Yerel Haberler
Amasya
Uzmanı kahverengi kokarca için tarih verdi: "2030 yılından itibaren gündemden çıkmaya başlayacak" 04 Mart 2026 Çarşamba - 09:55:25 Karadeniz Bölgesi’nde özellikle fındık üreticisinin kâbusu haline gelen kahverengi kokarcanın etkisinin süren mücadeleyle azalacağını belirten Amasya Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Dursun, istilacı türün 2030’dan itibaren gündemden çıkmaya başlayacağını açıkladı. Taşova ilçesi Tatlıpınar köyünde düzenlenen "Kahverengi kokarca istilası: Çiftçiler ne yapmalı?" başlıklı konferansta konuşan Prof. Dr. Ahmet Dursun, 2017 yılında görülmeye başlandığı Türkiye’de Karadeniz’de özellikle fındık bahçelerine dadanıp suyunu emdiği çeşitli bitkilere zarar veren ’kahverengi kokarca’ adlı istilacı böceğin yayılmasının önlenmesi için uygulanan mücadelenin kararlılıkla sürmesi gerektiğini belirtti. Dursun, "Kahverengi kokarca 2030 yılına kadar pik yapacak. Ondan sonra yavaş yavaş etkisi aza indirgemiş olunacak. Kahverengi kokarca 2030 yılından itibaren artık gündemden çıkmaya başlayacak. Çünkü bir denge kurulacak. Ondan sonra bu kadar zarar meydana getiremeyecek" ifadelerini kullandı. Günde 100 kilometreden fazla uçabiliyor Günde 100 kilometreden fazla uçabilen bu zararlıya karşı biyolojik mücadelede kullanılan samuray arılarının barındığı yonca tarlalarının artırılmasının dışında ağaçlara yapıştırıcı tuzaklar asılması tavsiye ediliyor. Sadece birinin 200 ile 400 arasında yumurta ürettiği bu zararlıya karşı kimyasal mücadelenin eylül ve mart ayları arasında kışlaklarda sürmesi gerektiğini, sonrasında ise biyolojik mücadele yöntemlerinin uygulanmasını tavsiye eden Prof. Dr. Dursun, "Mart ayından itibaren kimyasal mücadele sürerse samuray arısını, diğer faydalı böcekleri de öldürmüş olursunuz. Kahverengi kokarcanın ölmesi için samuray arısının çoğalmasına fırsat vermek zorundayız. Samuray arısı gibi parazitoid böcekler özellikle kızıl yonca tarlalarında beslenip barınıyor. Bu nedenle kızıl yonca ekimini artırmamız gerekiyor" dedi. "Ağaçlara yapıştırıcı tuzaklar asın" Fare yapıştırma tuzaklarının da biyolojik mücadelede kullanılmasını öneren Dursun, "Fare yapıştırıcısı sürülen tuzaklar beşer metre aralıklarla ağaçların dallarına asılırsa o zaman etkili bir mücadele yapmış olacaksınız. Bir günde 117 kilometre uçabilen böcek tespit edilmiş. O yüzden ‘bizim buraya ulaşmaz’ demek durumunda değiliz" ifadelerini kullandı. Amasya Üniversitesi Bilim İletişimi Ofisi’nde düzenlenen konferansın sonunda köyde yaşayan vatandaşlara üniversitede yetiştirilen sülünlerden hediye edildi.
Oluz Höyük kazıları 18 yıldır sürüyor
26 Aralık 2024 Perşembe - 14:55 Oluz Höyük kazıları 18 yıldır sürüyor Amasya’da 18 yıldır süren Oluz Höyük kazıları, 6 bin 500 yıl öncesine uzanan tarihe sahip höyüğün Hitit, Frig ve Pers medeniyetleri dönemlerinde inanç merkezi olarak kullanıldığını ortaya çıkardı. Kazı Başkanı Prof. Dr. Şevket Dönmez, “Kazılarda gördüğümüz büyük fotoğraf, Oluz Höyük dini bir merkez şeklinde değerlendirilmiş olmasıdır” dedi. Günümüzden 6 bin 500 yıl öncesine kadar uzanan tarihe sahip Oluz Höyük’te, Kalkolitik’ten başlayarak Erken Tunç Çağı, Asur Ticaret Kolonileri, Hitit, Frig, Pers, Med, Helenistik Dönemleri ile Anadolu’ya ilk gelen Türk topluluklarının izleri görülüyor. Kazılar ‘Geleceğe Miras Projesi’ çerçevesinde ilerliyor Kazıların Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın uyguladığı ‘Geleceğe Miras Projesi’ çerçevesinde ilerlediğine değinen İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk İslam Arkeolojisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Dönmez, “Oluz Höyük, Hitit Dönemi’nden başlayarak Frig Dönemi’nde büyük bir ana tanrıça kutsal alanı olarak kullanılıyor. Pers Dönemi’nde de ateş kültüne evrilen bir dini çeşitlilik içinde. Ama geleneksel olarak dini özelliğini hiç kaybetmemiş bir merkezle karşı karşıyayız” diye konuştu. Pers Yolu Anadolu’da tek Kazılarda ortaya çıkan 2 bin 500 yıllık Pers Yolu’nun Anadolu’da tek, ünik bir eser olarak dikkat çektiğine değinen Dönmez, “Çok yakında Pers Yolu ile ilgili konservasyon çalışmalarımız başlayacak. Bununla ilgili projelerimizi hazırlıyoruz. Kutsal alanları ayağa kaldırarak burayı Amasya kültürünün, turizminin bir noktası yapmaya çalışacağız” şeklinde konuştu. “Oluz Höyük, Amasya turizmine önemli katkı sağlayacak” Kazı alanında incelemelerde bulunup bu yıl çıkarılan eserlerle ilgili detaylı bilgi edinen Amasya Valisi Önder Bakan da “Kültür ve Turizm Bakanlığımızın desteğiyle kazılar yakın zamanda daha iyi bir noktaya gelecek. Oluz Höyük, Amasya turizmine önemli katkı sağlayacaktır” açıklamasında bulundu. İncelemeye İl Kültür ve Turizm Müdürü Bilal Eken ile Amasya Müzesi Müdürü Celal Özdemir de katıldı.
Baygın sürücüyü yanmaktan namaza giden imam ve arkadaşları kurtardı: “Önce can”
24 Aralık 2024 Salı - 16:38 Baygın sürücüyü yanmaktan namaza giden imam ve arkadaşları kurtardı: “Önce can” Amasya’da dün meydana gelen kazada yanmaya başlayan otomobilin içindeki baygın sürücüyü çıkartarak son anda yanmaktan kurtaran 3 vatandaştan İmam-Hatip Muhammed Mücahit Ayrancı, güvenlik kamerasına saniye saniye yansıyan o anları anlattı. Kendisi gibi İmam-Hatip olan Arif Emre Bilen ve fabrika işçisi arkadaşları Samet Orak ile namaz vaktinin yaklaşmasıyla araçla görev yaptığı Hacı Mehmet Karaman Mescidi’ne giderken karşılaştıkları kaza sonrası yanan otomobildeki sürücüyü koluna girip kurtardıklarını anlatan 29 yaşındaki Muhammed Mücahit Ayrancı, “Sürücü baygın haldeydi. Kafasında kanama vardı. Araçtan indirip hemen ambulansa, itfaiyeye haber verdim. Ambulansa teslim ettikten sonra namaza yetiştik. Önce canı kurtarmamız lazımdı” dedi. Kavşakta bir otomobille çarpışmasının peşinden yanmaya başlayan otomobilin içindeki genç sürücü Ege Çınar Çelebi’yi kurtardıktan birkaç dakika sonra alev topuna döndüğüne değinen Ayrancı, “Yine kurtaran olurdu. Çünkü arkadaşın eceli gelmemiş. Vadesi dolmamış. İnsanlık görevini yapan birisi olurdu diye düşünüyorum. Başkası kurtarırdı. Her şey Allah’tandır. Biz vesile olduk” şeklinde konuştu. Yangına müdahale etmek isterken kendi araçlarının yanı sıra çevredeki araçlarda da yangın tüpü bulunmadığına işaret eden evli ve bir çocuk babası Ayrancı, “Bir tane bulduk. O da arızalı çıktı. Bu bizim milletçe eksiğimiz. 10, 15 araç durdu. Hiç kimsede yangın tüpü yoktu” diye konuştu. Kaldırıldığı hastanede tedavisinin ardından taburcu edildiği öğrenilen sürücü Çelebi’ye geçmiş olsun dileğini ileten Ayrancı, “Cana geleceğine mala gelsin. Bol bol Ayet-el Kürsi okuyalım. Sadaka verelim. Sadaka belayı defeder. Her şeyden önce dikkat geliyor. Emniyet kemerini de takalım” ifadelerini kullandı.