Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Ankara
Kılıçdaroğlu’nun basın danışmanı: "Kılıçdaroğlu, en uygun zamanda partiyi kurultaya götürmekle ilgili niyetini Özel’e iletti"
22 Mayıs 2026 Cuma - 21:46:09
Kemal Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel’in telefonda görüştüğünü belirten Kılıçdaroğlu’nun basın danışmanı Atakan Sönmez, Kılıçdaroğlu’nun en uygun zamanda partiyi kurultaya götürme niyetini Özel’e ilettiğini belirtti.
22 Mayıs 2026 Cuma - 21:45
Sumud Filosu’nda İsrail güçleri tarafından alıkonulan HAK-İŞ Genel Başkanı Arslan, konfederasyon tarafından karşılandı
Sumud Filosu’nda İsrail güçleri tarafından alıkonulan Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (HAK-İŞ) Genel Başkanı Mahmut Arslan ve HAK-İŞ Genel Sekreter Yardımcısı Fatma Zengin, Türkiye’ye dönüşlerinin ardından HAK-İŞ Konfederasyonu tarafından karşılandı. Gazze’ye insani yardım götürmek için Global Sumud Filosu ile çıktığı yolculuğunda İsrail saldırısıyl alıkonulan HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan ve HAK-İŞ Genel Sekreter Yardımcısı Fatma Zengin, diplomatik girişimler sonucunda Türkiye’ye getirildi. HAK-İŞ’e bağlı sendika başkanları ve üyeleri tarafından karşılanan Arslan, yaptığı konuşmada, dünyanın Sumud Filosu’nda yaşananları bilmesi gerektiğinin altını çizdi. Arslan, "Bunu teşkilatlarımızın dünyanın bilmesi gerekiyor. Gerçekten Sumud için Siyonist devletinin yapmış olduğu hazırlıklar bir plan dahilinde yapılmış. Gemilere müdahaleden başlayarak sınır dışı edildiğimiz saate kadar her şey planlanmıştı. Bir dakikası bile boş geçmeyen işkenceler, hakaretler, aşağılanmalar, bir insana yapılmaması gereken ne varsa hepimize uygulandığı bir süreç yaşadık. Bunların böyle olduğunu biliyorduk. Ama bu kadar olduğunu bilmiyorduk. Geçen yıl Sumud 1’de yaşananların on katı değil yüz katını yaşattılar. Neden? Sumud onlar için büyük bir baş belası. Sumud bir ateşkesin kısmen de olsa sağlanmasını gerçekleştirmişti. Yardımların kısmen de olsa gitmesini sağlamıştı. Uluslararası toplumun Filistin konusunda inanılmaz duyarlılık oluşturmuştu. Ve bütün dünya ayağa kalkmıştı" dedi. "Amacımız, bir duruş ortaya koymak ve bunun karşılığında onurumuzu, yerlere süründürmeden dik durabilmekti" Sumud’un İsrail güçlerine karşı olan duruşuna değinen Arslan, "Ama Sumud’un ilkesi şu; ‘asla karşılık vermeyeceğiz, asla şiddete eğilim göstermeyeceğiz, asla gözlerine bakmayacağız, asla onlarla bir münakaşaya girmeyeceğiz’. Çünkü bunları yaparsanız Fatma gibi daha çok dayak yiyorsunuz. Daha fazla hakaret görüyorsunuz. Daha fazla işkence görüyorsunuz. Bizim oradaki amacımız, bir duruş ortaya koymak, o duruşumuzun karşılığında onurumuzu, haysiyetimizi, kişiliğimizi asla yerlere süründürmeden dik durabilmekti" ifadelerine yer verdi. Sumud 2 misyonunun daha Gazze’ye ulaşamadan uluslararası kamuoyunda büyük etki oluşturduğunu ifade eden Arslan, dünyanın birçok ülkesinde halkların Filistin için meydanlara çıktığını söyledi. Arslan, Batılı halkların hükümetlerinin baskılarına rağmen Filistin için ses yükselttiğini belirterek, Sumud misyonuna katılan yüzlerce aktivistin büyük bölümünün İslam dünyasından olmadığına dikkati çekti. "Şov yapmak için değil, Filistin için gittik" Arslan, Sumud yolculuğunun herhangi bir gösteri amacı taşımadığını ve kamuoyuyla önceden paylaşmadığını söyleyerek, "Amacımız Filistinli kardeşlerimizin acılarını dindirmek. Onların yaşadığı zorlukları görüp bunu sizinle paylaşıp daha fazlasını yapmayı istemek. Derdimiz bu, şov yapmak değil. Şov yapmak istesek bir ay önceden propaganda yapardık. Ailemin dışında kimseye paylaşmadık. Yönetim kurulundaki arkadaşlarımıza son gün söyledim. Neden? Çünkü bu istismar edilsin istemedik" diye konuştu. "Gazze’nin düşmemesi, Filistin’in özgür olması gerekiyor" Filistin halkının yaşadığı zulmün tüm insanlığın ortak meselesi olduğunun altını çizen Arslan, "Filistin için kim bir