Yerel Haberler
Ankara
25 Şubat 2026 Çarşamba - 14:34 BBP Genel Başkanı Destici: "Bu millet ne kimliğinden ne de inançlarından asla vazgeçmeyecektir" Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, "80 darbesinde denediler, olmadı. 28 Şubat’ta denediler, olmadı. 27 Nisan’da denediler, olmadı. 15 Temmuz’da denediler, olmadı. Yine Allah’ın inayeti ve milletimizin ferasetiyle olmayacaktır. Bu millet ne kimliğinden ne de inançlarından asla vazgeçmeyecektir" dedi. BBP Genel Başkanı Destici, gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Güne üzücü bir haberle uyandıklarını belirten Destici, "Balıkesir 9. Ana Jet Üssü’nden havalanan F-16 savaş uçağımızın gece saat 00.50 civarında kaza kırıma uğraması sebebiyle maalesef pilotumuz Binbaşı İbrahim Bolat’ın hayatını kaybettiğini üzülerek öğrendik. Öncelikle şehit pilotumuza yüce Allah’tan rahmet, kederli ailesine, yakınlarına, kahraman silah arkadaşlarına ve Türk milletine baş sağlığı ve sabır niyaz ediyoruz. Elbette bu düşüşün nedenleri, savcılığımızın başlattığı soruşturma ve hava kuvvetlerimizin yapacağı incelemeler neticesinde ortaya çıkacaktır. Tekrar şehidimize Allah’tan rahmet diliyorum. Ruhu şad, mekanı cennet olsun. Cenab-ı Hakk, kahraman askerlerimizi, güvenlik güçlerimizi, polisimizi, milletimizin her bir ferdini her türlü kazadan, beladan, doğal afetlerden, saldırılardan muhafaza eylesin. Cenab-ı Hakk kahraman ordumuzun yar ve yardımcısı olsun inşallah" diye konuştu. "Milletimize yönelik iyi niyetli bir tavır göremiyoruz" Türkiye’de İslam ile ilişkili, İslam’ı hatırlatan her şeye düşman ve karşı olan bir toplulukla muhatap olduklarını söyleyen Destici, "Aslında ne düşmanlıklarını ne gerekçelerini ne de argümanlarını doğru dürüst ifade edemiyorlar. Bir laiklik ipi bulmuşlar, ona sarılıyorlar. Kiminle muhatap olduğumuzu, ne istediklerini de net olarak ifade etmiyorlar. Çünkü ne istediklerini net olarak ifade etseler yüzlerindeki maske düşmüş olacak ve gerçek niyetlerini, gerçek yüzlerini görmüş olacağız. Minareye düşmanlar, bayraktaki hilale düşmanlar, besmeleye düşmanlar, cuma namazına düşmanlar, Ramazan’a, oruca, bayrama, bayramlaşmaya, okullarda söylenen ilahilere, hepsine düşmanlar. İtirazlarını zaman zaman Araplaşma, laiklik, çağdaşlık gibi kelimelerle ifade etmeye çalışıp, karşılaştığımız dünya üzerindeki her milletin yaşadığı ve çözebileceğimiz, çözdüğümüz problemleri aklın ve dünya gerçeklerinin çok dışında İslam’a bağlamaya çalışıyorlar. Milli Eğitim Bakanlığımız Ramazan ayı dolayısıyla ‘Maarif’in Kalbinde Ramazan’ temasıyla bir çalışma hazırlamış ve bunu da okullara göndermiş. Bu çalışmaya bir topluluk hem de öyle bir topluluk ki; tam 168 kişi, isimlerinin önünde yazar, çizer, sanatçı, profesör gibi ifadeler ve ünvanlar var. Bu topluluk, bu çalışmaya Talibanlaşma, eğitim sistemini baskıcı ve dayatmacı bir anlayışla yeniden şekillendirme, oruç tutmayan öğrencileri dışlama ve ötekileştirme, açık bir fişleme belgesi, laiklik ilkesine karşı işlenmiş ağır bir suç gibi tuhaf, anlaşılmaz, hatta korkunç ifadelerle itiraz ediyorlar. Bu açıklamada milletimize yönelik iyi niyetli bir tavır göremiyoruz. Bu davranış biçiminin ülkemize de, milletimize de, birliğimize de hiçbir faydası olmadığını herkesin bilmesi gerekir" ifadelerini kullandı. "Bu millet ne kimliğinden ne de inançlarından asla vazgeçmeyecektir" Destici, sözlerini şöyle sürdürdü: "Herkes duysun ve bilsin ki burası Türkiye Cumhuriyeti Devleti’dir. Türkiye, Müslüman bir ülkedir. Türk milleti Müslüman’dır. Dünya var olduğu sürece de Müslüman kalmaya devam edecektir. İstedikleri kadar rahatsız olabilirler ama gerçek bu ve bu gerçeği bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da değiştirmeye güçleri yetmeyecektir. 80 darbesinde denediler, olmadı. 28 Şubat’ta denediler, olmadı. 27 Nisan’da denediler, olmadı. 15 Temmuz’da denediler, olmadı. Yine Allah’ın inayeti ve milletimizin ferasetiyle olmayacaktır. Bu millet ne kimliğinden ne de inançlarından asla vazgeçmeyecektir." "Bu millet, Türkçemizin yanına ikinci bir eğitim dili eklenmesine müsaade etmeyecek" Destici, Türk milletinin umut hakkını da, teröristlere yapılacak bir genel affı da asla kabul etmeyeceğini vurgulayarak, "Bu millet Anayasa’nın 66. maddesi değiştirilerek kimliğimizin değiştirilmesine, yani ortak adımızın Türk olmaktan çıkarılmasına da asla müsaade etmez ve etmeyecektir. Ve yine bu millet, herkes bilsin ki Türkçemizin yanına ikinci bir resmi ya da eğitim dili eklenmesine müsaade etmemiştir ve etmeyecektir" şeklinde konuştu.
25 Şubat 2026 Çarşamba - 14:27 Ankara’da sürücü eğitmenin karıştığı kavgayla ilgili çalıştığı kurumun sahibinden açıklama: "Hocamız kalbinden rahatsız olmasını belirtmesine rağmen saldırgan tarafından darp edilmiş" Ankara’da sürücü eğitmeni ile bir sürücü arasında çıkan kavgayla ilgili konuşan kurs sahibi, "Hocamız kalbinden rahatsız olmasını belirtmesine rağmen saldırgan tarafından darp edilmiş" dedi. Ankara’nın Etimesgut ilçesinde meydana gelen olayda iddialara göre, İbrahim Çayırpınar, aracına sürücü kursu otomobilinin çarpması nedeniyle 18 yaşındaki kadın kursiyere ve eğitmen Cenk Özay’a saldırdı. Saldırılardan kurtulmak isteyen Özay ise eğitim aracına binerek olay yerinden uzaklaşmak istedi. O sırada Özay’ın bindiği aracın kaputuna tutunan Çayırpınar ise hareket halindeki aracın üzerinde saldırılarına devam etti. Aracına tutunan Çayırpınar ile birlikte yaklaşık 1 saat boyunca