Yerel Haberler
Ankara
23 Şubat 2026 Pazartesi - 23:11 19 ülke ve Arap Ligi ile İslam İşbirliği Teşkilatı’ndan ortak açıklama 19 ülkenin dışişleri bakanları ile Arap Ligi ve İslam İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreterleri tarafından yapılan ortak açıklamada, "İsrail’in Batı Şeria üzerindeki hukuka aykırı kontrolünü kapsamlı biçimde genişleten bir dizi kararı en güçlü şekilde kınıyoruz" denildi. Türkiye Cumhuriyeti, Brezilya Federatif Cumhuriyeti, Danimarka Krallığı, Endonezya Cumhuriyeti, Fransa Cumhuriyeti, Filistin Devleti, Finlandiya Cumhuriyeti, İspanya Krallığı, İsveç Krallığı, İrlanda, İzlanda Cumhuriyeti, Katar, Lüksemburg Büyük Dukalığı, Mısır Arap Cumhuriyeti, Norveç Krallığı, Portekiz Cumhuriyeti, Slovenya Cumhuriyeti, Suudi Arabistan Krallığı ve Ürdün Haşimi Krallığı’nın dışişleri bakanları ile Arap Ligi ve İslam İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreterleri tarafından İsrail’in Batı Şeria’daki tutumu hakkında ortak basın açıklaması yapıldı. Açıklamada, "İsrail’in ahiren aldığı, Batı Şeria üzerindeki hukuka aykırı kontrolünü kapsamlı biçimde genişleten bir dizi kararı en güçlü şekilde kınıyoruz" denildi. İsrail’in işgalci tutumunun kınandığı belirtilen açıklamada, "Bu değişiklikler geniş kapsamlı olup, Filistin topraklarını İsrail’in sözde ‘devlet arazisi’ olarak yeniden sınıflandırmakta, yasa dışı yerleşim faaliyetlerini hızlandırmakta ve İsrail idaresini daha da derinleştirmektedir. İsrail’in yasa dışı yerleşimleri ve bunları ilerletmeyi amaçlayan kararlarının Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin önceki kararları ve Uluslararası Adalet Divanı’nın 2024 tarihli istişari görüşü de dahil olmak üzere uluslararası hukukun bariz bir ihlali olduğu konusunda net bir görüşe sahibiz. Bu son kararlar, sahadaki gerçekliği değiştirmeyi ve kabul edilemez fiili ilhakı ilerletmeyi amaçlayan açık bir gidişatın parçasıdır. Ayrıca Gazze için 20 maddelik plan da dahil olmak üzere bölgede barış ve istikrara yönelik devam eden çabaları zayıflatmakta ve anlamlı bir bölgesel entegrasyon umudunu tehdit etmektedir. İsrail hükümet’ne bu kararları derhal geri alması, uluslararası yükümlülüklerine riayet etmesi ve işgal altındaki Filistin topraklarının hukuki ve idari statüsünde kalıcı değişikliklere yol açacak adımlardan kaçınması çağrısında bulunuyoruz. Söz konusu kararlar, E1 projesinin onaylanması ve ihalesinin yayımlanmasıyla İsrail’in yerleşim politikasında benzeri görülmemiş hızlanmanın ardından alınmıştır. Bu tür eylemler, Filistin Devleti’nin yaşayabilirliğine ve iki devletli çözümün hayata geçirilmesine yönelik kasıtlı ve doğrudan bir saldırıdır. Bu bağlamda 1967’den bu yana işgal altında bulunan Filistin topraklarının Doğu Kudüs de dahil olmak üzere demografik yapısını, karakterini ve statüsünü değiştirmeye yönelik tüm tedbirleri reddettiğimizi yineliyoruz. Her türlü ilhaka karşıyız. Batı Şeria’daki endişe verici tırmanış karşısında İsrail’e, Filistinlilere yönelik yerleşimci şiddetine son vermesi ve sorumluları hesap verebilir kılması çağrısında bulunuyoruz. Filistin topraklarındaki yasa dışı yerleşimlerin genişlemesine, zorla yerinden etme politikalarına ve ilhak tehditlerine karşı uluslararası hukuka uygun olarak somut adımlar atma konusundaki kararlılığımızı bir kez daha teyit ediyoruz. Tarihe dayanan Haşimi himayesinin özel rolünü tanıyor; mübarek Ramazan ayında Kudüs ve Kudüs’teki kutsal mekânlardaki tarihi ve hukuki statükonun korunmasının önemini vurguluyoruz. Bölgesel istikrar için bir tehdit oluşturan Kudüs’te statükoya yönelik tekrarlanan ihlalleri kınıyoruz. Bakanlar, İsrail’in Filistin Yönetimi’ne ait alıkonulan vergi gelirlerini derhal serbest bırakması çağrısında bulunmaktadırlar. Paris Protokolü uyarınca Filistin Yönetimi’ne aktarılması gereken bu gelirler, Gazze ve Batı Şeria’daki Filistin halkına temel hizmetlerin sağlanması açısından hayati öneme sahiptir. 4 Haziran 1967 sınırları temelinde Arap Barış Girişimi ve ilgili BM kararları doğrultusunda Ortadoğu’da iki devletli çözüme dayalı adil, kapsamlı ve kalıcı bir barışa ulaşma konusundaki sarsılmaz bağlılığımızı yineliyoruz. New York Bildirisi’nde de ifade edildiği üzere İsrail-Filistin ihtilafının sona erdirilmesi bölgesel barış, istikrar ve entegrasyon için şarttır. Bölge halkları ve devletleri arasında bir arada yaşama ancak ve ancak bağımsız, egemen ve demokratik bir Filistin Devleti’nin hayata geçirilmesiyle mümkün olacaktır" ifadelerine yer verildi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "KKTC’yi Doğu Akdeniz’in parlayan bir yıldızı olarak geleceğe taşımak en büyük hedefimizdir"
12 Şubat 2026 Perşembe - 22:32 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "KKTC’yi Doğu Akdeniz’in parlayan bir yıldızı olarak geleceğe taşımak en büyük hedefimizdir" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel ile Ankara’da bir araya geldi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, KKTC Başbakanı Üstel ve hükümet ortaklarıyla Ankara’da bir araya geldi. Baş başa ve heyetler arasında gerçekleştirilen görüşmenin ardından Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz ve KKTC Başbakanı Üstel ortak basın açıklaması yaptı. Yılmaz, yaptığı açıklamada, görüşmenin son derece faydalı bir şekilde geçtiğini ifade ederek, Türkiye ile KKTC arasında ilişkilerin sıradan iki ülke arası ilişkiler olmadığını, Türkiye Cumhuriyeti’nin ana vatan ve garantör ülke olarak her zaman KKTC’nin yanında olduğunu ve olmaya da devam edeceğini ifade etti. "KKTC’yi Doğu Akdeniz’in parlayan bir yıldızı olarak geleceğe taşımak en büyük hedefimizdir" KKTC Başbakanı Üstel ile her yıl ekonomik ve mali iş birliği protokolleri üzerinde çalışmalar yaptıklarını dile getiren Yılmaz, "Bu çalışmaları yaparken ortak akılla hareket etmeye büyük önem veriyoruz. Bir taraftan Türkiye Cumhuriyeti’nin kurumları ve KKTC’nin kurumları, diğer taraftan da ekonomik ve sosyal paydaşlarla istişareler içinde bu programları şekillendiriyoruz. Bu yıl da aynı anlayışla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bugün de yine bu kapsamda önemli değerlendirmeler yaptık. Bizim amacımız açık ve nettir. Biz, KKTC’yi çok daha müreffeh, güçlü yarınlara taşımak istiyoruz. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da bu konuda yoğun bir şekilde çalışmaya devam edeceğiz. Eğitimden sağlığa, fiziki ve teknolojik altyapıdan üniversitelere, Ar-Ge’den bilişim vadisi vizyonlarına varıncaya kadar KKTC’yi Doğu Akdeniz’in parlayan bir yıldızı olarak geleceğe taşımak en büyük hedefimizdir. Amacımız KKTC’nin kendine yetebilen, küresel şartlarla uyumlu, rekabetçi ve sürdürülebilir bir ekonomik yapıyla yoluna devam etmesidir. Önümüzdeki dönem özellikle girişimcilere dönük, kadınlara, gençlere, üreticiye, çiftçiye dönük neler yapabiliriz diye istişare ediyoruz. Bu çalışmalarda ana yaklaşımımız insan odaklı, kapsayıcı ve sürdürülebilir kalkınmadır" diye konuştu. "KKTC’nin haklarını, egemenliğini savunmaya devam edeceğiz" Ana vatan ve garantör ülke olarak her zaman KKTC’nin ve Kıbrıs Türkü’nün haklarını her platformda en güçlü şekilde savunmaya devam edeceklerini ifade eden Yılmaz, "Adanın gerçeklerini herkesin görmesi lazım. Adada iki devlet ve iki ayrı halkın olduğunu herkesin iyi bilmesi lazım. Egemen, eşitlik temelinde konuya yaklaşılması lazım. Bir çözüm aranacaksa bu çözüm, adadaki gerçeklikler üzerine inşa edilen bir çözüm olmak durumundadır. Bu noktada Rum kesiminin çözümden yana olmayan yaklaşımını hepimiz biliyoruz ve bu defalarca test edildi, görüldü. Tarihte de bunu çeşitli kez yaşadık. Bir çözüme yanaşmayı bırakın, BM kapsamında birkaç konuda iş birliği yapılsın denilen konularda dahi adım atmadıklarını herkes biliyor. Önümüzdeki süreçlerde de biz bu gerçekler üzerine bina edilmiş bir yaklaşımla KKTC’nin haklarını, egemenliğini savunmaya devam edeceğiz. İki toplum arasında iş birlikleri her zaman yapılabilir. Bütün bunlara da her zaman hazırız" dedi. "Teknik heyetlerimizle birlikte neler yapabiliriz diye konuştuk" KKTC Başbakanı Ünal Üstel ise Kıbrıs ekonomisinin kendi ayakları üzerinde durana kadar Türkiye Cumhuriyeti ile büyük projeleri her alanda gerçekleştireceklerini dile getirerek, "Bugün de uzun süren toplantımızda teknik heyetlerimiz ile birlikte yeni mali iş birliği protokolümüzle ülkemizin ihtiyaçlarına göre neler yapabiliriz diye Cumhurbaşkanı Yardımcımızla ve heyetiyle konuştuk. Ayrıca bir de değerlendirme toplantısı yaparak, 2025’te imzaladığımız mali iş birliği protokolünde neleri yaptık, hangi projelerimiz devam ettiği ve ne zaman sonuçlanacağına ilişkin konuları dile getirdik" açıklamasında bulundu. "2025 yılında KKTC’de büyük projelerin temelini attık" Üstel, 2025 yılında KKTC’de büyük projelerin temelinin atıldığını hatırlatarak, "Bazı büyük projeler 30 yıldır konuşuluyor ama bugün imzaladığımız iş birliği protokolüyle ülkemizin hep üzerinde durduğu ve gerçekleştireceğimiz Lefkoşa Nalbantoğlu Hastanesi’nin yeniden revize edilmesi ve ülke insanına hizmet edecek 320 yataklı yeni bir hastane inşaatının temellerinin süratli bir şekilde yükseldiğini görmek bizler için büyük bir mutluluktur. Yine uzun yıllar konuşulan Güzelyurt Hastanesi, yine uzun yıllar konuşulup bugün gerçekleştirdiğimiz Karpaz Pamuklu Hastanesi ve bir yandan gerçekleştirdiğimiz ve insanlarımızın kullanımına açtığımız Maraş Sağlık Merkezimiz ve öbür yörelerimizde yaptığımız sağlık merkezlerimizle 2025 yılında KKTC’de sağlıkta iyi bir yıl ve sağlıkta büyük projelerin gerçekleştirildiğine inanıyoruz. 2026 yılında da inşallah Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımızla bu hastanelerin açılışlarını yapacağız" dedi. "Kıbrıs Türkü’nün yanında ana vatanı Türkiye Cumhuriyeti vardır" Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin KKTC’nin ekonomisinin geriye götürmek için her türlü baskıyı uyguladığına dikkati çeken Üstel, "Yunanistan ve İsrail’le imzaladıkları bir savunma protokolüyle silahlanma yarışı içerisine girdiler ve her geçen gün yeni savunma araçlarını almak için basında şov yapmaya devam ediyorlar. Unutuyorlar, Kıbrıs Türkü yalnız değil. Kıbrıs Türkü’nün yanında ana vatanı Türkiye Cumhuriyeti vardır. Ne yaparlarsa yapsınlar biz de günü geldiğinde kendilerine aynı şekilde bir cevap vereceğimizden kuşkumuzdur yoktur" değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye ile Sırbistan arasında ortak bildiri yayımlandı
12 Şubat 2026 Perşembe - 22:08 Türkiye ile Sırbistan arasında ortak bildiri yayımlandı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic’in görüşmesinin ardından iki ülke arasında ikili ilişkilerin geliştirilmesine yönelik bir ortak bildiri yayımlandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic, bugün Ankara’da bir araya geldi. Taraflar, 2017 yılında imzalanan Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi (YDİK) Tesis Edilmesi Hakkında Ortak Siyasi Bildirge temelinde ikili ilişkilerde son yıllarda sağlanan ilerlemelerden duydukları memnuniyeti ifade etti. Bugüne kadar dört kez düzenlenen YDİK toplantılarının, ortak yeni hedefler koyarak ilişkilere yeni boyutlar kazandırma anlamında sağladığı katkıya vurgu yapıldı. Ziyaret, bölgede ve genel olarak dünyada kırılganlıkların ve belirsizliklerin öne çıktığı bir dönemde gerçekleştirildi. Bu çerçevede iki lider, ziyaret vesilesiyle, ikili ilişkileri değerlendirmenin