Yerel Haberler
Ankara
23 Mayıs 2026 Cumartesi - 17:00 Bakan Çiftçi: "(Hatay’daki heyelan) Meydana gelen heyelan, sel ve göçük olaylarında maalesef 4 vatandaşımız hayatını kaybetti" İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Hatay’da meydana gelen heyelan, sel ve göçük olaylarında 4 kişinin hayatını kaybettiğini, 17 kişinin yaralandığını açıkladı. Bakan Çiftçi, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Hatay’da 20-22 Mayıs tarihleri arasında meydana gelen kuvvetli yağışlara değinerek, "Özellikle Antakya, Defne, Samandağ, Dörtyol ve Reyhanlı ilçelerimizde yoğun sel ve su baskınları yaşanmıştır. Hatay’da il genelinde toplam bin 894 ihbar alınmış, bunların bin 888’inin su baskını olduğu tespit edilmiştir. Olaylara 2 bin 261 personel ile 867 araç/iş makinesiyle müdahale edilmektedir. Kahramanmaraş, Gaziantep, Adana, Ankara, Malatya, Kilis, Osmaniye, Şanlıurfa, Niğde, Konya ve Mersin illerimizden su üstü ve su altı arama-kurtarma personeli, bot ve dron desteği Hatay’a sevk edilmiştir. Meydana gelen heyelan, sel ve göçük olaylarında maalesef 4 vatandaşımız hayatını kaybetmiş, 17 vatandaşımız yaralanmıştır. Samandağ ilçemizde kaybolduğu değerlendirilen 1 vatandaşımızı arama-kurtarma çalışmaları aralıksız sürmektedir. Yağışlar nedeniyle il genelinde 495 vatandaşımız güvenli bölgelere tahliye edilmiş, 32 vatandaşımız geçici olarak barındırılmaktadır" şeklinde konuştu. Aşırı yağışlardan kaynaklanan enerji kesintilerinin tamamının giderildiğini belirten Bakan Çiftçi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünce yapılan hasar tespit çalışmalarında 39 hanenin hasarsız, 10 hanenin az hasarlı, 2 hanenin yıkık ve 5 hanenin değerlendirme dışı olduğunu dile getirdi. "Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum" Bakan Çiftçi, şu ifadelere yer verdi: "Meteoroloji Genel Müdürlüğümüz tarafından Hatay ilimizde 24 Mayıs 2026 tarihinde saat 06.00’da başlayıp aynı gün saat 21.00’de bitecek olan gök gürültülü sağanak yağış uyarısı doğrultusunda da ekiplerimiz teyakkuz halindedir. Devletimiz tüm kurumlarıyla sahadadır. Gelişmeleri anbean takip ediyor, vatandaşlarımızın can ve mal güvenliği için çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz. Hatay’da meydana gelen sel, heyelan ve göçük olaylarında hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet; kederli ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyorum. Yaralı vatandaşlarımıza acil şifalar temenni ediyor, yaşanan sel ve su baskınlarından etkilenen tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum" diye konuştu."
23 Mayıs 2026 Cumartesi - 16:37 MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Batı’nın değer dünyası boşluğa düşmüştür" MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 21. yüzyılda dünya düzeninin yeniden şekillendiğine dikkati çekerek "Batı’nın yüzlerce yıldır inşa ettiği değer dünyası; reel dünyada karşılığı olmayan, kendi çıkarları söz konusu olduğunda hiçbir anlam ve önem ihtiva etmeyen bir boşluğa düşmüştür" dedi. "Terörsüz Türkiye" politikasının "Türk milletinin kardeşlik projesi" olduğunu belirterek, "Terörsüz Türkiye; emperyalist politikaların kurmuş olduğu düzeneği bozmak, bölgede vekil güçler üzerinden yürütülen istikrarsızlaştırma sürecini sona erdirmek ve çatışma dinamiklerini sonlandırmaktır" dedi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, parti genel merkezinde düzenlenen Siyaset ve Liderlik Okulu 23. Dönem Sertifika Töreni’ne katıldı. Programda konuşan Bahçeli, 2009 yılında açılışı yapılan okulun 17 yılı aşkın süredir eğitim faaliyetlerini sürdürdüğünü belirterek, "Bizler birer mum yaktık, bundan sonra meşaleyi taşımak görevi sertifikasını almaya hak kazanan kardeşlerimizin gaye ve gayreti olmalıdır. Zamanlarından tasarruf edip müşfik ve muhterem gönülleriyle sahip oldukları bilgi ve tecrübeyi paylaşan öğretim üyesi arkadaşlarıma da müteşekkirim. 15 farklı dersin 80 saatlik zaman dilimi içinde anlatımı takdir ve tebrik edilmesi gereken bir kabiliyet ve kapasite meziyetidir" ifadelerini kullandı. "Türk ve Türkiye Yüzyılı" vurgusu Bahçeli, 23. dönemin temasının "Bilim-Bilgi-Kültür" olarak belirlendiğini dile getirerek "Bu bilinç ve şuur içerisinde gençlerimiz önce bilgi, sonra değer ve nihayetinde tarihi sorumluluklarını taşımaya, içinde yaşadıkları topluma katma değer üretmeye başlamaktadırlar. Böylesi bir anlayış ve aydınlığın temerküzüyle mayalanmış Siyaset ve Liderlik Okulumuz, şimdiye kadar 23. dönemde eğitim alan 40 kişiyle birlikte 17 yıl içinde sayıları 820’ye ulaşan öğrencimize kapısını ardına kadar açmıştır" şeklinde konuştu. Türk kültüründe bilgi ile kültürün temel dayanağının "Türk Töresi" olduğunu dile getiren Bahçeli, "Bilgi ancak kültürel değerlerle ve erdemle birleştiğinde ‘hikmet’ seviyesine ulaşır ve toplumda saygı görür" dedi. Siyasetin kısa vadeli çıkarların yarış alanı olmadığını kaydeden Bahçeli, "Bizim için siyaset, kısa vadeli ve ucuz kişisel çıkarların dirsek dirseğe yarıştığı bir koşu parkuru değildir. Siyaset, mazisini inkâr ederek popülist söylemlere kapılmışların, dünyayı onlar gibi okuyanların, Türkçe düşünemeyenlerin, meselelere Türkçe bakamayanların, gelişmeleri Türk milletinin yüksek menfaatleri açısından değerlendiremeyenlerin mola yeri ise hiç değildir. Biz; millete hizmet anlayışımızda ilhamımızı Bilge Şeyh Edebali’nin Osman Bey’e söylediği "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın" ifadesinden almakta, siyaset felsefemizi bu düsturun üzerine kurmaktayız. Sosyal bir devlet anlayışı ile adalet temelli siyaseti öncelerken gücümüzü köklü tarihimizden alıyor, milletimizin geleceği için doğru yerde duruyoruz" ifadelerini kullandı. "Batı’nın değer dünyası boşluğa düşmüştür" 21’inci yüzyılda dünya düzeninin yeniden şekillendiğini ifade eden Bahçeli, Batı ve Doğu’nun değer sistemleri arasında çatışma yaşandığını belirtti. Rusya-Ukrayna savaşı ile ABD Başkanı Donald Trump’ın İsrail’e verdiği desteğin dünyayı istikrarsızlaştırdığını savunan Bahçeli, "Batı’nın yüzlerce yıldır inşa ettiği değer dünyası; reel dünyada karşılığı olmayan, kendi çıkarları söz konusu olduğunda hiçbir anlam ve önem ihtiva etmeyen bir boşluğa düşmüştür. Modern dünyanın değerlerini kendi toplumlarının refahı ve ötekileri sömürmenin aracı olarak kullanmaları, Batılı ülkelerin ikiyüzlülüğünü açık bir şekilde ortaya koymuştur" dedi. Bahçeli, "Az gelişmiş ya da gelişmekte olan devletler yoktur. Gelişmesi emperyalist, sömürgeci politikalarla engellenmiş, geride bırakılmış ve tarih dışına itilmeye çalışılmış toplumlar ve devletler vardır" ifadelerini kullandı. "Türkiye her daim güçlü olmalıdır" Türkiye’nin bulunduğu coğrafyanın tarihsel sorumluluk yüklediğini dile getiren Bahçeli, "Bizim siyaset anlayışımızda ‘imkânsızlığın diline teslim olmak’ yoktur" dedi. "Türk ve Türkiye Yüzyılı" hedefini vurgulayan Bahçeli, "Tarih ırmağı bu yatağa doğru akmaktadır" ifadelerini kullandı. Irak’ın işgali, Rusya-Ukrayna savaşı, Suriye’deki çatışmalar, Karabağ savaşı ve İran’a yönelik saldırıların küresel kırılganlığı artırdığını belirten Bahçeli, "Türkiye her daim güçlü olmalıdır" dedi. Bahçeli, "Elbette ki Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Yurtta sulh, cihanda sulh’ sözüne derin anlam atfediyor, bölgemizde kaos, çatışma ya da savaş istemiyoruz. Ancak bizim dışımızdaki gelişmeler bu süreçleri tetikliyor" değerlendirmesinde bulundu. "Terörsüz Türkiye tarihi bir sorumluluktur" Konuşmasında "Terörsüz Türkiye" hedefini dile getiren Bahçeli, bunun gelecek nesillerin huzuru ve refahı açısından tarihi bir sorumluluk olduğunu söyledi. Bahçeli, şu ifadeleri kullandı: "21. yüzyılın ‘Türk ve Türkiye Yüzyılı’ olabilmesinin en temel şartı elbette ki kendi içimizde bir ve bütün olmayı başarmaktır. Bunun için ortaya koyduğumuz öncelikli hedef de Terörsüz Türkiye’dir. Terörsüz Türkiye; öngörülemezlik, güvensizlik ve belirsizlikle malul ve çöl metaforu ile tanımlayabileceğimiz dünya durumunda, tarihsel tecrübeye, atalarının sesine kulak vererek yönünü tayin etmek isteyen Türk milletinin kardeşlik projesidir. Terörsüz Türkiye, emperyalist politikaların kurmuş olduğu düzeneği bozmak, bölgede vekil güçler üzerinden yürütülen istikrarsızlaştırma sürecini sona erdirmek ve çatışma dinamiklerini sonlandırmaktır. Terörsüz Türkiye, dünya dengeler sisteminde Türkiye’yi en sağlıklı, en sağlam pozisyona yerleştirmek Türk milleti ve devletinin tarihsel varlığını, birliğini, bütünlüğünü gelecek bin yıla taşımaktır. Terörsüz Türkiye, bölgesel çatışmalar ve zamanın ruhunu okuyan bir devlet politikasıdır. Bu politika hem siyasi hem ahlaki hem de gelecek nesillerimize karşı tarihi bir sorumluluktur. Bu düşünce ile kararlar almalı, kendimizi değil, milletimizin huzurunu, refahını rehber edinmeliyiz." Cumhur İttifakı’nın devlet ve millet adına sorumluluk üstlendiğini ifade eden Bahçeli, "Terörsüz Türkiye politikasının bin yıllık kardeşlikten ilham aldığını, Cumhur İttifakı olarak devlet ve millet adına bu taşın altına el değil, beden konulduğunun bilincinde olmalıyız. Basit siyasi çıkarları adına iç dünyası yoksullaşmış olanların bunu idrak etmeleri mümkün olsa da itiraf etmeleri çok zor hatta gayri mümkündür. Nefsine teslim olmuşların, hakikate gözünü kapatanların, kulaklarını tıkayanların devlet ve millete vereceği hiçbir şey yoktur. Terörsüz Türkiye politikasının hem bölge hem ülkemiz açısından ne kadar makul bir stratejik konumlanma olduğu gören gözler için ayan beyandır" dedi. Devlet Bahçeli konuşmasının sonunda, Siyaset ve Liderlik Okulu’nun 23. dönemini tamamlayan partilileri tebrik ederek dereceye girenlere sertifikalarını takdim etti.
Ticaret Bakanı Bolat’tan ocak ayı ihracat iklim endeksi değerlendirmesi
11 Şubat 2026 Çarşamba - 18:26 Ticaret Bakanı Bolat’tan ocak ayı ihracat iklim endeksi değerlendirmesi Ticaret Bakanı Ömer Bolat, İstanbul Sanayi Odası (İSO) Türkiye İmalat Sektörü İhracat İklimi Endeksi’nin, Aralık 2025’teki 51,6 seviyesinden Ocak 2026’da 52,1’e yükseldiğini açıkladı. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, 2026 ocak ayı ihracat iklim endeksine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İstanbul Sanayi Odası (İSO) Türkiye İmalat Sektörü İhracat İklimi Endeksi’nin, Aralık 2025’teki 51,6 seviyesinden Ocak 2026’da 52,1’e yükseldiğini kaydeden Bolat, endeksin böylece üst üste 25’inci ay 50,0 eşik değerinin üzerinde gerçekleştiğini dile getirdi. "Avrupa’daki önemli ihracat pazarlarında talebin güçlendiğine yönelik sinyaller oldu" Bolat, ihracat pazarlarında talep şartlarındaki ılımlı iyileşmenin, bu yılın ocak ayında da devam ettiğini dile getirerek, "İhracat pazarları iklimini destekleyen önemli faktörlerden biri, Avrupa’daki önemli ihracat pazarlarında talebin güçlendiğine yönelik sinyaller oldu. Birleşik Krallık’ta üretim artışı Ocak ayında yaklaşık bir buçuk yılın en yüksek hızında gerçekleşirken, Almanya’da da büyüme ivme kazandı. ABD’de özel sektör faaliyeti Ocak ayında güçlü bir artış kaydederek ekonomik büyümeyi desteklemeye devam etti. Orta Doğu, talep şartlarındaki güçlenmenin başlıca kaynaklarından biri olmayı 2026’nın ilk ayında da sürdürdü. Birleşik Arap Emirlikleri’nde (BAE) petrol dışı ekonomik aktivite ivmelenen bir artış sergiledi. Söz konusu artış aynı zamanda anket kapsamında izlenen ekonomiler içerisindeki en yüksek oranda gerçekleşti" açıklamasında bulundu. "Sanayi üretimi yıllık yüzde 2,6 oranında arttı" İhracat tarafındaki kazanımların sanayi üretimini ve istihdamı desteklemeye devam ettiğini de vurgulayan Bolat, "Sanayi üretimi 2025 yılında yüksek teknoloji üretiminin de katkısı ile yıllık yüzde 2,6 oranında arttı. Yüksek teknoloji üretimimiz 2024 yılında yüzde 2,1 artarken, 2025 yılında yüzde 11,4 oranında arttı" ifadelerine yer verdi. "İşsizlik oranı son 25 yılın en düşük seviyesinde gerçekleşti" İşsizlik oranının 2025 yılı aralık ayında yüzde 7,7 ile 2005 yılından beri en düşük seviyesinde gerçekleştiğini anımsatan Bolat, böylece işsizlik oranının son 32 aydır tek haneli seyrini sürdürerek yüzde 10’nun altında kaldığını dile getirdi. Bolat, "İşsizlik oranı 2025 yılını ortalama yüzde 8,4 ile OVP hedefi olan yüzde 8,5’in altında tamamlayarak, son 25 yılın en düşük seviyesinde gerçekleşti. Bu başarı küresel ekonomide ağırlaşan rekabet şartları, artan ticaret korumacılığı, zayıf dış talep ve yakın coğrafyamızda devam eden karışıklıklara rağmen elde edilmiştir" diye konuştu. Yeni dünyanın belirsiz şartlarında, Türkiye’nin geleneksel pazarlardaki konumunu güçlendireceklerini vurgulayan Bolat, uzak ülkeler stratejileri başta olmak üzere, pazar çeşitlendirme faaliyetleriyle de dünya ticaretinde güçlü bir konumda yer almak için Türkiye olarak dinamik ve proaktif bir şekilde uluslararası ticaret politikalarını devam ettireceklerini sözlerine ekledi.
MHP Lideri Bahçeli: "CHP’nin bozguncu ve bunalım havarisi siyasi tavrının milli iradeye hasım ve husumetle temellendiği açıktır"
11 Şubat 2026 Çarşamba - 18:21 MHP Lideri Bahçeli: "CHP’nin bozguncu ve bunalım havarisi siyasi tavrının milli iradeye hasım ve husumetle temellendiği açıktır" Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "CHP’nin bozguncu ve bunalım havarisi siyasi tavrının Türk devlet ve yönetim hayatına kastetmekle birlikte milli iradeye ileri derecede hasım ve husumetle temellendiği açıktır" dedi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Bir yanda yürürlükteki Anayasa’nın amir ve havi hükümleri kapsamında, diğer yanda Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin doğası ve doğrusal nitelikli hükümleri dahilinde Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’nde görev değişikliği yaşanmıştır. Bu demokratik takdir ve tercih son derece hukuki ve meşru bir çizgide gerçekleşmiştir. Bu vesileyle görevlerinden affını talep eden Adalet ve İçişleri Bakanlarımıza teşekkür ediyor, bunların yerine kanun ve meşruiyet dairesinde atanan Adalet ve İçişleri Bakanlarımıza ayrı ayrı başarılar diliyor, tebriklerimi iletiyorum. Bugün TBMM Genel Kurulu’nda anayasal prosedür çerçevesinde yeni atanan bakanlarımızın, bilhassa Adalet Bakanımızın yemin merasiminin icra aşamasında Cumhuriyet Halk Partisi’nin kürsü işgaline kadar varan anti demokratik ve faşizan muameleleri hiçbir açıdan haklı ve maruz görülemeyecektir. Bu tahammülsüz ve nobran tavrın ne siyasetle ne de demokrasiyle ilgi ve ilişkisi söz konusudur. CHP’nin bozguncu ve bunalım havarisi siyasi tavrının Türk devlet ve yönetim hayatına kastetmekle birlikte milli iradeye ileri derecede hasım ve husumetle temellendiği açıktır. Milliyetçi Hareket Partisi, Cumhurbaşkanımızın takdir ve tasavvurlarının yanı sıra ataması yapılan yeni bakanlarımızın sonuna kadar arkasında ve yanındadır" dedi.
Bakan Göktaş: "Oyunları kapatmak, toptan yasaklamak gibi bir gündemimiz yok"
11 Şubat 2026 Çarşamba - 16:07 Bakan Göktaş: "Oyunları kapatmak, toptan yasaklamak gibi bir gündemimiz yok" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Oyunları kapatmak, toptan yasaklamak gibi bir gündemimiz yok. Ancak bazı çevrelerin bilinçli şekilde kamuoyunda yanlış bir algı oluşturmaya çalıştığını görüyoruz. Bu dezenformasyona teslim olmayacağız" dedi. 11 Şubat Uluslararası Bilimde Kadın ve Kız Çocukları Günü kapsamında TÜBİTAK Başkanlık Feza Gürsey Salonu’nda Küresel Temiz Teknolojiler Girişimcilik Programı (GCIP) 2025 Türkiye Hızlandırıcısı Ödül Töreni düzenlendi. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, TÜBİTAK Başkanı Orhan Aydın ve UNIDO Türkiye Başkanı Süleyman Yılmaz’ın da katıldığı törende girişimcilere toplam 2,4 milyon lirayı aşan ödül verildi. "Bin 864 kız mühendislik öğrencisini destekleyerek, bu alanda güçlü bir ekosistem oluşturduk" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu iradenin bugün kadın politikalarını Türkiye’nin kalkınma gündeminin merkezine yerleştirmiş durumda olduğunu söyleyen Bakan Göktaş, "Nitekim ’Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı’, kadınlara ihtiyaç duyduğu imkanlara erişimi sistemli hale getiren bir zemindir. Diğer yandan geçtiğimiz yıl 8 Mart’ta yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Genelgesi’yle ’Kadının Güçlenmesi Koordinasyon Kurulları’ oluşturarak yeni bir dönemi başlattık. Bu genelgeyle kadınların ekonomik ve sosyal hayattaki gücünü artıracak politikaları, kurumlar arası koordinasyonla her ilde daha etkin biçimde uygulamaya koyuyoruz. Kurulumuz ile kadının güçlenmesine yönelik çalışmaları daha derinlikli ve sonuç odaklı ilerletmek için 5 tematik başlıkta alt komiteler kurduk. ’STEM Alanlarında Kız Çocukları ve Kadınların Güçlenmesi’ bu alt komitelerden biridir. Bu kapsamda ’STEM elçilerinin belirlenmesi’ ile ’bilim merkezlerine kız öğrencilerin katılımının teşviki’ alanlarında uygulama önerileri geliştirdik. Bu çalışmalarla hedefimiz, kız çocuklarımızın ve kadınların bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik alanlarında fırsatlara eşit biçimde erişmesini sağlamak. Bu vizyonumuzun somut örneklerinden biri de Türkiye’nin Mühendis Kızları Projesi’dir. 2016 yılından beri yürüttüğümüz bu projeyle mühendislik fakültelerinde okuyan başarılı kız öğrencilerimize özel sektör iş birliğiyle burs ve staj imkanı sunuyoruz. Bugüne kadar bin 864 kız mühendislik öğrencisini destekleyerek, bu alanda güçlü bir ekosistem oluşturduk" şeklinde konuştu. "Oyunları kapatmak, toptan yasaklamak gibi bir gündemimiz yok" Sosyal medyanın yalnızca bir iletişim aracı değil, çocukların psikososyal gelişimini doğrudan etkileyen güçlü bir ekosistem haline geldiğini vurgulayan Göktaş, "Bugün birçok ülke, çocukları dijital ortamda karşılaşabilecekleri risklerden korumak için ciddi ve kapsamlı tedbirler alıyor. Biz de ülkemize özgü, dengeli ve uygulanabilir bir model geliştirmek amacıyla 1 yılı aşkın süredir yoğun bir çalışma yürütüyoruz. Bu kapsamda küresel örnekleri, özellikle İngiltere ve Avustralya’daki gelişmiş düzenlemeleri detaylı şekilde inceledik. Sivil toplum kuruluşlarıyla ve sosyal medya platformlarının temsilcileriyle düzenli istişareler gerçekleştirdik. Yürüttüğümüz çalışmalar neticesinde 15 yaş altına yönelik bir sosyal medya düzenlemesinin gerekli ve elzem olduğu kanaatine vardık. Nitekim benzer şekilde pek çok ülke de bu alanda somut adımlar atmaya başlamış durumda. Fakat gençler son zamanlarda şu soruyu soruyor; ’oyunları yasaklayacak mısınız?’ Buradan genç kardeşlerime bunu açık ve net şekilde söyleyeyim, hayır. Oyunları kapatmak, toptan yasaklamak gibi bir gündemimiz yok. Ancak bazı çevrelerin bilinçli şekilde kamuoyunda yanlış bir algı oluşturmaya çalıştığını görüyoruz. Bu dezenformasyona teslim olmayacağız. Türkiye’de faaliyet gösteren yurt dışı kaynaklı oyun platformlarında, ulaşılabilir bir yasal temsilciyle kullanıcı haklarını koruyan bir sisteme geçmek istiyoruz. Bunun yanında oyunların hangi yaş grubuna uygun olduğunun önceden derecelendirilerek sunulmasını da önemsiyoruz. Bir sorunla karşılaşıldığında muhatabı belli, süreci hızlı ve sonuç alıcı bir düzen kurulmasını istiyoruz. Bazı çevrelerin bu hassas konuyu ’yasak geliyor’ diye sunmasını doğru bulmuyoruz. Gençlerin kaygıları üzerinden algı oluşturulmasına da izin vermeyeceğiz" diye konuştu. "İşini dijitalde büyütmek isteyen yaklaşık 10 bin kadına eğitim verdik" Bakan Göktaş, sözlerini şöyle sürdürdü: "’Yükselen Kadınlar Programı’ kapsamında yedi bölgede buluşmalar gerçekleştirerek, yerelden ulusala, hatta uluslararasına uzanan güçlü bir girişimcilik ağı oluşturuyoruz. Diğer yandan bu programın önemli bir ayağı olan ’Girişimcilik Eğitim Tırımız’ ile Karadeniz Bölgesi’nden başlayarak 9 ilimizde bine yakın kadına ulaştık. Bunun yanı sıra kurulmasına destek olduğumuz bin 319 kadın kooperatifiyle yerel üretimi markalaştırıyor, kadın emeğini pazara daha güçlü biçimde taşıyoruz. Ayrıca ’kadingirisimci.gov.tr’ platformuyla tüm destek ve teşvikleri bir araya getirdik. E-ticarete adım atmak, işini dijitalde büyütmek isteyen yaklaşık 10 bin kadına eğitim verdik. Kadınlara Yönelik Yapay Zeka ve Veri Bilimi Geliştirme Programı’yla yaklaşık 800 kadının STEM alanında eğitim almasını sağladık. Enerji sektöründe kadın istihdamını artırmak ve temsiliyetini güçlendirmek için ’Kadınlar için Enerji Okulu’nu hayata geçirdik. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, kadınların her alanda güçlenmeleri için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz." 7 şehirden doğan yeşil inovasyon Birleşmiş Milletler Sınai Kalkınma Teşkilatı (UNIDO) ve Küresel Çevre Fonu (GEF) desteğiyle yürütülen programda, 2025 Hızlandırıcısı için Ankara, Antalya, İstanbul, İzmir, Samsun, Konya ve Gaziantep illerinde düzenlenen ön hızlandırıcı eğitimlerinin ardından 96 başvuru alındı. Yapılan teknik değerlendirmeler sonucunda 39 takım, yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, atık zenginleştirme, ileri malzemeler, yeşil binalar, ulaşım ve su verimliliği alanlarındaki iş planlarıyla finale yükseldi. Bu yılki ödül töreni, aynı zamanda kadınların bilimsel girişimcilikteki öncü rolünü de kutluyor. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile TÜBİTAK iş birliğinde hazırlanan özel kategorilerde ’Toplumsal Etkide Öncü’, ’Yenilikçi’, ’En İyi Gelişim Gösteren’ ve ’Genç Kadın Girişimci’ destekleri sahiplerini buldu. Bu kapsamda kadın girişimcilere toplam 1 milyon 100 bin lira tutarında teşvik sağlandı. Türkiye’nin yeşil dönüşüm vizyonuna destek TÜBİTAK tarafından verilen GCIP ödülleri kapsamında birinciye 600 bin lira, ikinciye 450 bin lira ve üçüncüye 300 bin lira ödül verildi. 2022-2027 yıllarını kapsayan stratejik yol haritası dahilinde dereceye giren takımlar, aynı zamanda teknoloji doğrulama ve yatırıma hazırlık bileşenleri ile Viyana’da düzenlenecek küresel platformlarda Türkiye’yi temsil etme şansı bulabilecek.