tuğla koymuşsa kendimizi ondan ayrı görmüyoruz. Ama HAK-İŞ herkesten daha fazlasını yapmak zorunda. Herkesten daha fazla fedakarlık, herkesten daha fazla mücadele etmek zorunda. Çünkü konfederasyonumuzun bu konuda kararları var. Bulunduğumuz illerde, il başkanlıklarımızda, şube başkanlıklarımızda, sendikalarımızda Filistin’i ve Gazze’yi girinti gündeminiz yapın. Gazze tamamen düşerse biliniz İstanbul düşer arkadaşlar. Bu siyonist katillerin esas hedefi Türkiye. O yüzden Gazze’nin düşmemesi, Filistin’in özgür olması gerekiyor" değerlendirmesinde bulundu. Arslan, Gazze’de yaşanan insanlık dramının yalnızca konuşularak geçiştirilemeyeceğini belirterek, herkesin daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini ifade etti. Gazze’de yaşananların yerinde görüldüğünde çok daha derinden hissedilebildiğini söyleyen Arslan, "Gazzeli kardeşlerimizin yaşadığı acıları yerinde görünce daha fazlasını yapmamız gerektiğini anladık. Lafla değil, bizzat mücadele ederek Filistin davasının yanında olmak zorundayız" şeklinde konuştu. Filistin konusunda dünyanın birçok ülkesinde büyük bir vicdani uyanış yaşandığını kaydeden Arslan, özellikle Batı toplumlarında Filistin’e destek gösterilerinin giderek büyüdüğünü ifade etti. Arslan, Avrupa’dan Amerika’ya, Kanada’dan Latin Amerika’ya kadar milyonlarca insanın Filistin için meydanlara çıktığını ve Batılı halkların kendi hükümetlerinin baskılarına rağmen Gazze halkının yanında durduğunu söyledi. Ayrıca Sumud misyonuna katılan yüzlerce aktivistin büyük bölümünün İslam dünyasından olmadığını ifade eden Arslan, farklı inanç ve kültürlerden insanların Gazze için ortak vicdanda buluştuğunu belirtti. Arslan, Gazze halkının Türkiye’ye büyük umut bağladığını belirterek, "Türkiye bu sorumluluğunun farkında olmak zorunda. Biz farkındayız çok şükür. Devletimiz farkında, milletimiz farkında daha fazlasını yapmamız gerekiyor. Onun için biz Sumud’a katılarak bu hainlerin, bu katillerin Gazzeli, Filistinli kardeşlerimize 80 yıldır neler yaptıklarını deneyimledik. Bizi iki gün dayanamayan arkadaşlarımız iki üç gün sabredemeyen arkadaşlarımızın yerinde 80 yıllık Gazze’de yaşayan biri olsanız nasıl olur?" dedi. Arslan, süreç boyunca Türkiye Cumhuriyeti’nin ortaya koyduğu diplomatik irade ve dayanışmanın uluslararası aktivistler açısından büyük anlam taşıdığını belirtti. Ketziot Hapishanesi’nden çıkarıldıktan sonra havalimanında ilk olarak Türk Hava Yolları uçaklarını gördüklerini ifade eden Arslan, bu tablonun kendileri için büyük gurur kaynağı olduğunu söyledi. Türk Hava Yolları’nın yalnızca Türkiye vatandaşlarını değil yüzlerce aktivisti ülkelerine ulaştırdığını belirten Arslan, "Sayın Cumhurbaşkanımıza ve Türk Hava Yolları’na bir kez daha teşekkür ediyoruz" dedi. Türkiye’nin Filistin meselesindeki tarihi sorumluluğuna dikkat çeken Arslan, Türkiye’nin hem diplomatik hem de insani anlamda daha güçlü olması gerektiğini ifade etti. HAK-İŞ Genel Sekreter Yardımcısı Fatma Zengin ise, yaklaşık 40 gün önce İtalya’dan yola çıktığını belirterek, Sumud misyonunun sabır, direniş ve kararlılık üzerine kurulu olduğunu ifade etti. Dünyanın farklı ülkelerinden yüzlerce aktivistle birlikte Filistin halkına destek olmak için mücadele ettiklerini söyleyen Zengin, bu süreçte vicdan sahibi insanların din, dil, ırk ayrımı gözetmeden ortak bir dayanışma ortaya koyduğunu belirtti. Zengin, süreç boyunca uluslararası aktivistlerin en büyük güvencesinin Türkiye olduğunu belirterek, Türkiye’nin Filistin meselesindeki duruşunun dünya kamuoyunda büyük bir karşılık bulduğunu söyledi. Zengin, farklı ülkelerden aktivistlerin, "Ne olursa olsun Türkiye bizi kurtarır" diyerek Türkiye’ye duydukları güveni dile getirdiklerini ifade etti. Türk Hava Yolları uçaklarını gördükleri an büyük mutluluk yaşadıklarını belirten Zengin, başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere devlet yetkililerine ve Türk milletine teşekkür etti.
22 Mayıs 2026 Cuma - 21:22
Ankara’da uyuşturucu operasyonu: 3 kilo 240 gram kokain ele geçirildi
Ankara’nın Kahramankazan ilçesinde gerçekleştirilen operasyonda 3 kilo 240 gram kokain ele geçirildi. Kahramankazan Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Ankara Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından Ankara’nın Kahramankazan ilçesinde uyuşturucu madde kullanımı ve ticaretinin önlenmesine yönelik bugün operasyon gerçekleştirildi. Operasyon kapsamında 3 kilo 240 gram kokain ele geçirildi. Olayla ilgili olarak 1 şüpheli gözaltına alındı. Şüpheli şahıs hakkında "Uyuşturucu-Uyarıcı Madde Ticareti Yapma veya Sağlama" suçundan adli işlem başlatıldı. Emniyet ekipleri tarafından halkın huzur ve güvenliği için çalışmaların kararlılıkla devam edeceği vurgulandı.
22 Mayıs 2026 Cuma - 21:15
YSK, CHP’nin ’mutlak butlan’ itirazını reddetti
Yüksek Seçim Kurulu (YSK) Başkanı Serdar Mutta, CHP’nin ’mutlak butlan’ kararı sonrası itiraz başvurusuyla ilgili, "Kurulumuz, söz konusu taleplerin reddine karar vermiştir" dedi. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi tarafından Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) kurultay davasında, Özgür Özel ile parti yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırılmasına, Kemal Kılıçdaroğlu ile yönetiminin görevi devralmasına karar verilmişti. Kararın ardından CHP’nin YSK temsilcisi Mehmet Hadimi Yakupoğlu, sürece itiraz için YSK’ya başvurdu. Başvuru süreci ile ilgili açıklamalarda bulunan YSK Başkanı Serdar Mutta, CHP’nin yaptığı itirazların reddine oy birliği ile karar verildiğini belirtti. "Kurulumuza çeşitli dilekçeler sunulmuştur" CHP’nin sürece itiraz sürecinin sistem üzerinden kendilerine iletildiğini belirten Mutta, "Söz konusu karar, ilgili Bölge Adliye Mahkemesi Dairesi tarafından 21 Mayıs akşamı sistem üzerinden kurulumuza iletilmiştir. Bunun üzerine bugün gerçekleştirilen toplantıda şu kararlar oy birliğiyle alınmıştır; CHP YSK Temsilcisi Mehmet Hadimi Yakupoğlu imzasıyla Başkanlığımıza sunulan dilekçede, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin 21 Mayıs tarihli, 2026/32 Esas ve 2026/658 Karar sayılı ihtiyati tedbir kararının maddi ve hukuki açıdan uygulanmasının mümkün olmadığı belirtilmiştir. Dilekçede ayrıca, 21 Eylül 2025 tarihli CHP 22. Olağanüstü Kurultayı, 24 Eylül 2025 tarihli İstanbul İl Kongresi, 19 Ekim 2025 tarihli CHP İstanbul 39. Olağan İl Kongresi ile 28-30 Kasım 2025 tarihlerindeki CHP 39. Olağan Kurultayı’nda gerçekleştirilen seçimlerin geçerli olduğu ifade edilmiştir. Bunun yanında, 4-5 Kasım 2023 tarihlerindeki kurultayda seçilen delegelerin delegeliklerinin, Siyasi Partiler Kanunu uyarınca sona erdiği; yeni delegeler tarafından yapılan kongrelerde il ve ilçe seçim kurullarınca düzenlenen mazbataların geçerli olduğu ve kongre ile kurultaylarda seçilen kişilerin görevlerine devam ettiğinin, YSK’nın Anayasa’nın 79. maddesinden kaynaklanan tam kanunsuzluk yetkisi kapsamında tespit edilmesi talep edilmiştir. Kurulumuz, söz konusu taleplerin reddine karar vermiştir" diye konuştu. "Söz konusu kararlar, Kurulumuzun toplantısında oy birliğiyle alınmıştır" Bugünkü toplantıda sürece itirazın oy birliği ile reddedildiğinin altını çizen Mutta, "Öte yandan, CHP vekili Avukat Gökhan Sultan imzasıyla 22 Mayıs tarihinde sunulan dilekçede, Mehmet Hadimi Yakupoğlu’nun CHP YSK temsilciliği görevinin CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu tarafından sonlandırıldığı belirtilmiş; bu nedenle YSK’ya bilgileri ve onayları dışında yapılan tüm başvuruların işleme alınmaması ve dikkate alınmaması talep edilmiştir. Kurulumuz, birinci maddede verilen karar doğrultusunda bu talep hakkında ayrıca karar verilmesine yer olmadığına hükmetmiştir. Ayrıca, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi tarafından Kurul Başkanlığımıza gönderilen 21 Mayıs tarihli ve 2026/32 Esas sayılı yazı da değerlendirilmiştir. Yapılan incelemede, hukuk mahkemesi kararlarının icrası konusunda Kurulumuza anayasa ve yasalarla verilmiş herhangi bir görev veya yetki bulunmadığı tespit edilmiştir. Bu nedenle söz konusu yazının işlem yapılmaksızın iadesine karar verilmiştir. Söz konusu kararlar, Kurulumuzun toplantısında oy birliğiyle alınmıştır" şeklinde konuştu.
13 Şubat 2026 Cuma - 14:46
Bakan Bolat: "2025 yılındaki bu gurur tablosu, 2026’daki daha büyük başarılarımızın teminatıdır"
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) Aralık 2025 dönemine ilişkin ödemeler dengesi verilerini değerlendiren Bolat, "2025 yılındaki bu gurur tablosu, 2026’daki daha büyük başarılarımızın teminatıdır" dedi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, sosyal medya hesabından Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) Aralık 2025 dönemine ilişkin ödemeler dengesi verilerini değerlendirdi. Türkiye’nin küresel ticaret arenasındaki gücüne değinen Bolat, hizmet ihracatında elde ettiği tarihi başarıyla bir kez daha tescil ettiğini söyledi. Türkiye’nin 2026 vizyonu ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2026 yılı için belirlediği 128 milyar dolarlık yeni ihracat hedefi kapsamında, sektörlerin sorunlarını, taleplerini ve sektörel gelişmeleri istişare ettiklerini hatırlatan Bolat, "Türkiye’de 2025 yılı itibarıyla hizmetler sektörünün Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH) içindeki payının yüzde 61,5’e ulaşırken; 21,5 milyon kişilik istihdam hacmiyle toplam istihdamın yüzde 65’ini oluşturmuştur. Ülkemizin hizmetler ihracatı, 2025 yılı içerisinde bir önceki yıla göre yüzde 4,61 oranında artarak 122,6 milyar dolara ulaşmıştır. Aynı dönemde hizmetler ithalatımız ise 59,1 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. 2025 yılında hizmetler dış ticaretinde net 63,5 milyar dolarlık fazla elde edinmiştir. 2025 yılı içerisinde, hizmetler ihracatı/ithalatı dengemiz, önceki yıla göre yüzde 3,49’luk bir artış kaydetmiş bulunmaktadır" ifadelerine yer verdi. Tüm hizmet sektörler komiteleriyle birlikte, pazar çeşitliliğini artırarak Türkiye’nin refahına ve büyümesine en yüksek katkıyı sağlamaya devam edeceklerini dile getiren Bolat, "2025 yılındaki bu gurur tablosu, 2026’daki daha büyük başarılarımızın teminatıdır" dedi.
13 Şubat 2026 Cuma - 14:45
RTÜK Başkanı Daniş, Dünya Radyo Günü’nü kutladı
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Mehmet Daniş, 13 Şubat Dünya Radyo Günü dolayısıyla sosyal medya hesabından kutlama mesajı yayınladı. RTÜK Başkanı Daniş sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi: "13 Şubat Dünya Radyo Günü vesilesiyle; sesiyle mesafeleri aşan, toplumu bilgilendiren ve ortak hafızamızı yaşatan tüm radyo yayıncılarımızı gönülden tebrik ediyorum. Radyo; hızla değişen medya ortamında güvenilir haberciliğin, doğru ve tarafsız bilginin, toplumsal birlik ve beraberliğin güçlü bir taşıyıcısı olmaya devam etmektedir. RTÜK olarak sorumlu yayıncılığı esas alan bir yaklaşımla radyo yayıncılığının güçlenmesi için çalışmalarımızı sürdürüyoruz."
13 Şubat 2026 Cuma - 14:37
Bakan Şimşek: "Doğrudan yatırım girişleri, 10,7 milyar dolar ile son 10 yılın en yüksek seviyesine ulaştı"
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, "Finansman kalitesini iyileştiren ve üretim kapasitesini artıran gayrimenkul hariç doğrudan yatırım girişleri, 10,7 milyar dolar ile son on yılın en yüksek seviyesine ulaştı" dedi. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, sosyal medya hesabından Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) Aralık 2025 dönemine ilişkin ödemeler dengesi verilerini değerlendirdi. Zorlu küresel şartlara rağmen cari dengede sürdürülebilir seviyelerin korunduğunu işaret eden Şimşek, şu ifadelere yer verdi: "2023 ortasında yüzde 5’e ulaşan yıllık cari açığın milli gelire oranı 2024’te yüzde 0,8’e geriledi. 2025’te bu oranın yüzde 1,6 olmasını bekliyoruz. Tasarruf tercihlerinde önemli yeri olan altın hariç tutulduğunda, 2003-23 döneminde milli gelire oranla ortalama yüzde 3 açık gerçekleşirken 2024’te yüzde 0,2 fazla verdik. 2025 yılında ise yüzde 0,3 gibi sınırlı bir açık öngörüyoruz." "Doğrudan yatırım girişleri, 10,7 milyar dolar ile son on yılın en yüksek seviyesine ulaştı" Ekonomi programlarına duyulan güvenle dış finansmana erişimin güçlendiğini ve maliyetlerin de gerilediğini dikkati çeken Şimşek, "Reel sektör ve bankaların dış borç çevirme oranları 2025’te sırasıyla yüzde 221 ve yüzde 218 oldu. Finansman kalitesini iyileştiren ve üretim kapasitesini artıran gayrimenkul hariç doğrudan yatırım girişleri, 10,7 milyar dolar ile son on yılın en yüksek seviyesine ulaştı. 2026 yılında enerji fiyatlarındaki ılımlı seyrin, ana ticaret ortaklarımızda iyileşen görünümün ve destekleyici avro/dolar paritesinin sürdürülebilir cari denge hedefimize olumlu katkı vermesini öngörüyoruz. Cari dengedeki kazanımlarımızı kalıcı hale getirecek yapısal adımları hayata geçirmeye devam ediyoruz" açıklamasında bulundu.
13 Şubat 2026 Cuma - 14:14
Ayağından vince asılan zihinsel engelli vatandaşın aynı iş yerinde daha önce de darp edildiği ortaya çıktı
Ankara’da ayağından vince asılan engelli vatandaşın, iki yıl önce de aynı iş yerinde başka bir kişi tarafından darp edildiği anların görüntüsü ortaya çıktı.
13 Şubat 2026 Cuma - 14:11
Bakan Şimşek: "2023 ortasında yüzde 5’e ulaşan yıllık cari açığın milli gelire oranı 2024’te yüzde 0,8’e geriledi. 2025’te bu oranın yüzde 1,6 olmasını bekliyoruz."
Bakan Şimşek: "2023 ortasında yüzde 5’e ulaşan yıllık cari açığın milli gelire oranı 2024’te yüzde 0,8’e geriledi. 2025’te bu oranın yüzde 1,6 olmasını bekliyoruz."
13 Şubat 2026 Cuma - 14:10
Bakan Şimşek: "Finansman kalitesini iyileştiren ve üretim kapasitesini artıran gayrimenkul hariç doğrudan yatırım girişleri, 10,7 milyar dolar ile son 10 yılın en yüksek seviyesine ulaştı."
Bakan Şimşek: "Finansman kalitesini iyileştiren ve üretim kapasitesini artıran gayrimenkul hariç doğrudan yatırım girişleri, 10,7 milyar dolar ile son 10 yılın en yüksek seviyesine ulaştı."
13 Şubat 2026 Cuma - 14:03
TÜRMOB Başkanı Yıldız: "Kayıt dışı ekonomiyle mücadelenin güçlendirilmesi, bütçenin sürdürülebilirliğine katkı sağlayacak"
Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği (TÜRMOB) Genel Başkanı İrfan Hüseyin Yıldız, "Kamu harcamalarında etkinlik ve şeffaflığın artırılması, vergi tabanının genişletilmesi ve kayıt dışı ekonomiyle mücadelenin güçlendirilmesi, bütçenin sürdürülebilirliğine katkı sağlayacaktır" dedi. TÜRMOB Başkanı İrfan Hüseyin Yıldız, gerçekleştirdiği basın toplantısıyla ekonomi gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye ekonomisinin, son dönemde enflasyonla mücadele, faizler, kamu mali dengeleri, kayıt dışı ekonomi ve istihdam piyasasındaki gelişmeler çerçevesinde önemli bir eşikten geçtiğini vurgulayan Yıldız, TÜRMOB olarak ekonomik politikaların şeffaf, öngörülebilir ve kurumsal yapıyı güçlendiren bir çerçevede yürütülmesinin mali müşavirlik ve denetim mesleği açısından hayati öneme sahip olduğunu ifade etti. "Enflasyonla mücadelede kalıcı başarı sağlanabilmesi için öngörülebilirliğin güçlendirilmesi kritik önemde" Son dönemde enflasyon oranlarında gözlenen seyrin fiyat istikrarının halen ekonomi politikalarının merkezinde yer aldığını gösterdiğini aktaran Yıldız, "Enflasyonla mücadelede kalıcı başarı sağlanabilmesi için para politikası ile maliye politikasının uyumunun sürdürülmesi, kamuda sahici tasarruflara gidilmesi ve öngörülebilirliğin güçlendirilmesi kritik önemdedir. Enflasyonun düşeceğine ilişkin beklentilerin bozulması faizlerin indirilmesini de zorlaştırmaktadır" açıklamasında bulundu. "Milli gelire en büyük katkı hizmetler tarafından gelmektedir" Yıldız, milli gelirde kaydedilen büyüme oranlarının yanı sıra, büyümenin niteliği ve sürdürülebilirliğinin de yakından izlenmesi gerektiğini vurgulayarak, "Milli gelire en büyük katkı hizmetler tarafından gelmektedir. Üretim tarafının katkısı nispeten azalmıştır. Tüketim ağırlıklı büyüme yapısının yerini; üretim, yatırım, verimlilik artışı ve ihracat odaklı bir yapıya bırakması, orta ve uzun vadede makroekonomik dengelerin sağlanması açısından büyük önem taşımaktadır. Katma değerli ürün ve hizmet üretmenin önemi çok daha belirgin hale gelmiştir. Büyümenin bu şekilde desteklenmesi, ekonomik dayanıklılığı artıracaktır. Büyümenin niteliği, vergi politikalarının oluşturulmasını da etkileyecektir" ifadelerine yer verdi. "Kayıt dışı ekonomiyle mücadelenin güçlendirilmesi, bütçenin sürdürülebilirliğine katkı sağlayacak" Bütçe dengesinin sağlanması, ekonomik istikrarın temel unsurlarından biri olduğunun altını çizen Yıldız, "Bütçe gelir ve giderlerinin seyri, mali disiplinin korunması ve kaynakların etkin kullanımı açısından dikkatle değerlendirilmelidir. Kamu harcamalarında etkinlik ve şeffaflığın artırılması, genel kabul görmüş bütçe ilkelerinin ve denetiminin etkin olarak hayata geçirilmesi, vergi tabanının genişletilmesi ve kayıt dışı ekonomiyle mücadelenin güçlendirilmesi, bütçenin sürdürülebilirliğine katkı sağlayacaktır. Vergi, ödenebilir olmaktan çıkıp, katlanılmayacak bir yüke dönüşmemelidir" şeklinde konuştu. "Türkiye’de kara paranın aklanması olaylarının, MASAK tarafından takibi sıkılaştırılmakta" Yıldız, Türkiye’de kayıt dışı ekonominin, vergi tabanını daraltan, sosyal güvenlik sistemini zayıflatan ve rekabet eşitliğini bozan yapısal bir sorun olarak önemini koruduğunu ifade ederek, sözlerine şu şekilde devam etti: "TÜİK ve OECD verilerine göre son yıllarda Türkiye’de kayıt dışı istihdam oranında düşüş yaşansa da özellikle küçük ölçekli işletmeler, hizmet sektörü, tarım ve geçici çalışma alanlarında kayıt dışılık hala belirgin seviyededir. Kayıt dışı ekonomi; OECD ülkelerinde ortalama yüzde 15-20 civarında hesaplanırken, bu oranın Türkiye’de yüzde 25-30 civarında olduğu hesap ediliyor. Yüksek vergi ve prim yükleri, denetim kapasitesi, nakit ekonomisinin yaygınlığı, göç ve düşük vasıflı işgücü gibi faktörler kayıt dışılığı besleyen unsurlar arasında görünüyor. Ayrıca Türkiye’de kara paranın aklanması olayları, MASAK tarafından takibi sıkılaştırılmakta. Dijitalleşme, e-fatura/e-arşiv fatura uygulamaları, pos ve banka hareketlerinin izlenmesi gibi politikalar kayıt dışılığı azaltma yönünde ilerleme sağlasa da kalıcı çözüm için vergi sisteminin sadeleşmesi, işgücü maliyetlerinin dengelenmesi, kayıtlı olmayı teşvik eden mekanizmalar ve toplumsal vergi uyumunun artırılması kritik öneme sahip bulunmaktadır." "Türkiye’nin vergi reformuna ihtiyacı var" Konuşmasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Yıldız, Türkiye’de vergi sistemine ilişkin soruya, "Türkiye’de gerçekten vergi sistemi çok karmaşık hale geldi. Şöyle söyleyelim, ’bir şirket hangi vergi oranında, bir kurum hangi vergi oranında vergi ödeyecek’ diye sorsanız, eğer o şirket ihracatçıysa, aynı zamanda imalatçıysa, aynı zamanda teşvik belgeleri varsa inanın oranını söyleyemezsiniz. Yani bir saat çalışmanız lazım. Bu örnek bizde vergi sisteminin yamalı hale geldiğini gösteriyor. Bu taleplerimizi Cumhurbaşkanı Yardımcımız Cevdet Yılmaz’a sunduk. Bu alanda bir vergi reformu çalışmasının, TÜRMOB tarafından yapılmasını destekleyeceklerini, bu yönde çalışma yapmamızın faydalı olacağını, vergi sistemin sadeleştirmesi yönde bir çalışma yapmamızda büyük fayda olacağını söylediler. Tabii bu reform lafı söylendikçe yıpranıyor ama Türkiye’nin de buna ihtiyacı olduğu bir gerçek" diye konuştu.
13 Şubat 2026 Cuma - 13:49
Bakan Fidan, Slovenya Ulusal Meclisi Başkanı Zupançiç ile görüştü
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Slovenya Ulusal Meclisi Başkanı Urşka Zupançiç ile bir araya geldi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Slovenya Ulusal Meclisi Başkanı Urşka Zupançiç ile Ankara’da görüştü.
13 Şubat 2026 Cuma - 13:36
Dışişleri Bakanlığı kaynakları: "Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ürdünlü mevkidşı Ayman Safadi ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede Filistin başta olmak üzere bölgesel konular ele alındı."
Dışişleri Bakanlığı kaynakları: "Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ürdünlü mevkidşı Ayman Safadi ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede Filistin başta olmak üzere bölgesel konular ele alındı."
13 Şubat 2026 Cuma - 13:11
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Cari açık 2025 yılında 25,2 milyar dolar ile OVP tahminlerimizle uyumlu bir seviyede gerçekleşmiştir"
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Sürdürülebilir seviyelerde seyreden cari açık, azalan ülke risk primi ve artan ülke kredi not görünümü ile makro finansal istikrarımız güçlenmeye devam etmektedir. Cari açık 2025 yılında 25,2 milyar dolar ile Orta Vadeli Program (OVP) tahminlerimizle uyumlu bir seviyede gerçekleşmiştir" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, cari açığın azalan ülke risk primi ve artan ülke kredi not görünümü ile makro finansal istikrar ile güçlenmeye devam ettiğini ve cari açığın 2025 yılında 25,2 milyar dolar ile OVP tahminleriyle uyumlu seviyede seyir ettiğini belirtti. Ayrıca Yılmaz, cari açığın milli gelir oranının yaklaşık yüzde 1,5 seviyesine tekabül ettiğinin altını çizdi. Yılmaz, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, konuya ilişkin şu ifadelere yer verdi: "Sürdürülebilir seviyelerde seyreden cari açık, azalan ülke risk primi ve artan ülke kredi not görünümü ile makro finansal istikrarımız güçlenmeye devam etmektedir. Cari açık 2025 yılında 25,2 milyar dolar ile OVP tahminlerimizle uyumlu bir seviyede gerçekleşmiştir. Küresel ticaret politikalarına ilişkin belirsizliklere rağmen ihracatımızın dirençli yapısı ve hizmet gelirlerinin yüksek seviyesi, cari açığın milli gelire oranının yaklaşık yüzde 1,5 ile sürdürülebilir seviyelerde gerçekleşmesinde belirleyici olmuştur. Mal ve hizmet ihracatı gelirleri 2025 yılında 396 milyar dolara ulaşmıştır. 2025 yılında turizm gelirini de içeren hizmet gelirlerinin 122,6 milyar dolara ulaşması da, mal ihraç eden sektörlerimizin yanı sıra turizm sektörü başta olmak üzere hizmet sektörlerimizin rekabet gücünü ve potansiyelini ortaya koymaktadır. Ülkemize yapılan uluslararası doğrudan yatırımların bir önceki yıla göre yüzde 12,2 oranında artarak 13,1 milyar dolara yükselmesi, 2025 yılında cari açığın finansman kalitesinin de iyileşmeye devam ettiğini göstermektedir. 2026 yılında mal ihracatımızı 282 milyar dolar düzeyine yükseltmeyi, mal ve hizmet ihracatında ise 410 milyar doları aşmayı hedefliyoruz. Cari açığımızın yıl genelinde ılımlı seyrini sürdüreceğini ve yapısal reformlarla desteklediğimiz dezenflasyon sürecini desteklemeye devam edeceğini öngörüyoruz."
13 Şubat 2026 Cuma - 12:55
BBP’den ‘farklı partilerle ittifak’ iddialarına yalanlama: "Bizim durduğumuz yer nettir, orası da Cumhur İttifakı’dır"
Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkan Yardımcısı Türker Yörükçüoğlu, farklı partilerle ittifak iddialarına ilişkin, "Bu tür haberleri iyi niyetli görmüyoruz. Bizim durduğumuz yer nettir. Orası da Cumhur İttifakı’dır" dedi. BBP’den farklı partilerle ittifak olunacağı iddialarına yalanlama geldi. BBP Genel Başkan Yardımcısı Türker Yörükçüoğlu, bu tür haberlere itibar edilmemesi gerektiğini, söz konusu iddiaların gerçeği yansıtmadığını, BBP’nin Cumhur İttifakı’nın yanında yer alacağını belirtti. "Bizim durduğumuz yer nettir, orası da Cumhur İttifakı’dır" Cumhur İttifakı ile ittifak sürecinin devam edeceklerini, başka siyasi partilerle herhangi bir ittifakın söz konusu olmadığını belirten Yörükçüoğlu, "Bu tür haberler iyi niyetli değildir, itibar edilmemelidir. Bu tür haberleri iyi niyetli görmüyoruz. Bizim durduğumuz yer nettir. Orası da Cumhur İttifakı’dır. Bunun dışındaki haber ve paylaşımlara itibar edilmemesini önemle ifade ediyoruz" ifadelerine yer verdi. Yörükçüoğlu, kamuoyunun yanıltılmaya çalışıldığını söyledi Yörükçüoğlu, BBP’nin siyasi duruşunun açık ve değişmez olduğunun altını çizerek, kamuoyunun yanıltılmaya çalışıldığını vurguladı. Yörükçüoğlu, parti adına yapılan değerlendirmelerde, farklı partilerle ortak liste, Meclis grubu ya da yeni bir ittifak arayışı içinde olunduğu yönündeki iddiaların asılsız olduğunu sözlerine ekledi.
13 Şubat 2026 Cuma - 12:49
Pursaklar 4.Kitap Günleri’nde vatandaşlara çorba ikramı
Pursaklar Belediyesi tarafından düzenlenen Pursaklar 4. Kitap Günleri’nde kitap ve sohbet dolu günler sunulurken, mobil mutfak aracıyla vatandaşlara ücretsiz çorba dağıtımı yapılıyor. Pursaklar Belediyesi tarafından gerçekleştirilen 4.Kitap Günleri, Türkiye’nin dört bir yanından yayınevlerini ve yazarları okurlarla buluşturdu. Belediye ekipleri tarafından etkinlik alanındaki mobil mutfak aracıyla vatandaşlara ücretsiz çorba ikramında bulunularak soğuk kış günlerinde sıcak bir mola imkanı sunuldu. "Amacımız hem kültürle buluşturmak hem de gönüllere dokunmaktır" Kültürel etkinliklerin toplumsal birlikteliği güçlendirdiğini ifade eden Pursaklar Belediye Başkanı Ertuğrul Çetin, ‘‘Pursaklar’ımızda kültürel faaliyetleri sadece kitapla sınırlı görmüyoruz. Pursaklar 4.Kitap Günleri, hemşehrilerimizin bir araya geldiği, çocuklarımızın yazarlarla tanıştığı, gençlerimizin ufkunu geliştirdiği çok kıymetli bir organizasyondur. Soğuk havada etkinliğimize katılan vatandaşlarımıza küçük bir ikramda bulunmak istedik. Amacımız hem kültürle buluşturmak hem de gönüllere dokunmaktır. Sosyal belediyecilik anlayışıyla her zaman vatandaşlarımızın yanında olmaya devam edeceğiz" dedi. Pursaklar Belediyesi yetkilileri, tüm Ankaralıları Pursaklar 4.Kitap Günleri’ne davet ederek, kültür dolu bu atmosferi birlikte yaşamaya çağırdı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder