Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Ankara
DMM’den Türkiye ve Azerbaycan ilişkilerine yönelik dezenformasyon içeren paylaşımlar hakkında açıklama
07 Mart 2026 Cumartesi - 18:34:40
Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), sosyal medyada Türkiye ve Azerbaycan ilişkilerine ve Azerbaycan’a yönelik maksadını aşan eleştiri, dezenformasyon ve provokasyon içeren paylaşımlar yapıldığını açıkladı. İkili ilişkilerin her düzeyde ‘Tek Millet, İki Devlet’ şiarıyla yürütülüğünü açıklayan DMM, kritik konularda resmi makamlarca yapılan açıklamaların dikkate alınması yönünde uyarıda bulundu. DMM’nin sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "Son günlerde bölgemizde yaşanan gelişmelerle ilişkili olarak, sosyal medya başta olmak üzere bazı mecralarda Türkiye ve Azerbaycan ilişkilerine ve Azerbaycan’a yönelik maksadını aşan eleştiri, dezenformasyon ve provokasyon içeren paylaşımlar yapıldığı görülmektedir. Sarsılmaz tarihi ve müşterek değerlerle birbirine sıkı sıkıya bağlı olan Türkiye ve Azerbaycan, sadece bugün değil geçmişte de birçok kez karşı karşıya kaldığı sınamalardan başarıyla çıkmıştır. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in liderler seviyesinde öncülük ettiği ikili ilişkiler, her düzeyde ‘Tek Millet, İki Devlet’ şiarıyla yürütülmektedir. Kamuoyunun bu kardeşliğe zarar verebilecek maksadını aşan söylemlere, dezenformasyonlara ve kara propaganda faaliyetlerine karşı daha hassas olması; kritik konularda Türkiye ve Azerbaycan makamlarınca yapılan açıklamaları dikkate alması önemle rica olunur" ifadelerine yer verildi.
07 Mart 2026 Cumartesi - 17:35
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Bayraktaroğlu, Suudi Arabistanlı mevkidaşı ile görüştü
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Suudi Arabistan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Fayyadh Bin Hamed Al-Ruwaili ile telefonda görüştü. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Suudi Arabistan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Fayyadh Bin Hamed Al-Ruwaili ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede, ikili ilişkiler ve bölgesel konular ele alındı.
07 Mart 2026 Cumartesi - 16:20
Türkiye, KKTC’ye F-16 göndermeyi değerlendiriyor
Milli Savunma Bakanlığı, KKTC’nin güvenliği amacıyla adaya F-16 savaş uçakları konuşlandırılabileceğini bildirdi. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sekizinci günde de sürüyor. İran ise misilleme yanıtlarıyla karşılık veriyor. Savaş devam ederken Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin güvenliği ile ilgili Ankara’dan bir değerlendirme geldi. Milli Savunma Bakanlığı kaynakları, KKTC’nin güvenliği için adaya F-16 savaş uçaklarının konuşlandırılabileceğini bildirdi. Kaynaklar son gelişmeler ışığında bu konuda planlamaların sürdüğünü ifade etti.
07 Mart 2026 Cumartesi - 16:16
Cumhurbaşkanı Erdoğan Birleşik Krallık Başbakanı Starmer ile telefonla görüştü
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi.
28 Ocak 2026 Çarşamba - 11:44
Kırmızı bültenle aranan 13 kişi ve ulusal seviyede aranan 1 kişi Türkiye’ye getirildi
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, kırmızı bültenle aranan 13 kişi ve ulusal seviyede aranan yurt dışındaki 1 kişinin yakalanarak Türkiye’ye getirildiğini açıkladı. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Gürcistan (9), Almanya (2), Ermenistan, Hırvatistan, Karadağ’dan ülkemize getirdik. Kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan C.A., S.A., O.R.Y., K.İ., A.A., K.K., M.A., E.K., S.Y., M.A.Y., A.M., D.G., H.S.Ç. ile ulusal seviyede aranan C.B. isimli şahıslar yakalandı ve ülkemize iadeleri sağlandı" açıklamasında bulundu. Yerlikaya, operasyonun Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) Interpol-Europol Daire Başkanlığı, Adalet Bakanlığı görevlileri, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM), İstihbarat ve Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlıkları, Siber ve Asayiş Daire Başkanlıkları, İstanbul, Ardahan ve Artvin İl Emniyet Müdürlükleri’nin koordinesinde gerçekleştirildiğini belirterek, yakalanan zanlılara ilişkin şu bilgileri verdi: "‘Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, hırsızlık, mala zarar verme, iş yeri dokunulmazlığını ihlal etme, basit yaralama, nitelikli olarak konut dokunulmazlığını ihlal etme, yağma, hükümlü veya tutuklunun kaçması’ suçlarından kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan ‘Çirkinler Organize Suç Örgütü’ yöneticisi’ C.A. isimli şahıs Hırvatistan’da, ‘ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma, taşıma, bulundurma’ suçundan kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan S.A. isimli şahıs Gürcistan’da, ‘yağma’ suçundan kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan O.R.Y. isimli şahıs Gürcistan’da, ‘kasten öldürmeye teşebbüs’ suçundan kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan K.İ. isimli şahıs Gürcistan’da, ‘kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama’ suçlarından kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan A.A. isimli şahıs Gürcistan’da, ‘kasten öldürme, yağma’ suçlarından kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan K.K. isimli şahıs Gürcistan’da, ‘suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, yağma (6 kez), kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ suçlarından kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan M.A. isimli şahıs Gürcistan’da, ‘hırsızlık, resmi belgede sahtecilik’ suçlarından kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan E.K. isimli şahıs Gürcistan’da, ‘uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama, silahla tehdit (2 kez), mala zarar verme’ suçlarından kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan S.Y. isimli şahıs Gürcistan’da, ‘hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal etme’ ve muhtelif suçlardan kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan M.A.Y. isimli şahıs Almanya’da, ‘kasten öldürme’ suçundan kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan A.M. isimli şahıs Almanya’da, ‘nitelikli kasten öldürme, nitelikli yağma, resmi belgede sahtecilik’ suçlarından kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan D.G. isimli şahıs Ermenistan’da, ‘dolandırıcılık’ suçundan kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan H.S.Ç. isimli şahıs Karadağ’da, ‘hükümlü veya tutuklunun kaçması, yağma’ suçlarından ulusal seviyede aranan C.B. isimli şahıs Gürcistan’da yakalandı ve ülkemize iadeleri sağlandı. Hangi bültenle aranırsa aransın organize suç örgütü üyelerini, zehir tacirlerini bir bir yakalayıp ülkemize geri getireceğiz."
28 Ocak 2026 Çarşamba - 11:39
Keçiören Belediyesi’nden ücretsiz tiyatro hizmeti
Keçiören Belediyesi’nin yarıyıl tatiline özel hazırladığı etkinlikler kapsamında "İbiş ile Memiş" adlı tiyatro oyunu, ücretsiz bir şekilde gösterime sunuldu. Keçiören Belediyesi, yarıyıl tatiline özel olarak hazırladığı etkinliklere bir yenisini daha ekledi. Bu kapsamda İbiş ile Memiş isimli tiyatro oyunu, Keçiören Belediyesi Şehir Tiyatroları tarafından Necip Fazıl Kısakürek Tiyatro Salonu’nda sahnelendi. Yazar ve yönetmenliğini Tugay Tekeci’nin üstlendiği, Atölye Gençleri tarafından sahnelenen İbiş ile Memiş oyunu sahne tasarımı, karakterleri ve anlatımıyla çocuklardan ilgi gördü. Ormanda yaşayan iki sevimli arkadaşın paylaşmayı öğrenme hikayesini konu alan oyun, paylaşmanın dostluğu güçlendirdiğini ve mutluluğu çoğalttığını anlattı. Tiyatrolar ücretsiz olarak hizmet verecek Keçiören Belediyesi, yarıyıl tatili için bir program hazırlayarak aralarında İbiş ile Memiş, Keloğlan Sihirli Asa, Masal Dünyası, Kırmızı Başlıklı Kız, İllüzyon, Bubble ve Kukla Gösterisi gibi birçok tiyatro oyununu ücretsiz olarak çocuklarla buluşturuyor. Yarıyıl tatili boyunca devam eden tiyatro gösterimleri, Keçiören Belediyesi’nin web sitesi ve sosyal medya hesaplarından düzenli olarak duyurulacağı belirtildi.
28 Ocak 2026 Çarşamba - 11:36
Kırmızı bültenle aranan 13 kişi ve ulusal seviyede aranan 1 kişi yakalandı
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, kırmızı bültenle aranan 13 suçlu ve ulusal seviyede aranan yurtdışındaki 1 suçlunun Türkiye’ye getirildiğini açıkladı. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, kırmızı bültenle aranan 13 suçlu ve ulusal seviyede aranan yurtdışındaki 1 suçlunun Türkiye’ye getirildiğini duyurdu. Yerlikaya operasyona ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Gürcistan(9), Almanya(2), Ermenistan, Hırvatistan, Karadağ’dan ülkemize getirdik. Kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan C.A., S.A., O.R.Y., K.İ., A.A., K.K., M.A., E.K., S.Y., M.A.Y., A.M., D.G., H.S.Ç., ile ulusal seviyede aranan C.B. isimli şahıslar yakalandı ve ülkemize iadeleri sağlandı" açıklamasında bulundu. Yerlikaya, operasyonun Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) Interpol-Europol Daire Başkanlığı, Adalet Bakanlığı görevlileri, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM), İstihbarat ve Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlıkları, Siber ve Asayiş Daire Başkanlıkları, İstanbul, Ardahan ve Artvin İl Emniyet Müdürlükleri’nin koordinesinde gerçekleştirildiğini belirterek yakalanan suçlulara ilişkin şunları kaydetti: " ‘Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma, Hırsızlık, Mala Zarar Verme, İş Yeri Dokunulmazlığını İhlal Etme, Basit Yaralama, Nitelikli Olarak Konut Dokunulmazlığını İhlal Etme, Yağma, Hükümlü veya Tutuklunun Kaçması’ suçlarından Kırmızı Bültenle uluslararası seviyede aranan ‘Çirkinler Organize Suç Örgütü Yöneticisi’ C.A isimli şahıs Hırvatistan’da, ‘Ruhsatsız Ateşli Silahlarla Mermileri Satın Alma, Taşıma, Bulundurma’ suçundan Kırmızı Bültenle uluslararası seviyede aranan S.A. isimli şahıs Gürcistan’da, ‘Yağma’ suçundan Kırmızı Bültenle uluslararası seviyede aranan O.R.Y. isimli şahıs Gürcistan’da, ‘Kasten Öldürmeye Teşebbüs’ suçundan Kırmızı Bültenle uluslararası seviyede aranan K.İ. isimli şahıs Gürcistan’da, ‘Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma, Kasten Yaralama’ suçlarından Kırmızı Bültenle uluslararası seviyede aranan A.A. isimli şahıs Gürcistan’da, ‘Kasten Öldürme, Yağma’ suçlarından Kırmızı Bültenle uluslararası seviyede aranan K.K. isimli şahıs Gürcistan’da, ‘Suç İşlemek Amacıyla Kurulan Örgüte Üye Olma, Yağma (6 kez), Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma’ suçlarından Kırmızı Bültenle uluslararası seviyede aranan M.A. isimli şahıs Gürcistan’da, ‘Hırsızlık, Resmi Belgede Sahtecilik’ suçlarından Kırmızı Bültenle uluslararası seviyede aranan E.K. isimli şahıs Gürcistan’da, ‘Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapma veya Sağlama, Silahla Tehdit(2 kez), Mala Zarar Verme’ suçlarından Kırmızı Bültenle uluslararası seviyede aranan S.Y. isimli şahıs Gürcistan’da, ‘Hırsızlık, Konut Dokunulmazlığını İhlal Etme’ ve muhtelif suçlardan Kırmızı Bültenle uluslararası seviyede aranan M.A.Y. isimli şahıs Almanya’da, ‘Kasten Öldürme’ suçundan Kırmızı Bültenle uluslararası seviyede aranan A.M. isimli şahıs Almanya’da, ‘Nitelikli Kasten Öldürme, Nitelikli Yağma, Resmi Belgede Sahtecilik’ suçlarından Kırmızı Bültenle uluslararası seviyede aranan D.G. isimli şahıs Ermenistan’da, ‘Dolandırıcılık’ suçundan Kırmızı Bültenle uluslararası seviyede aranan H.S.Ç. isimli şahıs Karadağ’da, ‘Hükümlü veya Tutuklunun Kaçması, Yağma’ suçlarından ulusal seviyede aranan C.B. isimli şahıs Gürcistan’da yakalandı ve ülkemize iadeleri sağlandı." Yerlikaya, "Hangi bültenle aranırsa aransın organize suç örgütü üyelerini, zehir tacirlerini bir bir yakalayıp ülkemize geri getireceğiz" dedi.
28 Ocak 2026 Çarşamba - 11:30
Meteoroloji’de 2025’in "en"leri: En sıcak Şırnak, en soğuk Hakkari oldu
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na bağlı Meteoroloji Genel Müdürlüğü, 2025 yılında Türkiye’de gerçekleşen meteorolojik rekorları açıkladı. En sıcak gün 25 Temmuz’da Şırnak’ın Silopi ilçesinde 50,5 derece olarak ölçülürken, en soğuk gün ise Hakkâri’nin Yüksekova ilçesinde Selahaddin Eyyübi Havalimanı’nda eksi 35,1 derece ile 25 Şubat’ta yaşandı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Türkiye genelinde bulunan toplam 2 bin 59 gözlem istasyonundan aldığı verilerle 2025 yılında gerçekleşen rekor hava değerlerini açıkladı. 2025 yılının en sıcak günü Şırnak’ın Silopi ilçesinde yaşandı. 25 Temmuz’da Silopi’de hava sıcaklığı 50,5 derece olarak ölçüldü. Yılın en soğuk günü ise 25 Şubat’ta Hakkâri’nin Yüksekova ilçesinde yaşandı. Selahaddin Eyyübi Havalimanı’ndaki istasyonda hava sıcaklığı eksi 35,1 derece olarak ölçüldü. En çok yağış Gökçeada’ya düştü Geçen yıl kaydedilen en yüksek günlük yağış miktarı, Çanakkale’nin Gökçeada Havalimanı’nda ölçüldü. 23 Ekim’de metrekareye 167 kilogram yağış düştü. 2025 yılının en yüksek kar kalınlığı, Rize’nin İkizdere ilçesinde bulunan Ovit Yaylası’nda ölçüldü. 21 Mart’ta en yüksek kar kalınlığı 280 santimetre olarak kaydedildi. En yüksek rüzgar hızı Bayburt’a bağlı Kop Kayak Merkezi’nde ölçüldü. 13 Şubat’ta en yüksek rüzgar hızı saatte 176,4 kilometre olarak kayıtlara geçti. 2025 yılında en yüksek deniz suyu sıcaklığı 24 Temmuz’da Antalya’nın Alanya ilçesine bağlı Yeni Liman Ana Mendirek Feneri’nde 32.2 derece olarak kaydedildi. En düşük deniz suyu sıcaklığı ise 2 Şubat’ta Artvin’in Arhavi ilçesindeki Balıkçı Barınağı Tali Mendirek Feneri’nde 6,1 derece olarak ölçüldü.
28 Ocak 2026 Çarşamba - 11:15
Kollektif Zeka 2026 Vizyon Buluşması: Yapay zekada global standartlar masaya yatırıldı
Kollektif Zeka Topluluğu, 2026 yılının ilk etkinliğinde yapay zeka ekosisteminin paydaşlarını ‘Global Standartlar’ odağında bir araya getirdi. ‘Mayası insan, gücü yapay zeka’ mottosuyla yola çıkan Kollektif Zeka Topluluğu, bu yılın ilk etkinliğinde yapay zeka ekosisteminin paydaşlarını ‘Global Standartlar’ odağında bir araya getirdi. Bilkent TEKMER ev sahipliğinde 24 Ocak Cumartesi günü gerçekleşen ‘Vizyon Buluşması’nda kamu temsilcileri, yazılım evi sahipleri ve girişimciler, yapay zeka projelerinin sadece teknik başarısını değil, ticari ve hukuki sürdürülebilirliğini konuştu. Yapay zekada ‘güven rozeti’ Etkinlikte söz alan QCS Technic’ten Hüseyin Gürsoy, yapay zeka yönetim sistemleri ve standartların önemine değindi. Gürsoy, özellikle ISO/IEC 42001 standardının girişimciler için bürokratik bir kağıt parçasından öte uluslararası ticarette bir ‘güven rozeti’ işlevi gördüğünü vurguladı. Toplantıda yakın zamanda global bir havayolu firmasının web sitesindeki chatbotun müşteriye verdiği hatalı bilgiden yasal olarak sorumlu tutulduğu ve tazminata mahkum edildiği örnek vaka hatırlatıldı. Yapay zeka projelerinin yanlılık, halüsinasyon, veri gizliliği ve benzeri bu tip risklerini asgariye indirmeyi hedefleyen standartların muhtemel kriz anlarında şirketler için hukuki bir koruma kalkanı oluşturduğu belirtildi. Uzmanlar, ‘basiretli tacir’ gibi davranarak gerekli tüm önlemleri aldığını belgeleyen girişimlerin yatırımcı gözünde ‘daha az riskli’ bulunduğunu ve global pazarlarda şirket satışı (EXIT) potansiyelinin arttığını ifade etti. Süper bilgisayarlara erişimde ‘ciddiyet’ referansı Buluşmada büyük dil modelleri (LLM) geliştiren girişimcilerin en büyük darboğazı olan ‘yüksek performanslı bilgi işlem’ kaynaklarına erişim konusu da masaya yatırıldı. TÜBİTAK ULAKBİM bünyesindeki TRUBA gibi süper bilgisayar altyapılarına ve Avrupa Dijital İnovasyon Merkezleri (EDIH) ağlarına dahil olma süreçlerinde uluslararası standartlara uyumun kritik bir referans olduğu aktarıldı. Bu standartları sağlayan girişimlerin ‘işini ciddiye alan ve global potansiyeli olan oyuncu’ olarak algılandığı, böylece milyonlarca veriyi işlemek için gereken devasa donanım ve enerji maliyetlerine katlanmadan devlet destekli test ortamlarına erişim onaylarının kolaylaştığı kaydedildi. ‘Yazışarak’ uygulama geliştirme dönemi Bilgi paylaşımının yanı sıra üretimi teşvik etmeyi hedefleyen etkinlikte, girişimcilik yolculuğuna yeni başlayacak 4 katılımcıya global bir yapay zeka aracı iş birliğiyle hazırlanan özel bir eğitim programı hediye edildi. Programın bilinen ‘sürükle-bırak’ (no-code) yöntemlerinden farklı olarak ‘Prompt (İstem) Mühendisliği’ temelli olduğu belirtildi. Katılımcıların teknik kodlama bilgisine ihtiyaç duymadan sadece doğal dilde (Türkçe) isteklerini yapay zekaya anlatarak, ‘yapay zeka ile yazışarak’ kendi mobil ve web uygulamalarını geliştirebilecekleri, sürecin sonunda ise çalışan bir ürüne sahip olacakları açıklandı. "Amacımız sadece teknolojiyi konuşmak değil, ’insan odaklı’ katma değere dönüştürmek" Etkinlikte konuşan Kollektif Zeka Kurucusu Mustafa Alkan, topluluğun vizyonunu şu sözlerle özetledi: "Bir sosyal medya gönderisiyle başlayan yolculuğumuz, bugün TRT Radyo 1’de Anadolu’nun en uzak köşesindeki gence ulaştığımız, kamu ve özel sektör arasında köprü kurduğumuz bir yapıya dönüştü. Bireysel başarıdan önce farklı yetkinlikleri bir araya getirip bu sinerjiyi yapay zeka modellerinin gücüyle birleştiriyoruz. Amacımız sadece teknolojiyi konuşmak değil, onu ’insan odaklı’ bir şekilde üreterek katma değere dönüştürmek." Etkinlik, farklı disiplinlerden katılımcıların deneyimlerini paylaştığı ve bilgi alışverişi yapılan oturumla sona erdi.
28 Ocak 2026 Çarşamba - 10:42
Uzman eğitimci Yolcu: "Şu anda konuşulan öğrenci affı aslında genel bir öğrenci affı değil"
Çankaya Üniversitesi İletişim Koordinatörü ve Yazar İsmail Yolcu, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından gündeme alınan öğrenci affıyla ilgili, "2018 yılından bu yana şu anda konuşulan öğrenci affı aslında genel bir öğrenci affı değil. Yapılması planlanan, hazırlık aşamasında olan bir öğrenci affı" dedi. YÖK tarafından son dönemde yeniden gündeme alınan öğrenci affı düzenlemesi, üniversiteyle ilişiği kesilen öğrenciler açısından önemli bir beklenti oluşturdu. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan uzman eğitimci İsmail Yolcu, öğrenci affının eğitimde fırsat eşitliği açısından dikkatle ele alınması gereken bir başlık olduğunu belirtti. Öğrenci affı uygulamasının çeşitli nedenlerle yükseköğretim hayatı yarım kalan bireylerin yeniden sisteme dahil edilmesini amaçladığına dikkat çeken Yolcu, bu düzenlemenin sosyal ve akademik boyutlarıyla ele alınması gerektiğini ifade etti. Özellikle ekonomik zorluklar, ailevi sorunlar ve psikolojik nedenlerle üniversiteden ayrılmak zorunda kalan öğrencilerin sayısının azımsanmayacak düzeyde olduğunu vurgulayan Yolcu, öğrenci affını yalnızca bireysel bir hak düzenlemesi olarak değil, aynı zamanda toplumsal bir kazanım olarak gördüğünü vurguladı. Eğitimini tamamlayamayan bireylerin yeniden yükseköğretim sistemine kazandırılmasının istihdamdan sosyal uyuma kadar birçok alanda olumlu etkiler oluşturabileceğini belirten Yolcu, düzenlemenin hayata geçirilmesi durumunda kapsam, başvuru şartları ve uygulanma takviminin önümüzdeki süreçte netlik kazanması beklediğini ifade etti. "Bu genel bir öğrenci affı değil" YÖK tarafından gündeme alınan öğrenci affının genel bir af olmadığını, sadece belirli bir kesimi ilgilendirdiğini belirten Yolcu, "Öğrenci affı, son günlerde çokça konuşuldu. Bunun birkaç sebebi var. En son öğrenci affı 2018 yılında çıkmıştı. 2018 yılından bu yana şu anda konuşulan öğrenci affı aslında genel bir öğrenci affı değil. Yapılması planlanan, hazırlık aşamasında olan bir öğrenci affı. Dünyayla birlikte çok büyük iki olay yaşadık. İlk yaşadığımız pandemiydi, ikincisi de Türkiye’de yaşadığımız acı bir depremdi. Öğrenciler, özellikle pandemi döneminde babasının iş yeri iflas etmiş, kapanmış, ekonomik sebeplerden dolayı eğitimine ara vermiş olabilir. Ya da yaşadığımız 6 Şubat 2023 yılındaki depremde ailesini kaybetmiş olabilir. Ya da bir öğrenci düşünün, kendisi engelli duruma düşmüş olabilir, uzun bir hastane süreci yaşayabilir. YÖK diyor ki madem bir mağduriyet yaşıyorsunuz, bize belgeli bir şekilde bunu ispat edin. Sağlık raporu veya haciz belgesi olabilir. Ya da depremde yıkılan bir ev olabilir. Enkazın altında kalınmıştır, hastanede yatılmıştır veya evde bir hasta var ama bakıma muhtaçtır. İşte bu gibi sebeplerden dolayı üniversiteyle ilişiği kesilen öğrencilere YÖK ‘Bize belgelemeniz koşuluyla size af getiriyoruz’ diyor" diye konuştu. "Buradaki birinci ana çatı deprem" Öğrenci affının ana nedenlerinden birisinin 6 Şubat 2023’te yaşanan deprem olduğunun altını çizen Yolcu, bu uygulamanın yerinde bir karar olduğunu ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Buradaki birinci ana çatı deprem, ikincisi pandemi, üçüncüsü de hayatın olağan akışında gelebilecek hastalıklar, ameliyatlar gibi sebepler. Peki bu öğrenci affı kimleri kapsayacak? Deprem döneminde, eğer depremi yaşayan bir öğrenci varsa belgelendirme şartıyla olabilir. Pandemi döneminde Türkiye’de yaşanan zorluklar dünyayla birlikte ortadaydı. İflaslar, hacizler olabilir."
28 Ocak 2026 Çarşamba - 10:35
Bakan Uraloğlu: "Dünyanın çevresinin 4’te 3’ü kadar bölünmüş yol yaparak, 30 bin kilometrelik dev eşiği geride bıraktık"
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Dünyanın çevresinin 4’te 3’ü kadar bölünmüş yol yaparak, 30 bin kilometrelik dev eşiği geride bıraktık. 2002 yılında 6 bin 101 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğumuzu yüzde 393 artışla 30 bin 49 kilometreye ulaştırdık" dedi. "30 Bininci Kilometre Bölünmüş Yol" lansmanı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun katılımlarıyla 30 Ocak Cuma günü İstanbul Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Bakan Uraloğlu, konuyla ilgili yaptığı yazılı açıklamada dünyanın çevresinin 4’te 3’ü kadar bölünmüş yol yaptıklarını ve 30 bin kilometrelik dev eşiği geride bıraktıklarını belirtti. Bakan Uraloğlu, 2002 yılında 6 bin 101 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu yüzde 393 artışla 30 bin 49 kilometreye ulaştırdıklarını da ifade etti. "6,3 milyon ton karbon emisyonunu bertaraf ettik" Bölünmüş yol projelerinin hem zamandan hem yakıttan büyük tasarruf sağladığını vurgulayan Bakan Uraloğlu, "Bölünmüş yol ağımız ve otoyollarımız sayesinde zamandan 768 milyon saat, akaryakıttan 2 milyar 520 milyon litre tasarruf sağladık. Aynı zamanda 1 milyon yetişkin ağacın bir yılda temizleyebileceği kadar, yani tam 6,3 milyon ton karbon emisyonunun da önüne geçtik. Otoyol ağımızı 3 bin 796 kilometreye çıkardık. 2028 sonunda 4 bin 330 kilometreyi hedefliyoruz. Avrupa Birliği ülkeleriyle kıyaslandığında son 10 yıldaki otoyol artış hızında Avrupa’da birincinciyiz. Trafik güvenliğinde 100 milyon taşıt-kilometre başına can kaybını yüzde 81 azalttık. Dünyanın çevresinin 4’te 3’ü kadar bölünmüş yol yaparak, 30 bin kilometrelik dev eşiği geride bıraktık. 2002 yılında 6 bin 101 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğumuzu yüzde 393 artışla 30 bin 49 kilometreye ulaştırdık" ifadelerini kullandı. Bakan Uraloğlu, ayrıca 8 bin 591 kilometre olan bitümlü sıcak karışımlı yol ağını yüzde 282 artışla 32 bin 796 kilometreye, 50 kilometre olan tünel uzunluğunu yüzde bin 594 artışla 847 kilometreye, 311 kilometre olan köprü ve viyadük uzunluğunu ise yüzde 163 artışla 819 kilometreye yükselttiklerini açıkladı.
28 Ocak 2026 Çarşamba - 10:32
Uzman Eğitimci Yolcu: "Şu anda konuşulan öğrenci affı aslında genel bir öğrenci affı değil"
Çankaya Üniversitesi İletişim Koordinatörü ve aynı zamanda uzman eğitimci-yazar İsmail Yolcu, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından gündeme alınan öğrenci affı ile ilgili, "2018 yılından bu yana şu anda konuşulan öğrenci affı aslında genel bir öğrenci affı değil. Yapılması planlanan, hazırlık aşamasında olan bir öğrenci affı" dedi. YÖK tarafından son dönemde yeniden gündeme alınan öğrenci affı düzenlemesi, üniversiteyle ilişiği kesilen öğrenciler açısından önemli bir beklenti oluşturdu. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan uzman eğitimci İsmail Yolcu, öğrenci affının eğitimde fırsat eşitliği açısından dikkatle ele alınması gereken bir başlık olduğunu belirtti. Öğrenci affı uygulamasının, çeşitli nedenlerle yükseköğretim hayatı yarım kalan bireylerin yeniden sisteme dahil edilmesini amaçladığına dikkat çeken Yolcu, bu düzenlemenin sosyal ve akademik boyutlarıyla ele alınması gerektiği ifade etti. Özellikle ekonomik zorluklar, ailevi sorunlar ve psikolojik nedenlerle üniversiteden ayrılmak zorunda kalan öğrencilerin sayısının azımsanmayacak düzeyde olduğu vurgulayan Yolcu, öğrenci affının yalnızca bireysel bir hak düzenlemesi olarak değil, aynı zamanda toplumsal bir kazanım olarak gördüğünü vurguladı. Eğitimini tamamlayamayan bireylerin yeniden yükseköğretim sistemine kazandırılmasının, istihdamdan sosyal uyuma kadar birçok alanda olumlu etkiler oluşturabileceği belirten Yolcu, düzenlemenin hayata geçirilmesi durumunda kapsam, başvuru şartları ve uygulanma takviminin önümüzdeki süreçte netlik kazanması beklediğini ifade etti. "Bu genel bir öğrenci affı değil" YÖK tarafından gündeme alınan öğrenci affının genel bir af olmadığını, sadece belirli bir kesimi ilgilendirdiğini belirten Yolcu, "Öğrenci affı, son günlerde çokça konuşuldu. Bunun birkaç sebebi var. En son öğrenci affı 2018 yılında çıkmıştı. 2018 yılından bu yana şu anda konuşulan öğrenci affı aslında genel bir öğrenci affı değil. Yapılması planlanan, hazırlık aşamasında olan bir öğrenci affı. Dünyayla birlikte çok büyük iki olay yaşadık. İlk yaşadığımız pandemiydi, ikincisi de Türkiye’de yaşadığımız acı bir depremdi. Öğrenciler, özellikle pandemi döneminde babasının iş yeri iflas etmiş, kapanmış, ekonomik sebeplerden dolayı eğitimine ara vermiş olabilir. Ya da yaşadığımız 6 Şubat 2023 yılındaki depremde ailesini kaybetmiş olabilir. Ya da bir öğrenci düşünün, kendisi engelli duruma düşmüş olabilir, uzun bir hastane süreci yaşayabilir. YÖK diyor ki madem bir mağduriyet yaşıyorsunuz, bize belgeli bir şekilde bunu ispat edin. Sağlık raporu veya haciz belgesi olabilir. Ya da depremde yıkılan bir ev olabilir. Enkazın altında kalınmıştır, hastanede yatılmıştır veya evde bir hasta var ama bakıma muhtaçtır. İşte bu gibi sebeplerden dolayı üniversiteyle ilişiği kesilen öğrencilere YÖK ‘bize belgelemeniz koşuluyla size af getiriyoruz’ diyor." diye konuştu. "Buradaki birinci ana çatı deprem" Öğrenci affının ana nedenlerinden birisinin 6 Şubat 2023’te yaşanan deprem olduğunun altını çizen Yolcu, bu uygulamanın yerinde bir karar olduğunu ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü: "Buradaki birinci ana çatı deprem, ikincisi pandemi, üçüncüsü de hayatın olağan akışından gelebilecek hastalıklar, ameliyatlar gibi sebepler. Peki bu öğrenci affı kimleri kapsayacak? Deprem döneminde, eğer depremi yaşayan bir öğrenci varsa belgelendirme şartıyla olabilir. Pandemi döneminde Türkiye’de yaşanan zorluklar dünyayla birlikte ortadaydı. İflaslar, hacizler olabilir."
28 Ocak 2026 Çarşamba - 10:24
Ocak ayı doğum yardımı ödemeleri annelerin hesaplarına yatırıldı
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, ocak ayı doğum yardımı ödemelerinin bugün itibarıyla annelerin hesaplarına yatırıldığını belirterek, "Bu kapsamda bugüne kadar 787 bin 598 annenin hesabına 10,3 milyar liralık ödeme gerçekleştirmiş olduk" dedi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, ocak ayı doğum yardımı ödemelerinin annelerin hesaplarına yatırıldığını duyurdu. Göktaş, geçen yıl Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tensipleriyle ilan edilen Aile Yılı kapsamında doğum yardımı miktarının güncellendiğini hatırlatarak, bu kapsamda 1 Ocak 2025 itibarıyla doğan ilk çocuğa 5 bin liralık tek seferlik, ikinci çocuğa aylık bin 500 lira, üç ve sonraki çocuklar için aylık 5 bin lira destek verildiğini kaydetti. Aile Yılı’nda vatandaşlara verilen önemli desteklerden birinin doğum yardımları olduğunu belirten Göktaş, "Bu kapsamda ocak ayı doğum yardımı ödemelerini bugün itibarıyla annelerin hesaplarına yatırdık. Böylece bugüne kadar doğum yardımından faydalanan toplam 787 bin 598 annenin hesabına 10,3 milyar liralık ödeme gerçekleştirmiş olduk. Bakanlık olarak aile olmayı teşvik eden, sürdürülebilir destek mekanizmalarıyla sağlıklı, bilinçli aileleri güçlendirmek için çalışmalarımıza devam edeceğiz. Ödemelerin bütün ailelerimize hayırlı olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı. Doğum yardımına başvuruların e-Devlet ve ’İlk Öğretmenim Ailem’ mobil uygulaması üzerinden alındığını kaydeden Bakan Göktaş, başvurusu onaylanan ailelerin doğum yardımlarının yatırıldığı bilgisine ’İlk Öğretmenim Ailem’ mobil uygulaması aracılığıyla ulaşılabileceğini bildirdi. Göktaş, doğum yardımı ödemelerinin Halkbank aracılığıyla hesaplara yatırıldığını belirterek, ödemelerin çocuklar 5 yaşını tamamlayana kadar kesintisiz olarak devam edeceğini de hatırlattı.
28 Ocak 2026 Çarşamba - 09:02
Bakan Yerlikaya: "Antalya’da 10 yıl önce işlenen faili meçhul kadın cinayeti aydınlatıldı"
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Antalya’da 10 yıl önce işlenen faili meçhul kadın cinayetinin aydınlatıldığını açıkladı. Bakan Yerlikaya, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda 10 yıl önce işlenen faili meçhul kadın cinayetinin Antalya Emniyet Müdürlüğü ekiplerince aydınlatıldığını ve katilin hapiste olduğunu belirtti. Bakan Yerlikaya, paylaşımında şu ifadelere yer verdi: "Faili meçhul cinayetleri geriye doğru tek tek ele alan polisimiz, Antalya’da 29.02.2016 tarihinde öldürülen S.K. adlı kadının katil ya da katilerinin peşine düştü. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında Antalya Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekiplerince titiz bir çalışma başlatıldı. Bahse konu dosya ile ilgili detaylı ve teknolojik çalışmalar tekrar ele alındı. Olayı gerçekleştiren şüphelinin daha önceden benzer olaylara karışmış olabileceği değerlendirilerek, arşiv çalışmasına başlandı. 14 Haziran 2019 günü Antalya Muratpaşa ilçesinde öldürülen K.K.D. isimli kadın cinayeti ile 2016 yılında işlenen S.K. adlı kadın cinayeti arasında benzerlikler tespit edildi. 2019 yılında K.K.D. isimli kadın cinayetinin şüphelisi olarak tutuklanan M.K.’nın 2016 yılında işlenen cinayetin de faili olabileceği değerlendirildi. Cinayet Büro Amirliği ekipleri, hapisteki M.K.’dan 25 Kasım 2025 tarihinde kan örneği alarak, 2016 yılında öldürülen S.K.’dan elde edilen biyolojik bulgularla karşılaştırmak üzere İzmir Adli Tıp Kurumuna gönderdi. 22 Ocak 2026 tarihinde İzmir Adli Tıp Kurumundan gelen cevaba göre 2016 yılında öldürülen S.K. adlı kadından daha önce elde edilen örneklerden çıkartılan DNA profili ile şüpheli M.K.’dan alınan kan örneğinden çıkartılan DNA profilinin uyumluluk gösterdiği tespit edildi. 29 Şubat 2016 tarihinde öldürülen S.K. adlı kadının katilinin de M.K. olduğu tespit edildi. Cinayet aydınlatıldı. Valimizi, Cumhuriyet Başsavcılığımızı, Emniyet Müdürümüzü, Cinayet Büromuzu ve polisimizi yürekten tebrik ediyorum. Allah ayağınıza taş değdirmesin. 2 kadını öldüren vicdansız polisimizden kaçamadı. Hiçbir suçun cezasız kalmaması için özel ekiplerimizle geriye dönük faili meçhul cinayetleri aydınlatmak üzere gece gündüz mücadelemize devam ediyoruz."
28 Ocak 2026 Çarşamba - 08:33
Bakan Yerlikaya: "46 ilde FETÖ’ye yönelik eş zamanlı operasyonlarımızda; haklarında kesinleşmiş hapis cezası veya arama kaydı bulunan 151 şüpheliyi yakaladık"
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, "46 ilde FETÖ’ye yönelik eş zamanlı olarak düzenlenen operasyonlarımızda; haklarında kesinleşmiş hapis cezası veya arama kaydı bulunan 151 şüpheliyi yakaladık" dedi. İçişleri Bakanı Yerlikaya sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, 46 ilde FETÖ’ye yönelik eş zamanlı olarak düzenlenen operasyonlarda; haklarında kesinleşmiş hapis cezası veya arama kaydı bulunan 151 şüpheliyi yakaladıklarını belirterek şüphelilerin 82’sinin tutuklandığını, 54’ü hakkında adli kontrol hükümleri uygulandığını, diğerlerinin işlemlerine devam edildiğini kaydetti. Bakan Yerlikaya operasyonlarla ilgili şu bilgileri paylaştı: "EGM TEM Daire Başkanlığımız, KOM ve İstihbarat Başkanlıklarımız koordinasyonunda yapılan çalışmalar sonucu; Ankara, Balıkesir, Batman, Burdur, Çorum, Denizli, İstanbul, Kars, Kocaeli, Malatya, Manisa, Osmaniye, Samsun, Siirt ve Tekirdağ merkezli olmak üzere Adana, Adıyaman, Afyonkarahisar, Aksaray, Amasya, Antalya, Aydın, Bursa, Edirne, Eskişehir, Gaziantep, Gümüşhane, Hatay, İzmir, Kahramanmaraş, Karabük, Kastamonu, Kayseri, Konya, Kütahya, Mardin, Mersin, Muğla, Nevşehir, Ordu, Sakarya, Şanlıurfa, Sivas, Rize, Uşak ve Trabzon TEM ve KOM Şube Müdürlüklerimizce; ’Adliye Mahrem Yapılanması, Askeri Mahrem Yapılanma, Eğitim Yapılanması, Öğrenci Yapılanması ve Mahrem Yapılanmalar’ içerisinde faaliyette bulundukları, kriptolu haberleşme programı ByLock kullanıcısı oldukları, ankesörlü telefonlarla iletişim kurdukları, örgüt içerisindeki sorumlu şahıslar ile irtibatlı oldukları, münferit sınav soruşturmaları kapsamında mülakatlarda avantajlı olarak kodlandıkları ve örgüt tarafından ’Gaybubet Evi’ olarak adlandırılan hücre evlerinde barındıkları tespit edilen şüphelilere yönelik operasyonlar düzenlendi. Milletimizin birlik ve beraberliğine, devletimizin bütünlüğüne, vatandaşlarımızın huzuruna ve refahına kasteden FETÖ ve yapılanmalarına karşı mücadelemize kararlılıkla devam ediyoruz. Emeği geçenleri tebrik ediyorum."
27 Ocak 2026 Salı - 23:29
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Trump ile telefonda görüştü
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump ile telefonda görüştü. Görüşmede, Türkiye-ABD ikili ilişkileri, Suriye’deki son durum, Gazze Barış Kurulu çalışmaları, bölgesel ve küresel gelişmeler ele alındı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder