Yerel Haberler
Ankara
26 Mayıs 2026 Salı - 09:59 Ticaret Bakanlığı’ndan otomotiv ihracatında tarihi rekor vurgusu Ticaret Bakanlığı, 2025 yılında otomotiv sektörünün 41,5 milyar dolarlık ihracatla tarihi bir rekora ulaştığını belirterek, 2026 yılında yeni rekorlar için sektörün tüm imkânlarla destekleneceğini açıkladı. Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan değerlendirmede, Türkiye ekonomisinin lokomotif sektörlerinden biri olan otomotiv endüstrisinin geçtiğimiz yılı Cumhuriyet tarihinin en yüksek ihracat rakamıyla tamamladığı ifade edildi. Sektörün, bir önceki yıla göre büyüme ivmesini koruyarak 41,5 milyar dolarlık ihracat hacmine ulaştığı ve lider konumunu sürdürdüğü kaydedildi. Açıklamada, Türk otomotiv sanayisinin küresel tedarik zinciri dönüşümlerine ve teknolojik değişimlere hızlı uyum sağladığı vurgulanarak, sektörün 190’dan fazla ülke ve serbest bölgeye ihracat gerçekleştirdiği belirtildi. ’Hafif ticari araç üretiminde Türkiye Avrupa’da birinci’ İhracatın yüzde 70’inden fazlasının Avrupa Birliği ülkelerine yapıldığına dikkat çekilen açıklamada, Türkiye’nin motorlu taşıt üretiminde dünyada 12’nci, Avrupa’da 5’inci sırada yer aldığı aktarıldı. Hafif ticari araç üretiminde ise Türkiye’nin Avrupa’da birinci sırada olduğu bildirildi. Bakanlık açıklamasında ayrıca, yeşil dönüşüm, batarya teknolojileri ve yazılım odaklı mobilite çözümlerine yönelik çalışmaların hız kazandığı belirtilerek, sektörün 2026 ve sonrası için daha yüksek hedeflere odaklandığı ifade edildi. Ticaret Bakanlığı’nın destek programlarıyla otomotiv sektörünün yanında olmaya devam edeceği kaydedildi.
TÜRKYED Genel Başkanı Çelik: "Hayvan sayımızdaki yüzde 5,4’lük artış memnuniyet vericidir"
11 Şubat 2026 Çarşamba - 12:47 TÜRKYED Genel Başkanı Çelik: "Hayvan sayımızdaki yüzde 5,4’lük artış memnuniyet vericidir" Tarımsal Üretim ve Küçükbaş Yetiştiricileri Genel Merkezi (TÜRKYED) Genel Başkanı Nihat Çelik, 2025 yılı hayvan varlığı verilerine ilişkin, "2025 yılında da yüzde 5,4 oranında bir artış gerçekleşmiştir. Hayvan sayımızın azalması ya da yerinde sayması yerine artış trendinde olması elbette sevindiricidir" dedi. TÜRKYED Genel Başkanı Çelik, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2025 yılı büyükbaş ve küçükbaş hayvan varlığı verilerini değerlendirdi. Çelik, zor ekonomik şartlara ve sektörde yaşanan çeşitli olumsuzluklara rağmen kaydedilen artışların hayvancılık sektörü adına umut verici olduğunu söyledi. Çelik, 2025 yıl sonu itibarıyla küçükbaş hayvan sayısının bir önceki yıla göre yüzde 5,4 oranında artarak, 54 milyon 900 binden 57 milyon 874 bine yükseldiğini belirtti. Bu artışın yaklaşık 3 milyon başlık net bir yükselişe karşılık geldiğini vurgulayan Çelik, koyun sayısının 46 milyon 688 bine, keçi sayısının ise 11 milyon 185 bine ulaştığını söyledi. Çelik, koyun varlığında yüzde 5,9, keçi varlığında ise yüzde 