Yerel Haberler
Ankara
30 Nisan 2026 Perşembe - 23:18 İslam coğrafyasının renkleri aynı fuarda buluştu Yeni Bir Dünya Vakfı tarafından düzenlenen fuarda İslam ülkelerinin kültürlerini, geleneksel lezzetlerini ve dayanışma mesajlarını ziyaretçilerle buluşturdu. Yeni Bir Dünya Vakfı tarafından Ankara Millet Bahçesi’nde düzenlenen "Ülke Tanıtım Fuarı", İslam coğrafyasının kültürel mirasını, sanatını ve birlik mesajını ziyaretçilerle buluşturdu. 3 Mayıs’a kadar devam edecek fuarda farklı ülkelerin stantlarının yoğun ilgi gördüğü gözlemlendi. Fuarda Filistin standında yer alan Zahir Elbek, Filistin’in köklü bir medeniyete sahip olduğunu belirterek geleneksel kültürlerini tanıtmaya çalıştıklarını söyledi. Elbek, Filistin’e özgü kıyafetlerin ve sembollerin ziyaretçiler tarafından yoğun ilgi gördüğünü ifade ederek, "Filistin çok eski ve kadim bir medeniyet. Yıllardır geleneksel kıyafetlerimiz, kültürümüz, yemeklerimiz ve daha birçok değerimiz var. Kadınlara özel kıyafetlerimiz var, aynı şekilde erkeklerin de geleneksel kıyafetleri bulunuyor. Bizde simgeleşmiş olan atkımız var. Bu artık bir direniş sembolü oldu. Dünyanın birçok yerinde insanlar bu atkıyı takıyor çünkü bu atkı Filistin direnişini anlatıyor" dedi. Filistin kültürünün önemli parçalarından biri olan Debke dansına da değinen Elbek, "Çok güzel bir dansımız var. Debke bizim için çok özel ve çok meşhur bir halk dansıdır" ifadelerini kullandı. "Filistin’de şehitsiz aile yok" Filistin halkının yaşadığı acılara da değinen Elbek, "Filistin’de şehitsiz aile yok. Bizim kültürümüzde bunun çok büyük bir yeri var. Bayrağımızdaki kırmızı şahadeti temsil ediyor. Siyah hüznü, yeşil ise geleceği anlatıyor. İnşallah yakında özgür Filistin’e kavuşacağız" ifadelerine yer verdi. "Kültürümüzü tek kelimeyle anlatmak mümkün değil" İran standında görev alan Fariba Nazari ise fuarda yer almaktan dolayı heyecan duyduğunu belirtti. İran kültürünün çok geniş olduğunu ifade eden Nazari, "İran İslam Cumhuriyeti’nin resmi dini İslam’dır ancak dinimizi ve kültürümüzü tek kelimeyle anlatmak mümkün değil. Bu savaşta zulme karşı boyun eğmeyeceğimizi göstermiş olduk. İslam’ın ilk şartlarından biri zulme boyun eğmemektir. Bizim halkımız ve devletimiz bunu dünyaya gösterdi. Savaştan kalan eserleri anlatmaya çalıştık. Okullardan kalan kalıntılar, çocukların eşyaları ve çeşitli karikatürler savaşı bize anlatıyor. Çok can yakıcı şeyler ama bir taraftan da zafer bizimdir. Çok şükür kazandık" diye konuştu. "Biz inandık, mücadele ettik ve devam ettik" Nazari, ABD ve İsrail ile olan savaş sürecinde İslamiyet’in kendilerine güç verdiğini belirterek, "Ben gerçekten bunu Müslüman olmamıza bağlıyorum. Yoksa böyle bir savaşı kazanmak imkansızdı. Biz inandık, mücadele ettik ve devam ettik. Kültürel mirasımız oldukça zengin ama bu stantta daha çok savaşta nasıl ayakta durduğumuzu ve nasıl kazandığımızı anlatmaya çalıştık. Herkesi buraya davet ediyorum. Bizim standımızı ve diğer İslam ülkelerinin stantlarını gezsinler. Eminim ki bende oluşan bu duygu onlarda da olacaktır" değerlendirmesinde bulundu. "Farklı kültürler görmeyi seviyorum" Fuara gelen ziyaretçilerden Hatice Yıldız ise etkinliği billboard reklamlarında gördüğünü belirterek, "Hacı Bayram’a gidiyordum, orada denk geldim. Zaten böyle festivalleri çok severim. Değişik insanlar ve farklı kültürler görmeyi seviyorum. Malezya standında farklı tatlar denedik. Küçük kuşlardan yapılan bir yemek yedim. Değişik geldi bana. Tavuk eti yeriz ama onu hiç yememiştim. Hepsini gezmeye çalışıyorum ama daha gezemediklerim de var. Yaşadığın sürece gezip göreceksin. Çeşit çeşit insanlar ve kültürler tanıyacaksın. Dünyanın tadı böyle çıkar. Yiyeceksin, içeceksin, gezeceksin" cümlelerine yer verdi.
Bakan Kacır: "KOBİ’lerimize ve büyük ölçekli firmalarımıza, 50 milyon liraya kadar finansman sunuyoruz"
25 Mart 2026 Çarşamba - 11:50 Bakan Kacır: "KOBİ’lerimize ve büyük ölçekli firmalarımıza, 50 milyon liraya kadar finansman sunuyoruz" Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Finansman programı kapsamında; KOBİ’lerimize ve büyük ölçekli firmalarımıza; bir aylık istihdam maliyetleriyle orantılı olarak 50 milyon liraya kadar uygun şartlarda finansman sunuyoruz. Ayrıca KOBİ’lerimize kefalet desteği veriyoruz" dedi. XXI. KOBİ Zirvesi, Ankara Ostim Teknik Üniversitesi’nde düzenlenen program ile gerçekleştirildi. Programa, Bakan Kacır, Savunma Sanayi Başkanı (SSB) Haluk Görgün, Milli Savunma Bakanlığı (MSB) Teknik Hizmetler Genel Müdürü Tümgeneral Ercan Eroğlu, akademisyenler, öğrenciler ve davetliler katıldı. İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan program, açılış konuşmaları ile devam etti. "Savunma ürünleri ihracatında dünyanın en büyük 11’inci ülkesiyiz" Türkiye’nin güvenlik ihtiyaçlarına en üst düzeyde cevap veren, dost ülkelerin de ihtiyaç duyduğu sistemleri karşılayabilen; rekabetçi ve ihracat kapasitesi yüksek bir savunma sanayii ekosistemi inşa ettiklerini vurgulayan Bakan Kacır, "Yerli ürünlerin savunma tedarikimizdeki payını, 23 yıllık süreçte yüzde 20’lerden yüzde 80’lerin üzerine çıkardık. Savunma ürünleri ihracatında dünyanın en büyük 11’inci ülkesiyiz. Her biri iftihar vesilesi savunma ürünlerimizin ardında 4 bini aşkın şirketimizde araştırma kurumlarımızda ve üniversitelerimizde gece gündüz demeden alın ve akıl teri döken 100 bin çalışanımız bulunuyor. Bakanlık olarak; kamu kurumlarımızın, özel sektör girişimlerimizin ve üniversitelerimizin savunma sanayii alanındaki yatırımlarını ve Ar-Ge projelerini güçlü şekilde destekliyoruz. Son 23 yılda bin 112 savunma sanayii yatırımını teşvik ettik, 456 milyar lira yatırımın önünü açtık. 2002’den bu yana, TÜBİTAK burs ve destek programlarıyla 2 bin 142 savunma sanayii projesine ve 4 bin 300 bilim insanı ile gencimize 64,1 milyar lira katkı sunduk" diye konuştu. "KOBİ’lerimize ve büyük ölçekli firmalarımıza, 50 milyon liraya kadar finansman sunuyoruz" KOBİ’lerin kapasite genişletme yatırımlarını hızlandıracak programa dair konuşan Kacır, "Program kapsamında; 36 aya kadar vadeli finansman için 20 puana kadar geri ödemesiz finansman desteği sunuyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız geçtiğimiz ay imalat sanayi firmalarımızın yararlanması için 100 milyar liralık bir finansman paketini de içeren İmalat Sanayi Finansman ve İstihdamı Koruma Programının müjdesini verdi. Finansman programı kapsamında; KOBİ’lerimize ve büyük ölçekli firmalarımıza; bir aylık istihdam maliyetleriyle orantılı olarak 50 milyon liraya kadar uygun şartlarda finansman sunuyoruz. Ayrıca KOBİ’lerimize kefalet desteği veriyoruz" ifadelerini kullandı. "Emek yoğun sektörlerde çalışan başına istihdam desteğini bu yıl 3 bin 500 liraya çıkardık" Bakan Kacır, aynı zamanda yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi: "Emek yoğun sektörlerde faaliyet gösteren işletmelere çalışan başına istihdam desteğini bu yıl 3 bin 500 liraya çıkarmıştık. Destek kapsamı dışında kalan sektörlerde faaliyet gösteren KOBİ’lerimizin de 2025 yılı Kasım-Aralık dönemindeki ortalama istihdam seviyelerini muhafaza etmeleri şartıyla, kullandıkları kredilerin finansman maliyetinin 10 puanını KOSGEB eliyle karşılıyoruz. Böylelikle yıllık finansman maliyetini KOBİ’lerimiz için yüzde 23’e kadar indirdik. Yeni teşvik modelimizin temel sütunları arasında yer alan Teknoloji Hamlesi programıyla da teknoloji seviyesi yüksek ve katma değerli ürünlere yönelik yatırımlar için Ar-Ge’den seri üretime, uçtan uca bütüncül bir destek sunuyoruz." "Son kullanıcı ve test altyapılarına erişim imkanı sunuyoruz" NATO DIANA hızlandırma programıyla hem sivil hem de askeri sahada kullanılabilecek teknolojiler geliştiren teknoloji firmalarının imkanlarına değinen Kacır, "NATO üyesi ülkelerdeki son kullanıcı ve test altyapılarına erişim imkanı sunuyoruz. Ortağı olduğumuz NATO İnovasyon Fonu’yla, derin teknoloji alanlarında çalışan girişimcilerimizin uluslararası yatırım ağlarıyla buluşmasını, stratejik ortaklıklar kurmasını ve küresel ölçekte büyümesini sağlıyoruz. Oluşturduğumuz fonların fonu ve eş finansman mekanizmalarıyla, teknoloji girişimlerinin başarı yolculuklarda ihtiyaç duydukları finansmana hızlı erişimini teminat altına aldık. Kuşkusuz bu yolculukta sektörümüzün en büyük sermayesi, insan kaynağımız" şeklinde konuştu. Kacır, savunma sanayi ve üretim ekosisteminin ihtiyaç duyduğu nitelikli iş gücünü yetiştirmek amacıyla gelecek dönemde sanayi ve teknoloji kolejleri kurulacağını belirtti. Aynı zamanda Kacır, KOBİ’lerin geleceğin ihtiyaçlarını gözeterek üretim kapasitelerini güçlendirmeleri, kalite standartlarını yükseltmeleri ve dijital ile yeşil dönüşüm süreçlerini hızlandırmaları gerektiğini dile getirdi. Ar-Ge ve inovasyona daha fazla yatırım yapılmasının önemine vurgu yaptı. “Savunma sanayini Anadolu’ya daha hızlı yaygınlaştırmak bir zorunluluk” Savunma sanayinin, Anadolu’nun sanayileşmiş diğer şehirlerine yayılımını hızlandırmanın önemli bir husus olduğunun altını çizen Kacır, “Bu da önümüzdeki dönem ortak hedefimiz olmalı. Ankara bugün savunma sanayinin merkezi, yine Marmara bölgesinde bir savunma sanayi kümelenmesi özellikle İstanbul ve çevresinde oluştu. Türkiye’nin sanayileşmiş şehirlerindeki imkan ve kabiliyetleri gelecekte karşılaşabileceğimiz tüm fırsatları da dikkate alarak harekete geçirmek ve savunma sanayini Anadolu’ya daha hızlı yaygınlaştırmak bir zorunluluk. Bu konuda da özellikle inşa etmeyi hedeflediğimiz Ulusal Sanayi Alanları Master Planıyla kamuoyuyla paylaştığımız yeni endüstri bölgelerinde mega endüstri bölgelerinde savunma sanayi şirketlerimizin ve kümelenmelerimizin hızla oluşmasını temin edecek adımlar atmak arzusundayız” ifadelerini kullandı. Program, günün anısına Bakan Kacır’a hediye verilmesinin ardından toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin 5G’ye geçişini 31 Mart’ta resmen ilan edecek
25 Mart 2026 Çarşamba - 11:49 Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin 5G’ye geçişini 31 Mart’ta resmen ilan edecek Türkiye, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifleri, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun katılımlarıyla 31 Mart’ta Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenecek törenle 5G’ye geçişini resmen ilan edecek. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye’nin mobil haberleşme tarihinde yeni bir dönüm noktasına ulaştığını belirterek, 5G’ye geçiş sürecine ilişkin açıklamada bulundu. Bakan Uraloğlu, Türkiye’nin 32 yıllık mobil iletişim yolculuğunda kritik bir eşiğe geldiğini vurgulayarak, 23 Şubat 1994’te başlayan bu serüvenin bugün 5G teknolojisiyle yeni bir safhaya taşındığını ifade etti. 5G dönemi resmen başlıyor Uraloğlu, 31 Mart’ta Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın teşrifleri ile düzenlenecek törenle Türkiye’nin 5G’ye geçişinin resmen ilan edileceğini belirterek, "1 Nisan 2026’da 81 ilimizde 5G hizmeti kademeli olarak başlamış olacak. İki yıl içerisinde ülkemizin her bir noktasında 5G hizmetini yaymayı hedefliyoruz" ifadelerini kullandı. 5G ile birlikte iletişim hızının artacağını kaydeden Uraloğlu, bu dönüşümün yalnızca haberleşmeyle sınırlı kalmayacağını vurguladı. Uraloğlu, "Yeni teknolojiyle birlikte; akıllı ulaşım sistemlerinden otonom sürüşe, uzaktan sağlık uygulamalarından akıllı fabrikalara, yüksek çözünürlüklü medya yayıncılığından tarım teknolojilerine kadar birçok alanda köklü değişim yaşanacak" diye konuştu.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar: "2026 Türkiye’nin petrol üretimini arttıracağı bir yıl olacak"
25 Mart 2026 Çarşamba - 11:24 Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar: "2026 Türkiye’nin petrol üretimini arttıracağı bir yıl olacak" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin Gabar ve diğer kuyulardan yaptığı üretimin Türkiye’nin petrol ihtiyacının yüzde 16’sını karşıladığını; Somali, Libya ve Bulgaristan’da anlaşma yapılan 4 bölgede de bu sene Türkiye Petrolleri’nin üretime başlayacağını söyledi. Ankara’da bir haber programına konuk olan Alparslan Bayraktar, şu anda Gabar’daki kuyulardan Türkiye’nin petrol ihtiyacının yüzde 10’unun karşılandığını, diğer kuyularla birlikte petrolde yerlilik oranının yüzde 16 olduğunu ifade ederek, "Ancak 2021’de yapılan 30 yıllık enerji planlamamızı 5 yılda bir revize ediyoruz. Bu sene düzeltme senemiz. Olumlu yönde yerli üretimimizi arttıracağız. Somali ve Libya’da 2 olmak üzere çalışma yaptığımız 3 noktadan petrol çıkartmaya bu sene başlıyoruz. Ayrıca Bulgaristan’da Hantervel bölgesindeki rezervin anlaşmasını da Shell ile yaptık. Türkiye Petrolleri olarak, Irak’taki sahalarımızdan 15 bin, Azerbeycan’daki sahamızdan 20 bin varil günlük üretimimiz var. Yeni başlayacak, anlaşması tamamlanmış, faaliyete girecek 4 yeni kuyu ile 2026 yılında petroldeki yerlilik oranımız çok daha yukarılara çıkacak" dedi. Afrika ve Libya’da sondaj bölgeleri ile alakalı çalışmaların devam ettiğini hatırlatan Bakan Bayraktar, 5 büyük petrol şirketi ile de Türkiye Petrolleri için fizibil olan bölgelerdeki kuyuları değerlendirme konusunda görüşmelerinin sürdüğüne dikkat çekerek, "Enerjide dışa bağımlılığı bitirme konusunda, üretimi her yıl arttırarak hızlı yol almaya başlayacağız" diye konuştu.
Uzmanından uyarı: "Tromboflebit bir enfeksiyon"
25 Mart 2026 Çarşamba - 10:25 Uzmanından uyarı: "Tromboflebit bir enfeksiyon" Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. İlknur Günaydın, tromboflebitin cilt hastalığı değil, bir enfeksiyon olduğunu söyledi. Varisli hastalarda yaygın olarak görülen tromboflebit, hamilelik, hareket eksikliği ve damar yaralanması gibi olayların ardından görülebiliyor. Özellikle bacaklarda görülen bu rahatsızlık cilt hastalığıyla karıştırılabiliyor. Uzmanlar, bu hastalığın bir enfeksiyon olduğuna dikkati çekerek tedavi edilmezse ciddi sorunlar oluşturabileceğini söylüyor. 10 ay önce bacağında gece kramplarının başlamasıyla Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’ne başvuran Türker Atakan, ilaç tedavisiyle yakın zamanda sağlığına kavuşmayı bekliyor. Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. İlknur Günaydın, hastanın daha önce sağ bacağında varis şikayetiyle 2 kez ameliyat olduğunu belirterek "Kliniğimize sağ bacakta, bu damar trasesinde kızarıklık, şişlik, ağrı ve yanma hissiyle başvurdu. Damarları değerlendiren bir tetkik yaptık. Bu tetkik sonucunda bu yüzey varis damarının içinde pıhtı oluşumlu olduğunu gördük. Bu da bize akut tromboflebit tanısını koydurdu" diye konuştu. Bu hastalığın cilt hastalığıyla karıştırılabildiğini dile getiren Günaydın, "Hastalığın en büyük belirtisi ana yüzeyel, cilt altında seyreden yüzeyel toplar damarımızın bulunduğu bölgede kızarıklık, tam direkt o bir şerit şeklinde kızarıklık, şişlik, ağrı ve sertlik. Bu tipik bulguları. Cilt hastalıklarında yaygın olur. Tüm bacağı sarar, cilt enfeksiyonları da nitekim öyle. Bu hastalık bir enfeksiyon" ifadelerini kullandı. "İleri fazlarda tedavi çok güç oluyor" Hastaların damar trasesinde kızarıklık gördüklerinde hemen bir sağlık kuruluşuna başvurmaları gerektiğinin altını çizen Günaydın, "İleri fazlarda tedavi çok güç oluyor. Yara açıldığı zaman tedavisi çok sıkıntılı oluyor. Çok uzun süre alabiliyor. Bu konuda hastanın hayatını, yaşam kalitesini, konforunu engelleyebiliyor. Damar içi enfeksiyon olduğu için özellikle bağışıklık sistemi düşkün olan hastalarımızda daha yaygın sistemik enfeksiyonlara, bütün vücudu etkileyen enfeksiyonlara neden olabilir" açıklamasında bulundu. Hasta Türker Atakan, 10 ay önce bacağında gece kramplarının başladığını belirterek daha sonra şişme ve morarma meydana geldiğini anlattı. Daha sonra hastaneye başvurduğunu dile getiren Atakan, ilaç tedavisine başlandığını söyledi. Hastalığının günlük hareketlerini kısıtladığını anlatan Atakan, "Bazen yürürken ağrı olarak, batma olarak yürüme kalitemi bozdu. Kızarıklık, morarma, yanma o gibi şikayetlerim oluştu. Doktorumuz tarafından verilen kan sulandırıcı iğne ve antibiyotik tedavisine başladım. Şu anda daha iyiyim" dedi.
Bakan Kurum, BM Genel Kurulu’nda daimi temsilcilere COP31’i anlatacak
25 Mart 2026 Çarşamba - 09:56 Bakan Kurum, BM Genel Kurulu’nda daimi temsilcilere COP31’i anlatacak COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, ‘30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü’ nedeniyle New York’ta düzenlenecek programlara katılacak. Bakan Kurum, ABD ziyareti kapsamında BM Genel Kurulu’nda daimi temsilcilere Türkiye’nin COP31 ev sahipliği sürecine ilişkin bilgilendirme yapacak. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, ‘30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü’ etkinlikleri çerçevesinde 25 Mart Çarşamba günü ABD’ye 3 günlük ziyarette bulunacak. Kurum, BM’nin iklim değişikliği ile mücadelede en önemli organizasyonu olan 31. BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (BMİDÇS) Taraflar Konferansı Başkanı sıfatıyla New York’ta bir dizi görüşmeler yapacak. COP31 Başkanı olarak, bugüne kadar BM temsilcileri, önceki dönem COP başkanları, STK’lar, büyükelçiler, Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol ile görüşmeler ve toplantılar gerçekleştiren Bakan Kurum, ABD’de de BM nezdinde ikili görüşmeler gerçekleştirip, tanıtım toplantılarına katılacak. Türkevi’nde STK’lar ile toplantı Bakan Kurum, New York programı kapsamında ilk olarak 26 Mart Perşembe günü BM Türkevi binasında STK’lar ile bir araya gelecek. Bakan Kurum, 140’a yakın ABD’li iş insanı ve STK temsilcisinin katılacağı bu toplantıda COP31 süreci ve Türkiye’nin Emine Erdoğan himayesinde başlattığı Sıfır Atık Projesi ile ilgili konuşma yapacak. Bakan Kurum, BM Genel Sekreteri ile görüşecek Bakan Kurum daha sonra Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Başkanı Alexander de Croo ile ikili görüşme gerçekleştirecek. Bakan Kurum ardından BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile görüşecek. Bakan Kurum görüşme ve toplantılarda Türkiye’nin küresel çevre hareketi Sıfır Atık ve COP31 ev sahipliği sürecine ilişkin bilgiler verecek. Türkiye’nin iklim değişikliği ile mücadele ve çevre politikalarına yönelik sunumlar yapacak. Bakan Kurum’un Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) İcra Direktörü Inger Andersen ile de COP31 sürecine ilişkin ikili görüşme gerçekleştirmesi bekleniyor. Bakan Kurum, BM Genel Kurulu’nda Türkiye’nin COP31 vizyonunu anlatacak Bakan Kurum, 27 Mart Cuma günü ise BM Genel Kurulu’nda Türkiye’nin COP31 ev sahipliği ve başkanlık sürecine ilişkin daimi temsilcilere bilgilendirme yapacak. Kurum, küresel çevre hareketi Sıfır Atık’ın COP31 sürecinde de önemli bir başlık olacağını belirtip, Türkiye’nin yine küresel bir sorumluluk anlayışıyla uluslararası sisteme güveni pekiştirmek için çaba sarf edeceğini anlatacak. Bakan Kurum hitabında Türkiye’nin COP31 vizyonunu; ‘Uygulama’ COP’u olarak belirlediğine dikkat çekecek ve bu vizyonun süreçlerini de diyalog, uzlaşı ve aksiyon ekseninde sıralayacak. Bakan Kurum, Türkiye’nin iklim iş birliği, temiz enerji ve yeşil dönüşüm konularında hedef odaklı bir COP31’in sürecini yürütmeyi hedeflediğini üye ülkelere anlatacak. BM’de 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü etkinlikleri düzenlenecek Kurum, Genel Kurul hitabının ardından, "30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü" programlarına katılacak. BM binasında gerçekleştirilecek etkinlikler kapsamında Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Emine Erdoğan’ın video mesajı yayımlanacak. Bakan Kurum’un yanı sıra programda, Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 İklim Değişikliği Üst Düzey Şampiyonu Samed Ağırbaş, Birleşmiş Milletler Çevre Programı İcra Direktörü Inger Andersen, Birleşmiş Milletler İnsan Yerleşimleri Programı (UN-Habitat) İcra Direktörü Anacludia Rossbach birer konuşma yapacak.