Yerel Haberler
Ankara
Ankara’da söndürülemeyen ağaç bir daireyi kullanılamaz hale getirdi 11 Mayıs 2026 Pazartesi - 04:56:00 Ankara’nın Keçiören ilçesinde akşam saatlerinde bir ağaçta çıkan yangın söndürülemeyince, gece saatlerinde tekrar yanarak bir daireye kullanılamaz hale getirdi. Olay, Keçiören ilçesi Adnan Menderes Mahallesi 1055’inci Sokak’ta meydana geldi. İddialara göre, saat 16.00 sıralarında henüz belirlenemeyen bir nedenden dolayı bir binanın bahçesinde bulunan ağaçta yangın çıktı. Yangını gören apartman sakinlerinin ihbarı üzerine olay yerine itfaiye ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekiplerinin kontrolünün ardından bir tehlike olmadığı söylendi. Akşam saat 20.00 sularında ağacın tekrar alev alması üzerine bina sakinleri tekrar durumu itfaiye ekiplerine bildirdi. Ekiplerin müdahalesi ile yangın söndürüldü. Gece saat 00.50 sularında ağaç tekrar alev aldı. Alev alan ağaçtan yangın binada bulunan bir daireye sıçradı. Yangını fark eden bina sakinleri tekrar durumu itfaiye, polis ve sağlık ekiplerine bildirdi. Ekiplerin müdahalesi sonucu yangın söndürüldü. Olayda kimse yaralanmazken, bir daire kullanılamaz hale geldi. Yangına ilişkin olay anını aktaran bina sakini Abdullah Çağatay, şunları söyledi: "Bire on kala koku duyduk. Hanım koku geliyor dedi ağaçtan. Pencereden baktığımda ağaç yanmaya başlamıştı. Direkt üst kattaki komşumun camının önü yanmaya başladı ağaçtan, sonra cam patladı, alevler evin içine girdi. Hemen komşumu aradım, onları uyandırdım beş kişilik bir aile vardı. 112’yi aradık. İtfaiye geldi, polis, ambulans geldi müdahale ettiler. Ama bu olay Ankara Büyükşehir Belediyesi itfaiyesinin ihmaliyle gerçekleşti. Saat dörtte bu ağaç yanmaya başladı için, için, köz şeklinde. Bir komşumuz aradı gelmediler. Saat beşte ben aradım. İkinci aramamızda itfaiye geldi. İtfaiye geldiğinde köz sönmüştü ama inceden duman çıkıyordu tekrar. İtfaiye ateş görmediğim için su tutmuyorum dedi gelen itfaiye ekibi. Ben de buna istinaden bak vebali size olur. Aracınızın plakasının resmini çekiyorum, bir şey olursa sorumluluk sizde dedim. Bu ağaca su tutun dedik. Ağaca su tutmadılar. Akabinde saat yedi civarında tekrar ağaçtan ateş çıkmaya başladı dumanla birlikte. Tekrar aradım. İtfaiye gelmedi bu sefer. Saat sekizde ağaç bir daha tutuşmaya başlayınca, inceden, alt kattaki komşunun torunu aradı. Bu sefer aynı ekip bir daha geldi. Saat sekizde geldiler. Yine su tutmayacaklardı arkadaş bu sefer sizi videoya çekiyorum. Yine burada bir yangın çıkarsa sorumluluk sizdedir konuşunca, ağır konuşunca bu sefer de yalandan bir alttan su tuttular. Hiçbir şey yapmadan tekrar gittiler. Geride saat sekizdeki olaydan sonra da bire on kala yangın gerçekleşti. Yani bu olay göz göre göre geldi." "İhmalkarlık var burada" İtfaiyeden şikayetçi olacaklarını belirten Çağatay, "Yani gündüz dörtte-beşte iki kere arayınca itfaiye geldi. Yedide, sekizde yine iki kere arayınca itfaiye geldi. Yani bununla ilgili bu itfaiyenin neye istinaden iki kere aramak gerekiyor? Yani tek aramada gelmiyorlar veya gelen ekipler neden müdahale etmiyor? Yani illa bir ağaç için için köz köz yanıyor diyoruz. Alev görmem lazım su sıkmam için diyor. Yani böyle bir şey olmaz yani. İhmalkarlık var burada. İtfaiyeden hem şikayetçi olacağız, adli mercilere. Sonuna kadar bu şeyin arkasındayız biz" dedi. Yangında evi kullanılamaz hale gelen İlhami Aydın ise, "Bugün saat beş gibi bir yangın oldu. Ağaç yandı bizim binanın önündeki. İtfaiye iki kere aranıyor, ikincisinde geliyor. İkincisinde geldiğinde de işte geliyor işte fazla bir şey yok. Bizim komşu söylüyor bunu. Yani suyu sıktıramıyor. Suyu sıkmadan gidiyorlar. Yani bir yangın oluyor, yangın söner. Söndükten sonra da bir soğutma işlemi olur bu işin. Sen bu soğutma işlemini yapmadan gidiyorsun. Akşam ben işten geldim işte yedi sekiz arasıydı. Yedi sekiz arasında da kendim gördüm. Kendimiz söndürdük. İtfaiye geldi. İkinci geldiğinde yine iki kere aradık. İkinci geldiğinde bu yalandan böyle bir alttan su tuttu gitti. Gecede saat biz işte on bir buçuk gibi falan on bir, on bir buçuk gibi yattık. Saat on iki buçuk bire doğru alt komşunun aramasıyla uyandık. Uyanmasak zaten hani aramasa zaten biz de şu an yoktuk yani hayatta yoktuk. Aldım çocukları çıkarttım" diye konuştu. Mağdur olduğunu ve bunun çözülmesini istediğini belirten Aydın, "Benim iki tane özel çocuğum var. Onun telaşıyla onları çıkarttık. Su tuttuk falan. Ev komple kullanılmaz hale geldi. Yani bu itfaiyenin ihmali yüzünden ev şimdi kullanılmaz halde. Dışarıdayız. İki tane benim özel çocuğum var. Üç tane çocuğum var. İkisi özel. Yani bu durum ne olacak? Bu masraflar nasıl olacak? Bunların karşılanmasını itfaiyenin, Büyükşehir’in bu sorumlu olan kişilerin komple burada ne şey varsa ben şikayetçiyim. Sorumlulukları varsa gelsinler, çözsünler. Benim bu mağduriyetimi gidersinler. Şu an ortada kaldık yani. Çocuklar da mağdur. İlaçları var, şeyleri var. Şimdi ben başka yerde kalacağım. O düzenler nasıl olacak? Yani bir insanın su sıkmamasından yaşadığımız durum bu. Gerekli mercilerin gerekli şeylerini yapmasını istiyorum. Şikayetçiyim ve sonuna kadar da gideceğim bunun zaten" şeklinde konuştu. Olaya ilişkin polis ekipleri tarafından inceleme başlatıldı.
Millî Savunma Bakanı Güler, iftarda OYAK üst yönetimiyle bir araya geldi
07 Mart 2026 Cumartesi - 10:23 Millî Savunma Bakanı Güler, iftarda OYAK üst yönetimiyle bir araya geldi Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, OYAK Genel Müdürlük binasında düzenlenen iftar programında TSK Komuta Kademesi, OYAK Yönetim Kurulu üyeleri, OYAK şirketlerinin üst düzey yöneticileri ve çalışanlarıyla bir araya geldi. Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Ankara’daki Ordu Yardımlaşma Kurumu (OYAK) Genel Müdürlük binasında düzenlenen iftar programında TSK Komuta Kademesi, OYAK Yönetim Kurulu üyeleri, OYAK şirketlerinin üst düzey yöneticileri ve çalışanlarıyla bir araya geldi. Bakan Yaşar Güler, iftarın ardından yaptığı konuşmada Cumhuriyetimizin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere silah arkadaşlarını, aziz şehitlerimizi ve ebediyete irtihal etmiş kahraman gazilerimizi rahmet ve minnetle yâd ederek; hayattaki gazilerimize sağlıklı uzun ömürler diledi. Bakan Güler, OYAK Yönetim Kurulu Başkanı Zekai Aksakallı, Genel Müdür Murat Yalçıntaş ve kurumun bugünlere gelmesinde emeği geçen tüm personele de teşekkürlerini iletti. İftar yemeğine Bakan Güler’in beraberinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel, Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Levent Ergün, OYAK Yönetim Kurulu Başkanı Zekai Aksakallı ve OYAK Genel Müdürü Murat Yalçıntaş da katıldı. İftarda ayrıca; OYAK Enerji Şirketleri Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Tevfik Doğan, Erdemir İsdemir Yönetim Kurulu Üyesi İsmail Doğan, OYAK İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Aksu, Miilux OY Yönetim Kurulu Başkanı Erdinç Kocayanak, Kümaş Genel Müdürü Atilla Adem Aydın, MAİS Genel Müdür Yardımcısı Emre Gülden, Erdemir Mühendislik Genel Müdürü Tolga Saygun, Almatis Mali İşler Genel Müdür Yardımcısı Gözde Diner ile kurumun her kademesinden personeli temsilen çalışanlar da yer aldı.
