Yerel Haberler
Ankara
23 Şubat 2026 Pazartesi - 19:49 AK Parti’den Suriye ve Gazze için Ramazan seferberliği AK Parti Yerel Yönetimler Başkanlığı, Ramazan ayında Balkanlar, Suriye ve Gazze’de iftar organizasyonları düzenliyor. AK Parti Yerel Yönetimler Başkanlığı, Ramazan ayında yurt içindeki sosyal dayanışma çalışmalarının yanı sıra Balkanlar, Suriye ve Gazze’de yürütülecek iftar organizasyonları için kapsamlı bir çalışma başlattı. AK Partili belediyelerin organizasyonu ve koordinasyonuyla Balkanlar, Suriye’de ve Gazze’de Ramazan boyunca her gün düzenli iftar sofraları kurulacak. Bereket sofralarıyla milyonlarca insana sıcak yemek ulaştırılması, temel gıda ihtiyaçlarının karşılanması ve Ramazan’ın manevi atmosferinin kardeş topluluklarla birlikte yaşanması hedefleniyor. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Demir, Ramazan ayının birlik, beraberlik ve kardeşlik ruhunun bu yıl da sınırları aşarak gönül coğrafyasına taşınacağını açıkladı. Türkiye’nin dört bir yanında kurulan iftar sofralarının bu yıl daha geniş bir dayanışma ağıyla sürdürüleceğini belirten Demir, aynı zamanda savaşın ve insani krizlerin etkilediği bölgelerde de büyük çaplı organizasyonlar gerçekleştirileceğini ifade etti. Özellikle Gazze’de yaşanan ağır insani tabloya dikkat çeken Demir, saldırılar altında yaşam mücadelesi veren sivillerin hiçbir şartta yalnız bırakılmayacağını vurguladı. Ramazan ayı boyunca Türkiye genelinde kurulan iftar ve sahur programlarının kapsamının daha da genişletileceğini belirten Demir, bu dayanışma halkasının Suriye ve Gazze’yi de içine alacak şekilde büyütüleceğini ifade etti. Demir, Balkanlar, Gazze ve Suriye’de Ramazan süresince iftar programlarının kesintisiz şekilde devam edeceğini ve geniş kitlelere ulaşılacağını kaydederek, mazlum coğrafyalarla dayanışma bilincinin güçlü şekilde ortaya konulacağını söyledi. Dayanışmanın sınır tanımadığını vurgulayan Demir, "AK Partili belediyeler olarak Türkiye’nin dört bir yanında kurduğumuz sofraları gönül coğrafyamıza da taşıyoruz. Bu kapsamda Konya’nın Şam merkezde, Erzurum’un Lazkiye’de, Gaziantep’in Halep merkezde ve Çorum’un Rif Şam Yarmuk’ta, Sultanbeyli’nin Bosna-Hersek’te gerçekleştirdiği iftar programlarıyla birlikte birçok belediyemiz de Ramazan boyunca iftar programları gerçekleştirecek şekilde Suriye’de ve Gazze’de belediyelerimiz aracılığıyla bereket sofraları, gönül sofraları kuruyoruz. Yine Balkanlar’da Bulgaristan, Yunanistan ve Kuzey Makedonya’da da iftar çadırları kuruyoruz. Trabzon ve Rize Belediyelerimiz Batum’da iftar sofrası kuruyorlar. Ramazan ayının birlik, beraberlik ve dayanışma ruhunu tüm kardeşlerimizle birlikte yaşatmak için bir seferberlik başlattık. Özellikle İsrail tarafından sistemli bir soykırıma maruz bırakılan mazlumlar diyarı Gazze’de bayrama kadar iftar sofraları kuruyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla hazırlayacağımız bu gönül sofraları, yarınlara uzanan kardeşlik köprümüzün en güçlü temellerini oluşturacaktır" ifadelerini kullandı.
23 Şubat 2026 Pazartesi - 19:44 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Milletin kaynaklarıyla kurulan üniversiteler, hiçbir marjinal ideolojinin kurtarılmış bölgesi değildir" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Milletin kaynaklarıyla kurulan üniversiteler hiçbir marjinal ideolojinin kurtarılmış bölgesi değildir. Üniversiteler 86 milyonun evlatlarınındır, halkındır, aziz milletimizindir. Üniversiteler zenginlerin, elitlerin olduğu kadar gariban çobanın, çiftçinin, kapıcının, esnafın, işçinin, inşaat ustasınındır, onların çocuklarınındır" dedi. Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, üç haftalık aranın ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Beştepe’de toplandı. Yeni İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile Adalet Bakanı Akın Gürlek’in ilk kez katıldığı toplantı sonrası Cumhurbaşkanı Erdoğan gündeme dair açıklamalarda bulundu. Açıklanmasında ’Terörsüz Türkiye’ sürecinden de bahseden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehit yakınlarının terörün kalıcı olarak bitmesi için yürütülen çalışmalara sahip çıktığını söyledi. "Anne babaları çocuklarının, torunlarının ellerinden tutup Külliyemizdeki etkinliklere katılmaya davet ediyorum" Ramazan ayının hayatın yoğun ve yorucu meşgalesinden kurtulup berraklaşmak için çok önemli bir fırsat olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İlkini şehit yakınlarımızla yaptığımız iftar programlarımız her kesimden insanımızla buluşma, paylaşma, kaynaşma vesilesi haline geliyor. AFAD’ımız, Kızılay’ımız, Türkiye Diyanet Vakfı’mız ve diğer kurumlarımız hem ülkemizdeki ihtiyaç sahiplerine el uzatıyor hem de başta Gazze olmak üzere yurt dışındaki mazlumlara yardım ulaştırıyor. Deprem bölgesinde ‘Yeni Evim İlk İftarım’ programımızla yuvalarına yerleşen depremzede kardeşlerimizin iftar sevincini paylaşıyoruz. Bakanlığımızın genelgesi doğrultusunda okullarımızda gönüllülük esasına dayalı birbirinden güzel etkinlikler düzenleniyor. Sevgili yavrularımızın tüm kara kampanyalara rağmen bu Ramazan’ı bir başka coşkuyla idrak ettiklerini memnuniyetle müşahede ediyoruz. Okul bahçelerinde neşeyle koşturan, ışıl ışıl gözleri ve gülen yüzleriyle camilerimizi birer gül bahçesine çeviren tüm çocuklarımızın tek tek alınlarından öpüyorum. Rabbim hepsini nazarlardan saklasın diyorum. Belediyelerimiz bu konuda liderliği zaten kimseye bırakmıyor. Partimizin her birimi görev alanı içinde çok anlamlı faaliyetlere imza atıyor. Geçen yıl başlattığımız ve milletimizden büyük rağbet gören ’Külliye’de Ramazan’ programını bu sene de devam ettiriyoruz. Arkadaşlarımız kitap stantlarından çocuk etkinliklerine, konferanslardan konserlere her yaştan insanımızın ilgisini çekecek, özellikle çocuklarımızın heyecanına heyecan katacak dolu dolu bir program hazırladı. Bilhassa hafta sonları anne babaları çocuklarının, torunlarının ellerinden tutup Külliyemizdeki etkinliklere katılmaya davet ediyorum" ifadelerine yer verdi. "Şu an dünyada bir Türkiye rüzgarı esiyor" Son Kabine Toplantısı’ndan sonra iç siyasette ve dış politikada oldukça yoğun bir gündem içerisinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Küresel düzeyde gerilimlerin tırmandığı bir dönemde özellikle de Türkiye olarak barışı, diyaloğu, müzakereyi merkeze alan politikamızla krizlerin sıcak çatışmaya dönüşmeden çözümü için çaba harcıyoruz. Tarihiyle büyük, vicdanıyla büyük, gerektiğinde cenk meydanlarında yazdığı destanlarıyla büyük bir milletin mensubu olduğumuzu unutmadan dünyanın neresinde olursa olsun hakkı savunuyor, adaleti savunuyor, kimseden çekinmeden doğruları cesaretli bir şekilde dile getiriyoruz. Ülkemizin hadiseler karşısındaki dik duruşu, yürekli, cesur, samimi ve ilkeli duruşu herkes tarafından takdirle takip ediliyor. Şunu aziz milletimizin ve bölgemizdeki herkesin çok iyi bilmesini istiyorum. Dünya sisteminde şiddetli depremlerin yaşandığı günümüzde Türkiye’nin yegane amacı dostlarının sayısını artırmak, yeni dostlar kazanmaktır. Anlaşmazlıklardan düşmanlık üretmek gayretinde değiliz. İhtilafları büyütmenin sorunları derinleştirmenin hesabı içinde değiliz. Ülkelerin egemenlik haklarına saygı gösterirken, herkesten de bizim hak ve hukukumuza saygılı davranmalarını bekliyoruz. Daha önce de söylediğim gibi şu an dünyada bir Türkiye rüzgarı esiyor. Türkiye’nin ne düşündüğü, ne yaptığı, yeni gelişmeler karşısında nerede durduğu, hangi adımları atacağı merak ediliyor" açıklamasında bulundu. "Milletin kaynaklarıyla kurulan üniversiteler, hiçbir marjinal ideolojinin kurtarılmış bölgesi değildir" Boğaziçi Üniversitesi’nde 13 Şubat’ta katıldığı açılış programını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Burada şunu önemle ifade etmek isterim; milletin kaynaklarıyla kurulan üniversiteler hiçbir marjinal ideolojinin kurtarılmış bölgesi değildir. Üniversiteler 86 milyonun evlatlarınındır, halkındır, aziz milletimizindir. Üniversiteler zenginlerin, elitlerin olduğu kadar gariban çobanın, çiftçinin, kapıcının, esnafın, işçinin, inşaat ustasınındır, onların çocuklarınındır. Giriş kapısına ikna odalarının kurulduğu, kılık kıyafetlerinden dolayı genç kızların içeri alınmadığı, katsayı zulmüyle meslek liselerinin önünün kesildiği, klan dayanışmasıyla unvanların ona buna peşkeş çekildiği, tek sesliliğin, tek tipçi dayatmaların hakim olduğu karanlık dönemler artık üniversitelerde tamamen geride kalmış, üniversitelerimiz özgürleşmiştir. Çetin mücadeleler sonucunda üniversiteler birilerinin özel mülkü olmaktan çıkmış, asli sahibine iade edilmiş, halka aidiyeti teyit ve tescil edilmiştir. Allah’ın izniyle bundan geriye dönüş olmayacaktır. Üniversitelerimizi babalarının malı gibi gören, arka bahçeleri gibi gören müstebit ve mütekebbir zihniyetin dayatmalarına boyun eğmeyeceğiz. Üniversitelerimizin eylemlerle, kavgalarla, baskılarla değil, ilime ve bilime yaptığı nitelikli katkılarla anılması için çalışmaya devam edeceğiz" diye konuştu. "Şehit yakınlarımızla birlikte aziz milletimiz terörün kalıcı olarak bitmesi için yürüttüğümüz Terörsüz Türkiye sürecine sahip çıkıyor" Ramazan ayının ilk iftarını şehit aileleri ile yaptıklarını hatırlatan ve ’Terörsüz Türkiye’ sürecinden bahseden Erdoğan, "Şehit yakınlarımız, ezanı, bayrağı, vatanı ve milleti için canlarını feda eden kahramanların bizlere emanetidir. Bu emanetlere hakkıyla sahip çıkabilmek için son derece titiz ve hassas bir şekilde hareket ediyor, şehitlerimizin ruhunu incitecek, gazilerimizi ve şehit ailelerimizi müteessir edecek hiçbir girişime fırsat vermiyoruz. Şuna büyük bir memnuniyetle şahit oluyoruz. Şehit yakınlarımızla birlikte aziz milletimiz terörün kalıcı olarak bitmesi için yürüttüğümüz Terörsüz Türkiye sürecine sahip çıkıyor. Terörden beslenenlere, terörden rant devşirenlere rağmen süreç hedefine doğru sağlam adımlarla ilerliyor. Biz de meşru dairede kalmak, milletimizin hassasiyetlerine azami hürmet göstermek suretiyle inşallah bu süreci menziline ulaştıracağız. Bu vesileyle ülkesi, milleti ve değerleri için gözünü kırpmadan can veren tüm şehitlerimizi rahmetle iade ediyor, gazilerimize ve şehit ailelerimize şahsım ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum" ifadelerine yer verdi. "Steadfast Tatbikatı, Türk Silahlı Kuvvetlerimizin ulaştığı seviyeyi tüm dünyaya bir kez daha gösterdi" NATO’nun en büyük ve en kapsamlı tatbikatlarından biri olan NATO Steadfast Tatbikatı’na Türk Silahlı Kuvvetlerinin de katıldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Steadfast Tatbikatı, Türk Silahlı Kuvvetlerimizin ulaştığı seviyeyi tüm dünyaya bir kez daha gösterdi. Tatbikatta devletimizi ve milletimizi gururla temsil eden askerlerimizi tebrik ediyor, Rabbim ayaklarına taş değdirmesin diyorum" dedi. "2025 yılında ülkemiz genelindeki sağlık tesislerimizde toplam 1 milyar 24 milyonun üzerinde muayene yapıldı" Türkiye’nin sağlık alanında da çağ atladığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "Sağlık alanında ülkemizi nereden nereye getirdiğimizi 2002 öncesi dönemi hatırlayan vatandaşlarımız çok iyi biliyor. Vatandaşlarımızın şikayetlerine de kulak vererek eksiklerimizi tamamlıyor, sağlık hizmetlerinin standardını yükseltmeye devam ediyoruz. Şu anda Türkiye genelinde 8 bin 310 Aile Sağlığı Merkezi, 335 Sağlıklı Hayat Merkezi ve 973 Toplum Sağlığı Merkezimiz var. Sadece son bir yılda 302 Aile Sağlığı Merkezi ile 71 Sağlıklı Hayat Merkezini hizmete açtık. Birinci basamakta 30 bin aile hekimimiz vasıtasıyla insanımıza hizmet sunuyoruz. Bakınız 2025 yılında ülkemiz genelindeki sağlık tesislerimizde toplam 1 milyar 24 milyonun üzerinde muayene yapıldı. Bunların yaklaşık 450 milyonu Aile Sağlığı, 21 milyonu ise Sağlıklı Hayat Merkezlerinde gerçekleştirildi. Akciğer kanseri başta olmak üzere birçok hastalığın müsebbibi olan sigara tiryakiliğiyle mücadelede tavizsiz bir duruş sergiliyoruz. Açtığımız 784 yeni birimle sigara bırakma polikliniği sayımızı bin 349’a çıkardık. Ancak bu illetle başarılı mücadelede devletimizin gayretlerinin tek başına yeterli olması mümkün değil. Medyanın, sanatçıların, dijital mecraların ve ailelerimizin de bizlere destek olması, mücadeleyi sahiplenmesi lazım. Halkımızın sağlığını tehdit eden her türlü bağımlılıkla mücadelemizi aynı kararlılıkla devam ettireceğiz." Cumhurbaşkanı Erdoğan, basın toplantısı sonrasında Kabine ve MGK üyeleri ile iftar programına katıldı.
Trendyol Süper Lig: Gençlerbirliği: 2 - Çaykur Rizespor: 2 (Maç sonucu)
14 Şubat 2026 Cumartesi - 16:46 Trendyol Süper Lig: Gençlerbirliği: 2 - Çaykur Rizespor: 2 (Maç sonucu) Trendyol Süper Lig’in 22. haftasında Gençlerbirliği, sahasında karşılaştığı Çaykur Rizespor ile 2-2 berabere kaldı. Maçtan dakikalar (İkinci yarı) 64. dakikada sağ kanattan gelişen Çaykur Rizespor atağında Mithat, topu ceza sahası içine doğru derinlemesine göndermek istedi fakat kaleci Velho meşin yuvarlağı kontrol etti. 77. dakikada savunma arkasına atılan topa hareketlenen Mebude, ceza sahası içinde son çizgi üzerinde kontrol etti. Mebude’nin kale sahasının gerisine doğru yerden pasında topla buluşan Mithat’ın vuruşunda meşin yuvarlak ağlara gitti. 2-1 87. dakikada sağ kanattan başlayan Çaykur Rizespor atağında Mebude pasını Buljubasic’e aktardı. Buljubasic’in kale sahasına yerden ortasında Mithat’ın vuruşunda meşin yuvarlak ağlarla buluştu. 2-2 Stat: Eryaman Hakemler: Ömer Tolga Güldibi, Süleyman Özay, Samet Çiçek Gençlerbirliği: Mario Velho, Fıratcan Üzüm, Dimitros Goutas, Zan Zuzek, Thalisson Kelven, Oğulcan Ülgün (Göktan Gürpüz dk. 39), Dele-Bashiru, Metehan Mimaroğlu (Abdurrahim Dursun dk. 82), Adama Traore (Samed Onur dk. 82), Franco Tongya, Sekou Koita (Mbaye Niang dk. 59) Yedekler: Erhan Erentürk, Matej Hanousek, Ousmane Diabate, Arda Çağan Çelik, Dal Varesanovic, Ensar Kemaloğlu Teknik Direktör: Metin Diyadin Çaykur Rizespor: Yahia Fofana, Samet Akaydin, Modibo Sagnan, Mithat Pala, Casper Hojer (Altin Zeqiri dk. 75), Giannis Papanikolaou (Frantzdy Pierrot dk. 65), Taylan Antalyalı (Adedire Mebude dk. 46), Valentin Mihaila, Ibrahim Olawoyin (Muhamed Buljubasic dk. 79), Qazim Laçi, Ali Sowe (Halil Dervişoğlu dk. 46) Yedekler: Erdem Canpolat, Atilla Mocsi, Emir Ortakaya, Furkan Orak, Emrecan Bulut Teknik Direktör: Recep Uçar Goller: Ali Sowe (dk. 18, k.k.), Sekou Koita (dk. 45) (Gençlerbirliği), Mithat Pala (dk.77, 87) (Çaykur Rizespor) Sarı kartlar: Giannis Papanikolaou, Samet Akaydin, Metehan Pala, Halil Dervişoğlu (Çaykur Rizespor), Franco Tongya, Sekou Koita, Thalisson Kelven (Gençlerbirliği)
Trendyol Süper Lig: Gençlerbirliği: 2 - Çaykur Rizespor: 0 (İlk yarı)
14 Şubat 2026 Cumartesi - 15:35 Trendyol Süper Lig: Gençlerbirliği: 2 - Çaykur Rizespor: 0 (İlk yarı) Trendyol Süper Lig’in 22. haftasında Gençlerbirliği, sahasında Çaykur Rizespor ile karşılaşıyor. Müsabakanın ilk yarısı ev sahibi ekibin 2-0’lık üstünlüğüyle sona erdi. Maçtan dakikalar (İlk yarı) 10. dakikada Ceza sahası içine girmeden penaltı noktası yakınlarında topla buluşan Koita’nın vuruşunda kaleci Fofana, meşin yuvarlağı kurtardı. 14. dakikada Gençlerbirliği’nin atağında Dele-Bashiru topu kazandı ve pasını sağ tarafındaki Oğulcan’a aktardı. Oğulcan’ın kale sahasına çevirdiği topa Rizespor savunmasında Samet, ters vuruş yaparak meşin yuvarlağı kendi ağlarına gönderdi. 15. VAR’ın uyarısıyla pozisyonu izleyen hakem Ömer Tolga Güldibi, faul gerekçesiyle golü iptal etti. 18. dakikada Metehan’ın ortasında arka direğe seken topu alan Koita’nın vuruşunda savunmaya çarpan meşin yuvarlak, Zuzek’in önünde kaldı. Zuzek’in dönerek yaptığı vuruşta ise Ali Sowe’a çarpan meşin yuvarlak ağlarla buluştu. 1-0 45. dakikada Gençlerbirliği atağında topla buluşan Tongya, Rizespor kalesine doğru ilerdi ve pasını Koita’ya aktardı. Koita ceza sahası içinde savunmayı da geçerek düzgün vuruşla meşin yuvarlağı ağlara gönderdi. 2-0 Stat: Eryaman Hakemler: Ömer Tolga Güldibi, Süleyman Özay, Samet Çiçek Gençlerbirliği: Mario Velho, Fıratcan Üzüm, Dimitros Goutas, Zan Zuzek, Thalisson Kelven, Oğulcan Ülgün (Göktan Gürpüz dk. 39), Dele-Bashiru, Metehan Mimaroğlu, Adama Traore, Franco Tongya, Sekou Koita Yedekler: Erhan Erentürk, Samed Onur, Matej Hanousek, Mbaye Niang, Ousmane Diabate, Arda Çağan Çelik, Dal Varesanovic, Ensar Kemaloğlu, Abdurrahim Dursun Teknik Direktör: Metin Diyadin Çaykur Rizespor: Yahia Fofana, Samet Akaydin, Modibo Sagnan, Mithat Pala, Casper Hojer, Giannis Papanikolaou, Taylan Antalyalı, Valentin Mihaila, Ibrahim Olawoyin, Qazim Laçi, Ali Sowe Yedekler: Erdem Canpolat, Atilla Mocsi, Halil Dervişoğlu, Adedire Mebude, Muhamed Buljubasic, Frantzdy Pierrot, Emir Ortakaya, Furkan Orak, Altin Zeqiri, Emrecan Bulut Teknik Direktör: Recep Uçar Goller: Ali Sowe (dk. 18 k.k.), Sekou Koita (dk. 45) (Gençlerbirliği) Sarı kartlar: Giannis Papanikolaou, Samet Akaydin (Çaykur Rizespor)
Türkiye-Filistin Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı Turan: "Ülkemizde İsrail’in yayılmacı politikalarının devam etmesine müsaade etmeyiz"
14 Şubat 2026 Cumartesi - 13:11 Türkiye-Filistin Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı Turan: "Ülkemizde İsrail’in yayılmacı politikalarının devam etmesine müsaade etmeyiz" Türkiye-Filistin Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı Hasan Turan, "Ülkemizde İsrail’in yayılmacı politikalarının devam etmesine müsaade etmeyiz, etmeyeceğiz de. Biz, kendi elimizdeki imkan ve kabiliyetlerle mücadelemizi sürdüreceğiz" dedi. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Türkiye-Filistin Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı ve aynı zamanda AK Parti İstanbul Milletvekili Hasan Turan, 7 Ekim 2023’ten bu yana İsrail’in Filistin’e yönelik saldırıları hakkında ve Gazze’de yaşanan insani krizle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Gazze’de sivilleri hedef alan saldırıların uluslararası hukuku ve insan haklarını açık şekilde ihlal ettiği vurgulayan Turan, yaşananların insani felaketin ötesinde sistematik bir soykırım niteliği taşıdığına dikkat çekti. Kadın, çocuk ve yaşlıların hedef alındığı saldırılar sonucu, 10 binlerce sivilin hayatını kaybettiğini, sağlık altyapısının tamamen çöktüğü ve temel yaşam malzemelerine erişimin engellendiği vurgulayan Turan, Türkiye’nin, Filistin halkının haklı davasını uluslararası platformlarda güçlü şekilde savunmayı sürdürdüğü ve sürdüreceğini belirtti. TBMM çatısı altında yürütülen parlamenter diplomasi faaliyetleriyle Filistin’in dünya kamuoyunda gündemde tutulmasına yönelik çalışmaların devam ettiğinin altını çizen Turan, bu kapsamda İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının durdurulmasını, kalıcı ateşkesin sağlanmasını ve insani yardımların kesintisiz ulaştırılması çağrısı yineledi. Ayrıca Turan, uluslararası toplumun yaşananlara karşı sessiz kalmasının kabul edilemez olduğu vurgulayarak, başta Birleşmiş Milletler (BM) başta olmak üzere tüm uluslararası kuruluşların sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiği ifade etti. Türkiye-Filistin Parlamentolar Arası Dostluk Grubu’nun, Filistin halkıyla dayanışmayı sürdüreceğini, adil ve kalıcı bir barışın tesis edilmesi için çalışmalarına devam edeceği belirten Turan, Türkiye’nin Filistin’in daimi koruyucusu olduğunu sözlerine ekledi. "Bugüne kadar 100 bine yakın kardeşimiz şehit oldu" İsrail’in 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze’ye sistematik bir şekilde soykırım uyguladığını belirten Turan, "7 Ekim 2023’te Siyonist işgalci İsrail’in Gazze’ye yapmış olduğu saldırılar sonucu, bugüne kadar 100 bine yakın kardeşimiz şehit oldu. 150 binden fazla kardeşimiz yaralandı. Gazze adeta yerle bir edildi. Tarifsiz zulümler yaptılar. Adeta çağın gördüğü en büyük soykırım suçunu işlediler. Bu suçu işlerken yalnız işlemediler. Başta ABD olmak üzere batı emperyalizmi, batılı yönetimler de İsrail’in bu suçlarına ortaklık ve sponsorluk yaptı. Filistin halkıyla dayanışmak ve mazlumu korumak yerine, zalimle dayanışma içinde olduklarını ilan ettiler. ‘İsrail’in kendisini müdafaa etme hakkı vardır’ dediler. Halbuki işgale uğrayan, 100 yıldır toprakları işgal edilen Filistin halkıydı. 1917 yılında Osmanlı Devleti, Filistin topraklarından çekildikten sonra Filistin halkı bir gün bile gün yüzü görmedi. O gün bu gündür sürekli katliamlarla karşı karşıya kaldılar. 1948’de İsrail’in kurulmasından bu yana Filistin halkı sistematik bir şekilde zulümle karşı karşıya" diye konuştu. "Türkiye, bu zulme karşı topyekün bir mücadele veriyor" Türkiye’nin, İsrail’in Filistin’e yönelik saldırılarına karşı dünyada güçlü bir duruş sergilediğinin altını çizen Turan, "Türkiye başta olmak üzere az sayıda ülke, tarihin doğru yerinde durarak bu zulme karşı topyekün bir mücadele veriyor. Hem devletimizle hem de milletimizle bu soykırımın karşısında durmaya gayret ediyoruz, engellemek için çabalıyoruz. Bu çabalarımız 13 Ekim’de bir karşılık buldu. İkinci defa bir ateşkes imzalandı ama ateşkese rağmen 13 Ekim’den bu yana bine yakın kardeşimizi şehit ettiler. Bine yakın saldırıyla da ateşkesi her seferinde ihlal ettiler. Altına imza attıkları ateşkes anlaşmasına da uymuyorlar. Ateşkese öncülük edenler de bugüne kadar caydırıcı bir şekilde İsrail’e karşı tedbirler almadı, alamadı. Siyonist anlayış sadece Filistin halkını değil, esasında küresel düzeni de tehdit ediyor" şeklinde konuştu. "Dünya, açık ve net bir şekilde Siyonizm ile yeni yüzleşiyor" Siyonizm’in son günlerde kabul edilemez bir boyuta ulaştığını ve batılı ülkelerin bu kirli oyunlarla yeni yüzleştiğini ifade eden Turan, "İsrail, BM ekiplerine de saldırı düzenliyor. ABD yöneticilerini de tehdit ediyor. Bugün karşı karşıya bulunduğumuz gerçeklik, Siyonizmin nasıl da bir insanlık düşmanı ideoloji olduğunu bütün gerçekliğiyle dünyaya gösteriyor. Dünya, açık ve net bir şekilde Siyonizm ile yeni yüzleşiyor. Ülkemizde rahmetli Erbakan Hoca sürekli olarak Siyonizm tehdidinin altını çiziyordu. 7 Ekim’den bu yana dünyanın yaşamış olduğu bu süreç, Siyonizmin, Siyonist anlayışının ne kadar büyük tehdit olduğunu, insanlık düşmanı bir ideoloji olduğunu bütün dünyaya en net ve en açık bir şekilde gösterdi. İsrail, var olabilmek için bütün bölgeyi yakıyor, yıkıyor. Hiçbir kural, hiçbir hukuk tanımıyor" ifadelerine yer verdi. "Türkiye kendi mücadelesine devam edecek" Türkiye’nin, Filistin Devleti’nin haklı davasında sonuna kadar yanında olacağının altını çizen Turan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Türkiye kendi mücadelesine devam edecek. Birilerinin inisiyatifi ne olursa olsun sürdürecek. İster orada barış gücünün içinde olalım, ister olmayalım, ülkemizde İsrail’in yayılmacı politikalarının devam etmesine müsaade etmeyiz. Etmeyeceğiz de. Biz, kendi elimizdeki imkan ve kabiliyetlerle mücadelemizi sürdüreceğiz. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ülkemiz, bugüne kadar mazlumları himaye etmekten ve zalimlere karşı çıkma noktasından hiçbir zaman vazgeçmedi. Her zaman zalimin hasmı, mazlumun da dostu oldu. Bedeli ne olursa olsun ‘mazlumları zalimlere terk etmeyeceğiz’ dedi. Sonunda kazanan yine mazlumlar oldu. Gazze’de ve Filistin’de mazlumların kazanacağı günleri ve zalimlerin de işlemiş oldukları zulümlerin hesabının sorulacağı günleri göreceğiz. Tarih bunu bize de gösterecektir."
ABB’nin Etimesgut’ta hatalı inşa ettiği iddia edilen kasis kazalara neden oluyor
14 Şubat 2026 Cumartesi - 12:30 ABB’nin Etimesgut’ta hatalı inşa ettiği iddia edilen kasis kazalara neden oluyor Ankara’nın Etimesgut ilçesi Eryaman semtinde, Ankara Büyükşehir Belediyesince (ABB) hatalı inşa edildiği ileri sürülen kasis, sürücülerin sürekli kaza yapmasına neden oluyor. Bölgede meydana gelen son kazada ise, kasisi göremeyen mobil kule vinçli kamyonun sürücüsü bir sitenin giriş kapısına çarptı. Olay, Ankara’nın Etimesgut ilçesi, Eryaman semtinde yer alan Göksu Park Konutları önünde meydana geldi. Çevredeki vatandaşların iddiasına göre, yoldaki kasisi geç fark eden ve direksiyon hakimiyetini kaybeden mobil kule vinçli kamyonun sürücüsü, yol kenarındaki sitenin giriş kapısına çarptı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine polis, sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Kazada hafif olarak yaralanan araç sürücüsü, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı. Ayrıca kaza anı sitenin güvenlik kameralarına da yansıdı. Bölgede yaşayan vatandaşlar ise kazaların, söz konusu kasisin Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından yanlış yapıldığı için meydana geldiğini ileri sürdü. Apartman sakinleri durumu birçok kez bildirdiklerini, fakat yetkililerden dönüş alamadıklarını ifade etti. "Burada sürekli kazalar oluyor" Bölgede her ay 3-4 kazanın yaşandığını ve ABB’nin bu duruma bir çare bulması gerektiğini belirten site sakini Seyfettin Kunduz, "Burası bizim sitenin ana giriş kapılarından bir tanesi. Burada sürekli senede en az 4-5 defa kaza oluyor. Bu kazaları biz Büyükşehir Belediyesi’ne bildirdik. Bu kazaların önlenmesi için bir tedbir alınmasını istedik. ‘Buraya kavşak lambaları koyulmaz’ dediler. Biz kavşak lambası koyulsun istemiyoruz. Buradaki kasisin yeri yanlış. Kasis geç fark ediliyor. Duraktan sonra konmuş. Duraktan önce konması lazım. Büyükşehir Belediye yetkililerinin buraya gelip bir inceleme yapması lazım. Bizimle gelip görüşmüyorlar. Karşıda okul var. Çocuklar okula gidip geliyorlar. Bir gün burada ölümlü kaza meydana gelecek. Bunu istemeyiz ama bu olaylar sık sık meydana geliyor" diye konuştu.
Araç Kiralamacıları Konfederasyonu Başkanı Kızmaz: "Hatalı kullanımda sigorta şirketleri mal sahibini değil aracı kiralayan kişiyi sorumlu tutmalı"
14 Şubat 2026 Cumartesi - 12:03 Araç Kiralamacıları Konfederasyonu Başkanı Kızmaz: "Hatalı kullanımda sigorta şirketleri mal sahibini değil aracı kiralayan kişiyi sorumlu tutmalı" Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan Motorlu Kara Taşıtlarının Kiralanması Hakkında Yönetmelik Taslağı’nı değerlendiren Araç Kiralamacıları Konfederasyonu Asım Kızmaz, "Suçu kim işliyorsa o kişiye sigorta firmasının rücu etmesini istiyoruz. Yani mal sahiplerine değil kiralayan kişiye mal edilmeli. Nasıl trafik cezasında kiralayan kişi sorumluysa bu gibi işlerde de kiralayanın sorumlu olmasını ve taslakta yer almasını istiyoruz" dedi. Ticaret Bakanlığı tarafından ülke ekonomisi için stratejik öneme sahip olan motorlu kara taşıtı kiralama sektöründe, hizmet kalitesini artırmak, kayıt dışılığı önlemek ve tüketici mağduriyetlerini ortadan kaldırmak amacıyla ‘Motorlu Kara Taşıtlarının Kiralanması Hakkında Yönetmelik Taslağı’ hazırlandı. Kamuoyunun ve sektör paydaşlarının görüşüne sunulan taslakla ticari faaliyet doğrultusunda taşıt kiralayan her işletmenin, yetki belgesi alması zorunlu olacak. Yetki belgesi verilmesi için işletmelerin meslek odasına kayıtlı olması, iş yerinin ikamet veya başka bir mesleki ya da ticari faaliyet amacıyla kullanılmaması ve vergi mükellefi olması gerekecek. Ayrıca, kiralama sorumlularının en az ilköğretim mezunu olması, belirli suçlardan hüküm giymemesi, Mesleki Yeterlilik Kurumu onaylı ‘Seviye 4’ belgesini taşıması şartı da bulunacak. Bu çerçevede, motorlu kara taşıtı kiralama faaliyetleri ile kiralamaya konu taşıtların, takip ve kontrolü amacıyla Bakanlıkça ‘Motorlu Kara Taşıtı Kiralama Bilgi Sistemi’ kurulacak. Yetki belgesi başvuruları ve diğer belgelendirme işlemleri, bu sistem üzerinden gerçekleştirilecek. Klasik taşıtlar hariç olmak üzere, 100 bin kilometrenin üzerinde veya 5 yaşından büyük taşıtlar kiraya verilemeyecek. İşletmelerin en az 5’inin, kendine ait olmak üzere, toplam en az 10 taşıta sahip olması gerekecek. Öte yandan Büyükşehirlerde faaliyet gösteren işletmeler için birinin Türkiye’de üretilmesi şartıyla, en az 2 hibrit veya elektrikli taşıtı, filolarında bulundurma zorunluluğu getirilerek, çevre dostu ulaşım teşvik edilecek ve yerli üretim desteklenecek. "2 yıl-100 bin kilometre yıpranma payını karşılamıyor" Bakanlık tarafında hazırlanan taslağa ilişkin konuşan Araç Kiralamacıları Konfederasyonu Başkanı Asım Kızmaz, Ticaret Bakanlığı’nın yapmış olduğu taslakla sil baştan bir düzenleme getireceğini kaydetti. Kızmaz, "Bu taslak çok dar kapsamlı yapılmış. Biz Araç Kiralamacıları Konfederasyonu olarak ‘rent a car’ firmalarımızı da düşünerek taslağın genişletilmesini istiyoruz. Neden derseniz çünkü bir araç maliyeti bizler de 2 yılda yüz bin kilometrede amortisman etmiyor. Bunu amortisman edebilmek için bu büyük firmalara, kurumsal firmalara uygulanan fiyat politikası bizim üyelerimize ve meslektaşlarımıza da açılması lazım. Taslağın içerisine bu girerse bu anca o zaman amortisman edebilir" dedi. "Mesleki Yeterlilik Belgesi olmazsa olmaz" Taslakta yar alan ‘Mesleki Yeterlilik Belgesi’ bulundurulmasının zorunlu kılınmasının olumlu olduğunu kaydeden Kızmaz, "Mesleki yeterlilik belgeleri bizim zaten başından belli olmazsa olmazımız. Yani Ticaret Bakanlığı’na da buradan da teşekkürlerimizi sunuyoruz bu konuyu dikkate aldıkları için. Ama yine dar kapsamlı yapılmış. Üniversite mezunu olma şartı konulmuş. Biliyorsunuz ki bu işi 25-30 senedir yapan kiralama firmalarımız var. Maalesef ilkokul mezunu olan var, lise mezunu olan var. Bunların da göze bulundurulması gerekmektedir. Taslağın içerisine bunu da yerleştirmemiz lazım" ifadelerine yer verdi. "Hatalı kullanımda sigorta şirketleri mal sahibini değil aracı kiralayan kişiyi sorumlu tutmalı" Kızmaz, kiralanan araçlarda kiralayan kişinin hatalı olmasına rağmen kiralama şirketlerinin sorumlu tutulduğunu ve bunu yeni taslağa eklenerek düzeltilmesi gerektiğini belirterek, "Müşteriye verdiğimizde araç alkolü bir kazaya karıştığında tamamıyla kiralama firmalarına rücu ediliyor. Bu sigorta kanununun da bu taslağın içerisinde yeniden değerlendirilip, anayasa maddesinin 38’inci maddesine göre suçu kim işliyorsa o kiralayan kişiye sigorta firmasının rücu etmesini istiyoruz. Yani mal sahiplerine değil kiralayan kişiye mal edilmeli. Nasıl trafik cezasında kiralayan kişi sorumluysa bu gibi işlerde de onların sorumlulu olmasını istiyoruz. Bu taslağın içerisinde bunu da koymak istiyoruz" ifadelerine yer verdi. Kızmaz, konfederasyonlarının bünyesinde bulunan tüm firmaların en yakın zamanda Mesleki Yeterlilik Belgesi’ni aldığını ifade etti.
Türk boğazları 2025’te 84 bin 640 gemilik trafiği yönetti
14 Şubat 2026 Cumartesi - 11:58 Türk boğazları 2025’te 84 bin 640 gemilik trafiği yönetti Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "2025 yılında boğazlardaki gemi hareketliliği 84 bin 640’a ulaşırken 48 bin 579 kılavuzluk hizmeti verildi" dedi. Bakan Uraloğlu, Denizcilik Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan 2025 yılına ait ‘Türk Boğazları Gemi Geçiş İstatistikleri’ni değerlendirdi. Uraloğlu, İstanbul ve Çanakkale boğazlarının dünya deniz ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri olmayı sürdürdüğünü belirtti. "İstanbul Boğazı’ndan 40 bin 172, Çanakkale Boğazı’ndan 44 bin 468 gemi geçti" İstanbul ve Çanakkale Boğazlarında gerçekleşen kılavuzluk hizmeti verilerini de paylaşan Bakan Uraloğlu, "2025 yılında İstanbul Boğazından geçiş yapan 40 bin 172 geminin yüzde 61,3’ünü oluşturan 24 bin 608 gemiye kılavuzluk hizmeti verdik. Çanakkale Boğazından geçiş yapan 44 bin 468 geminin ise yüzde 53,9’u yani 23 bin 971 gemi kılavuz kaptanlarımız tarafından yönetildi. Böylece 2025 yılında boğazlardaki gemi hareketliliği 84 bin 640’a ulaşırken 48 bin 579 kılavuzluk hizmeti verildi" ifadelerini kullandı. "İstanbul ve Çanakkale boğazlarını en çok Genel Kargo Gemileri kullandı" Bakan Uraloğlu, 2025 yılı boyunca İstanbul ve Çanakkale boğazlarından geçen gemi türlerine ilişkin de bilgi vererek sözlerine şu şekilde devam etti: "Geçtiğimiz yıl hem İstanbul hem de Çanakkale boğazlarını en çok Genel Kargo Gemileri kullandı. Bu dönemde, İstanbul Boğazı’ndan 14 bin 724, Çanakkale Boğazı’ndan ise 13 bin 870 Genel Kargo Gemisi geçiş yaptı. Söz konusu dönemde Genel Kargo Gemilerini, Dökme Yük Gemileri takip etti. Bir yılda İstanbul Boğazı’nı 7 bin 493, Çanakkale Boğazı’nı 8 bin 66 Dökme Yük Gemisi kullandı." İstanbul Boğazı’nı kullanan gemilerde 203,7 milyon tonu tehlikeli yük olmak üzere toplam 422,8 milyon ton, Çanakkale Boğazı’nı kullanan gemilerde 232,5 milyon tonu tehlikeli yük olmak üzere toplam 570,3 milyon ton yük taşındığını belirten Bakan Uraloğlu, "Bu dönemde 300 metreden büyük 128 gemi İstanbul Boğazı’ndan, 660 gemi ise Çanakkale Boğazı’ndan geçti. 250-300 metre boy aralığında ise İstanbul Boğazı’nda bin 836, Çanakkale Boğazı’nda 3 bin 11 gemi geçişi gerçekleşti" açıklamasında bulundu. "Türk Boğazları’ndan en fazla Panama bayraklı gemiler geçiş yaptı" Geçen yılın verilerine göre Türk Boğazları’nı en fazla kullanan gemilerin bayrak dağılımına ilişkin de bilgi veren Uraloğlu, "Türk Boğazları’ndan 12 bin 823 gemi ile en fazla Panama bayraklı gemiler geçiş yaptı. Panamayı, 12 bin 765 adet ile Türk bayraklı ve 10 bin 735 ile Liberya bayraklı gemiler takip etti" değerlendirmesinde bulundu. "Deniz araçlarının karıştığı kaza ve olaylar 2024 yılına göre yüzde 21 azaldı" Uraloğlu, yoğun gemi trafiğine rağmen deniz emniyetinin en üst seviyede tutulduğunu belirterek, yıl boyunca meydana gelen deniz kazaları ve olaylarına ilişkin verileri de paylaştı. Ana Arama Kurtarma Merkezi Kaza/Olay İstatistiklerini de değerlendiren Uraloğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Türk Arama Kurtarma Bölgesi içerisinde icra edilecek tüm arama kurtarma faaliyetlerini en üst düzeyde koordine eden Ana Arama Kurtarma Merkezimiz ile 2025 yılında 299 deniz aracı kazasına müdahalede bulunarak 561 kişiyi sağ olarak kurtardık. Deniz araçlarının karıştığı kaza ve olaylar 2024 yılına göre yüzde 21 azaldı." "Türk Boğazları Deniz Trafik Düzeni Yönetmeliği Uygulama Yönergesi 2025 yılında revize edildi" Uraloğlu, Türk Boğazlarında seyir emniyeti ile can, mal, deniz ve çevre güvenliğini artırmaya yönelik çalışmaların aralıksız sürdüğünü belirterek, "Türk Boğazları Deniz Trafik Düzeni Yönetmeliği hükümlerinin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirleyen Türk Boğazları Deniz Trafik Düzeni Yönetmeliği Uygulama Yönergesi, gelişen ihtiyaçlar doğrultusunda 2025 yılında revize edildi" dedi. "2025 yılında İstanbul’daki limanlara uğrak yapan kruvaziyer gemi sayısında bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 30 arttı" Uraloğlu, kruvaziyer turizminde de önemli bir ivme yakalandığını belirterek, "İstanbul limanlarını 2024 yılında 204 kruvaziyer gemi ile 439 bin 968 kruvaziyer yolcu ziyaret ederken, 2025 yılında İstanbul limanlarına uğrak yapan kruvaziyer gemi sayısında bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 30 artışla 265 kruvaziyer gemi ve 625 bin 517 kruvaziyer yolcuya ulaşıldı" ifadelerini kullandı.