Yerel Haberler
Ankara
10 Mart 2026 Salı - 00:12 Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan ile telefonda görüştü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile karşı tarafın talebine binaen bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi İletişim Başkanlığı’nın sosyal medya hesabından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile karşı tarafın talebine binaen bir telefon görüşmesi gerçekleştirdiği duyuruldu. Paylaşımda şu ifadelere yer verildi; "Cumhurbaşkanımız görüşmede, diplomasi kapısının açılmasına ihtiyaç olduğunu, Türkiye’nin bunu sağlamak için çaba harcadığını ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran’a yönelik hukuksuz müdahaleleri ve İran’ın bölgemizdeki kardeş ülkeleri hedef almasını doğru bulmadığımızı, bilakis kardeş ülkeleri hedef almanın hiç kimsenin faydasına olmadığını ve bunların sonlandırılması gerektiğini belirtti. Cumhurbaşkanımız, Türkiye’nin tarafı olmadığı çatışmalardan olumsuz etkilendiğini, her ne sebeple olursa olsun, hava sahamızın ihlal edilmesinin mazur görülemeyeceğini ve Türkiye’nin buna karşı gerekli tüm önlemleri almaya devam edeceğini vurguladı. Cumhurbaşkanımız görüşmede Pezeşkiyan’a, Menab’daki okul saldırısında öldürülen çocuklar başta olmak üzere yaşanan can kayıplarından derin üzüntü duyduğumuzu ifade etti. İran Dini Lideri Ali Hamaney için başsağlığı dileklerini yineleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mücteba Hamaney’in yeni dini lider seçilmesinin, bölgede barışa vesile olmasını temenni ettiğini dile getirdi. Pezeşkiyan da Türkiye hava sahasına giren füzelerin İran kaynaklı olmadığını ve konuyla ilgili kapsamlı bir araştırma yapacaklarını söyledi."
CHP Genel Başkanı Özel ile Saadet Partisi Genel Başkanı Arıkan bir araya geldi
26 Ocak 2026 Pazartesi - 12:48 CHP Genel Başkanı Özel ile Saadet Partisi Genel Başkanı Arıkan bir araya geldi Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı (CHP) Özgür Özel’i genel merkezinde ziyaret etti. CHP Genel Başkanı Özel, Saadet Partisi Lideri Mahmut Arıkan ve beraberindeki heyeti kabul etti. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi’nde gerçekleştirilen görüşmenin ardından konuşan Özel, "Özellikle 19 Mart’tan bugüne kadar partimiz çok zor günler geçirdi. Tüm yaşadığımız zorluklarda ve acılarda ki kayıplarımız oldu, ilk telefonu açan, ilk ziyaretimize gelen ve her zaman dayanışma gösteren Mahmut Arıkan’a ve 81 ilde Cumhuriyet Halk Partisi örgütleriyle tam bir dayanışma halinde, bir kardeşlik hukukuna bağlı olarak siyaset yapan tüm Saadet Partisi teşkilatına ben de çok teşekkür ediyorum. Bundan sonra Türkiye’de çok daha güzel günlerde, umut dolu günlerde hep birlikte olmayı, birlikte siyaset yapmayı, birlikte çalışmayı ümit ediyoruz" dedi. "Bahçeli, en dipteyken ülkeyi erken seçime götürdü" Açıklamanın ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Genel Başkan Özel, MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin erken seçim ve emekli aylıklarına ilişkin kendisine yönelik açıklamalarını şöyle değerlendirdi: "Bahçeli, erken seçime kapıyı kapattı. Bahçeli, erken seçime kapıyı açtığında Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarını başlatmıştı. Kendisi bir üçlü koalisyondaydı ve çok zorlukları olan bir koalisyondu. Deprem geçmişti ve büyük bir ekonomik kriz, çok katı önlemlerle aşılmaya çalışılıyordu. Hükümetinin en zor olduğu dönemde ve ondan sonra yaşanacak her gün biraz daha ekonomik tedbirlerin sonuç vermeye başlayacağı, vatandaşın rahat edeceği ve hükümete tepkinin azalacağı bir süreçte en dipteyken, ülkeyi erken seçime götürdü. Adalet ve Kalkınma Partisi kendilerinin dahi hayal edemeyeceği bir sonuç alarak, iktidarı oluşturan 3 partinin de baraj altı kalmasıyla, Türkiye’nin en köklü partilerinin baraj altı kalmasıyla, sadece 2 partinin barajı geçebildiği noktada, kuruluşunun üzerinden 13-14 ay geçtikten sonra tek başına iktidarı yakaladı. O gün, Bahçeli’nin bıraktığı gün en düşük emekli maaşı 8 çeyrek altındı, bugün 2 çeyrek altın. Aradaki 6 çeyrek altın Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarlarının eseri olarak emeklinin cebinden uçup gitti. Bir emekli değil, her emekli; bir çeyrek altın değil, 6 çeyrek altın; bir kere değil, her ay kaybediyorlar. Bu süreci Bahçeli’nin erken seçim çağrısı başlattı." Özel, "Şimdi Bahçeli, milletin bu iktidardan en rahatsız olduğu, ekonomik krizin en yüksek noktada olduğu, milletin şikayetlerinin en fazla olduğu, yoksulluğun, işsizliğin, güvencesizliğin dayanılamaz bir noktaya geldiği yerde bu sefer erken seçime kapıyı kapatıyor. Erken seçime bugün kapıyı aralasa emekli kurtulacak, asgari ücretli kurtulacak, çiftçi kurtulacak, esnaf kurtulacak, memur kurtulacak. Ama kendisi iktidardayken en avantajlı zamanda AK Parti’ye erken seçim kapısını aralayan AK Parti için en dezavantajlı noktada erken seçime kapıyı kapatıyor. O zaman ne diyelim? Bahçeli, biz bildiğiniz gibiyiz. Biraz daha ustalaştık taşı kırmakta, dostu düşmanı birbirinden ayırmakta" dedi. "Klasik anayasaya aykırılık başvurularından farklı" Emeklilerin çoğunluğunun en düşük emekli maaşını alacak olması ve Anayasa Mahkemesi’ne başvuru hakkındaki soruyu cevaplayan Özel, "Anayasa Mahkemesi ile ilgili arkadaşlarımız çalışıyorlar. Tabii normal şartlarda yapılan düzenlemenin iptali, bin liralık zammın iptali noktasına gelebilir. Ama biz Anayasa Mahkemesi’ne çalışmamızı, anayasanın insanca yaşam hakkı, barınma hakkı başta olmak üzere, emeklilerin bu maaşla mahrum oldukları temel insan haklarından dolayı Anayasa Mahkemesi’nin uzunca bir süre vermeksizin, Meclis’in görevlerini ve anayasanın saydığı temel insan haklarını değerlendirerek ve kısa bir süre vererek kanunun yeniden görüşülmek üzere iptal edilmesi talebiyle bir başvuru yapmayı düşünüyoruz. Klasik anayasaya aykırılık başvurularından farklı, arkadaşlar detaylı olarak çalışıyorlar. Çalışmalarını tamamladıklarında başvuruyu gerçekleştirecek arkadaşlarımız" diye konuştu. "Vatandaşlarımız erken seçim noktasında çok ısrarcılar" Emekli maaşlarına değinen Arıkan, "Türkiye’nin her yerini özellikle muhalefet partileri geziyorlar. Sahadaki durum artık çalışmak ya da çalışmamak insanların onurlu bir şekilde yaşamını garanti altına almayan bir sürece geldi. Emeklilerimiz, asgari ücretlilerimiz, çalışanlarımız, esnaflarımız, gençlerimiz, iş insanlarımız dün Manisa ilindeydik ziyaretlerde bulunduk. Sanayinin çok gelişmiş olduğu bir şehir, tarımın çok gelişmiş olduğu bir şehir. İşsizişliğin çok hızlı bir şekilde arttığını, çok büyük firmaların işçi çıkartmak durumunda kaldığını gördük. Böyle bir ortamda erken seçim istememek çok mantıklı değil. Geçtiğimiz hafta Saadet Partisi Genel Başkanı olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne bir kanun teklifinde bulundum. En düşük emekli maaşının asgari ücret seviyesine çıkartılması diğer emekli maaşlarının da ödeme primi oranının da artırılması talebinde bulunduk. Birkaç günlük bir imza kampanyası başlattık. Birkaç gün içerisinde 1 milyon 214 bin insan bu teklifimize destek imzası verdiler. Bahçeli, iktidar yetkilileri ne kadar erken seçim istemiyoruz dese de vatandaşlarımız erken seçim noktasında çok ısrarcılar" şeklinde konuştu.
Bakan Bolat: "Milli Ekonominin temeli güçlü gümrüklerdir"
26 Ocak 2026 Pazartesi - 12:45 Bakan Bolat: "Milli Ekonominin temeli güçlü gümrüklerdir" ‘Dünya Gümrük Günü’ kapsamında konuşan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "Ticaret demek lojistik, gümrükleşleme, gümrük müşavirliği demektir. O zaman diyebiliriz ki milli ekonominin temeli güçlü gümrüklerdir" dedi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, 26 Ocak Dünya Gümrük Günü çerçevesinde düzenlenen ‘Dünya Gümrük Günü Yıl Dönümü’ basın toplantısına katıldı. Ticaret Bakanlığı ev sahipliğinde gerçekleşen basın toplantısında gümrükler vasıtasıyla gerçekleşen uluslararası ticaretteki olumlu gelişmeler ele alındı. Programda bir konuşma gerçekleştiren Bakan Bolat, Ticaret Bakanlığı’nın temel omurgasının dış ticaret, gümrükler, iç ticaret, esnaf, iş dünyası ve şirketlerden oluştuğunu kaydetti. Bolat, gümrüklerden geçen yıl toplam 800 milyar dolar mal ve hizmet ihracat ve ithalatı yapıldığını anımsatarak, bu çerçevede gümrük çalışmalarının önemine değindi. Bakan Bolat, dünyada adı konulmamış bir ticaret savaşı olduğunu belirterek, gümrük vergilerinin bu ticaret savaşlarının en önemli aracı olarak kullanıldığını ifade etti. Dünya Ticaret Örgütü’nün son dönemde yaşanan gelişmeler çerçevesinde zor günler geçirdiğini aktaran Bolat, Türkiye olarak yaşanan gelişmeleri takip edip ona göre pozisyon almaya ve ihracatı arttırmaya mecbur olduklarını ifade etti. "Kamu bütçesinin beşte birini Ticaret Bakanlığı ve onun gümrük teşkilatı toplamakta" Ticaret Bakanlığı kadrolarının yaklaşık yüzde 75’inin gümrük çalışanlarımızdan oluştuğunu kaydeden Bolat, "Toplam 161 gümrük idaremiz var merkez ve taşra idarelerimizde. Toplam vergi gelirlerinin yüzde 20’sini bu teşkilat topluyor. Gümrükten anında tahsilat yapılıyor ve üç beş saniye sonra Hazine ve Maliye Bakanlığı’na elektronik ortamda aktarılıyor. Bundan da kıvanç duyuyoruz. Halkımıza hizmet yolunda harcadığımız kamu bütçesinin beşte birini Ticaret Bakanlığı ve onun gümrük teşkilatı toplamakta. Yılda yüz 87 milyon yolcu gümrüklerimizden geçiyor. 12 milyon araç, 8 milyon 400 bin ihracat ve idare konteyneri gümrüklerimizden geçiyor. Bir milyona yakın uçak seferi var ve 107 binden fazla gemi seferi var. 5,1 milyon tır geçişi sınır kapılarımızdan geçmekte, 5 milyon da binek aracı yolcu aracı geçiyor. Bütün bunların gümrük işlemleri bir yıl içinde başarıyla tamamlanıyor" ifadelerini kullandı. "Milli ekonominin temeli güçlü gümrüklerdir" Dünya Gümrük Örgütü’nün 2006 yıllı temasının ‘Gümrük Teyakkuz Ve Kararlılıkla Toplumu Koru’ olduğunu hatırlatan Bolat, "Bu, gümrük idarelerinin ticareti kolaylaştırma ama toplumu ve ülkeyi kal ekonomisini koruma sorumluluğunu aynı anda yürüttüğümü hatırlatan önemli bir slogandır. Burada uluslararası değer zincirlerinin aksamaması da önemlidir. Gümrük deyince gümrük müşavirleri, lojistikçiler çok önemli. Lojistik sektörü Türkiye Milli Gelirinin yüzde 13’ünü oluşturuyor. Yani 100 milyar dolardan fazla hatta 120 milyar dolara yakın bir büyüklüğü oluşturuyor. 40 milyar dolara aşkın bir ihracat gelirini oluşturuyor. Ticaret demek üretim demektir, yatırım demektir, istihdam demektir, döviz kazancı demektir. Aynı zamanda lojistik, gümrükleşleme, gümrük müşavirliği demektir. Çok geniş bir alanı oluşturmakta. O zaman diyebiliriz ki milli ekonominin temeli güçlü gümrüklerdir" açıklamasında bulundu. "Sonradan kontrol ve ikinci kontrollerle de tam 13 milyar 600 milyon lira kamunun gelir hakkını tespit ettik" Bolat, Ticaret Bakanlığı olarak yaptıkları çalışmalarla gümrük idarelerini sürekli bir dinamik şekilde yenilediklerini ifade ederek, gerek fiziki donanımda gerekse bilgisayar sistemleriyle programlarda hızlandırma ve kayıt altına alma noktasında önemli çalışmalar yaptıklarını dile getirdi. Bolat, şu ifadelere yer verdi: "Güvenliği arttırmanın en önemli yolu her işlemi aynı düzeyde kontrol etmek değil, doğru beyanı, doğru yükü, doğru aracı, doğru rotayı zamanında tespit edebilmektir. Bunun için de artık veri analizi, yapay zeka yöntemleriyle raporlama ve hedefleme çalışmaları, karar alma süreçlerimize olumlu katkı yapıyor. Buradan da şu mesajı anlıyoruz. Akıllı gümrükler hızlı etkin ticaretin anahtarıdır. Ayrıca işlemler sadece gümrükte bitmiyor. Gerek gümrük teşkilatımız gerekse biz kontrol genel müdürlüğümüz, yapılan işlemleri arka planda denetliyorlar. Müfettişlerimiz denetliyor. Ve bu çalışmaların sonucunda da sonradan kontrol ve ikinci kontrol mekanizmaları işletilerek de kamunun hakkı olan gelirleri sonradan tahsili de mümkün hale gelebiliyor. Geçen yıl 2025’te Teftiş Kurulu Başkanlığı Risk Kontrol Genel Müdürlüğü ve gümrük teşkilatımızın iş birliğiyle yapılan bu sonradan kontrol ve ikinci kontrollerle de tam 13 milyar 600 milyon lira kamunun gelir hakkını tespit ettik ve mükelleflere tahakkuk ettirilerek tahsil yoluna getirdik." Bu sene için hedeflerinin büyük olduğunu vurgulayan Bolat, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 410 milyar dolar ihracat hedefi koyduğunu ve bunu gerçekleştirmek için de çalışmalarına devam edeceklerini vurguladı. Bakan Bolat’ın konuşmasının ardından, Dünya Gümrük Örgütü tarafından hazırlanan ve görevini üstün gayret, dikkat ve kararlılıkla yerine getiren personel ve özel sektör çalışanlarına ‘Dünya Gümrük Günü Liyakat Sertifikası’ takdim edildi.
Bakan Şimşek: "Enflasyon beklentileri geçen yılın aynı dönemine göre hanehalkında 6,7 puan, reel sektörde 10,9 puan ve piyasa katılımcılarında 3,2 puan geriledi"
26 Ocak 2026 Pazartesi - 12:41 Bakan Şimşek: "Enflasyon beklentileri geçen yılın aynı dönemine göre hanehalkında 6,7 puan, reel sektörde 10,9 puan ve piyasa katılımcılarında 3,2 puan geriledi" Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, "12 ay sonrası enflasyon beklentileri geçen yılın aynı dönemine göre hanehalkında 6,7 puan, reel sektörde 10,9 puan ve piyasa katılımcılarında 3,2 puan geriledi" dedi. Bakan Şimşek, sosyal medya hesabından, dezenflasyon sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu. Şimşek paylaşımında şu ifadelere yer verdi: "Enflasyon beklentilerindeki düşüş eğilimi sürüyor. 12 ay sonrası enflasyon beklentileri geçen yılın aynı dönemine göre hanehalkında 6,7 puan, reel sektörde 10,9 puan ve piyasa katılımcılarında 3,2 puan geriledi. Hanehalkı enflasyon beklentileri tüm ülkelerde enflasyon gerçekleşmeleri ve eğilimlerinin üzerindedir; bu durum ülkemize özgü değildir. Piyasanın yıl sonu için yüzde 23,2 seviyesinde olan enflasyon beklentisi hedefimizin üzerinde olsa da mevcut enflasyon düzeyine kıyasla belirgin bir iyileşmeye işaret ediyor. Ocak’ta dönemsel etkiler kaynaklı aylık enflasyonun artmasını ancak yıl genelinde dezenflasyon sürecinde sağlanacak ilerleme ile birlikte beklentilerin daha da iyileşerek fiyatlama davranışlarındaki katılıkları azaltmasını ve enflasyondaki düşüşe daha güçlü katkı sağlamasını bekliyoruz. Yapısal adımlarla desteklenen dezenflasyon odaklı politikalarımızı kararlılıkla uygulamaya devam edeceğiz."
Bakan Tekin: "Okul Dışı Öğrenme Ortamları projemizi Türkiye Yüzyılı Maarif Modelimizin sahadaki en görünür halkalarından birisi olarak kabul ediyoruz"
26 Ocak 2026 Pazartesi - 12:28 Bakan Tekin: "Okul Dışı Öğrenme Ortamları projemizi Türkiye Yüzyılı Maarif Modelimizin sahadaki en görünür halkalarından birisi olarak kabul ediyoruz" Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Okul Dışı Öğrenme Ortamları projemizi Türkiye Yüzyılı Maarif Modelimizin sahadaki en görünür halkalarından birisi olarak kabul ediyoruz. Şehrin imkanlarını, öğretmenimizin planına ve evladımızın öğrenme serüvenine dahil eden bir düzen oluşturmaya çalışıyoruz" dedi. Okul dışı öğrenme ortamlarının eğitim sürecine daha etkin entegre edilmesi amacıyla, Okul Dışı Öğrenme Ortamları Tanıtım Toplantısı Ankara Resim Heykel Müzesi’nde gerçekleştirildi. Programda açıklamalarda bulunan Milli Eğitim Bakanı Tekin, eğitimin yalnızca sınıf ortamlarıyla sınırlı olmadığını belirterek, öğrencilerin sosyal, kültürel ve akademik gelişimlerine katkı sunacak Okul Dışı Öğrenme Ortamlarının önemine dikkat çekti. Proje kapsamında müzeler, bilim merkezleri, kütüphaneler ve çeşitli sosyal alanların eğitim sürecine daha etkin şekilde dahil edilmesinin hedeflendiğini belirten Tekin, Okul Dışı Öğrenme Ortamlarının öğrencilerin yaparak ve yaşayarak öğrenmelerine imkan sağladığını vurguladı. Platformla öğretmenler; derslerde ünite ve konulara uygun müze, kütüphane, bilim merkezi, sergi, cami, teknoloji ve geliştirme merkezi ve geri dönüşüm tesisi gibi mekanlara ulaşabilmelerinin yanı sıra bu mekanlardan uygun olanlara sanal turlar düzenleyebilecek ve görsel materyallerle bu mekanları derslerinin bir parçasına dönüştürebileceği belirtildi. "Meselemiz evladımızın öğrenme tecrübesini zenginleştiren her zemini eğitimin bir parçası haline dönüştürebilmek" Öğrenmenin sadece okulda olmadığını; dış ortamlarda da eğitimin var olması gerektiğini ve Okul Dışı Öğrenme Ortamlarının bu sürece katkı sağlayacağını ifade eden Bakan Tekin, "Öğrenmeyi ve öğrenme ortamlarını konuşurken sınıf sıraları ve dört duvarla kayıtlı bir anlayışı aşmak ve mekanın da başlı başına bir öğretmen olduğunun idrak edilmesini arzu ediyoruz. Meselemiz evladımızın öğrenme tecrübesini zenginleştiren her zemini eğitimin bir parçası haline dönüştürebilmek. Müzeler, kütüphaneler, atölyeler, bilim merkezleri, spor alanları, tabiat alanları, üretim ortamları, şehirlerimizdeki tarihi yapılar, camiler, barajlar, aklınıza gelebilecek her ortam aynı zamanda bir öğrenme ortamı haline dönüşebilir. Evlatlarımızın dikkatini toplayan, merakını diri tutan, sorularını çoğaltan her imkan bizim nazarımızda bir öğrenme ortamı olmalıdır. Bugün resimlerin ve heykellerin eşlik ettiği bu tarihi mekanda buluşmamızın sebebi de budur. Öğrenmeyi hayatın dışına iten, onu evlatlarımızın zihninde biriken kuru bir enformasyona indirgeyen anlayışı asla kabul edemeyiz. Bilginin kıymet kazandığı yer; çocuğun emek verdiği, ter döktüğü, soru sorduğu, üretime, sanata, tabiata dokunduğu ortamlardır. Çünkü öğrenme hayatla temas ettiğinde derinleşir, derinlik kazanan kavrayış da zamanla hikmete, karaktere ve sorumluluk şuuruna dönüşür" diye konuştu. "Şehrin imkanlarını, öğrenme serüvenine dahil eden bir düzen oluşturmaya çalışıyoruz" Projenin, öğretmenlerin eğitim-öğretim sürecine de olumlu yararları olacağını ve eğitim sürecini kolaylaştırarak öğrencilere uygulayabileceklerini ifade eden Bakan Tekin, "Okul Dışı Öğrenme Ortamları projemizi, Türkiye Yüzyılı Maarif Modelimizin sahadaki en görünür halkalarından birisi olarak kabul ediyoruz. Şehrin imkanlarını öğretmenimizin planına ve evladımızın öğrenme serüvenine dahil eden bir düzen oluşturmaya çalışıyoruz. Projemizin kalbinde öğretmenlerimizin elini güçlendiren dijital bir altyapı kurduk. Öğretmenimiz, bu platforma girdiğinde bulunduğu ili, ilçeyi, dersini, sınıf düzeyini Türkiye Yüzyıl Maarif Modelindeki ilgili temayı ve kazanımları seçerek öğrencileriyle birlikte kullanabileceği mekanların bir haritasına ulaşabiliyor. Her bir mekan için hazırlanan bilgi kartlarında ortamın kısa tanımı, eğitimle ilişkisi öne çıkan temalar, önerilen etkinlik örnekleri güvenlik ve erişimle ilgili bilgiler yer alıyor. Ayrıca her bir temada her bir etkinlikte medeniyet birikimimize vurgu yapıyor, böylece öğretmenimizin omzuna yeni ve belirsiz bir yük koymak yerine, onlara planlamada ve rehberlikte yol açan bir araç da sunmuş oluyoruz" şeklinde konuştu. "Kayıtlı mekan sayımız 5 binin üzerine çıktı" Proje kapsamında illerde kurulan komisyonları tespit edebilmek için yoğun bir çaba sarf ettiklerini belirten Bakan Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bugün itibariyle platformda kayıtlı mekan sayımız 5 binin üzerine çıktı. Bu mekanlara bağlı 100 binlerce öğrenme çıktısı ve etkinlik önerisi üretildi. Bir parantez açmak istiyorum. Daha önce müsteşarlığım dönemimde, dönemin Kültür ve Turizm Bakanımızla bu konuları çok detaylıca konuşmuştuk. Bu benim hayalimdi. Çocuklarımız; yaşadıkları coğrafyanın, yaşadıkları ilin medeniyet birikimimizdeki yeri ve değeri ile ilgili bilgi sahibi olsun arzusundaydık. Bugün, başlattığımız bu projeyi çok farklı bir noktaya taşımış olduk. Ben bu süreçte emek sarf eden bütün arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum." Düzenlenen programa, Bakan Tekin’in yanı sıra Temel Eğitim Genel müdürü Ebubekir Sıddık Savaşçı ve öğretmenler katılım sağladı.
Pursaklar’da Gelenek Zamanı; ‘‘Saya Gezmesi’’
26 Ocak 2026 Pazartesi - 11:32 Pursaklar’da Gelenek Zamanı; ‘‘Saya Gezmesi’’ Pursaklar Belediyesi ile Ankara Kulübü Derneği iş birliğinde düzenlenen Saya Gezmesi etkinliği, geleneksel kültürü Sirkeli Mahallesinde yeniden canlandırdı. Pursaklar Belediyesi, kültürel mirasın yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması amacıyla Ankara Kulübü Derneği ile birlikte Geleneksel Saya Gezmesi etkinliği düzenledi. Sirkeli mahallesinde gerçekleştirilen etkinlikte, yöresel kıyafetler giyen seymenler ve saya ekibi vatandaşlarla bir araya gelerek unutulmaya yüz tutmuş bir geleneği yeniden canlandırdı. ‘‘Ateş yaktık, sinsin oynadık, saya gezdik. Sirkeli’de unutulmaz bir gün yaşadık’’ Geleneksel Saya Gezmesi etkinliği ile Pursaklar’ın şenlendiğini ifade eden Belediye Başkanı Ertuğrul Çetin; ‘‘Bugün burada sadece bir etkinlik değil, aynı zamanda kültürümüzü, dayanışmamızı ve paylaşma ruhumuzu yaşatıyoruz. Ateş yaktık, sinsin oynadık, saya gezdik. Sirkeli’de unutulmaz bir gün yaşadık. Gelecek kuşaklara geleneklerimizi aktarmak için çabalıyoruz. Geçmişini bilmeyen milletler geleceğe emin adımlarla yürüyemez. Çocuklarımızın bu gelenekleri tanıyarak büyümesi bizim için çok kıymetli. Ankara Kulübü Derneği’ne bu organizasyon için teşekkür ederim’’ dedi. Davul-zurna eşliğinde gerçekleştirilen gezide, bolluk, bereket ve dayanışmayı simgeleyen saya geleneği mahalle sakinlerinden büyük ilgi gördü. Vatandaşlar, hem kültürel değerlerle buluşmanın hem de keyifli anlar yaşamanın mutluluğunu yaşadı.
Bakan Kurum’dan Yalova sosyal konut paylaşımı: "Türkiye’yi ev sahibi yapıyoruz"
26 Ocak 2026 Pazartesi - 11:28 Bakan Kurum’dan Yalova sosyal konut paylaşımı: "Türkiye’yi ev sahibi yapıyoruz" Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, TOKİ’nin İlk Evim Projesi kapsamında Yalova’nın Kazımiye Mahallesi’nde ev sahibi olan vatandaşların görüntülerini paylaştı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na bağlı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından hayata geçirilen 250 bin sosyal konutluk İlk Evim Projesi kapsamında Yalova’nın merkez ilçesi Kazımiye Mahallesi’nde 34 bin 858 metrekare alana 304 konut inşa edildi. Sosyal konutlarına yerleşen vatandaşların görüntülerini paylaşan Bakan Kurum, ev sahibi Resul Şahin’in "Dar gelirli insanlara ilaç gibi geldi" sözlerini hatırlatarak, "Sevincin adresi bu kez Yalova. Güvenli, sağlam, uygun fiyatlı yuvalarımızla Türkiye’yi ev sahibi yapıyoruz" dedi. "Resul sana ev çıktı" Görüntülerde yer alan Resul Şahin, "Hiç umudum yoktu. Kura çekimleri olduktan sonra bir baktım sağdan soldan millet çağırıyor, ‘Resul sana ev çıktı’ diye. ‘Dalga geçmeyin, şaka yapmayın’ dedim, ‘Yok yok, valla ismin çıktı’ dediler. Geldim, bir baktım gerçekten de çıkmış. Sevinçten uçacak gibi olduk" dedi. Yeni evlerini çok beğendiklerini söyleyen Şahin, "TOKİ olmasaydı, ev sahibi olmayı hayal bile edemezdim. Çünkü imkanım yok. 6 nüfus bakıyorum, 1 kişi çalışıyordu. Mümkün değil. Böyle bir şey düşünemedim. Allah ön ayak olanlardan, bize bu desteği verenlerden razı olsun. Bu konutlar dar gelirli insanlara gerçekten ilaç gibi geldi" diye konuştu. "500 bin değil, 1 milyon olsun" Bir başka ev sahibi Zeynep Arslanhan da kurada ev çıktığını duyduğunda inanamadığını belirterek, "Canlı yayını izlerken ismimi görünce çok sevindim. Ama bu kadar güzel ev olacağını düşünmemiştim. Evimi çok seviyorum ve çok mutluyum. İyi ki de başvurmuşum. Her şey çok güzel. Hele manzara süper. Daha temiz hava alıyoruz. Orman havası. Balkonda yemeğimi yiyebiliyorum" ifadelerini kullandı. Ferit Arslanhan ise konutların depreme dayanıklı oluşuna dikkat çekerek, "Hem Balıkesir’de hem burada çok deprem oldu. Depremlerde ufak tefek sallandık ama Allah razı olsun devletimiz binayı sağlam yapmış. Ben isterim ki Türkiye’ye komple sosyal konut yapsınlar. Yani 500 bin değil, 1 milyon olsun" dedi. "İçimiz rahat oturuyoruz" Diğer bir ev sahibi Semra Özkan da şunları söyledi: "Deprem bölgesindeyiz. 1999 depremini de yaşadık. Çok şükür bizlere bir şey olmadı ama ciddi kayıplar var. Rabbim rahmet eylesin hepsine. Gördük ki TOKİ’ler hep güvenli. O yüzden içimiz rahat oturuyoruz"
Bakan Uraloğlu: "2025 yılında farklı türlerde toplam 801 vagonun üretimini tamamlayarak yeni bir rekora imza attık"
26 Ocak 2026 Pazartesi - 11:24 Bakan Uraloğlu: "2025 yılında farklı türlerde toplam 801 vagonun üretimini tamamlayarak yeni bir rekora imza attık" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye Raylı Sistem Araçları Sanayi A.Ş.’nin (TÜRASAŞ) 2025 yılını rekor ile kapadığını açıkladı. Bakan Uraloğlu, "2025 yılında farklı türlerde toplam 801 vagonun üretimini tamamlayarak yeni bir rekora imza attık" dedi. Bakan Uraloğlu, TÜRASAŞ’ın 2025 yılını rekor ile kapadığını açıkladı. Uraloğlu, Türkiye’nin ve bulunduğu yakın coğrafyanın en büyük raylı sistem araç üreticilerinden biri olan TÜRASAŞ’ın teknik altyapısı ve nitelikli insan gücü ile yeni nesil raylı sistem araçlarının üretimine büyük bir ivme ile devam ettiğini vurguladı. Bakan Uraloğlu, 2025 yılında farklı türlerde toplam 801 vagonun üretiminin tamamlanmasıyla yeni bir rekora imza attıklarını ifade etti. "2 yıllık üretim 1 yılda tamamlandı" Askeri tank taşıma vagonu üretimi hakkında da bilgi veren Bakan Uraloğlu, "UAİS Özel Tip Askeri Taşıma Vagonu Projesi ile Kara Kuvvetleri Komutanlığı envanterinde yer alan askeri araçların her türlü hava şartlarında planlandığı gibi ve hızlı bir şekilde demiryolu ağının ulaşabildiği noktalara lojistiğinin sağlanmasını hedefledik. Seri üretime geçtiğimiz Askeri Tank Taşıma Vagonu Projemizde, 2025 yılında 100 adet üretim yaparak 2 yıllık üretimi 1 yılda tamamladık" dedi. Bu yıl 20 adet E5000 elektrikli anahat lokomotifi üretildi Bakan Uraloğlu ayrıca, TÜRASAŞ bünyesindeki fabrikalarda bu yıl 20 adet E5000 elektrikli anahat lokomotifi, 160 kilometre saat hıza sahip 6 adet milli elektrikli tren, 8 adet milli banliyö treni ve 6 adet akülü manevra aracı ürettiklerini bildirdi. Hedef ilk 100 Bakan Uraloğlu, "Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2024 Raporu"nda TÜRASAŞ’ın 174 basamak birden yükselerek 225. sıraya yerleştiğini hatırlattı. Uraloğlu, "Hedefimiz yerli ve milli demiryolu araç üreticimizi ilk 100 sanayi kuruluşundan biri yapmak" dedi.