Türk Kızılay’dan iftar sonrası kan bağış daveti
07 Mart 2026 Cumartesi - 10:20 Türk Kızılay’dan iftar sonrası kan bağış daveti Türk Kızılay, Ramazan ayında da hastanelerin kan ve kan ürünleri ihtiyacının kesintisiz karşılanabilmesi için vatandaşları iftar sonrasında kan bağışında bulunmaya davet ediyor. Ramazan boyunca iftar sonrası açık tutulacak kan bağışı noktaları ile gezici ekipler, bağışçıları meydanlarda, etkinlik alanlarında ve uygun noktalarda bekliyor. Türk Kızılay, Ramazan ayında dönemsel olarak azalan kan bağışlarının, hastanelerde devam eden ihtiyacı etkilememesi için vatandaşlara gönüllü kan bağışı çağrısında bulunuyor. Paylaşma, yardımlaşma ve dayanışma ayı olan Ramazan’da yapılacak her kan bağışı, tedavi bekleyen hastalar için hayati önem taşıyor. Ramazan ayı süresince kan bağışı çalışmalarını yoğun şekilde sürdüren Türk Kızılay, vatandaşların bağışlarını daha kolay gerçekleştirebilmesi amacıyla iftar sonrasında da hizmet vermeye devam ediyor. "Kan Acil Değil Sürekli İhtiyaç" anlayışıyla yürütülen çalışmalar kapsamında, bağış noktaları iftar sonrası saatlerde açık tutulurken, gezici ekipler de çeşitli alanlarda vatandaşlarla buluşuyor. Ayrıca teravih namazı saatlerinde camilerde, belediyeler tarafından Ramazan ayına özel düzenlenen etkinliklerde ve meydanlarda gezici ekipleri aracılığıyla kan bağışı kabul ediyor. Böylece bağışçılara daha kolay erişim sağlanması ve Ramazan ayında kan bağışının sürekliliğinin korunması hedefleniyor. 2026 yılının ilk iki ayında 444 bin 702 ünite kan bağışı alındı Türk Kızılay, gönüllü kan bağışçılarının desteğiyle ülke genelinde bin 140 hastanenin günlük kan ve kan ürünleri ihtiyacını karşılamayı sürdürüyor. 2026 yılının ilk iki ayında ise 444 bin 702 ünite kan bağışı alındı. Ramazan ayı boyunca 4 bini aşkın uzman sağlık personeliyle sürdürülen çalışmalarla, bu hayati sistemin kesintisiz şekilde devam etmesi amaçlanıyor.
TVHB Başkanı Eroğlu: "Veteriner hekimler fiili hizmet dediğimiz haktan maalesef faydalanamıyorlar"
07 Mart 2026 Cumartesi - 10:19 TVHB Başkanı Eroğlu: "Veteriner hekimler fiili hizmet dediğimiz haktan maalesef faydalanamıyorlar" Türk Veteriner Hekimleri Birliği Başkanı Ali Eroğlu, "Dünyada da 3 tane hekim var. Beşeri hekim, diş hekimi ve veteriner hekim. Veteriner hekimler bu mesleklerin faydalandığı fiili hizmet dediğimiz haktan maalesef faydalanamıyorlar" dedi. Türk Veteriner Hekimleri Birliği Başkanı Ali Eroğlu, fiili hizmet zammının normal çalışma şartlarına göre daha zor şartlarda ve riski daha yüksek işlerde çalışanlara, işin zorluk ve risk derecesine göre yıllık olarak verilen ilave çalışma süresi olduğunu belirterek, "Sağlıkla ilgili meslekler ve sağlık hizmetleri de iş sağlığı ve iş güvenliği açısından oldukça yüksek riskler içermektedir. Veteriner hekimler, salgın, bulaşıcı ve paraziter hayvan hastalıkları ile mücadele hizmetleri kapsamında, mülga 5434 Sayılı Emekli Sandığı Kanunu hükümleri çerçevesinde, Fiili hizmet zammı verilmesi gereken riskli çalışma alanları kapsamında değerlendirilmiş ve bu alanlarda görev yürüten veteriner hekimlere 2008 yılına kadar, her yıl için 2 ay süre ile ‘fiili hizmet zammı’ verilmiştir. Mülga 5434 Sayılı Kanun yerine yürürlüğe konulan 5510 Sayılı Sosyal Güvenlik Kanunu’nun 40. maddesinde yer alan cetvelin 13. sırasındaki düzenlemede de Tarım Bakanlığı Zirai Mücadele ve Karantina Teşkilatı ile Veteriner Teşkilatında vazife gören memur ve hizmetlilerden ziraî mücadele ve ziraî karantina teknik ve idarî işleri ile salgın, bulaşıcı, paraziter hayvan hastalıkları ile mücadele işlerinde çalışanlar yönünden 1 yıl için 60 gün fiili hizmet zammı uygulanacağı şeklinde aynı hüküm yer almıştır. Ancak Anayasa Mahkemesine 5510 Sayılı Kanun’un bazı maddelerinin iptali