Yerel Haberler
Ankara
Bakan Yumaklı: "Vatandaşlarımızın sağlıklı ve güvenilir gıda tüketmesi için Kurban Bayramı öncesinde yoğun bir denetim süreci başlattık" 22 Mayıs 2026 Cuma - 09:46:20 Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Kurban Bayramı öncesinde kasaplar ile tatlı, unlu mamuller, şeker ve şekerli mamullerin üretim ve satışını yapan işletmelere yönelik yoğun bir denetim süreci başlattıklarını belirterek, bu kapsamda 40 bine yakın gıda denetimi gerçekleştirdiklerini açıkladı. Bakan Yumaklı, yaptığı açıklamada vatandaşların sağlıklı ve güvenilir gıda tüketmeleri için Bakanlık olarak rutin faaliyetlerin yanı sıra, gıda tüketiminin arttığı dönemlerde ayrıca sektörel denetimler gerçekleştirdiklerine işaret etti. Kurban Bayramı öncesinde de yoğun bir süreç başlattıklarını vurgulayan Yumaklı, şu bilgileri verdi: "Ekiplerimiz ilk olarak kasaplık faaliyeti yapan işletmelere gitti. Buralarda kıyma makineleri, bıçaklar ve diğer ekipmanların temizlik ve dezenfeksiyon durumları ile uygun koşullarda muhafaza edilip edilmediğini inceliyorlar. Bayram sonuna kadar bu faaliyetlerine devam edecekler. Diğer yandan tatlı, unlu mamuller, şeker ve şekerli mamullerin üretim ve satışını yapan işletmelere yönelik kontrolleri de sıklaştırdık. Bunlarda ürünlerin son tüketim tarihleri, etiket bilgileri, katkı maddeleri, muhafaza koşulları, üretim ortamının hijyen durumu ve çalışan hijyeni gibi hususları ayrıntılı şekilde inceliyoruz. Bu faaliyetlerimize de bayram sonuna kadar devam edeceğiz. Ayrıca lokanta, restoran ve benzeri toplu tüketim işletmelerindeki kontrollere de ağırlık verdik. Şu ana kadar sadece bayrama yönelik 40 bine yakın gıda denetimi gerçekleştirdik." "Güvenilir gıda kırmızı çizgimizdir" Bakan Yumaklı, denetimlerin amacının işletmelere ceza yazmak değil, onlara yol göstermek, rehberlik etmek ve vatandaşların güvenilir gıdaya erişimini birlikte sağlamak olduğunu vurguladı. "Son denetimlerimizde işletmelerimizin ve esnafımızın kahir ekseriyetle kurallara uyduğunu görmek bizleri memnun etti" diyen Yumaklı, şöyle devam etti: "Elbette kurallara uymayanlara gerekli yaptırımlar uygulanmıştır ve uygulanmaya devam edilecektir. Ancak işini hakkıyla yapan esnafımıza ve işletmelerimize özellikle teşekkür etmek istiyorum. Hep söylediğimiz gibi güvenilir gıda bizim kırmızı çizgimizdir. Bundan asla taviz vermeden vatandaşımızın güvenli ve sağlıklı gıdaya ulaşması için 7/24 çalışacağız." En iyi denetçinin tüketicinin kendisi olduğunu belirten Bakan Yumaklı, vatandaşların gördükleri uygunsuzlukları "Güvenilir Gıda" mobil uygulaması üzerinden iletmeleri çağrısında bulundu. Yumaklı, Kurban Bayramı’nın başta Türkiye olmak üzere tüm İslam coğrafyasına huzur, sağlık ve esenlik getirmesini temenni ettiğini de belirtti.
22 Mayıs 2026 Cuma - 02:56 Özgür Özel: "Cumhuriyet Halk Partililer karar verene kadar hiçbir yere gitmiyorum" Özgür Özel, "Cumhuriyet Halk Partililer karar verene kadar bu binadayım, odamdayım, hiçbir yere gitmiyorum" dedi. Ankara BAM 36. Hukuk Dairesi tarafından, CHP kurultay davasında Özel ile parti yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırılmalarına, Kılıçdaroğlu ile yönetiminin görevi devralmasına karar vermesinin ardından CHP’de Merkez Yönetim Kurulu (MYK), parti Genel Merkez binasında Özgür Özel başkanlığında toplandı. Özel, basın toplantısının ardından Genel Merkeze gelen partililere hitap etti. Özel, "‘Cumhuriyet Halk Partisi kurulduğu gün gibi Türkiye’nin birinci partisi’ demiştim. İşte arkadaşlar, işte dostlar, oy verenler, vermeyenler, işte mesele budur. Güya suçumuz budur. Suçumuz kazanmak, suçumuz 47 yıl sonra birinci parti olmak, Bugün Atatürk’ün kurduğu partiye darbe girişimi yaşanmıştır" şeklinde konuştu. "Cumhuriyet Halk Partililer karar verene kadar hiçbir yere gitmiyorum" Gerekli planlamanın yapıldığını anlatan Özel, "Örgütlerimiz gerekli planlamayı yaptı. Baba ocağına sahip çıkmak için nöbetteyiz, direnişteyiz. Cumhuriyet Halk Partililer karar verene kadar bu binadayım, odamdayım, hiçbir yere gitmiyorum. Bu bir mücadeledir. Ancak bu ne Özgür Özel’in kişisel mücadelesidir ne benim arkamda yüzü size dönük, değişimin mimarlarının kendi kişisel ikbal mücadeleleridir. Biz, bize teklif edilen rahat, konforlu, ebedi muhalefet koltuklarını reddediyoruz." ifadelerini kullandı. "Omuz omuza bir mücadele için burada birlikteyiz" Özel açıklamasının devamında, "Partiye değil, ülkenin geleceğine sahip çıkmaya hazır mıyız? Bir büyük zaferi, bir büyük destanı benimle birlikte yazmaya var mısınız? Buradan sesimin ulaştığı, sesime kulak veren sözüme kıymet veren herkese sesleniyorum. Gün bugündür, dönem bu dönemdir. Önümüzdeki süreç, geleceği hep beraber kurtaracağımız, sonra bu büyük hikayeyi birlikte yazmakla kıvanç duyacağımız, çocuklarımıza, torunlarımıza bırakacağımız en büyük mirası hep birlikte yaşayacağımız günlerdeyiz. Çağrıldığınızda gelin, mücadeleye omuz verin, meydanları terk etmeyin. Onlar bir tek meydanlardan korkarlar. Buradan uyarıyorum. Ana muhalefet partisi Genel Başkanı olarak değil, muhalefetin her bir bileşenini, üyesine, sayısına, oyuna bakmadan kıymetli görerek ve ortak gelecek için birleşik mücadeleyi önemseyerek. En sağından en soluna kadar ama halk için, millet için mücadele eden herkesi kucaklayarak kimseye ağabeylik, patronluk taslamadan omuz omuza bir mücadele için burada birlikteyiz" açıklamasında bulundu. "Gerekirse hayatı durduracağız, ama teslim olmayacağız" Özel, meydanları terk etmeyeceklerini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: "Gerekirse hayatı durduracağız. Gerekirse tüketimden gelen gücümüzü kullanacağız. Ama teslim olmayacağız. Buradan sonra olacak hiçbir şeyin sorumlusu ben değilim. Sorumlusu bu darbecilerdir. Tek kural, tek istek, haklıyken haksız çıkmamaktır. Onun için güvenlik güçlerine karşı ya da çevredeki herkese karşı saygımızı, sevgimizi koruyarak ama kanunsuz emirlere, haksız bariyerlere, önümüze çıkan engellere de asla takılmayarak yürüyeceğiz. Buradan uyarıyorum. Şimdi baba evinin önündeyiz, şimdi 81 ilde illerin önündeyiz. Buradan demokratik tepkimizi gösteriyoruz. Şimdi nöbetçiler, görevlendirilenler dışındaki misafirleri selametle evlerine yolluyoruz. Ancak yarın mücadele için, direniş için, tarihe geçmek için çağrıldığınızda gelmeye hazır mısınız? Meydanları bırakmamaya hazır mısınız? Meydandan anlamazlarsa, yürüyüşe geçmeye hazır mısınız? O zaman şimdi gidin yatın, onlar düşünsün." dedi.
Dışişleri Bakanlığı: "Avrupa Parlamentosu dahil hiçbir yabancı kurum ülkemizdeki adli süreçlere müdahale edemez"
13 Şubat 2026 Cuma - 19:24 Dışişleri Bakanlığı: "Avrupa Parlamentosu dahil hiçbir yabancı kurum ülkemizdeki adli süreçlere müdahale edemez" Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, "Avrupa Parlamentosu dahil, hiçbir yabancı kurum, ülkemizde yürütülen adli süreçlere müdahale edemez" denildi. Dışişleri Bakanlığından, Avrupa Parlamentosu tarafından kabul edilen kararlarla ilgili açıklama yapıldı. Açıklamada, "’Kuzeydoğu Suriye’deki durum’ konulu karar, Suriye’nin yeniden kendi ayakları üzerinde durmasında ve istikrarının tesisinde Türkiye’nin rolünü göz ardı etmektedir. Avrupa Parlamentosu’na, yanlış ve art niyetli kararlar almak yerine, sahadaki gerçekler ile Suriye’nin ve Suriyelilerin beklentilerini anlayabilmek için daha fazla gayret sarf etmesi tavsiyesinde bulunuyoruz" ifadelerine yer verildi. Avrupa Parlamentosu’na Türkiye aleyhindeki çabalara alet olmama çağrısı yapılan açıklamada, "’Türkiye’de yabancı gazetecilerin ve yabancı Hristiyanların hedefli şekilde sınır dışı edilmesi’ konulu kararda, ülkemizdeki ifade ve din özgürlüğüne yönelik olarak öne sürülen iddialar gerçeklerle bağdaşmamaktadır. Avrupa Parlamentosu dahil, hiçbir yabancı kurum, ülkemizde yürütülen adli süreçlere müdahale edemez. Söz konusu kararlar, Türkiye-AB ilişkilerini geliştirme çabalarının ruhuna da ters düşmektedir. Avrupa Parlamentosu’nu, ülkemiz aleyhindeki çabalara alet olmak ve iç işlerimize müdahaleye yeltenmek yerine, Türkiye-AB ilişkileri için yapıcı adımlar atmaya çağırıyoruz" denildi.
Savunma Sanayii Başkanı Görgün: "KAAN, kalkınma ve teknoloji hamlesi niteliği taşıyan stratejik bir projedir"
13 Şubat 2026 Cuma - 18:25 Savunma Sanayii Başkanı Görgün: "KAAN, kalkınma ve teknoloji hamlesi niteliği taşıyan stratejik bir projedir" Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, KAAN hangarını ziyaretinde, "KAAN, altyapımızı, insan kaynağımızı ve teknoloji birikimimizi aynı anda güçlendiren bir katalizör görevi de görmektedir. Bu çerçevede KAAN, kalkınma ve teknoloji hamlesi niteliği taşıyan stratejik bir projedir" dedi. Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, KAAN hangarını ziyaret ederek gelişmeler hakkında bilgi aldı. Görgün, "Bugün, Milli Muharip Uçak KAAN Projesinde çok kıymetli bir adıma daha hep birlikte şahitlik ediyoruz. Tam Boy Statik testlerde kullanılacak uçağımızın hangardan çıkışı ile ilk uçuşlarını yapan prototipimizin, bundan sonraki uçuşunu yapacak olan ikinci prototipimizle birlikte aynı karede yer alacak olmaları, hem önemli bir teknik aşamayı ifade etmekte hem de binlerce insanın emeğinin somut bir göstergesi olarak karşımıza çıkmaktadır. KAAN, bir uçağın ötesinde, Türkiye’nin mühendislik gücünün ve bağımsız savunma iradesinin simgesidir. Bu projede hedefimiz; Türk Hava Kuvvetlerimizin envanterinde uzun yıllar görev yapacak yeni nesil muharip bir uçağı özgün olarak geliştirmek ve ülkemizin kabiliyetlerini daha da ileri taşımaktır" dedi. "Savaş uçaklarının operasyonel kabiliyet geliştirme çalışmalarını yapıyoruz" KAAN’ın teknik detaylarından bahseden Görgün, "KAAN’ımızın teknik kabiliyetlerine baktığınızda; ulaşacağı hızdan görünmezlik teknolojisine, elektronik harp yeteneğinden çoklu görev kabiliyetlerine kadar, dünyada sayısı bir elin parmakları kadar olan seçkin muharip uçak sınıfının bir üyesi olacağını söylemek mümkündür. Düşük görünürlük, dahili silah yuvaları, gelişmiş aviyonik mimari, artırılmış durumsal farkındalık ve sensör füzyonu gibi kabiliyetlerle hem hava-hava hem hava-yer görevlerinde üstün performans elde edilecektir. Bugün geldiğimiz noktada, geliştirme, test ve üretim adımlarını eş zamanlı olarak yürütüyoruz. 2024’te ilk uçuşunu yapan hızlı prototipimiz sonrasında geliştirme ve üretim süreçleri aralıksız şekilde ilerlemiştir. Bununla birlikte eş zamanlı olarak insanlı-insansız savaş uçaklarının operasyonel kabiliyet geliştirme çalışmalarını yapıyoruz" ifadelerini kullandı. "KAAN, kalkınma ve teknoloji hamlesi niteliği taşıyan stratejik bir projedir" KAAN’ın, kalkınma ve teknoloji hamlesi niteliği taşıyan stratejik bir proje olduğuna dikkati çeken Görgün, şunları kaydetti: "Statik test prototipimizin üretiminin tamamlanmasıyla birlikte; tasarımdan üretime, üretimden doğrulamaya uzanan sürecin olgunlaşma yolunda nasıl ilerlediğini hep birlikte görmekteyiz. Yerli motorumuzun geliştirilmesi başta olmak üzere kabiliyet artırımlarıyla fazlı olarak geliştirdiğimiz KAAN, her geçen gün kabiliyetlerine ve ülkemiz savunma ve havacılık sanayi altyapısına yenilerini ekleyerek ülkemizi dünyada sayılı ülkeler ligine taşımaktadır. KAAN, uzun soluklu bir teknoloji programında bir ürün olmanın yanında; tasarım, üretim, test altyapısı ve insan kaynağını eşgüdümlü biçimde birlikte yürüten; altyapımızı, insan kaynağımızı ve teknoloji birikimimizi aynı anda güçlendiren bir katalizör görevi de görmektedir. Bu çerçevede KAAN, kalkınma ve teknoloji hamlesi niteliği taşıyan stratejik bir projedir." "KAAN’ın, geniş bir ekosistemin başarısı olduğunu özellikle vurgulamak isterim" KAAN’ın, geniş bir ekosistem başarısı olduğunu vurgulayan Görgün, "Bu hamlenin en kritik aşamalarından biri olan seri üretim faaliyetlerine dönük olarak da paralelde tüm hızıyla çalışmaktayız. KAAN’ın, geniş bir ekosistemin başarısı olduğunu özellikle vurgulamak isterim. KAAN’ın yerli tedarik zinciri bugün 20’den fazla şehirde, 300’den fazla firmayla, 5 binden fazla çalışandan oluşmaktadır. Bu vesileyle emeği geçen tüm mühendislerimize, teknisyenlerimize ve paydaşlarımıza teşekkür ediyorum. Rabbim emeklerini bereketlendirsin. Önümüzdeki dönemde de test, kalifikasyon ve üretim hazırlıklarını aynı kararlılıkla sürdürecek; KAAN’ı adım adım daha ileri kabiliyetlerle gök vatanımızla buluşturacağız. Allah’ın izniyle, Türkiye Yüzyılı’nda savunma sanayiinde tam bağımsızlık hedefimize kararlılıkla yürümeye devam edeceğiz" dedi.
Meclis Başkanvekili Bozdağ’dan bakanların yemin töreninde yaşananlara ilişkin açıklama
13 Şubat 2026 Cuma - 15:01 Meclis Başkanvekili Bozdağ’dan bakanların yemin töreninde yaşananlara ilişkin açıklama TBMM Başkanvekili ve AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Bekir Bozdağ, İçişleri ve Adalet Bakanı’nın Meclis’teki yemin töreninde yaşananlara ilişkin, "TBMM Başkanvekili olarak Genel Kurul’da yaptığım yönetim, Anayasa ve İçtüzük’ün bu âmir hükümlerine uygundur. Anayasa ve İçtüzük hükümlerine aykırı bir iş ve işlem yapılmamıştır" açıklamasını yaptı. Bekir Bozdağ X hesabından yaptığı paylaşımda, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Anayasa’nın kendisine verdiği yetkileri kullanmış, Adalet Bakanı olarak Akın Gürlek’i, İçişleri Bakanı olarak Mustafa Çiftçi’yi atamıştır. Her iki bakanın atanmasına dair Cumhurbaşkanlığının 10 Şubat 2026 tarihli ve 2026/51 sayılı kararı, 11 Şubat 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanmış ve yürürlüğe girmiştir. Cumhurbaşkanımız, yeni atanan bakanlarımızın Anayasa ve İçtüzük’e uygun yemin etmeleri için Cumhurbaşkanlığı Tezkeresi’ni TBMM Başkanlığına göndermiştir. İçtüzük’e göre, ’Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar, atandıkları tarihten sonra yapılan ilk birleşimde andiçerler.’ (İçtüzük, 3/6) TBMM Başkanvekili olarak Genel Kurul’da yaptığım yönetim, Anayasa ve İçtüzük’ün bu âmir hükümlerine uygundur. Anayasa ve İçtüzük hükümlerine aykırı bir iş ve işlem yapılmamıştır" ifadelerine yer verdi. Bozdağ’ın açıklamasının devamı şöyle: "Meclis yönetimi sırasında divanda görev alan Meclis kâtiplerinden birinin muhalefetten olması, İçtüzük emri değil teamül gereğidir. Ancak muhalefeti temsilen divanda görev yapan kâtip üyenin Meclis Başkanvekilinden izin istemesi ve yerine iktidar grubundan bir kâtip üyeyiyi önermesi halinde her iki kâtip üyenin iktidar grubundan olması da Meclis teamülüdür. İçtüzük’te hüküm bulunmayan hallerde Meclis temülü, İçtüzük hükmü gibi uygulanır. Bu konu tartışma dışıdır. CHP grubu adına divanda görev yapan kâtip üyemiz ve Hatay Milletvekilimiz Nermin Yıldırım Kara yanıma geldi, belli bir süre divandan ayrılmak için izin istedi. Ben de kendisine ’yerine birini buldun mu’ diye sordum. O da AK Parti grubundan kâtip üyemiz ve Adıyaman Milletvekilimiz İshak Şan’a rica ettiğini, yerine onun görev yapacağını söyledi. Ben de izin verdim. Kaldı ki bu, ihtiyaç halinde sürekli uygulanagelen bir teamüldür." Açıklamasında bakanların andiçme metinlerinin Meclis tutanaklarında yer almayacağını kaydeden Bozdağ, "Tutanaklarda sadece ’andiçti’ kaydı yer alır. Bugüne kadar yapılmış tüm milletvekili ve bakan andiçmeleri tutanaklarda bu şekilde kayıtlıdır. Bunun aksini iddia edeni, tutanaklar tekzip etmektedir. Andiçme sırasında benim Meclis Başkanvekili olarak Genel Kurul’u yönetmem, planlı değildir. Meclis Başkanvekili Pervin Buldan; salı günü beni aradı, Cumhurbaşkanımızın çarşamba günü saat 14.00’e kendilerine randevu verdiğini, Meclis Başkanvekili Celal Adan’a önce rica ettiğini, ancak onun cenazesi olması hasebiyle yapamayacağını söylediğini bana ilettikten sonra görüşme bitene kadar Genel Kurulu yönetmemi rica etti. Ben de ricasını kabul ettim. Bu sırada bakanların ataması söz konusu değildi. Meclis Başkanvekili Pervin Buldan, dünkü Meclis Genel Kurulu’nda bu gerçeği bütün açıklığıyla anlattı. Bu hakikatin dışında dile getirilen iddialar, zandır ve asılsızdır. Meclis’in çalıştığı günlerde Divanın arkasındaki başkan ve başkanvekillerinin kullandığı çalışma odalarında danışma kurulu toplantıları ve daha birçok istişare toplantıları yapılır. Burada pek çok ihtilaf, Meclis’in mehabetine ve saygınlığına uygun çözüme kavuşturulur. O gün, önce danışma kurulunda, sonra da yemin öncesi verdiğim arada konuyu tekrar gündem yaptım, Genel Kurul’da Meclisimize yakışmayacak görüntülere izin vermeyelim, itirazlarımızı yapalım, demokratik tepkimizi ortaya koyalım, bunlar zaten hepimizin demokratik hakkıdır, andiçmeyi engelleyecek bir girişimde bulunmayalım, dedim. Ama bir uzlaşma maalesef sağlanamadı" dedi. Bozdağ açıklamasının sonunda, "Daha sonra AK Parti Grup Başkanımız Abdullah Güler ve AK Parti Grup Başkanvekilimiz Abdülhamit Gül ile CHP Grup Başkanvekilleri Murat Emir ve Ali Mahir Başarır özel bir görüşme yaptılar. Görüşme uzayınca ben de yanlarına gittim. İstişare ve uzlaşma arayışları devam etti. Ama işin sonunda bir uzlaşma maalesef çıkmadı. Bunun üzerine Meclis Başkanvekili olarak Anayasa ve İçtüzük’ün bana verdiği yetkileri kullandım, andiçmeyi Anayasa ve İçtüzük’ün âmir hükümlerine göre yaptırdım" ifadelerini kullandı.
Bakan Bolat: "2025 yılındaki bu gurur tablosu, 2026’daki daha büyük başarılarımızın teminatıdır"
13 Şubat 2026 Cuma - 14:46 Bakan Bolat: "2025 yılındaki bu gurur tablosu, 2026’daki daha büyük başarılarımızın teminatıdır" Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) Aralık 2025 dönemine ilişkin ödemeler dengesi verilerini değerlendiren Bolat, "2025 yılındaki bu gurur tablosu, 2026’daki daha büyük başarılarımızın teminatıdır" dedi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, sosyal medya hesabından Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) Aralık 2025 dönemine ilişkin ödemeler dengesi verilerini değerlendirdi. Türkiye’nin küresel ticaret arenasındaki gücüne değinen Bolat, hizmet ihracatında elde ettiği tarihi başarıyla bir kez daha tescil ettiğini söyledi. Türkiye’nin 2026 vizyonu ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2026 yılı için belirlediği 128 milyar dolarlık yeni ihracat hedefi kapsamında, sektörlerin sorunlarını, taleplerini ve sektörel gelişmeleri istişare ettiklerini hatırlatan Bolat, "Türkiye’de 2025 yılı itibarıyla hizmetler sektörünün Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH) içindeki payının yüzde 61,5’e ulaşırken; 21,5 milyon kişilik istihdam hacmiyle toplam istihdamın yüzde 65’ini oluşturmuştur. Ülkemizin hizmetler ihracatı, 2025 yılı içerisinde bir önceki yıla göre yüzde 4,61 oranında artarak 122,6 milyar dolara ulaşmıştır. Aynı dönemde hizmetler ithalatımız ise 59,1 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. 2025 yılında hizmetler dış ticaretinde net 63,5 milyar dolarlık fazla elde edinmiştir. 2025 yılı içerisinde, hizmetler ihracatı/ithalatı dengemiz, önceki yıla göre yüzde 3,49’luk bir artış kaydetmiş bulunmaktadır" ifadelerine yer verdi. Tüm hizmet sektörler komiteleriyle birlikte, pazar çeşitliliğini artırarak Türkiye’nin refahına ve büyümesine en yüksek katkıyı sağlamaya devam edeceklerini dile getiren Bolat, "2025 yılındaki bu gurur tablosu, 2026’daki daha büyük başarılarımızın teminatıdır" dedi.