Yerel Haberler
Amasya
Amasya’da nüfusun yüzde 49,71’ini kadınlar oluşturuyor 06 Mart 2026 Cuma - 16:46:53 Türkiye İstatistik Kurumu Samsun Bölge Müdürlüğü İstatistikle Kadın, 2025 bülteninden yararlanarak "İstatistiklerle Kadın, 2025 Amasya" konulu bülten hazırladı. Amasya nüfusunun yüzde 49,71’ini kadınlar oluşturuyor. Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre 31 Aralık 2025 tarihi itibarıyla, kadın nüfus 43 milyon 32 bin 734 kişi, erkek nüfus 43 milyon 59 bin 434 kişi oldu. Toplam nüfusun yüzde 49,98’ini kadınlar, yüzde 50,02’sini ise erkekler oluşturdu. Amasya nüfusunun (342 bin 242 kişi) yüzde 50,29’unu (172 bin 102 kişi) erkek nüfus ve yüzde 49,71’ini (170 bin 140 kişi) kadın nüfus oluşturdu. Kadın nüfus oranının en yüksek olduğu iller sırasıyla Ankara (yüzde 50,73), Nevşehir (yüzde 50,71), Kütahya (yüzde 50,68), Isparta (yüzde 50,66), Elazığ (yüzde 50,62) olup en düşük olduğu iller de Hakkari (yüzde 47,71), Tunceli (yüzde 47,79), Ardahan (yüzde 47,94), Bitlis (yüzde 48,23) ve Şırnak (% 48,23) oldu. Amasya yüzde 49,71 kadın nüfus oranı ile 81 il arasında 50. sırada yer aldı. Amasya’da kadın nüfus oranının en yüksek olduğu ilçe Hamamözü Amasya iline bağlı 7 ilçe kadın nüfuslarına göre incelendiğinde kadın nüfus oranının en yüksek olduğu ilçenin Hamamözü (yüzde 51,79) olduğu görüldü. Hamamözü’nü sırasıyla, Taşova (yüzde 50,71), Merzifon (yüzde 50,57), Suluova (yüzde 50,35), Merkez (yüzde 49,01), Göynücek (yüzde 48,92) ve Gümüşhacıköy (yüzde 48,90) ilçeleri takip etti. Amasya’da kadınlarda ortalama ilk evlenme yaşı 26,0 oldu Türkiye de ortalama ilk evlenme yaşı, 2025 yılında erkekler için 28,5, kadınlar için 26,0 oldu. Erkek ile kadın arasındaki ortalama ilk evlenme yaş farkı ise 2,5 yaş olarak gerçekleşti. Amasya’da ise ortalama ilk evlenme yaşı erkekler için 28,1, kadınlar için 26,0 ve ilk evlenme yaş farkı 2,1 oldu. Erkek ile kadın arasındaki ortalama ilk evlenme yaş farkının en yüksek olduğu il 3,8 yaş ile Kars oldu. Bu ili 3,7 yaş ile Ağrı, Ardahan ve Muş izledi. Ortalama ilk evlenme yaş farkının en düşük olduğu iller ise 1,9 yaş ile Kastamonu oldu. Kastamonu’yu 2,0 yaş ile Ankara ve Karabük izledi. Amasya’da kaba boşanma hızı binde 2,18 oldu Türkiye genelinde kaba boşanma hızı binde 2,26 olurken Amasya’da kaba boşanma hızı binde 2,18 oldu. Kaba boşanma hızının 2025 yılında en yüksek olduğu il, binde 3,28 ile İzmir oldu. Bu ili binde 3,21 ile Antalya ve binde 3,14 ile Denizli izledi. Kaba boşanma hızının en düşük olduğu il ise binde 0,51 ile Hakkari oldu. Bu ili binde 0,52 ile Şırnak, binde 0,63 ile Bitlis izledi. Amasya binde 2,18 ile iller sıralamasında 39. sırada yer aldı.