hakkında açılan dava neticesinde Anayasa Mahkemesi 15 Aralık 2006 tarihli, 2006/111 Esas, 2006/112 Karar sayılı ve 30 Aralık 2006 tarihli resmi gazetede yayımlanan kararıyla 5510 sayılı Kanun’un bazı maddeleriyle birlikte veteriner hekimlere fiili hizmet zammını düzenleyen 40. maddesindeki cetvelin 13. sırasındaki düzenlemeyi de iptal etmiştir" diye konuştu. "Veteriner hekimler fiili hizmet dediğimiz haktan maalesef faydalanamıyorlar" Birkaç gün önce şap hastalığına karşı koruyucu aşılama yaparken bir veterinere hayvanın kafa darbesi sonucunda 2 kaburga kemiğinin kırıldığını belirten TVHB Başkanı Eroğlu, "Veteriner hekimlik mesleğinin ne kadar zor şartlarda icra edildiğini gerçekten cansiperane bir görev yaptıklarını göstermek istiyorum. Yine aşılama sırasında darbe alan bir arkadaşımızın kaşı açıldı ve 7 tane dikiş attılar. Mezbahada kesilen hayvanların denetimini yaptığı sırada şiddete uğrayan bir arkadaşımızın durumu ortada. Yakın zamanda bir arkadaşımız araçla bu şekilde köye giderken böyle bir kaza geçirdi. Netice itibariyle veteriner hekimler 657 sayılı kanuna göre sağlık hizmetleri sınıfında yer alıyor. Tabipler, eczacılar, diş hekimleri var. Dünyada da 3 tane hekim var. Beşeri hekim, diş hekimi ve veteriner hekim. Veteriner hekimler bu mesleklerin faydalandığı fiili hizmet dediğimiz haktan maalesef faydalanamıyorlar" ifadelerini kullandı.
Ankara Sanayi Odası Başkanı Seyit Ardıç’ın 8 Mart dünya kadınlar günü mesajı:
07 Mart 2026 Cumartesi - 09:42 Ankara Sanayi Odası Başkanı Seyit Ardıç’ın 8 Mart dünya kadınlar günü mesajı: Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç’ın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla, "Kadınların eşit ve güçlü olmadığı bir toplumun güçlü bir geleceği de olamaz" dedi. ASO Başkanı Seyit Ardıç 8 Mart dünya kadınlar günü dolayısıyla yayımladığı mesajında,"Kadınların eşit ve güçlü olmadığı bir toplumun güçlü bir geleceği de olamaz. Kadınlar; emeğiyle, aklıyla, cesaretiyle ve sevgisiyle hayatın her alanına değer katan, toplumu ayakta tutan en büyük güçtür. Aileden üretime, bilimden sanata kadar hayatın her alanında kadınların varlığı; toplumların gelişmesinin ve geleceğe güvenle yürüyebilmesinin vazgeçilmez şartıdır" ifadesini kullandı. Ardıç şöyle devam etti: "Cumhuriyetimiz, kadınların toplum hayatında eşit bireyler olarak yer almasının önünü açan büyük bir dönüşümün adıdır. Bugün kadınlarımız eğitimden bilime, üretimden girişimciliğe, sanattan kamu hayatına kadar her alanda önemli başarılara imza atıyor. Bu başarılar, fırsatlar eşitlendiğinde kadınların bir toplumun geleceğini nasıl dönüştürebileceğinin en güçlü göstergesidir. Kadınların aklı, emeği, vizyonu ve girişimciliği; sadece ekonomik hayatın değil, toplumun bütün alanlarının gelişmesinin de temelindedir. Ankara Sanayi Odası olarak biz de bu anlayışı kurumsal yapımızda ve çalışma kültürümüzde de hayata geçirmeye büyük önem veriyoruz. Bugün Odamız çalışanlarının yarısını kadınlar oluşturuyor. Ancak bizim için asıl önemli olan, kadınların yalnızca istihdamda değil; karar alma mekanizmalarında da güçlü şekilde yer almasıdır. Nitekim bugün gururla ifade ediyorum ki, Ankara Sanayi Odamızda dokuz müdürlüğün beşinde kadın müdürlerimiz görev yapıyor. Kurumsal yönetim araştırmalarının bize gösterdiği çok açık bir gerçek var. Kadınların daha fazla yer aldığı yönetim ekiplerinde risk yönetimi güçleniyor, inovasyon artıyor ve kurumsal performans yükseliyor. Kadınların aklıyla güçlenen bir sanayi, kadınların cesaretiyle büyüyen bir ekonomi ve kadınların vizyonuyla şekillenen bir gelecek; Türkiye’nin en güçlü yarınıdır. Emeğiyle yarınlarımızı büyüten, cesaretiyle topluma ilham veren tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü yürekten kutluyorum."
Palandöken: "Kadınlar ailenin ve ekonominin temel taşıdır"
07 Mart 2026 Cumartesi - 09:39 Palandöken: "Kadınlar ailenin ve ekonominin temel taşıdır" Kadınların hem aile yapısının hem de ekonomik hayatın temel taşı olduğunu belirten Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Daha güçlü bir ekonomi ve daha sağlam bir toplumsal yapı için kadınlarımızın iş hayatında daha fazla yer alması büyük önem taşıyor" dedi. Palandöken, "Annelerimiz, eşlerimiz, kız kardeşlerimiz ve çalışma hayatındaki tüm kadınlarımız toplumun geleceğini şekillendiren en önemli güçlerden biridir. Bu vesileyle başta kadın esnaf ve sanatkârlarımız olmak üzere tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyor, sağlık, mutluluk ve başarı dolu bir yaşam diliyorum" dedi. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla yazılı bir açıklama yapan Palandöken, "Konfederasyonumuz bünyesinde 435 binden fazla kadın esnaf ve sanatkâr faaliyet gösteriyor. Bu güçlü potansiyel, kadınlarımızın ticaret ve üretim hayatındaki rolünün ne kadar önemli olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Kadın girişimcilerimizin sayısının artması hem ekonomiye hem de aile işletmelerinin güçlenmesine büyük katkı sağlayacaktır. Kadınlarımızın emeği, azmi ve üretkenliği hem yerel ekonomilerin canlanmasına hem de istihdamın artmasına önemli katkı sunuyor. İş hayatında başarı gösteren kadınlarımız aynı zamanda gençlerimize girişimcilik ruhu aşılayan önemli birer rol modeldir. Bu nedenle kadın esnaf ve sanatkârlarımızın desteklenmesi, iş hayatında daha güçlü şekilde yer almalarının sağlanması ülke ekonomimizin sürdürülebilir büyümesi açısından büyük önem taşıyor" ifadelerini kullandı.
Bakan Bolat: "Türkiye ile Gana arasında ticaret hacmi geçen yıl 844 milyon dolara yükseldi"
06 Mart 2026 Cuma - 22:46 Bakan Bolat: "Türkiye ile Gana arasında ticaret hacmi geçen yıl 844 milyon dolara yükseldi" Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "Türkiye ile Gana arasında ticaret hacmi geçen yıl 844 milyon dolara yükselmiştir. Bu, rekor bir rakamdır. Hedefimiz olan 1 milyar dolar ticaret hacmine ulaşmaya çok az kalmıştır" dedi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Gana Cumhuriyeti’nin bağımsızlığını kazanmasının 69’uncu yılı vesilesiyle Gana Büyükelçiliği tarafından düzenlenen Gana Milli Günü İftar Programı’na katıldı. Programda konuşan Bakan Bolat, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 31 Afrika ülkesine 50’den fazla ziyaret gerçekleştirdiğini belirterek, bu ziyaretlerin Türkiye’nin Afrika ülkelerine ve halklarına verdiği önemi ortaya koyduğunu ifade etti. Bolat, "Türkiye Cumhurbaşkanımızın yönetiminde başlattığı Afrika’ya açılım stratejisi çerçevesinde kıtada bulunan 50’den fazla ülkeyle ilişkilerini karşılıklı saygı eşit ortaklık ve kazan-kazan anlayışı temelinde derinleştirmiştir, ilerletmiştir. Bu stratejik vizyonun gereği olarak ülkemiz bir yandan Afrika’daki olumsuz ekonomik şartların iyileştirilmesi için katkılar sağlarken diğer yandan kıta ülkeleriyle siyasi ekonomik kültürel yatırım iş birliğini de çok büyük ölçüde geliştirilmiştir" ifadelerine yer verdi. "44 Afrika ülkesinde büyükelçiliğimiz ve 31 Afrika ülkesinde ticaret müşavirliğimiz görev yapmaktadır" 2003 yılında Afrika ülkeleri ile Türkiye arasındaki toplam ticaret hacminin 5,4 milyar dolar düzeyinde olduğunu dile getiren Bolat, "Ticaret hacmimiz, 22 yıl sonra 2025 yılında yaklaşık 7,5 kat artarak 40 milyar dolara yükselmiştir. Aynı dönemde ihracatımız yıllık 2,1 milyar dolardan yaklaşık 12 kat artışla 24 milyar dolara, ithalatımız ise 3,3 milyar dolardan yaklaşık 5 kat artışla 16 milyar dolara yükselmiştir. Diplomatik temsil kabiliyetimiz de bu iş birliğini destekleyecek yüksek düzeylere ulaşmıştır. 2002 yılında yalnızca 12 Afrika ülkesinde büyükelçiliğimiz ve 3 ülkede ticaret müşavirliğimiz bulunurken, bugün 44 Afrika ülkesinde büyükelçiliğimiz ve 31 Afrika ülkesinde ticaret müşavirliğimiz görev yapmaktadır. Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu da tam 48 Afrika ülkesiyle karşılıklı iş konseyleri kurmuş bulunmaktadır. Sabır ve dostluk temeline dayanan Türkiye-Gana ilişkileri her alanda derinleşmekte, gelişmekte ve çok yönlü olarak ilerlemektedir" dedi. "Türkiye ile Gana arasındaki ticaret hacmi geçen yıl 844 milyon dolara yükseldi" Gana ile Türkiye arasındaki ticari ilişkilere de değinen Bakan Bolat, "Karşılıklı ticaret alanında da ilişkilerimiz iyi gitmektedir. İki ülke arasındaki ticaret hacmi geçen yıl 844 milyon dolara yükselmiştir. Bu, rekor bir rakamdır. Hedefimiz olan 1 milyar dolar ticaret hacmine ulaşmaya çok az kalmıştır. Yatırım ve inşaat sektöründe oldukça başarılı ve tecrübeli olan Türk müteahhitleri bugüne kadar Gana’da 16 proje kazanmış ve tamamlamıştır. Bu projelerin toplam değeri 817 milyon dolar mertebesindedir. Türk firmaları özellikle enerji ve altyapı sektörlerinde gerçekleştirdikleri yatırımlar ve projelerle Gana’nın altyapısına önemli katkılar sağlamışlardır. Ülkelerimiz arasında sağlık, eğitim ve tarım gibi yüksek potansiyel taşıyan alanlarda kapsamlı iş birliği projelerini hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Halihazırda yaklaşık 125 Gana vatandaşı öğrenci Türkiye Bursları programından faydalanarak ülkemizde yükseköğrenimine devam etmektedir. Bu öğrencilerin Türkiye ile Gana arasında kurdukları köprülerin iki ülke arasındaki ilişkilerin gelişmesine önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz" diye konuştu. "Türk iş adamlarından Gana üzerinden ticaret adımları atmasını bekliyoruz" Gana Büyükelçisi Sheikh Abdul Nasiru-Deen ise Türk yatırımcılara seslenerek, "Çoğunlukla Gana denince hep altın sahipleri akıllarımıza gelir. Fakat Gana’da yüksek miktarda oksit manganez lityum ve diğer demir kaynakları var. Sanayi üretimi, tekstil, otomotiv ve özellikle ilaç sektörü, yapı malzemeleri ve tüketim ürünleri üretimi, lojistik ve liman hizmetleri, Batı Afrika pazarına girmek için en iyi olan giriş noktalardan biri Gana. Gana hükümeti yatırım yapanlara vergi teşvikleri, serbest bölgeler, gümrük muafiyetleri ve karlı transfer garantileri gibi önemli avantajlar sunmaktadır. Bu vesile ile Türk iş adamlarından, Gana ile ortak olarak bizim bu ortaklık ve kardeşlerimizi büyütmek için Afrika’ya, Gana üzerinden ticaret adımları atmasını bekliyoruz" dedi.