Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Ankara
İletişim Başkanlığı’ndan dezenformasyona karşı yeni adım
21 Nisan 2026 Salı - 15:26:54
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, kamu internet sitelerinde yapay zeka uyumlu teknik standart dönüşümünü başlattı. Yazıda, büyük dil modelleri ve üretken yapay zeka teknolojilerinin bilgiye erişim biçimlerini köklü şekilde değiştirdiğine dikkat çekilirken, teyit edilmemiş veriler üzerinden üretilen hatalı ve yanıltıcı içeriklerin kamuoyunda riskler doğurabileceği net biçimde ortaya kondu. Bu nedenle kamu kurumlarının dijital varlıklarının yalnızca vatandaşlar için değil, yapay zeka sistemleri için de güvenilir başvuru kaynağı haline getirilmesi hedefleniyor. Başlatılan teknik standart uygulamasıyla, kamu kurumlarının internet sitelerinde yer alan içeriklerin, kurumsal yapıların ve öncelikli referans alanlarının yapay zeka sistemleri tarafından doğru biçimde tanınması ve yorumlanması amaçlanıyor. Böylece kamusal bilginin bütünlüğünün korunması, resmi içeriklerin görünürlüğünün artırılması ve dijital alanda Türkiye’nin iletişim kapasitesinin daha güçlü hale getirilmesi öngörülüyor. Bu uygulama, yalnızca teknik bir güncelleme değil; aynı zamanda bilgi kirliliğine, manipülasyona ve dijital dezenformasyona karşı stratejik bir koruma hattı olarak öne çıkıyor. Kurumlara iletilen rehberde dosya yapısı, teknik gereklilikler ve örnek uygulamalara ayrıntılı şekilde yer verildiği belirtiliyor. Sürecin, İletişim Başkanlığı tarafından yürütülecek değerlendirme ve dayanıklılık testleriyle destekleneceği; kurumların hazırlık düzeyi, veri bütünlüğü ve teknik uyumluluğunun bu kapsamda ele alınacağı ifade ediliyor. Böylece kamu kurumlarının dijital mecralarda hem vatandaşlara hem de yapay zeka temelli sistemlere karşı daha sağlam, daha tutarlı ve daha güvenilir bir iletişim yapısına kavuşması hedefleniyor. Bu dönüşüm, yapay zeka çağında kamu bilgisinin korunması, devletin dijital hafızasının güçlendirilmesi ve resmi bilginin tek kaynaktan sağlıklı biçimde dolaşıma girmesi bakımından öncü ve belirleyici bir adım olarak öne çıkıyor.
21 Nisan 2026 Salı - 15:21
Bakan Ersoy: "Fuadname, hat ve ebruda çok geniş bir penceredir"
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, ünlü hat ve ebru sanatçısı Fuat Başar hakkında, "Fuadname, Fuat Başar hocamızın 50 yıllık sanat bilgi ve birikimine; hat ve ebruda akseden duygu ve düşünce dünyasına açılmış çok özel, çok geniş bir penceredir" dedi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Ankara Resim ve Heykel Müzesi’nde açılan ‘50. Yılında, Fuat Başar’a Armağan Fuadname Hat ve Ebru Sergisi’nin açılışına katıldı. Ersoy, sergi alanını gezerek eserleri inceledi ve eserlerin sahibi Fuat Başar’dan çalışmalar hakkında bilgi aldı. Hat ve ebru sanatının geleneksel Türk sanatları içerisindeki önemine dikkat çeken Ersoy, bu tür sergilerin kültürel mirasın yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması açısından büyük değer taşıdığını ifade etti. Sergide yer alan eserlerin, klasik hat sanatının zarafetini ve ebru sanatının estetik derinliğini yansıttığını dile getiren Ersoy, Fuat Başar’ı bu eserler için tebrik etti. Fuat Başar’ın 50 yıllık bilgi birikimini, hat ve ebru sanatına yansıttığını vurgulayan Ersoy, bu eserlerin sanat dünyasına geniş bir pencere sunduğunu sözlerine ekledi. "Fuadname, hat ve ebruda çok geniş bir penceredir" Fuat Başar’ın Türkiye’de nadir işlere imza attığını belirten Ersoy, "Fuadname, Fuat Başar hocamızın 50 yıllık sanat bilgi ve birikimine; hat ve ebruda akseden duygu ve düşünce dünyasına açılmış çok özel, çok geniş bir penceredir. Merhum Mahmud Bedreddin Yazır ustamızın ‘Kalem Güzeli’ eserinden etkilenerek çıkılan, kelimenin tam anlamıyla sahaftan sanata aşkla, kararlılıkla, inançla yürünmüş olan bir yolun menzilleri burada sanatseverlerimizle buluşmaktadır. Başar, Türk-İslam sanat geleneğinin en önemli, en özel dallarından hat ve ebruya vakfettiği ömründe vücuda getirdiği nice eserle 600’e yakın ulusal ve uluslararası sergide, çok sayıda koleksiyon ve müzede seçkin ve saygın yerini almış; nesilden nesile ulaştırılacak, estetik ve zarafete bürünmüş bir kültür mirasının banisi olmuştur. Bu göz alıcı eserlerinin yanında Fuat Başar dendiğinde; Japon İmparatoru, Malezya Başkanı, Suudi Arabistan Kralı ve daha birçok devlet adamının tuğralarını çekmiş çok özel bir sanat otoritesinden bahsettiğimizin bilinmesi gerektiğini özellikle vurgulamak isterim" diye konuştu. "Fuadname, yarım asırlık bir emeğin ifadesidir" Fuat Başar’ın 2019 yılında Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’ne layık görüldüğünün de ayrıca altını çizen Ersoy, "2009 yılında ‘Yaşayan İnsan Hazinesi’ olarak, 2019’da da ‘Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’ ile taltif edilmiş olan hocamızın yetiştirdiği ebruzen ve hattatlar da bugün ulusal ve uluslararası alanda kendini ispat etmiş ve bu silsileyi teşkil etmektedirler. Başar, öncülük ettiği bu sergide öğrencilerinin de eserlerine yer vermekle sanat geleneğimizin ustadan çırağa, seleften halefe sürekliliğini en nadide şekilde gözler önüne sermiş; ziyaretçilerini çok özel ve anlamlı bir koleksiyonla buluşturmuş oluyor. Fuat Başar’ın tıp tahsilini yarıda bırakarak sanatı hayatının merkezine yerleştirdiğini düşünmek, hat ve ebrunun yanına şiiri de ekleyerek geniş bir sanat sahasında geldiği istisnai noktayı görmek ve bütün bunların yanında bir de icazet verdiği nesillerin başarısına şahit olmak onun yürüdüğü bu yola karşı beslediği tutkuyu, sevgiyi ve vefayı anlamamızı sağlıyor. Fuadname bu yönüyle yalnızca bir sergi değil; yarım asırlık bir emeğin, bir mektebin ve bir sanat anlayışının ifadesidir" şeklinde konuştu.
21 Nisan 2026 Salı - 15:17
18 ildeki dolandırıcılık ve yasa dışı bahis operasyonlarında 127 gözaltı
İçişleri Bakanlığı, 18 ilde jandarma ekiplerince "Nitelikli Dolandırıcılık ve Yasa Dışı Bahis" suçlarına yönelik icra edilen operasyonlarda 127 şüphelinin gözaltına alındığını bildirdi. Bakanlıktan operasyonla ilgili yapılan açıklamada, "Jandarma Genel Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, MASAK ve Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde İl Jandarma Komutanlıklarımızca 18 ilde "Nitelikli Dolandırıcılık ve Yasa Dışı Bahis" suçlarına yönelik düzenlenen operasyonlarda 127 şüpheli yakalandı. Şüphelilerin; 56’sı tutuklandı. 59’u hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğerlerinin işlemleri devam ediyor. Şüphelilerin; yasa dışı bahis oynattıkları ve suçtan elde edilen para nakline aracılık ettikleri, sosyal medya hesapları üzerinden sahte ilanlarla dolandırıcılık yaptıkları tespit edildi" ifadeleri yer aldı.