04 Mart 2026 Çarşamba - 09:55 Uzmanı kahverengi kokarca için tarih verdi: "2030 yılından itibaren gündemden çıkmaya başlayacak" Karadeniz Bölgesi’nde özellikle fındık üreticisinin kâbusu haline gelen kahverengi kokarcanın etkisinin süren mücadeleyle azalacağını belirten Amasya Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Dursun, istilacı türün 2030’dan itibaren gündemden çıkmaya başlayacağını açıkladı. Taşova ilçesi Tatlıpınar köyünde düzenlenen "Kahverengi kokarca istilası: Çiftçiler ne yapmalı?" başlıklı konferansta konuşan Prof. Dr. Ahmet Dursun, 2017 yılında görülmeye başlandığı Türkiye’de Karadeniz’de özellikle fındık bahçelerine dadanıp suyunu emdiği çeşitli bitkilere zarar veren ’kahverengi kokarca’ adlı istilacı böceğin yayılmasının önlenmesi için uygulanan mücadelenin kararlılıkla sürmesi gerektiğini belirtti. Dursun, "Kahverengi kokarca 2030 yılına kadar pik yapacak. Ondan sonra yavaş yavaş etkisi aza indirgemiş olunacak. Kahverengi kokarca 2030 yılından itibaren artık gündemden çıkmaya başlayacak. Çünkü bir denge kurulacak. Ondan sonra bu kadar zarar meydana getiremeyecek" ifadelerini kullandı. Günde 100 kilometreden fazla uçabiliyor Günde 100 kilometreden fazla uçabilen bu zararlıya karşı biyolojik mücadelede kullanılan samuray arılarının barındığı yonca tarlalarının artırılmasının dışında ağaçlara yapıştırıcı tuzaklar asılması tavsiye ediliyor. Sadece birinin 200 ile 400 arasında yumurta ürettiği bu zararlıya karşı kimyasal mücadelenin eylül ve mart ayları arasında kışlaklarda sürmesi gerektiğini, sonrasında ise biyolojik mücadele yöntemlerinin uygulanmasını tavsiye eden Prof. Dr. Dursun, "Mart ayından itibaren kimyasal mücadele sürerse samuray arısını, diğer faydalı böcekleri de öldürmüş olursunuz. Kahverengi kokarcanın ölmesi için samuray arısının çoğalmasına fırsat vermek zorundayız. Samuray arısı gibi parazitoid böcekler özellikle kızıl yonca tarlalarında beslenip barınıyor. Bu nedenle kızıl yonca ekimini artırmamız gerekiyor" dedi. "Ağaçlara yapıştırıcı tuzaklar asın" Fare yapıştırma tuzaklarının da biyolojik mücadelede kullanılmasını öneren Dursun, "Fare yapıştırıcısı sürülen tuzaklar beşer metre aralıklarla ağaçların dallarına asılırsa o zaman etkili bir mücadele yapmış olacaksınız. Bir günde 117 kilometre uçabilen böcek tespit edilmiş. O yüzden ‘bizim buraya ulaşmaz’ demek durumunda değiliz" ifadelerini kullandı. Amasya Üniversitesi Bilim İletişimi Ofisi’nde düzenlenen konferansın sonunda köyde yaşayan vatandaşlara üniversitede yetiştirilen sülünlerden hediye edildi.
