Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Ankara
MSB’den "seferberlik emri" iddialarına ilişkin açıklama
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 23:08:39
Milli Savunma Bakanlığı (MSB), "vatandaşların bazılarına seferberlik emri gönderildiği" yönündeki paylaşımlara ilişkin, "2026 Yıldırım Serisi Seferberlik tatbikatları ise toplam 7 bin 686 yedek personelin katılımı ile Eylül-Ekim ayları içerisinde icra edilecektir. Bu tatbikatlara görevlendirilen personele 15 Mayıs 2026 tarihinde sistemde kayıtlı mobil telefonlarına bilgilendirme mesajı gönderilmiştir" denildi.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 22:14
Cumhurbaşkanı Erdoğan New York’ta 43. Türk günü yürüyüşüne videolu mesaj gönderdi
Cumhurbaşkanı Erdoğan New York’ta 43. Türk günü yürüyüşüne videolu mesaj gönderdi
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 18:38
e-YÖKDİL 2026/1 sonuçları açıklandı
Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Başkanlığı (ÖSYM), e-YÖKDİL 2026/1 "İngilizce-Sosyal Bilimler" sonuçlarının açıklandığını duyurdu. ÖSYM, e-YÖKDİL 2026/1 "İngilizce-Sosyal Bilimler" sonuçlarının açıklandığını duyurdu. 16 Mayıs’ta uygulanan Elektronik Yükseköğretim Kurumları Yabancı Dil Sınavı’nın (e-YÖKDİL 2026/1 İngilizce-Sosyal Bilimler) değerlendirme işlemleri tamamlandı. Adaylar, sınav sonuçlarına 16 Mayıs tarihinden itibaren ÖSYM’nin https://sonuc.osym.gov.tr adresinden T.C. kimlik numaraları ve aday şifreleriyle erişebilecek.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 17:42
Yarış atı taşıyan aracın içinde 27 kilo esrar yakalandı
Ankara’nın Kahramankazan ilçesinde, polis ekipleri tarafından yapılan operasyonda yarış atı taşıyan aracın içinde valize konulmuş şekilde taşınan 27 kilogram esrar yakalandı. Kahramankazan Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından, gece saatlerinde uyuşturucu madde kullanımı ve ticaretinin önlenmesine yönelik operasyon gerçekleştirildi. Yarış atı taşıyan bir araçta esrar taşındığı tespit edildi. Emniyet ekipleri tarafından, hareket halinde olan yarış atı taşıyan araç durduruldu. Araçta yapılan aramalar sonucunda, bir valiz içinde 27 kilogram esrar ele geçirildi. Olayla ilgili olarak 4 şüpheli gözaltına alındı. Şüpheliler hakkında, "Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapma veya Sağlama" suçundan adli işlem başlatıldı.
24 Şubat 2026 Salı - 18:11
TVHB Başkanı Eroğlu: "Tavuk eti ihracatına getirilen kısıtlamaların etkilerinin çok boyutlu değerlendirilmesi gerekmekte"
Türk Veteriner Hekimleri Birliği Başkanı (TVHB) Ali Eroğlu, "Tavuk eti ihracatına yönelik getirilen kısıtlamaların muhtemel etkilerinin çok boyutlu değerlendirilmesi gerekmektedir" dedi. Ticaret Bakanlığı’nın kanatlı eti ihracatının durdurulmasına yönelik kararının ardından, TVHB Başkanı Eroğlu konuya ilişkin değerlendirmede bulundu. Eroğlu, kanatlı eti üretimi ve ihracatının mevcut durumu ile alınan kararların muhtemel etkilerinin bütüncül bir bakış açısıyla ele alınması gerektiğini belirtti. "Girdi maliyetlerindeki artışlar doğrudan üretim maliyetlerine yansımakta" Türkiye’de kanatlı eti üretimi ve ihracatına ilişkin güncel verilerin, sektörün son 25 yılda kayda değer bir üretim kapasitesine ulaştığını açıkça gösterdiğini söyleyen Eroğlu, "Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre 2001 yılında 614 bin ton düzeyinde olan tavuk eti üretimi, 2025 yılı itibarıyla yaklaşık 2,6 ile 2,8 milyon ton bandına yükselmiştir. Aynı dönemde kişi başına düşen üretim miktarı 15 kilogram seviyelerinden 32 kilogramın üzerine çıkmıştır. Bu tablo, kanatlı sektörünün ülkemizin hayvansal protein arzında stratejik bir konuma sahip olduğunu ve iç talebi karşılayabilecek bir üretim gücüne ulaştığını ortaya koymaktadır. Kanatlı sektörü; dikey entegrasyonun güçlü olduğu, sözleşmeli üretim modeliyle yaygın istihdam oluşturan, hem iç piyasaya hem de dış pazarlara üretim yapabilen önemli bir üretim alanıdır. Bununla birlikte sektör; yem hammaddeleri başta olmak üzere canlı materyal temini bakımından büyük ölçüde dışa bağımlı bir yapı arz etmektedir. Döviz kurlarındaki dalgalanmalar ve girdi maliyetlerindeki artışlar doğrudan üretim maliyetlerine yansımakta; bu durum nihai ürün fiyatlarında baskı oluşturmaktadır" diye konuştu. "Tavuk eti ihracatına getirilen kısıtlamaların etkilerinin çok boyutlu değerlendirilmesi