Yerel Haberler
Ankara
Sağlık Yatırımları Genel Müdürlüğü: "‘Hastaneler satılıyor’ şeklindeki iddialar gerçeği yansıtmamaktadır" 27 Nisan 2026 Pazartesi - 22:25:49 Sağlık Yatırımları Genel Müdürlüğü, Resmi Gazete’de yayımlanan taşınmaz listesine ilişkin bazı medya organlarında ve sosyal medya platformlarında yer alan ‘Hastaneler satılıyor’ iddialarının gerçeği yansıtmadığını açıkladı. Sağlık Yatırımları Genel Müdürlüğü’nün resmi sitesinden yapılan açıklamada, "Son günlerde bazı medya organlarında ve sosyal medya platformlarında, Resmi Gazete’de yayımlanan taşınmaz listesine ilişkin ‘Hastaneler satılıyor’ şeklinde yer alan iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. Söz konusu karar, fiilen kullanılmayan veya işlevini yitirmiş taşınmazların yeniden değerlendirilmesine yöneliktir. Listede yer alan ve sağlık hizmeti sunulan kurumlara ait taşınmazlar korunacaktır. Bu taşınmazlar içinde yer alan yalnızca atıl durumdaki kısımlar ifraz edilerek değerlendirilecektir. Nitekim süreç devam etmekte olup, nihai planlamalar kapsamında bazı taşınmazların kısmi olarak kullanımının sürdürülmesi, bazılarının ise kapsam dışında tutulması değerlendirilebilecektir. Sağlık hizmeti sunan hiçbir kamu hastanesinin satılması söz konusu değildir. Son 23 yılda 27 Şehir Hastanesi, 21 Eğitim ve Araştırma Hastanesi, 760 devlet hastanesi, 449 ek bina, 128 Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi ile 151 bin nitelikli yatak kapasitesini hizmete kazandıran ve sağlık altyapısını dönüştüren güçlü bir vizyonun aktif bir sağlık tesisini elden çıkarması gibi bir yaklaşımı olamaz. Vatandaşlarımızın yalnızca resmi açıklamaları esas almaları ve gerçeği yansıtmayan iddialara itibar etmemeleri önem arz etmektedir" ifadelerine yer verildi.
27 Nisan 2026 Pazartesi - 22:17 CHP’de ihraç edilenler partiye geri dönüyor Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Sözcüsü Zeynel Emre, "Geçmişte çeşitli nedenlerle partiden ihraç edilmiş ama Parti Meclisine, yönetime başvurmuş. Eğer kendi il ve ilçesindeki yöneticiler de bu duruma olumlu bakıyorsa, biz o bağışlanma taleplerini genel itibarıyla kabul ediyoruz. Bir süre sonra bir şans daha veriyoruz. Dolayısıyla 30 civarında kişi için bu yönde bir düzenleme oldu" dedi. CHP Parti Meclisi (PM) ve Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplandı. Yaklaşık 7 saat süren toplantının ardından Parti Sözcüsü Zeynel Emre, PM ve MYK gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu. Emre, "Biz güçlü belediyeciliğe devam edeceğiz. Sosyal hizmetlerimize devam edeceğiz. Büyük bir kararlılıkla almış olduğumuz yerlerdeki emanete sahip çıkacağız. Belediyecilik hizmetlerinin eksiksiz ve kusursuz bir şekilde yürümesi için her türlü çabayı yapacağız" diye konuştu. "Yeni bir hukuki destek ve izleme grubu oluşturacağız" CHP’li belediyelere yönelik operasyonların ardından bir hukuk birimi oluşturduklarını hatırlatan Emre, "Kapsamlı bir şekilde hukukçular sürekli olan biteni raporladı, gerçeği bizlerle paylaştı. Orada bir güncellemeye gideceğiz. Yeni bir hukuki destek ve izleme grubu oluşturacağız ve bir hukuki rehberlik ve raporlama. Bunun iletişimini yapacağız vatandaşlarımızla. Biz bütün bu saldırılar karşısında gerek partinin yetkilileri, gerek partinin seçmenleri, üyeleri büyük bir kararlılık ve bütünlük içerisinde cesaretle bize karşı yürütülen ve ülkedeki esasında milli iradeye yönelik tehdide karşı, darbe girişimine karşı kararlılıkla mücadele etmeye devam edeceğiz" açıklamasında bulundu. "CHP, 4 Mayıs itibarıyla 81 ilde saha çalışmasına başlayacak" CHP olarak sahaya ineceklerini duyuran Emre, sözlerine şöyle devam etti: "CHP, 4 Mayıs itibarıyla 81 ilde saha çalışmasına başlayacak. Bu kapsamda elbette ki yürüyen davalarda nöbet usulüyle, mecliste nöbet usulüyle arkadaşlarımız görevlerini gerçekleştirecekler ama MYK üyeleri, Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) üyeleri, PM üyeleri, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi’ndeki arkadaşlarımız sahadaki il ve ilçe başkanlıklarının koordinesiyle birlikte halkımızla buluşacağız ve ülkenin gerçeklerini anlatacağız. Yaşadıklarımızı birinci elden kendileriyle paylaşacağız. 196 bin sandık görevlimiz var. Bu 196 binin önemli bir kısmını güncelledik. 186 bini tekrar görev yapacak şekilde iletişime geçildi, görevlendirmeler yapıldı. Bunlar içerisinde de 106 bin sandık görevlisi, kendi sandık, saha, bölge içerisinde görevlendirilen arkadaşlarla birlikte aktif bir şekilde saha çalışmasına katılacak ve bunun bir sonraki seçime kadar sürmesini hedefliyoruz. CHP yüz binlerce görevlisiyle birlikte 81 ilde de bir dahaki seçim ortamına kadar, ki biz bir an evvel seçimin gelmesi için de gerekli çalışmayı, çabayı sergilemeye devam edeceğiz." Partiden ihraç edilenler geri dönüyor Emre ayrıca geçmiş dönemlerde partiden ihraç edilenlere yönelik şunları söyledi: "Tam rakam olarak 30 civarında geçmişte çeşitli nedenlerle partiden ihraç edilmiş ama Parti Meclisine, yönetime başvurmuş. Bizim çizgimiz gereği bağışlanma talebi ve dosyaları görüşülmüş, eğer kendi il ve ilçesindeki yöneticiler de bu duruma olumlu bakıyorsa, biz o bağışlanma taleplerini genel itibarıyla kabul ediyoruz. Bir süre sonra bir şans daha veriyoruz yani. Dolayısıyla 30 civarında kişi için bu yönde bir düzenleme oldu."
Gölbaşı’nda yerli ata tohumları toprakla buluştu
27 Mart 2026 Cuma - 19:15 Gölbaşı’nda yerli ata tohumları toprakla buluştu Gölbaşı Belediyesi’nin serasında üretilen ata tohumları, Belediye Başkanı Yakup Odabaşı ve ilkokul öğrencilerinin katıldığı programla toprakla buluştu. Gölbaşı Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü tarafından üretilen yerli ata tohumları, düzenlenen etkinlikte toprakla buluştu. Etkinliğe Belediye Başkanı Yakup Odabaşı ile Dr. Ahmet-Filiz Göğüş İlkokulu öğrencileri katıldı. Park ve Bahçeler Müdürlüğü’nün serasında gerçekleştirilen programda domates, biber ve salatalık tohumlarının ekimi yapıldı. Programda minik öğrenciler, hem tohum ekim sürecini yerinde öğrenme fırsatı buldu hem de toprakla buluşmanın keyfini yaşadı. "Toprağa dokunan çocuklarımız, yarının doğa dostu bireyleri olacak" Başkan Odabaşı, yerli ata tohumlarının önemine dikkat çekerek, "Bugün burada sadece bir tohum ekimi gerçekleştirmiyoruz; aynı zamanda geleceğe bir miras bırakıyoruz. Ata tohumları, bizim geçmişimizden gelen en değerli hazinelerimizden biridir. Bu tohumlar, doğallığın, sağlığın ve sürdürülebilir tarımın temelini oluşturur. Gölbaşı Belediyesi olarak yerli üretimi desteklemek, doğal tarımı teşvik etmek ve gelecek nesillere sağlıklı bir çevre bırakmak adına çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Çocuklarımızın da bu sürece dâhil olması ise bizim için ayrı bir mutluluk kaynağıdır. Çünkü doğa bilinci küçük yaşlarda başlar. Bugün burada toprağa dokunan, bir tohumu kendi elleriyle eken çocuklarımız, yarının doğa dostu bireyleri olacak. Onlara bu bilinci kazandırmak, en az yaptığımız hizmetler kadar kıymetlidir. Gölbaşı’nı sadece bir yaşam alanı değil, aynı zamanda üretimin ve doğayla uyumun merkezi haline getirmek istiyoruz" dedi. Etkinlik sonunda Odabaşı, programa katılan öğrencilere çeşitli hediyeler takdim etti. Günün anısına çekilen hatıra fotoğrafının ardından program sona erdi.
Ticaret Bakanlığı’ndan fahiş fiyatlarda satış yapan markete 1 milyon 806 bin lira ceza
27 Mart 2026 Cuma - 17:35 Ticaret Bakanlığı’ndan fahiş fiyatlarda satış yapan markete 1 milyon 806 bin lira ceza Ticaret Bakanlığı, Antalya’da fahiş fiyat artışı yapan bir markete, 1 milyon 806 bin 170 lira idari para cezası uygulandığını açıkladı. Ticaret Bakanlığı, fahiş fiyat artışlarına yönelik denetimlerini aralıksız sürdürüyor. Bakanlık, bu kapsamda Antalya’daki bir markette yapılan denetimlerde, biber fiyatında fahiş fiyat artışı olduğunu tespit ettiğini açıkladı. Denetimler sonucu markete 1 milyon 806 bin 170 lira idari para cezasının uygulandığını belirten Bakanlık, piyasada fiyat istikrarını bozucu her türlü girişime karşı denetimlerini kararlılıkla sürdüreceklerini vurguladı. Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, vatandaşların mağduriyetine yol açan uygulamalara hiçbir şekilde müsamaha gösterilmeyeceği belirtilerek, "Dün bazı sosyal medya mecralarında yer alan biber fiyatlarına ilişkin paylaşımlar üzerine Ticaret Bakanlığımızca ivedilikle denetim ve inceleme başlatılmıştır. Yapılan denetimler neticesinde, söz konusu ürünlere ilişkin fiyatların Antalya halinde daha yüksekte işlem gördüğü tespit edilmiştir. Bununla birlikte, üretici komisyoncu ve aracı bazı firmaların; rüsum ve stopaj vergisi başta olmak üzere mali yükümlülüklerden kaçınmak amacıyla ürün fiyatlarını düşük göstererek eksik beyanda bulundukları anlaşılmıştır. Söz konusu usulsüzlükte rolü bulunan firmalar tespit edilerek gerekli işlemlerin tesis edilmesi amacıyla Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı ile Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı’na bildirilecektir. Öte yandan, Hal Kayıt Sistemi’ne düşük bedelle bildirilen ürünleri piyasada fahiş fiyatlarla satışa sunduğu belirlenen ilgili market hakkında da işlem başlatılmıştır. Bu kapsamda, kendi beyanı esas alınarak Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu’na sevk edilen işletmeye, mevzuat kapsamında öngörülen en üst sınırdan olmak üzere 1 milyon 806 bin 170 lira tutarında idari para cezası uygulanacaktır. Ticaret Bakanlığı olarak, piyasada fiyat istikrarını bozucu her türlü girişime karşı denetimlerimiz kararlılıkla sürdürülecek olup, vatandaşlarımızın mağduriyetine yol açan uygulamalara hiçbir şekilde müsamaha gösterilmeyecektir" ifadelerine yer verildi.
Uşak Belediyesi’ne düzenlenen operasyonda Belediye Başkanı dahil 11 kişi gözaltı alındı
27 Mart 2026 Cuma - 17:22 Uşak Belediyesi’ne düzenlenen operasyonda Belediye Başkanı dahil 11 kişi gözaltı alındı Rüşvet ve usulsüzlük iddialarına ilişkin yürütülen soruşturma çerçevesinde Uşak, Kocaeli ve Ankara’da eş zamanlı operasyonlar düzenlendi. CHP’li Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım dahil 11 şüpheli gözaltına alındı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen çalışma kapsamında, Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım hakkında kişi ve firmalardan rüşvet aldığı iddiasıyla yürütülen soruşturma doğrultusunda operasyon düzenlendi. Uşak, Kocaeli ve Ankara’daki eş zamanlı operasyonda aralarında Yalım’ın da bulunduğu 11 şüpheli gözaltına alındı. Gözaltına alınan şüpheliler işlemleri için emniyete götürüldü. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından operasyona yönelik yapılan yazılı açıklamada, "İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında; Uşak Belediyesi tarafından şirketlere verilen ihalelerde mükerrer faturalandırma yapılarak oluşan farkın rüşvet olarak alındığı, ihale konusu ile alakalı kurulacak yeni işletmelerde Belediye Başkanı’nın aile fertlerine şirketten ortaklık payı verilmesi aksi halde ihalenin ilgili şirketlere verilmeyeceği yönünde baskı oluşturularak menfaat temin edildiği, belediye başkan yardımcılarının Uşak Spora yardım/bağış adı altında şahsi hesaplarına yüksek miktarlarda para topladıkları, belediye başkanı Özkan Yalım’ın makamına bağış adı altında nakit şekilde paraların getirildiği ve makbuz düzenlenmeksizin özel kalem müdürüne teslim edilerek zimmete geçirildiği, belediye başkanı, yardımcıları ve belediyedeki üst düzey yöneticilerin geceleri eğlence mekanlarına giderek harcama yaptıkları ve bu harcamaların temsil / ağırlama giderleri adı altında yemek faturası üzerinden belediye bütçesinden ödendiği, Özkan Yalım’ın yolsuz şekilde elde ettiği mallarına operasyonda el konulabileceği ihtimalini düşünerek üzerine kayıtlı mal varlığının tamamını 2025 yılı içerisinde şoförü olarak çalışan Cihan Aras’a devrettiği, Özkan Yalım’ın gönül ilişkisi bulunan A.A isimli şahsı 2024 yılında yüksek maaşlı kadroda belediyede işe aldığı ancak şahsın fiilen belediyede görev yapmadığı, kendisine ait olan Yalım Garden Tesislerinde fiilen çalışan personellerin belediye kadrosunda çalışan olarak gösterildiği ve sigorta primlerinin belediye üzerinden ödendiği, Özkan Yalım’ın iş insanı olan E.A’dan belediyeye 10 adet araç istediği ancak E.A’nın 3 adet araçtan fazla almayacağını iletmesi üzerine aynı hafta E.A’nın sahibi olduğu AVM’nin mevzuata uygun olmadığından bahisle mühürlendiği ve 65 milyon tl para cezası kesildiği yönündeki müşteki ve gizli tanık beyanları üzerine ’Rüşvet, İrtikap ve İhaleye Fesat Karıştırma’ suçları yönünden başlatılan soruşturmada Müşteki ve tanık beyanlarına konu isnatlar kapsamında ilgili şahıslar arasında yoğun HTS (iletişim trafiği) ve ilgili tarihlere ilişkin ortak baz kayıtlarının bulunduğu, MASAK raporları kapsamında şüphelilerin hesaplarında kaynağı tespit edilemeyen yüksek tutarlı para hareketlerinin/mal varlığı alımlarının, nakit para yatırma/çekme işlemlerinin, yurtdışı şirketler/şahıslar tarafından gönderilen yüksek tutarlı swift transferlerin bulunduğu, şüpheli şahısların gerçekleştirmiş olduğu finansal işlemlerin hacim ve sıklığı ile mali ve mesleki profili arasında uyumsuzluk bulunduğu, tanık ve müşteki beyanlarının elde edilen teknik ve mali verilerle uyumlu olduğu tespit edilmiş olup, Bu değerlendirmeler doğrultusunda 27.03.2026 tarihinde şüphelilerin bulundukları Uşak, Ankara ve Kocaeli illerinde eş zamanlı operasyon gerçekleştirilmiş, operasyon kapsamında toplam 11 şüpheli yakalanarak gözaltına alınmıştır. Soruşturma çok yönlü ve titizlikle devam etmekte olup, Kamuoyuna saygıyla duyurulur" ifadelerine yer verildi. Lüks otelde sevgilisiyle yakalandı Ankara’da gerçekleştirilen operasyonda Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım’ın Crowne Plaza Otel’in 902 numaralı odasında yakalandığı ve gözaltı sırasında yanında 21 yaşındaki Uşak Belediyesi çalışanı S.A. isimli bir kadın bulunduğu tespit edildi. Otel kaydı bulunmayan genç kadının belediyede aktif SGK kaydının olduğu belirlenirken, söz konusu ismin başkanın iki yasak ilişkisinden biri olduğu ve hakkında gözaltı kararı verildiği öğrenildi.
Memur-Sen, ABD Büyükelçiliği önüne siyah çelenk bıraktı
27 Mart 2026 Cuma - 17:20 Memur-Sen, ABD Büyükelçiliği önüne siyah çelenk bıraktı Memur Sendikaları Konfederasyonu (Memur-Sen), ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını ABD’nin Ankara Büyükelçiliği önüne siyah çelenk bırakarak protesto etti. Memur-Sen tarafından İran ABD ve İsrail savaşı başta olmak üzere bölgede yaşanan çatışmaları protesto etmek üzere ABD Büyükelçiliği önünde basın açıklaması düzenleyerek Siyah Çelenk Bırakma Eylemi gerçekleştirdi. Büyükelçilik önünde bir araya gelen Memur-Sen üyeleri, ‘Savaşa hayır’ yazılı yelekler giydi, dövizler taşıdı. "ABD Büyükelçiliği önüne bırakacağımız siyah çelenk, bir sembolik jest değildir" Burada bir konuşma gerçekleştiren Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, bir ülkeyi protesto etmek için değil, bir zihniyeti teşhir etmek için toplandıklarını ifade ederek, "ABD Büyükelçiliği önüne bırakacağımız siyah çelenk, bir sembolik jest değildir. O çelenk, bu çağın üzerine çöken karanlığın, çocukların kanıyla büyüyen bir düzenin, demokrasi ve özgürlük söylemiyle süslenmiş bir yıkım siyasetinin ifşa edilmesidir. Çünkü artık açıkça görüyoruz. Bu dünyada savaşlar gerekçelerle başlamıyor, gerekçeler üretilerek başlatılıyor. Ve bugün İran’a yönelen saldırı da böyle bir düzenin devamıdır" açıklamasında bulundu. Türkiye’nin de içinde bulunduğu coğrafyada hayatını kaybeden kim olursa olsun kendilerinden olduğunu söyleyen Yalçın, karşılarında ABD’nin emperyal aklıyla İsrail’in siyonist hattı olduğunu ve ikisinin yıkım, şiddet ve insan hayatının yok edilmesi noktasında kesiştiğini bildirdi. Yalçın, buna karşı bütün dünyanın birlik olması gerektiğinin altını çizerek, "Bu zihniyet, ’Ben yaparım. Çünkü güç bende’ diyor. Bu noktada mesele artık sadece politika değildir, insanlık meselesidir. Bu manzara karşısında dünyanın bütün iyi insanları bir an önce birleşmeli, güçlü bir hat oluşturmalıdır" diye konuştu. "Emperyalizm sahaya ateşe atar, siyonist bu ateşi genişletme fırsatına çevirir" Çocuğa işkence edebilen bir sistemin yalnızca savaş üretmeyeceğini insanlıktan çıkmış bir zihin üreteceğini kaydeden Yalçın, "Burada çok ağır bir gerçekle karşı karşıyayız. Bu zihinde çocukların ölümünü yalnızca kaçınılmaz görmüyorum. Onu sistemin doğal bir parçası olarak görüyorum. Bugün burada yaptığımız budur. Bu aymazlığa, ahlaksızlığa, çirkefliğe isyan ediyoruz. Çünkü susarsak bu düzen büyür. Sessiz kalırsak bu yöntem kalıcı halde gelir. Onun için İran’a yapılan saldırıyı bu çerçevede okumak lazım. Devamında genişleyen ateşi buradan görmek lazım. Bu saldırı bu düzenin sürekliliğidir. Emperyalizm sahaya ateşe atar, siyonist bu ateşi genişletme fırsatına çevirir. Onun için bu süreçte her şey araç haline gelir. Toprak araçtır enerji, araçtır, insan bile araçtır. En acısı çocuklar bile bu kirli savaşın aracı haline gelmiştir" ifadelerine yer verdi. "Bu sadece bir savaş değil, bir zihniyetin ifşasıdır" Ortadoğu’da yaşanan savaşın sadece İran’a yönelik bir saldırı olmadığını belirten Yalçın, saldırıların insanı merkeze almayan bir sistemin devamına temsil ettiğini söyleyerek, "Bu sadece bir savaş değil, bu bir zihniyetin ifşasıdır. Bu zihniyeti reddediyoruz. Bugün buraya bırakacağımız siyah çelenk bir yas değil bir kayıptır. Demokrasi adıyla yıkım üreten hiçbir güç masum değildir. Çocukların ölümünü sistematik hale getiren hiçbir makam meşru değildir. İnsanı dışlayan hiçbir düzen kalıcı değildir" değerlendirmesinde bulundu. Yalçın, konuşmasının ardından konfederasyon üyeleriyle üzerinde ‘Savaşa hayır’ yazılı siyah çelengi, ABD’nin Ankara Büyükelçiliğinin önüne bıraktı.
İnternet üzerinden tuzak kurarak gasp ve dolandırıcılık yapan şebekeye operasyon: 11 tutuklama
27 Mart 2026 Cuma - 17:09 İnternet üzerinden tuzak kurarak gasp ve dolandırıcılık yapan şebekeye operasyon: 11 tutuklama Ankara’da internet üzerinden cinsel birliktelik vaadiyle erkekleri tuzağa düşürerek gasp ve dolandırıcılık yaptıkları belirlenen şüphelilere yönelik operasyonda 11 kişi tutuklandı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddet ile Cinsel Suçlar Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturma kapsamında, şüpheli kadınların internet üzerinden verdikleri ilanlarla erkeklerle iletişime geçtikleri belirlendi. Şüphelilerin buluşma sırasında ikamet kapısını açarak birlikte hareket ettikleri kişilerle mağdurları silah göstermek suretiyle darp ettikleri, para ve değerli eşyalarını zorla aldıkları tespit edildi. Aynı şüphelilerin bazı olaylarda ise hileli davranışlarla cinsel birliktelik yaşanacağı izlenimi vererek mağdurlardan para aldıkları ve bu yolla dolandırıcılık suçunu işledikleri ortaya çıktı. Yapılan teknik takip ve dinlemeler sonucunda 20 ayrı olayda toplam 23 şüpheli tespit edildi. Şüpheliler hakkında 24 Mart 2026 tarihinde gözaltı kararı verildi. Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Gasp Büro Amirliği ekiplerince düzenlenen operasyonda 22 şüpheli ile 1 suça sürüklenen çocuk yakalandı. Emniyetteki işlemlerinin ardından 27 Mart 2026 tarihinde adliyeye sevk edilen şüphelilerden 14’ü ile 1 suça sürüklenen çocuk tutuklama talebiyle, diğer şüpheliler ise adli kontrol talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi. Mahkemece 11 şüpheli tutuklanırken, 1 suça sürüklenen çocuk hakkında adli kontrol tedbiri uygulandı. Olayla ilgili soruşturmanın titizlikle sürdürüldüğü öğrenildi.
‘Türk Dünyasında Kadın, Eğitim ve Fikir’ programı
27 Mart 2026 Cuma - 16:57 ‘Türk Dünyasında Kadın, Eğitim ve Fikir’ programı ‘Türk Dünyasında Kadın, Eğitim ve Fikir’ programı, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Merkezi’nde düzenlendi. İsmail Gaspıralı Dış Politika Enstitüsü tarafından düzenlenen programda Türk dünyasında kadınların eğitim ve fikir hayatındaki rolünün ele alındı, Şefika Gaspıralı’nın manevi mirası ve Türk aydınlanmasına sunduğu katkılar kapsamlı şekilde değerlendirildi. Programda, Gaspıralı’nın özellikle kadınların eğitimi, toplumsal hayata katılımı ve fikir dünyasındaki etkisine yönelik çalışmaları üzerinde duruldu. Alanında uzman akademisyenler, araştırmacılar ve davetlilerin katılımıyla gerçekleşen etkinlikte, Türk dünyasında kadınların tarihi süreçte üstlendiği rol ve günümüzdeki konumuna ilişkin değerlendirmeler yapıldı. "Kadın hep ön saftadır" MHP Genel Başkan Yardımcısı Zuhal Topcu, Gaspıralı’yı şöyle anlattı: "Kadının cahil bırakılmasının milletin yarısını karanlıkta tutmak demek olduğunu çok iyi biliyordu. Bu yüzden eğitimde reformu, kız çocuklarının okullaşmasını, öğretmen olmasını, karar mekanizmalarında yer almasını savundu. Kendisi sadece bir kadın aktivist değil; bir milletin uyanışında, kadınların özgürleşmesinde ve Türk dünyasının modernleşme yolculuğunda unutulmaz bir semboldür. Türk tarihine baktığımızda da kadın hep ön saftadır. Tomris Hatun’dan günümüze, Türk kadını daima devlet aklının, toplum liderliğinin ve cesaretin sembolü olmuştur. Bu kadim miras bugün de devam etmektedir." "Kadının eğitime erişimi bütün Türk coğrafyasına ilham vermektedir" Modern dünyada Türk kadınlarının bilimde, siyasette, sanatta, diplomaside ve girişimcilikte adından söz ettirilmesi gerektiğini belirten Topcu,"Küreselleşen dünyada artık biliyoruz ki bir ülkenin gelişmişliği, kadınlarının güçlenmesiyle doğru orantılıdır. Kadının eğitime erişimi, ekonomik üretime katılımı, siyasette temsil gücü ve toplumsal haklar konusunda elde ettiği ilerleme sadece o topluma değil, bütün Türk coğrafyasına ilham vermektedir. Bu nedenle bizim görevimiz; Türk dünyası kadınlarının dayanışmasını artırmak, ortak projeler geliştirmek, kültürel bağlarımızı güçlendirmek ve her alanda daha fazla görünürlük sağlamaktır" diye konuştu. "Güçlü toplum güçlü bir Türk dünyasını inşa eder" Küreselleşmenin sunduğu fırsatları kadınların yararına dönüştürmenin; bilgiye, teknolojiye ve uluslararası iş birliklerine erişimlerini güçlendirmenin artık bir tercih değil, bir zorunluluk olduğunu söyleyen Topcu, "Güçlü kadın güçlü aileyi; güçlü aile güçlü toplumu, güçlü toplum ise güçlü bir Türk dünyasını inşa eder. Bugün bir kez daha ifade etmek isterim ki; Türk dünyasının geleceği, kadınların kararlılığı, zekâsı, emeği ve cesaretiyle şekillenecektir" şeklinde konuştu.
Yazar Uğur Becerikli’nin yeni kitabı ‘İyi İnsan Olmanın 40 Yolu’ okuyucularla buluştu
27 Mart 2026 Cuma - 14:05 Yazar Uğur Becerikli’nin yeni kitabı ‘İyi İnsan Olmanın 40 Yolu’ okuyucularla buluştu Yazar Uğur Becerikli’nin yeni kitabı ‘İyi İnsan Olmanın 40 Yolu’ okuyucularla buluştu. Daha çok romanları ile tanınan Uğur Becerikli, deneme/kişisel gelişim türündeki yeni kitabı ‘İyi İnsan Olmanın 40 Yolu’nu yayınladı. Geçtiğimiz günlerde okuyucu ile buluşan kitapta, iyilik kavramı yanında, insanın neden iyi olması gerektiği ve bunun için neler yapabileceği anlatılıyor. Kitapta ayrıca, iyice yaşlanmadan önce yapılması gereken iyiliklerin bir listesi bulunuyor. "İyilik soyut değil hayatın içinde" Uğur Becerikli, iyiliği soyut bir kavram olmaktan çıkarıyor ve hayatın her anına uygulanabilir 40 somut ilke ile yeniden tanımlıyor. Bunu da "İyilik soyut bir kavram değil, hayatın içinde var olan bir durumdur" sözleriyle açıklıyor. Becerikli, Destek Yayınevi’nden okuyucu ile buluşan kitaba ilişkin şunları söyledi: "Artık ellili yaşlardayım ve yarım asrı aşan gözlem ve tecrübelerimi bir araya getirmek istedim. Nedense iyi olmayı bir çeşit romantizm gibi algılıyoruz. Sanki insan üstü bir durum gibi görmeye meyilliyiz. Oysa iyilik, her insanın doğuştan getirdiği bir haldir. Aslında iyiyiz ama yine kendi elimizle bunu bozuyor, sonra da iyi olmanın özlemeni çekiyoruz. Günlük yaşamda biraz daha bilinçli tercihler yaparak bile aslında iyi olma durumu korunabilir. Bu nedenle sık karşılaştığım durumlara ilişkin 40 başlık belirledim ve bunlar üzerinden iyi olmayı anlatmaya çalıştım." Becerikli, her şeyin başında tevazuun geldiğinin altını çizerek, "Toprak olduğumuzu ve yine toprağa dönüşeceğimizi unutmamak gerekiyor. Ömer Hayyam’ın dediği gibi bir gün en fazla bir testinin kulpu olacağız. Bu nedenle mütevazı olmak ve aşırı gitmemek, yani her konuda dengede kalmak, iyi olmayı da sağlıyor" dedi. Kitap, modern dünyanın hız, rekabet ve görünürlük baskısı altında unutulan temel değerleri yeniden gündeme getiriyor. "İyiler hep kaybeder" algısını ters yüz eden Becerikli, asıl kazancın insanın kendi vicdanıyla kurduğu barışta saklı olduğunu vurguluyor. İyiliğin bir zayıflık değil; insanı güçlendiren, huzur veren ve kalıcı iz bırakan bir duruş olduğunun altını çiziyor. Becerikli, "İyiliğin sonu olmaz. Hadi daha iyi olalım" diye de herkese çağrı yapıyor.