3,4 oranında artış kaydedildiğini ifade etti. Çelik, özellikle şap hastalığı başta olmak üzere yaşanan sağlık sorunları, yüksek yem ve girdi maliyetleri ile çiğ süt fiyatlarındaki baskılara rağmen büyükbaş hayvan sayısında da yüzde 4,3 oranında artış sağlanarak, 17 milyon 709 bin baş seviyesine ulaşılmasının sektör açısından önemli bir başarı olduğunu dile getirdi. "Hayvan sayımızdaki yüzde 5,4’lük artış memnuniyet vericidir" Hayvan sayılarındaki artıştan sektör olarak memnuniyet duyduklarını belirten Çelik, mevcut artış oranlarının yeterli olmadığını ifade ederek, "Son yıllarda küçükbaş hayvan sayımızda yüzde 5-6 bandında artışlar yaşanmaktadır. 2025 yılında da yüzde 5,4 oranında bir artış gerçekleşmiştir. Hayvan sayımızın azalması ya da yerinde sayması yerine artış trendinde olması elbette sevindiricidir. Ancak temel hedefimiz bu artış oranlarını en az yüzde 10’lar seviyesine çıkarmaktır" dedi. Çelik, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın öncülüğünde TÜRKYED olarak sahada daha etkin çalışarak küçükbaş hayvan sayısını artırmayı temel hedef haline getirdiklerini kaydetti. "Mevcut artış hızıyla 90 milyon baş hedefine 10 yılda ulaşabiliriz" Mevcut artış oranlarının devam etmesi halinde küçükbaş hayvan varlığının istenilen seviyeye ulaşmasının yaklaşık 10 yıllık bir süreci kapsayabileceğini belirten Çelik, "Eğer artış oranları yıllık yüzde 5-6 seviyesinde devam ederse, yaklaşık 10 yıl sonra ancak 90 milyon baş küçükbaş hayvan sayısına ulaşabileceğiz. Hâlihazırda 86 milyon olan nüfusumuzun önümüzdeki 10 yıl içinde yaklaşık binde 5’lik artışla 90 milyona çıkacağını varsaydığımızda, ancak o zaman nüfus başına bir küçükbaş hedefine ulaşabiliriz. Oysa yıllık yüzde 10’luk bir artış sağlayabilirsek bu süreci 5 yıla indirebiliriz. Temel hedefimiz, küçükbaş hayvan sayımızı 5 yıl içinde 90 milyon baş seviyesine ulaştırmaktır" şeklinde konuştu. "İthalat değil, ihracat konuşan bir Türkiye mümkün" Çelik, küçükbaş hayvancılığın stratejik önemine dikkat çekerek şunları kaydetti: "90 milyon baş seviyesine ulaştığımızda üreticimizin emeği daha güçlü karşılık bulacak, tüketicilerimiz kırmızı ete daha erişilebilir fiyatlarla ulaşabilecektir. Bu aynı zamanda ithalat kapılarının kapanması ve Türkiye’nin yeniden ihracatçı konuma gelmesi anlamına gelecektir. Küçükbaş hayvancılık, ülkemizin coğrafi yapısına en uygun üretim modelidir ve kırmızı et arz güvenliğinin teminatıdır." Sürdürülebilir artış için üreticinin desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Nihat Çelik, özellikle yem maliyetleri, mera ıslahı, damızlık destekleri ve finansmana erişim konularında üreticilere daha güçlü destek mekanizmalarının oluşturulmasının önemine dikkat çekti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın geçmiş yıllarda ortaya koyduğu "nüfus başına bir küçükbaş" hedefini hatırlatan Çelik, şu ifadeleri kullandı: "Bugün Yeni Zelanda’da kişi başına 4,5; Avustralya’da 3,3; Uruguay’da 2,9; Moğolistan’da 4,5 küçükbaş hayvan düşmektedir. Ülkemizde ise bu oran 0,67 seviyesindedir. İlk etapta nüfus başına en az bir küçükbaş oranını yakalamak en önemli önceliğimiz olmalıdır. Bu hedef aynı zamanda hayvancılığımızın zirveye çıkmasının formülüdür." Çelik, "TÜRKYED olarak hedefimiz üreticimizin emeğini koruyan, tüketicimizin uygun fiyatla ete ulaşabildiği, ithalatın sona erdiği ve Türkiye’nin hayvancılıkta yeniden güçlü bir üretim ve ihracat ülkesi olduğu bir yapıyı hep birlikte inşa etmektir" diyerek sözlerini tamamladı.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Büyükgümüş: "Ak Kadınlar her zaman Türkiye’deki büyük dönüşümün öncüsü olmuştur"
11 Şubat 2026 Çarşamba - 12:45 AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Büyükgümüş: "Ak Kadınlar her zaman Türkiye’deki büyük dönüşümün öncüsü olmuştur" AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Teşkilat Başkanı Ahmet Büyükgümüş, "Ak Kadınlar her zaman davamızın, teşkilatımızın ve iktidara gelmemizle birlikte de Türkiye’deki büyük dönüşümün öncüsü olmuştur" dedi. AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanlığı tarafından, teşkilatın kurumsal hafızasını güçlendirmek ve Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda yeni politikalar üretmek amacıyla ‘Köklerden Geleceğe Teşkilat Çalıştayı’ düzenlendi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın da katıldığı program AK Parti Genel Merkezi’nde gerçekleştirildi. Çalıştayda konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Teşkilat Başkanı Ahmet Büyükgümüş, "Ak Kadınlar her zaman davamızın, teşkilatımızın ve iktidara gelmemizle birlikte de Türkiye’deki büyük dönüşümün öncüsü olmuştur. Verdiğiniz emekle sahada ortaya koyduğunuz cesaretle Ak davamızın bugünlere gelmesinde en büyük emeklerden biri şüphesiz kadınlara ve kadın kolları teşkilatımıza aittir" ifadelerini kullandı. "Bu toplantıda alınacak kararlar Türkiye yüzyılı hedeflerinde en büyük güç ve güven kaynağımız olacak" Verilen mücadeleyle birlikte güçlü bir hafıza ve geleceğin oluştuğunun farkında olduklarını aktaran Büyükgümüş, "Ancak burada duramayız. Dünyada büyük değişimler meydana gelirken aile, demografi, kadınların çok daha güçlü bir şekilde öncülük etmesi gereken bir geleceğin arifesindeyiz. O yüzden bugün sadece sahadaki gücümüzle, kararlılığımızla var olmanın değil aynı zamanda yeni fikirlerle, milletimizi buluşturacak yeni projelerle yola ‘her dem yeniden doğarız’ diyerek yeniden yollara revan olma vakti. O yüzden özellikle bugün final niteliğindeki bu toplantıda alınacak kararların ortaya koyulacak iradenin ve inşallah sahada öncelikle Ak Kadınlarla birlikte ama tüm teşkilatımızla birlik ve beraberlik halinde uygulamaya geçecek bu fikirler Türkiye yüzyılı hedeflerinde de bizim açımızdan en büyük güç ve güven kaynağımız olacak" şeklinde konuştu. "Türkiye’nin geleceğine Ak Kadınlar damgasını vurmaya devam edecek" Çalışmalarına kararlılıkla devam edeceklerini vurgulayan Büyükgümüş, "Biz Ak Kadınlarla beraber mücadele etmeye, Ak kadınların öncülük ettiği şehirlerde politikalar çerçevesinde yaşamaya her zaman gurur duyduk ve gurur duymaya da devam edeceğiz. Kim ne derse desin, kim gönlünden ne geçilirse geçilsin Türkiye’nin geleceğine Ak Kadınlar damgasını vurmaya devam edecek" dedi. "Bu süreç, teşkilat tarihimiz açısından kalıcı ve kıymetli bir istişare tecrübesi olarak kayda geçmiştir" AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı Tuğba Işık Ercan, çalıştayların; aile yapısının güçlendirilmesi, kadın politikalarının sahadaki yansımalarının bütüncül bir bakışla değerlendirilmesi ve teşkilat mensupları arasında istişare kültürünün yaygınlaştırılması amacıyla gerçekleştirildiğini dile getirerek "Kadın kolları teşkilatlarımızın köklerinden aldığı değerleri geleceğe taşıma hedefiyle yürütülen bu süreç yalnızca bu güne dair değerlendirmeler sunmakla kalmamış aynı zamanda teşkilat tarihimiz açısından kalıcı ve kıymetli bir istişare tecrübesi olarak kayda geçmiştir" ifadelerini kullandı. AK Parti’nin yalnızca bir siyasi parti değil aynı zamanda güçlü bir gönül hareketi ve adanmışlık hikayesi olduğunu anlatan Ercan, "Bu yüksek katılım, teşkilatımızdaki ‘vefa kültürünün’ ve ‘kurumsal hafızanın’ siyasetteki en güçlü karşılığıdır. Yıllarını bu davaya vermiş ablalarımızın, kardeşlerimizin aynı heyecanla masanın etrafında toplanması, AK Parti’nin neden ‘milletin partisi’ olduğunun en somut kanıtıdır" değerlendirmesinde bulundu. "Amacımız, önümüzdeki dönemi daha güçlü kılacak adımları netleştirmek" Çalıştay boyunca katılımcılara; Aile nüfus on yılı kapsamında hayata geçirilebilecek çalışmaların neler olması gerektiği, AK Parti’nin kadın politikalarına dair hangi konu başlıklarını ön plana çıkarması gerektiği ve 2028 seçimlerine yönelik seçim stratejilerinin hangi eksenlerde şekillenmesi gerektiği sorularının yöneltildiğini söyleyen Ercan, sözlerine şöyle devam etti: "Bütün bu başlıkların ortak bir hedefi var: Kadın teşkilatlarımızın sahadaki etkisini daha kapsayıcı, daha derinlikli ve daha sürdürülebilir kılmak. Amacımız; sadece mevcut durumumuzu tespit etmek değil, aynı zamanda önümüzdeki dönemi daha güçlü kılacak adımları netleştirmek, yol haritamızı daha sağlam temellere oturtmak ve teşkilatımızın potansiyelini en üst düzeyde harekete geçirmektir. Bu buluşma tamamlanan bir sürecin sonu değil daha güçlü adımların atılacağı yeni bir başlangıçtır. 81 ilimizde başlayan bu istişare süreci, bugün Ankara’da ortak akla ve ortak iradeye dönüşmektedir. Birazdan başlayacak oturumlarda; tecrübeyi gelecekle buluşturacak, sahadan gelen sesi merkeze alacak ve Türkiye Yüzyılı hedefine yakışır bir yol haritasını hep birlikte şekillendireceğiz."
Bakan Göktaş: "Bugün Türkiye, adil bir toplumsal ve siyasal hayata sahip bir Türkiye’ye dönüştü"
11 Şubat 2026 Çarşamba - 12:41 Bakan Göktaş: "Bugün Türkiye, adil bir toplumsal ve siyasal hayata sahip bir Türkiye’ye dönüştü" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Bu ülkede kadınlar kıyafetleri nedeniyle üniversitelere alınmıyor, seçilmiş olmasına rağmen Meclis’e kabul edilmiyor, kamuda çalışamıyordu. Bugün Türkiye, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğiyle adil bir toplumsal ve siyasal hayata sahip bir Türkiye’ye dönüştü" dedi. Bakan Göktaş, AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanlığı’nca parti genel merkezinde düzenlenen ‘Köklerden Geleceğe Teşkilat Çalıştayı’na katıldı. Burada konuşan Göktaş, çalıştayda Kadın Kolları’nın gelecek dönemlerde atacağı adımlara yön verecek ortak aklı beraber inşa ettiklerini dile getirerek, "Şunu hepimiz çok iyi biliyoruz ki AK Parti siyasetinde kadın ‘kurucu güç’tür. Bu anlamda ortaya koyacağınız her öneri, sahadan gelen birikimi stratejiye dönüştürecek ve yeni dönemin adımlarını belirleyecektir" dedi. "Kadın politikaları, AK Parti’nin köklü bir dönüşümü gerçekleştirdiği alanlardan biridir" Göktaş, hayata geçirilen reformlarla kadınların güçlenmesinin sağlandığını belirterek, "Kadın politikaları, AK Parti’nin köklü bir dönüşümü gerçekleştirdiği alanlardan biridir. Son 24 yılda hayata geçirilen büyük reformlarla, her alanda kadının güçlenmesini sağladık. Kadınların önündeki engelleri teker teker kaldırdık. Her türlü ayrımcılıkla mücadele ettik, etmeye de devam ediyoruz" ifadelerini kullandı. "Bugün Türkiye, adil bir toplumsal ve siyasal hayata sahip bir Türkiye’ye dönüştü" Eskişehir’in Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş Akgün’ün sosyal medyada hedef alındığını hatırlatan Bakan Göktaş, bu olayın ayrımcılığın kolay üretilebildiğinin kanıtı olduğunu söyledi. Göktaş, sözlerini şöyle sürdürdü: "Hiçbirimiz unutmadık. Bu ülkede kadınlar kıyafetleri nedeniyle üniversitelere alınmıyor, seçilmiş olmasına rağmen Meclis’e kabul edilmiyor, kamuda çalışamıyordu. Bugün Türkiye, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğiyle adil bir toplumsal ve siyasal hayata sahip bir Türkiye’ye dönüştü. Artık kadınlar eşit imkanlarla eğitim hayatlarını güvenle sürdürüyor. Kadın akademisyenlerimiz, bilimde, kültürde, sanatta belirleyici bir güç olarak öne çıkıyor. Kadın milletvekillerimiz, kadın belediye başkanlarımız, demokratik temsilin gerçek anlamda güçlendiği bir Türkiye’ye hep birlikte yön veriyoruz. Diplomaside kadınların aktif rol üstlenmesiyle Türkiye’nin uluslararası alanda daha güçlü bir ses kazandığını görüyoruz. İş hayatında kadınlar, ekonomik dönüşümün en güçlü aktörlerinden biri haline geliyor. Bugün artık kadınlar, hayatın her alanında daha görünür, daha etkin ve daha güçlü. Elde ettiğimiz tüm bu kazanımları ‘Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planları’ ile kalıcı hale getiriyoruz. Tüm kurumlarımız, tarımda, enerjide, sanayide, eğitimde, sağlıkta her alanda kadının güçlenmesi için büyük bir özveriyle çalışıyor." Kadına yönelik şiddetle mücadelelerini sıfır tolerans ilkesi doğrultusunda sürdürdüklerini aktaran Bakan Göktaş, "Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele 5. Ulusal Eylem Planımız ile koruma ve önleme mekanizmalarımızı daha da güçlendiriyoruz" diye konuştu. Aileyi korumayı sosyal politikaların merkezinde gördüklerini anlatan Göktaş, "Aileyi sağlam tuttukça, her haneye daha güven, daha güçlü bir duygu taşırız. Dayanışmayı büyütür, refahı genişletir ve geleceğe daha emin adımlarla yürürüz" dedi. "Aile ve Nüfus 10 Yılı’nda yürüttüğümüz tüm politikaları kalıcı hale getirmek için çalışmalarımızı sürdüreceğiz" 2025 Aile Yılı’nda aile dostu ekosistemin temellerini attıklarını söyleyen Göktaş, "Dinamik nüfus yapısını koruyacak politikaları kurumsal kapasitemizi güçlendirerek kalıcı hale getirdik. 2026-2035 dönemini kapsayan Aile ve Nüfus 10 Yılı’nda da yürüttüğümüz tüm politikaları kalıcı hale getirmek için çalışmalarımızı sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı. Göktaş, 24 yılda AK Parti’nin reformlarla başlayan, yatırımla güçlenen, sosyal politikada kalıcı sonuç üreten bir büyük dönüşümün adı olduğunu ifade ederek, "Hedefimiz, bu reformları daha da ileri taşımaktır. Yatırımı üretime ve istihdama, sosyal politikaları kalıcı refaha dönüştürecek yeni adımları kararlılıkla hayata geçirmek. Kadın Kollarımızın gerçekleştirdiği bu çalıştayların davamıza, kutlu yürüyüşümüze katkı sağlayacağına yürekten inanıyorum. Yükü ağır, yolu uzun ama inancı diri bir yürüyüş bu" açıklamasında bulundu. Çalıştaya AK Parti Kadın Kolları Başkanı Tuğba Işık Ercan ve Genel Başkan Yardımcısı ve Teşkilat Başkanı Ahmet Büyükgümüş de katıldı.
Uzmanından kritik uyarı: "Dizde sesle birlikte ağrı, şişlik ve hareket kısıtlılığı varsa mutlaka hekim değerlendirmesi gerekir"
11 Şubat 2026 Çarşamba - 12:29 Uzmanından kritik uyarı: "Dizde sesle birlikte ağrı, şişlik ve hareket kısıtlılığı varsa mutlaka hekim değerlendirmesi gerekir" Güven Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Serkan İltar, "Dizde sesle birlikte ağrı, şişlik ve hareket kısıtlılığı varsa; kireçlenme, kıkırdak aşınması, menisküs ya da bağ lezyonu açısından mutlaka hekim değerlendirmesi gerekir" dedi. Güven Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Serkan İltar, dizden gelen tıkırtı ve çıtırtı seslerinin çoğu zaman tek başına endişe nedeni olmadığını fakat ağrı ve şişlik olması durumunda mutlaka doktora başvurulması gerektiğini belirtti. İltar, diz ekleminden gelen tıkırtı ve benzeri seslerin son dönemde hastaların en sık sorduğu konular arasında yer aldığını ifade ederek, bu seslerin her zaman bir hastalık anlamına gelmeyebileceğini söyledi. "Normalde dizimizden ses gelmesi endişe edecek bir şey değil" Seslerin yalnızca eklem içinden gelmediğini ifade eden İltar, "Normalde dizimizden ses gelmesi endişe edecek bir şey değil. Eklem içi ya da eklem çevresi dışındaki kasların, tendonların ya da bağların kemik çıkıntılar üzerinde hareketleriyle ortaya çıkan sesler var. Tıkırtı sesine ağrı eşlik ediyorsa, şişlik gelişiyorsa, hareket kısıtlılığı ortaya çıkıyorsa o zaman kaygılanmalı ve mutlaka doktora müracaat etmeliyiz. Bu sesler; osteoartrit (kireçlenme), kıkırdak aşınması, menisküs lezyonu ya da bağ lezyonu gibi problemlerle ilişkili olabilir. Araya sıkışıp takılan bir şey var mı yok mu araştırılmak üzere doktora başvurulması gerekir" ifadelerini kullandı. Diz kireçlenmesi için 3 ana risk: Yaş, kilo, genetik Diz ekleminde kireçlenme gelişimiyle ilgili risk durumlarına da değinen İltar, "Üç majör faktör var. Genetik yatkınlık, fazla kilo ve yaş alma. Birkaç kilo bir şey olmaz demeyelim. Dizin taşıdığı yük çok büyük" cümlelerine yer verdi. Robotik uygulama önerdi İleri düzey diz osteoartritinde son aşama tedavilerden birinin diz protezi olduğunu açıklayan İltar, "Robotik uygulama, ameliyattan önce planlamayı hatasız şekilde sunuyor. Daha iyi bağ dengesi kurmaya yardımcı olabiliyor. En önemli dezavantajı günümüz şartlarında ekonomik yük" ifadelerini kullandı.