Yerel Haberler
Ankara
Türkiye ile Belçika arasında 15 milyar dolarlık ticaret hedefi 12 Mayıs 2026 Salı - 21:16:32 "Türkiye-Belçika İş Forumu" İstanbul’da gerçekleştirildi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat ile Belçika Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Maxime Prévot arasında "Türkiye ve Belçika arasında İkili Ticari İlişkilerin Geliştirilmesine İlişkin Bakanlık Ortak Açıklaması" imzalandı. Görüşmelerde, 2025 yılında 9,2 milyar dolara ulaşan ticaret hacminin, iki ülke ekonomilerinin tamamlayıcı özellikleri dikkate alınarak dengeli ve sürdürülebilir biçimde 15 milyar dolara çıkarılması hedefi vurgulandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın davetiyle, çok sayıda bakan ve 200 firmadan 400’den fazla Belçikalı iş insanı ile birlikte Türkiye’ye gelen Belçika kraliçesi Mathilde’in katılımlarıyla gerçekleştirilen "Belçika Ekonomi Misyonu" kapsamında, Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın katılımıyla İstanbul’da düzenlenen üst düzey temaslarda; Türkiye-Belçika ekonomik ve ticari ilişkilerinin stratejik boyutu kapsamlı şekilde ele alındı. Görüşmelerde; ticaret hacminin 15 milyar dolara yükseltilmesi, karşılıklı yatırımların artırılması, Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve enerjiden savunma sanayiine, lojistikten dijital ve yeşil dönüşüme kadar birçok alanda iş birliğinin daha da güçlendirilmesi yönündeki güçlü irade bir kez daha teyit edildi. Ticaret Bakanı Bolat, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın davetleriyle Türkiye ye ziyaret eden Belçika Kraliçesi Mathilde ve beraberindeki Belçikalı Bakanlar, üst düzey yetkililer ve iş dünyası temsilcileri ile "Belçika Ekonomi Misyonu" kapsamında İstanbul’da bir dizi temas ve programa katıldı. "Ekonomik iş birliğinin daha da derinleştirilmesi yönündeki ortak irade teyit edildi" Program kapsamında Ticaret Bakanı Bolat, Belçika Kraliçesi Mathilde ile gerçekleştirdiği ilk görüşmede; Belçika Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri, Avrupa İşleri ve Kalkınma İşbirliği Bakanı Maxime Prévot, Dış Ticaret ve Savunma Bakanı Theo Francken, Brüksel-Başkent Bölgesi Bakan-Başkanı Boris Dillis, Flaman Bölgesi Başbakanı Mathias Diependaele ve Valon Bölgesi Başbakan Yardımcısı Pierre-Yves Jeholet’ün de katılımlarıyla, Türkiye-Belçika ekonomik iş birliği ve ticaret ilişkileri stratejik boyutlarıyla ele alındı. Taraflar, mevcut ekonomik iş birliğinin daha da derinleştirilmesi yönündeki ortak iradelerini bir kez daha teyit etti. "Türkiye ile Belçika arasındaki siyasi, diplomatik, ekonomik, ticari ve yatırım ilişkilerinin güçlü olduğu ve büyük bir gelişme potansiyeli taşıdığı vurgulandı" 2012 yılında gerçekleştirilen son Belçika Ekonomi Misyonu’nun ardından, 14 yıl sonra Belçika devletinin 200’ü aşkın Belçikalı şirketten 420 iş insanıyla yeniden Türkiye ye böylesine üst düzey bir ziyaret gerçekleştirmesi son derece önemli ve anlamlı olarak değerlendirildi. Türkiye ile Belçika arasındaki siyasi, diplomatik, ekonomik, ticari ve yatırım ilişkilerinin güçlü olduğu ve büyük bir gelişme potansiyeli taşıdığı vurgulandı. "Belçika Ekonomi Misyonu" kapsamında düzenlenen, Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın açılış konuşmasını gerçekleştirdiği, "Türkiye-Belçika İş Forumu"nun resmi açılış programı, Belçika Kraliçesi Mathilde başta olmak üzere Belçikalı üst düzey mevkidaşlar ve iş dünyası temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Açılışta, Türkiye ve Belçika’nın Avrupa ekonomisinin birbirini tamamlayan iki güçlü aktörü olduğu vurgulanarak; ticaret, yatırım, sanayi, enerji, dijital dönüşüm ve yeşil ekonomi başta olmak üzere tüm alanlarda iş birliğinin daha ileri taşınması yönündeki kararlılık ifade edildi. ‘Türkiye ve Belçika arasında İkili Ticari İlişkilerin Geliştirilmesine İlişkin Bakanlık Ortak Açıklaması’ imzalandı Türkiye-Belçika ekonomik ilişkilerinin yalnızca ticaret alanında değil; yatırım, teknoloji ve ortak imalat ekseninde de giderek daha derin ve nitelikli bir yapıya kavuştuğu memnuniyetle değerlendirildi. Enerji, lojistik, dijitalleşme, sağlık, savunma sanayi ve yeşil dönüşüm gibi alanlarda yeni iş birliği fırsatları