Kaymakam Demirel: “Kapımız her daim açık”
06 Eylül 2024 Cuma - 13:42 Kaymakam Demirel: “Kapımız her daim açık” Taşova Kaymakamı İmran Demirel, yıllar sonra tekrar belde olan Esençay Kasabası’nı ziyaret ederek, vatandaşlarla bir araya geldi. Vatandaşlarla konuşan Kaymakam Demirel, “Herhangi bir derdinizde ve sıkıntınızda gelebilirsiniz, kapımız her daim açık” dedi. 6 Aralık 2012’de yürürlüğe giren 6360 sayılı Belediye Kanunu ile 2011 verilerine göre nüfusları 2 binin altında olduğu için Esençay Kasabası, köy statüsüne düşürülmüştü. Bu bağlamda, 10 belde de kapatılarak köy statüsüne alınmış ve muhtarlık olmuştu. Esençay Kasabası halkı karara karşı açtığı davada, Ankara 13. İdare Mahkemesi’nde 6 Haziran 2024 tarihi itibarıyla dava konusu işlemin iptali yönünde bir karar alındı. Yıllar süren yargı sürecinin ardından yürütmeyi durdurma kararı verildi. Yeniden belde statüsünü kazanan Esençay’a ise yine aynı belde halkından Amasya Valiliği Yazı İşleri Müdürü Salim Akbaş, kayyum belediye başkanı olarak atandı. Kaymakam İmran Demirel, Esençay Belediyesi’ne hayırlı olsun ziyareti gerçekleştirerek Belediye Başkanı Salim Akbaş ve vatandaşlarla bir araya geldi. Vatandaşların taleplerini dinleyen Kaymakam Demirel, “Herhangi bir derdinizde ve sıkıntınızda, kederinizde gelebilirsiniz, biz zaten buralardayız. Kapımız her daim açık. Bize gelemeyene biz geliyoruz. Amacımız hizmeti vatandaşın ayağına getirmek. Aradaki mesafeler kalktı. Devlet-millet kaynaşması böyle olur. Onun için buradayız” ifadelerini kullandı.
Amasyalı gelinin geleneksel çeyiz koleksiyonu göz kamaştırıyor
04 Eylül 2024 Çarşamba - 09:01 Amasyalı gelinin geleneksel çeyiz koleksiyonu göz kamaştırıyor Amasya’nın Taşova ilçesinde dünya evine girecek Yasemin Eylem ve Ferhat Güney çifti, geleneksel çeyiz geleneğini modern bir dokunuşla yaşatıyor. Taşova’ya bağlı Gemibükü köyünde yaşayan gelin Yasemin Eylem, 10 yıl süren bir emeğin ürünü olan yaklaşık 400 ila 500 adet el yapımı çeyiz eşyasını evinin bir odasında sergiliyor. Çeyiz odasında, 60 yıllık eski bir çeyiz sandığı, el süpürgesi ve özenle hazırlanmış örtüler, iğne oyaları, patikler, yazmalar gibi pek çok el işi ürün bulunuyor. Küçük yaşlardan itibaren çeyiz geleneğine ilgi duyduğunu ve 10 yıl boyunca çeyizini hazırladığını belirten gelin Yasemin Eylem Koçak, “Küçükken, düğünleri olan ablalarımızın evlerine çeyiz bakmaya giderdik. Özellikle ışıklara imrenirdim. Bir gün kendi çeyizimi asacağımı söylerdim. 10 yıl boyunca emek vererek yaklaşık 400-500 ürünü hazırladım ve astım. Hiçbir ürün ücret karşılığı alınmadı; hepsi el emeğimle hazırlandı. Geleneklerin yaşatılmasını istiyorum ve bu çeyizlerle bunu başarmak istedim" dedi. Arkadaşı Burcu Orman, çeyiz odasının yeniden canlandırıldığını ve büyük bir özveriyle hazırlandığını belirterek, “Unutulmuş bir geleneği tekrar hayata geçirdik. Eylem’in hayalleri doğrultusunda işlediği el işleri ve çeyiz odası, eski geleneklerin günümüze taşınmasını sağladı" diye konuştu. Gelinin babaannesi Nafiye Koçak ise 60 yıl önce düğününde hediye edilen sandık ve süpürgeyi torununa verdiğini vurgulayarak, “Eskiden böyle geleneklerimiz vardı ama imkanlarımız yoktu. Torunum eski gelenekleri yeniden canlandırıyor. Bu geleneklerin devam etmesini umuyorum” ifadelerini kullandı. Yasemin Eylem ve Ferhat Güney’in çeyiz koleksiyonu, sadece bir gelinlikten öte, aile ve kültürel değerlerin yaşatılmasına olan bağlılığı simgeliyor. Çiftin bu özel günü, geleneksel çeyiz kültürünü yeniden canlandırarak hafızalarda yer edindi.