Yerel Haberler
Ankara
05 Mart 2026 Perşembe - 23:08 CHP Genel Başkanı Özel: "Maalesef 160 kız çocuğu daha ilk günden öldü" CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Netanyahu’yla dünyanın öbür ucundan çıkıp buraları karıştıran Trump İran’a bombalar atıyor. Maalesef 160 tane kız çocuğu daha ilk günden öldü" dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Haymana Belediyesi tarafından düzenlenen iftar programına katıldı. Programda konuşan Özel, "İlçedeki 27 bin 300 çiftçiye 111 milyon liralık destek sağlamış olarak geldi. 3 bin haneye 44 milyon liralık sosyal destek sağlamış olarak geldi. Her gün 110 haneye ücretsiz ekmek dağıtmış olmanın, 1416 emekli hanesine 34.2 milyon liralık destek veriyor olmanın, 650 hanenin doğalgaz desteği 2 bin 260 haneye kömür desteği yapıyor olmuş olmanın, 461 gencin sınava hazırlanmasını üslenmiş olmanın ve 26 bin nüfuslu Haymana’ya toplam sosyal yardım tutarı olarak 200 milyon lira sosyal yardım yapmış olmanın verdiği mutlulukla, iç huzuruyla ve güvenle geldi. Biz genç belediye başkanımıza inandık, suyu sıcak, havası sert, insanı mert Haymana ona inandı" ifadelerini kullandı. İran’da yaşanan çatışmalara ve Gazze’deki soykırıma değinen Özel, "On bir aydır özlenen, iki aydır yolu gözlenen Ramazan’ın ortasındayız. Bu Ramazan dünyaya barış getirsin dedik. Çünkü Filistin’deki 71 bin Gazzeli’nin ölümünden sorumlu Netanyahu’yla eli kanlı Netanyahu’yla dünyanın öbür ucundan çıkıp buraları karıştıran Trump İran’a bombalar atıyor. Maalesef 160 tane kız çocuğu daha ilk günden öldü" diye konuştu. Programa; Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Haymana Belediye Başkanı Levent Koç ile partililer ve vatandaşlar katıldı.
05 Mart 2026 Perşembe - 21:45 TBMM Başkanı Kurtulmuş, rektörlerle iftar yemeğinde bir araya geldi TBMM Başkanı Kurtulmuş, YÖK Başkanı Erol Özvar ve üniversite rektörlerini iftar yemeğinde ağırladı. Kurtulmuş, "Türkiye’nin Terörsüz Türkiye mücadelesinde bu çabalarında sizlerden de büyük destek bekliyoruz. Özellikle üniversitelerimizin bu konuyla ilgili yapacakları araştırmaları bu konuda kendi illerinizde kendi üniversiteleriniz bünyesinde ortaya çıkacak olan farkındalığı arttırmanızı sizlerden istirham ediyoruz" dedi. TBMM Başkanı Kurtulmuş, YÖK Başkanı Erol Özvar ve üniversite rektörleriyle iftarda bir araya geldi. Kurtulmuş, gelecek dönemde çok daha güçlü atılımların yapılabilmesi Türkiye’nin geleceği bakımından hayati önemde olduğuna işaret ederek, "Altyapısı tamamlanmış olan bir yüksek öğrenim kurumuna sahibiz. Ama sorunlarımızın bittiği anlamına gelmiyor. Önümüze yeni hedefler, güçlü hedefler koymak ve bir üst sınıfa çıkmak mecburiyetindeyiz" ifadelerini kullandı. Kurtulmuş, üç noktaya değinerek, "Yüksek öğrenimdeki uluslararası meselesi özellikle üzerinde durduğumuz hususlardan birisi. Sadece misafir öğrencilerimizi burada okutmak değil, yeryüzünün farklı taraflarından yerlerinden gençlerimize ev sahibi yapıp onlara burada eğitim vermek değil. Aynı zamanda Türk Yüksek Öğrenim Sistemi’nin de dünyanın birçok üniversitesinde üniversitenin saygın bölümlerinde oralarda üretim yeri yapabilecek. Araştırmalara, oradaki faaliyetlere katılabilecek yetkinlikte yetiştirilmesi, bizim güçlü üniversitelerimizle, yurt dışındaki güçlü üniversiteler arasında işbirliklerin arttırılması ve böylece kendi ürettiğimiz bilimsel bilginin sadece burayla sınırlı değil, bütün dünyanın malı olacak, bütün dünyanın ortak çabası olacak hale dönüştürmemiz lazım. Biz burada hem çok sayıda öğrencinin okutulması ama ondan da öte dünya üzerinde rekabet edebilecek nitelikli öğrencinin yetiştirilebilmesi için üniversitelerimizin standartlarını çok güçlü bir şekilde ileriye doğru taşımak mecburiyetindeyiz. Bu değişimlerin içerisinde ayakta kalabilen ve dünyada öncü olabilen ülkeler ise bilimi, kültürünü üretebilen ve bu anlamda öncülük yapan ülkeler olacak. Türkiye olarak artık bizim bilimde taklitçilik, kültürde taklitçilik dönemini zaten geride bıraktık. Ama artık taklit edilen bilimde, kültürde teknolojide taklit edilen bir ülke durumuna çıkmak mecburiyetimiz vardır. Bunun yolunda hiç şüphesiz Yüksek Öğrenim kurumlarımızın niteliklerinin arttırılmasından geçiyor. Ayrıca şunu da altına çizmek isterim ki eğitim kurumlarımızın özellikle üniversitelerimizin artık istihdam eksenli bir anlayışla yapılanması da zorunludur. Diploma veren ve insanlara sadece titr ve bir takım mesleklerin ünvanlarını veren kurumlar deyip insanların elinin iş tutmasını sağlayacak ve beceri kazandıracak yerler haline dönmesi şarttır" ifadelerini kullandı. "Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin New York’taki bir kafeden bir farkı kalmamıştır" Kurtulmuş, İran’da saldırı olduğunu ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ni toplandığını belirterek, "Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin New York’taki bir kafeden bir farkı kalmamıştır. Kuralları yerle bir oluyor. Terminoloji hepsi beraber oluyor. Kural bazı uluslararası sistem diye yıllardır konuşulan sistem kuralı değil gücü olanın istediği şekilde yönlendirdiği bir arena haline uluslararası sistemi döndürüyor. Bu çerçevede uluslararası sistemde hiç bunu söylemek hoşuma gitmiyor ama daha kestirmede ifade edemiyorum. Şu anda dünya sistemini nasıl tanımlarız dersek herhalde dünya sisteminin içinden geçmekte olduğu süreci orman kanunlarının geçerli olduğu bir dönem olarak tanımlamak mümkündür. Böyle bir kötü döneme dünya uzun yıllar belki asırlar boyunca geliyormuş. Dolayısıyla bu süreci öyle görünüyor ki yakın dönemde daha iyiye doğru gitmesiyle ilgili emareler ortada yoktur. Özellikle bizim içinde bulunduğumuz bu coğrafyada çok dikkatli olmak, ayaklarımızı yere sağlam basmak, kendimize hep beraber 86 milyon milletçe kenetlenmek, omuz omuza vermek, saflarımızı sıklaştırmak mecburiyetindeyiz. Çünkü bu dünya bu düzensiz bu kuralsız dünya düşenin ayağa kalkamayacağı bir dünya haline gelmektedir. Onun için eskiler der ya bir kere düşmeyelim. Biz Türk milleti olarak düşmeyeceğiz, ayakta kalacağız, hep beraber Allah’ın izniyle dünyanın en büyük milletlerinden birisi olacağız" şeklinde konuştu. "Bütün farklılıklarımızı zenginlik vesilesi olarak kabul edeceğiz" Kurtulmuş, Terörsüz Türkiye adıyla bilinen Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’na atıf yaparak, "Bütün farklılıklarımızı zenginlik vesilesi olarak kabul edeceğiz. Asırlarca olduğu gibi bu topraklarda farklı etnik yapılarda yaşayan insanların hiçbirisinin zaten birbiriyle kalması husumeti yok. Bu topraklarda yaşayan hiçbir farklı mezhep ve meşrep sahibinin birbiriyle herhangi bir husumeti, düşmanlığı yok. Bunu araya koymak isteyenlerin de elinden bu fırsatı alacağız ve oynamak istedikleri oyunları bir daha oynayamayacak şekilde ters yüz edeceğiz. Allah’ın izniyle bunun için de Türkiye’de halkımızın büyük bir destek verdiğini görüyoruz. Bunun için bu bölgedeki bütün unsurlar, Türklerin, Arapların, Kürtlerin, Müslümanların, gayrimüslimlerin ne kadar farklı etnik mezhebi yapı varsa Sünnilerin, Alevilerin, Şiilerin bütün bu unsurların hep beraber aynı coğrafyanın insanları aynı ülkenin aynı bölgenin vatandaşları ve aynı kaderin kaderdaşları olarak bir arada birlikte yürümeleri herhalde bölgemizin de huzurunu sağlayacaktır. Bu amaçla özellikle sizlerden de Türkiye’nin terörsüz Türkiye mücadelesinde bu çabalarında sizlerden de büyük destek bekliyoruz. Özellikle üniversitelerimizin bu konuyla ilgili yapacakları araştırmaları bu konuda kendi illerinizde kendi üniversiteleriniz bünyesinde ortaya çıkacak olan farkındalığı arttırmanızı sizlerden istirham ediyoruz" dedi.
Pursaklar Belediyesi Gümüşoluk Göleti’nin çalışmalarına devam ediyor
29 Ocak 2026 Perşembe - 13:20 Pursaklar Belediyesi Gümüşoluk Göleti’nin çalışmalarına devam ediyor Pursaklar Belediyesi, ilçede yeşilin ve suyun huzur veren uyumunu vatandaşlarla buluşturacak olan Gümüşoluk Göleti’ndeki çalışmalarına devam ediyor. Pursaklar Belediyesi, doğaya değer katan ve sürdürülebilir bir yaşam alanı olarak planlandığı Gümüşoluk Göleti alanı ile ilçeye yeni bir cazibe merkezi kazandırmak için çalışmalarına devam ediyor. Gümüşoluk Göleti’nde yürütülen çalışmaları yakından takip eden Pursaklar Belediye Başkanı Ertuğrul Çetin, AK Parti Ankara Milletvekili Lütfiye Selva Çam ile birlikte alanda incelemelerde bulunarak yetkililerden bilgi aldı. ‘‘Her projemizde yeşili ve çevre duyarlılığını merkeze alıyoruz’’ Doğayla uyumlu yapısıyla dikkat çeken Gümüşoluk Göleti projesiyle ilçeye yeni bir nefes alanı kazandıracaklarını belirten Çetin, "Gümüşoluk Göleti, Pursaklarımız için sadece bir alan değil, yeşille suyun buluştuğu, hemşerilerimizin doğayla yeniden bağ kurabileceği çok özel bir yaşam alanı olacak. Bizler şehirleşirken betonun değil, doğayı ön planda tutuyoruz. Bu anlayışla hareket ediyor, her projemizde yeşili ve çevre duyarlılığını merkeze alıyoruz. Burada yürüttüğümüz çalışmalarla hem doğal yaşamı koruyor hem de vatandaşlarımızın aileleriyle birlikte huzurla vakit geçirebilecekleri modern bir sosyal alan oluşturuyoruz. İnşallah çalışmalarımızı tamamladığımızda Gümüşoluk Göleti, ilçemizin en gözde yeşil alanlarından biri olacak ve vatandaşlarımızın keyifle vakit geçirdiği bir buluşma noktası haline gelecek’’ dedi. Proje çerçevesinde yürüyüş yolları, dinlenme alanları, piknik alanları, hayvanat bahçesi, at binicilik alanları, sosyal donatılar, yeşil alan düzenlemeleri ve gölet çevresinin doğal dokusunu koruyacak peyzaj uygulamaları ile modern bir yaşam alanı olması planlanıyor. Yeşilin ve suyun bir arada sunulduğu Gümüşoluk Göleti projesiyle, Pursaklar’da yaşam kalitesinin artırılması ve doğal alanların korunarak geleceğe taşınması amaçlanıyor.
Bakan Memişoğlu: "Bağımlılıklarla mücadele çalışmalarımızı ortak akıl ve kararlılıkla sürdürmekteyiz"
29 Ocak 2026 Perşembe - 12:52 Bakan Memişoğlu: "Bağımlılıklarla mücadele çalışmalarımızı ortak akıl ve kararlılıkla sürdürmekteyiz" Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Bağımlılıklarla mücadele çalışmalarımızı ortak akıl ve kararlılıkla sürdürmekteyiz. Bu kapsamda Bağımlılıkla Mücadele Yüksek Kurulu koordinasyonunda hayata geçirdiğimiz dördüncü eylem planı olan 2024-2028 Ulusal Eylem Planı ile tüm bağımlılıkları ve çağın yeni bağımlılık türlerini kapsamlı biçimde ele alıyoruz" dedi. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, İletişim Başkanlığı ev sahipliğinde düzenlenen "Uyuşturucuyla Mücadelede Kararlı Devlet Güvenli Türkiye Paneli"ne katıldı. Panelde uyuşturucuyla mücadelede sağlık temelli önleme politikaları ve rehabilitasyon süreçleri ele alındı. Bakan Memişoğlu, yaptığı konuşmada bağımlılıkların insan sağlığını çok yönlü biçimde tehdit eden ciddi bir hastalık süreci olduğunu belirterek, "Bağımlılıkla mücadele, yalnızca bugünü değil, geleceği de koruma mücadelesidir" diye konuştu. Uyuşturucu bağımlılığının yalnızca o kişiyle sınırlı kalmadığını aktaran Memişoğlu, "Güvenlikten sağlığa, ekonomiden adalete kadar pek çok alanda toplumsal sorunlara yol açmaktadır. Bu nedenle bağımlılıklar yalnızca bir güvenlik ya da halk sağlığı meselesi değildir. Dijital çağda bağımlılıklarla mücadele çok katmanlı ve bütüncül bir yaklaşımı zorunlu kılmaktadır" şeklinde konuştu. "Bağımlılıklarla mücadele çalışmalarımızı ortak akıl ve kararlılıkla sürdürmekteyiz" Memişoğlu, bağımlılığın aynı zamanda insan sağlığı ve toplumun yapısı üzerinde de yıkıcı etkisi olduğunu söyleyerek, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde devletimizin tüm kurumlarıyla birlikte bağımlılıklarla mücadele çalışmalarımızı ortak akıl ve kararlılıkla sürdürmekteyiz. Bu kapsamda Bağımlılıkla Mücadele Yüksek Kurulu koordinasyonunda hayata geçirdiğimiz dördüncü eylem planı olan 2024-2028 Ulusal Eylem Planı’yla tüm bağımlılıkları ve çağın yeni bağımlılık türlerini kapsamlı biçimde ele alıyoruz" dedi. "Bağımlılığı öncelikle bir halk sağlığı sorunu olarak ele alıyoruz" Memişoğlu, asıl başarının insanların bağımlılıkla hiç tanışmaması olduğuna dikkati çekerek, "Sağlık Bakanlığı olarak bağımlılıklarla mücadelede sorumluluğumuzu yalnızca teşhis ve tedaviyle sınırlı görmüyoruz. Bağımlılığı öncelikle bir halk sağlığı sorunu olarak ele alıyoruz. Önleyici ve koruyucu hizmetleri sağlık politikalarımızın merkezine yerleştiriyoruz. Esasında asıl başarının insanların bağımlılıkla hiç tanışmaması olduğu aşikardır. Bu sebeple geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızın ve gençlerimizin sağlıklı gelişimi için sahada güçlü ve etkin bir koruyucu yapı oluşturuyoruz" ifadelerini kullandı. Çeşitli kurum ve kuruluşlarla iş birliği içinde çalıştıklarının altını çizen Memişoğlu, "Bağımlılığın doğru yaklaşım ve desteklerle tedavi edilebilir bir durum olduğunu toplumumuza daha çok anlatmalıyız" diye konuştu. "Bağımlılıkla karşı karşıya kalan vatandaşlarımız için tedavi ve rehabilitasyon altyapımızı güçlendiriyoruz" Bağımlılıkla mücadele kapsamında yaptıkları çalışmalara değinen Memişoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bağımlılıkla karşı karşıya kalan vatandaşlarımız için ise tedavi ve rehabilitasyon altyapımızı güçlendiriyoruz. Bugün ülke genelinde 64’ü yataklı, 79’u ayaktan olmak üzere 143 Alkol ve Uyuşturucu Madde Bağımlıları Tedavi ve Araştırma Merkezi (AMATEM) ve Çocuk Ergen Madde Bağımlılığı Tedavi Merkezi’nde (ÇEMATEM) toplam bin 582 yatak kapasitesiyle hizmet sunuyoruz. Bağımlılıkla mücadelede 188 Toplum Ruh Sağlığı Merkezi ve kısa adı BAHAR olan Bağımlı Hastalar İçin Rehabilitasyon Merkezlerimizde destek ve danışmanlık hizmetleri veriyoruz." Memişoğlu, bağımlılıklarla mücadele kapsamında Adalet Bakanlığıyla birlikte uyuşturucu madde suçu nedeniyle cezaevinde bulunan hükümlülerin yeniden suça sürüklenmelerini önlemek amacıyla tedavi ve rehabilitasyon süreçlerini yürüttüklerini de hatırlattı. "İnsan hayatını merkeze alan açık, doğru ve temiz bir iletişim anlayışını savunmak hepimizin ortak sorumluluğudur" Her türlü bağımlılıkla mücadeleyi kararlılıkla sürdürdüklerini vurgulayan Memişoğlu, "Bağımlılıkla mücadelede tedavi süreci kadar doğru ve sorumlu bir iletişim dili oluşturmak da büyük önem taşımaktadır. Her türlü bağımlılığı özendirici bir dille sunan, ayrıcalıklı bir kültür unsuru gibi gösteren yaklaşımlara karşı duruşumuz nettir: ‘Sıfır tolerans’. İnsan hayatını merkeze alan açık, doğru ve temiz bir iletişim anlayışını savunmak hepimizin ortak sorumluluğudur. Özellikle sosyal medya mecralarında yanıltıcı içeriklere karşı Bakanlığımız, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ile İletişim Başkanlığımızla koordinasyon içerisinde çalışmalarımızı sürdürmekteyiz" ifadelerine yer verdi. Panel, Bakan Memişoğlu’nun konuşmasının ardından ’Uyuşturucuyla Mücadelede Güçlü Devlet Güvenli Toplum’ ve ’Uyuşturucuyla Mücadelede İletişim Temelli Önleyici Yaklaşımlar’ başlıklı oturumlarla devam etti.
İletişim Başkanı Duran: "Suçu özendirecek içeriklerin yayınlanmasını ve yayılmasını engellemek hepimizin görevidir"
29 Ocak 2026 Perşembe - 12:47 İletişim Başkanı Duran: "Suçu özendirecek içeriklerin yayınlanmasını ve yayılmasını engellemek hepimizin görevidir" Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, çocukları ve gençleri dijital ortamın zararlarından korumanın önemine dikkati çekerek, "Suçu özendirecek içeriklerin yayınlanmasını ve yayılmasını engellemek hepimizin görevidir" dedi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran ve Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Uyuşturucuyla Mücadelede Kararlı Devlet Güvenli Türkiye Paneli"ne katıldı. İletişim Başkanlığında düzenlenen panelde konuşan Duran, uyuşturucuyla mücadeleyi kararlılıkla sürdürdüklerini belirterek, "Kolluk kuvvetlerimiz sokaklarda yayılmasını önlemek için canla başla mücadele etmektedir. Sağlık Bakanlığımız başta olmak üzere Milli Eğitim, Aile ve Sosyal Hizmetler, Çalışma ve Sosyal Güvenlik, Gençlik ve Spor Bakanlıklarımızın yanı sıra Yeşilay, Diyanet İşleri Başkanlığı ve RTÜK gibi kurumlarımızın verdiği eğitim ve rehabilitasyon hizmetleriyle uyuşturucuyla mücadeleye devam ediyoruz" diye konuştu. "Bağımlılıkla mücadeleyi çok yönlü olarak ele alıyoruz" Bağımlılıkla mücadeleyi tek yönüyle ele almadıklarını dile getiren Duran, "Amacımız uyuşturucuyla mücadelede yalnızca cezalandıran bir konumda olmak değildir. Aynı zamanda kucaklamak, iyileştirmek ve yeniden topluma kazandırmak da bizim devlet geleneğimizin gereğidir. İşte bu yüzden bağımlılıkla mücadeleyi çok yönlü olarak ele alıyoruz. Sivil toplumumuz medya ve akademi dünyamızla iş birliği içerisinde bütüncül bir strateji uyguluyoruz. Bu bizim için asla geri adım atılamayacak ve vazgeçilemeyecek bir mücadele sahasıdır" ifadelerini kullandı. "Bu illet küresel ölçekte organize bir suç sisteminin parçasıdır" Uyuşturucu bağımlılığının sağlık tehdidi olmanın ötesinde bir yerde olduğunu aktaran Duran, "Uyuşturucu modern toplumların karşı karşıya olduğu küresel bir halk sağlığı problemidir. Elbette sadece Türkiye’yle sınırlı olmayan ve hatta bunu bazı toplumların daha toleranslı uyguladığını gördüğümüzde oradan buraya da yönelik olarak bir sorun olarak görebilirsiniz. Bir sağlık tehdidi olmanın ötesinde bir yerdedir. Bu illet küresel ölçekte organize bir suç sisteminin parçasıdır. Oluşturduğu finans sistemiyle, yasa dışı bahis ve kumarla da işçi geçmiş vaziyettedir" şeklinde konuştu. "Suçu özendirecek içeriklerin yayınlanmasını ve yayılmasını engellemek hepimizin görevidir" Çocukları ve gençleri dijital ortamın zararlarından korumanın önemine değinen Duran, sözlerini şöyle sürdürdü: "Suçu özendirecek içeriklerin yayınlanmasını ve yayılmasını engellemek hepimizin görevidir. Bu noktada Cumhurbaşkanı Yardımcımız Cevdet Yılmaz’ın başkanlığını yaptığı Bağımlılıkla Mücadele Yüksek Kurulunca hazırlanan 2024-2028 Uyuşturucuyla Mücadele Ulusal Strateji Belgesi ve Eylem Planı’na dikkat çekmek isterim. Çok sayıda kamu kurum ve kuruluşumuzun talimatlandırıldığı bu plan çerçevesinde biz de İletişim Başkanlığı olarak 4 faaliyette sorumlu kurum, 7 faaliyette ise iş birliği yapacak kurum olarak görev üstlendik. Nihai amacı toplumun her türlü uyuşturucu madde kullanımından uzak tutulması olarak belirlenen eylem planının başarıya ulaşması için hep birlikte gayret gösteriyoruz. Öte yandan iletişim profesyonellerine, medya kuruluşlarına, habercilere, dizi film yapımcılarına ve tüm içerik üreticilerine de ciddi sorumluluklar düştüğünü hatırlatmak isterim. Dirençli bir toplum olmak istiyorsak, direncimizi güçlü kurmak istiyorsak bunu hep birlikte sorumluluk üstlenerek yapabiliriz." "Bağımlılığa karşı koruyucu bir dilin inşası için birlikte çalışıyoruz" El ele vererek uyuşturucu tehdidinden Türkiye’yi uzaklaştırmanın mümkün olduğunu söyleyen Duran, şu ifadeleri kullandı: "Tüm kamu kurum ve kuruluşlarımızla bu çerçevede koordineli bir şekilde çalışıyor ve her türlü bağımlılığa karşı koruyucu bir dilin inşası için birlikte çalışıyoruz. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde devletimizin tüm kurum ve kurumlarının toplum kesimlerimizle el ele vererek bu tehdidi evlerimizden, sokaklarımızdan, ülkemizden tamamen sökmesi mümkündür. Elbette bu kolay bir hedef değil ama başarılabilecek bir hedeftir." Panel, Bakan Memişoğlu’nun konuşmasıyla devam etti.
Genç Diplomat Akademisi
29 Ocak 2026 Perşembe - 12:24 Genç Diplomat Akademisi TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Uluslararası sistemin kuralları gözden geçirilmeli. BMGK iflas etti, çatışmaları çözemiyor" dedi. 10. Genç Diplomat Akademisi 1. TBMM’de düzenlenen bir törenle açıldı. Törene TBMM başkanı Numan kurtulmuş, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ve diğer yetkililer katıldı. TBMM Başkanı Kurtulmuş, uluslararası kurumların işlemediğini belirterek, "Yeni, adil bir sisteme ihtiyaç var. Dünya yeni döneme giriyor, BMGK çatışmaları çözemiyor. Şartları her gün ağırlaşan Gazze’deki mazlum halkın üzerine her gün İsrail’in saldırıları yoğunlaştırılıyor. Buna rağmen maalesef soykırım bir şekilde devam ediyor. Karşımızda hiçbir şekilde çalışamayan, üzerine vazife olarak uluslararası sistem tarafından verilmiş konuları çözemeyen bir küresel sistem vardır. Bu sistemin değiştirilmesi önümüzdeki dönemin en önemli meselelerinden birisidir. Dünyanın bütün ülkeleri, herhangi bir konuda karar alsa bile, veto hakkına sahip 5 ülkeden biri ’onaylamıyorum’ diyorsa kararı uygulayamıyorsunuz. Uluslararası sistemin kuralları gözden geçirilmeli. BMGK iflas etti, çatışmaları çözemiyor. NATO’nun temelleri çatırdıyor Türkiye; dostlarımızın iftihar edeceği, düşmanlarımızın çekineceği ve rakiplerimizin de bizimle mücadele etmeyi bir kere daha düşüneceği yeni bir döneme girdi. Türkiye’nin güçlü olmaktan başka çaresi yok" dedi. Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Türkiye’nin önemli bir bölgede ve önemli sınamalardan geçtiğini söyleyerek, "Ben de özellikle bir kısım diplomasi akademisi okumuş da sayılırım. Çünkü Türkiye Büyük Meclisi’nde çalışırken NATO Parlamenter Asamblesi Türk Grubu Başkanlığını yaptım. Tabii biliyorsunuz NATO dünyada çok önemli bir örgüt. Biz de oranın üyesiyiz ve güçlü bir üyesiyiz. Tabii bölgemizde yaşanan süreçleri baktığımız zaman da Türkiye’nin güçlü bir liderliğe, güçlü bir yapıya ve güçlü bir orduya sahip olması gerekiyor" ifadelerini kullandı.
Bakan Yerlikaya: "Göçmen kaçakçılığına yönelik operasyonlarda 171 kişi yakalandı"
29 Ocak 2026 Perşembe - 12:21 Bakan Yerlikaya: "Göçmen kaçakçılığına yönelik operasyonlarda 171 kişi yakalandı" İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, göçmen kaçakçılığına yönelik son 2 haftada 26 ilde düzenlenen operasyonlarda yakalanan 171 organizatörden 59’unun tutuklandığını açıkladı. Bakan Yerlikaya, sosyal medya hesabından göçmen kaçakçılığına yönelik operasyonlar hakkında açıklama yaptı. Bakan Yerlikaya paylaşımında, "Göçmen kaçakçılığı organizatörlerine geçit yok: 59 tutuklama. Jandarmamız tarafından 26 ilde son 2 haftadır devam eden operasyonlarımızda 171 göçmen kaçakçılığı organizatörünü yakaladık, 59’u tutuklandı. 21’i hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğerlerinin işlemleri devam ediyor. Jandarma Göçmen Kaçakçılığı ve İnsan Ticareti ile Mücadele Daire Başkanlığımız koordinesinde Ağrı, Ankara, Antalya, Aydın, Balıkesir, Bilecik, Çanakkale, Diyarbakır, Edirne, Gaziantep, Hatay, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Kars, Kayseri, Kırklareli, Kilis, Kocaeli, Muğla, Mersin, Sakarya, Sivas, Şanlıurfa, Tekirdağ ve Van’da İnsansız Hava Araçları (JİHA) ile havadan, İl Jandarma Komutanlıklarımız ve Jandarma Komando timlerimizce karadan yapılan çalışmalar sonucu düzenlenen operasyonlarımızda 86 adet araç ile 8 adet bot ele geçirildi. Göç yönetiminin güvenlik boyutunu düzensiz göç ve göçmen kaçakçılığı ile mücadele alanında hukuk devleti ilkeleri ve insan haklarına riayet temelinde yürütülen etkin çalışmalar oluşturmaktadır. Bu kapsamda üstün teknolojilerden ve gelişmiş izleme-denetim sistemlerinden yararlanılarak yasa dışı göç yollarını teşvik eden ve organize eden yapılara karşı hem sahada hem de hukuki zeminde güçlü ve caydırıcı mekanizmalar işletilmektedir. Emeği geçenleri tebrik ediyorum" ifadelerine yer verdi.
ATO Başkanı Baran: "Belçika, Türkiye’nin en fazla ihracat yaptığı ülkeler arasında 15’inci sırada"
29 Ocak 2026 Perşembe - 12:17 ATO Başkanı Baran: "Belçika, Türkiye’nin en fazla ihracat yaptığı ülkeler arasında 15’inci sırada" Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, "Belçika, Türkiye’nin en fazla ihracat yaptığı ülkeler arasında 15’inci sırada, yatırım yapan ülkeler içinde ise 8’inci sırada yer alıyor" dedi. Belçika Kraliçesi Mathilde’nin 29 Ocak’ta başkanlık edeceği Belçikalı iş insanlarından oluşan Ticaret Heyeti’nin mayıs ayında Türkiye’de gerçekleştireceği toplantı öncesinde Belçika Büyükelçisi Hendrik Van de Velde, ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran’ı ziyaret etti. Makamında gerçekleşen görüşmede konuşan Baran, Türkiye ile Belçika arasındaki ekonomik ve sosyal ilişkilerin gelişmesinde Belçika’da yaşayan Türklerin çok büyük bir rolü olduğunu ifade etti. "Belçika, ülkemizin Avrupa’daki en büyük ticaret ortakları arasında yer alıyor" Türk kökenli girişimcilerin Belçika’da kurduğu işletmelerin Belçika ekonomisine katkı sağladığını ve iki ülke arasında doğal bir köprü oluşturduğunu anlatan Baran, "Bu güçlü beşeri bağın, ekonomik iş birliklerimizi derinleştiren ve karşılıklı yatırımları teşvik eden önemli bir avantaj olduğuna inanıyoruz. Belçika, ülkemizin Avrupa’daki en büyük ticaret ortakları arasında yer alıyor. 2024 yılında 4,4 milyar doları bizim ihracatımız olmak üzere, toplam ticaret hacmimiz 8,3 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti. Böylece Belçika, Türkiye’nin en fazla ihracat yaptığı ülkeler arasında 15’inci sırada yer aldı. İkili ticari ve ekonomik ilişkilerimizi daha da geliştirmeyi hedefliyoruz" diye konuştu. Belçika, Türkiye’ye en çok yatırım yapan ülkeler arasında Belçika’nın Türkiye’ye en çok yatırım yapan 8’inci ülke olduğuna dikkat çeken Baran, "2002’den bu yana Belçika’dan ülkemize gelen doğrudan yatırımlarının değeri 10 milyar dolara yaklaşmış durumda" şeklinde konuştu. Baran, Belçika’nın sahip olduğu Anvers Limanı, stratejik coğrafi konumu ile lojistik ve altyapı imkanlarının yatırım açısından önemli avantajlar sunduğunu ifade ederek, iki ülke arasında çifte vergilendirmeyi önleme ve yatırımların karşılıklı korunmasına ilişkin anlaşmaların bulunduğunu söyledi. Ankara ekonomisi hakkında da bilgi veren Baran, şehrin son 25 yıllık dönemde büyük bir dönüşüm yaşadığını, savunma sanayi başta olmak üzere sanayisinin geliştiğini, dünyanın en büyük 100 savunma sanayisi firmasının dördünün Ankara’da bulunduğunu anlattı. Şehrin ticaret ve ihracattaki başarılarına da değinen Baran, "Ankara, organize sanayi bölgeleriyle bir üretim ve ticaret, teknokentleriyle bir teknoloji, üniversiteleriyle bir eğitim, hastaneleriyle bir sağlık, termal kaynaklarıyla da bir turizm şehri" dedi. Baran, Mayıs ayında Türkiye’yi ziyaret edecek Belçika Ticaret Heyeti ile Ankara Ticaret Odası üyelerini bir araya getirerek birebir görüşmeler yapmalarını sağlayabileceklerini de söyledi. Baran, ayrıca, Belçika Büyükelçisi Van de Velde’nin Ankara’ya duyduğu ilgiyi ve sevgiyi ifade ettiği videoyu izlediğini de belirterek, "Büyükelçi’nin Ankara’ya olan ilgisini görmek bizi son derece memnun etti. Bundan sonraki süreçte kendisinin de Ankara’yı dünyada en iyi şekilde anlatacağına inanıyorum" diye konuştu. Türkiye ile Belçika arasındaki diplomatik ilişkilerin 183 yıllık bir geçmişe sahip olduğunu hatırlatan Baran, "Belçika, Türkiye’nin en fazla ihracat yaptığı ülkeler arasında 15’inci sırada, yatırım yapan ülkeler içinde ise 8’inci sırada yer alıyor. Motorlu taşıtlar, mekanik aletler, mineral yakıtlar ve yağlar başlıca ihracat kalemlerimiz arasında bulunuyor" açıklamalarında bulundu. "Ankara, Türkiye’nin ikinci büyük ekonomik odak noktası" Belçika’nın Ankara Büyükelçisi Hendrik Van de Velde ise Ankara’da bulunmanın, kenti ve ekonomisini yakından tanıma imkanı sunduğunu belirterek, "Türkiye önemli bir ülke ve Ankara, Türkiye’nin ekonomik açıdan ikinci büyük odak noktası. Ankara’nın potansiyelini yakından görmek ve öncelikleri anlamak istiyoruz" ifadelerinde bulundu. Mayıs ayında Belçika Kraliçesi başkanlığında gerçekleşecek Ticaret Heyeti ziyareti hazırlıkların sürdüğünü kaydeden Van de Velde, "Şirketler şimdiden kayıt yaptırmaya başladı, şu an yaklaşık 100 firma kayıtlı. Şubat ayı sonuna kadar bu sayının artacağını öngörüyoruz. Havacılık, uzay, savunma ve enerji sektörleri ana odak alanlarımız olacak. ASELSAN, TÜRKSAT ve ilgili kurumlarla temaslarımız olacak" diye konuştu. Belçika’nın offshore rüzgar enerjisi ve enerji altyapısı konusundaki deneyimine dikkat çeken Van de Velde, enerji, sağlık ve ilaç sektörlerinde de iş birliği imkanlarını değerlendirmek istediklerini ifade etti. Ziyarette, Büyükelçi Van de Velde’ye Valon Bölgesi Ticaret Ateşesi Gerard Segher, Flaman Bölgesi Ticaret Ateşesi Peter Verplancken, Brüksel Başkent Bölgesi Ticaret Ateşesi Stefano Missir di Lusignano, Başkatip Hannes Dekeyser ve Protokol Sorumlusu Esra Kaya, ATO Genel Sekreteri Ahmet Güran ile Genel Sekreter Yardımcısı Abdurrahman Karabudak da yer aldı.
Göçmen kaçakçılığına yönelik operasyonlar sürüyor: 171 kişi yakalandı, 59’u tutuklandı
29 Ocak 2026 Perşembe - 12:11 Göçmen kaçakçılığına yönelik operasyonlar sürüyor: 171 kişi yakalandı, 59’u tutuklandı İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, jandarma tarafından 26 ilde devam eden göçmen kaçakçılığına yönelik operasyonlar sonucu 171 kişinin yakalandığını, 59 kişinin de tutuklandığını açıkladı. Bakan Yerlikaya, sosyal medya hesabından göçmen kaçakçılığına yönelik operasyonlar hakkında açıklama yaptı. Yerlikaya, jandarma tarafından 26 ilde devam eden göçmen kaçakçılığına yönelik operasyonlar sonucu 171 kişinin yakalandığını, 59 kişinin de tutuklandığını açıklarken, 21 kişi hakkında da adli hükümlerin uygulandığını belirtti. Ayrıca Yerlikaya, yapılan operasyonlar sonucu 86 adet araç ve 8 adet botun da ele geçirildiğinin altını çizdi. Bakan Yerlikaya, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeler yer verdi: "Göçmen kaçakçılığı organizatörlerine geçit yok: 59 tutuklama. Jandarmamız tarafından 26 ilde son 2 haftadır devam eden operasyonlarımızda; 171 göçmen kaçakçılığı organizatörünü yakaladık, 59’u tutuklandı. 21’i hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğerlerinin işlemleri devam ediyor. Jandarma Göçmen Kaçakçılığı ve İnsan Ticareti ile Mücadele Daire Başkanlığımız koordinesinde; Ağrı, Ankara, Antalya, Aydın, Balıkesir, Bilecik, Çanakkale, Diyarbakır, Edirne, Gaziantep, Hatay, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Kars, Kayseri, Kırklareli, Kilis, Kocaeli, Muğla, Mersin, Sakarya, Sivas, Şanlıurfa, Tekirdağ ve Van’da İnsansız Hava Araçları (JİHA) ile havadan, İl Jandarma Komutanlıklarımız ve Jandarma Komando timlerimizce karadan yapılan çalışmalar sonucu düzenlenen operasyonlarımızda; 86 adet araç ile 8 adet bot ele geçirildi. Göç yönetiminin güvenlik boyutunu; düzensiz göç ve göçmen kaçakçılığı ile mücadele alanında hukuk devleti ilkeleri ve insan haklarına riayet temelinde yürütülen etkin çalışmalar oluşturmaktadır. Bu kapsamda üstün teknolojilerden ve gelişmiş izleme-denetim sistemlerinden yararlanılarak yasa dışı göç yollarını teşvik eden ve organize eden yapılara karşı hem sahada hem de hukuki zeminde güçlü ve caydırıcı mekanizmalar işletilmektedir. Emeği geçenleri tebrik ediyorum."
İran Dışişleri Bakanı Arakçi Türkiye’ye geliyor
29 Ocak 2026 Perşembe - 12:06 İran Dışişleri Bakanı Arakçi Türkiye’ye geliyor İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi yarın Türkiye’ye ziyarette bulunacak. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Arakçi ile yapacağı görüşmede ikili ilişkilerden bölgesel güvenliğe, Gazze’den Suriye’ye kadar pek çok başlığı ele alması bekleniyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, 30 Ocak’ta Türkiye’ye bir ziyaret gerçekleştirecek. Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın İranlı mevkidaşı Arakçi ile yapacağı görüşmede tarihi bağlara sahip Türkiye ve İran arasındaki ilişkilerin bölgesel güvenlik, istikrar ve refah bakımından kilit önemde olduğunu dile getirmesi öngörülüyor. Görüşmelerde Türkiye’nin 2014 yılında tesis edilen Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi (YDİK) gibi mekanizmalar aracılığıyla ikili ilişkileri daha da geliştirme iradesini vurgulaması, iki ülke arasındaki ticaret hacmini 30 milyar dolar seviyesine yükseltme hedefi doğrultusunda karşılıklı çabaların yoğunlaştırılması gerektiğini belirtmesi bekleniyor. Bu çerçevede sınır ticaret merkezleri dahil olmak üzere ticaret, enerji, ulaştırma ve bağlantısallık alanlarında iş birliğinin güçlendirilmesinin arzu edildiğinin ifade edilmesi öngörülüyor. Bölgesel güvenlik ve İran’a yönelik gelişmeler Kaynaklar, Bakan Fidan’ın Türkiye’nin İran’da son dönemde yaşanan gelişmeleri yakından takip ettiğini ifade ederek, İran’ın güvenlik, huzur ve istikrarının Türkiye için büyük önem taşıdığını kaydedeceğini belirtti. Görüşmelerde Türkiye’nin İran’a yönelik askeri müdahalelere karşı olduğunu yinelemesi, böyle bir adımın bölgesel ve küresel ölçekte oluşturacağı risklere dikkat çekmesi, mevcut gerginliğin diyalog yoluyla çözülmesi için Türkiye’nin katkı sunmaya hazır olduğunu vurgulaması bekleniyor. Bakan Fidan’ın ayrıca İran’ın nükleer programı konusunda kısa sürede barışçıl bir çözüme ulaşılmasını desteklediklerini ve bu doğrultuda ihtiyaç duyulması halinde Türkiye’nin yardım sağlamaya hazır olduğunu ifade etmesi öngörülüyor. Terörle mücadele vurgusu Kaynaklara göre, görüşmelerde terör örgütü PKK’nın İran kolu PKK/PJAK’ın son dönemde İran’daki karışıklıklarda oynadığı role dikkat çekilerek, yaşanan hadiselerin PJAK’ın tamamen etkisiz hale getirilmesinin İran’ın güvenliği açısından da acil bir ihtiyaç olduğunu ortaya koyduğunun altı çizilecek. Gazze’deki duruma da değinilmesi beklenen görüşmelerde, Gazze Barış Planı’nın ikinci aşaması kapsamında Türkiye’nin de dahil olduğu mekanizmaların belirlenmesiyle birlikte yeterli miktarda insani yardımın kesintisiz şekilde ulaştırılması dahil olmak üzere sahada somut adımların hızla hayata geçirilmesine öncelik verildiğinin vurgulanacağı bildirildi. Bu kapsamda Gazzelilerin kendi topraklarında kalmalarını ve huzur ile güvenlik içinde yaşamalarını mümkün kılacak şartların oluşturulması amacıyla Gazze’nin yeniden imarının desteklendiğinin ifade edilmesi, İsrail’in bölgesel istikrarı hedef alan eylemleri karşısında başta bölge ülkeleri olmak üzere dayanışma ve iş birliğinin önemine dikkat çekilmesi öngörülüyor. Suriye’deki son durum notlar arasında Suriye başlığında ise, ülkede barış ve güvenliğin pekiştirilmesinin bölgesel istikrara katkı sağlayacağının vurgulanması, Suriye’nin toprak bütünlüğü, birliği ve egemenliğinin korunması çerçevesinde Ateşkes ve Tam Entegrasyon Anlaşması’nın eksiksiz uygulanmasının önemine işaret edilmesi bekleniyor. Kaynaklar, DEAŞ mensubu mahkumların transferinde bir zafiyet yaşanmaması için Suriye’de ateşkesin muhafaza edilmesinin öneminin de görüşmelerde gündeme geleceğini belirtti.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "İşsizlik 1,9 puan, kadınlarda ise 1 puan iyileşerek sırasıyla yüzde 14,1 ve yüzde 10,5 olmuştur"
29 Ocak 2026 Perşembe - 12:04 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "İşsizlik 1,9 puan, kadınlarda ise 1 puan iyileşerek sırasıyla yüzde 14,1 ve yüzde 10,5 olmuştur" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Gençlerde işsizlik 1,9 puan, kadınlarda ise 1 puan iyileşerek sırasıyla yüzde 14,1 ve yüzde 10,5 olmuştur" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Aralık ayı istihdam verilerine ilişkin sosyal medya hesabından açıklamalarda bulundu. Yılmaz, dezenflasyon süreciyle eş zamanlı yürütülen üretimi, istihdamı ve yatırımı desteklemek amacıyla atılan adımlar sayesinde işgücü piyasasında güçlü görünümün sürdüğünü belirtti. Aralık ayındaki verilere göre işsizlik oranının yüzde 7,7 olarak açıklandığını ifade eden Yılmaz, istihdam verilerinin, işgücü istatistik verilerinin açıklanmaya başlandığı 2005 yılından bu yana en düşük seviyeye indiğinin altını çizdi. Yılmaz ayrıca, işsizliğin gençlerde geçen senenin aynı ayına göre 1,9 puan, kadınlarda ise 1 puan iyileşerek sırasıyla yüzde 14,1 ve yüzde 10,5 olduğunu sözlerine ekledi. Yılmaz, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda konuya ilişkin şu ifadelere yer verdi: "Kararlılıkla yürüttüğümüz dezenflasyon süreciyle eş zamanlı olarak üretim, istihdam, yatırım ve ihracatı desteklemek amacıyla attığımız yapısal adımlar sayesinde işgücü piyasamızda güçlü görünüm sürmektedir. Aralık ayında mevsim etkisinden arındırılmış verilere göre işsizlik oranı yüzde 7,7 oranıyla aylık işgücü istatistik verilerinin açıklanmaya başladığı 2005 yılından bu yana en düşük seviyesine inmiş ve tek haneli rakamlardaki seyrini 32’nci aya taşımıştır. Gençlerde geçen senenin aynı ayına göre işsizlik 1,9 puan, kadınlarda ise 1 puan iyileşerek sırasıyla yüzde 14,1 ve yüzde 10,5 olmuştur. Risk primindeki düşüş, kredi notu görünümündeki iyileşme, KKM’den çıkışın tamamlanması ve tarihi seviyelerdeki rezervler ile ekonomimizin dayanıklılığı artmakta, şoklara karşı direnci yükselmektedir. Programımızda elde ettiğim kazanımlar sayesinde makroekonomik ve finansal istikrarımız güçlenirken ekonomimize duyulan güven de pekişmektedir. Başta gençler, kadınlar ve nitelikli işgücü olmak üzere işgücüne katılımı artırarak ve emek yoğun sektörlerde istihdamı destekleyerek ekonomimizi daha da güçlendirmeyi amaçlıyoruz. Dengeli ve istikrarlı büyüme ortamı sayesinde önümüzdeki dönemde yatırımlarımızı ve istihdamımızı artıracak sürdürülebilir ve istihdamı destekleyen büyüme patikasıyla elde ettiğimiz kalıcı refah artışını toplumun her kesimine adil bir şekilde yansıtarak vatandaşımızın alım gücünü yükselteceğiz."
Bakan Işıkhan: "İşsizlik oranı aralık ayında yüzde 7,7 seviyesinde gerçekleşti"
29 Ocak 2026 Perşembe - 11:40 Bakan Işıkhan: "İşsizlik oranı aralık ayında yüzde 7,7 seviyesinde gerçekleşti" Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "İşsizlik oranı, 2025 yılı Aralık ayında bir önceki aya göre 0,8 puan azalarak yüzde 7,7 seviyesinde gerçekleşti" dedi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, sosyal medya hesabından aralık ayı işsizlik ve istihdam verilerine ilişkin açıklamalarda bulundu. İşsizlik oranının son 25 yılın en düşük seviyesine gerilediğini belirten Işıkhan, "İşsizlik oranı, 2025 yılı Aralık ayında bir önceki aya göre 0,8 puan azalarak yüzde 7,7 seviyesinde gerçekleşti. Böylelikle hem 25 yılın en düşük seviyesine geriledi hem de 32 aydır tekli hanelerde seyrini sürdürüyor. İşsiz sayısı ise 286 bin kişi azalarak, 2 milyon 736 bin kişiye geriledi" diye konuştu. "3 yılda 3 milyon gencimizin istihdama katılmasını sağlayacağız" Özellikle gençlerin ve kadınların işgücüne ve üretime etkin katılımını sağlamak için gayret ettiklerinin altını çizen Işıkhan, şu ifadelere yer verdi: "Uyguladığımız İş Pozitif gibi programların da etkisiyle kadınlarda işsizlik oranı, bir önceki aya göre 1,1 puan azalarak yüzde 10,5 ile 2013 yılından bu yana en düşük seviyesine geriledi. 15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı aynı dönemde 1,1 puan azalarak yüzde 14,1’e geriledi. Gençlerimizin kalıcı, kayıtlı ve nitelikli istihdam içerisinde yer almasını sağlamak amacıyla ‘Genç İstihdam Hamlesi-GÜÇ Programı’nı hayata geçirmiştik. 3 yılda 3 milyon gencimizin istihdama katılmasını sağlayarak, bu alanda da tarihimizin en önemli atılımlarından birini yapmış olacağız. İstihdam sayısı, aynı dönemde 32 milyon 685 bin kişi olarak gerçekleşti. İstihdam oranı ise yüzde 49,1 seviyesini korudu. İşgücü, 35 milyon 421 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise yüzde 53,2 olarak gerçekleşti." Işıkhan, işsizliğin azaltılması, nitelikli istihdamın artırılması ve işgücü piyasasının güçlendirilmesi için çalışmaya devam edeceklerini vurguladı.