gerekmekte" İhracat verilerinin incelendiğinde, tavuk eti ihracatının son 15 yıllık süreçte önemli bir ivme kazandığının görüldüğünü belirten Eroğlu, "2010 yılında 138 bin ton olan ihracat miktarı 2024 yılı itibarıyla 370 bin tonun üzerine çıkmış; 2025 yılında ise yaklaşık 378 bin tonluk ihracat düzeyine ulaşılmıştır. İhracat değeri aynı dönemde yaklaşık 3 kat artış göstermiştir. Başta Irak olmak üzere Orta Doğu, Afrika ve Asya pazarlarına yönelik ihracat, sektörün dış ticaretteki stratejik konumunu güçlendirmiş; tavuk eti ihracatı tarım, ormancılık ve balıkçılık toplam ihracatı içerisinde kayda değer bir paya ulaşmıştır. Bu çerçevede, tavuk eti ihracatına yönelik getirilen kısıtlamaların muhtemel etkilerinin çok boyutlu değerlendirilmesi gerekmektedir" şeklinde konuştu. "Üretimin karlılık temelinde sürdürülemediği bir fiyat düzeyi işlet neden olabilecektir" Kısa vadede ihracatın sınırlandırılması veya tamamen durdurulmasının, iç piyasada arz artışı sağlayarak fiyatlarda geçici bir gerilemeye yol açabileceğini vurgulayan Ali Eroğlu, "Ancak kanatlı eti üretimi biyolojik üretim döngüsüne dayalıdır ve kapasite planlaması belirli bir süreklilik gerektirir. Üretimin karlılık temelinde sürdürülemediği bir fiyat düzeyi; kapasite daralmasına, işletmelerin üretimden çekilmesine, istihdam kayıplarına ve sözleşmeli üretim zincirinin zayıflamasına neden olabilecektir. Orta ve uzun vadede üretimde yaşanacak daralma ise bu kez arz yetersizliği oluşturarak fiyatların daha sert dalgalanmasına zemin hazırlayabilecektir" ifadelerini kullandı. Ali Eroğlu, ihracatın üreticiler için gelir kaynağı olmasının yanı sıra ülkeye döviz kazandıran stratejik bir faaliyet olduğunu belirtti. İhracattaki azalmanın maliyet baskısını artırabileceğini ifade eden Eroğlu, dış pazarlarda kaybedilen payın kısa sürede geri kazanılamayacağını vurguladı. Ani ticari kısıtlamaların üretim planlamasını zorlaştırabileceğine dikkat çeken Eroğlu, öngörülebilirliğin sektörün rekabet gücü açısından önem taşıdığını kaydetti. "Kanatlı sektörü; istihdam ve ihracat boyutlarıyla stratejik öneme sahiptir" Ali Eroğlu, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "TVHB olarak; gıda arz güvenliğinin sağlanması, tüketicinin makul fiyatlarla güvenilir hayvansal proteine erişimi ve üreticinin sürdürülebilir üretim yapabilmesi arasında hassas bir denge bulunduğunu önemle vurguluyoruz. Hayvansal üretim politikalarının kısa vadeli fiyat dalgalanmalarına odaklanmak yerine; maliyetleri azaltıcı, üretimi planlayan, stratejik stok yönetimini içeren ve özel sektörle koordinasyon içerisinde yürütülen öngörülebilir politika araçlarıyla desteklenmesi gerektiğine inanıyoruz. Kanatlı sektörü; halk sağlığı, gıda güvenliği, istihdam ve ihracat boyutlarıyla stratejik öneme sahiptir. Bu nedenle alınacak her kararın; bilimsel veriler ışığında, üreticiyi koruyan, tüketiciyi gözeten ve ülke ekonomisini güçlendiren bütüncül bir yaklaşımla değerlendirilmesi büyük önem taşımaktadır."
24 Şubat 2026 Salı - 18:09
İçişleri Bakanı Çiftçi: "Çocuklarımıza küçük yaşlardan itibaren trafik bilinci kazandırmayı hedefliyoruz"
İçişleri Bakanı Mustafa Çitçi, "Külliyede Ramazan" etkinliklerinde yaptığı konuşmada, "Çocuklarımıza küçük yaşlardan itibaren trafik bilinci kazandırmayı hedefliyoruz" dedi. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen "Külliyede Ramazan" etkinlikleri çerçevesinde kurulan İçişleri Bakanlığı standını ziyaret etti. Ziyaretin ardından gazetecilere açıklamalarda bulunan Bakan Çiftçi şunları dedi: "Emniyet ve jandarma birimlerimiz; siber suçlarla mücadeleden çeşitli daire başkanlıklarına kadar birçok alanda vatandaşlarımızı bilgilendirici faaliyetler yürütüyor. Özellikle Trafik Daire Başkanlığımız tarafından çocuklarımıza yönelik hazırlanan eğitim programları büyük önem taşıyor. Kurulan sınıf ortamında çocuklarımıza öncelikle trafik kurallarıyla ilgili teorik eğitim veriliyor. Ardından uygulama alanında akülü araçlar ve bisikletler eşliğinde trafik ışıklarını, levhaları ve temel kuralları deneyimleyerek öğrenme imkanı buluyorlar. Bu anlayışla çocuklarımıza küçük yaşlardan itibaren trafik bilinci kazandırmayı hedefliyoruz. Böylece hem bilinçli bireyler yetişmesine katkı sağlanıyor hem de çocuklarımız burada keyifli ve verimli vakit geçiriyor. Nice Ramazanlara, özel gün, gece ve bayramlara kavuşmak nasip olsun İnşallah."