kapsamlı şekilde ele alınırken, özellikle e-ticaret ve küresel tedarik zincirleri bakımından iki ülkenin birbirini tamamlayan güçlü yapısına dikkat çekildi. Program kapsamında, Ticaret Bakanı Ömer Bolat ile Belçika Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Maxime Prévot arasında "Türkiye ve Belçika arasında İkili Ticari İlişkilerin Geliştirilmesine İlişkin Bakanlık Ortak Açıklaması" imzalandı. "Türkiye’nin üretim kapasitesi ve dinamik nüfusu ile stratejik konumunun sağladığı avantaj sayesinde önemli bir yatırım, teknoloji ve lojistik üssüdür" Türkiye ve Belçika’nın köklü ekonomik ilişkilerini yeni bir vizyonla daha da güçlendirme iradesini güçlü biçimde ortaya koyduğu belirtilirken; Türkiye’nin üretim kapasitesi, genç ve dinamik nüfusu ile stratejik konumunun sağladığı avantaj sayesinde önemli bir yatırım, teknoloji ve lojistik üssü olarak öne çıktığı ifade edildi. Belçika’nın Avrupa’daki güçlü lojistik ve finans ekosisteminin ise bu ortaklığı daha da kıymetli hale getirdiği vurgulandı. 2025 yılında 9,2 milyar doları aşan ticaret hacmi ve karşılıklı artan yatırımların stratejik ortaklığın sağlam temelini oluşturduğu, ortak hedefin ise ticaret hacmini dengeli ve sürdürülebilir şekilde 15 milyar dolara çıkarmak olduğu kaydedildi. "Bölgemizde yaşanan son gelişmeler, Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinin jeopolitik önemini gösteriyor" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Belçika Kraliçesi Mathilde ile Vahdettin Köşkü’nde bir araya geldi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın da katılım sağladığı görüşmede; Türkiye ile Belçika ikili ilişkileri ile bölgesel ve küresel konular ele alındı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ve Belçika’nın ticari ilişkilerden savunma sanayiine, enerjiden tarıma kadar birçok alanda iş birliği potansiyeli bulunduğunu, ilişkileri geliştirmek için adımlar atmaya devam edeceklerini ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca, bölgede yaşanan son gelişmelerin Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinin jeopolitik önemini bir kez daha gösterdiğini, tam üyeliğimize kadar geçecek süreçte Gümrük Birliği’nin yeni koşullara göre güncellenmesinin öncelikli başlıklardan biri olduğunu ve AB’nin savunma girişimlerine katılımımızın müşterek menfaat gereği olduğunu vurguladı. "Belçika Ekonomi Misyonu" kapsamında İstanbul’da düzenlenen "Yatırım Öğle Yemeği" programında da Belçika Kraliçesi Mathilde, Belçikalı üst düzey mevkidaşlar ile Türk ve Belçikalı iş dünyasının önde gelen temsilcileri bir araya geldi. Toplantıda, iki ülke arasındaki 9,2 milyar dolarlık toplam ticaret hacminin yanı sıra yatırım potansiyelinin daha etkin değerlendirilmesine yönelik fırsatlar ele alındı. "İlişkilerin artık tek yönlü değil; karşılıklı ve dengeli bir yapıya ulaşıldığı ifade edildi" 719 Belçikalı firmanın Türkiye’de yaklaşık 5 milyar dolar tutarında doğrudan yatırım gerçekleştirmesi ve Belçika’nın Türkiye’ye yatırım girişlerinde 8. sırada yer almasının önemine dikkat çekildi. Türk firmalarının ise Belçika’da 750 milyon dolarlık yatırımla, Belçika’yı Avrupa Birliği ülkelerine yönelik ticari faaliyetlerinde üs olarak değerlendirmelerinin önemli olduğu ifade edildi. Toplantıda ayrıca, Türkiye’nin yatırım reform süreciyle birlikte ortaya çıkan yeni fırsatlar ve Türk yurtdışı müteahhitlik sektörünün uluslararası tecrübesi çerçevesinde Belçika’da ve üçüncü ülkelerde geliştirilebilecek iş birlikleri değerlendirildi. Lojistik, enerji, petrokimya, sağlık, inşaat ve sanayi gibi stratejik sektörlerde karşılıklı yatırımların artmasının, ilişkilerin artık tek yönlü değil; karşılıklı ve dengeli bir yapıya ulaştığını açıkça ortaya koyduğu ifade edildi. Türkiye-Belçika ekonomik ilişkilerinin yalnızca ticaret hacmiyle değil; karşılıklı yatırımlar, ortak projeler ve entegre üretim ağlarıyla daha ileri seviyeye taşınmasının hedeflendiği vurgulandı. "Türkiye, Avrupa’nın güvenlik ve ekonomi mimarisi açısından vazgeçilmez stratejik bir ortak" Günün devamında, Belçika Kraliçesi Mathilde’in himayelerinde düzenlenen "Belçika Ekonomi Misyonu" kapsamında Belçika Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Maxime Prévot, Dış Ticaretten Sorumlu Savunma Bakanı Theo Francken ve beraberindeki Belçikalı Bakanlarla gerçekleştirilen görüşmede, Türkiye-Belçika ekonomik ilişkilerinin stratejik derinliği ve geleceğe dönük ortak vizyon kapsamlı biçimde ele alındı. 200’e yakın Belçikalı şirketten 400’ü aşkın iş insanının katılımıyla gerçekleştirilen kapsamlı ekonomi misyonunun, mevcut ekonomik, ticari ve stratejik iş birliğini daha da derinleştirmeyi hedeflediği belirtilirken; Türkiye’nin Avrupa’nın güvenlik ve ekonomi mimarisi açısından vazgeçilmez ve Belçika için stratejik bir ortak olduğu birlikte teyit edildi. "Ticaret hacminin 15 milyar dolara çıkarılması hedefi vurgulandı" Görüşmelerde, 2025 yılında 9,2 milyar dolara ulaşan ticaret hacminin, iki ülke ekonomilerinin tamamlayıcı özellikleri dikkate alınarak dengeli ve sürdürülebilir biçimde 15 milyar dolara çıkarılması hedefi vurgulandı. Belçika’nın Türkiye’de 5 milyar dolarlık yatırımları ve 719 Belçikalı şirketin ülkemizdeki varlığı ekonomik entegrasyonun somut göstergesi olarak değerlendirildi. Karşılıklı yatırımların artırılması ve üçüncü ülkelerde ortak proje geliştirilmesi imkanları ele alınırken, "Türkiye-Belçika JETCO III. Dönem Toplantısı"nın 2027 yılında Brüksel’de gerçekleştirilmesi konusunda mutabakata varıldı. "‘Made in EU’ düzenlemesi kapsamlı şekilde ele alındı" Enerji, lojistik, ulaştırma, bilgi-iletişim teknolojileri, sağlık, savunma sanayi ve yeşil dönüşüm alanlarında iş birliği potansiyeli değerlendirilirken; Avrupa Birliği ve küresel tedarik zincirleri bakımından Türkiye ile Belçika’nın birbirini tamamlayan güçlü yapısına dikkat çekildi. Görüşmelerde ayrıca, Avrupa Birliği sanayi politikalarının geleceği açısından önem taşıyan "Made in EU" düzenlemesi kapsamlı şekilde ele alındı; Türkiye’nin Gümrük Birliği kapsamındaki derin entegrasyonu ve Avrupa değer zincirlerine sunduğu kritik katkının bu düzenleme içinde hakkıyla yansıtılması gerektiği vurgulandı. AB sanayi ve ticaret politikalarındaki güncel düzenlemeler ile Gümrük Birliği’nin modernizasyonu konusunda kapsamlı görüş alışverişinde bulunuldu. Yeşil dönüşüm ve Avrupa Yeşil Mutabakatı hedefleri doğrultusunda iş birliğinin güçlendirilmesi, e-ticaret alanındaki düzenlemelerde ortak yaklaşım geliştirilmesi ve vize süreçlerinin iyileştirilmesi konularında daha yakın iş birliği tesis edilmesi hususlarında yapıcı bir anlayış geliştirildiği ifade edildi. Türkiye-Belçika ekonomik ortaklığını her alanda daha ileri taşımaya yönelik güçlü iradenin bir kez daha teyit edildiği belirtildi. "Türk ve Belçikalı iş dünyası temsilcileri bir araya geldi" Programın sonunda, "Belçika Ekonomi Misyonu" kapsamında İstanbul’da düzenlenen resepsiyonda, Belçika Kraliçesi Mathilde, Belçikalı üst düzey mevkidaşlar ile Türk ve Belçikalı iş dünyası temsilcileri bir araya geldi. Gün boyunca gerçekleştirilen İş Forumu, heyetler arası üst düzey ikili görüşmeler, çalışma toplantıları, Yatırım Öğle Yemeği ve firmalar arası B2B görüşmelerin son derece yoğun ve verimli geçtiği ifade edildi. Bu temasların, Türkiye-Belçika ekonomik ortaklığının güçlü ve çok boyutlu yapısını açık biçimde ortaya koyduğu vurgulandı. "Türkiye ve Belçika’nın ortak ekonomi anlayışı açısından güçlü şekilde örtüşen iki ülke olduğu vurgulandı" "Belçika Ekonomi Misyonu"nun, Belçika ile mevcut ekonomik, ticari ve stratejik iş birliğinin daha da derinleştirilmesi ve yüksek seviyelere taşınması bakımından adeta bir mihenk taşı olduğu ifade edilirken; Türk ve Belçikalı iş dünyası temsilcilerinin gün boyunca sergilediği yüksek düzeyli katılım ve etkileşimin, ilişkilerin dinamizmini ve geleceğe dönük potansiyelini bir kez daha ortaya koyduğu belirtildi. Türkiye ve Belçika’nın ortak ekonomi anlayışı ve küresel değer zincirlerine entegrasyon vizyonu açısından güçlü şekilde örtüşen iki ülke olduğu, bu ortak zeminin yeni iş birliği alanlarını daha görünür kıldığı kaydedildi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, program vesilesiyle Belçika Kraliçesi Mathilde’e, Belçikalı üst düzey mevkidaşlara ve "Belçika Ekonomi Misyonu" programına katılım sağlayan tüm Türk ve Belçikalı iş dünyası temsilcilerine teşekkürlerini ifade etti.
Kadın sağlığı ve iyi yaşam Güven Hastanesi’nde buluştu
07 Mart 2026 Cumartesi - 15:34 Kadın sağlığı ve iyi yaşam Güven Hastanesi’nde buluştu Güven Hastanesi’nde düzenlenen ‘Kadının En İyi Hali’ etkinliğinde kadın sağlığı ve iyi yaşam üzerine uzmanlar tarafından seminer verildi. Güven Çayyolu Tıp Merkezi’nde 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında düzenlenen ‘Kadının En İyi Hali’ etkinliğinin kapsamında düzenlenen 2 günlük seminer, kadın sağlığını ve iyi yaşamı bütüncül bir bakış açısıyla ele aldı. 2 gün boyunca katılımcılar bir yandan uzmanların gerçekleştirdiği seminerlere katılırken diğer yandan etkinlik alanında kurulan deneyim alanlarını keşfetme fırsatı buldu. Etkinlik kapsamında oluşturulan deneyim alanlarında katılımcılar; bütünleştirilmiş vücut analizi, cilt analizi, saç analizi, profesyonel cilt bakımı ve yüz jimnastiği uygulamalarını deneyimledi. Uzmanlar eşliğinde gerçekleştirilen analizlerle katılımcılar kendi sağlık ve bakım ihtiyaçlarına dair kişisel değerlendirmeler aldı. "Cilt sağlığı yalnızca estetik bir konu değil, genel sağlığın da önemli bir parçasıdır" Güven Çayyolu Tıp Merkezi’nden Dermatoloji Bölümünden Uzm. Dr. Sera Kayhan ise konuşmasında cilt yenilemede kullanılan ileri teknolojilere ve ameliyatsız gençleşme yöntemlerine değinerek, "Cilt sağlığı yalnızca estetik bir konu değil, genel sağlığın da önemli bir parçasıdır. Günümüzde gelişen teknolojiler sayesinde cilt kalitesini artırmak ve yaşlanma etkilerini azaltmak mümkün. Ancak en önemli nokta doğru değerlendirme ve kişiye özel planlamadır" diye konuştu. "Farklı uygulamaların dahil olduğu güzel bir etkinlik alanı oluşturuldu" Güven Hastanesi Medikal Estetik Hekimi ve Fonksiyonel Tıp Hekimi Mert Yiğitbaşı ise 8 Mart kadınlar günü için güzel bir deneyim alanı oluşturduklarını belirterek, "Hem kadınların sağlığı açısından hem de güzellik işlemleri açısından danışanlarımızın ve misafirlerimizin deneyimleyebileceği cilt analizleri, saç analizi, cilt bakımları ve farklı uygulamaların dahil olduğu güzel bir etkinlik alanı oluşturuldu. Bu da hem sağlık hem doğal hem de kalıcı bir şekilde iyi yaşlanma işlemleri için danışanlarımıza güzel hizmetler verdiğimizi düşünüyoruz. Herkesin 8 Mart kadınlar günü kutlu olsun" ifadelerini kullandı. "Sağlıklı yaşamın temelinde dengeli ve sürdürülebilir beslenme alışkanlıkları yer alır" Uzm. Dyt. Melis Bengisu Demirci ise sağlıklı beslenmenin yaşam kalitesi üzerindeki etkilerine dikkati çekerek, "Sağlıklı yaşamın temelinde dengeli ve sürdürülebilir beslenme alışkanlıkları yer alır. Bedenimizi doğru beslemek yalnızca kilo kontrolü için değil, bağışıklık sisteminin güçlenmesi ve genel sağlığın korunması için de büyük önem taşır" dedi. Ayrıca Demirci, tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutladı. Etkinliğin seminerler bölümünde ise kadın sağlığı, estetik, dermatoloji ve yaşam deneyimlerine uzanan geniş bir perspektifte uzman isimler katılımcılarla buluştu.
Eğitim Bir-Sen: "Kadınlar için haftalık çalışma süresi 4 güne düşürülmelidir"
07 Mart 2026 Cumartesi - 13:13 Eğitim Bir-Sen: "Kadınlar için haftalık çalışma süresi 4 güne düşürülmelidir" Eğitimciler Birliği Sendikası Kadın Komisyonu Başkanı Sıdıka Aydın, kadın kamu çalışanlarının haftalık çalışma süresinin 32 saate, çalışma gününün ise 4’e düşürülmesi çağrısını yaptı. Eğitim-Bir-Sen Kadın Komisyonu Başkanı Sıdıka Aydın, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla açıklamalarda bulundu. Aydın, kadın kamu çalışanlarının iş-aile dengesini güçlendirecek yeni düzenlemelere ihtiyaç bulunduğunu belirterek haftalık çalışma süresinin 32 saate, çalışma gününün ise 4’e düşürülmesi çağrısını yaptı. Eğitim-Bir-Sen olarak kadın kamu görevlilerinin çalışma hayatındaki sorunlarına dikkati çekmeye ve çözüm önerileri geliştirmeye devam ettiklerini ifade eden Aydın, 214 bini aşkın kadın üye ile Türkiye’de kadınların en büyük örgütlü gücü olma sorumluluğunu taşıdıklarını vurguladı. ‘Örgütlü Kadın, Güçlü Aile; Güçlü Aile, Güçlü Toplum’ anlayışıyla yürüttükleri çalışmaların sahada karşılık gördüğünü belirten Aydın, 2025 yılı itibarıyla kadınların sendikalaşma oranının yüzde 71,27’ye ulaşmasının bu kararlı mücadelenin somut bir göstergesi olduğunu kaydetti. Kadınların çalışma hayatında karşılaştıkları sorunların çözümü için uzun yıllardır mücadele verdiklerini vurgulayan Aydın, "Kurulduğumuz günden bu yana iş-aile uyumunun sağlanması, analık haklarının korunması, çalışma hayatında şiddet ve mobbingin önlenmesi ve fırsat eşitsizliğinin giderilmesi için mücadele ediyoruz. Israrlı takiplerimiz ve girişimlerimiz sonucunda doğum ve babalık izinlerinin artırılmasından yarım zamanlı çalışma hakkına, kreş hizmetlerinin tasarruf genelgesi kapsamından çıkarılmasından 15 yaş altı sosyal medya düzenlemesine kadar pek çok konuda sivil toplum ve siyasetin harekete geçmesini sağladık" açıklamasında bulundu. Türkiye’nin uzun süredir sessiz fakat derin bir demografik dönüşüm süreci yaşadığına dikkati çeken Aydın, nüfusun yaşlandığını, doğurganlık oranlarının düştüğünü belirterek, bu tablonun çalışma hayatının yapısıyla doğrudan ilişkili olduğunu ifade etti. Kadın kamu görevlilerinin annelik sorumlulukları ile çalışma hayatı arasında sıkıştığını anlatan Aydın, aileyi güçlendiren, çocukların ihmal edilmediği, aynı zamanda adil ve sürdürülebilir bir çalışma düzeni sağlayan yeni bir modele ihtiyaç olduğunu dile getirdi. Eğitim alanında çalışan kadın kamu görevlileri arasında yaptıkları ‘Türkiye’de Eğitim Alanında Çalışan Kadın Kamu Görevlilerinin Analık Haklarına Yönelik Beklentileri’ başlıklı saha araştırmasının sonuçlarının bu ihtiyacı açık biçimde ortaya koyduğunu belirten Aydın, araştırmaya katılanların büyük çoğunluğunun doğum izinlerinin artırılmasını ve yarım zamanlı ile esnek çalışma modellerinin geliştirilmesini talep ettiklerini aktardı. Araştırmaya katılanların yüzde 92’sinin yarım zamanlı çalışmanın kapsamının genişletilmesini, yüzde 96’sının ise bu süreçte özlük ve sosyal haklarının korunmasını istediğini ifade eden Aydın, şunları kaydetti: "Kadınlar, esnek çalışma modellerini desteklemekte, ancak hak ve gelir kaybına uğramadan, güvenceli istihdamdan vazgeçmeden, emeklilik hakları zedelenmeden ve kariyerlerinden geri düşmeden. Bugün dünyada pek çok ülkede uygulanan haftada 4 gün çalışma modeli, ülkemizde de başta kadın kamu görevlileri için uygulanmalı, özel sektörü teşvik edecek iyileştirmeler yapılmalı, çocuk sayısına göre çalışma saatlerinde düzenlemeye gidilmeli, kadın kamu görevlileri çalışma süresi 32 saate düşürülmelidir. Eğitim-Bir-Sen olarak doğru planlanmış, yeterli ve güvenceli analık haklarının kadınların verimliliğini azaltmayacağını, aksine çalışma hayatını güçlendiren ve sürdürülebilirliğini destekleyen temel bir yöntem olabileceğini vurguluyoruz." Kadınların çalışma hayatındaki verimliliğinin güçlü analık haklarıyla desteklenmesi gerektiğinin altını çizen Aydın, bu kapsamdaki önerilerini şöyle sıraladı: "Analık izni doğumdan önce 8, doğum sonrası 52 olmak üzere toplamda 60 haftaya çıkarılmalı, Süt izni iki yıla çıkarılmalı, Babalık izin süreleri artırılmalı, Tüm kamu kurumlarında kreş hizmeti zorunlu hale getirilmeli veya kreş yardımı sağlanmalı, Çocuk sayısına göre ilave prim günleri verilmeli ve emeklilikte yıpranma payı uygulanmalı, Yıllık izin süreleri çocuk sayısına göre artırılmalı, Kamu görevlileri için gelir vergisi yüzde 15’e sabitlenmeli, Evliliği ve çocuk sahibi olmayı teşvik eden düzenlemeler daha da geliştirilmeli." Sıdıka Aydın, Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulan kanun teklifinde doğum ve babalık izin sürelerinin artırılmasına yönelik düzenlemeyi olumlu karşıladıklarını belirterek, "Doğum hızını ve doğurganlık oranlarını artırmayı hedefleyen düzenlemelere kararlılıkla devam edilmelidir. Ancak saha araştırmamız da göstermiştir ki sorunu aşmak için daha kalıcı ve kapsamlı çözümler üretilmelidir." ifadelerini kullandı. Eğitim-Bir-Sen olarak kadınların daha iyi çalışma şartlarına kavuşması, huzurlu ve saygın bir çalışma ortamında üretmeye devam etmesi için mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceklerini ifade eden Aydın, emekleri, mücadeleleri ve fedakarlıklarıyla hayatın her alanına değer katan tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutladı.
Şubat ayında havayoluyla seyahat edenlerin sayısı 45 ilin nüfusunu aştı
07 Mart 2026 Cumartesi - 12:30 Şubat ayında havayoluyla seyahat edenlerin sayısı 45 ilin nüfusunu aştı Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 2026’nın ilk iki ayında 32 milyon 877 bin 752 yolcunun havayolu ile seyahat ettiğini bildirerek "Şubat ayında toplam 15 milyon 92 bin 119 yolcu havayolu ile seyahat etti. Sadece bir ayda havayolu ile seyahat eden yolcu sayısı 45 ilimizin toplam nüfusunu aştı" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Genel Müdürlüğünün 2026 yılı Şubat ayına ait havayolu uçak, yolcu ve yük verilerini değerlendirdi. Söz konusu ayda yolcu ve çevre dostu havalimanlarında iniş-kalkış yapan uçak sayısının iç hatlarda 65 bin 188, dış hatlarda ise 53 bin 18 olduğunu kaydeden Bakan Uraloğlu, "Böylece toplam uçak trafiği üst geçişler ile 159 bin 97’ye ulaştı. 2025 yılının aynı ayı ile kıyaslandığında üst geçişler dahil toplam uçak trafiğinde yüzde 6,8 artış meydana geldi" ifadelerini kullandı. Bakan Uraloğlu, Şubat ayında iç hat yolcu trafiğinin 7 milyon 64 bin 417, dış hat yolcu trafiğinin ise 8 milyon 20 bin 106 olarak gerçekleştiğini belirtti. Direkt transit yolcular ile birlikte toplam 15 milyon 92 bin 119 yolcunun seyahat ettiğini kayden Uraloğlu, "Geçen yılın aynı ayına göre direkt transit dahil toplam yolcu trafiğinde yüzde 5,8 artış gerçekleşti. Sadece bir ayda havayolu ile seyahat eden yolcu sayısı 45 ilimizin toplam nüfusunu aştı" dedi. Uraloğlu ayrıca, Şubat ayında taşınan yük miktarının iç hatlarda 62 bin 588 ton, dış hatlarda 299 bin 19 ton olmak üzere toplamda 361 bin 607 tona ulaştığını kaydetti. "Toplam 32 milyon 877 bin 752 yolcuya hizmet verildi" Uraloğlu, Ocak-Şubat döneminde; havalimanlarına iniş-kalkış yapan uçak trafiğinin, iç hatlarda 133 bin 559, dış hatlarda 115 bin 767 olduğunu, böylece üst geçişler ile birlikte toplam 338 bin 175’e ulaştığını kaydetti. Söz konusu dönemde üst geçişler dahil hizmet verilen toplam uçak trafiğinin geçen yılın aynı dönemi ile kıyaslandığında yüzde 4,1 arttığını söyleyen Uraloğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Türkiye geneli havalimanları iç hat yolcu trafiğinin 15 milyon 264 bin 562, dış hat yolcu trafiğinin 17 milyon 593 bin 28 olduğu bu dönemde direkt transit yolcular ile birlikte toplam 32 milyon 877 bin 752 yolcuya hizmet verildi. 2026 yılı Şubat sonunda hizmet verilen yolcu trafiği 2025 yılının aynı dönemi ile kıyaslandığında; direkt transit dâhil olmak üzere toplam yolcu trafiğinde yüzde 7,7 artış oldu." Uraloğlu ayrıca, söz konusu dönemde havalimanları yük trafiğinin; iç hatlarda 138 bin 209 ton, dış hatlarda 625 bin 264 ton olmak üzere toplamda 763 bin 473 tona ulaştığını da bildirdi.
Osman Gazi’ye 2 bin 500 tonluk ünite yerleştirildi
07 Mart 2026 Cumartesi - 12:29 Osman Gazi’ye 2 bin 500 tonluk ünite yerleştirildi Türkiye’nin ilk yüzer üretim platformu Osman Gazi’ye 2 bin 500 tonluk MEG modülü eklemesi üzerine Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Karadeniz’in derinliklerinde, milletimizin desteğiyle Türkiye’nin enerjide tam bağımsız yarınlarını inşa ediyoruz" dedi. Türkiye’nin ilk yüzer üretim platformu Osman Gazi’nin Karadeniz’deki görevine bu yıl içinde başlayacak. Hazırlık çalışmaları Filyos Limanı’nda devam ederken kritik bir aşama başarıyla tamamladı. Deniz altındaki kuyu ve bağlantı hatlarına gönderilecek özel sıvıyı içinde barındıran MEG modülü Osman Gazi’ye eklendi. Yaklaşık 44 metre uzunluğunda, 41,5 metre genişliğinde ve 30 metre yüksekliğindeki 2 bin 500 tonluk MEG modülü, Osman Gazi’nin üretim sisteminin temel bileşenlerinden biri olacak. Bu modül sayesinde düşük sıcaklık ve basınç kaynaklı tıkanmalar önlenecek ve doğal gaz akışı kesintisiz bir şekilde sağlanacak. Üretimi ikiye katlayacak Osman Gazi’nin üretime katılmasıyla birlikte Sakarya Gaz Sahası’ndaki doğal gaz üretimi yeni bir faza geçecek. Halihazırda günlük 9,5 milyon metreküplük üretim, 20 milyon metreküpe çıkacak. Böylece yaklaşık 8 milyon hanenin doğal gaz ihtiyacı yerli kaynaklardan karşılanmış olacak. Kıyıdan 161 kilometre açıkta deniz tabanına sabit bir şekilde 20 yıl boyunca görev yapacak olan Osman Gazi, çıkarılan gazı işleyerek karaya ulaştıracak. Adeta deniz üstünde kurulu bir fabrika gibi çalışacak platform, gazın sisteme güvenli ve kesintisiz şekilde verilmesini sağlayacak. Osman Gazi’nin bir benzeri olan ve 2028 yılında envantere dahil olması planlanan ikinci yüzer üretim platformuyla birlikte Sakarya Gaz Sahası’ndaki günlük üretim 40 milyon metreküpe çıkacak. "2 bin 500 tonluk MEG modülünü başarıyla platforma entegre ettik" Bakan Bayraktar, Osman Gazi yüzer üretim platformundaki çalışmalara ilişkin sosyal medya hesaplarından videolu bir paylaşım yaparken şu mesajları verdi: "Karadeniz’de doğal gaz üretimimizi yeni bir aşamaya taşıyacak Osman Gazi Yüzer Üretim Platformu için kritik bir eşiği daha geride bıraktık. Doğal gaz akışının sürekliliğini güvence altına alacak 2 bin 500 tonluk MEG modülünü başarıyla platforma entegre ettik. Bu yıl devreye almayı planladığımız Osman Gazi ile Sakarya Gaz Sahası’ndaki üretimimizi iki katına çıkaracağız. Karadeniz’in derinliklerinde, milletimizin desteğiyle Türkiye’nin enerjide tam bağımsız yarınlarını inşa ediyoruz."
Şubat ayında havayoluyla seyahat edenlerin sayısı 45 ilin nüfusunu aştı
07 Mart 2026 Cumartesi - 12:19 Şubat ayında havayoluyla seyahat edenlerin sayısı 45 ilin nüfusunu aştı Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 2026’nın ilk iki ayında 32 milyon 877 bin 752 yolcunun havayolu ile seyahat ettiğini bildirerek "Şubat ayında toplam 15 milyon 92 bin 119 yolcu havayolu ile seyahat etti. Sadece bir ayda havayolu ile seyahat eden yolcu sayısı 45 ilimizin toplam nüfusunu aştı" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Genel Müdürlüğünün 2026 yılı Şubat ayına ait havayolu uçak, yolcu ve yük verilerini değerlendirdi. Söz konusu ayda yolcu ve çevre dostu havalimanlarında iniş-kalkış yapan uçak sayısının iç hatlarda 65 bin 188, dış hatlarda ise 53 bin 18 olduğunu kaydeden Bakan Uraloğlu, "Böylece toplam uçak trafiği üst geçişler ile 159 bin 97’ye ulaştı. 2025 yılının aynı ayı ile kıyaslandığında üst geçişler dahil toplam uçak trafiğinde yüzde 6,8 artış meydana geldi" ifadelerini kullandı. Bakan Uraloğlu, Şubat ayında iç hat yolcu trafiğinin 7 milyon 64 bin 417, dış hat yolcu trafiğinin ise 8 milyon 20 bin 106 olarak gerçekleştiğini belirtti. Direkt transit yolcular ile birlikte toplam 15 milyon 92 bin 119 yolcunun seyahat ettiğini kayden Uraloğlu, "Geçen yılın aynı ayına göre direkt transit dahil toplam yolcu trafiğinde yüzde 5,8 artış gerçekleşti. Sadece bir ayda havayolu ile seyahat eden yolcu sayısı 45 ilimizin toplam nüfusunu aştı" dedi. Uraloğlu ayrıca, Şubat ayında taşınan yük miktarının iç hatlarda 62 bin 588 ton, dış hatlarda 299 bin 19 ton olmak üzere toplamda 361 bin 607 tona ulaştığını kaydetti. "Toplam 32 milyon 877 bin 752 yolcuya hizmet verildi" Uraloğlu, Ocak-Şubat döneminde; havalimanlarına iniş-kalkış yapan uçak trafiğinin, iç hatlarda 133 bin 559, dış hatlarda 115 bin 767 olduğunu, böylece üst geçişler ile birlikte toplam 338 bin 175’e ulaştığını kaydetti. Söz konusu dönemde üst geçişler dahil hizmet verilen toplam uçak trafiğinin geçen yılın aynı dönemi ile kıyaslandığında yüzde 4,1 arttığını söyleyen Uraloğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Türkiye geneli havalimanları iç hat yolcu trafiğinin 15 milyon 264 bin 562, dış hat yolcu trafiğinin 17 milyon 593 bin 28 olduğu bu dönemde direkt transit yolcular ile birlikte toplam 32 milyon 877 bin 752 yolcuya hizmet verildi. 2026 yılı Şubat sonunda hizmet verilen yolcu trafiği 2025 yılının aynı dönemi ile kıyaslandığında; direkt transit dâhil olmak üzere toplam yolcu trafiğinde yüzde 7,7 artış oldu." Uraloğlu ayrıca, söz konusu dönemde havalimanları yük trafiğinin; iç hatlarda 138 bin 209 ton, dış hatlarda 625 bin 264 ton olmak üzere toplamda 763 bin 473 tona ulaştığını da bildirdi.
Osman Gazi’ye 2 bin 500 tonluk ünite yerleştirildi
07 Mart 2026 Cumartesi - 12:17 Osman Gazi’ye 2 bin 500 tonluk ünite yerleştirildi Türkiye’nin ilk yüzer üretim platformu Osman Gazi’ye 2 bin 500 tonluk MEG modülü eklemesi üzerine Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Karadeniz’in derinliklerinde, milletimizin deteğiyle Türkiye’nin enerjide tam bağımsız yarınlarını inşa ediyoruz" dedi. Türkiye’nin ilk yüzer üretim platformu Osman Gazi’nin Karadeniz’deki görevine bu yıl içinde başlayacak. Hazırlık çalışmaları Filyos Limanı’nda devam ederken kritik bir aşama başarıyla tamamladı. Deniz altındaki kuyu ve bağlantı hatlarına gönderilecek özel sıvıyı içinde barındıran MEG modülü Osman Gazi’ye eklendi. Yaklaşık 44 metre uzunluğunda, 41,5 metre genişliğinde ve 30 metre yüksekliğindeki 2 bin 500 tonluk MEG modülü, Osman Gazi’nin üretim sisteminin temel bileşenlerinden biri olacak. Bu modül sayesinde düşük sıcaklık ve basınç kaynaklı tıkanmalar önlenecek ve doğal gaz akışı kesintisiz bir şekilde sağlanacak. Üretimi ikiye katlayacak Osman Gazi’nin üretime katılmasıyla birlikte Sakarya Gaz Sahası’ndaki doğal gaz üretimi yeni bir faza geçecek. Halihazırda günlük 9,5 milyon metreküplük üretim, 20 milyon metreküpe çıkacak. Böylece yaklaşık 8 milyon hanenin doğal gaz ihtiyacı yerli kaynaklardan karşılanmış olacak. Kıyıdan 161 kilometre açıkta deniz tabanına sabit bir şekilde 20 yıl boyunca görev yapacak olan Osman Gazi, çıkarılan gazı işleyerek karaya ulaştıracak. Adeta deniz üstünde kurulu bir fabrika gibi çalışacak platform, gazın sisteme güvenli ve kesintisiz şekilde verilmesini sağlayacak. Osman Gazi’nin bir benzeri olan ve 2028 yılında envantere dahil olması planlanan ikinci yüzer üretim platformuyla birlikte Sakarya Gaz Sahası’ndaki günlük üretim 40 milyon metreküpe çıkacak. "2 bin 500 tonluk MEG modülünü başarıyla platforma entegre ettik" Bakan Bayraktar, Osman Gazi yüzer üretim platformundaki çalışmalara ilişkin sosyal medya hesaplarından videolu bir paylaşım yaparken şu mesajları verdi: "Karadeniz’de doğal gaz üretimimizi yeni bir aşamaya taşıyacak Osman Gazi Yüzer Üretim Platformu için kritik bir eşiği daha geride bıraktık. Doğal gaz akışının sürekliliğini güvence altına alacak 2 bin 500 tonluk MEG modülünü başarıyla platforma entegre ettik. Bu yıl devreye almayı planladığımız Osman Gazi ile Sakarya Gaz Sahası’ndaki üretimimizi iki katına çıkaracağız. Karadeniz’in derinliklerinde, milletimizin desteğiyle Türkiye’nin enerjide tam bağımsız yarınlarını inşa ediyoruz." (KML-
İletişim Bakanı Duran: "Provokatif içeriklerle iç cepheyi hedef alan 41 sosyal medya hesabına erişim engeli getirildi"
07 Mart 2026 Cumartesi - 12:01 İletişim Bakanı Duran: "Provokatif içeriklerle iç cepheyi hedef alan 41 sosyal medya hesabına erişim engeli getirildi" Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "Dezenformasyon ve provokatif içeriklerle iç cepheyi hedef alan 41 sosyal medya hesabına erişim engeli getirilmiştir. 75 adet içerik ise dijital platformlardan kaldırılmıştır" dedi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, sosyal medya hesabından İran-ABD-İsrail savaşına yönelik dezenformasyon ve iç cepheyi hedef alan sosyal medya hesaplarına müdahale edildiğini açıkladı. "Bazı hesapların panik ve güvensizlik oluşturmayı amaçlayan paylaşımlar yaptığı görülmüştür" Bölgede yaşanan son gelişmelerin ardından dijital mecralarda Türkiye’yi hedef alan yoğun bir dezenformasyon ve psikolojik harekat faaliyeti yürütüldüğünün tespit edildiğini kaydeden Duran, "Özellikle İran’a yönelik saldırıların başladığı ilk andan itibaren bazı sosyal medya hesaplarının, doğruluğu teyit edilmemiş içerikler üzerinden toplumda korku, panik ve güvensizlik oluşturmayı amaçlayan sistematik paylaşımlar yaptığı görülmüştür. Devletimizin ilgili kurumları bu süreci ilk andan itibaren yakından takip etmiş; kamu düzenini, toplumsal huzuru ve milli güvenliğimizi hedef alan dijital manipülasyon girişimlerine karşı gerekli adımlar kararlılıkla atılmıştır" açıklamasında bulundu. "Provokatif içeriklerle iç cepheyi hedef alan 41 sosyal medya hesabına erişim engeli getirilmiştir" Yapılan dezenformasyonlara karşı mücadele edildiğini de aktaran Duran, "Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı koordinasyonunda; Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ve Cumhuriyet Başsavcılıklarımız ile yürütülen çalışmalar sonucunda dezenformasyon ve provokatif içeriklerle iç cepheyi hedef alan 41 sosyal medya hesabına erişim engeli getirilmiştir. 75 adet içerik ise dijital platformlardan kaldırılmıştır. Suç unsuru taşıyan paylaşımlarla psikolojik harekât yürüttüğü tespit edilen bu ve inceleme altındaki diğer hesaplar hakkında hukuki süreç başlatılmıştır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, dijital alanı da millî güvenliğin ayrılmaz bir parçası olarak görmekte; kamuoyunu manipüle etmeye yönelik girişimlere karşı hukuk çerçevesinde ve kararlılıkla mücadele etmektedir" ifadelerine yer verdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da sıklıkla vurguladığı, ‘Türkiye hem sahada hem de dijital alanda milli güvenliğini koruma iradesine ve kapasitesine sahiptir’ anlayışıyla hareket ettiklerini kaydeden Duran, "Devletimizin tüm kurumları bu anlayışla hareket etmekte; milletimizin huzurunu, bilgi güvenliğini ve toplumsal dayanışmasını hedef alan her türlü girişime karşı gerekli tedbirleri almaktadır" dedi.