yanı sıra, güncel küresel gelişmeler hakkında görüş alışverişinde bulunma imkanı da buldu. Ortak bildiride şu ifadelere yer verildi: "İki liderin çizdiği, ileriye dönük ortak vizyon çerçevesinde ilgili Bakanların da katılımıyla gerçekleşen görüşmelerde taraflar, iki ülke arasında karşılıklı fayda temelinde şekillenen alanlarda çok boyutlu iş birliğinden duyulan memnuniyeti dile getirmişler; Dış politika, ekonomik ve ticari ilişkiler, savunma sanayii, kültür, turizm, eğitim, enerji, ulaştırma, bağlantısallık, ileri teknolojiler, çevre ve diğer alanlarda iş birliğinin derinleştirilmesi konusunda mutabık kalmışlar; Ekonomik ve ticari ilişkilerin belkemiği niteliğindeki Türkiye-Sırbistan Karma Ekonomik Komisyonu’nun bir sonraki toplantısının en kısa sürede yapılmasını kararlaştırmışlar; İkili ticaret hacminin 2025 yılında 3.5 milyar dolara çıkmasını memnuniyetle karşılamışlar, önümüzdeki yıllarda bu rakamın 5 milyar dolara çıkarılması için gerekli adımların iş birliği içinde atılmasının öneminin altını çizmişler; Her yıl yeni bir rekor kırarak yükselen karşılıklı turist sayısından ve bunun iki ülke halkları arasındaki yakınlaşmaya sağladığı faydadan duydukları memnuniyeti kaydetmişler; İnşaat ve müteahhitlik alanlarında faaliyet gösteren Türk firmalarının Sırbistan’da ulaştırma ve enerji alanlarını kapsayan altyapı projelerindeki başarılı çalışmalarını takdirle karşılamışlar; İleri teknolojiler ve eğitim alanlarında ahdi zemini güçlendirecek anlaşmalara yönelik çalışmaları memnuniyetle karşıladıklarını vurgulamışlar; Bölgede barış ve istikrarın güçlendirilmesini teminen ikili ve bölgesel platformlarda mevcut iş birliklerini sürdürmeye hazır olduklarını yinelemişler; Balkan Barış Platformu’nun 26 Temmuz 2025 ve 23 Ocak 2026’da gerçekleştirilen ilk iki toplantısının çıktılarından duydukları memnuniyeti dile getirmişler; EXPO 2027 Belgrad’ın bölgesel ekonomik büyüme ve iş birliği bakımından önemini vurgulamışlar; Ticaretin ve yatırımların artırılmasında özel sektörün oynadığı kilit önemin bilinciyle, 2002 yılında kurulan Türkiye-Sırbistan İş Konseyi’nin çalışmalarına hız verilmesini kararlaştırmışlar; Ekim 2024’te Belgrad’da gerçekleştirilen IV. YDİK toplantısında mutabık kalındığı üzere, savunma sanayiinde iş birliğini arttırma yönündeki kararlılıklarını yinelemişler; Sivil havacılık, kültür ve turizm alanlarında iş birliğine hız verilmesi için gerekli adımları atmayı kararlaştırmışlar; Karşılıklı, düzenli üst düzey ziyaretlerin iki ülke arasındaki iş birliğini daha da derinleştireceğine olan inançlarını vurgulamışlar; Bir sonraki Konsey toplantısını en yakın zamanda gerçekleştirmek hususunda mutabık kalmışlardır. İşbu bildiri 12 Şubat 2026 tarihinde Ankara’da, Türkçe, Sırpça ve İngilizce dillerinde kabul edilmiştir."
Trafik cezalarının artırılmasına yönelik düzenlemeleri de içeren kanun teklifi kabul edilerek yasalaştı
12 Şubat 2026 Perşembe - 21:35 Trafik cezalarının artırılmasına yönelik düzenlemeleri de içeren kanun teklifi kabul edilerek yasalaştı TBMM Genel Kurulunda, trafik cezalarının artırılmasına yönelik düzenlemeleri de içeren Karayolları Trafik Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, kabul edilerek yasalaştı. TBMM Genel Kurulunda, Karayolları Trafik Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, kabul edilerek yasalaştı. 326 milletvekili oy kullandı. 242 kabul, 84 red oyu kullanıldı. Kanunla, araçlarda ses, müzik, görüntü ve haberleşme cihazlarının yönetmelikte gösterilen şartlara uygun olarak ve kamunun huzurunu bozmayacak şekilde kullanılması zorunlu olacak. Kurala uymayanlara 3 bin lira idari para cezası uygulanacak. Araçlarda belirtilen şartlara uymayan ses, müzik, görüntü ve haberleşme cihazları ile sürücünün izleme ve kullanma sahası içinde kalan görüntü cihazları bulunduran ve kullananlara ise 21 bin lira idari para cezası verilecek ve bu araçlar 30 gün süreyle trafikten menedilecek. Seyir halinde haberleşme cihazlarını kullanan sürücülere 5 bin lira idari para cezası Seyir halinde cep ve araç telefonu ile benzer haberleşme cihazlarını kullanan sürücülere 5 bin lira idari para cezası kesilecek. Koruyucu sistemlerinin nitelikleri ve nicelikleri ile hangi araçlarda ve hangi tarihten itibaren hangi şartlarda bulundurulacağı ve kullanılacağı yönetmelikte belirtilecek. Yönetmelikte cins ve sınıfları belirtilen araçlarda seyahat eden yolcuların, araç hareket etmeden önce ve seyahat sırasında emniyet kemerlerini bağlamaları konusunda uyarılmaları zorunlu olacak. Kanunla, emniyet kemerini usulüne aykırı kullanan sürücülere ve yolculara 2 bin 500 lira idari para cezası uygulanacak. Emniyet kemeri kuralını bir yıl içerisinde 4 kez ihlal edilmesi durumunda ehliyetleri 30 gün süreyle geri alınacak. Anlaşma hali dışında maddi hasarlı, ölümlü veya yaralanmalı trafik kazalarında, zabıtanın iznini almadan ve zaruret dışında olay yerinden ayrılan veya kazada ölen, yaralanan veya maddi hasar var ise bu kaza trafiği, can ve mal güvenliğini etkilemiyorsa, sorumluluğun saptanmasında yararlı olacak kanıt ve izler dahil kaza yerindeki durumu değiştirmemesi koşuluna uymayan sürücülere 46 bin lira idari para cezası verilecek. Ölümlü veya yaralanmalı trafik kazalarında, zabıtanın iznini almadan zaruret dışında olay yerinden ayrılan sürücülere 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası verilecek. Olay yerinden ayrılan sürücülerin ehliyetleri 2 yıl süreyle geri alınacak. Bu şekilde geri alınan sürücü belgelerinin iade edilebilmesi için verilen idari para cezalarının tamamının tahsil edilmiş olması şartı aranacak. Özel yüklerin taşınması ile trafiğe çıkışları özel izne bağlı araçlardan yolun yapım, bakım ve