seyreden Özay, jandarma karakolunda durarak durumu kolluk kuvvetlerine bildirdi. Tarafların birbirinden şikayetçi olması üzerine eğitmen Özay gözaltına alındı. Saldırgan Çayırpınar’ın ise ehliyetine el konuldu ve 180 bin lira para cezası yazıldı. "Arkasındaki sürücü kornaya basmış ve küfür etmiş" Olayla ilgili konuşan sürücü kursunun sahibi Alper Mutlu, medyada yer alan iddiaların gerçeği yansıtmadığını ve karşı tarafın yalan söylediğini ileri sürerek, "Direksiyon dersi sırasında 18 yaşındaki kız adayımız dersteyken trafik ışıklarında aracı stop ettirmiş. Arkasındaki sürücü kornaya basmış ve küfür etmiş. Aracının yanına yaklaşarak hareketlerine devam etmiş ve adayımızı taciz etmiş. Hocamız da aday ile saldırganın arasına girmek için araçtan inmiş. O sırada arbede yaşanmış. Hocamız kalbinden rahatsız olmasını belirtmesine rağmen saldırgan tarafından darp edilmiş. Hocamız da oradan uzaklaşmak için eğitim aracına tekrar binmiş. Saldırganın tanıdıkları olaya dahil olunca hocamız hareket etmeye başlamış. Hareket ettikten sonra da linç edilmemek için duramamış. Uzun süre takip edilmiş. Şahıs bir türlü tutunduğu araçtan inmemiş. Hocamız da polis noktasına giderek teslim olmuş. Daha sonra da hastaneye kaldırılmış ve iki gün yoğun bakımda kalmış" dedi. "Diğer tarafın medyada dedikleri birbiri ile çelişiyor" Hukuk mücadelelerini sürdüreceklerini kaydeden Mutlu, "Trafikte istop etmiş genç bir kız var. Karşı tarafta sürekli kornaya basmış. Hocamızın ilk başta küfür etmesi çok mantıklı gelmiyor. Diğer tarafında medyada dedikleri birbiri ile çelişiyor. Herkesin empati yapması lazım. Aracın her yerinde ‘sürücü adayı’ yazısı var. Hocamızla konuşamadım. Kendisine hala da ulaşmıyoruz. Karşı taraftan şikayetçi olacağız. Sürecin takipçisi olacağız. İsmimizi lekelediler. Bunun illaki hukuki yaptırımı olacaktır" diye konuştu. "O araçtakiler onlarında yakınları olabilirdi" Olayla ilgili açıklamalarda bulunan Orta Anadolu Sürücü Kursları ve Eğitimcileri Federasyonu Başkanı Serdar Tepegöz şunları dedi: "Tahmin ediyorum ki iti tarafta oruçlu olduğu için gergindi. Sürücü adayımız aracı istop ettirmiş ama herhangi bir çarpma durumu yok. Bu şekilde olay gerçekleşince adayımıza küfür etmişler. Bunun üzerine saldırgan şahsın ehliyetine el konuldu ve para cezası kesildi. Bizler Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı, denetimleri bu bakanlık tarafından yapılan sürücü kurslarıyız. Bu işin en temelinden gelen kurumlarız. Sürekli denetlenen kurumlarız. İnsanlardan saygı ve sabır istiyoruz. O araçtakiler onlarında yakınları olabilirler. Keşke bu olay yaşanmasaydı. Bu olaydan çok mağduruz. Böyle bir olayda kurumuzun adı anıldığı için üzgünüz ve kamuoyundan özür dileriz."
25 Şubat 2026 Çarşamba - 14:22 Bakan Bolat: "Türkiye-Suriye Ortak Gümrük Komitesi’nin ilk toplantısını en kısa sürede gerçekleştirme hususunda mutabık kaldık" Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "İki ülke arasında geçen aralık ayında imzalanan Türkiye-Suriye Ortak Gümrük Komitesi’nin ilk toplantısını en kısa sürede gerçekleştirme hususunda mutabık kaldık" dedi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Suriye Sınır Kapıları ve Gümrükler Genel İdaresi Başkanı Kuteybe Ahmed Bedevi ve Suriye Ekonomi ve Sanayi Bakanı Nida Eş-Şaar ile birer telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmelerde karşılıklı ticarette gümrük süreçlerinin iyileştirilmesi ve hızlandırılması, gümrük kapılarının modernizasyonu ve genişletilmesi, transit geçişlerin hızlandırılması başlıklarının ele alındığı belirtildi. "JETCO mekanizması toplantısını ilkbaharda gerçekleştirmek için anlaştık" Türkiye ve Suriye’nin geçmişten gelen bir bağının olduğunu, siyasi ve ticari ortaklıkların ilerleyen yıllarda da söz konusu olması gerektiğini belirten Bakan Bolat, "İki ülke arasında geçen aralık ayında imzalanan Türkiye-Suriye Ortak Gümrük Komitesi’nin ilk toplantısını en kısa sürede gerçekleştirme hususunda mutabık kaldık. Suriye’de yeni yönetimin ülkesinde ve bölgemizde oluşturduğu enerjiden güç alarak, ülkelerimiz arasındaki lojistik ağların güçlendirilmesinin bölgesel bağlantısallığa katkı sağlayacağı hususunu vurguladık. Suriye Ticaret ve Ekonomi Bakanı Nida Eş-Şaar ile gerçekleştirdiğimiz görüşmede ise ülkelerimiz arasında geçen yıl ulaşılan 3,7 milyar dolarlık toplam ticaret hacminin ve yatırım ilişkilerinin daha da güçlendirilmesi için atılacak adımları değerlendirdik. Türkiye-Suriye Ticaret Bakanlıkları arasında kurulan Ekonomik ve Ticaret Ortak Komitesi (JETCO) mekanizması toplantısını ilkbaharda gerçekleştirmek için anlaştık. Toplantı marjında geniş kapsamlı bir iş ve yatırım forumu gerçekleştirmeyi de kararlaştırdık. Suriye ile ticaretimizi artırmak ve ikili ortaklıklarımızı güçlendirmek için çalışmalarımızı sürdüreceğiz" ifadelerine yer verdi.
Tarım Kredi KOOP marketlerde donuk kıyma Ramazan boyunca indirimli fiyatla satılacak
12 Şubat 2026 Perşembe - 14:06 Tarım Kredi KOOP marketlerde donuk kıyma Ramazan boyunca indirimli fiyatla satılacak Tarım Kredi KOOP marketlerde Ramazan ayı boyunca donuk kıymanın sabit ve indirimli fiyatla satılacağını duyuran KOOP Market Genel Müdürü Orhan Kozan, "Ramazan ayı boyunca sabit fiyatla 500 gram ve 1 kiloluk ürünler 485 lira kilogram fiyatıyla tüketicilerimizin beğenisine sunulacak" dedi. Tarım Kredi KOOP Market, donuk kıyma ürünüyle perakende sektöründe güçlü bir konum hedefliyor. Avrupa Birliği ülkelerinde yaygın olarak tercih edilen donuk et ürünleri, sağlıklı, kullanışlı ve uzun raf ömrüne sahip yapısıyla öne çıkıyor. KOOP Market’te yer alacak donuk kıyma ürünü, Et ve Süt Kurumu’nun yüksek hijyen ve kalite standartlarına sahip tesislerinde üretiliyor. Soğuk zincir korunarak tüketiciye ulaştırılan ürünler, gıda güvenliği ve sürdürülebilirlik açısından önemli bir alternatif sunuyor. Uygun fiyatlarla tüketiciye sunulacak ürünler, 14 Şubat Cumartesi günü itibarıyla Türkiye genelindeki tüm KOOP marketlerde satışa sunulacak. Tarım Kredi’nin kendi tesislerinde ürettiği Tarım Kredi 400 gram donuk kıyma ile Et ve Süt Kurumu iş birliğiyle temin edilen 500 gram ve 1 kilogramlık donuk kıyma ürünleri, Ramazan ayı sonuna kadar indirimli ve sabit fiyatlarla KOOP Market’te tüketiciyle buluşacak. "Ramazan ayı boyunca sabit fiyatla 500 gram ve 1 kiloluk ürünler 485 lira kilogram fiyatıyla tüketicilerimizin beğenisine sunulacak" KOOP Market Genel Müdürü Orhan Kozan yaptığı açıklamada, "Tüketicilerimizden yoğun gelen talep üzerine daha önce kısıtlı sayıda yaptığımız, sattığımız donuk kıyma ürününü 14 Şubat Cumartesi’den itibaren Et ve Süt Kurumu iş birliğiyle tüm yurt genelindeki KOOP marketlerde satmaya başlayacağız. Ramazan ayı boyunca sabit fiyatla 500 gram ve 1 kiloluk ürünler 485 lira kilogram fiyatıyla tüketicilerimizin beğenisine sunulacak" diye konuştu. "Sektörde de hem gıda toptancıları hem gıda perakendecileri fiyat sabitlemesi yaptılar" Ürünlerin Et ve Süt Kurumu’nun denetiminde marketlere ulaştırıldığını aktaran Kozan, "Ramazan ayı boyunca kampanyalarımız, Ramazan kampanyalarımız devam edecek. Sektörde de hem gıda toptancıları hem gıda perakendecileri fiyat sabitlemesi yaptılar. Biz de daha önceki yıllarda bunu açıklamıştık. Çok beğeniyoruz. Bu konseptin devam etmesini de destekliyoruz. Ramazan boyunca tüketicilerimizin bütçesini rahatlatacak gerek yağ, gerek süt, gerek bakliyat ürünlerinde kampanyalarla da tüketicilerimizin beğenilerini kazanacağımızı düşünüyoruz" ifadelerini kullandı. Kozan, vatandaşlardan bu kampanyaların yoğun ilgi gördüğünü dile getirerek, ürünlerin kullanımının kolay ve raf ömrünün uzun olduğunu ifade etti.
DEM Parti: "Görüşmede sürecin kararlılıkla sürdürüleceğine dair ortak irade bir kez daha teyit edildi"
12 Şubat 2026 Perşembe - 12:53 DEM Parti: "Görüşmede sürecin kararlılıkla sürdürüleceğine dair ortak irade bir kez daha teyit edildi" DEM Parti, İmralı heyetinde yer alan Van Milletvekili Pervin Buldan ve Şanlıurfa Milletvekili Mithat Sancar’ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yaptığı görüşmede sürecin kararlılıkla sürdürüleceğine dair ortak iradenin bir kez daha teyit edildiğini belirtti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün DEM Parti heyetinden Van Milletvekili Pervin Buldan ve Şanlıurfa Milletvekili Mithat Sancar’la görüşmüştü. Görüşmeye AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala ve MİT Başkanı İbrahim Kalın da katılmıştı. DEM Parti heyeti tarafından görüşmeye ilişkin yapılan yazılı açıklamada, "DEM Parti İmralı heyeti olarak Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile önemli bir görüşme gerçekleştirdik. Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bölgemizde yaşanan gelişmeler, bu gelişmelerin Türkiye’ye ve barış ve demokratik toplum sürecine etkileri üzerine istişarede bulunduk. Görüşmede sürecin kararlılıkla sürdürüleceğine dair ortak irade bir kez daha teyit edildi. Yürütülen süreçle ilgili somut ve güven verici adımların atılması için TBMM’nin, ilgili bakanlıkların ve kamu kurumlarının çalışmalarını yoğunlaştırmalarına ihtiyaç duyulduğu dile getirildi. Bu çerçevede Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun raporunun kapsayıcı bir yaklaşımla hazırlanmasının, demokratikleşme ve özgürlükler konusunda sağlam bir temel sunmasının gerekliliğine vurgu yapıldı. Toplumun tüm kesimlerini kapsayacak ve Türkiye’nin demokratik geleceğine dayanak oluşturacak yasal çerçevenin gecikmeden ve en geniş uzlaşıyla çıkmasının önemli olduğu belirtildi. Küresel ve bölgesel siyasette önemli gelişmelerin yaşandığı bir dönemde yapılan bu görüşmenin Türkiye ve bölge halklarının barış içinde bir arada yaşamasına katkı sağlayacağına inancımızı yineliyor, Sayın Cumhurbaşkanı’na kabulü için teşekkür ediyoruz" ifadelerine yer verildi.
Epstein’e benzetilen adam çareyi Ankara’ya taşınmakla buldu
12 Şubat 2026 Perşembe - 12:44 Epstein’e benzetilen adam çareyi Ankara’ya taşınmakla buldu Kayseri’de yaşayan Rıfat Özdemir, Jeffrey Epstein’e benzetilmesi nedeniyle karşılaştığı olumsuz tepkiler sonrası yaşadığı şehirden ayrılıp, Ankara’ya taşındı. Kayseri’de yaşayan Rıfat Özdemir, Jeffrey Epstein’e olan fiziksel benzerliği nedeniyle sosyal medyada ve sokakta hedef gösterildiğini belirterek, yaşadığı psikolojik baskı sonrası Kayseri’yi terk ederek Ankara’ya taşınma kararı aldığını ifade etti. Dış görünüşü nedeniyle çevresindekilerin olumsuz bakışlarına maruz kaldığını dile getiren Özdemir, bu süreçte çalışamadığını ve bir süre evinden çıkmayacağını söyledi. "Epstein’e benzemek hoş bir şey değil" Çevresindeki insanların olumsuz bakışlarından dolayı rahatsız olduğunu ifade eden Rıfat Özdemir, "Olay, yeğenim dayı sen Epstein’e benziyorsun diyerek fotoğrafımı çekip, sosyal medyada paylaşmasıyla başladı. Bu kadar çabuk yayılacağını tahmin etmedim. Paylaşıma baktığımda bir anda milyonların izlediğini gördüm. Londra basını ve Arap kanalları gibi birçok ülkeden yayınlar gördüğümde şaşırdım. Epstein’e benzemek hoş bir şey değil. Epstein’i tanımıyordum. Yeğenim Epstein’e benziyorsun dediğinde sıradan ünlü bir artist zannettim. Araştırdığımda Epstein’in çok kötü bir insan olduğunu öğrendim. Ben şu anda dekorasyon işiyle uğraşıyorum. Bu benzetmeden dolayı insanların yanlarına gidemediğim için mağdurum. İnsanların bana, sanki karşılarında Epstein varmış gibi bakmaları beni rahatsız ediyor. Bu kelimelerle anlatılacak bir şey değil. Halkımdan ricam lütfen önyargılı olmayın, insan insana benzeyebilir" dedi. "Ankara’ya yerleştim, bir hafta evden çıkmayacağım" Özdemir, Epstein’e olan fiziksel benzerliği nedeniyle çalışamadığını ve mağdur olduğunu belirterek, "Kayseri’yi terk etmek zorunda kaldım. Kayseri’de mağdur oldum, Ankara’ya yerleştim, bir hafta evden çıkmayacağım. Normalde yurt dışında da çalışıyorum. Şantiyelerde devamlı işlerimiz olduğu için şu anda yurt dışına bile gidemez oldum. Çekiniyorum, çünkü burada derdimi anlatabiliyorum ama yurt dışına gittiğim zaman kendimi nasıl ifade edeceğim? Yabancı dilim zaten yok. O yüzden yurt dışına gitmeyi erteledim. Normalde benim şu anda yurt dışında olmam lazımdı" şeklinde konuştu. "Epstein’e benzemek insanı toplumdan uzaklaştırıyor" İnsanların bakışlarından uzaklaşmak için yaşadığı şehirden ayrılıp Ankara’ya taşınmak zorunda kaldığını aktaran Özdemir, sözlerine şu şekilde devam etti: "Hiç kimse benim yerimde olmak istemez. Kılık değiştirip, sakal bırakacağım dedim ama Epstein’in sakallı halini yapmışlar. Bu sefer benzerlik tamamen birebir aynı olacak diye sakal da bırakamıyorum. Zengin bir insan da değilim ki botoks yaptırıp, yüz ifademi değiştireyim. Eşimle beraber ne yapacağımıza karar verdik. Ben dedim ki Ankara’ya taşınalım çünkü Ankara’da daha önce de yaşamıştık. Kayseri’deki insanların bakışlarından uzaklaşmak istedim. İnsanın Kadir İnanır’a benzemesi insana haz verebilir ama Epstein’e benzemek insanı toplumdan uzaklaştırıyor. Kayseri’de rahatsız oldum, Ankara’ya taşınmak zorunda kaldım. Ankara’da da bu gibi durumlar yaşamak istemiyorum."
Türkiye ile Sri Lanka arasında sağlık turizminde iş birliği görüşmesi
12 Şubat 2026 Perşembe - 12:43 Türkiye ile Sri Lanka arasında sağlık turizminde iş birliği görüşmesi Sağlık Turizmi Konfederasyonu (SATKOF) Genel Başkanı Prof. Dr. Aysun Bay öncülüğündeki heyet, Sri Lanka Demokratik Sosyalist Cumhuriyeti’nin Ankara Büyükelçisi Niluka Kadurugamuwa’yı makamında ziyaret etti. Görüşmede Türkiye ile Sri Lanka arasında sağlık turizmi alanındaki iş birliği imkanları ele alındı. SATKOF Genel Başkanı Prof. Dr. Aysun Bay ve beraberindeki heyet, Sri Lanka Demokratik Sosyalist Cumhuriyeti’nin Ankara Büyükelçisi Niluka Kadurugamuwa’yı ziyaret etti. Görüşmede sağlık turizminde kurumsal güven modeli, sahte aracı yapılara karşı hasta güvenliğinin sağlanması ve iki ülke hastaneleri arasında uygulanabilecek MOU (Mutabakat Zaptı) protokol modeli konuları değerlendirildi. Toplantıda ayrıca geleneksel ve tamamlayıcı tıp alanında yapılabilecek iş birlikleri, bitkisel üretim çalışmaları ve kanser önleyici doğal ürünler başlıkları da gündeme geldi. Sağlık hizmetlerinde dijitalleşme kapsamında AI tabanlı B2B çözümler ile hasta takip sistemlerine yönelik potansiyel projeler üzerinde duruldu. Ziyaretin, iki ülke arasında sağlık diplomasisi, sağlık turizmi ve ekonomik iş birliğinin güçlendirilmesi açısından önemli bir adım olduğu ifade edildi. Tarafların önümüzdeki süreçte somut iş birliği modelleri üzerine çalışmalarını sürdüreceği belirtildi.
Bakan Gürlek: "Yargı süreçlerinin daha kısa sürede sonuçlanması için önemli adımlar atacağız"
12 Şubat 2026 Perşembe - 12:34 Bakan Gürlek: "Yargı süreçlerinin daha kısa sürede sonuçlanması için önemli adımlar atacağız" Adalet Bakanı Akın Gürlek, Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) Başkanı sıfatıyla kurul üyeleriyle ilk toplantısını gerçekleştirdi. Gürlek, "Hakimler ve Savcılar Kurulumuz ile birlikte özellikle geciken yargı süreçlerinin daha kısa sürede sonuçlanması için önemli adımlar atacağız" dedi. Adalet Bakanı Gürlek, HSK’ya gelişinde Başkanvekili Fuzuli Aydoğdu, Birinci Daire Başkanı Turan Kuloğlu ve kurul üyeleri tarafından karşılandı. Basına kapalı olarak gerçekleştirilen toplantı öncesinde açıklamalarda bulunan Gürlek, yargı teşkilatının güçlendirilmesine yönelik reformlara dikkat çekti. Son 23 yılda yargı alanında önemli düzenlemelerin hayata geçirildiğini belirten Gürlek, "Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yargı teşkilatımızın güçlendirilmesi adına önemli reformlar gerçekleştirildi. Mevzuat altyapımız geliştirildi, insan kaynağımız nitelik ve nicelik bakımından güçlendirildi. Fiziki ve teknolojik imkanlarımız önemli ölçüde artırıldı. Tüm bu adımlar, adalet hizmetlerinin daha hızlı ve daha erişilebilir sunulması amacıyla yapıldı" dedi. HSK’nın yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığının teminatı olan kurumlardan biri olduğunu vurgulayan Gürlek, liyakat ve mesleki yeterlilik esaslı bir yönetim anlayışını sürdüreceklerini ifade etti. Gürlek, "Şeffaf ve öngörülebilir yönetim anlayışını kararlılıkla sürdüreceğiz. Yeni dönemde de reform irademizi aynı kararlılıkla devam ettireceğiz. Hukukun üstünlüğünü esas alan, gecikmeyen, öngörülebilen ve güven tesis eden bir adalet sistemini tahkim edeceğiz" diye konuştu. Hakim ve savcı kökenli olduğunu hatırlatan Gürlek, teşkilatın ihtiyaçlarını yakından bildiğini belirterek, "Teşkilatımızın tüm eksikliklerini iyi biliyorum. Hakimler ve Savcılar Kurulumuz ile birlikte özellikle geciken yargı süreçlerinin daha kısa sürede sonuçlanması için önemli adımlar atacağız" ifadelerini kullandı. HSK toplantısı, Adalet Bakanı ve HSK Başkanı Akın Gürlek başkanlığında basına kapalı olarak yapıldı.
Bakan Gürlek: "Yargı süreçlerinin daha kısa sürede sonuçlanması için önemli adımlar atacağız"
12 Şubat 2026 Perşembe - 12:31 Bakan Gürlek: "Yargı süreçlerinin daha kısa sürede sonuçlanması için önemli adımlar atacağız" Adalet Bakanı Akın Gürlek, Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) Başkanı sıfatıyla kurul üyeleriyle ilk toplantısını gerçekleştirdi. Gürlek, "Hakimler ve Savcılar Kurulumuz ile birlikte özellikle geciken yargı süreçlerinin daha kısa sürede sonuçlanması için önemli adımlar atacağız" dedi. Adalet Bakanı Gürlek, HSK’ya gelişinde Başkanvekili Fuzuli Aydoğdu, Birinci Daire Başkanı Turan Kuloğlu ve kurul üyeleri tarafından karşılandı. Basına kapalı olarak gerçekleştirilen toplantı öncesinde açıklamalarda bulunan Gürlek, yargı teşkilatının güçlendirilmesine yönelik reformlara dikkat çekti. Son 23 yılda yargı alanında önemli düzenlemelerin hayata geçirildiğini belirten Gürlek, "Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yargı teşkilatımızın güçlendirilmesi adına önemli reformlar gerçekleştirildi. Mevzuat altyapımız geliştirildi, insan kaynağımız nitelik ve nicelik bakımından güçlendirildi. Fiziki ve teknolojik imkanlarımız önemli ölçüde artırıldı. Tüm bu adımlar, adalet hizmetlerinin daha hızlı ve daha erişilebilir sunulması amacıyla yapıldı" dedi. HSK’nın yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığının teminatı olan kurumlardan biri olduğunu vurgulayan Gürlek, liyakat ve mesleki yeterlilik esaslı bir yönetim anlayışını sürdüreceklerini ifade etti. Gürlek, "Şeffaf ve öngörülebilir yönetim anlayışını kararlılıkla sürdüreceğiz. Yeni dönemde de reform irademizi aynı kararlılıkla devam ettireceğiz. Hukukun üstünlüğünü esas alan, gecikmeyen, öngörülebilen ve güven tesis eden bir adalet sistemini tahkim edeceğiz" diye konuştu. Hakim ve savcı kökenli olduğunu hatırlatan Gürlek, teşkilatın ihtiyaçlarını yakından bildiğini belirterek, "Teşkilatımızın tüm eksikliklerini iyi biliyorum. Hakimler ve Savcılar Kurulumuz ile birlikte özellikle geciken yargı süreçlerinin daha kısa sürede sonuçlanması için önemli adımlar atacağız" ifadelerini kullandı. HSK toplantısı, Adalet Bakanı ve HSK Başkanı Akın Gürlek başkanlığında basına kapalı olarak yapıldı.