Yerel Haberler
Ankara
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Memur-Sen Genel Başkanı Yalçın’ı kabul etti
13 Şubat 2026 Cuma - 20:42 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Memur-Sen Genel Başkanı Yalçın’ı kabul etti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Memur Sendikaları Konfederasyonu (Memur-Sen) Genel Başkanı Ali Yalçın’ı kabul etti. Görüşmeye ilişkin sosyal medya hesabından paylaşım yapan Memur-Sen Genel Başkanı Yalçın, "Ücretlerde ve personel sisteminde reform ihtiyacını cumhurbaşkanı yardımcımızla görüştük. Ücretleri de kapsayacak şekilde kamu personel sisteminde reform yapılması gerektiğini Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sayın Cevdet Yılmaz’a ilettik. 1960’lı yıllardan sonra yapılan yasal ve yönetsel düzenlemelerle bugünkü halini alan kamu personel sistemimizin; günün ihtiyaçlarını karşılamada yetersiz kaldığını ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemimize uygun hızlı, etkili ve makul bir hale getirilmesi gerektiğini belirttik. Sorunun varlığını kabul ederek yapılan lokal müdahaleler sistemi yaşatmayı değil günü kurtarmayı sağlıyor" dedi. Kamu personel sisteminin kuşatıcı reformla yeniden inşa edilmesi gerektiğini söyleyen Yalçın, "4 milyondan fazla kamu görevlisini ve ülkemizin her bir karış toprağında kamu hizmeti üretilmesini sağlayan kamu personel sistemimizin; lokal müdahalelerle değil genel, kapsayıcı ve kuşatıcı reformla yeniden inşa edilmesi gerekmektedir. Bunun için Memur-Sen olarak; 2024 ve 2025 yılımızı buna ayırarak bütün başlıklarıyla personel sistemimizi ele aldık. ‘Kamu Personel Sistemi; Tarihçe-Tespit-Teklif’ Raporumuzla personel sisteminin bütün alanlarına ışık tuttuk. Özellikle son gerçekleştirdiğimiz ve imzalamadığımız 8. Dönem Toplu Sözleşme görüşmeleri sonrası kamuda yaşanan ücret dengesizliği, kapsamlı bir düzenleme yapılması gerektiğini açıkça gösteriyor" ifadelerini kullandı. "Kamuda tartışmaların yükseldiği bir süreç yaşanıyor" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’a ilettiği konulardan bahseden Yalçın, şunları kaydetti: "Kamuda tartışmaların yükseldiği bir süreç yaşanıyor. Ücret reformunu da kapsayacak bir personel reformuna ihtiyaç olduğu herkes tarafından açıkça görülüyor. Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sayın Cevdet Yılmaz’a; kamu personel alım sistemi, memurların genel hakları ve yasaklar, kamu personel rejiminde statüler, mali ve sosyal haklar, emeklilik sistemi, kapsayıcı merkezi yönetim, 1. Dereceye 3600 ek gösterge, görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavları, 4688 sayılı Kanun’un değiştirilmesi, çözüm bekleyen genel sorunlar başlıkları çerçevesinde kamunun genel fotoğrafını ifade ederek sorunlar ve çözüm önerilerimizi ilettik. Toplu sözleşme masasında bugüne kadar birçok konu başlığında emsali olmayan ve ilk örneklerini teşkil eden kazanımlar elde ettik." "Cumhurbaşkanı Yardımcımız Yılmaz‘a ilgileri için teşekkür ediyorum" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’a ilgisi için teşekkür eder Yalçın, "Fakat hem sendikal Kanunun eksikleri hem de sürenin yetersizliği nedeniyle mevcut eksiklikler giderilememiştir. Kamu Personel Sistemi’nde yapılacak değişikliğe uygun olarak 4688 sayılı Kanunun kapsamı genişletilmeli, süresi artırılmalı, günlük tutanak getirilmeli, hakem heyeti tarafsız ve adil olmalı, grev hakkı verilmeli, emekli kamu görevlileri örgütlenmeli ve ILO normlarına uygun hale getirilmelidir. Yetkili Konfederasyonun katılımıyla personel sistemi ele alınmalı, sorunlar geçici ya da lokal düzenlemelerle değil bütüncül bakış açısıyla çözülmelidir. Cumhurbaşkanı Yardımcımız Cevdet Yılmaz‘a ilgileri için teşekkür ediyorum" dedi.
Dışişleri Bakanlığı: "Avrupa Parlamentosu dahil hiçbir yabancı kurum ülkemizdeki adli süreçlere müdahale edemez"
13 Şubat 2026 Cuma - 19:24 Dışişleri Bakanlığı: "Avrupa Parlamentosu dahil hiçbir yabancı kurum ülkemizdeki adli süreçlere müdahale edemez" Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, "Avrupa Parlamentosu dahil, hiçbir yabancı kurum, ülkemizde yürütülen adli süreçlere müdahale edemez" denildi. Dışişleri Bakanlığından, Avrupa Parlamentosu tarafından kabul edilen kararlarla ilgili açıklama yapıldı. Açıklamada, "’Kuzeydoğu Suriye’deki durum’ konulu karar, Suriye’nin yeniden kendi ayakları üzerinde durmasında ve istikrarının tesisinde Türkiye’nin rolünü göz ardı etmektedir. Avrupa Parlamentosu’na, yanlış ve art niyetli kararlar almak yerine, sahadaki gerçekler ile Suriye’nin ve Suriyelilerin beklentilerini anlayabilmek için daha fazla gayret sarf etmesi tavsiyesinde bulunuyoruz" ifadelerine yer verildi. Avrupa Parlamentosu’na Türkiye aleyhindeki çabalara alet olmama çağrısı yapılan açıklamada, "’Türkiye’de yabancı gazetecilerin ve yabancı Hristiyanların hedefli şekilde sınır dışı edilmesi’ konulu kararda, ülkemizdeki ifade ve din özgürlüğüne yönelik olarak öne sürülen iddialar gerçeklerle bağdaşmamaktadır. Avrupa Parlamentosu dahil, hiçbir yabancı kurum, ülkemizde yürütülen adli süreçlere müdahale edemez. Söz konusu kararlar, Türkiye-AB ilişkilerini geliştirme çabalarının ruhuna da ters düşmektedir. Avrupa Parlamentosu’nu, ülkemiz aleyhindeki çabalara alet olmak ve iç işlerimize müdahaleye yeltenmek yerine, Türkiye-AB ilişkileri için yapıcı adımlar atmaya çağırıyoruz" denildi.
Savunma Sanayii Başkanı Görgün: "KAAN, kalkınma ve teknoloji hamlesi niteliği taşıyan stratejik bir projedir"
13 Şubat 2026 Cuma - 18:25 Savunma Sanayii Başkanı Görgün: "KAAN, kalkınma ve teknoloji hamlesi niteliği taşıyan stratejik bir projedir" Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, KAAN hangarını ziyaretinde, "KAAN, altyapımızı, insan kaynağımızı ve teknoloji birikimimizi aynı anda güçlendiren bir katalizör görevi de görmektedir. Bu çerçevede KAAN, kalkınma ve teknoloji hamlesi niteliği taşıyan stratejik bir projedir" dedi. Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, KAAN hangarını ziyaret ederek gelişmeler hakkında bilgi aldı. Görgün, "Bugün, Milli Muharip Uçak KAAN Projesinde çok kıymetli bir adıma daha hep birlikte şahitlik ediyoruz. Tam Boy Statik testlerde kullanılacak uçağımızın hangardan çıkışı ile ilk uçuşlarını yapan prototipimizin, bundan sonraki uçuşunu yapacak olan ikinci prototipimizle birlikte aynı karede yer alacak olmaları, hem önemli bir teknik aşamayı ifade etmekte hem de binlerce insanın emeğinin somut bir göstergesi olarak karşımıza çıkmaktadır. KAAN, bir uçağın ötesinde, Türkiye’nin mühendislik gücünün ve bağımsız savunma iradesinin simgesidir. Bu projede hedefimiz; Türk Hava Kuvvetlerimizin envanterinde uzun yıllar görev yapacak yeni nesil muharip bir uçağı özgün olarak geliştirmek ve ülkemizin kabiliyetlerini daha da ileri taşımaktır" dedi. "Savaş uçaklarının operasyonel kabiliyet geliştirme çalışmalarını yapıyoruz" KAAN’ın teknik detaylarından bahseden Görgün, "KAAN’ımızın teknik kabiliyetlerine baktığınızda; ulaşacağı hızdan görünmezlik teknolojisine, elektronik harp yeteneğinden çoklu görev kabiliyetlerine kadar, dünyada sayısı bir elin parmakları kadar olan seçkin muharip uçak sınıfının bir üyesi olacağını söylemek mümkündür. Düşük görünürlük, dahili silah yuvaları, gelişmiş aviyonik mimari, artırılmış durumsal farkındalık ve sensör füzyonu gibi kabiliyetlerle hem hava-hava hem hava-yer görevlerinde üstün performans elde edilecektir. Bugün geldiğimiz noktada, geliştirme, test ve üretim adımlarını eş zamanlı olarak yürütüyoruz. 2024’te ilk uçuşunu yapan hızlı prototipimiz sonrasında geliştirme ve üretim süreçleri aralıksız şekilde ilerlemiştir. Bununla birlikte eş zamanlı olarak insanlı-insansız savaş uçaklarının operasyonel kabiliyet geliştirme çalışmalarını yapıyoruz" ifadelerini kullandı. "KAAN, kalkınma ve teknoloji hamlesi niteliği taşıyan stratejik bir projedir" KAAN’ın, kalkınma ve teknoloji hamlesi niteliği taşıyan stratejik bir proje olduğuna dikkati çeken Görgün, şunları kaydetti: "Statik test prototipimizin üretiminin tamamlanmasıyla birlikte; tasarımdan üretime, üretimden doğrulamaya uzanan sürecin olgunlaşma yolunda nasıl ilerlediğini hep birlikte görmekteyiz. Yerli motorumuzun geliştirilmesi başta olmak üzere kabiliyet artırımlarıyla fazlı olarak geliştirdiğimiz KAAN, her geçen gün kabiliyetlerine ve ülkemiz savunma ve havacılık sanayi altyapısına yenilerini ekleyerek ülkemizi dünyada sayılı ülkeler ligine taşımaktadır. KAAN, uzun soluklu bir teknoloji programında bir ürün olmanın yanında; tasarım, üretim, test altyapısı ve insan kaynağını eşgüdümlü biçimde birlikte yürüten; altyapımızı, insan kaynağımızı ve teknoloji birikimimizi aynı anda güçlendiren bir katalizör görevi de görmektedir. Bu çerçevede KAAN, kalkınma ve teknoloji hamlesi niteliği taşıyan stratejik bir projedir." "KAAN’ın, geniş bir ekosistemin başarısı olduğunu özellikle vurgulamak isterim" KAAN’ın, geniş bir ekosistem başarısı olduğunu vurgulayan Görgün, "Bu hamlenin en kritik aşamalarından biri olan seri üretim faaliyetlerine dönük olarak da paralelde tüm hızıyla çalışmaktayız. KAAN’ın, geniş bir ekosistemin başarısı olduğunu özellikle vurgulamak isterim. KAAN’ın yerli tedarik zinciri bugün 20’den fazla şehirde, 300’den fazla firmayla, 5 binden fazla çalışandan oluşmaktadır. Bu vesileyle emeği geçen tüm mühendislerimize, teknisyenlerimize ve paydaşlarımıza teşekkür ediyorum. Rabbim emeklerini bereketlendirsin. Önümüzdeki dönemde de test, kalifikasyon ve üretim hazırlıklarını aynı kararlılıkla sürdürecek; KAAN’ı adım adım daha ileri kabiliyetlerle gök vatanımızla buluşturacağız. Allah’ın izniyle, Türkiye Yüzyılı’nda savunma sanayiinde tam bağımsızlık hedefimize kararlılıkla yürümeye devam edeceğiz" dedi.