24 Şubat 2026 Salı - 17:57
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Artık kendi teknolojisini tasarlayan, kendi yazılımını üreten ve ürettiklerini tüm dünyaya ihraç eden bir Türkiye var"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Artık kendi teknolojisini tasarlayan, kendi yazılımını üreten ve ürettiklerini tüm dünyaya ihraç eden bir Türkiye var. Artık yalnızca kendi ordusunun değil, talep edilmesi halinde dost, kardeş ve müttefiklerinin de güvenlik ihtiyaçlarını karşılayan bir Türkiye var" dedi.
24 Şubat 2026 Salı - 17:51
TBMM Başkanı Kurtulmuş, DEM Parti’yi ziyaret etti
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, DEM Parti’li Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan’ı Meclis’teki makamında ziyaret etti. DEM Parti’li Hatimoğulları ve Bakırhan, Meclis Başkanı Kurtulmuş’u kapıda karşıladı. Basına kapalı gerçekleşen görüşme, yaklaşık 35 dakika sürdü. Görüşmenin ardından basın mensuplarına açıklamada bulunan TBMM Başkanı Kurtulmuş, "Terörsüz Türkiye" sürecine verdiği destek nedeniyle DEM Parti’ye teşekkür ederek, "Sürecin her safhasında hem fikirlerini çok açık bir şekilde dile getirdiler hem de sürecin sağlıklı bir şekilde işlemesine katkı sundular. Öncelikle şunu ifade etmek isterim; hakikaten Cumhuriyet tarihimizin en ağır meselesinin çözülmesi; silah, terör ve şiddet meselesinin çözülmesi için tarihi bir eşik aşılmıştır. Meclis komisyonu neredeyse ittifakla aldığı karar sonucunda rapor ortaya konulmuş ve raporun uygulanması içinde TBMM Genel Kurulu görev alacaktır. Öncelikle bu meselenin çözülebilmesi için karşılıklı iyi niyetin, samimi ve açık yürekliliğin fevkalade önemli olduğunun altını çizmek isterim. Hem silahların bırakılması hem örgütün feshedilmesi hem de silah bırakan örgüt elemanlarının toplumla bütünleşmesinin sağlanması için çalışmaların titizlikle yerine getirilmesi gerekiyor. Türkiye artık bu meseleyi geride bırakacaktır. Türkiye asla ve asla geriye dönmeyecektir. Bu kadar yol aldığımız ve çözüme yakın olduğumuz noktada siyaset olarak üstümüze düşeni yapacağız. Herkesin kendi yankı odasında konuşmasından daha değerli olan şey, herkesin ortak olarak ülkemizin geneline dönük olarak söz söylemesidir. Ben bunun da rapor ile birlikte başarıldığını düşünüyorum" ifadelerini kullandı. Kurtulmuş’un ardından konuşan Bakırhan, "Rapora ilişkin müştereklerimiz ve katılmadığımız başlıklar vardı. Onları da Sayın Başkanı’nın söylediği gibi açık bir şekilde kamuoyu ile paylaştık ve rapora da ekledik. Bunlar raporun önemsiz olduğu anlamına gelmez aksine TBMM’de ilk defa grubu bulunan 5 parti çeşitli konularda bir mutabakat sağladı. Biz bunu önemsiyoruz. Şimdi rapordaki ayrılıkları konuşma zamanı değil tam tersine bu müşterekleri büyütmek ve Türkiye demokrasisinin önünü açarak 100 yıllık bir meseleyi çözmek gibi tarihi bir sorumluluk üzerimizde duruyor. Kürt meselesinin çözümü aslında ülkemizin yalnızca bugününü değil önümüzdeki 100 yılını kurtarabilecek bir meseledir" dedi.
24 Şubat 2026 Salı - 17:43
Bakan Fidan, Ukrayna Milli Güvenlik ve Savunma Konseyi Sekreteri Umerov ile görüştü
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ukrayna Milli Güvenlik ve Savunma Konseyi Sekreteri Rüstem Umerov ile bir araya geldi.
24 Şubat 2026 Salı - 17:24
Devlet Memurları Konfederasyonu’ndan İçişleri Bakanı Çiftçi’ye mektup
Devlet Memurları Konfederasyonu Genel Sekreteri Tuncay Cengiz, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’ye, İçişleri Bakanlığı’na bağlı kamu görevlilerinin sorunlarına ilişkin açık mektup yazdı. Devlet Memurları Konfederasyonu Genel Sekreteri Tuncay Cengiz, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’ye açık mektup yazdı. Mektubunda İçişleri Bakanı Çiftçi’ye yeni görevinde başarılar dileyen Cengiz, kolluk güçlerinin sorunlarına ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. "Asayiş Tazminatı-Fazla Çalışma Tazminatı’ sivil devlet memurlarına da verilmelidir" Cengiz, İçişleri Bakanlığı’nın kolluk güçlerindeki insan kaynağına destek olması ve ayırım yapılmadan tüm statüleri kapsayacak şekilde üniversiteler ve kolluk güçlerinde örgütlü STK’ların katılımı ile bir çalıştay düzenlemesi gerektiğini vurgulayarak, şu taleplerde bulundu: "657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 36’ncı Maddesinde, ’Savunma ve Güvenlik Hizmet Sınıfı’ ihdas edilmesi ile ilgili Millî Savunma Bakanlığınca yürütülen çalışmalara Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğünde sivil olarak görev yapan Devlet memurları da dahil edilmeli ve destek verilmelidir. Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğünde fazla çalışma karşılığında üniformalı personele verilen ’Asayiş Tazminatı-Fazla Çalışma Tazminatı’ bu kurumlarda görevli sivil Devlet memurlarına da verilmelidir. Görevleri gereği taşıdıkları riskler karşılığında yılda 45 gün olacak şekilde ’Fiili Hizmet Süresi Zammı (Yıpranma)’ verilmelidir. Terörle mücadele yürütülen kritik illerde ve sınır illerinde görev yapan personele ’Kritik ve Stratejik Bölge (Terör) Tazminatı’ verilmelidir. "Yurt dışı daimi ve geçici görevlere sivil devlet memurları da tefrik edilmelidir" Cengiz ayrıca Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığında uzmanlığı sağlamak üzere; idari, mali, hukuk, sağlık ve teknik konular ile ilgili sivil personelin atanabileceği ’daire başkanı, şube müdürü, kariyer uzmanı-uzman yardımcısı’ kadrolarının ihdas edilerek, kurum içinden atama yapılabilecek şekilde sivilleşme sağlanmalı gerektiğini de sözlerine ekledi. Kolluk kuvvetleri personelinin kurum aidiyetinin sağlanmasının, çalışma barışının temini ve iş veriminin artırılması açısından elzem olduğunu belirten Cengiz, bu konuların da dahil olduğu bir çalıştay düzenlenmesi halinde, Devlet Memurları Sendikası olarak her türlü desteğe hazır olduklarını dile getirdi.
24 Şubat 2026 Salı - 17:21
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın katılımıyla SANCAR SİDA hizmete alındı
HAVELSAN SANCAR Silahlı İnsansız Deniz Aracı Hizmete Alma, Tesisler Temel Atma ve Açılış Töreni, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleşti.
24 Şubat 2026 Salı - 16:57
TBMM Başkanı Kurtulmuş, CHP Genel Başkanı Özel’i ziyaret etti
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i CHP Grubu’nda ziyaret etti. Görüşme sonrası yapılan açıklamada Kurtulmuş, "Ümit ediyorum ki kısa bir süre içerisinde burada özellikle altı ve yedinci bölümlerde dile getirilen somut tekliflerimiz yine siyasi partiler tarafından ele alınacak ve Meclisimizin Genel Kurulu’nda yasama faaliyetlerine başlanılacaktır" dedi. Kurtulmuş, CHP Genel Başkanı Özel’i CHP Grubu’nda ziyaret etti. Ziyaret yaklaşık 40 dakika sürdü. Ziyaret sonrasında TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ve CHP Genel Başkanı Özgür Özel açıklama yaptılar. Kurtulmuş, Özgür Özel ve CHP’li milletvekillerine teşekkür ederek, Türk demokrasisi adına örnek bir çalışmayı yüz akıyla tamamladıklarını ifade etti. Kurtulmuş, "Bu kadar farklı siyasi kanaatlere sahip olan milletvekili arkadaşlarımız aynı masa etrafında bir araya gelerek neredeyse hiç seslerini birbirine karşı yükseltmeden meseleleri konuştular, tartıştılar ve Türkiye’nin farklı kesimlerinden çok farklı kanaatlere sahip siyasi oryantasyonlara sahip olan arkadaşlar 137 kişi geldi. Bunları dinledik. Ve raporda sonuçta bütün partilerin ortaklaştığı bir rapor ortaya çıkmış oldu. Tabii ki siyasi partilerimiz kendi tutum belgeleri mahiyetinde olan raporlarını da Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sundular. Bildiğiniz gibi raporda, raporun ekinde de siyasi partilerin raporları yer almış oldu. Böylece hakikaten dünyaya örnek olacak bir çalışma çatışma çözümleri bakımından örnek olacak bir çalışma ortaya konulmuş oldu. Bir üçüncü göze ihtiyaç duyulmaksızın başka birisinin moderatörlüğüne ihtiyaç duyulmaksızın Türkiye Büyük Millet Meclisi milli iradenin tecelligahı olan Türkiye demokrasisinin kalbi olan bu kutsal mekanda siyasi partiler farklı görüşlerle bir araya geldi ve ortak bir metni Türk kamuoyuna sunmuş oldular. Hayırlı uğurlu olsun. Şimdi bundan sonra ümit ediyorum ki kısa bir süre içerisinde burada özellikle altı ve yedinci bölümlerde dile getirilen somut tekliflerimiz yine siyasi partiler tarafından ele alınacak ve Meclisimizin Genel Kurulu’nda yasama faaliyetlerine başlanılacaktır" dedi. CHP Genel Başkanı Özel ise meselenin tarihi önemine işaret ederek, "Bizim siyasi olarak yaşadığımız bütün güçlüklere rağmen zaman zaman süreç içinde acaba CHP komisyonda devam edecek mi sorularına hep aynı yanıtı verdik. Her şey bir yana Türkiye’de kardeşin kardeş kanını akıttığı, anaların gözyaşlarının, Kürt’ün, Türk’ün gözyaşının aktığı bir süreç duracaksa, Türkiye’ye barış gelecekse ve bundan sonra da bunun en büyük katkısı olağanüstü bir kalkınma imkanıyla hem bölgeye hem Türklere, hem Kürtlere, Türkiye’de yaşayan herkesin yarınlarına katkı sağlayacaksa evlatlarımıza, torunlarımıza çatışma, kavga değil, zenginliği, refahı devredebileceksek, bu meselenin çözülmesi için herkesin elini taşın altına koyması gerekir dedik. Bu yaklaşımla sürdü komisyon çalışmaları. Bugün gelinen nokta bir uzlaşı noktasıdır. Bundan sonraki süreçte de hepimiz dikkatle süreci takip edeceğiz ve sonuçlandırılması için elimizden gelen katkıyı yapmaya devam edeceğiz. Raporumuzun altıncı ve yedinci maddelerinin gecikmeden ve birlikte hayata geçirilmesi önemlidir. Altıncı madde malumunuz sorunun çözümüne yönelik yapılacak düzenlemelerdir. Yedinci madde de demokratikleşme adımlarıdır. Raporda da altı çizildiği gibi peş peşe değil, iç içe bir süreçten bahsediyoruz. Ve bu süreç başarıyı ulaştığında hem Türkiye terör sorunundan kurtulmuş hem de başta yargı kararlarına, Anayasa Mahkemesi kararlarına, hukukun üstünlüğüne saygılı olmak, tutuksuz yargılamanın esas olması ve raporda yazılan çok önemli demokratikleşme adımlarının atılmış olması önemlidir ve bunların iç içe yapılması bir an önce yapılacak olması önemlidir. Bu hem ortaklaşılan raporun özüdür, ruhudur, kendidir" ifadelerini kullandı.
24 Şubat 2026 Salı - 16:33
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Kalıcı ve adil bir barış için her türlü çabaya katkı vermeyi sürdüreceğiz"
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Türkiye olarak, kalıcı ve adil bir barış için çözümü destekleyecek siyasi ve hukuki çerçevenin oluşmasına yönelik her türlü çabaya katkı vermeyi, bölgemizde istikrar ve güvenliğin tesisi için üzerimize düşen sorumluluğu kararlılıkla yerine getirmeyi sürdüreceğiz" dedi.
24 Şubat 2026 Salı - 16:30
TBMM Başkanı Kurtulmuş, CHP Genel Başkanı Özel’i ziyaret etti
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i CHP Grubu’nda ziyaret etti. Görüşme sonrası yapılan açıklamada Kurtulmuş, "Ümit ediyorum ki kısa bir süre içerisinde burada özellikle altı ve yedinci bölümlerde dile getirilen somut tekliflerimiz yine siyasi partiler tarafından ele alınacak ve Meclisimizin Genel Kurulu’nda yasama faaliyetlerine başlanılacaktır" dedi. Kurtulmuş, CHP Genel Başkanı Özel’i CHP Grubu’nda ziyaret etti. Ziyaret yaklaşık 40 dakika sürdü. Ziyaret sonrasında TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ve CHP Genel Başkanı Özgür Özel açıklama yaptılar. Kurtulmuş, Özgür Özel ve CHP’li milletvekillerine teşekkür ederek, Türk demokrasisi adına örnek bir çalışmayı yüz akıyla tamamladıklarını ifade etti. Kurtulmuş, "Bu kadar farklı siyasi kanaatlere sahip olan milletvekili arkadaşlarımız aynı masa etrafında bir araya gelerek neredeyse hiç seslerini birbirine karşı yükseltmeden meseleleri konuştular, tartıştılar ve Türkiye’nin farklı kesimlerinden çok farklı kanaatlere sahip siyasi oryantasyonlara sahip olan arkadaşlar 137 kişi geldi. Bunları dinledik. Ve raporda sonuçta bütün partilerin ortaklaştığı bir rapor ortaya çıkmış oldu. Tabii ki siyasi partilerimiz kendi tutum belgeleri mahiyetinde olan raporlarını da Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sundular. Bildiğiniz gibi raporda, raporun ekinde de siyasi partilerin raporları yer almış oldu. Böylece hakikaten dünyaya örnek olacak bir çalışma çatışma çözümleri bakımından örnek olacak bir çalışma ortaya konulmuş oldu. Bir üçüncü göze ihtiyaç duyulmaksızın başka birisinin moderatörlüğüne ihtiyaç duyulmaksızın Türkiye Büyük Millet Meclisi milli iradenin tecelligahı olan Türkiye demokrasisinin kalbi olan bu kutsal mekanda siyasi partiler farklı görüşlerle bir araya geldi ve ortak bir metni Türk kamuoyuna sunmuş oldular. Hayırlı uğurlu olsun. Şimdi bundan sonra ümit ediyorum ki kısa bir süre içerisinde burada özellikle altı ve yedinci bölümlerde dile getirilen somut tekliflerimiz yine siyasi partiler tarafından ele alınacak ve Meclisimizin Genel Kurulu’nda yasama faaliyetlerine başlanılacaktır" dedi. CHP Genel Başkanı Özel ise meselenin tarihi önemine işaret ederek, "Bizim siyasi olarak yaşadığımız bütün güçlüklere rağmen zaman zaman süreç içinde acaba CHP komisyonda devam edecek mi sorularına hep aynı yanıtı verdik. Her şey bir yana Türkiye’de kardeşin kardeş kanını akıttığı, anaların gözyaşlarının, Kürt’ün, Türk’ün gözyaşının aktığı bir süreç duracaksa, Türkiye’ye barış gelecekse ve bundan sonra da bunun en büyük katkısı olağanüstü bir kalkınma imkanıyla hem bölgeye hem Türklere, hem Kürtlere, Türkiye’de yaşayan herkesin yarınlarına katkı sağlayacaksa evlatlarımıza, torunlarımıza çatışma, kavga değil, zenginliği, refahı devredebileceksek, bu meselenin çözülmesi için herkesin elini taşın altına koyması gerekir dedik. Bu yaklaşımla sürdü komisyon çalışmaları. Bugün gelinen nokta bir uzlaşı noktasıdır. Bundan sonraki süreçte de hepimiz dikkatle süreci takip edeceğiz ve sonuçlandırılması için elimizden gelen katkıyı yapmaya devam edeceğiz. Raporumuzun altıncı ve yedinci maddelerinin gecikmeden ve birlikte hayata geçirilmesi önemlidir. Altıncı madde malumunuz sorunun çözümüne yönelik yapılacak düzenlemelerdir. Yedinci madde de demokratikleşme adımlarıdır. Raporda da altı çizildiği gibi peş peşe değil, iç içe bir süreçten bahsediyoruz. Ve bu süreç başarıyı ulaştığında hem Türkiye terör sorunundan kurtulmuş hem de başta yargı kararlarına, Anayasa Mahkemesi kararlarına, hukukun üstünlüğüne saygılı olmak, tutuksuz yargılamanın esas olması ve raporda yazılan çok önemli demokratikleşme adımlarının atılmış olması önemlidir ve bunların iç içe yapılması bir an önce yapılacak olması önemlidir. Bu hem ortaklaşılan raporun özüdür, ruhudur, kendidir" ifadelerini kullandı.
24 Şubat 2026 Salı - 16:28
Cumhurbaşkanı Erdoğan HAVELSAN Teknoloji Kampüsü’nü gezdi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, HAVELSAN Teknoloji Kampüsü’nde, HAVELSAN Sancar İnsansız Deniz Aracı Hizmete Alma, Tesisler Temel Atma ve Açılış Töreni’ sonrası HAVELSAN Teknoloji Kampüsü’nü gezdi.
24 Şubat 2026 Salı - 16:25
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Bizim kimsenin bir avuç toprağında gözümüz yoktur"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Artık kendi teknolojisini tasarlayan, kendi yazılımını üreten ve ürettiklerini tüm dünyaya ihraç eden bir Türkiye var. Artık yalnızca kendi ordusunun değil, talep edilmesi halinde dost, kardeş ve müttefiklerinin de güvenlik ihtiyaçlarını karşılayan bir Türkiye var" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımlarıyla; SANCAR SİDA İnsansız Deniz Aracı Hizmete Alma Töreni, HAVELSAN Simülatör Üretim ve Entegrasyon Tesisi Temel Atma Töreni, HAVELSAN KAAN Teknoloji Merkezi ile Deniz Savaş Yönetim Sistemi Merkezi Ek Binası Açılış Töreni gerçekleştirildi. HAVELSAN Teknoloji Kampüsü’nde düzenlenen törene Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ile Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün de katıldı. "Envanterimize katacağımız Sancar SİDA ile denizlerdeki insansız kabiliyetlerimizi güçlendiriyor, güvenliğimizi, etkinliğimizi ve gözetim kapasitemizi arttırıyoruz" SİDA ve buna benzer birçok proje ile Türkiye’nin mühendislik aklına, savunma alanındaki imkân ve kabiliyetlerine bir kez daha şahitlik ettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Envanterimize katacağımız Sancar SİDA ile denizlerdeki insansız kabiliyetlerimizi güçlendiriyor, güvenliğimizi, etkinliğimizi ve gözetim kapasitemizi arttırıyoruz. Simülatör üretim ve entegrasyon tesisiyle eğitim, hazırlık ve sürdürülebilir operasyon altyapımızı büyütüyor, insan kaynağımızı daha nitelikli hale getiriyoruz. Bu kompleks tamamlandığında simülasyon teknolojilerinde Avrupa’nın en büyük üretim ve entegrasyon tesisi olacak. Kaan Teknoloji Tesisi ve Deniz Savaş Yönetim Sistem Merkezi ile hava ve deniz platformlarımızın kritik teknoloji omurgasını inşallah daha da sağlamlaştırıyoruz. Bu gurur verici sistem, tesis ve platformları bizlere kazandıran HAVELSAN’ımızı yürekten tebrik ediyor, kendilerine şahsım ve milletim adına şükranlarımı iletiyorum" diye konuştu. "Türkiye olarak savunma alanında dijital egemenliği milli güvenliğimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz" Caydırıcılığın yalnızca sahip olunan sistem ve platformların sayısıyla ölçülemediğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Günümüzde caydırıcılığın belirleyici faktörleri, platformlara akıl veren yazılım, güvenli veri akışı, kesintisiz haberleşme ve siber dayanıklılıktır. Bunun için Türkiye olarak savunma alanında dijital egemenliği milli güvenliğimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Bugün hizmete alacağımız, açılışını gerçekleştireceğimiz ve temellerini atacağımız bu yatırımlar, savunma ekosistemimizin bütüncül kapasitesini ve tesirini artıracak stratejik hamlelerin devamıdır. Bu tesis ve platformlarla birlikte mühendislik süreçlerimiz daha da hızlanacak. Test ve doğrulama disiplinimiz güçlenecek. Eğitim ve simülasyon kabiliyetlerimiz genişleyecek. Deniz ve hava unsurlarımızın yazılım temelli yetenekleri inşallah daha da yukarılara taşınacak" ifadelerini kullandı. "Artık kendi teknolojisini tasarlayan, kendi yazılımını üreten ve ürettiklerini tüm dünyaya ihraç eden bir Türkiye var" Güvenlik ve savunmanın asla tek boyutlu olmadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Güçlü bir savunma mimarisi denizin derinliklerinden uzaya, karadan siber güvenliğe kadar her alanı kapsamak mecburiyetindedir. Biz hamdolsun özellikle insansız teknolojilerde son 23 yılda yaptığımız atılımla bugün artık tüm dünyaya parmak ısırtan bir seviyeye eriştik. Bu seviyeye dost ve müttefik bildiklerimizin önümüze çıkardığı engellere rağmen sabırla ulaştık, azimle ulaştık. Her hamlemizi en ince ayrıntısına kadar titizlikle planlayarak ulaştık. Bir zamanlar yüzde 80 düzeyinde olan dışa bağımlılık seviyesini yüzde 20’ye