işletilmesinden sorumlu kurum veya kuruluşça karayolu kullanım bedeli alınacak. Karayolu kullanım bedeli, dingil başına tonaj miktarı, dingil sayısı, taşıma mesafesi ve karayolunun proje ömrünün azaltılmasına karşılık olan bedel dikkate alınarak her takvim yılı için Karayolları Genel Müdürlüğünce belirlenerek ilan edilecek. Sürücü belgesi olmadan araç kullananlara 40 bin lira Sürücü belgesi sahibi olmadan motorlu araçları kullananlara 40 bin lira, mahkemelerce veya cumhuriyet savcılıklarınca ya da kanunda belirtilen yetkililerce sürücü belgesi geçici olarak ya da tedbiren geri alınmasına rağmen motorlu araçları kullananlara 200 bin lira idari para cezası verilecek. Kara yollarında aksine bir işaret bulunmadıkça motosiklet, otomobil, kamyonet, panelvan, minibüs ve otobüs dışındaki kamyon ve çekici gibi araçların şerit izlem kurallarına yönelik düzenleme yapılacak. Bu çerçevede, motosiklet, otomobil, kamyonet, panelvan, minibüs ve otobüs dışındaki araçları kullanırken sürücüler aynı yönde gitmek zorunda olacak. Yaya yollarında araç sürülmeyecek, bisiklet yolu ve bisiklet şeridinde bisiklet ve elektrikli skuter dışındaki taşıtlar sürülmeyecek. Sürücüler, taşıt trafiğine kapalı veya belirli taşıtlar için ayrılmış yollarda izin verilenler dışındaki araçları süremeyecek. Keyfi hareketlerle kara yolu üzerinde durduranlara 90’ar bin lira ceza Trafiği aksatacak veya tehlikeye sokacak şekilde ardı ardına birden fazla şerit değiştirenlere, otoyollarda veya yerleşim yeri dışındaki bölünmüş kara yollarında araçlarını ters istikamette sürenlere, araçlarını konvoy şeklinde veya münferiden sürerken, diğer araçların geçişini zorlaştıracak veya tehlikeye sokacak şekilde keyfi hareketlerle trafiğin akışını kısmen veya tamamen engelleyecek şekilde araçlarını kara yolu üzerinde durduranlar 90’ar bin lira idari para cezasına çarptırılacak. Saldırı amaçlı araçtan inen sürücülere 180 bin lira idari para cezası Trafikte saldırı amacıyla başka bir aracı ısrarla takip eden veya bu amaçla araçtan inen sürücülere 180 bin lira idari para cezası uygulanacak, sürücü belgeleri 60 gün süreyle geri alınacak, araçlar 30 gün süreyle trafikten menedilebilecek. Kara yollarında trafiğin akışına yönelik kurallara uymadığı için sürücü belgeleri geri alınan sürücülerden, son ihlalin gerçekleştiği tarihten geriye doğru 5 yıl içinde sürücü belgesi ikinci defa geri alınanların sürücü belgeleri iptal edilecek Trafiği düzenleme ve denetimle görevli trafik zabıtası veya özel kıyafetli veya işaret taşıyan diğer yetkili kişilerin uyarı ve işaretlerine uymayanlara 3 bin lira idari para cezası verilecek. Trafik ışıklarına uymayan sürücüler 5 bin lira idari para cezasına çarptırılacak. Trafik işaret levhaları, cihazları ve yer işaretlemeleri ile belirtilen veya gösterilen hususlar ile trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural, yasak, zorunluluk veya yükümlülüklere uymayanlara biner lira idari para cezası uygulanacak. Kırmızı ışık ihlali yapan sürücülere, son ihlalin gerçekleştiği tarihten geriye doğru 1 yıl içinde ikinci defa ihlal edilmesi halinde 10 bin lira, üçüncü defa ihlal edilmesi halinde 15 bin lira, dördüncü defa ihlal edilmesi halinde 20 bin lira, beşinci defa ihlal edilmesi halinde 30 bin lira, altıncı defa ihlal edilmesi halinde 80 bin lira idari para cezası verilecek. "Dur" ikazına uymayarak kaçanlara 200 bin lira idari para cezası uygulanacak Sabit veya seyir halinde yürütülen denetimlerde polislerin uyarı ve işaretlerine rağmen "dur" ikazına uymayarak kaçanlara 200 bin lira idari para cezası uygulanarak, sürücü belgeleri 60 gün süreyle geri alınacak ve araç 60 gün süreyle trafikten menedilecek. Uyuşturucu veya uyarıcı madde aldığı tespit edilen sürücülere 150 bin lira idari para cezası uygulanacak ve sürücü belgesi iptal edilecek. Uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin kullanılıp kullanılmadığı ya da alkolün kandaki miktarını tespit amacıyla, kollukça teknik cihazlar veya test kitleri kullanılacak. Yapılan tespit sonucunda, 0,50 promilin üzerinde alkollü olarak araç kullandığı tespit edilen sürücülere verilen idari para cezası 700 liradan 25 bin liraya yükseltilecek. Alkollü olarak araç kullanma nedeniyle sürücü belgesi geri alınanlara ihlalin ikinci defa gerçekleşmesi halinde uygulanan idari para cezası 877 liradan 50 bin liraya çıkarılacak. Bu sürücüler, ihlalin üç veya daha fazla tekrarı halinde ise 150 bin lira idari para cezasına çarptırılacak. Sürücüye, belirtilen günlük sürekli taşıt kullanma süresinin bir saate kadar aşılması halinde 1000 lira, bu sürenin bir saatten fazla aşılması halinde 3 bin lira, günlük toplam taşıt kullanma süresinin bir saate kadar aşılması halinde 3 bin lira, bir saatten 3 saate kadar aşılması halinde 5 bin lira, 3 saat ve daha fazla süreyle aşılması halinde ise 10 bin lira idari para cezası uygulanacak. Hız sınırı düzenlemesi Hız ölçen teknik cihaz veya çeşitli teknik usullerle yapılan tespit sonucu yönetmelikte belirlenen hız sınırlarını, yerleşim yeri içinde, 6-10 kilometre/saat aşanlara 2 bin lira, 11-15 kilometre/saat aşanlara 4 bin lira, 16-20 kilometre/saat aşanlara 6 bin lira, 21-25 kilometre/saat aşanlara 8 bin lira, 26-35 kilometre/saat aşanlara 12 bin lira, 36-45 kilometre/saat aşanlara 15 bin lira, 46-55 kilometre/saat aşanlara 20 bin lira, 56-65 kilometre/saat aşanlara 25 bin lira, 66 kilometre/saat ve daha fazlasını aşanlara 30 bin lira idari para cezası verilecek. Yerleşim yeri dışında 11-15 kilometre/saat aşanlara 2 bin lira, 16-20 kilometre/saat aşanlara 4 bin lira, 21-25 kilometre/saat aşanlara 6 bin lira, 26-30 kilometre/saat aşanlara 8 bin lira, 31-40 kilometre/saat aşanlara 12 bin lira, 41-50 kilometre/saat aşanlara 15 bin lira, 51-60 kilometre/saat aşanlara 20 bin lira, 61-70 kilometre/saat aşanlara 25 bin lira, 71 kilometre/saat ve daha fazlasını aşanlara 30 bin lira idari para cezası uygulanacak. Yerleşim yeri içinde hız sınırını 46-55 kilometre/saatle ihlal edenlerin her seferinde 30 gün, 56-65 kilometre/saatle ihlal edenlerin her seferinde 60 gün, 66 kilometre/saatten fazla ihlal edenlerin her seferinde 90 gün süreyle sürücü belgeleri geri alınacak. Yerleşim yeri dışında hız sınırını, 51-60 kilometre/saatle aşanların her seferinde 30 gün, 61-70 kilometre/saatle aşanların her seferinde 60 gün, 71 kilometre/saatten fazla aşanların her seferinde 90 gün süreyle sürücü belgeleri geri alınacak.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Dünyada belirsizliğin arttığı bir dönemde Türkiye olarak yakın çevremizde ve ötesinde barışın ve huzurun tesisi için var gücümüzle çalışıyoruz"
12 Şubat 2026 Perşembe - 20:22 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Dünyada belirsizliğin arttığı bir dönemde Türkiye olarak yakın çevremizde ve ötesinde barışın ve huzurun tesisi için var gücümüzle çalışıyoruz" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Dünyada belirsizliğin arttığı bir dönemde Türkiye olarak yakın çevremizde ve ötesinde barışın ve huzurun tesisi için var gücümüzle çalışıyoruz" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde bir araya geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Aleksandar Vucic’i resmi törenle karşıladı ve daha sonra ikili görüşme gerçekleştirdi. Heyetler arası gerçekleştirilen diğer görüşmenin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Aleksandar Vucic ortak basın toplantısı düzenledi. "Toplam ticaret hacmi geçtiğimiz yıl 3.5 milyar dolar seviyesine ulaştı. 5 milyar dolarlık hedefimize adım adım yaklaşıyoruz" Vucic ile son olarak 11 Ekim 2024’te Belgrad’da Dördüncü Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi Toplantısını gerçekleştirdiklerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Aradan geçen süre zarfında gerek ikili münasebetlerimizde gerek bölgesel ve küresel meselelerde önemli gelişmeler yaşandı. Bugün kendisiyle bu gelişmelerin ilişkilerimize etkilerini değerlendirip ileriye yönelik atacağımız adımları istişare ettik. Bilhassa Balkanlarda istikrarın korunması ve ekonomik kalkınmanın güçlendirilmesi açısından neler yapabileceğimizi ele aldık. Sırbistan’la her geçen gün artan ticaret ve yatırımlarımız ilişkilerimizin adeta lokomotifi durumunda. Toplam ticaret hacmi geçtiğimiz yıl 3.5 milyar dolar seviyesine ulaştı. 5 milyar dolarlık hedefimize adım adım yaklaşıyoruz. Sırbistan’ın ev sahipliğinde Belgrad’da gerçekleştirilecek EXPO 2027’ye katılacağımızı daha önce duyurmuştuk. Bu önemli etkinliğin ülkelerimiz arasındaki ekonomik, ticari ve kültürel ilişkileri geliştirmek için ilave bir vesile teşkil edeceğini düşünüyoruz" ifadelerini kullandı. "2015 yılında 100 civarında Türk sermayeli firma Sırbistan’da faaliyet gösterirken bugün bu rakam 1500’ü aşmış toplam yatırım miktarı 300 milyon doları bulmuştur" Türk yatırımcıların Sırbistan’a gösterdikleri alakadan mutlu olduklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "2015 yılında 100 civarında Türk sermayeli firma Sırbistan’da faaliyet gösterirken bugün bu rakam 1500’ü aşmış toplam yatırım miktarı 300 milyon doları bulmuştur. Müteahhitlerimiz ise üstlendikleri 100’ü aşkın projeyle Sırbistan’da konut, yol ve altyapı üretimine destek oluyor. Bu noktaya ulaşmamızda değerli dostumun altyapı yatırımlarını ve büyümeyi esas alan kalkınma stratejisinin etkisi olduğu görülüyor. Bizim de Sırbistan’dan yatırımcıları Türkiye’ye beklediğimizi bir kez daha ifade etmek istiyorum" diye konuştu. "Bugün Türkiye, Sırp turistler için ikinci turizm güzergahıdır. Vatandaşlarımız da Sırbistan’ı ziyaret eden turistler sıralamasında ilk sırada yer alıyor" İki ülke arasındaki ilişkilerin artırılması için konuşulan konulara dair bilgi veren Erdoğan, "Beşeri ilişkilerimiz, münasebetlerimizin önemli bir boyutunu oluşturuyor. Halklarımızın birbirine daha yakından özellikle tanıma isteğinin en güzel tezahürü artan karşılıklı turist sayılarıdır. Bugün Türkiye, Sırp turistler için ikinci turizm güzergahıdır. Vatandaşlarımız da Sırbistan’ı ziyaret eden turistler sıralamasında ilk sırada yer alıyor. Bu ziyaretleri daha da artırmak ve kolaylaştırmak için Türkiye ile Sırbistan arasında uçuşların arttırılması konusunu da bugün değerlendirdik. Sırbistan’da Türkçe öğrenimine yoğun bir ilgi görüyoruz. Bu ilginin Yunus Emre Enstitüsü ve Türkiye Maarif Vakfı gibi kurumlarımız tarafından layıkıyla karşılanması için çalışmalarımızı yürütüyoruz. Sırbistan’la aramızda dostluk köprüsü olarak gördüğümüz Sancak Bölgesinin kalkınması için yapılabilecekleri de Sayın Vucic ile ele aldık. Kendisinin bölgenin kalkındırılmasına yönelik projelerini takip ediyoruz. Ben de bu vesileyle Sırbistan’daki Müslüman toplumunun yaklaşan Ramazan-ı Şeriflerini canı gönülden tebrik ediyorum" dedi. "Dünyada belirsizliğin arttığı bir dönemde Türkiye olarak yakın çevremizde ve ötesinde barışın ve huzurun tesisi için var gücümüzle çalışıyoruz Dünya’da barış için durmadan çalıştıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dünyada belirsizliğin arttığı bir dönemde Türkiye olarak yakın çevremizde ve ötesinde barışın ve huzurun tesisi için var gücümüzle çalışıyoruz. Bu çalışmalarımızda bizim için müstesna yere sahip Balkanları asla ihmal etmiyoruz. Sayın Vucic’in ziyaretini de bu manada çok kıymetli görüyorum. Bir yandan bölge ülkeleriyle ikili ilişkilerimizi tahkim ederken diğer yandan da bölgesel sahiplenmeyi esas alan girişimlerle halkların huzur ve refahını desteklemeye matuf koşulları oluşturmaya gayret ediyoruz. Bu yaklaşımımızın en yeni örneklerinden olan Balkan Barış Platformu’nun ikinci toplantısına 23 Ocak 2026’da İstanbul’da ev sahipliği yaptık. Ben bu platformda verdiği şahsi destekten ötürü Sayın Vucic’e teşekkür etmek istiyorum. Bu düşüncelerle sözlerime son verirken Sayın Cumhurbaşkanı’na ziyaretleri için tekrar teşekkür ediyorum. Bugün aldığımız kararların ülkelerimiz ve bölgemiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum" ifadelerine yer verdi. "Erdoğan çok daha deneyimli bir lider" Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sadece bölgede değil dünyada büyük bir lider olduğunu söyleyen Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic ise, Türkiye’nin Sırbistan için önemli ve büyük bir ortak olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın deneyimli bir lider olduğunu söyleyen Vucic, "Kişileri, halkları Balkanlarda bir araya getirmek çok önemli. Bunu başka türlü ifade etmem gerekirse şunu söylemek istiyorum; Cumhurbaşkanı Erdoğan çok daha deneyimli bir lider. Zaman zaman ben bir şey söylüyorum, Cumhurbaşkanı bunu her zaman bunu beğenmeyebiliyor ama akil bir kişi olduğu için buradaki tozun ortadan kalkmasını bekliyor ve barışın nasıl tesis edilmesi gerektiğini çok iyi bilen bir lider olarak bu konuda Sayın Cumhurbaşkanı bizi her zaman dinlediğiniz için teşekkür etmek istiyorum" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ziyaretini beklediklerini söyleyen Vucic, bugün ilk defa askeri ve teknik alandaki iş birliğinden bahsettiklerini söyledi. Vucic’in konuşması sonrasında ise Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mayıs-Haziran ayları içerisinde Sırbistan’a kalabalık bir ekiple ziyaret gerçekleştireceklerini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic ile ortak basın toplantısında açıklamalarda bulundu
12 Şubat 2026 Perşembe - 19:04 Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic ile ortak basın toplantısında açıklamalarda bulundu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Dünyada belirsizliğin arttığı bir dönemde Türkiye olarak yakın çevremizde ve ötesinde barışın ve huzurun tesisi için var gücümüzle çalışıyoruz" dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde bir araya geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Aleksandar Vucic’i resmi törenle karşıladı ve daha sonra ikili görüşme gerçekleştirdi. Heyetler arası gerçekleştirilen diğer görüşmenin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Aleksandar Vucic ortak basın toplantısı düzenledi."Toplam ticaret hacmi geçtiğimiz yıl 3.5 milyar dolar seviyesine ulaştı. 5 milyar dolarlık hedefimize adım adım yaklaşıyoruz"Vucic ile son olarak 11 Ekim 2024’te Belgrad’da Dördüncü Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi Toplantısını gerçekleştirdiklerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Aradan geçen süre zarfında gerek ikili münasebetlerimizde gerek bölgesel ve küresel meselelerde önemli gelişmeler yaşandı. Bugün kendisiyle bu gelişmelerin ilişkilerimize etkilerini değerlendirip ileriye yönelik atacağımız adımları istişare ettik. Bilhassa Balkanlarda istikrarın korunması ve ekonomik kalkınmanın güçlendirilmesi açısından neler yapabileceğimizi ele aldık. Sırbistan’la her geçen gün artan ticaret ve yatırımlarımız ilişkilerimizin adeta lokomotifi durumunda. Toplam ticaret hacmi geçtiğimiz yıl 3.5 milyar dolar seviyesine ulaştı. 5 milyar dolarlık hedefimize adım adım yaklaşıyoruz. Sırbistan’ın ev sahipliğinde Belgrad’da gerçekleştirilecek EXPO 2027’ye katılacağımızı daha önce duyurmuştuk. Bu önemli etkinliğin ülkelerimiz arasındaki ekonomik, ticari ve kültürel ilişkileri geliştirmek için ilave bir vesile teşkil edeceğini düşünüyoruz" ifadelerini kullandı."2015 yılında 100 civarında Türk sermayeli firma Sırbistan’da faaliyet gösterirken bugün bu rakam 1500’ü aşmış toplam yatırım miktarı 300 milyon doları bulmuştur"Türk yatırımcıların Sırbistan’a gösterdikleri alakadan mutlu olduklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "2015 yılında 100 civarında Türk sermayeli firma Sırbistan’da faaliyet gösterirken bugün bu rakam 1500’ü aşmış toplam yatırım miktarı 300 milyon doları bulmuştur. Müteahhitlerimiz ise üstlendikleri 100’ü aşkın projeyle Sırbistan’da konut, yol ve altyapı üretimine destek oluyor. Bu noktaya ulaşmamızda değerli dostumun altyapı yatırımlarını ve büyümeyi esas alan kalkınma stratejisinin etkisi olduğu görülüyor. Bizim de Sırbistan’dan yatırımcıları Türkiye’ye beklediğimizi bir kez daha ifade etmek istiyorum" diye konuştu."Bugün Türkiye, Sırp turistler için ikinci turizm güzergahıdır. Vatandaşlarımız da Sırbistan’ı ziyaret eden turistler sıralamasında ilk sırada yer alıyor"İki ülke arasındaki ilişkilerin artırılması için konuşulan konulara dair bilgi veren Erdoğan, "Beşeri ilişkilerimiz, münasebetlerimizin önemli bir boyutunu oluşturuyor. Halklarımızın birbirine daha yakından özellikle tanıma isteğinin en güzel tezahürü artan karşılıklı turist sayılarıdır. Bugün Türkiye, Sırp turistler için ikinci turizm güzergahıdır. Vatandaşlarımız da Sırbistan’ı ziyaret eden turistler sıralamasında ilk sırada yer alıyor. Bu ziyaretleri daha da artırmak ve kolaylaştırmak için Türkiye ile Sırbistan arasında uçuşların arttırılması konusunu da bugün değerlendirdik. Sırbistan’da Türkçe öğrenimine yoğun bir ilgi görüyoruz. Bu ilginin Yunus Emre Enstitüsü ve Türkiye Maarif Vakfı gibi kurumlarımız tarafından layıkıyla karşılanması için çalışmalarımızı yürütüyoruz. Sırbistan’la aramızda dostluk köprüsü olarak gördüğümüz Sancak Bölgesinin kalkınması için yapılabilecekleri de Sayın Vucic ile ele aldık. Kendisinin bölgenin kalkındırılmasına yönelik projelerini takip ediyoruz. Ben de bu vesileyle Sırbistan’daki Müslüman toplumunun yaklaşan Ramazan-ı Şeriflerini canı gönülden tebrik ediyorum" dedi."Dünyada belirsizliğin arttığı bir dönemde Türkiye olarak yakın çevremizde ve ötesinde barışın ve huzurun tesisi için var gücümüzle çalışıyoruzDünya’da barış için durmadan çalıştıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dünyada belirsizliğin arttığı bir dönemde Türkiye olarak yakın çevremizde ve ötesinde barışın ve huzurun tesisi için var gücümüzle çalışıyoruz. Bu çalışmalarımızda bizim için müstesna yere sahip Balkanları asla ihmal etmiyoruz. Sayın Vucic’in ziyaretini de bu manada çok kıymetli görüyorum. Bir yandan bölge ülkeleriyle ikili ilişkilerimizi tahkim ederken diğer yandan da bölgesel sahiplenmeyi esas alan girişimlerle halkların huzur ve refahını desteklemeye matuf koşulları oluşturmaya gayret ediyoruz. Bu yaklaşımımızın en yeni örneklerinden olan Balkan Barış Platformu’nun ikinci toplantısına 23 Ocak 2026’da İstanbul’da ev sahipliği yaptık. Ben bu platformda verdiği şahsi destekten ötürü Sayın Vucic’e teşekkür etmek istiyorum. Bu düşüncelerle sözlerime son verirken Sayın Cumhurbaşkanı’na ziyaretleri için tekrar teşekkür ediyorum. Bugün aldığımız kararların ülkelerimiz ve bölgemiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum" ifadelerine yer verdi."Erdoğan çok daha deneyimli bir lider"Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sadece bölgede değil dünyada büyük bir lider olduğunu söyleyen Sırbistan Cumhurbaşkanı Vucic ise, Türkiye’nin Sırbistan için önemli ve büyük bir ortak olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın deneyimli bir lider olduğunu söyleyen Vucic, "Kişileri, halkları Balkanlarda bir araya getirmek çok önemli. Bunu başka türlü ifade etmem gerekirse şunu söylemek istiyorum; Cumhurbaşkanı Erdoğan çok daha deneyimli bir lider. Zaman zaman ben bir şey söylüyorum, Cumhurbaşkanı bunu her zaman bunu beğenmeyebiliyor ama akil bir kişi olduğu için buradaki tozun ortadan kalkmasını bekliyor ve barışın nasıl tesis edilmesi gerektiğini çok iyi bilen bir lider olarak bu konuda Sayın Cumhurbaşkanı bizi her zaman dinlediğiniz için teşekkür etmek istiyorum" ifadelerini kullandı.Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ziyaretini beklediklerini söyleyen Vucic, bugün ilk defa askeri ve teknik alandaki iş birliğinden bahsettiklerini söyledi.Vucic’in konuşması sonrasında ise Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mayıs-Haziran ayları içerisinde Sırbistan’a kalabalık bir ekiple ziyaret gerçekleştireceklerini söyledi.
Adalet Bakanı Gürlek, Slovenya Ulusal Meclis Başkanı Zupancic ile bir araya geldi
12 Şubat 2026 Perşembe - 18:42 Adalet Bakanı Gürlek, Slovenya Ulusal Meclis Başkanı Zupancic ile bir araya geldi Adalet Bakanı Akın Gürlek, Slovenya Ulusal Meclis Başkanı Urska Klakocar Zupancic ile bir araya geldi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, Slovenya Ulusal Meclis Başkanı Urska Klakocar Zupancic ile Adalet Bakanlığında görüştü. Bakanlık binasındaki Mehmet Selim Kiraz Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıda iki ülke heyetleri bir araya geldi. Görüşmede, adli iş birliği ve karşılıklı ilişkilerin ele alındı. Bakan Gürlek, "Hukukun üstünlüğü, yargı alanındaki karşılıklı tecrübe paylaşımı, adli yardımlaşma ve uluslararası sözleşmeler çerçevesinde iş birliğimizin geliştirilmesine büyük önem veriyoruz. Sayın Başkan, sizin hukukçu kimliğinizi de göz önünde tutarak son dönemde hukuk sistemimizde yapmış olduğumuz bazı reformlardan kısaca size anlatmak istiyorum. Sayın Cumhurbaşkanımızın önderliğinde, 2025 ve 2029 yılları arasında 4. Yargı Reformu Strateji Belgesini açıklayarak yargı alanında önemli reformlar yaptık. Bu kapsamda 2025 yılı Aralık ayında 11. Yargı Paketini meclise sunduk. Halen 12. Yargı Paketi üzerinde çalışmalarımız devam ediyor. Aynı zamanda ceza adaletini güçlendirmek, infaz ve yargılama süreçlerini daha etkin hale getirmek amacıyla Türk Ceza Kanunu ve infaz sisteminde de bir kısım değişiklikler yapmayı düşünüyoruz" dedi. "Türkiye olarak her koşulda insan onuru, barışı ve adaleti savunmaya devam ediyoruz" Türkiye olarak, adaleti ve hakkaniyeti yalnızca ulusal bir ilke değil, insanlığın ortak vicdanı olarak gördüklerini belirten Gürlek, "Türkiye, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Gazze’de ateşkesin sağlanması, insani yardımların bölgeye kesintisiz aktarılması ve kalıcı barışın tesisine yönelik uluslararası çabalara destek veriyor. Bu kapsamda ülkenizin, Slovenya Ulusal Meclisi Genel Kurulunda yapılan oylama sonucunda Filistin Devleti’ni tanımasını çok çok değerli buluyoruz. Özellikle Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’da Slovenya’nın Filistin Devletini tanıma kararından dolayı memnuniyetini her ortamda dile getirmiştir. Türkiye olarak her koşulda insan onuru, barışı ve adaleti savunmaya devam ediyoruz. Filistin halkının haklı mücadelesinin Filistinlilerin yanında olmayı sürdürüyoruz" diye konuştu. Slovenya Ulusal Meclis Başkanı Zupancic ise, "Bu kısa vaktinizde bizlere de zaman ayırdığınız için çok teşekkür ederiz. Şunu da söylemek isterim ki o ki alt yapıya baktığımızda işlerin aslında Filistin’in bir bağımsız devlet olarak kabulü sadece hükümet olarak değil meclisimizden geçerek kabul görmüştür. Bu aslında diğer Avrupa Birliği ülkelerinde karşılaşan bir durum değildir ancak biz ülke ulus olarak Filistin toprak bütünlüğünden yanayız bu son derece örnek teşkil edici" dedi. Açıklamaların ardından görüşme basına kapalı olarak gerçekleştirildi.
AK Parti’den belediyelere Ramazan genelgesi: "Denetim, sosyal yardım ve manevi hassasiyet vurgusu"
12 Şubat 2026 Perşembe - 17:41 AK Parti’den belediyelere Ramazan genelgesi: "Denetim, sosyal yardım ve manevi hassasiyet vurgusu" AK Parti Yerel Yönetimler Başkanlığı, yaklaşan mübarek Ramazan ayı öncesinde AK Partili belediyelere kapsamlı bir genelge gönderdi. AK Parti Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Demir’in imzasıyla iletilen genelgede, Ramazan ayının ruhuna uygun programlar yapılması, sosyal yardımların ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması ve milli-manevi değerlere hassasiyetle hareket edilmesi vurgulandı. AK Parti Yerel Yönetimler Başkanlığı, Ramazan ayı öncesinde AK Partili belediyelere genelge gönderdi. Genelgede Ramazan ayının paylaşma, yardımlaşma ve dayanışmanın en güçlü şekilde yaşandığı müstesna bir zaman dilimi olduğuna dikkat çekildi. AK Parti’nin milletin kurduğu bir hareket olduğu belirtilerek, AK Partili belediyelerin de bu anlayışla Ramazan ayında birlik ve beraberliğin güçlenmesine katkı sunacak çalışmalar yürütmesi istendi. Ramazan ayında vatandaşların sağlıklı ve uygun fiyatlı ürünlere ulaşabilmesi için belediyelerin tüm imkanlarını seferber etmesi gerektiği kaydedilen genelgede, özellikle gıda güvenliği, hijyen ve uygun fiyat uygulamalarına yönelik denetimlerin Ramazan ayı boyunca artırılması istendi. Belediyelerin marketler, pazar yerleri, fırınlar ve gıda satış noktalarında düzenli kontroller gerçekleştirmesi, vatandaşların mağduriyet yaşamaması için gerekli önlemlerin titizlikle uygulanması gerektiği de ifade edildi. Genelgede Ramazan ayı boyunca planlanan tüm etkinliklerin Ramazan’ın ruhuna, milli-manevi ve tarihi değerlere uygun hassasiyetle gerçekleştirilmesi, programlarda yer alacak katılımcıların bu çerçevede belirlenmesinin altı çizildi. Başta Gazze olmak üzere tüm mazlum coğrafyalara destek bilincinin Ramazan boyunca güçlü şekilde ortaya konulması ve etkinliklerde boykot ürünlerine yer verilmemesi de genelgede ön plana çıkan hususlardan biri oldu. Sosyal yardımların ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması, dağıtım sürecinde vatandaşların mahremiyetinin gözetilmesi, belediye başkanlarının Ramazan boyunca vatandaşlara iftar vakitlerinde, gönül sofralarına katılması, ev ziyaretleri gerçekleştirilmesine vurgu yapılan genelgede, yaşlılara, engelli vatandaşlara, şehit yakınlarına iftar ve sahur programlarının düzenlenmesi kaydedildi. Öte yandan belediyelere gönderilen genelgede, şehit yakınları ve gazilerin ziyaret edilmesi, kendileri için özel iftar programları düzenlenmesi, üniversite öğrencileri, gençler, çocuklar, yaşlılar, yetimler ve kimsesizlere yönelik özel iftar programları yapılması da öne çıktı. "Belediye başkanı şehrinden mesuldür" AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Yerel Yönetimler Başkanı Mustafa Demir, yaklaşan Ramazan ayı dolayısıyla değerlendirmelerde bulundu. Demir, Ramazan’ın tüm İslam âlemine, Türkiye’ye ve şehirlere hayırlar getirmesini temenni etti. Demir, Ramazan ayında birlik ve beraberliğin güçleneceğini belirterek, AK Partili belediyelerin her zaman olduğu gibi vatandaşların yanında olacağını söyledi. Belediye başkanlarının Ramazan boyunca vatandaşlarla daha güçlü bir gönül bağı kuracağını ifade eden Demir, "Belediye başkanlarımız, Sayın Cumhurbaşkanımızın selamlarıyla vatandaşlarımızla, iftar ve sahur sofralarında bir araya gelecekler. Bulundukları yerlerin şehremini olarak Hz. Ömer misali, şehrinde tüm vatandaştan kendisini mesul hissederek Ramazan ayını geçirecekler" ifadelerini kullandı. Ramazan ayının gönül buluşmalarına vesile olacağını dile getiren Demir, belediye başkanlarının iftar ve sahur sofralarında vatandaşlarla bir araya geleceğini, dertleri dinleyip çözüm üreteceğini ifade etti. AK Parti’nin ‘kimsesizlerin kimsesi’ anlayışıyla hareket ettiğini vurgulayan Demir, ihtiyaç sahibi vatandaşların asla yalnız bırakılmayacağını belirtti.