Yerel Haberler
Ankara
30 Nisan 2026 Perşembe - 00:30 Emniyet Genel Müdürlüğüne Ali Fidan atandı Resmi Gazete’de yayımlanan atama kararına göre Emniyet Genel Müdürü Mahmut Demirtaş görevden alındı, yerine Nevşehir Valisi Ali Fidan atandı. Ayrıca, Ankara Valisi Vasip Şahin yerine Ankara Valiliği’ne Aydın Valisi Yakup Canpolat atandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlanan atama kararlarına göre, Emniyet Genel Müdürü Mahmut Demirtaş görevden alındı, yerine Nevşehir Valisi Ali Fidan atandı. Ayrıca Ankara Valisi Vasip şahin Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Başkanlığı’na atandı, Aydın Valisi Yakup Canbolat, Ankara Valisi olarak atandı. Kararına göre, Ankara İl Emniyet Müdürü Engin Dinç, Emniyet Genel Müdürlüğü emrine alınırken, yerine Konya İl Emniyet Müdürü Maksut Yüksek atandı. Adıyaman Valisi Osman Varol Aydın Valiliği’ne, İstanbul Güngören Kaymakamı Abdullah Küçük Adıyaman Valiliği’ne, Göç İdaresi Başkanı Hüseyin Kök Nevşehir Valiliği’ne, İçişleri Bakanlığı Personel Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Gökhan Zengin aynı yerin Genel Müdürlüğü’ne, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Levent Kepçeli aynı yer Genel Müdürlüğü’ne atandı. Ankara İl Emniyet Müdürü Engin Dinç ile beraber Mersin İl Emniyet Müdürü İdris Yılmaz ve Siirt İl Emniyet Müdürü Necmettin Öztürk Emniyet Genel Müdürlüğü emrine alındı. Yozgat İl Emniyet Müdürü Necmettin Koç, Konya İl Emniyet Müdürlüğü’ne, Manisa İl Emniyet Müdürü Fahri Aktaş, Mersin İl Emniyet Müdürlüğü’ne, Elazığ İl Emniyet Müdürü Adnan Karayel, Manisa İl Emniyet Müdürlüğü’ne, Polis Başmüfettişi Aydın Karan, Elazığ İl Emniyet Müdürlüğü’ne, Polis Başmüfettişi Tuncay Pekin, Yozgat İl Emniyet Müdürlüğü’ne, Polis Meslek Eğitim Merkezi Müdürü Mehmet Özdemir ise, Siirt İl Emniyet Müdürlüğü’ne atandı. Ayrıca Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği’nde açık bulunan Genel Sekreter Yardımcılıklarına Füsun Arslantosun ve Alper Görkem Aksu atandı.
Bakan Uraloğlu, Karadeniz’de dronla vurulan Türk tankerine ilişkin: "Teknik ekiplerimiz olay yerine sevk edildi, 27 personelimizde yaralanma yok"
26 Mart 2026 Perşembe - 10:30 Bakan Uraloğlu, Karadeniz’de dronla vurulan Türk tankerine ilişkin: "Teknik ekiplerimiz olay yerine sevk edildi, 27 personelimizde yaralanma yok" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Karadeniz’de dronla vurulan Türk petrol yüklü tankere ilişkin, "Karadeniz’de Türk tankerine dron isabet etti. Teknik ekiplerimiz olay yerine sevk edildi. 27 personelimizde yaralanma yok" dedi. Türk şirketi Pergamon Denizcilik İşletmeleri A.Ş.’ye ait eski ismi Beşiktaş olan ‘Altura’ isimli ham petrol tankeri, Rusya’nın Karadeniz’in kuzeydoğusundaki liman şehri Novorossiysk’ten hareket ettikten sonra saat 00.30 sıralarında saldırıya uğradığı açıklandı. Tankerin, Rusya’nın Novorossiysk Limanı’ndan İstanbul’a yola çıktığı ve 140 bin ton ham petrol taşıdığı belirtilirken, gemiye dron isabet etmesi sebebiyle üst güvertesinde ve makine dairesinde hasar oluştuğu ve geminin su aldığı öğrenildi. Saldırının ardından gemiden yapılan yardım çağrısının ses kayıtları ortaya çıktığı, kayıtlarda mürettebattan kimsenin yaralanmadığı, geminin su aldığı ve acil yardım beklendiği açıklandı. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, teknik ekiplerin olay yerine sevk edildiğini ve mürettebattan kimsenin yaralanmadığını belirtti. "27 personelimizde yaralanma yok" Bir televizyon programında konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, mürettebattan kimsenin yaralanmadığını belirterek, "Karadeniz’de Türk tankerine dron isabet etti. Teknik ekiplerimiz olay yerine sevk edildi. 27 personelimizde yaralanma yok. Geminin makine dairesinin insansız deniz aracı ile hedef alındığını düşünüyoruz" ifadelerine yer verdi.
Türk üniversitelerinin uluslararası sıralamalardaki yükselişi sürüyor
26 Mart 2026 Perşembe - 10:05 Türk üniversitelerinin uluslararası sıralamalardaki yükselişi sürüyor Türkiye’den toplam 11 üniversite, Quacquarelli Symonds’un (QS) 2026 Alan Bazlı Dünya Üniversite Sıralamasında ilk 500’de yer aldı. Londra merkezli yükseköğretim derecelendirme kuruluşu QS, 2026 Alan Bazlı Dünya Üniversite Sıralaması sonuçlarını açıkladı. 100 ülkeden bin 900’ü aşkın yükseköğretim kurumunun değerlendirildiği sıralamada, Türkiye’den toplam 11 üniversite farklı alanlarda dünyada ilk 500’e girmeyi başardı. Ankara Üniversitesi, Bilkent Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi, Gazi Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ), İstanbul Üniversitesi (İÜ), Koç Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ), Sabancı Üniversitesi ve Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ), farklı alanlarda ilk 500’de yer alan Türk üniversiteleri oldu. Sıralamada ‘Beşeri Bilimler ve Sanat’, ‘Mühendislik ve Teknoloji’, ‘Fen Bilimleri ve Tıp’, ‘Doğa Bilimleri’ ve ‘Sosyal Bilimler ve İşletme’ olmak üzere 5 ana alan ve 55 alt bölüm değerlendirildi. Değerlendirme, ‘akademik itibar’, ‘işveren itibarı’, ‘makale başına araştırma atıf sayısı’, ‘H indeksi’ ve ‘uluslararası araştırma ağı’ olmak üzere beş gösterge baz alınarak yapıldı. Sanat ve Beşeri Bilimler alanında 9 Türk üniversitesinden derece QS Alan Bazlı Dünya Üniversite Sıralamasında, ‘Sanat ve Beşeri Bilimler’ alanında ilk 500’de 9 Türk üniversitesinin sıralamaya girdiği belirtilirken, ODTÜ 242, İÜ 279, İTÜ 284, Hacettepe Üniversitesi ve Boğaziçi Üniversitesi 305, Koç Üniversitesi 383, Ankara Üniversitesi 391’inci olarak listeye girdiği açıklandı. Bilkent Üniversitesi 401-450, Gazi Üniversitesi ise 451-500 bandında yer aldı. Mühendislik ve Teknoloji alanında İTÜ 91’inci oldu ‘Mühendislik ve Teknoloji’ alanında İTÜ 91’inci olarak dünyada ilk 100’e girme başarısı gösterirken, ODTÜ 103, Boğaziçi Üniversitesi 236, Koç Üniversitesi 243, Sabancı Üniversitesi 266, YTÜ 273, Bilkent Üniversitesi 290’ıncı olarak ilk 300’de yer aldı. Hacettepe Üniversitesi de 364’üncü sırada yer alarak, bu alanda ilk 500’e giren 8’inci Türk üniversitesi oldu. Sosyal Bilimler ve İşletme alanında ODTÜ 173’üncü oldu ‘Sosyal Bilimler ve İşletme’ alanında ODTÜ 173, Boğaziçi Üniversitesi 217, Koç Üniversitesi 252, Bilkent Üniversitesi 278, İstanbul Üniversitesi 346, İTÜ ve Sabancı Üniversitesi 353’üncü oldu. Hacettepe Üniversitesi 401-450, Ankara Üniversitesi 451-500 bandında yer aldığı açıklanırken, böylece bu alanda toplam 9 Türk üniversitesi ilk 500’e girdi. Fen Bilimleri ve Tıp alanında Hacettepe Üniversitesi 308’inci sırada ‘Fen Bilimleri ve Tıp’ alanında Hacettepe Üniversitesi 308’inci sırada yer alırken, onu 390’ıncı sırada Ankara Üniversitesi takip etti. İÜ de 451-500 bandında yer alarak bu alanda ilk 500’e girmeyi başaran 3 Türk üniversitesinden biri olduğu belirtildi. Ayrıca ‘Doğa Bilimleri’ alanında da İTÜ 251, ODTÜ 300’üncü olarak ilk 300’e girmeyi başarırken, Ankara Üniversitesi ve Hacettepe Üniversitesi 451-500 bandında kendilerine yer bularak bu alanda ilk 500’e giren 4 Türk üniversitesi arasında yer aldığı ifade edildi. "Türk yükseköğretimi, küresel rekabette üst sıralara yükselmeye devam edecektir" Türk üniversitelerinin uluslararası alandaki başarılarının artarak sürmesinden memnuniyet duyduğunu belirten Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, "Türk yükseköğretimi küresel rekabette üst sıralara yükselmeye devam edecektir. Hep birlikte daha büyük hedeflere ulaşmak için planlı ve kararlı çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Sıralamalarda yer alan tüm üniversitelerimizi kutluyorum" ifadelerine yer verdi.
Gölbaşı Belediyesi, kuruluşunun 61. yılını kutladı
26 Mart 2026 Perşembe - 09:05 Gölbaşı Belediyesi, kuruluşunun 61. yılını kutladı Gölbaşı Belediyesi’nin kuruluşunun 61. yıl dönümü düzenlenen programla kutlandı. Programda birlikte beraberlik mesajı veren Gölbaşı Belediye Başkanı Yakup Odabaşı, Gölbaşı için hep birlikte çalışmaya devam edeceklerini belirtti. Gölbaşı Belediyesinin kuruluşunun 61. yıl dönümü dolayısıyla belediye meclis salonunda kutlama programı düzenlendi. Program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Ardından Gölbaşı’nı anlatan bir video izletildi. Kutlama programında açıklamalarda bulunan Gölbaşı Belediye Başkanı Yakup Odabaşı, Gölbaşı’na hizmet etmenin onurunu ve gururunu yaşadığını belirterek, Gölbaşı’nı bugünlere getiren tüm belediye başkanlarına teşekkür etti. "Bu güzel kente hizmet etmenin onurunu ve gururunu yaşıyorum" Gölbaşı’nın gelişimine dikkat çeken Odabaşı, ilçenin bugün Ankara’nın gözde yerleşim alanlarından biri haline geldiğini belirterek, "Ben de bu toprakların bir evladıyım. Bu güzel kente hizmet etmenin onurunu ve gururunu yaşıyorum. 172 bin nüfusu aşan Gölbaşı’nı bugünlere getiren tüm belediye başkanlarımıza, meclis üyelerimize teşekkür ediyor, hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diliyorum. Gölbaşı geçmişte küçük bir yerleşim yeriydi ancak birçok uygarlığa ev sahipliği yaptı, kesişim noktası oldu. Bugün ise önemli bir kent konumuna ulaştı. Ankara’da yaşayan vatandaşlarımız Gölbaşı’na yerleşmek istiyor. Biz de bu güzelliği korumak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Zor şartlarda göreve geldik ancak bu zorlukları aştık. Borçlarımızı büyük ölçüde kapattık. Bundan sonra daha fazla yatırım yapan bir belediye olacağız" ifadelerini kullandı. Konuşmasının ardından Odabaşı, Gölbaşı’na geçmiş dönemlerde katkı sunan eski belediye başkanları Erdal Eren ve Mümtaz Sarıtaş’a teşekkür ederek hediye takdim etti. Ayrıca, 35 yıl boyunca belediyeye hizmet eden Özcan Balcı, Gürbüz Onbaşı, Hasan Arslan, Şevket Şahin, Mustafa Erdoğan ve Erdal Karabağ’a plaket verildi. Program, hatıra fotoğrafı çekiminin ardından sona erdi.
TBMM’de "basın özgürlüğü" tartışması
25 Mart 2026 Çarşamba - 21:16 TBMM’de "basın özgürlüğü" tartışması TBMM’de AK Parti ile DEM Parti arasında tutuklu gazeteciler konusunda çıkan tartışmada "Türkiye-İsrail" polemiği yaşandı. TBMM Genel Kurulu’nda AK Parti ile DEM Parti arasında Türkiye ile İsrail basını polemiği yaşandı. AK Parti Tokat Milletvekili Mustafa Arslan, tutuklu gazetecilerin hiçbirinin gazetecilik faaliyeti nedeniyle tutuklu olmadığını belirterek, "Basın özgürlüğü, terör propagandası, nefret söylemi ve toplumu ayrıştıran faaliyetler için bir kalkan olarak kullanılamaz. Türkiye’nin basın özgürlüğünü değerlendirmek için ideolojik saiklerle hareket ettikleri açık olan kuruluşların raporlarına değil, ülkemizdeki cari medya ortamına bakmak gerekmektedir" dedi. Arslan, İsrail’de son iki yılda 250’den fazla gazetecinin hayatını kaybettiğini de belirterek, Basın Özgürlüğü Endeksi’nde İsrail’i Türkiye’den öne alan bir raporu hiçbir vicdanın kabul edemeyeceğini ifade etti. Söz alan DEM Parti Grup Başkanvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit, Arslan’ın konuşmasına atıfta bulunarak, "Hiç kimse mesleği nedeniyle tutuklu değildir, çünkü AK Parti’ye karşı haber yapmayı bir meslek olayı olarak görmüyorlar. Böyle bir tablo çizdi. Şimdi İsrail’de Basın Özgürlüğü Endeksi Türkiye’den yukarı, çünkü gerçekten İsrail’de basın özgürlüğü var biliyor musunuz? Oradaki gazeteciler, o soykırımcı Netanyahu hakkında yazıp çizebiliyorlar, haber yapabiliyorlar. Ama bu ülkede binlerce insan Cumhurbaşkanına hakaret nedeniyle hâlâ tutuklanıyor. Böyle bir suç var, böyle bir suç uyduruldu bu ülkede ne yazık ki. Üstelik de bakın hakaret değil, eleştiri yaptığı için. Şimdi belge paylaşmak, haber yapmak, iktidar karşıtı, iktidarı eleştiren haber yapmak, halka haber ulaştırmanın kendisini siz suç olarak tarif ediyorsunuz. Vekilimiz söyledi, Nedim Oruç Cizre’de olay takibi, eylem takibi yapıyordu, polisler darbederek aldılar. Hiçbir suçu yok, ’terör propagandası’ dediniz. Ya bizim gözümüzün önünde gittiğimiz eylemde insanları, gazetecileri döve döve polis gözaltına alıyor, diyor ki ’Örgüt propagandası yaptı.’ Niye? Eylemi fotoğraflıyor, eylemin videosunu çekiyor. Şimdi, gerçekle yüzleşmek lazım. Çünkü bu gerçek aynı zamanda bu ülkenin gerçeği ve sizin iktidarınızın oluşturduğu bir gerçek. Bu gerçekle yüzleşmeden bu ülkede basın özgürlüğü olmaz. Herkesin ağzına bant yapıştırın, gözlerini de kapatın, ondan sonra deyin ki ’Bu ülkede basın özgürlüğü var. Niye yazmıyorsunuz? Niye konuşuyorsunuz?’ Meseleniz budur" şeklinde konuştu. AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, İsrail ile Türkiye’yi karşılaştırmanın doğru olmadığını ve İsrail’in daha iyi noktada olduğunu söylemenin kabul edilemeyeceğini belirterek, "Başkanım, Sayın Grup Başkanvkilinin İsrail’i Türkiye’yle mukayese ederek İsrail’in daha iyi noktada olduğunu söylemesi asla kabul edilemez. Her gün gazetecilerin hayatına kasteden, bütün basın mensuplarına yönelik saldırılar düzenleyen, çocukları katleden, kadınları katleden, ibadethaneleri bombalayan soykırımcı İsrail’e ’Bu anlamda Türkiye’den daha iyi noktadadır’ demek asla kabul edilebilir bir şey değildir. Bu topraklara ait, bu topraklardan neşet etmiş hiçbir kimse Türkiye’yi soykırımcı İsrail’le mukayese edemez. Mukayese ettiğinde de ’Türkiye her zaman daha iyi noktadadır’ demesi gerekirken bu anlamdaki tavrı, yaklaşımı asla kabul etmiyoruz, doğru bulmuyoruz, tasvip etmiyoruz ve reddediyoruz" diye konuştu. Koçyiğit ise gazetecilerin Netanyahu’yu eleştirebildiklerini söyledi.
CHP Genel Başkanı Özel: "Trump ve Netanyahu ikilisinin bölgemizi kana bulamasına karşı duruyoruz"
25 Mart 2026 Çarşamba - 19:04 CHP Genel Başkanı Özel: "Trump ve Netanyahu ikilisinin bölgemizi kana bulamasına karşı duruyoruz" Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, "Kendi ülkelerinde siyaseten zor durumda olanlar, sıkışmış olan Trump ve Netanyahu ikilisinin bölgemizi kana bulamasına karşı duruyoruz" dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi (CAO) Yürütme Kurulu toplantısına katıldı. Toplantının ardından açıklama yapan Özel, CHP Ekonomi Eşgüdüm Konseyi’nin savaşın ekonomik etkilerine ve risklere karşı önlem paketi hazırladığını belirtti. Özel, "İran’da hayatını kaybeden başta 165 kız öğrenci olmak üzere tüm masumları rahmetle anıyor, saldırı altındaki İran halkına bir kez daha dayanışma duygularımızı ifade ediyoruz. Tüm bölge ülkelerini ve uluslararası toplumu da uluslararası hukuku da hiçe sayan bu saldırılara karşı daha fazla ses yükseltmeye davet ediyoruz" ifadelerini kullandı. "Trump ve Netanyahu ikilisinin bölgemizi kana bulamasına karşı duruyoruz" İran’daki yönetimin uygulamalarını desteklemediklerini ve bu konudaki eleştirilerini dile getirdiklerini hatırlatan Özel, "Ancak İran’ın geleceğine sadece İran halkının karar vereceği, emperyalist ülkelerin haksız müdahalelerinin son bulacağı bir düzeni savunmak siyasi, ahlaki ve vicdani sorumluluğumuzdur. Biz bu savaşa karşıyız. Kendi ülkelerinde siyaseten zor durumda olanlar, sıkışmış olan Trump ve Netanyahu ikilisinin bölgemizi kana bulamasına karşı duruyoruz. Bu kendini bilmez ikilinin Filistin, Gazze, Suriye, Lübnan ve çok sayıda komşu ülkeye yönelik saldırılarını cesaretle reddetmeye devam edeceğiz. Biz uluslararası toplumun kayıtsızlığından cesaret alan bu pervasızlığa karşı devletlerin egemenlik haklarına saygılı, hukuka, etiğe dayalı uluslararası düzeni savunmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu. "Savaşın ülkemizin kırılgan ekonomisine olumsuz etkileri endişe verici boyuta ulaşmıştır" İran savaşının tüm yakıcılığı ile devam ettiğini söyleyen Özel, "‘Bu savaşın tüm dünyaya, bölgemize ve özellikle ülkemizin kırılgan ekonomisine olumsuz etkileri endişe verici boyuta ulaşmıştır. Yani ekonomimiz bu savaşa hazırlıksız yakalanmıştır. Ne yazık ki ülkemizde yaşanan ekonomik kriz, siyasi iktidarın yıllardır süren yanlış politikalarının üzerine gelen 19 Mart darbesiyle birlikte çok daha derinleşmiş, ülkemizin her köşesine, her sektörüne yayılmıştır" dedi. Özel, Ekonomi Eşgüdüm Konseyi tarafından hazırlanan önlem paketinin ‘acil önlemler’ ve ‘orta, uzun vadeli tedbirler’ diye iki ana başlık altında olduğunu dile getirerek sözlerine şöyle devam etti: "Akaryakıttaki yüzde 20’lik KDV oranının yüzde 1’e düşürülmesini öneriyoruz. Benzin ve motorinin ÖTV’sinin içindeki KDV’nin ise kalıcı olarak kaldırılmasını, vergiden vergi alan bu Türkiye’ye özgü tuhaf uygulamanın bir an önce sonlandırılmasını öneriyoruz. Gıda enflasyonunda dünya üçüncülüğüne yükselmiş durumdayız. Bu nedenle tarımda ciddi önlemler almak artık bir zorunluluk. Çiftçilere kredi limitlerine bakılmaksızın finansmana erişim olanağı sunulmalı, faizsiz gübre ve akaryakıt kredileri sağlanmalıdır. Özellikle üretiminde yüksek ısıya ve akaryakıta ihtiyaç duyulan gübrenin Türkiye’de tam da ekim dönemi gelirken üretimindeki aksaklıklar, tedarik zincirindeki zorluklar, fiyatındaki artış son derece tehlikeli bir noktaya gelmiştir. Bu konuda gıda güvenliğimiz, gıdanın temini, Türkiye’nin kendi kendine yetebilmesi açısından bir krizin kapıda olduğunu görüp, buna acil önlem alınması gerekmektedir. Çiftçilerimizin kredi borçlarının faizleri silinmeli, ana paraları mutlaka yapılandırılmalıdır. Çiftçilere yönelik haciz işlemleri derhal durdurulmalıdır. Son gelişmelerin enflasyon üzerinde oluşturacağı ek baskıya karşı asgari ücret artışları üç ayda bir gerçekleşmeli, memur ve emekli maaşlarında ek düzenlemeler yapılmalıdır." "Savunma sanayiimiz Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ihtiyaçlarına hızlı yanıt veren bir yapıya dönüştürülmelidir" Orta ve uzun vadeli önlemlerin de acil önlemler kadar önemli olduğunu vurgulayan Özel, "Enerji güvenliğinin sağlanmalı, bunun için gerekli altyapı entegrasyonu oluşturulmalı, arz güvenliğinin takip edilmesi için alternatif tedarik hatları güçlendirilmeli, yerli, yenilenebilir enerji kapasitemiz artırılmalıdır. Tarımda maliyet krizine karşı kalıcı sübvansiyon mekanizmaları oluşturulmalı, üretim artışı ve planlama esas alınmalı, çiftçiye gelir güvencesi sağlanmalıdır. KOBİ’ler ve reel sektör için orta ve uzun vadede enerji maliyetlerini azaltmaya dönük destek programları ve üretimde yeşil, mor dijital dönüşüm programları hayata geçirilmelidir. Orta koridorun etkinliği artırılmalı, alternatif uluslararası ticaret ve ulaştırma koridorları güçlendirilmeli, komşu ülkelerle ulaştırma ve enerji alanında kriz koordinasyon mekanizmaları oluşturulmalıdır. Milletimizin ortak eseri olan savunma sanayiimize etkin destek sağlanmalı, mevcut birikim hızla artırılmalı, milli savunma sanayimiz Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ihtiyaçlarına hızlı yanıt veren bir yapıya dönüştürülmelidir" dedi. "Yolu mahkemeye düşen herkesin adaleti bulduğu bir ülkeyi hedefliyoruz" Özel, iktidara geldiklerinde adaletsizliklere ve haksızlıklara yer olmayacağının altını çizerek, "İktidarımızda devletimizi güçlü, yurttaşlarımızı güvende tutacağız. Adaletsizlikleri, haksızlıkları nihayete erdireceğiz. Tam bir demokrasiyi ve adalet sistemini tesis edeceğiz. Ekonomik dirençliliğin inşası şarttır. Çalışan herkesin kazandığından emin olduğu, yolu mahkemeye düşen herkesin adaleti bulduğu bir ülkeyi hedefliyoruz. Kayırmacılık bitecek, liyakat gelecektir. Bu ülkede gelir adaleti, vergi adaleti, mahkeme adaleti ve sosyal adaleti mutlaka ama mutlaka sağlayacağız. Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu siyasi bir darbeyle hapse atılmış olsa bile adalet ve demokrasi mücadelemiz sürmektedir ve kararlılıkla sürecektir" açıklamasında bulundu.
CHP Genel Başkanı Özel: "Trump ve Netanyahu ikilisinin bölgemizi kana bulamasına karşı duruyoruz"
25 Mart 2026 Çarşamba - 18:59 CHP Genel Başkanı Özel: "Trump ve Netanyahu ikilisinin bölgemizi kana bulamasına karşı duruyoruz" Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, "Kendi ülkelerinde siyaseten zor durumda olanlar, sıkışmış olan Trump ve Netanyahu ikilisinin bölgemizi kana bulamasına karşı duruyoruz" dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi (CAO) Yürütme Kurulu toplantısına katıldı. Toplantının ardından açıklama yapan Özel, CHP Ekonomi Eşgüdüm Konseyi’nin savaşın ekonomik etkilerine ve risklere karşı önlem paketi hazırladığını belirtti. Özel, "İran’da hayatını kaybeden başta 165 kız öğrenci olmak üzere tüm masumları rahmetle anıyor, saldırı altındaki İran halkına bir kez daha dayanışma duygularımızı ifade ediyoruz. Tüm bölge ülkelerini ve uluslararası toplumu da uluslararası hukuku da hiçe sayan bu saldırılara karşı daha fazla ses yükseltmeye davet ediyoruz" ifadelerini kullandı. "Trump ve Netanyahu ikilisinin bölgemizi kana bulamasına karşı duruyoruz" İran’daki yönetimin uygulamalarını desteklemediklerini ve bu konudaki eleştirilerini dile getirdiklerini hatırlatan Özel, "Ancak İran’ın geleceğine sadece İran halkının karar vereceği, emperyalist ülkelerin haksız müdahalelerinin son bulacağı bir düzeni savunmak siyasi, ahlaki ve vicdani sorumluluğumuzdur. Biz bu savaşa karşıyız. Kendi ülkelerinde siyaseten zor durumda olanlar, sıkışmış olan Trump ve Netanyahu ikilisinin bölgemizi kana bulamasına karşı duruyoruz. Bu kendini bilmez ikilinin Filistin, Gazze, Suriye, Lübnan ve çok sayıda komşu ülkeye yönelik saldırılarını cesaretle reddetmeye devam edeceğiz. Biz uluslararası toplumun kayıtsızlığından cesaret alan bu pervasızlığa karşı devletlerin egemenlik haklarına saygılı, hukuka, etiğe dayalı uluslararası düzeni savunmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu. "Savaşın ülkemizin kırılgan ekonomisine olumsuz etkileri endişe verici boyuta ulaşmıştır" İran savaşının tüm yakıcılığı ile devam ettiğini söyleyen Özel, "‘Bu savaşın tüm dünyaya, bölgemize ve özellikle ülkemizin kırılgan ekonomisine olumsuz etkileri endişe verici boyuta ulaşmıştır. Yani ekonomimiz bu savaşa hazırlıksız yakalanmıştır. Ne yazık ki ülkemizde yaşanan ekonomik kriz, siyasi iktidarın yıllardır süren yanlış politikalarının üzerine gelen 19 Mart darbesiyle birlikte çok daha derinleşmiş, ülkemizin her köşesine, her sektörüne yayılmıştır" dedi. Özel, Ekonomi Eşgüdüm Konseyi tarafından hazırlanan önlem paketinin ‘acil önlemler’ ve ‘orta, uzun vadeli tedbirler’ diye iki ana başlık altında olduğunu dile getirerek sözlerine şöyle devam etti: "Akaryakıttaki yüzde 20’lik KDV oranının yüzde 1’e düşürülmesini öneriyoruz. Benzin ve motorinin ÖTV’sinin içindeki KDV’nin ise kalıcı olarak kaldırılmasını, vergiden vergi alan bu Türkiye’ye özgü tuhaf uygulamanın bir an önce sonlandırılmasını öneriyoruz. Gıda enflasyonunda dünya üçüncülüğüne yükselmiş durumdayız. Bu nedenle tarımda ciddi önlemler almak artık bir zorunluluk. Çiftçilere kredi limitlerine bakılmaksızın finansmana erişim olanağı sunulmalı, faizsiz gübre ve akaryakıt kredileri sağlanmalıdır. Özellikle üretiminde yüksek ısıya ve akaryakıta ihtiyaç duyulan gübrenin Türkiye’de tam da ekim dönemi gelirken üretimindeki aksaklıklar, tedarik zincirindeki zorluklar, fiyatındaki artış son derece tehlikeli bir noktaya gelmiştir. Bu konuda gıda güvenliğimiz, gıdanın temini, Türkiye’nin kendi kendine yetebilmesi açısından bir krizin kapıda olduğunu görüp, buna acil önlem alınması gerekmektedir. Çiftçilerimizin kredi borçlarının faizleri silinmeli, ana paraları mutlaka yapılandırılmalıdır. Çiftçilere yönelik haciz işlemleri derhal durdurulmalıdır. Son gelişmelerin enflasyon üzerinde oluşturacağı ek baskıya karşı asgari ücret artışları üç ayda bir gerçekleşmeli, memur ve emekli maaşlarında ek düzenlemeler yapılmalıdır." "Savunma sanayiimiz Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ihtiyaçlarına hızlı yanıt veren bir yapıya dönüştürülmelidir" Orta ve uzun vadeli önlemlerin de acil önlemler kadar önemli olduğunu vurgulayan Özel, "Enerji güvenliğinin sağlanmalı, bunun için gerekli altyapı entegrasyonu oluşturulmalı, arz güvenliğinin takip edilmesi için alternatif tedarik hatları güçlendirilmeli, yerli, yenilenebilir enerji kapasitemiz artırılmalıdır. Tarımda maliyet krizine karşı kalıcı sübvansiyon mekanizmaları oluşturulmalı, üretim artışı ve planlama esas alınmalı, çiftçiye gelir güvencesi sağlanmalıdır. KOBİ’ler ve reel sektör için orta ve uzun vadede enerji maliyetlerini azaltmaya dönük destek programları ve üretimde yeşil, mor dijital dönüşüm programları hayata geçirilmelidir. Orta koridorun etkinliği artırılmalı, alternatif uluslararası ticaret ve ulaştırma koridorları güçlendirilmeli, komşu ülkelerle ulaştırma ve enerji alanında kriz koordinasyon mekanizmaları oluşturulmalıdır. Milletimizin ortak eseri olan savunma sanayiimize etkin destek sağlanmalı, mevcut birikim hızla artırılmalı, milli savunma sanayimiz Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ihtiyaçlarına hızlı yanıt veren bir yapıya dönüştürülmelidir" dedi. "Yolu mahkemeye düşen herkesin adaleti bulduğu bir ülkeyi hedefliyoruz" Özel, iktidara geldiklerinde adaletsizliklere ve haksızlıklara yer olmayacağının altını çizerek, "İktidarımızda devletimizi güçlü, yurttaşlarımızı güvende tutacağız. Adaletsizlikleri, haksızlıkları nihayete erdireceğiz. Tam bir demokrasiyi ve adalet sistemini tesis edeceğiz. Ekonomik dirençliliğin inşası şarttır. Çalışan herkesin kazandığından emin olduğu, yolu mahkemeye düşen herkesin adaleti bulduğu bir ülkeyi hedefliyoruz. Kayırmacılık bitecek, liyakat gelecektir. Bu ülkede gelir adaleti, vergi adaleti, mahkeme adaleti ve sosyal adaleti mutlaka ama mutlaka sağlayacağız. Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu siyasi bir darbeyle hapse atılmış olsa bile adalet ve demokrasi mücadelemiz sürmektedir ve kararlılıkla sürecektir" açıklamasında bulundu.