indirdik. Mühendislerimiz, teknisyenlerimiz, firmalarımız, tersanelerimiz havada, karada ve denizde tarihi bir başarı hikâyesi yazdı. Cenab-ı Allah’a hamdolsun ki artık kendi teknolojisini tasarlayan, kendi yazılımını üreten ve ürettiklerini tüm dünyaya ihraç eden bir Türkiye var. Artık yalnızca kendi ordusunun değil, talep edilmesi halinde dost, kardeş ve müttefiklerinin de güvenlik ihtiyaçlarını karşılayan bir Türkiye var. Artık 3T modelini, yani tespit, teşhis ve taarruz süreçlerini yerli ve milli teknolojisiyle tatbik eden, dünyada yıldızı giderek yükselen bir Türkiye var. Büyük bir gururla ifade etmek isterim ki, bugün Türkiye dünyada kendi savaş gemisini geliştirip denize indiren 10 ülkeden biridir" açıklamasında bulundu. "Geçtiğimiz sene savunma ihracatımız bir önceki yıla kıyasla yüzde 48 oranında artarak 10 milyar doları geride bıraktı" Savunma ve havacılık ihracatında her geçen yıl yeni rekorlar kırıldığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bakınız sadece geçtiğimiz sene savunma ihracatımız bir önceki yıla kıyasla yüzde 48 oranında artarak 10 milyar doları geride bıraktı. Bu rakam -dikkatinizi çekerim- 2002’de yalnızca 248 milyon dolardı. Halihazırda savunma ihracatında dünyanın en büyük 11. ülkesiyiz. 2028’de 11 milyar dolarlık ihracat hedefimize ulaşarak, savunma ve havacılık ihracatında inşallah dünyada ilk 10 ülke arasına gireceğiz. 2025 sonu itibariyle savunma sanayindeki proje hacmimiz 100 milyar doların, proje sayımız ise 1.400’ün üzerine çıktı. Peki biz bu başarıları nasıl elde ettik? Her şeyden önce kendimize inandık. Aziz milletimize güvendik. Bu ülkenin gençlerine yatırım yaptık ve onların önünü açtık. Diğerleri yapabiliyorsa biz neden yapamayalım diyerek bu yola çıktık. Tam bağımsız Türkiye idealini savunma alanında kararlı bir devlet politikası olarak benimsedik ve uyguladık. Kritik teknolojiler başta olmak üzere sistemlerimizi, platformlarımızı, altyapımızı, sürekli gelişen, sürekli yenilenen bir teknoloji ekosistemine dönüştürdük" dedi. "HAVELSAN savunma gücümüzün dijital omurgasını teşkil eden yüz akı kurumlarımızın biridir" HAVELSAN’ın son 22 yılda birçok gelişim kaydettiğini anlatan ve son gelişmelere dair konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti: "Bundan 22 sene önce HAVELSAN’a geldiğimde yabancı hava platformlarının simülatörlerini tecrübe ettiğimiz, dışa bağımlılığın sınırlarını her alanda hissettiğimiz o eski günleri çok iyi hatırlıyorum. Bugün ise yerli ve milli platformlarımızı kendimiz simüle edebiliyor, kritik süreçleri kendi yazılımımızla, kendi mühendisliğimizle yönetebiliyoruz. Bu büyük dönüşümde diğer kurumlarımız gibi HAVELSAN’ımızın da çok büyük bir payı ve emeği vardır. Şunu büyük bir kıvançla ve memnuniyetle ifade etmek isterim: Yürüttüğü projeler, gerçekleştirdiği çalışmalarla HAVELSAN, komuta kontrol, simülasyon, eğitim, siber güvenlik ve otonom kabiliyetler gibi alanlarda savunma gücümüzün dijital omurgasını teşkil eden yüz akı kurumlarımızın biridir. Türkiye’nin savunma gücünü yazılımla büyüten, akılla derinleştiren, entegrasyonla hızlandıran stratejik bir kuvvet Çarpanıdır HAVELSAN. Bakın HAVELSAN’ımız şu anda çok önemli projeler yürütüyor. Türkiye’nin geleceği adına hayati bir misyonu icra ediyor. Bulut bilişim sistemi projesi bunlardan biridir. Bu proje nihayete erdiğinde Türk Silahlı Kuvvetlerimizin karargahlarındaki operasyonlar, insanlı ve insansız sistemler HAVELSAN’ımızın komuta kontrol yazılımlarıyla gerçek zamanlı olarak yönetilecek. Yine HAVELSAN’ımızın geliştireceği yerli siber kalkanla korunacak bu sistemle stratejik, operatif ve taktiksel kabiliyetlerimizi tahkim edeceğiz. Şurası da mühimdir; eğer bir ülkenin yazılımları milli değilse, o ülkede güvenli bir gelecekten söz edilemez. Dolayısıyla tam bağımsızlık teknolojik bağımsızlıktan ayrı düşünülemez. İşte bu anlayışla Türkiye’nin verileri Türkiye’de kalmalı diyerek milli teknoloji hamlemizi yazılım sektöründe de devreye aldık. Türkiye’nin en kritik verileri HAVELSAN gibi milli ve güvenilir kurumlarımızın yazılımlarıyla kodladık. Kurumlarımızın altyapılarını HAVELSAN’ın milli mühendislik ürünü Kovan yeni nesil iş yönetim sistemiyle koruyor ve güçlendiriyoruz. Savunma ve bilişim sistemlerimize yaptıkları bu önemli katkılardan ötürü HAVELSAN ailesinin tüm mensuplarına bir kez daha şahsım ve milletim adına teşekkür ediyorum." "Biz her alanda tam bağımsız Türkiye ülküsüyle ilerlerken, ‘bunlar bizim başımıza iş açacak, bu yoldan dönün’ diyen kifayetsizler oldu" Gelinen bu noktaların zahmetsiz olmadığını tam aksine bir sürü zorluklarla karşılaştıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Uzun olduğu kadar dikenli de olan bu yolda önümüzü kesmek, ümidimizi yıkmak, cesaretimizi kırmak isteyenler oldu. ‘Biz neden kendimiz üretelim, neden bunca sıkıntıya girelim? Hazır yapılmış var, onları alalım’ diyen vizyonsuzlar oldu. Biz her alanda tam bağımsız Türkiye ülküsüyle ilerlerken, ‘bunlar bizim başımıza iş açacak, bu yoldan dönün’ diyen kifayetsizler oldu. Bunların hiçbirini aldırmadık, öğrenilmiş çaresizliklerin girdabına kapılmadık. Bizi kendi seviyelerine çekmek isteyenlere kulak asmadık. Vecihi Hürkuş’ların, Piri Reis’lerin, Barbaros Hayrettin Paşa’ların hayallerini gerçeğe dönüştürmek için canımızı dişimize taktık. 1940’lı yılların ilk yarısında kendi tasarlayıp geliştirdiği altı kişilik çift motorlu Nut-38 yolcu uçağını İstanbul’dan Ankara’ya 90 dakikada uçuran Nuri Demirağ’ın yarım kalan hikayesini tamamlamak için uğraştık. Merhum Özdemir Bayraktar ağabeyimizin davasını, mefkuresini kuvveden fiile çıkarmak, onun gibi nice akıncının, nice kahramanın ektiği tohumları yeşertmek için durmaksızın çalıştık. ‘Yüzyıldan beri bir toplu iğne yapmaktan bile aciz bu milleti, radyosunu, otomobilini, traktörünü, dikiş makinesini yapmaya zorlayacak bir nizam, istersen bunları tenekeden yap, fakat kendin yap diyecek bir nizam.’ İşte üstat Necip Fazıl’ın bu sözlerle resmettiği o muhteşem nizamı Allah’a hamdolsun savunma sanayinde kurmayı başardık. İnşallah bundan sonra da aynı azimle, aynı iştiyakla, aynı şevk ve kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz" diye konuştu. "Tek derdimiz, bölgemizle birlikte küresel barış ve güvenliğe, huzur ve istikrara en yüksek düzeyde katkı sunan bir Türkiye inşa etmektir" Geliştirilen tüm teknolojilerin bir amacının olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz tüm bu teknolojileri bir amacımız, bir hedefimiz, bir davamız olduğu için, millet olarak asra mührümüzü vuracağımız Türkiye yüzyılını inşa etmek için geliştiriyoruz. Farklı vesilelerle dile getirdiğim bir hususu bugün tekrar sizlerle paylaşmak isterim. Bizim kimsenin bir avuç toprağında gözümüz yoktur. Tahakküme dayalı bir güç ve nüfus peşinde asla değiliz. Tek derdimiz, bölgemizle birlikte küresel barış ve güvenliğe, huzur ve istikrara en yüksek düzeyde katkı sunan bir Türkiye inşa etmektir. Dost-düşman herkesin ilkeli duruşundan emin olduğu, sözünü, tavrını ve eylemlerini tüm dünyanın pür dikkat takip ettiği bir Türkiye inşa etmektir. Elimizi ve gerektiğinde gövdemizi taşın altına işte bunun için koyuyoruz. Tarihimize ve değerlerimize yakışır şekilde büyük millet olmanın hakkını vererek, yolumuza inşallah bu şekilde devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. "NATO’nun Almanya’da düzenlenen tatbikatında ordumuz Bayraktar TB3 ve TCG Anadolu gemimizle birlikte adeta destan yazdık" Türk Silahlı Kuvvetlerinin NATO tatbikatında sergilediği başarılı performans hakkında da konuşan Erdoğan, "NATO’nun Almanya’da düzenlenen tatbikatında ordumuz Bayraktar TB3 ve TCG Anadolu gemimizle birlikte adeta destan yazdık. Bu önemli tatbikatta Bayraktar TB3, Baltık Denizi’nin zorlu hava koşullarında atışlı görev icra edip, TCG Anadolu’ya emniyetli iniş yaparak NATO’nun en dikkat çekici performanslarından birine imza attı. Eurofighter savaş uçaklarıyla koordineli bir şekilde 8 saat havada kalan Bayraktar TB3 toplamda 1700 kilometrelik mesafe kat ederek üstün yeteneklerini tek tek sergiledi. Donanma havacılığı konseptine yeni bir soluk getiren bu başarılarda emeği geçen her bir kardeşimi yürekten tebrik ediyorum. Rabbim daha nice başarıları, nice eserleri bu aziz millete kazandırmayı sizlere, bizlere, hepinize inşallah nasip eylesin diyorum" ifadelerine yer verdi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder