Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Ankara
Bakan Uraloğlu: "Son 24 yılda havalimanlarımızın yıllık yolcu kapasitesini 55 milyondan 397,4 milyonun üzerine çıkardık"
25 Nisan 2026 Cumartesi - 14:32:07
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Son 24 yılda havalimanlarımızın yıllık yolcu kapasitesini 55 milyondan 397,4 milyonun üzerine çıkardık. Böylece yıllık kapasitemiz, 26 Avrupa Birliği ülkesinin toplam nüfusundan daha fazla yolcuya hizmet verebilecek düzeye ulaştı" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, son 24 yılda Türkiye’nin sivil havacılık alanında yakaladığı büyümeye ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bakan Uraloğlu, Türkiye’nin havalimanı altyapısı, yolcu kapasitesi ve uçuş ağıyla dünya ölçeğinde dikkat çeken bir seviyeye ulaştığını belirtti. "Terminallerin yıllık yolcu kapasitesi 26 ab ülkesinin toplam nüfusunu aştı" Türkiye genelinde havalimanı sayısının son 24 yılda 26’dan 58’e yükseldiğini belirten Uraloğlu, terminal alanlarının da 541 bin metrekareden 4,1 milyon metrekareye ulaştığını söyledi. Uraloğlu, bu doğrultuda havalimanlarının yıllık yolcu kapasitesinin de arttığını dile getirerek "Son 24 yılda havalimanlarımızın yıllık yolcu kapasitesini 55 milyondan 397,4 milyonun üzerine çıkardık. Böylece yıllık kapasitemiz, 26 Avrupa Birliği ülkesinin toplam nüfusundan daha fazla yolcuya hizmet verebilecek düzeye ulaştı" değerlendirmesinde bulundu. "Günlük uçuş sayısı 6 bin 800’ü aştı" Son 24 yılda hizmet verilen yolcu sayısının yaklaşık 34 milyondan 247,1 milyona yükseldiğini kaydeden Uraloğlu, günlük yolcu trafiğinin ise 92 binlerden 677 bin seviyesine ulaştığını belirtti. Uçak trafiğinde de benzer bir sıçrama yaşandığını ifade eden Uraloğlu, "Toplam uçuş sayımız 532 binden 2,5 milyonun üzerine çıktı, günlük uçuş sayısı ise 6 bin 800’ü aştı" bilgisini paylaştı. "Küresel havacılıkta üst sıralara yükseliş" Türkiye’nin havacılıkta sadece kapasite değil, küresel sıralamalarda da önemli bir yükseliş yakaladığını belirten Uraloğlu, "Dünya yolcu trafiğinde 18. sıradan 7. sıraya, Avrupa’da ise 7. sıradan 3. sıraya yükseldik" ifadelerini kullandı. Genişleyen filo ve uçuş ağı Uraloğlu, toplam hava aracı sayısının 626’dan 2 bin 218’e çıktığını, büyük gövdeli uçak sayısının ise 150’den 800’e ulaştığını belirtti. Havayolu koltuk kapasitesinin 25 binlerden 157 binin üzerine çıktığını aktaran Uraloğlu, kargo kapasitesinin de 303 tondan 2 bin 903 tona yükseldiğini söyledi. "Uçuş yolları 80 bin kilometreye yükseldi" Yurt dışı uçuş noktası sayısının 60’tan 356’ya ulaştığını kaydeden Uraloğlu, Türkiye’nin hava ulaştırma anlaşması bulunan ülke sayısının da 81’den 175’e çıktığını belirtti. Uraloğlu, "Hava sahasında tanımlı uçuş yollarımız da yüzde 91 artışla 41 bin 901 kilometreden 80 bin kilometreye yükseldi. Yani, bugün uçaklarımız, dünya üzerinde 80 bin kilometreyi bulan dev bir hava koridoru üzerinden uçuş gerçekleştiriyor" dedi. "Pist uzunluğumuz 241,4 kilometreye ulaştı" Uçak park pozisyonlarının 332’den 1.739’a, seyrüsefer yardımcı cihazlarının ise 215’ten 589’a çıktığını belirten Uraloğlu, "Yaptığımız yatırımlarla 2002 yılında sivil havacılığımıza hizmet veren yaklaşık 149 kilometrelik pist uzunluğuna 92,4 kilometre daha ekledik. Pist uzunluğumuz 241,4 kilometreye ulaştı; bu da Ankara-Çorum arasındaki mesafeye denk geliyor." diye konuştu. Türkiye’nin havacılıkta ulaştığı bu kapasitenin sadece bugünün değil, geleceğin de altyapısını oluşturduğunu vurgulayan Uraloğlu, "Bu büyüme ile ülkemizi küresel hava ulaşım ağının merkezlerinden biri haline getirdik" ifadelerine yer verdi.
25 Nisan 2026 Cumartesi - 14:18
ATO Başkanı Baran: "Sinema ve dizi sektörünün sorunlarına çözüm için her türlü desteği vermeye hazırız"
Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran, "Sinema ve dizi sektörüyle ilgili de sorunlarına çözümü için her türlü desteği vermeye hazırız" dedi. Ankara Ticaret Odası (ATO) tarafından bu yıl beşincisi gerçekleştirilen ‘Uluslararası Ankara Marka Buluşmaları’nın birinci gününde ünlü sanatçılar Demet Akbağ, Yılmaz Erdoğan ve Oktay Kaynarca dizi sürelerinin uzunluğuna dair serzenişte bulundu. ‘Nasıl Efsane Oldular? İsmi Marka Olanlar’ paneli Tarih TV Yönetim Kurulu Başkanı Mükremin Atmaca moderatörlüğünde, Oyuncular Demet Akbağ, Oktay Kaynarca ve Yılmaz Erdoğan’ın katılımı ile ATO Congresium Oditorium Salonu’nda gerçekleşti. Moderatör Atmaca’nın nasıl marka olduklarına dair sorusunu cevaplayan Yılmaz Erdoğan, marka olmanın temelinde güven yattığını anlattı. Televizyon dizisi olarak gerçekleştirdiği son çalışmasından bahseden Erdoğan, dizinin neden sonlandırıldığına dair bir soruyu cevaplandırırken, dizi sürelerinin uzunluğuna dair serzenişte bulundu. Yapım süreçlerinin yalnızca ticari motivasyonlarla şekillenmemesi gerektiğini vurgulayan Erdoğan, sektörün reklam ve maliyet dengesi içinde zorlandığını anlattı. Erdoğan, "Kaliteden ödün veriyoruz. İnsanlar aynı akşam tek bir uzun dizi izleyeceğine iki ayrı iş seyretmeli, çeşitlilik artmalı. Bu sorunu Ankara Ticaret Odası önderliğinde çözeceğiz, Başkanıma güveniyoruz" dedi. "’Ne yaparsam efsane olurum’ diyerek yola çıkmadım" Panelde konuşan sanatçı Demet Akbağ, efsane olmanın bir formülü olmadığını, temel motivasyonun "sevdiği işi, sevdiği şekilde yapmak" olduğunu vurguladı. Akbağ, kariyer yolculuğundaki prensiplerini dile getirirken, "Hiçbir zaman ’ne yaparsam efsane olurum’ diyerek yola çıkmadım. Önemli olan o güven duygusunu inşa etmek ve seyirciye mahcup olmamak. Tanınırlık gerektiren bir iş yapıyoruz bunu ne kadar hazmedebiliyorsanız o kadar doğru ilerliyorsunuz. Aslında hata yapmaktan korkmak, isme sahip çıkmayı ve kendinize dışarıdan bakabilmeyi beraberinde getiriyor" şeklinde konuştu. Dizi sürelerine de değinen Akbağ, "Eskiden ‘Yerli Dizi Yersiz Uzun’ kampanyası başladığında süreler 90 dakikaydı, şimdi 130 dakikaya çıktı. Bizim dizilerimizin bir bölümü, yurt dışında üçe bölünüp üç hafta izleniyor. Bu sürdürülebilir bir durum değil" diyerek sektördeki içerik üretim süreçlerine dikkat çekti. Teknolojiyle olan ilişkiyi ise "Uzak kalamayız ama ölçülü olmalıyız; işin nerelere gideceğini henüz kimse kestiremiyor" sözleriyle özetledi. "İnsanla birebir yapılan şeylerin ötesine geçilemeyecek" Teknolojinin sanata etkilerini değerlendiren Oktay Kaynarca, yapay zekanın endişe oluştursa da canlı performansın yerini tutamayacağını söyledi. Kaynarca, "İnsanla birebir yapılan şeylerin ötesine geçilemeyecek. Sahne performanslarına ilginin artması da insanların o canlı hisse, o duyguya şahit olma isteğinden kaynaklanıyor. Yapay zeka bir matematik ama aktörlük bir duygu işidir" dedi. ATO Başkanı Gürsel Baran’dan sanatçılara tam destek Paneli salon koltuklarında izleyen ve sonlarına doğru sahneye çıkan ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran da, sanatçıların dizi sürelerine ilişkin serzenişlerine değinerek, dizi ve hizmet sektörünün Türkiye ekonomisi için stratejik önemine dikkat çekti. Sinema ve dizi sektörünün, Ankara Ticaret Odası’nda da temsil edildiğini kaydeden Baran, "Hizmet sektörü içerisinde yer alan sinema ve dizi sektörü, son yıllarda ABD’den, İngiltere’ye, Latin Amerika’dan Orta Doğu’ya varıncaya kadar 100’den fazla ülkeye ihracat gerçekleştirilen bir sektör. 2024 yılında 500 milyon dolar olan dizi ihracatı, 2025’te 1 milyar dolara yükseldi. İhracatını bir yılda iki kat artıran başka bir sektör yok. Sektörün sorunlarını bertaraf etmek hepimizin görevi. Ankara Ticaret Odası olarak, ülkemizde çalışan, üreten, istihdam sağlayan, ihracat yapan tüm sektörlerin yanındayız. Sinema ve dizi sektörüyle ilgili de sorunlarına çözümü için her türlü desteği vermeye hazırız" açıklamasında bulundu.
25 Nisan 2026 Cumartesi - 14:03
Ankara’da kamyonun üzerinden geçtiği yabancı uyruklu çocuk hayatını kaybetti
Ankara’da karşı yola geçmeye çalıştığı sırada üzerinden kamyon geçen yabancı uyruklu erkek çocuğu hayatını kaybetti. Kaza anı güvenlik kamerasına yansıdı. Kaza, Çubuk ilçesi Barbaros Mahallesi Çay Sokak’ta meydana geldi. Alınan bilgilere göre, dedesi, anneannesi ve iki kardeşiyle birlikte evine giden yabancı uyruklu 4 yaşındaki erkek çocuğuna, yolun karşısına geçmeye çalıştığı sırada A.İ. idaresindeki kamyonet çarptı. Çarpan aracın altında kalarak ezilen çocuk, ağır yaralı bir halde çevredeki bir vatandaşın aracıyla hastaneye götürülemeye çalışıldığı sırada hayatını kaybetti. Olayın ardından çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Kazaya neden olan kamyon sürücüsünün ise gözaltına alındığı öğrenildi. "Çocuklardan biri aniden geri dönmeye çalıştığı sırada kamyonun altında kalmış" Olayın tanıklarından esnaf Murat Köse, "Dedesi ve babaanneleri çocukları karşıya geçirmeye çalışıyordu. O sırada yolun ortasında yolcu indirmek için minibüs durmuştu. Kamyon sürücüsü de önünde minibüs olduğu için muhtemelen çocukları görmedi. Çocuklardan biri aniden geri dönmeye çalıştığı sırada kamyonun altında kalmış. Çocuğun bedeni çok fazla ezilmiş. Olayın ardından çocuğun dedesi ve anneannesi şoka girmiş gibilerdi. Daha sonra sağlık ve polis ekipleri geldi. Çocuğu öncesinde arabayla hastaneye götürdüler ama o sırada çoktan vefat etmişti sanırım. Yerde bedeninden parçalar vardı. Durum çok kötüydü" dedi.
25 Nisan 2026 Cumartesi - 13:57
Anayasa Mahkemesi Başkanı Özkaya: "Anayasa Mahkemesi, anayasal değerlerin korunması noktasındaki kararlılığını sürdürmektedir"
Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya, "Değişen toplumsal ihtiyaçlar ve gelişen hukuk anlayışı karşısında Anayasa Mahkemesi, geçmişten aldığı güçle geleceğe yönelmekte; adaletin tesisi, hukuk güvenliğinin sağlanması ve anayasal değerlerin korunması noktasındaki kararlılığını sürdürmektedir" dedi. Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya, Anayasa Mahkemesi’nin 64’üncü kuruluş yıldönümü dolayısıyla mesaj yayımladı. Özkaya, 1962 yılında kurulan Anayasa Mahkemesi’nin yalnızca anayasal bir denetim organı olarak kalmadığını belirterek aynı zamanda hukukun üstünlüğünün, temel hak ve özgürlüklerin ve demokratik hukuk devleti ilkesinin teminatı olduğunu ifade etti. Bu durumun günümüzde de Mahkemenin her alandaki kararlara yön veren en önemli dayanaklardan birini oluşturduğunu aktaran Özkaya, "Bu bağlamda norm denetimi yoluyla Anayasa’ya aykırı düzenlemelerin ve işlemlerin hukuk düzeninden ayıklanmasını sağlama görevini titizlikle yerine getiren Mahkememiz, bireysel başvuru mekanizmasıyla da bireyin hak arama özgürlüğünün en etkili güvencelerinden biri haline gelmiştir. Bu yönüyle Anayasa Mahkemesi, hak ve özgürlüklerin yaşayan koruyucusu durumundadır" açıklamasında bulundu. "Anayasa Mahkemesi, anayasal değerlerin korunması noktasındaki kararlılığını sürdürmektedir" Anayasa Mahkemesi’nin 64’üncü kuruluşunu kutlayan Özkaya, şu ifadeleri kullandı: "Değişen toplumsal ihtiyaçlar ve gelişen hukuk anlayışı karşısında Anayasa Mahkemesi, geçmişten aldığı güçle geleceğe yönelmekte; adaletin tesisi, hukuk güvenliğinin sağlanması ve anayasal değerlerin korunması noktasındaki kararlılığını sürdürmektedir. Bu vesileyle kuruluşundan bugüne kadar Mahkememize katkı sunan tüm başkan, üye ve diğer çalışma arkadaşlarımızı saygı ve minnetle anıyor, hâlen görevini büyük bir özveriyle sürdüren tüm çalışma arkadaşlarıma kalpten teşekkür ediyorum. Anayasa Mahkememizin 64. kuruluş yıldönümü kutlu olsun. Bu duygu ve düşüncelerle yargı camiamıza ve aziz milletimize saygılarımı sunuyorum."
01 Nisan 2026 Çarşamba - 13:11
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Bölgemizde barışın hakim olması için ne yapılması gerekiyorsa bunları tereddütsüz yapmayı görev biliyoruz."
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Bölgemizde barışın hakim olması için ne yapılması gerekiyorsa bunları tereddütsüz yapmayı görev biliyoruz."
01 Nisan 2026 Çarşamba - 13:11
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Bölgemizde 28 Şubat’ta başlayan ve birinci ayını dolduran savaş, tehdit ve tehlike düzeyini arttırarak devam ediyor. Önceliğimiz ülkemizin bu fırtınalı dönemi kazasız belasız atlatmasıdır. Türkiye’yi bu yangının uzağında tutmakta k
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Bölgemizde 28 Şubat’ta başlayan ve birinci ayını dolduran savaş, tehdit ve tehlike düzeyini arttırarak devam ediyor. Önceliğimiz ülkemizin bu fırtınalı dönemi kazasız belasız atlatmasıdır. Türkiye’yi bu yangının uzağında tutmakta kararlıyız."
01 Nisan 2026 Çarşamba - 13:08
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Türkiye Cumhuriyeti’nde kimsenin suç işleme, yolsuzluk yapma, milletin emanetine ihanet etme ayrıcalığı yoktur."
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Türkiye Cumhuriyeti’nde kimsenin suç işleme, yolsuzluk yapma, milletin emanetine ihanet etme ayrıcalığı yoktur."
01 Nisan 2026 Çarşamba - 13:05
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Sınırlarımızın hemen ötesinde dronlar füzeler havada uçuyorken konsantremiz bozacak her tür siyasi tartışmadan uzak durduk"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Kimse kusura bakmasın ama Türkiye’nin siyasi terimler sözlüğünde darbeci ve cuntacı sıfatının karşısında CHP yazar. Darbecilik; CHP’nin karakteridir, ruhudur ve kimliğidir" dedi.Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisinde gerçekleştirilen Grup Toplantısı’nda konuştu.Erdoğan, konuşmasına başlamadan önce AK Parti Grup Toplantısı’nın Türkiye’ye, Türk milletine ve Türk demokrasisine hayırlar getirmesini diledi.2026 FIFA Dünya Kupası Avrupa Elemeleri play-off finalinde Kosova’yı mağlup ederek Dünya Kupası’na katılmayı hak kazanan A Milli Futbol Takımı’nı gönülden tebrik ettiğini kaydeden Erdoğan, Ay-yıldızlı bayrağı, 24 yılın ardından futbolu en büyük sahnesinde dalgalandıracak A Milli Futbol Takımı’na Avustralya, Paraguay ve ABD’ye karşı oynanacak grup maçlarında başarılar diledi."Kardeşlik hukukumuzun zedelenmesine asla müsaade etmeyeceğiz"Ramazan ayında yakalanan ivmeyi artırarak devam ettireceklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "23 yıldır olduğu gibi yine kırmadan, dökmeden ve ayrıştırmadan tam tersine gönüller kazanarak yola devam edecek, milletimizin hayır duasına mazhar olabilmek için geceyi gündüze ekleyeceğiz. Etnik kökeni, dili, mezhebi, fikirleri, dünya görüşü her ne olursa olsun 86 milyonu kendimize kardeş ve kaderdaş bilecek, kardeşlik hukukumuzun zedelenmesine asla müsaade etmeyeceğiz. Ramazan Bayramı’nın tüm Türkiye için İslam coğrafyası ve insanlık için tekrar kutlu ve mübarek olmasına; barışa, huzura, kardeşlik ve dayanışmaya vesile olmasını Cenabı Hak’tan niyaz ediyorum" dedi.Türkiye başta olmak üzere ortak coğrafyada baharın müjdecisi olarak kutlanan Nevruz Bayramı’nı da tebrik eden Erdoğan, Nevruz gününün bazı provokatör girişimlere rağmen bu senede herhangi bir taşkınlık yaşanmadan kutlanmasından dolayı memnuniyetini dile getirdi."Mecbur kalmadıkça sataşmalara cevap vermedik"AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak bilhassa Türkiye’nin içerisinde bulunduğu bölgenin içinden geçtiği sancılı atmosferde üsluba çok özen gösterdiklerini dile getiren Erdoğan, "Kelimelerimizi tartarak konuşuyoruz, kırıcı olmamaya özellikle gayret ediyoruz. Sağduyu, serinkanlılığı ve sükuneti elden bırakmıyoruz. 86 milyonun hükümeti olduğumuzu, 86 milyonun her bir ferdinin kutsal emanetini taşıdığımızı vatandaşlarımızın tamamının gözünün üzerimizde olduğunu bir an olsun aklımızdan çıkarmıyoruz. Ramazan-ı Şerif boyunca ana muhalefetin şahsımızı ve partimizi hedef alan, çoğu zamanda edep ve siyasi nezaket sınırlarını fazlasıyla aşan saldırgan sistemleri karşısında itidalimizi koruduk ve kimi zaman duymazdan geldik. Kimi zaman Genel Başkan’ın acemiliğine verdik. Kimi zaman belki kendilerine çeki düzen verirler, akıllarını başlarına alırlar, hatalarını anlayıp doğru yolu bulurlar umuduyla hareket ettik. Mecbur kalmadıkça, iş çığırından çıkmadıkça milletimizin hak ve hukukuna yönelik taciz olmadıkça sataşmalarına cevap vermedik" ifadelerine yer verdi."Sadece işimize odaklandık, milletimize hizmet etmeye odaklandık"Türkiye’nin etrafının ateş çemberi haline döndüğünü, sınırların hemen ötesinde füzeler ve dronların havada uçuştuğu bir zamanda konsantrasyonlarını bozacak her türlü siyasi tartışmadan uzak durduklarının altını çizen Başkan Erdoğan, "Şunu herkes bilsin ki sükutumuz atılan iftiraları, yapılan edepsizlikleri sineye çektiğimizden değildi. Tam aksine edebimizdendi, vakarımızdandı. Ne demiş büyükler? ‘Nadan ile sohbet zordur bilene çünkü nadan ne gelirse söyler diline’. Biz de nadan ile muhatap olmak, vaktimizi ve nefesimizi israf etmek yerine sadece işimize odaklandık, milletimize hizmet etmeye odaklandık" açıklamasında bulundu."Türkiye’yi küresel bir oyuncu haline getirmenin mücadelesi içindeyiz"Cumhurbaşkanı Erdoğan, 23 yıldır olduğu gibi bugün de taş üstüne taş koymanın çabası içerisinde olduklarını vurgulayarak, "Türkiye’yi küresel bir oyuncu haline getirmenin mücadelesi içindeyiz. Biz coğrafyamızın farklı köşelerinde akan gözyaşlarını silmenin, akan kanı durdurmanın, mazlum ve mağdurlara zor günlerinde el uzatmanın derdindeyiz. AK Partili kadrolar halka hizmetten usanmıyor. ‘Aşkla koşan yorulmaz’ şiarıyla milletimiz için koşmaya koşturmaya devam ediyoruz" diye konuştu."5G hizmetlerini iki yıl içerisinde ülkemizin her bir noktasında vatandaşlarımızın hizmetine sunacağız"Muhalefet tarafından köpürtülen sanal gündemlerin kuyruğuna takılmadan Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda emin adımlarla ilerlediklerini ifade eden Erdoğan, "Dün iletişim ve haberleşme alanında ülkemizde yepyeni bir dönemi başlattık. Türkiye bugünden itibaren Beşinci Nesil Mobil Haberleşme Hizmetleri kısa adıyla 5G teknolojisiyle fiilen tanışmış olduk. Ülkemizin rekabet gücünü artıracak, haberleşme, teknoloji, enerji ve üretim verimliliğimizi yükseltecek, dijital bağımsızlığımızı perçinleyecek 5G teknolojisini ülkemizee kazandırmanın bahtiyarlığını yaşadık. Şimdiye dek kullanılan 4,5G teknolojisinden 10 kat daha hızlı veri aktarımı sağlayan 5G inşallah ülkemizi dijital dönüşümün merkezine taşıyacak. Devrim niteliğindeki bu önemli teknolojiyi Türkiye’de aşamalı bir stratejiyle yaygınlaştıracağız. İlk etapta kullanıcı talebinin yüksek olduğu yoğun trafik bölgelerinden başlayarak bu teknolojiyi ülkemizin her köşesine ulaştıracağız. Allah nasip ederse 5G hizmetlerini iki yıl içerisinde ülkemizin her bir noktasında vatandaşlarımızın hizmetine sunacağız" ifadelerine yer verdi."Hedeflerimizle aramıza kimsenin girmesine izin vermeyeceğiz"AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak çok büyük sorumlulukları olduğunu ve kendilerinin Türkiye’yi bölgedeki yangından korumak gibi bir vazifeleri olduğunu aktaran Erdoğan, "Bizim hizmetkarı olmaktan şeref duyduğumuz aziz milletimizin lokmasını büyütmek, refahını artırmak, huzurunu temin etmek, geleceğine güvenle bakmasını sağlamak gibi ağır bir mesuliyetimiz var. Bunları hiçbir zaman unutmayacağız, ihmal etmeyeceğiz. Hedeflerimizle aramıza kimsenin girmesine izin vermeyeceğiz. Son günlerde muhalefetin iyice zıvanadan çıkan çirkin üslup ve tavırları nedeniyle bu değerlendirmemi hatırlatmakta fayda görüyorum. Bir defa hepimiz şunun farkında olmalıyız. Türk milleti irfan sahibi, basiret ve feraset sahibi bir millettir. Bu milletin gözünü boyayamazsınız, bu milleti kandıramazsınız. Bu millete siyasi hokkabazlığı, siyasi cambazlığı siyaset diye yutturamazsınız. Bu aziz millet, eğriyi doğrudan, samimiyi kolpacıdan, yalancıyı dürüstten, ahlaklıyı ahlaksızdan ayırmasını; bunların tefrikini yapmasını çok iyi biliriz. Hiç kuşkunuz olmasın, milletimiz AK Parti ve Cumhur İttifakı ile ana muhalefet partisi CHP arasındaki seviye, üslup, kalite, duruş ve vizyon farkını çok net görmekte ve bunun değerlendirmesini en güzel şekilde yapmaktadır" değerlendirmesinde bulundu."Bu ülkenin Cumhurbaşkanı’na hakaret etmek ana muhalefetin başındaki zat dahil kimsenin hakkı değildir"Başkan Erdoğan, Ana muhalefet partisinin Ramazan ayında bile ara vermediği saldırgan söylemlerin vatandaşlar tarafından takip edildiğini ve bu sürece hak edilen notu verdiğini söyleyerek, "Bundan zerre kadar şüphe duymadım ve duymuyorum. Ellerine geçirdikleri her fırsatı şahsımıza ve partimize yönelik bir hakaret senfonisine dönüştürerek unutmasınlar ki bizi ve partimizi değil sadece kendilerini küçük düşürürler. Biz bu oyuna hiçbir zaman alet olmadık, olmayacağız. Bilhassa içinden geçtiğimiz hassas dönemde öfkenin, nefretin, çatışma ve kavga dilinin siyaseti zehirlemesine göz yummayacağız. Fakat gerektiğinde hadsize haddini bildirmenin kırk yetime kaftan giydirmekten daha üstün olduğunu da çok iyi bileceğiz. Bu ülkenin Cumhurbaşkanı’na bu ülkenin iktidar partisine çok seviyesiz şekilde dil uzatmak, çok çirkin ifadelerle hakaret etmek ana muhalefetin başındaki zat dahil kimsenin hakkı da değildir, haddi de değildir. Çünkü, bu ülkede darbeciliğin ve cuntacılığın kitabını CHP yazmıştır" ifadelerini kullandı."Darbecilik; CHP’nin karakteridir, ruhudur ve kimliğidir"Türk siyasi tarihine bakıldığında darbecilerle beraber kol kola yürüyenin CHP olduğunu dile getiren Erdoğan, "Orada puslu havalarda darbecilere mihmandarlık yapan CHP’yle karşılaşırsınız. Orada üniversite öğrencilerinin kıyma makinelerinden geçirildiği yalanıyla darbeye ortam hazırlayan CHP’yi bulursunuz. Ülkemizde darbe geleneğini başlatan 27 Mayıs’ın baş aktörü CHP’yi görürsünüz. 12 Mart Muhtırasının arkasında CHP’nin silüeti vardır. 12 Eylül darbecilerinin ilham kaynağı aynı şekilde CHP ideolojisidir. 28 Şubat’ın müsebbibi en az devrin vesayetçileri kadar CHP zihniyetidir. 3 Kasım 2002’den beri Türkiye demokrasisini hedef alan provokasyonların tamamında CHP’nin parmak izi vardır. 27 Nisan Bildirisi öncesinde toplumu ve siyaseti geren CHP’dir. Gezi olaylarında, sokak darbesine yeltenenlerin sırtını sıvazlayan CHP’dir. 17-25 Aralık darbe teşebbüsünde darbecilere çanak tutan CHP’dir. 15 Temmuz ihanetine ‘kontrollü darbe iftirası’ atarak darbecileri aklamaya çalışan yine CHP’dir. Kimse kusura bakmasın ama Türkiye’nin siyasi terimler sözlüğünde darbeci ve cuntacı sıfatının karşısında CHP yazar. Darbecilik; CHP’nin karakteridir, ruhudur ve kimliğidir" diye konuştu."Darbeye ve darbecilere destek vermek CHP’nin milli sporudur""Darbeye ve darbecilere destek vermek CHP’nin milli sporudur" diyen Erdoğan,"CHP bu ülkede darbeciliğin vücut bulmuş, somutlaşmış, tecessüm etmiş halidir. Nasıl tenekeyi sarıya boyamakla altına dönüşmezse CHP’nin genlerine işlemiş darbeci zihniyeti de değişmez. Eğer değişirse geriye CHP diye bir yapı kalmaz.""Ben bu seviyesizliği aziz milletime şikayet ediyorum"Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e yönelik eleştirilerde bulunarak, "Maalesef Ana Muhalefet Partisinin genel başkanlık koltuğunda ağzı bozuk, ruh hali bozuk, önüne gelene hakaretler savuran, dahası hakaretlerinden yüzü dahi kızarmayan bir karakter bulunmaktadır. CHP’li vatandaşlarımızın da giderek pervasızlaşan bu söylemlerden, bu akıl ve ahlak tutulmasından rahatsızlık duyduğunu çok iyi biliyorum. Ben bu seviyesizliği hiç kimseye değil aziz milletime şikayet ediyorum. Aziz milletimi havale ediyorum. Burada CHP’nin başındaki zata sadece şu hatırlatmayı yapmak istiyorum. Kabahat samurdan kürk olsa kimse üstüne almazmış" değerlendirmesinde bulundu."Belediye kaynakları CHP’li başkanların han-ı zi-sefası değildir"CHP’li yetkililerin herkesi suçladığını ve günah keçisi ilan ettiğini sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bir gün olsun hırsızın hiç mi suçu yok sorusunu sormadınız. Bir gün olsun kabahati yok demediniz. Özellikle biz dik durduk. Yolsuzluğu ihbar edenlerle, rüşvet verdim diyenlerle uğraştığınız kadar rüşveti alanlarla, yolsuzluk yapanlarla, esnafı haraca bağlayanlarla, belediyeleri arpalığa çeviren karakter fukaralarıyla uğraşmadınız. Kusura bakmayın fakat bu ülke CHP’nin han-ı yağması değildir. Belediye kaynakları CHP’li başkanların han-ı zi-sefası değildir. Dolayısıyla hiç kimse size ‘yiyin efendiler, yiyin, doyuncaya, tıksırıncaya, çatlayıncaya kadar yiyin’ demez, diyemez, demeyecektir. Türkiye Cumhuriyeti’nde kimsenin suç işleme, yolsuzluk yapma, milletin emanetine ihanet etme ayrıcalığı yoktur. Üstünlerin hukukunun egemen olduğu günler eski Türkiye’de kalmıştır. Çalanın çırpanın soyanın yanına kar kaldığı günler artık geride kalmıştır" diye konuştu."Taraf değiliz, milletimiz adına hakkın yerini bulmasının takipçisiyiz"Erdoğan, CHP’li beledilere yönelik gerçekleştirilen operasyonlarda taraf olmadıklarını da kaydederek, "Daha önce defalarca söyledim bugün tekrar ifade ediyorum. Biz bu sürecin tarafı değiliz. Sadece milletimiz adına hakkın yerini bulmasının takipçisiyiz. Bunun da hukukun temel ilkeleri çerçevesinde yapılmasını arzu ediyor, adil ve tarafsız bir yargılamayla gerçeklerin ortaya çıkarılmasını, suçu sübut bulanlardan hukuk önünde hesap sorulmasını, adaletin tecellisiyle birlikte Türkiye’nin safralarından kurtulmasını istiyoruz" değerlendirmesinde bulundu."Sorunların diplomasiyle çözülebilmesi için iğne ucu kadar dahi umut varsa bunu değerlendirmek boynumuzun borcudur"İran, ABD ve İsrail arasındaki savaşın 28 Şubat’ta başladığını ve birinci ayını doldurduğunu anımsatan Erdoğan, önceliklerinin Türkiye’nin bu dönemi kazasız belasız atlatması olduğunu belirterek, Türkiye’yi yaşanan çatışmaların uzağında tutmakta kararlı olduklarının altını çizdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadelere yer verdi:"Hükümet olarak muhalefetin bizi çekmek istediği tuzaklara düşmeden, temkinli, itidalli, dengeli ve rasyonel bir zeminde bu süreci yönetiyoruz. İçişleri Bakanımız İslamabat’ta düzenlenen Suudi Arabistan, Mısır, Pakistan dışişleri bakanlarının bir araya geldiği dörtlü toplantıya iştirak etti. Toplantıya endişelerimizi ve savaşı durdurmak için atılabilecek müşterek adımları dile getirdik. Milli Savunma Bakanımız, MİT Başkanımız ve diğer ilgili arkadaşlarımız kendi görev alanları içinde yoğun gayret sarf ediyorlar. Türkiye’nin tavrı çok berraktır, bölgemizde barışın hakim olması için ne yapılması gerekiyorsa bunları tereddütsüz yapmayı görev biliyoruz. Akan kanın durması, gözyaşının dinmesi, silahların susması, sorunların diplomasiyle çözülebilmesi için şayet iğne ucu kadar dahi umut varsa bunu değerlendirmek boynumuzun borcudur. Şunu ifade etmeliyim ki, savaşın başından beri Türkiye’nin ilkeli duruşu, tavrı, dünyaya ve bölgeye verdiği mesajlar insanlığın ve vicdanın sesi olmuştur.""Bu hukuksuz savaşın birinci derecede sorumlusu çatışma kaos ve kriz bağımlısı İsrail hükümetidir"Kardeş ve dost ülkelerin yaşadığı acıların son bulmasını samimiyetle arzu ettiklerinin altını da çizen Erdoğan, bölgede bekleyen tehlikelerin başında savaşın uzaması ve bölgesel bir iç çatışmaya dönüşme riski olduğunu sözlerine ekleyerek, "Enerji, ulaştırma, sivil altyapıya yönelik misillemeler maalesef bu ihtimali artırmaktadır. Şunu burada açıkça ifade etmek mecburiyetindeyim: Bölgemizi yangın yerine çevirmekle kalmayıp tüm insanlığın omuzlarına çok ağır bir ekonomik yük bindiren bu hukuksuz savaşın birinci derecede sorumlusu, çatışma, kaos ve kriz bağımlısı İsrail hükümetidir. Savaşın yeni cepheler açılmak suretiyle devam etmesine sebebiyet verecek her gelişme İsrail’in kanlı stratejisine hizmet edecek, bölgemize ise kaybettirecektir. Savaşta dökülen her damla kanın Netanyahu’nun siyasi ömrünü uzatacak bir can suyu olacağı unutulmamalıdır. dedi."İnsanlığın sıkıştırıldığı bu kapandan kurtulması için eldeki en büyük imkan diplomasidir"Diğer bir önemli hususun ise İran’la savaşın küresel barış vizyonuna hizmet etmediği tam tersine bu vizyonu sabote ettiği olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İnsanlığın sıkıştırıldığı bu kapandan kurtulması için eldeki en büyük imkan diplomasidir, diyaloktur, uzlaşmadır. Maksimalist taleplerde ısrar etmek yerine asgari müştereklerde buluşmaya çalışmaktır. Akıl bunu gerektirir. Vicdan bunu gerektirir. Uluslararası hukuk, adalet ve hakkaniyet bunu gerektirir" şeklinde konuştu.
01 Nisan 2026 Çarşamba - 13:05
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Maalesef ana muhalefet partisinin genel başkanlık koltuğunda ağzı bozuk, ruh hali bozuk, önüne gelene hakaretler savuran dahası hakaretlerinden yüzü dahi kızarmayan bir karakter bulunmaktadır"
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Maalesef ana muhalefet partisinin genel başkanlık koltuğunda ağzı bozuk, ruh hali bozuk, önüne gelene hakaretler savuran dahası hakaretlerinden yüzü dahi kızarmayan bir karakter bulunmaktadır"
01 Nisan 2026 Çarşamba - 12:55
Bakan Tekin: " Milli takımımız maçı nedeniyle LGS sınavını pazar yerine cumartesi günü yapmak üzere bir çalışma içindeyiz. Eğer bir engel yoksa sınavı bir gün önce yapmayı planlıyoruz"
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, AK Parti Grup toplantısı öncesinde gazetecilerin sorularını yanıtladı. "Milli takımımız maçı nedeniyle LGS sınavını pazar yerine cumartesi günü yapmak üzere bir çalışma içindeyiz. Eğer bir engel yoksa sınavı bir gün önce yapmayı planlıyoruz" dedi.
01 Nisan 2026 Çarşamba - 12:53
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Bu ülkenin Cumhurbaşkanına, çok seviyesiz şekilde dil uzatmak, çok çirkin ifadelerle hakaret etmek ana muhalefetin başındaki zat dahil kimsenin hakkı da değildir, haddi de değildir"
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Bu ülkenin Cumhurbaşkanına, çok seviyesiz şekilde dil uzatmak, çok çirkin ifadelerle hakaret etmek ana muhalefetin başındaki zat dahil kimsenin hakkı da değildir, haddi de değildir"
01 Nisan 2026 Çarşamba - 12:53
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Bu ülkede darbeciliğin ve cuntacılığın kitabını CHP yazmıştır."
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Bu ülkede darbeciliğin ve cuntacılığın kitabını CHP yazmıştır."
01 Nisan 2026 Çarşamba - 12:50
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "İçerisinden geçtiğimiz hassas dönemde öfkenin, nefretin, çatışma ve kavga dilinin siyaseti zehirlemesine göz yummayacağız. Fakat gerektiğinde hadsize haddini bildirmenin 40 yetime kaftan giydirmekten daha üstün olduğunu da çok iyi
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "İçerisinden geçtiğimiz hassas dönemde öfkenin, nefretin, çatışma ve kavga dilinin siyaseti zehirlemesine göz yummayacağız. Fakat gerektiğinde hadsize haddini bildirmenin 40 yetime kaftan giydirmekten daha üstün olduğunu da çok iyi bileceğiz."
01 Nisan 2026 Çarşamba - 12:50
Bakan Bak: "İstediğimizi aldık ve Dünya Kupası finallerindeyiz"
Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, "Oyuncularımız iyi oynuyor; Kenan olsun, Arda olsun. Kaleci de çok iyi oynadı dün akşam. İstediğimizi aldık ve Dünya Kupası finallerindeyiz" dedi. Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, TBMM’de AK Parti grup toplantısı öncesinde gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bakan Bak, dün akşam oynanan Kosova - Türkiye maçı sonrasında futbol milli takımının 24 yıl aranın ardından Dünya Kupası’na katılmasına ilişkin, "Bizim çocukları tebrik ediyoruz. Milletimizi sevindirdiler. 24 yıl sonra Dünya Kupası’na katılmak çok çok önemliydi. İnandılar. Avrupa Şampiyonası’nda da iyi işler yapmışlardı. İnanıyoruz ki burada da yapacaklar. Teknik heyeti, federasyonu tebrik ediyoruz. Milletimize hayırlı olsun. Her zaman söylüyoruz; bu milletimiz çok güzel şeyleri hak ediyor" ifadelerini kullandı. "İstediğimizi aldık ve dünya kupası finallerindeyiz" Milli maçların çok önemli olduğunu dile getiren Bak, "Türkiye için önemli bir süreç. Dünya Kupası’nda Amerika’da olmak önemli, yıllar sonra bulunmak. Bu jenerasyon devam edecek. Oyuncularımız iyi oynuyor; Kenan olsun, Arda olsun. Kaleci de çok iyi oynadı dün akşam. İstediğimizi aldık ve Dünya Kupası finallerindeyiz. Orada da iyi işler yapacaklar. Onlar da söylediler. Her şey bu aziz millet için. Milletimizin gururu oldular. İnşallah haziran ayında da ekranlarımızın başında olacağız, onları destekleyeceğiz" şeklinde konuştu.
01 Nisan 2026 Çarşamba - 12:48
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz:" Akaryakıt fiyatları tüm dünyada yükseldi, geçici olduğuna inanıyoruz"
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, AK Parti grup toplantısı öncesi gündemle ilgili açıklama yaptı.
01 Nisan 2026 Çarşamba - 12:46
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Bizim hizmetkarı olmaktan şeref duyduğumuz aziz milletimizin lokmasını büyütmek, refahını arttırmak, huzurunu temin etmek, geleceğine güvenle bakmasını sağlamak gibi ağır bir mesuliyetimiz var."
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Bizim hizmetkarı olmaktan şeref duyduğumuz aziz milletimizin lokmasını büyütmek, refahını arttırmak, huzurunu temin etmek, geleceğine güvenle bakmasını sağlamak gibi ağır bir mesuliyetimiz var."
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder