Yerel Haberler
Ankara
27’si kırmızı bültenle aranan 48 suçlu Türkiye’ye getirildi 08 Mayıs 2026 Cuma - 11:23:48 Kırmızı bültenle aranan 27 ve ulusal seviyede aranan 21 suçlu olmak üzere toplam 48 suçlunun Türkiye’ye iadesi sağlandı. Emniyet Genel Müdürlüğü Interpol-Europol Daire Başkanlığı, Adalet Bakanlığı, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM), İstihbarat ve Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlıkları, Siber, Asayiş ve TEM Daire Başkanlıklarınca yurt dışına kaçan ve haklarında arama kararı bulunan şahısların izi titizlikle sürüldü. Yapılan çalışmalar neticesinde kırmızı bültenle aranan 27 ve ulusal seviyede aranan 21 suçlu Türkiye’ye geri getirildi. Aranan kişilerin 31’i Gürcistan’dan, 7’si Almanya’dan, 2’si Yunanistan’dan iade edilirken, Amerika Birleşik Devletleri, Hollanda, Karadağ, Polonya, Irak, Rusya, Sırbistan ve Ürdün’den de 1’er suçlu iade edildi. Kırmızı bültenle aranan 27 kişinin C.S., R.G., F.Ö., G.Ç., E.D., Y.E.A., U.Y., A.Ç., V.J., M.K., A.S.Ö., A.Ç., C.G., Ö.A., A.E.H., A.A., T.Ş., F.Y., T.G., O.T., İ.T., M.P., M.B.T., M.Ö., G.B.K., A.K. ve K.K., ulusal seviyede aranan 21 şahsın da B.Y., A.Z.Ç., H.Ş., M.E., H.İ.Ç., N.Ç., M.Z., Ö.Ç., M.S., A.D.C., M.Ş., C.Ö., C.B., M.E.İ., B.K., İ.Y., A.Ş., İ.K., Ş.Ö., F.S. ve R.P. isimli şahıslar olduğu bildirildi. İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan paylaşımda, "İlgili ülkelerin kolluk birimleriyle yürütülen ortak iş birliğiyle yakalanan şahısların ülkemize iadeleri sağlandı. Kırmızı bültenle ve ulusal seviyede aradığımız organize suç örgütü üyelerini, zehir tacirlerini yakalayıp ülkemize geri getirmeye devam ediyoruz. Kahraman polislerimizi, başkanlıklarımızı, daire başkanlıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz. Adalet Bakanlığı görevlilerine teşekkür ediyoruz" denildi.
08 Mayıs 2026 Cuma - 11:01 TVHB Başkanı Eroğlu: "Keneler nisan ayından itibaren aktif oluyor" Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB) Başkanı Ali Eroğlu, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) vakalarına ilişkin, "Keneler nisan ayından itibaren aktif oluyor. Havalar ısınmaya başladığı andan itibaren kasım ayına kadar devam ediyor" dedi. TVHB Başkanı Eroğlu, KKKA vakalarına ilişkin açıklamalarda bulundu. İlk kene vakalarının Türkiye’de 2002 yılında görüldüğünü belirten Eroğlu, bu vakaların ilk olarak Tokat’ta başladığını ifade etti. KKKA vakalarının insanların yüzde 5’inde ölümle sonuçlandığını dile getiren Eroğlu, KKKA’ya karşı daha dikkatli ve bilinçli olunması gerektiğinin altını çizdi. KKKA’nın daha çok kırsal ve ormanlık alanlarda yaygın olduğunu söyleyen Eroğlu, keneden korkulmaması gerektiğini, bu tip vakalara karşı gerekli önlemler alınırsa toplum sağlığının iyi yönde ilerleme kaydedeceğini sözlerine ekledi. "KKKA ilk defa ülkemizde 2002 yılında bazı vakalar görülüyor" KKKA’nın Türkiye’de ilk vakaların 24 yıl önce görüldüğünü belirten Eroğlu, "KKKA ilk defa ülkemizde 2002 yılında bazı vakalar görülüyor. Ama tanı 2003 yılında yapılmış. 2004 yılından itibaren de keneye karşı alınması gereken önlemler, diğer mücadeleler belirleniyor. Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı tarım il müdürlükleri vasıtasıyla özellikle riski olan yerlerde vakalar ülkemizde önce Tokat’ta başlıyor. Daha sonraki yıllarda da 30 ilimizde vakalar görüldü. Dünyada 899 kene türü var. Ülkemizde bunun 46 tanesi yaşıyor. 1944’te Kırım’da, 1956’da Kongo’da benzer vakalar görülüyor. İkisi bir araya getiriliyor. İnsanlarda yüzde 5’e yakın ölümle seyrediyor. Kamuoyuna şöyle bir duyuru yapmıştık; ‘Keneden korkmayın, geç kalmaktan korkun.’ Daha çok kırsalda, özellikle ormanlık alanlar, ormanlık alanın bittiği yerde, ülkemizde Kuzey Anadolu platosunda, Erzincan, Sivas, Tokat, Amasya, Bolu’ya kadar olan risk illerinde görülüyor. Fakat sonraki yıllarda değişik illerde, Diyarbakır, Malatya gibi yerlerde vakalar görüldü. Hatırladığım kadarıyla 400 vaka görülüyor. Bu kişilerden 15’i hayatını kaybediyor. Başka bir yıl yine 500’e yakın vaka var. Geçen yıl da 15 vatandaşımız hayatını kaybetti. Bu yıl geçtiğimiz günlerde yine bir gencimiz, evladımız hayatını maalesef kaybetti" diye konuştu. "Keneler nisan ayından itibaren aktif oluyor" KKKA’yı tamamen ortadan kaldırmanın mümkün olmadığını, gerekli bilinçle ölümlerin azaltılabileceğinin altını çizen Eroğlu, "Bunu tamamen ortadan kaldırmanız mümkün değil. Onun için bireysel önlemler, mekanik önlemler ve kimyasal mücadele bunları ortaya koymak lazım. Çiftlik hayvanlarının, diğer hayvanların ilaçlanması, parazit ilaçlarıyla, antiparazitli ilaçlarla ilaçlanması da önemli noktalardan bir tanesi. Doğru bilinen yanlışlar doğru zannediliyor ama yanlış aslında. Bunları bu vesileyle ortaya koymak lazım. Keneler nisan ayından itibaren aktif oluyor. Havalar ısınmaya başladığı andan itibaren kasım ayına kadar devam ediyor. Temmuzda, ağustosta pik yapıyor. Keneler o sırada çok aktif. Bağ, bahçeye giderken gerekir tedbirleri almaları lazım" şeklinde konuştu. "KKKA’yı taşıyan kene, 12 saate yakın kan emiyor" Kenenin vücuda yapıştıktan sonra hemen zehir vermediğini dile getiren Eroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Daha çok açık renkli ve uzun kollu, yani açık bir bölge olmayacak şekilde giyinmeleri lazım. Pantolonlarının paçasını çorabın içine koyacaklar, oradan bir yapışma olmasın. Vatandaşlar, işi bittikten sonra evine geldiği zaman da soyunacak ve bir kene taraması yapacak. Çünkü kene yapıştığı zaman hissetmiyor zaten insanlar. Eğer bir kene görmüş ise buna hemen müdahale etmesi gerekiyor. Doğru bilinen yanlış dediğimiz şey, ‘Aman keneye dokunulmasın, bir sağlık kuruluşuna gidilsin.’ Hayır, doğru değil. Bunun sebebi şu; kene yapıştıktan sonra kan emmeye başlıyor. Etkeni vermiyor. KKKA’yı taşıyan kene 12 saate yakın kan emiyor. 12 saat sonra şişiyor ve etkeni vermeye başlıyor. Biz keneyi gördüğümüzde ne zaman yapıştığını, ne zaman tutulduğunu bilmiyoruz. Vatandaşlar sabahleyin tarlasına gidiyor çalışıyor. Öğleden sonra diyelim ki keneyi gördü. Süratli bir şekilde alacak ama çıplak el ile almayacak. Bir poşet, eldiven ya da bir bez parçası ile onu çıkarıp muhafaza edecek."
Bakan Uraloğlu: "Gerek otoyollarda gerekse de bir kısım yollarda artık ağır bakımlar da yapmaya başladık"
13 Mart 2026 Cuma - 10:26 Bakan Uraloğlu: "Gerek otoyollarda gerekse de bir kısım yollarda artık ağır bakımlar da yapmaya başladık" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Yollarda rutinde 10 yılda bir hafif 20 yılda bir de ağır bakım yapmak gerekir. Gerek otoyollarda gerekse de bir kısım yollarda artık ağır bakımlar da yapmaya başladık" dedi. Bakan Uraloğlu, basın mensuplarıyla iftar programında bir araya geldi. Bakan Uraloğlu, otoyol ve köprülerin özelleştirilme iddialarına ilişkin açıklamada bulundu. "Gerek otoyollarda gerekse de bir kısım yollarda artık ağır bakımlar da yapmaya başladık" Yolların canlı organizmalar gibi olduğunu dile getiren Bakan Uraloğlu, "Yollarda rutinde 10 yılda bir hafif 20 yılda bir de ağır bakım yapmak gerekir. Gerek otoyollarda gerekse de bir kısım yollarda artık ağır bakımlar da yapmaya başladık. Bu da bizim bütçemize ciddi maliyetler getiriyor. Dolayısıyla biz burada acaba bunu belli dönemlik bir işletme hakkını verip bu yapımları işletmeciye yükleyerek bütçeden bir yük çıkmasını engelleyebilir miyiz, artı üzerine de ne kadar bir para alabiliriz diye bunun bir çalışmasını yaptırıyoruz, oraların satılması zaten söz konusu değil" diye konuştu. "Biz malımızın değerini ortaya koyacağız" Otoyol ve köprülerin devletin ve milletin olduğunu vurgulayan Bakan Uraloğlu, "2028 yılında Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nü alıyoruz. İşletmecinin ya da yapanın değil, orası devletin, vatandaşımızın malı. Burada bir çalışma yapıyoruz. Belki bunu kamuoyunun görüşüne sunacağız. Kesin verilmiş bir karar yok. Biz malımızın değerini ortaya koyacağız. Ne harcayacağımızı biliyoruz. Oradan ne gelir elde edeceğimizi de öngörürsek buna göre bir karar vereceğiz" açıklamasında bulundu.
Bakan Uraloğlu: "Aydın Çıldır Havalimanı’nı ticari uçuşlara, yeniden yaparak açacağız"
13 Mart 2026 Cuma - 10:10 Bakan Uraloğlu: "Aydın Çıldır Havalimanı’nı ticari uçuşlara, yeniden yaparak açacağız" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Aydın Çıldır Havalimanı’nı ticari uçuşlara, yeniden yaparak açacağız. Etimesgut Havalimanı’nı NATO Zirvesi hasebiyle haziran ayına yetiştireceğiz" dedi. Bakan Uraloğlu, basın mensuplarıyla iftar programında bir araya geldi. Havayolu sektörüne ilişkin açıklamada bulunan Uraloğlu, "26 olan havalimanımızı 58’e çıkardık. 175 ülkeyle uluslararası anlaşmamız var. 356 noktaya uçuyoruz. 247 milyon yolcu ile geçen seneyi tamamlamış olduk" açıklamasında bulundu. Bakan Uraloğlu, Yozgat ve Bayburt-Gümüşhane havalimanlarındaki çalışmaları da bu sene tamamlayarak havalimanı sayısını 60’a çıkaracaklarını ifade etti. "Aydın Çıldır Havalimanı’nı ticari uçuşlara, yeniden yaparak açacağız" Bakan Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Aydın Çıldır Havalimanı hakkındaki müjdesini de hatırlatarak, "Aydın Çıldır Havalimanı’nı ticari uçuşlara yeniden yaparak açacağız. Yine Etimesgut Havalimanı’nı NATO Zirvesi hasebiyle inşallah Haziran ayına yetiştirmiş olacağız. Burası da hem bir protokol hem de yedek havalimanı olacak" değerlendirmesinde bulundu. "10 milyonluk bir havalimanını kazandırmış olacağız" Trabzon’a yeni bir havalimanı tasarladıklarını dile getiren Uraloğlu, "Deniz üzerinde 3. havalimanımızı yapacağız. 3 milyon kapasiteyi geçtik, 10 milyonluk bir havalimanını kazandırmış olacağız" dedi.
Bakan Uraloğlu: "15 yaş altındaki çocuklarımızın, gençlerimizin sosyal medya platformlarını kullanmasını istemiyoruz"
13 Mart 2026 Cuma - 10:10 Bakan Uraloğlu: "15 yaş altındaki çocuklarımızın, gençlerimizin sosyal medya platformlarını kullanmasını istemiyoruz" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, sosyal medyada yaş sınırlamasına ilişkin, "15 yaş altındaki çocuklarımızın, gençlerimizin sosyal medya platformlarını kullanmasını istemiyoruz. Onlar daha çok dersleriyle hemhal olsunlar" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, basın mensuplarıyla iftarda bir araya geldi. 15 yaş altındaki çocukların sosyal medya platformlarını kullanmasına ilişkin düzenlemeyi Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile TBMM Başkanlığına sunduklarını bildiren Uraloğlu, sosyal medya platformlarının bağımlılık, psikolojik sorunlar, şiddet eğilimi, aile içi çatışma, sosyal ilişkilerde olumsuzluk ve çocukların zaman israfı gibi birçok probleme yol açabildiğini dile getirdi. "15 yaş altındaki çocuklarımızın, gençlerimizin sosyal medya platformlarını kullanmasını istemiyoruz" 15 yaş altındaki çocukların sosyal medya kullanımını kısıtlamak için TBBM’ye düzenleme sunduklarını belirten Uraloğlu, "15 yaş altındaki çocuklarımızın, gençlerimizin sosyal medya platformlarını kullanmasını istemiyoruz. Onlar daha çok dersleriyle hemhal olsunlar. Bu interneti kullanmama değildir, özellikle onu belirtmek isterim. Türkiye’de güvenli internet uygulamamızın da çok ciddi karşılığı olduğunu belirtmek isterim. Yaptırımı koyduğunuzda bunun uygulanabilirliğini sosyal medya platformlarıyla görüştük. Bazı denemelerde bazı ülkelerde yapıldığını özellikle söylemek isterim. İngiltere’den Amerika’ya, Fransa’dan Avustralya’ya kadar birçok örneği var. Dolayısıyla biz de bunlardan kendi değerlerimizi de dikkate alarak bir uygulamayı Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız ile Meclis’e gönderdik" diye konuştu. Uraloğlu ayrıca, bir kamuoyu araştırma şirketine yaptırdıkları araştırmada söz konusu uygulamanın yüzde 80 civarında destek aldığını da bildirdi.
Bakan Uraloğlu: "Ankara’da YHT Gar’dan Esenboğa’ya, üniversite alanına kadar gidecek olan bir hat olacak"
13 Mart 2026 Cuma - 10:07 Bakan Uraloğlu: "Ankara’da YHT Gar’dan Esenboğa’ya, üniversite alanına kadar gidecek olan bir hat olacak" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Ankara’da YHT Gar’dan Esenboğa’ya, üniversite alanına kadar gidecek olan bir hat. Hem modern hem de başkentimize yaraşan bir hat olmuş olacak" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, basın mensuplarıyla iftar programında bir araya geldi. Bakan Uraloğlu, Ankara ve İstanbul’daki raylı sistem çalışmalarına ilişkin açıklamada bulundu. Bakan Uraloğlu, kent içi raylı sistemlerde 15 ilde belediyeler ile işbirliği halinde 848 kilometrelik bir ağı hayata geçireceklerini kaydetti. "Ankara’da YHT Gar’dan Esenboğa’ya, üniversite alanına kadar gidecek olan bir hat olacak" Ankara’daki 36 kilometrelik Esenboğa Havalimanı Metro Hattı’na ilişkin bilgi veren Uraloğlu, "Ankara’da YHT Gar’dan Esenboğa’ya, üniversite alanına kadar gidecek olan bir hat. Hem modern hem de başkentimize yaraşan bir hat olmuş olacak. Bunu da bir 5 yıllık bir süreçte bitirebileceğimizi öngörebiliriz" açıklamasında bulundu. Bakan Uraloğlu, Ankara’da bugün ulaşım problemlerini yüzeyden çözmenin tıpkı İstanbul’da olduğu gibi zorlayıcı olduğunu kaydederek artık yeraltından sorunların çözülmesi gerektiğini vurguladı. Bakan Uraloğlu, Türkiye genelinde 2002’den bu tarafa araç sahipliğinin ve hareketliliğin 4 kat arttığını dile getirerek "Dolayısıyla yeni yollar, alternatif çözümler bize lazım" diye konuştu.
Bakan Uraloğlu: "95 milyon civarında cep telefonu var, bunların 32 milyonu 5G’ye uyumlu"
13 Mart 2026 Cuma - 10:04 Bakan Uraloğlu: "95 milyon civarında cep telefonu var, bunların 32 milyonu 5G’ye uyumlu" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 5G ile ilgili yaptığı açıklamada, "95 milyon civarında cep telefonu var, bunların 32 milyonu 5G’ye uyumlu. Yaklaşık 1 sene önce bu rakamlar 15 milyon civarındaydı. 5G’ye geçtikten sonra bunun daha da artacağını özellikle söylemek isterim" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, basın mensuplarıyla iftarda bir araya geldi. Burada açıklamalarda bulunan Bakan Uraloğlu, 5G sinyallerini 1 Nisan’da alacaklarını, Türkiye’de yaklaşık 95 milyon cep telefonunun var olduğunu ve bu telefonların 32 milyonunun 5G’ye uyumlu olduğunu belirtti. Uraloğlu, 5G’ye geçtikten sonra bu rakamın giderek artacağını da sözlerine ekledi. "95 milyon civarında cep telefonu var, bunların 32 milyonu 5G’ye uyumlu" 1 Nisan’dan sonra 5G sinyalini çoğu telefonda almaya başlayacaklarını belirten Bakan Uraloğlu, "95 milyon civarında cep telefonu var, bunların 32 milyonu 5G’ye uyumlu. Yaklaşık 1 sene önce bu rakamlar 15 milyon civarındaydı. 5G’ye geçtikten sonra bunun daha da artacağını özellikle söylemek isterim. 2 yıl içerisinde bütün Türkiye’yi kapsayacağız, hedefimiz bu. Ama ilk etapta 1 Nisan’da sinyal vermeye başlayacağız. İlk etapta yüzde 60 yerli ürün, yüzde 30 da milli haberleşme ürünü şeklinde ihale şartlarımız var. Yaklaşık 3.5 milyar dolar da hazineye bir katkı sağlamış olacağız belli ödeme periyotları içerisinde. Kendi alanımızı ilgilendiren akıllı ulaşım sistemlerini, tren sinyalizasyonlarını yönetmekten tutun akıllı yolları, akıllı şehirleri hayata geçirme noktasında artık daha çok yönetme imkanına sahip olacağız. Türkiye’deki bir cerrah dünyanın bir tarafında ameliyat yapma imkanına sahip olacak. İş makinelerinin uzaktan yönetilmesi imkanına sahip olacak" diye konuştu.
İçişleri Bakanı Çiftçi’den araç içi multimedya sistemleriyle ilgili açıklama: "Orijinalinde olmayan ilaveler yapılması durumunda 21 bin lira ceza öngörülüyor"
13 Mart 2026 Cuma - 10:04 İçişleri Bakanı Çiftçi’den araç içi multimedya sistemleriyle ilgili açıklama: "Orijinalinde olmayan ilaveler yapılması durumunda 21 bin lira ceza öngörülüyor" İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, trafik kanununda bu yıl yürürlüğe giren yeni düzenlemeler çerçevesinde, araçlarında orijinal olmayan ve belirlenmiş standartların dışında ses ve görüntü sistemi bulunduran sürücülere 21 bin lira idari para cezası kesileceğini söyledi. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, bakanlık makamında, Karayolları Trafik Kanunu’nda yapılan ve 27 Şubat’ta yürürlüğe giren yeni düzenlemelerle ilgili açıklamalarda bulundu. Orijinal ses ve görüntü sistemine sahip araçlarda sürücülere herhangi bir yasaklama getirilmediğini söyleyen Bakan Çiftçi, şunları dedi: "Araçların içerisinde orijinal, fabrikadan monte edilmiş haliyle kullanılmasında herhangi bir sakınca olmadığı, Kanun’un buna herhangi bir şekilde yasaklama getirmediği şeklinde. Araçlardaki ses sistemlerinin başkalarını rahatsız etmeyecek şekilde, araçta müzik dinlenirken dışarıdaki diğer vatandaşların rahatsız olmaması, kamuya herhangi bir şekilde rahatsızlık verilmemesi. Bu şekilde dinlemelerde de herhangi bir sakınca yok, bu da serbest. Araçlarda ekran sistemleri var. Bununla müzik dinleyebiliyorsunuz, navigasyon olarak kullanabiliyorsunuz. Değişik maksatlarla kullanılıyor. Bunların da araçlarda orijinal haliyle takılı olması durumunda herhangi bir problem yok. Örneğin bu ses sistemlerinin, müzik sistemlerinin başkalarını rahatsız edecek şekilde dinlenmesi durumunda 3 bin lira idari para cezası öngörüyor. Aracın orijinalliğini bozup, fabrikadan gelen sistemi değiştirip buna birtakım ilaveler yapılması yine Kanun’un müeyyideye bağladığı hususlardan bir tanesi." "Aracın orijinalinde olmayan ilaveler yapılması durumunnda 21 bin lira ceza öngörülüyor" Bakan Çiftçi, araçlarda orijinal olmayan veya belirlenmiş standartlara aykırı multimedya sistemi bulunduran sürücülere idari para cezası uygulanacağını belirterek, "Aracın orijinalliğinde olmadığı halde tablet takmak ve bunun üzerinden video oynatmak veya görüntü sistemlerini izlemek, bu şekilde sürücünün veya yanında bulunan kişinin dikkatinin dağılması, bu Kanun’la yine yasaklanan durumlardan birisi. Bu şekilde 21 bin lira ceza öngörülüyor. Diyelim ki aracın içerisine hoparlörler taktırdı, amfi taktırdı, bununla beraber sesleri yükseltti, yani aracın orijinalinde olmayan ilaveler yapılması durumunda da 21 bin lira gibi bir ceza öngörülüyor" dedi. "Maksadımız, sürücünün bütün dikkatini yola vermesi ve dikkatinin dağılmaması" Düzenlemelerde amacın trafik güvenliğini sağlamak olduğunu söyleyen Bakan Çiftçi, "Bütün bunların maksadı vatandaşlarımızı cezalandırmak, onları sevimsiz durumlarla yüz yüze bırakmak değil. Bunun bir maksadı var, bir mantığı var. O da sürücünün dikkatini dağıtmamak. Sürücünün bütün dikkatini yola vermesini sağlamak ve bu şekilde hem can güvenliğini hem de karşıdaki sürücülerin can ve mal güvenliğini sağlamak. Kanun’un mantığı, amacı bu. Kanun bunlara aykırı davranışları cezalandırıyor" ifadelerini kullandı. "Vatandaşlara tavsiyem varsa bu sistemleri araçlarından sökmeleri" Bakan Çiftçi, söz konusu aykırı sistemlere sahip sürücülere uyarıda bulunarak, "Benim vatandaşlarımıza tavsiyem, eğer araçlarında bu şekilde daha sonradan taktırılmış ekran varsa veya ses sistemleri varsa bunları bir an önce söktürmeleri ve Kanun’a uygun hale getirmeleri. Böylece hem kendileri üzülmemiş olacak hem de biz onları idari yaptırımlarla karşı karşıya bırakmamış olacağız" dedi.
Bakan Uraloğlu: "Kalkınma Yolu’nun ülkemiz ekonomisine 10 yıllık periyotta 55 milyar dolarlık bir katkısı olacağını öngörüyoruz"
13 Mart 2026 Cuma - 10:02 Bakan Uraloğlu: "Kalkınma Yolu’nun ülkemiz ekonomisine 10 yıllık periyotta 55 milyar dolarlık bir katkısı olacağını öngörüyoruz" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Kalkınma Yolu’nun ülkemiz ekonomisine 10 yıllık periyotta 55 milyar dolarlık bir katkısı olacağını öngörüyoruz. Üretim ve lojistik merkezlerinin ülkemizde kurulmasına sebep olacak; yine her yıl 69-70 bin insanımıza iş imkanı sağlamış olacak" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, basın mensuplarıyla iftar programında bir araya geldi. Uluslararası koridorlar hakkında açıklamada bulunan Bakan Uraloğlu, Türkiye’nin stratejik konumunun önemini vurguladı. Bakan Uraloğlu, Kalkınma Yolu Projesi’nin Türkiye ekonomisine 10 yıllık periyotta 55 milyar dolar katkı sağlayacağını ve bu projenin her yıl 70 bine yakın vatandaşa iş imkanı sağlayacağını belirtti. "4 saatlik uçuşla 67 ülkeye gidilebilen bir merkezdeyiz" Türkiye’nin orta koridorda önemli bir konumu olduğunu dile getiren Bakan Uraloğlu, "4 saatlik uçuşla 67 ülkeye gidilebilen bir merkezdeyiz. 55 trilyon dolarlık bir gayrisafi milli hasıla ve yaklaşık 25 trilyon dolarlık ticaret hacmine sahip bir bölgede bulunuyoruz. Önemli dünya lojistik merkezlerinden bir tanesiyiz. Özellikle Doğu-Batı aksında, son zamanlarda gelişen Doğu-Batı’yı destekleyen Kuzey-Güney ya da diyagonal hatlar anlamında ülkemiz gerçekten kıymetli bir noktada. Eğer Ümit Burnu’ndan dolaşırsanız 45 günde, Süveyş Kanalı’ndan geçerseniz 35 günde, Orta Koridordan geçtiğinizde demiryoluyla Çin’den Londra’ya 18 günde, Kalkınma Yolu’nu bitirdiğimizde 25 gün gibi bir sürede bu güzergahlar tamamlanmış olacak. Tabii sadece koridor ülkemizden geçsin istemiyoruz, onu Üç Deniz’e de bağlayalım; yani Samsun’dan Mersin’e, İzmir’e ve bütün İstanbul’daki Marmara bölgesindeki limanlara da bağlayalım istiyoruz. Bir kısım bağladık, yapmamız gereken işler var" şeklinde konuştu. "Türk Dünyası’na ve Uzak Doğu’ya erişmiş olacağız" Zengezur Koridoru hakkında da açıklamalarda bulunan Bakan Uraloğlu, Kars’tan Nahçıvan’a kadar yapılması planlanan 224 kilometrelik yol ile Türk dünyasına ve Uzak Doğu’ya erişeceklerini belirterek, "Kars’tan Iğdır, Dilucu, Nahçıvan’a kadar giden bir hat. Ülkemizdeki 224 kilometrelik bölümünün yapım çalışmalarına başladık. Mevcut Zengezur Koridoru’nda, henüz bir inşa faaliyeti yok ama Azerbaycan tarafında da önemli bir bölümü bitti. İnşallah bittiği zaman daha kestirme bir güzergahtan biz Türk Dünyası’na ve Uzak Doğu’ya erişmiş olacağız. Eskisi tamir edilecek. Zengezur Koridoru’nun kendisi 43 kilometre civarında. Zengezur’a bu sene başlanırsa 5 yıl içinde Türkiye dahil hepsi bitmiş olur" diye konuştu. "Kalkınma Yolu’nun ülkemiz ekonomisine 10 yıllık periyotta 55 milyar dolarlık bir katkısı olacağını öngörüyoruz" Bakan Uraloğlu, Kalkınma Yolu Koridoru’nun Projesi’nin, Türkiye’nin ekonomisine katkı sağlayacağını ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü: "Burası da esasında Kuzey-Güney anlamında destekleyen, dünyanın en büyük limanlarından birisi olma yolunda aşamaları biten ve bir kısmı da devam eden Fav Limanı’ndan çıkıp bin 200 kilometreyle ülkemize, oradan da ülkemizin her tarafına ve Avrupa’ya gidecek bir güzergah. Tabii burada Irak tarafında henüz bir vaziyet almadık; 4 ülke yürütüyoruz: Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, biz ve Irak. Tabii yaşanan olağanüstü durumlar bu tür projeleri de yakından ilgilendiriyor. Projenin bittiği, finans yöntemine kabaca karar verdiğimiz ve bundan sonraki aşamada inşallah inşaatına başlamayı umduğumuz projelerden bir tanesi. Kalkınma Yolu’nun ülkemiz ekonomisine 10 yıllık periyotta 55 milyar dolarlık bir katkısı olacağını öngörüyoruz. Üretim ve lojistik merkezlerinin ülkemizde kurulmasına sebep olacak; yine her yıl 69-70 bin insanımıza iş imkanı sağlamış olacak. Adriyatik Denizi’nden, Karadeniz’den Baltık Denizi’ne kadar giden bir koridor. Önümüzdeki dönem içerisinde -daha çok karayolu bağlantısını içeriyor- ciddi bir katkı sunacağına inanıyoruz. Neredeyse tamamı tahrip olmuş durumda. Ama belli bir bölümünü inşallah hayata geçireceğiz; Suriye tarafıyla da görüşüyoruz."
Bakan Uraloğlu: "Projeleri yaptığımız zamanki fiyatlar yaklaşık 52 milyar dolar, bugün yaparsak yaklaşık 92 milyar dolar"
13 Mart 2026 Cuma - 10:00 Bakan Uraloğlu: "Projeleri yaptığımız zamanki fiyatlar yaklaşık 52 milyar dolar, bugün yaparsak yaklaşık 92 milyar dolar" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Projeleri yaptığımız zamanki fiyatlar yaklaşık 52 milyar dolar, bugün yaparsak yaklaşık 92 milyar dolar. Yaklaşık 40 milyar dolarlık bir kazancımız var" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, basın mensuplarıyla iftar programında bir araya geldi. Kamu-Özel İşbirliği projelerine ilişkin açıklamada bulunan Bakan Uraloğlu, otoyol hizmet tesisleri de dikkate alındığında Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının 70 civarında KÖİ projesi olduğunu dile getirdi. "Projeleri yaptığımız zamanki fiyatlar yaklaşık 52 milyar dolar, bugün yaparsak yaklaşık 92 milyar dolar" Bakan Uraloğlu, "Projeleri yaptığımız zamanki fiyatlar yaklaşık 52 milyar dolar, bugün yaparsak yaklaşık 92 milyar dolar. Yaklaşık 40 milyar dolarlık bir kazancımız var" açıklamasında bulundu "2 sene sonra biz bu projelerin ilkinden başlamak üzere devralmış olacağız" Bakan Uraloğlu ayrıca, Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Bağlantı Yollarını 2028, Kuzey Marmara Otoyolu’nun tamamını 2030, Menemen-Aliağa-Çandarlı Otoyolu’nu 2030, Çanakkale-Malkara Otoyolu ile 1915 Çanakkale Köprüsü’nü 2034, Ankara-Niğde Otoyolu ile İstanbul-İzmir Otoyolu’nu 2035 yıllarında devralacaklarını belirterek, "Bunlar oradaki işletici, yapıcı firmalara verilmiş değil, yaptırılmış, işlettirilmiş, ondan sonra devralınacak. Dolayısıyla 2 sene sonra biz bu projelerin ilkinden başlamak üzere devralmış olacağız" diye konuştu.
Palandöken: "Ara tatil ve bayram trafiğine dikkat"
13 Mart 2026 Cuma - 09:24 Palandöken: "Ara tatil ve bayram trafiğine dikkat" Geçtiğimiz yıl Ramazan Bayramı tatilinde 79 vatandaşın trafik kazası sebebiyle hayatını kaybettiğini hatırlatan Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Tatillerde, bayramlarda, hem ölümlü kazalar, hem de yaralanmalar çok oluyor" dedi. Okulların ara tatili ve Ramazan Bayramı tatilinin birleşmesi ile yola çıkacaklara uyarılarda bulunan Palandöken, "Yaklaşık 15 milyona yakın öğrencimiz var ülkemizde. Bunların hepsi tatil. Kendi memleketlerine gidecekler var. Aynı şekilde köylerine, aynı şekilde annelerinin, babalarının olduğu bölgelere gidecekler. Dolayısıyla trafikte bir hareketlik olacak. Bu hareketlerde de tabii en önemlisi bu kör noktalara dikkat etmek. Kullandıkları araçların istiap haddini aşacak, görüşü engelleyecek şekilde doluluk oranlarını tespit etmeleri lazım. Her ne kadar insanlar tabii bir bayramda esnaf olarak dükkanlarına almış oldukları mallar, çikolata, şekerleme veya giysilerde, seyahatlerde, uzun tatillerde, büyük şehirlerde de bir boşalma söz konusu oluyor. Ama önemli olan geçen yıl 79’a yakın yurttaşımız hayatını kaybetti. Onlarca, binlerce insan yaralandı. Tabii maddi hasarı bir tarafa koyun ama insanların o bayram sevinci kaza neticesinde yapamamış oldular. Bunun için hem araçta hem kendilerinin trafiğe çıkarken yorgun olmamaları lazım. Biliyorsunuz bir taraftan da Ramazan ayımız. İnsanlar biraz daha huşu içerisindeler. Dolayısıyla yorgunlukları var. Gitme sevinçleri var. Kavuşma heyecanları var. Bunları üst üste koyduğunuz zaman esnaf açısından da tabii yollardaki, bu dükkanlardaki alışveriş kadar seyri sefer yaptıkları güzergahlar da harcıyorlar" diye konuştu. "Güzergah üzerindeki dinlenme molalarına dikkat edilmeli" Dinlenme molalarına dikkat edilmesi gerektiğinin altını çizen Palandöken, "Dolayısıyla inşallah kazasız belasız hem ara tatil, hem bu ara tatille birlikte birleştirilen Ramazan bayramının birlikte mutlu bir şekilde yuvarlarına dönmeyi Allah nasip eder diyoruz. Ama aman çok dikkat edin. Bu tabii çok önemli. Bu trafik meselesi her yıl can alıyor. Onun için hem dikkatinizi hem aracınızın bakımını hem de söylediğim gibi tabii güzergahlardaki o dinlenme molalarınızı dikkat edin diyoruz. Hayırlı şimdiden bayramlar diliyoruz. İnşallah ki kazasız belasız bir seyahat olur düşüncesiyle. Herkese iyi bayramlar diliyoruz" ifadelerini kullandı.
TÜRKYED Genel Başkanı Nihat Çelik:
13 Mart 2026 Cuma - 09:21 TÜRKYED Genel Başkanı Nihat Çelik: Tarımsal Üretim ve Küçükbaş Yetiştiricileri Genel Merkezi (TÜRKYED) Genel Başkanı Nihat Çelik, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO), meraların ve çobanların sürdürülebilir gıda üretimi, ekosistemlerin korunması ile iklim değişikliğinin azaltımı ve uyumundaki hayati rolüne dikkat çekmek amacıyla; 2026 yılını " Uluslararası Mera ve Çobanlar Yılı" olarak ilan ettiğini belirtTİ. Çelik; "Uluslararası alanda ilan edilmiş bir karar olsa da ülkemiz coğrafyası için son derece uygun olan küçükbaş hayvancılık açısından meraların ve çobanların önemini dünya gündemine alan FAO’nun bu kararını TÜRKYED olarak takdire şayan buluyoruz. Mera alanlarını korumak ve bu alanları yöneten insanları yani çobanları desteklemek adına almış oldukları karardan dolayı FAO’ya tüm çobanlarımız adına teşekkürlerimizi bildiriyoruz" dedi. Genel Başkan Çelik, çobanlığın insanlık tarihinin en eski mesleklerinden birisi olduğunu, küçükbaş hayvancılık sektörünün olmazsa olmazlarından olduğunu kaydederek çobanları, sadece sürüsünü güden sıradan insanlar olarak görülmemesi gerektiğini, çobanları gıda güvenliğine olan katkıları ve ekosistemleri ve biyoçeşitliliği koruyarak çeşitli kültürel mirasa ve yerel ve yerli bilgiye sahip olmaları açısından değerlendirilmeleri gerektiğini söyledi. FAO’nun kararının 2026 yılı için mera alanları ve çobanlar için dönüm noktası niteliğinde bir yıl olduğuna dikkat çeken Çelik "Ülkemizde yıllar boyunca hor görülen ve adeta insan yerine konulmayan çobanlar için Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün 2026 yılını mera ve çobanlar yılı olarak ilan etmesi ülkemiz için mera ve çoban konusunda yapılacak çalışmalar için önemli bir fırsat ve dönüm noktası olabilir. TÜRKYED olarak bizim en temel beklenti ve Devletimizden, Bakanlığımızdan talebimiz, yerli çobanlarımızın sorunlarının çözülerek genç nüfusumuza bu mesleği sevdirecek çalışmaların yapılmasıdır. Kırsalda sosyal hayatı cazip kılacak, sosyal güvencesi sağlanarak, yaptığı işten para kazanarak üretimi sürdürecek bir yapının hayata geçirilmesini sağlamak ve bu çerçevede çobanlarımızı önceleyen yeni proje ve çalışmalara ihtiyaç bulunmaktadır. Unutulmamalıdır ki; sürdürülebilir hayvancılığın yegâne şartı çobanların sosyal ve ekonomik açıdan yaşaması ve hayatta kalmasıdır" ifadelerinde bulundu. Çelik, çoban sorununun yanı sıra meraların da hızla azaldığını, amaç dışı kullanılan ve mera ıslahı çalışmalarının yoğunlaştırılarak verimli meraların tekrar kazanılması gerektiğine vurgu yaparak 1970 yılında 21 milyon 698 bin hektar olan mera alanının 2001 yılında 14 milyon 616 bin hektara düştüğünü ayrıca 1998-2024 Mera Kanunu kapsamında mera alanlarının 13 milyon 269 bin hektara gerilediğini kaydetti. Çelik, FAO tarafından 2026 yılı için ilan edilen "Uluslararası Mera ve Çobanlar Yılı’nın ülkemiz için sadece kâğıt üzerinde kalmaması ve bu konularda çalışmaların yoğunlaştırılması gerektiğine işaret ederek, "FAO tarafından mera ve çobanlar konusunda yapılması gereken çalışmaları ve önerileri göz ardı etmeden ülkemizin potansiyeli ve dinamiklerini de birlikte değerlendirerek yeni politikalar ve mevzuat düzenlemeleri yapılması büyük önem kazanmaktadır. Özellikle meralarımızla ilgili sorunların giderilmesi yanında çobanlarımızın da sosyal açıdan güvence altına alınmaları mutlak surette sağlanmalıdır. Çobanlık yapan özellikle gençlere arazi kullanımına, teknolojiye, bilgiye, finansmana ve uygun hizmetlere erişim konusunda destek sağlayacak çalışmalar üzerinde yoğunlaşılmalıdır. Sürdürülebilir bir hayvancılık ve gelecek için, küresel ve ulusal gündemlerde mera alanlarına öncelik verilmelidir" değerlendirmesini yaptı. Öte yandan TÜRKYED olarak üreticinin emeğini koruyan, gençleri üretime teşvik eden, kırsalı yeniden canlandıran bir anlayışı hayata geçirmeyi temel amaç olarak belirlediklerini kaydeden Çelik, gerek mera sorunlarının çözümü noktasında gerekse çobanların özlük hakları ve emeğini karşılayacak çalışmaların destekçisi olacaklarını ve bu konularda sahada uygulanabilir yeni projeler geliştirerek ilgili Bakanlıklar ve kuruluşlarla paylaşacaklarını sözlerine ekledi.