta konuşan Prof. Dr. Ahmet Dursun, 2017 yılında görülmeye başlandığı Türkiye’de Karadeniz’de özellikle fındık bahçelerine dadanıp suyunu emdiği çeşitli bitkilere zarar veren ’kahverengi kokarca’ adlı istilacı böceğin yayılmasının önlenmesi için uygulanan mücadelenin kararlılıkla sürmesi gerektiğini belirtti. Dursun, "Kahverengi kokarca 2030 yılına kadar pik yapacak. Ondan sonra yavaş yavaş etkisi aza indirgemiş olunacak. Kahverengi kokarca 2030 yılından itibaren artık gündemden çıkmaya başlayacak. Çünkü bir denge kurulacak. Ondan sonra bu kadar zarar meydana getiremeyecek" ifadelerini kullandı. Günde 100 kilometreden fazla uçabiliyor Günde 100 kilometreden fazla uçabilen bu zararlıya karşı biyolojik mücadelede kullanılan samuray arılarının barındığı yonca tarlalarının artırılmasının dışında ağaçlara yapıştırıcı tuzaklar asılması tavsiye ediliyor. Sadece birinin 200 ile 400 arasında yumurta ürettiği bu zararlıya karşı kimyasal mücadelenin eylül ve mart ayları arasında kışlaklarda sürmesi gerektiğini, sonrasında ise biyolojik mücadele yöntemlerinin uygulanmasını tavsiye eden Prof. Dr. Dursun, "Mart ayından itibaren kimyasal mücadele sürerse samuray arısını, diğer faydalı böcekleri de öldürmüş olursunuz. Kahverengi kokarcanın ölmesi için samuray arısının çoğalmasına fırsat vermek zorundayız. Samuray arısı gibi parazitoid böcekler özellikle kızıl yonca tarlalarında beslenip barınıyor. Bu nedenle kızıl yonca ekimini artırmamız gerekiyor" dedi. "Ağaçlara yapıştırıcı tuzaklar asın" Fare yapıştırma tuzaklarının da biyolojik mücadelede kullanılmasını öneren Dursun, "Fare yapıştırıcısı sürülen tuzaklar beşer metre aralıklarla ağaçların dallarına asılırsa o zaman etkili bir mücadele yapmış olacaksınız. Bir günde 117 kilometre uçabilen böcek tespit edilmiş. O yüzden ‘bizim buraya ulaşmaz’ demek durumunda değiliz" ifadelerini kullandı. Amasya Üniversitesi Bilim İletişimi Ofisi’nde düzenlenen konferansın sonunda köyde yaşayan vatandaşlara üniversitede yetiştirilen sülünlerden hediye edildi.