Yerel Haberler
Ankara
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 18:23 Bakan Güler: "TSK’nın disiplin anlayışı doğrudan milletimize aktarılacak" Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, TRT tarafından Millî Savunma Bakanlığının katkılarıyla hazırlanan "Birlikteyiz" programının ön gösteriminde yaptığı konuşmada, Türk Silahlı Kuvvetlerinin faaliyetlerinin şeffaf şekilde milletle buluşturulacağını belirterek, "Kahraman personelimizin zorlu eğitim süreçleri, yüksek disiplin anlayışı ve görevlerine olan bağlılıkları kamuoyuna doğrudan yansıtılabilecek" dedi. Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, beraberinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, kuvvet komutanları, bakan yardımcıları ve ile birlikte, Millî Savunma Bakanlığının katkılarıyla TRT Genç kanalı tarafından hazırlanan "Birlikteyiz" programının ön gösterimi için düzenlenen törene katıldı. Millî Savunma Bakanlığı Atatürk Kültür Sitesi’nde gerçekleştirilen lansmana, TRT Genel Müdürü Mehmet Zahid Sobacı, TRT yöneticileri ve programın sunucuları da iştirak etti. Programın ilk bölümünde, Türk Silahlı Kuvvetlerinin faaliyetlerinin anlatıldığı TCG Çanakkale denizaltısındaki görevler ve eğitim süreçleri ekrana taşındı. Törende ayrıca Kara Harp Okulu Müzik Topluluğu tarafından Türk Halk Müziği dinletisi sunuldu. "Ordu-millet fikrini merkeze alan bir proje" Törende konuşan TRT Genel Müdürü Mehmet Zahid Sobacı, kamuoyuyla kıymetli bir projeyi paylaşmanın memnuniyetini yaşadıklarını söyledi. "Birlikteyiz" programının ordu-millet fikrini merkeze aldığını belirten Sobacı, program kapsamında Türk Silahlı Kuvvetlerinin seçkin birliklerinde verilen zorlu eğitimlerin, görevlerin, imkân ve kabiliyetlerin ekranlara taşınacağını ifade etti. "TRT Genç kanalımıza başarılar diliyorum" Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler ise konuşmasında, TRT Genç ekranlarında yayımlanacak programın ön gösteriminde bulunmaktan memnuniyet duyduğunu belirtti. Bakan Güler, "Günümüzde güvenlik, sahada verilen mücadelenin yanı sıra doğru anlatım ve güçlü iletişimle de şekillenmektedir. Bu nedenle böylesine özgün projeler, birer medya çalışması olduğu gibi aynı zamanda millet ile ordusu arasındaki güçlü bağı pekiştiren, güven duygusunu artıran stratejik iletişim adımlarıdır. Şanlı ordumuzun yürüttüğü faaliyetlerin milletimizle doğru ve şeffaf bir şekilde buluşturulmasını sağlayacak olan ‘Birlikteyiz’ programı da bu kapsamda son derece kıymetli bir çalışmadır. Bu program aracılığıyla kahraman personelimizin zorlu eğitim süreçleri, yüksek disiplin anlayışı ve görevlerine olan sarsılmaz bağlılıkları kamuoyuna doğrudan yansıtılabilecektir. Böylece büyük bir özveriyle görev yapan Mehmetçiğimizin görünmeyen emeği, fedakârlığı ve azmi asil milletimiz tarafından daha da yakından anlaşılma imkânı bulacaktır. Bu program aynı zamanda genç nesillerimizin de Türk Silahlı Kuvvetlerimizi daha yakından tanıyarak bu kutsal göreve olan ilgisinin artmasına ve millî bilinçlerinin güçlenmesine de önemli katkılar sağlayacaktır" ifadelerini kullandı. "Güvenlik, doğru anlatım ve güçlü iletişimle de şekilleniyor" Günümüzde güvenliğin yalnızca sahada verilen mücadeleyle değil, doğru anlatım ve güçlü iletişimle de şekillendiğini vurgulayan Güler, şöyle konuştu: "Böylesine özgün projeler, birer medya çalışması olduğu gibi aynı zamanda millet ile ordusu arasındaki güçlü bağı pekiştiren, güven duygusunu artıran stratejik iletişim adımlarıdır." "Birlikteyiz" programının Türk Silahlı Kuvvetlerinin yürüttüğü faaliyetlerin milletle doğru ve şeffaf şekilde buluşturulmasını sağlayacağını ifade eden Güler, program aracılığıyla kahraman personelin zorlu eğitim süreçleri, disiplin anlayışı ve görevlerine bağlılıklarının doğrudan kamuoyuna aktarılacağını kaydetti. Güler, "Böylece büyük bir özveriyle görev yapan Mehmetçiğimizin görünmeyen emeği, fedakârlığı ve azmi asil milletimiz tarafından daha da yakından anlaşılma imkânı bulacaktır" ifadelerini kullandı.
Eğitim Bir-Sen: "Kadınlar için haftalık çalışma süresi 4 güne düşürülmelidir"
07 Mart 2026 Cumartesi - 13:13 Eğitim Bir-Sen: "Kadınlar için haftalık çalışma süresi 4 güne düşürülmelidir" Eğitimciler Birliği Sendikası Kadın Komisyonu Başkanı Sıdıka Aydın, kadın kamu çalışanlarının haftalık çalışma süresinin 32 saate, çalışma gününün ise 4’e düşürülmesi çağrısını yaptı. Eğitim-Bir-Sen Kadın Komisyonu Başkanı Sıdıka Aydın, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla açıklamalarda bulundu. Aydın, kadın kamu çalışanlarının iş-aile dengesini güçlendirecek yeni düzenlemelere ihtiyaç bulunduğunu belirterek haftalık çalışma süresinin 32 saate, çalışma gününün ise 4’e düşürülmesi çağrısını yaptı. Eğitim-Bir-Sen olarak kadın kamu görevlilerinin çalışma hayatındaki sorunlarına dikkati çekmeye ve çözüm önerileri geliştirmeye devam ettiklerini ifade eden Aydın, 214 bini aşkın kadın üye ile Türkiye’de kadınların en büyük örgütlü gücü olma sorumluluğunu taşıdıklarını vurguladı. ‘Örgütlü Kadın, Güçlü Aile; Güçlü Aile, Güçlü Toplum’ anlayışıyla yürüttükleri çalışmaların sahada karşılık gördüğünü belirten Aydın, 2025 yılı itibarıyla kadınların sendikalaşma oranının yüzde 71,27’ye ulaşmasının bu kararlı mücadelenin somut bir göstergesi olduğunu kaydetti. Kadınların çalışma hayatında karşılaştıkları sorunların çözümü için uzun yıllardır mücadele verdiklerini vurgulayan Aydın, "Kurulduğumuz günden bu yana iş-aile uyumunun sağlanması, analık haklarının korunması, çalışma hayatında şiddet ve mobbingin önlenmesi ve fırsat eşitsizliğinin giderilmesi için mücadele ediyoruz. Israrlı takiplerimiz ve girişimlerimiz sonucunda doğum ve babalık izinlerinin artırılmasından yarım zamanlı çalışma hakkına, kreş hizmetlerinin tasarruf genelgesi kapsamından çıkarılmasından 15 yaş altı sosyal medya düzenlemesine kadar pek çok konuda sivil toplum ve siyasetin harekete geçmesini sağladık" açıklamasında bulundu. Türkiye’nin uzun süredir sessiz fakat derin bir demografik dönüşüm süreci yaşadığına dikkati çeken Aydın, nüfusun yaşlandığını, doğurganlık oranlarının düştüğünü belirterek, bu tablonun çalışma hayatının yapısıyla doğrudan ilişkili olduğunu ifade etti. Kadın kamu görevlilerinin annelik sorumlulukları ile çalışma hayatı arasında sıkıştığını anlatan Aydın, aileyi güçlendiren, çocukların ihmal edilmediği, aynı zamanda adil ve sürdürülebilir bir çalışma düzeni sağlayan yeni bir modele ihtiyaç olduğunu dile getirdi. Eğitim alanında çalışan kadın kamu görevlileri arasında yaptıkları ‘Türkiye’de Eğitim Alanında Çalışan Kadın Kamu Görevlilerinin Analık Haklarına Yönelik Beklentileri’ başlıklı saha araştırmasının sonuçlarının bu ihtiyacı açık biçimde ortaya koyduğunu belirten Aydın, araştırmaya katılanların büyük çoğunluğunun doğum izinlerinin artırılmasını ve yarım zamanlı ile esnek çalışma modellerinin geliştirilmesini talep ettiklerini aktardı. Araştırmaya katılanların yüzde 92’sinin yarım zamanlı çalışmanın kapsamının genişletilmesini, yüzde 96’sının ise bu süreçte özlük ve sosyal haklarının korunmasını istediğini ifade eden Aydın, şunları kaydetti: "Kadınlar, esnek çalışma modellerini desteklemekte, ancak hak ve gelir kaybına uğramadan, güvenceli istihdamdan vazgeçmeden, emeklilik hakları zedelenmeden ve kariyerlerinden geri düşmeden. Bugün dünyada pek çok ülkede uygulanan haftada 4 gün çalışma modeli, ülkemizde de başta kadın kamu görevlileri için uygulanmalı, özel sektörü teşvik edecek iyileştirmeler yapılmalı, çocuk sayısına göre çalışma saatlerinde düzenlemeye gidilmeli, kadın kamu görevlileri çalışma süresi 32 saate düşürülmelidir. Eğitim-Bir-Sen olarak doğru planlanmış, yeterli ve güvenceli analık haklarının kadınların verimliliğini azaltmayacağını, aksine çalışma hayatını güçlendiren ve sürdürülebilirliğini destekleyen temel bir yöntem olabileceğini vurguluyoruz." Kadınların çalışma hayatındaki verimliliğinin güçlü analık haklarıyla desteklenmesi gerektiğinin altını çizen Aydın, bu kapsamdaki önerilerini şöyle sıraladı: "Analık izni doğumdan önce 8, doğum sonrası 52 olmak üzere toplamda 60 haftaya çıkarılmalı, Süt izni iki yıla çıkarılmalı, Babalık izin süreleri artırılmalı, Tüm kamu kurumlarında kreş hizmeti zorunlu hale getirilmeli veya kreş yardımı sağlanmalı, Çocuk sayısına göre ilave prim günleri verilmeli ve emeklilikte yıpranma payı uygulanmalı, Yıllık izin süreleri çocuk sayısına göre artırılmalı, Kamu görevlileri için gelir vergisi yüzde 15’e sabitlenmeli, Evliliği ve çocuk sahibi olmayı teşvik eden düzenlemeler daha da geliştirilmeli." Sıdıka Aydın, Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulan kanun teklifinde doğum ve babalık izin sürelerinin artırılmasına yönelik düzenlemeyi olumlu karşıladıklarını belirterek, "Doğum hızını ve doğurganlık oranlarını artırmayı hedefleyen düzenlemelere kararlılıkla devam edilmelidir. Ancak saha araştırmamız da göstermiştir ki sorunu aşmak için daha kalıcı ve kapsamlı çözümler üretilmelidir." ifadelerini kullandı. Eğitim-Bir-Sen olarak kadınların daha iyi çalışma şartlarına kavuşması, huzurlu ve saygın bir çalışma ortamında üretmeye devam etmesi için mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceklerini ifade eden Aydın, emekleri, mücadeleleri ve fedakarlıklarıyla hayatın her alanına değer katan tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutladı.
Şubat ayında havayoluyla seyahat edenlerin sayısı 45 ilin nüfusunu aştı
07 Mart 2026 Cumartesi - 12:30 Şubat ayında havayoluyla seyahat edenlerin sayısı 45 ilin nüfusunu aştı Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 2026’nın ilk iki ayında 32 milyon 877 bin 752 yolcunun havayolu ile seyahat ettiğini bildirerek "Şubat ayında toplam 15 milyon 92 bin 119 yolcu havayolu ile seyahat etti. Sadece bir ayda havayolu ile seyahat eden yolcu sayısı 45 ilimizin toplam nüfusunu aştı" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Genel Müdürlüğünün 2026 yılı Şubat ayına ait havayolu uçak, yolcu ve yük verilerini değerlendirdi. Söz konusu ayda yolcu ve çevre dostu havalimanlarında iniş-kalkış yapan uçak sayısının iç hatlarda 65 bin 188, dış hatlarda ise 53 bin 18 olduğunu kaydeden Bakan Uraloğlu, "Böylece toplam uçak trafiği üst geçişler ile 159 bin 97’ye ulaştı. 2025 yılının aynı ayı ile kıyaslandığında üst geçişler dahil toplam uçak trafiğinde yüzde 6,8 artış meydana geldi" ifadelerini kullandı. Bakan Uraloğlu, Şubat ayında iç hat yolcu trafiğinin 7 milyon 64 bin 417, dış hat yolcu trafiğinin ise 8 milyon 20 bin 106 olarak gerçekleştiğini belirtti. Direkt transit yolcular ile birlikte toplam 15 milyon 92 bin 119 yolcunun seyahat ettiğini kayden Uraloğlu, "Geçen yılın aynı ayına göre direkt transit dahil toplam yolcu trafiğinde yüzde 5,8 artış gerçekleşti. Sadece bir ayda havayolu ile seyahat eden yolcu sayısı 45 ilimizin toplam nüfusunu aştı" dedi. Uraloğlu ayrıca, Şubat ayında taşınan yük miktarının iç hatlarda 62 bin 588 ton, dış hatlarda 299 bin 19 ton olmak üzere toplamda 361 bin 607 tona ulaştığını kaydetti. "Toplam 32 milyon 877 bin 752 yolcuya hizmet verildi" Uraloğlu, Ocak-Şubat döneminde; havalimanlarına iniş-kalkış yapan uçak trafiğinin, iç hatlarda 133 bin 559, dış hatlarda 115 bin 767 olduğunu, böylece üst geçişler ile birlikte toplam 338 bin 175’e ulaştığını kaydetti. Söz konusu dönemde üst geçişler dahil hizmet verilen toplam uçak trafiğinin geçen yılın aynı dönemi ile kıyaslandığında yüzde 4,1 arttığını söyleyen Uraloğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Türkiye geneli havalimanları iç hat yolcu trafiğinin 15 milyon 264 bin 562, dış hat yolcu trafiğinin 17 milyon 593 bin 28 olduğu bu dönemde direkt transit yolcular ile birlikte toplam 32 milyon 877 bin 752 yolcuya hizmet verildi. 2026 yılı Şubat sonunda hizmet verilen yolcu trafiği 2025 yılının aynı dönemi ile kıyaslandığında; direkt transit dâhil olmak üzere toplam yolcu trafiğinde yüzde 7,7 artış oldu." Uraloğlu ayrıca, söz konusu dönemde havalimanları yük trafiğinin; iç hatlarda 138 bin 209 ton, dış hatlarda 625 bin 264 ton olmak üzere toplamda 763 bin 473 tona ulaştığını da bildirdi.
Osman Gazi’ye 2 bin 500 tonluk ünite yerleştirildi
07 Mart 2026 Cumartesi - 12:29 Osman Gazi’ye 2 bin 500 tonluk ünite yerleştirildi Türkiye’nin ilk yüzer üretim platformu Osman Gazi’ye 2 bin 500 tonluk MEG modülü eklemesi üzerine Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Karadeniz’in derinliklerinde, milletimizin desteğiyle Türkiye’nin enerjide tam bağımsız yarınlarını inşa ediyoruz" dedi. Türkiye’nin ilk yüzer üretim platformu Osman Gazi’nin Karadeniz’deki görevine bu yıl içinde başlayacak. Hazırlık çalışmaları Filyos Limanı’nda devam ederken kritik bir aşama başarıyla tamamladı. Deniz altındaki kuyu ve bağlantı hatlarına gönderilecek özel sıvıyı içinde barındıran MEG modülü Osman Gazi’ye eklendi. Yaklaşık 44 metre uzunluğunda, 41,5 metre genişliğinde ve 30 metre yüksekliğindeki 2 bin 500 tonluk MEG modülü, Osman Gazi’nin üretim sisteminin temel bileşenlerinden biri olacak. Bu modül sayesinde düşük sıcaklık ve basınç kaynaklı tıkanmalar önlenecek ve doğal gaz akışı kesintisiz bir şekilde sağlanacak. Üretimi ikiye katlayacak Osman Gazi’nin üretime katılmasıyla birlikte Sakarya Gaz Sahası’ndaki doğal gaz üretimi yeni bir faza geçecek. Halihazırda günlük 9,5 milyon metreküplük üretim, 20 milyon metreküpe çıkacak. Böylece yaklaşık 8 milyon hanenin doğal gaz ihtiyacı yerli kaynaklardan karşılanmış olacak. Kıyıdan 161 kilometre açıkta deniz tabanına sabit bir şekilde 20 yıl boyunca görev yapacak olan Osman Gazi, çıkarılan gazı işleyerek karaya ulaştıracak. Adeta deniz üstünde kurulu bir fabrika gibi çalışacak platform, gazın sisteme güvenli ve kesintisiz şekilde verilmesini sağlayacak. Osman Gazi’nin bir benzeri olan ve 2028 yılında envantere dahil olması planlanan ikinci yüzer üretim platformuyla birlikte Sakarya Gaz Sahası’ndaki günlük üretim 40 milyon metreküpe çıkacak. "2 bin 500 tonluk MEG modülünü başarıyla platforma entegre ettik" Bakan Bayraktar, Osman Gazi yüzer üretim platformundaki çalışmalara ilişkin sosyal medya hesaplarından videolu bir paylaşım yaparken şu mesajları verdi: "Karadeniz’de doğal gaz üretimimizi yeni bir aşamaya taşıyacak Osman Gazi Yüzer Üretim Platformu için kritik bir eşiği daha geride bıraktık. Doğal gaz akışının sürekliliğini güvence altına alacak 2 bin 500 tonluk MEG modülünü başarıyla platforma entegre ettik. Bu yıl devreye almayı planladığımız Osman Gazi ile Sakarya Gaz Sahası’ndaki üretimimizi iki katına çıkaracağız. Karadeniz’in derinliklerinde, milletimizin desteğiyle Türkiye’nin enerjide tam bağımsız yarınlarını inşa ediyoruz."
Şubat ayında havayoluyla seyahat edenlerin sayısı 45 ilin nüfusunu aştı
07 Mart 2026 Cumartesi - 12:19 Şubat ayında havayoluyla seyahat edenlerin sayısı 45 ilin nüfusunu aştı Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 2026’nın ilk iki ayında 32 milyon 877 bin 752 yolcunun havayolu ile seyahat ettiğini bildirerek "Şubat ayında toplam 15 milyon 92 bin 119 yolcu havayolu ile seyahat etti. Sadece bir ayda havayolu ile seyahat eden yolcu sayısı 45 ilimizin toplam nüfusunu aştı" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Genel Müdürlüğünün 2026 yılı Şubat ayına ait havayolu uçak, yolcu ve yük verilerini değerlendirdi. Söz konusu ayda yolcu ve çevre dostu havalimanlarında iniş-kalkış yapan uçak sayısının iç hatlarda 65 bin 188, dış hatlarda ise 53 bin 18 olduğunu kaydeden Bakan Uraloğlu, "Böylece toplam uçak trafiği üst geçişler ile 159 bin 97’ye ulaştı. 2025 yılının aynı ayı ile kıyaslandığında üst geçişler dahil toplam uçak trafiğinde yüzde 6,8 artış meydana geldi" ifadelerini kullandı. Bakan Uraloğlu, Şubat ayında iç hat yolcu trafiğinin 7 milyon 64 bin 417, dış hat yolcu trafiğinin ise 8 milyon 20 bin 106 olarak gerçekleştiğini belirtti. Direkt transit yolcular ile birlikte toplam 15 milyon 92 bin 119 yolcunun seyahat ettiğini kayden Uraloğlu, "Geçen yılın aynı ayına göre direkt transit dahil toplam yolcu trafiğinde yüzde 5,8 artış gerçekleşti. Sadece bir ayda havayolu ile seyahat eden yolcu sayısı 45 ilimizin toplam nüfusunu aştı" dedi. Uraloğlu ayrıca, Şubat ayında taşınan yük miktarının iç hatlarda 62 bin 588 ton, dış hatlarda 299 bin 19 ton olmak üzere toplamda 361 bin 607 tona ulaştığını kaydetti. "Toplam 32 milyon 877 bin 752 yolcuya hizmet verildi" Uraloğlu, Ocak-Şubat döneminde; havalimanlarına iniş-kalkış yapan uçak trafiğinin, iç hatlarda 133 bin 559, dış hatlarda 115 bin 767 olduğunu, böylece üst geçişler ile birlikte toplam 338 bin 175’e ulaştığını kaydetti. Söz konusu dönemde üst geçişler dahil hizmet verilen toplam uçak trafiğinin geçen yılın aynı dönemi ile kıyaslandığında yüzde 4,1 arttığını söyleyen Uraloğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Türkiye geneli havalimanları iç hat yolcu trafiğinin 15 milyon 264 bin 562, dış hat yolcu trafiğinin 17 milyon 593 bin 28 olduğu bu dönemde direkt transit yolcular ile birlikte toplam 32 milyon 877 bin 752 yolcuya hizmet verildi. 2026 yılı Şubat sonunda hizmet verilen yolcu trafiği 2025 yılının aynı dönemi ile kıyaslandığında; direkt transit dâhil olmak üzere toplam yolcu trafiğinde yüzde 7,7 artış oldu." Uraloğlu ayrıca, söz konusu dönemde havalimanları yük trafiğinin; iç hatlarda 138 bin 209 ton, dış hatlarda 625 bin 264 ton olmak üzere toplamda 763 bin 473 tona ulaştığını da bildirdi.
Osman Gazi’ye 2 bin 500 tonluk ünite yerleştirildi
07 Mart 2026 Cumartesi - 12:17 Osman Gazi’ye 2 bin 500 tonluk ünite yerleştirildi Türkiye’nin ilk yüzer üretim platformu Osman Gazi’ye 2 bin 500 tonluk MEG modülü eklemesi üzerine Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Karadeniz’in derinliklerinde, milletimizin deteğiyle Türkiye’nin enerjide tam bağımsız yarınlarını inşa ediyoruz" dedi. Türkiye’nin ilk yüzer üretim platformu Osman Gazi’nin Karadeniz’deki görevine bu yıl içinde başlayacak. Hazırlık çalışmaları Filyos Limanı’nda devam ederken kritik bir aşama başarıyla tamamladı. Deniz altındaki kuyu ve bağlantı hatlarına gönderilecek özel sıvıyı içinde barındıran MEG modülü Osman Gazi’ye eklendi. Yaklaşık 44 metre uzunluğunda, 41,5 metre genişliğinde ve 30 metre yüksekliğindeki 2 bin 500 tonluk MEG modülü, Osman Gazi’nin üretim sisteminin temel bileşenlerinden biri olacak. Bu modül sayesinde düşük sıcaklık ve basınç kaynaklı tıkanmalar önlenecek ve doğal gaz akışı kesintisiz bir şekilde sağlanacak. Üretimi ikiye katlayacak Osman Gazi’nin üretime katılmasıyla birlikte Sakarya Gaz Sahası’ndaki doğal gaz üretimi yeni bir faza geçecek. Halihazırda günlük 9,5 milyon metreküplük üretim, 20 milyon metreküpe çıkacak. Böylece yaklaşık 8 milyon hanenin doğal gaz ihtiyacı yerli kaynaklardan karşılanmış olacak. Kıyıdan 161 kilometre açıkta deniz tabanına sabit bir şekilde 20 yıl boyunca görev yapacak olan Osman Gazi, çıkarılan gazı işleyerek karaya ulaştıracak. Adeta deniz üstünde kurulu bir fabrika gibi çalışacak platform, gazın sisteme güvenli ve kesintisiz şekilde verilmesini sağlayacak. Osman Gazi’nin bir benzeri olan ve 2028 yılında envantere dahil olması planlanan ikinci yüzer üretim platformuyla birlikte Sakarya Gaz Sahası’ndaki günlük üretim 40 milyon metreküpe çıkacak. "2 bin 500 tonluk MEG modülünü başarıyla platforma entegre ettik" Bakan Bayraktar, Osman Gazi yüzer üretim platformundaki çalışmalara ilişkin sosyal medya hesaplarından videolu bir paylaşım yaparken şu mesajları verdi: "Karadeniz’de doğal gaz üretimimizi yeni bir aşamaya taşıyacak Osman Gazi Yüzer Üretim Platformu için kritik bir eşiği daha geride bıraktık. Doğal gaz akışının sürekliliğini güvence altına alacak 2 bin 500 tonluk MEG modülünü başarıyla platforma entegre ettik. Bu yıl devreye almayı planladığımız Osman Gazi ile Sakarya Gaz Sahası’ndaki üretimimizi iki katına çıkaracağız. Karadeniz’in derinliklerinde, milletimizin desteğiyle Türkiye’nin enerjide tam bağımsız yarınlarını inşa ediyoruz." (KML-
İletişim Bakanı Duran: "Provokatif içeriklerle iç cepheyi hedef alan 41 sosyal medya hesabına erişim engeli getirildi"
07 Mart 2026 Cumartesi - 12:01 İletişim Bakanı Duran: "Provokatif içeriklerle iç cepheyi hedef alan 41 sosyal medya hesabına erişim engeli getirildi" Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "Dezenformasyon ve provokatif içeriklerle iç cepheyi hedef alan 41 sosyal medya hesabına erişim engeli getirilmiştir. 75 adet içerik ise dijital platformlardan kaldırılmıştır" dedi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, sosyal medya hesabından İran-ABD-İsrail savaşına yönelik dezenformasyon ve iç cepheyi hedef alan sosyal medya hesaplarına müdahale edildiğini açıkladı. "Bazı hesapların panik ve güvensizlik oluşturmayı amaçlayan paylaşımlar yaptığı görülmüştür" Bölgede yaşanan son gelişmelerin ardından dijital mecralarda Türkiye’yi hedef alan yoğun bir dezenformasyon ve psikolojik harekat faaliyeti yürütüldüğünün tespit edildiğini kaydeden Duran, "Özellikle İran’a yönelik saldırıların başladığı ilk andan itibaren bazı sosyal medya hesaplarının, doğruluğu teyit edilmemiş içerikler üzerinden toplumda korku, panik ve güvensizlik oluşturmayı amaçlayan sistematik paylaşımlar yaptığı görülmüştür. Devletimizin ilgili kurumları bu süreci ilk andan itibaren yakından takip etmiş; kamu düzenini, toplumsal huzuru ve milli güvenliğimizi hedef alan dijital manipülasyon girişimlerine karşı gerekli adımlar kararlılıkla atılmıştır" açıklamasında bulundu. "Provokatif içeriklerle iç cepheyi hedef alan 41 sosyal medya hesabına erişim engeli getirilmiştir" Yapılan dezenformasyonlara karşı mücadele edildiğini de aktaran Duran, "Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı koordinasyonunda; Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ve Cumhuriyet Başsavcılıklarımız ile yürütülen çalışmalar sonucunda dezenformasyon ve provokatif içeriklerle iç cepheyi hedef alan 41 sosyal medya hesabına erişim engeli getirilmiştir. 75 adet içerik ise dijital platformlardan kaldırılmıştır. Suç unsuru taşıyan paylaşımlarla psikolojik harekât yürüttüğü tespit edilen bu ve inceleme altındaki diğer hesaplar hakkında hukuki süreç başlatılmıştır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, dijital alanı da millî güvenliğin ayrılmaz bir parçası olarak görmekte; kamuoyunu manipüle etmeye yönelik girişimlere karşı hukuk çerçevesinde ve kararlılıkla mücadele etmektedir" ifadelerine yer verdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da sıklıkla vurguladığı, ‘Türkiye hem sahada hem de dijital alanda milli güvenliğini koruma iradesine ve kapasitesine sahiptir’ anlayışıyla hareket ettiklerini kaydeden Duran, "Devletimizin tüm kurumları bu anlayışla hareket etmekte; milletimizin huzurunu, bilgi güvenliğini ve toplumsal dayanışmasını hedef alan her türlü girişime karşı gerekli tedbirleri almaktadır" dedi.
Hostesken otobüs kaptanı olan Serenay Göç: "Kadınlarımız her alanda olmalı"
07 Mart 2026 Cumartesi - 10:42 Hostesken otobüs kaptanı olan Serenay Göç: "Kadınlarımız her alanda olmalı" Hayalini kurduğu otobüs şoförlüğünü gerçekleştirerek şehirler arası seferlerde direksiyon başına geçen Serenay Göç, kadınların da çalışma hayatında aktif rol alabileceğini vurgulayarak "Kadınlarımız her alanda olmalı" dedi. Bartın’da yaşayan 29 yaşındaki Serenay Göç, hayalini kurduğu otobüs şoförlüğünü gerçekleştirerek şehirler arası seferlerde direksiyon başına geçti. Büyük araçlara olan ilgisi nedeniyle 14 yıl önce hostes olarak başladığı mesleğini kaptan olarak sürdüren Göç, otobüs şoförlüğünün erkek egemen bir meslek olarak görülmesine rağmen kadınların da bu işi başarıyla yapabileceğini ifade ederek, tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutladı. "Bu işe evden uzakta olmayı kabul ederek başladım" Büyük araçlara olan merakı nedeniyle otobüs şoförlüğü yapmaya karar verdiğini aktaran Serenay Göç, "Bartın-Ankara arası çalışıyorum. Öte yandan Bartın-İstanbul, Bartın-İzmir seferlerimiz de oluyor ama ben tek başıma çalışmak istediğim için Bartın-Ankara seferinde çalışıyorum. Bu işe hostes olarak başladım. 9 yıl hosteslik yaptım, 5 yıldır da otobüs kaptanıyım. Sefer saatlerimiz değişiyor, genelde sabah saat 08.00’da Bartın’dan çıkıyorum, öğlen saat 12.00 gibi Ankara’da oluyorum. Sonrasında Ankara’dan yolcularımı alıp Bartın’a dönüyorum, akşam 17.00 gibi Bartın’da oluyorum. Bu işe evden uzakta olmayı kabul ederek başladım. Aslında bu iş çok zor, bir tane kız çocuğum var, tek başıma büyütüyorum. Ama çalışmam gerekiyordu ve elim de arabalara yatkındı, dolasıyla bu şekilde ilerliyorum" diye konuştu. "Kadınlarımız her alanda olmalı" Otobüs şoförlüğünün erkek egemen bir meslek olarak görülmesine rağmen kadınların da bu işi başarıyla yapabileceğini vurgulayan Göç, şu ifadeleri kullandı: "İşe ilk başladığımda zorlanıyordum; çünkü ‘Otobüsü kadın mı kullanacak?’ diyorlardı. Sosyal medyada içerik çekmemin bir nedeni de buydu. Bu işte erkek egemenliğe çok fazla ama kadınlar da bu işi yapabilir. Artık, uçakta, trende, takside de kadın görebiliyoruz, eskisi gibi yadırganmıyoruz. Bu işin iyi yanları hem geziyoruz hem de birçok insan tanıyoruz. Yolcularımızla çok güzel zaman geçiriyoruz. Hostes olduğum zamanlarda benim de örnek aldığım bir kadın şoför vardı. Her zaman onun gibi olmayı hedefledim. Sosyal medyadan görüp, otogara gelerek, mesleğe atılmak isteyen kızlarımız var. Hiç ehliyeti olmayıp da ehliyet alanlar bile var. Kadınlarımız her alanda olmalı." "Hostes olarak başladığım bu serüvende kaptan olarak devam ediyorum" Göç, tüm kadınların tıpkı kendisi gibi çalışma hayatında yer alarak kendi ayakları üzerinde durabileceğini belirterek, "Hostes olarak başladığım bu serüvende kaptan olarak devam ediyorum. Tüm kadınlarımız da kendi ayakları üzerinde durabilir, buna sonsuz inanıyorum. Kadınlar çiçektir, kadınlar annedir, kadınlar emektir. Tüm kadınlarımızın 8 Mart Kadınlar Günü kutlu olsun" şeklinde konuştu.