21 Nisan 2026 Salı - 14:37
Türk tarihini anlatan ‘Altaylardan Tuna’ya Kızılelma’ya Türkler’ kitabı okuyucuyla buluştu
Mesut Kılıçoğlu’nun kaleme aldığı ve Türk tarihini bütüncül bir bakış açısıyla sunan ‘Altaylardan Tuna’ya Kızılelma’ya Türkler’ eseri, raflardaki yerini aldı. ‘Altaylardan Tuna’ya Kızılelma’ya Türkler’ raflardaki yerini alarak okuyucusuyla buluştu. Mesut Kılıçoğlu tarafından kaleme alınan eser, Türk tarihini destansı bir anlatımla ele alıyor. 750 sayfa ve 12 bin 550 beyitten oluşan kitapta, Nuh Peygamber’in oğlu Yafes’ten itibaren Türk tarihinin kronolojik gelişimi anlatılıyor. Eserde, Alp Er Tunga, Mete Han, Oğuz Kağan başta olmak üzere Türk tarihine yön veren liderler, hanlar, sultanlar ve kahramanların hayatları ile mücadeleleri yer alıyor. Kitapta ayrıca Talas Savaşı, Dandanakan Savaşı ve Malazgirt Meydan Muharebesi gibi Türk tarihinin dönüm noktaları da akıcı ve etkileyici bir üslupla aktarılıyor.
06 Nisan 2026 Pazartesi - 15:12
Bakan Fidan ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Barrack’ı kabul etti
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack ile bir araya geldi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack’ı Ankara’da kabul etti.
06 Nisan 2026 Pazartesi - 14:57
Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Yalçın: "Sumud Filosu Gazze’nin özgürlüğü için büyük önem taşıyor"
Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, "Sumud Filosu, Gazze’nin özgürlüğü, Gazzeli çocuklara eğitim yardımlarının ulaştırılması, bölgedeki sağlık sorunlarının dünya kamuoyuna bir kez daha güçlü şekilde haykırılabilmesi için büyük önem taşıyor" dedi. Eğitim-Bir-Sen tarafından Gazze’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek, siyonist ablukayı protesto etmek ve Gazze halkına destek olmak amacıyla, yaklaşık 200 ülkeden sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla organize edilen Özgürlük ve Sumud Filosu’nda yer alacak başkanlar, yolculuğun başlangıç noktası olan Barselona’ya düzenlenen törenle uğurlandı. Tören boyunca İngilizce ve Türkçe atılan ’İnsanlığın onuru siyonizmi yenecek’, ’Nehirden denize özgür Filistin’, ’Yaşasın Filistin, kahrolsun siyonizm’, ’Dön yüzünü Hanzala bak yanında Ankara’, ’Gazze’ye nefes Sumud Filosu’, ’Free Palestine’ sloganları ile tüm dünyaya mesaj verildi. ’Stop Genocide!’ yazılı pankartın önünde konuşan Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, yakında yola çıkacak Özgürlük ve Sumud Filosu’na katılacak sendikacıları yolcu etmek üzere bir araya geldiklerini, yaklaşık 200 geminin bu büyük insani girişimde yer almasının beklendiğini aktardı. Filoda, Memur-Sen il temsilciliği görevi de bulunan Eğitim-Bir-Sen şube başkanlarının ve Eğitim-Bir-Sen genel başkan yardımcısının da yer alacağını belirten Yalçın, sözlerine şu şekilde devam etti: "Sumud Filosu, Gazze’nin özgürlüğü, Gazzeli çocuklara eğitim yardımlarının ulaştırılması, bölgedeki sağlık sorunlarının dünya kamuoyuna bir kez daha güçlü şekilde haykırılabilmesi için büyük önem taşıyor. Filoda, Memur-Sen’imizin hassasiyetini, Türkiye’deki insanlarımızın duyarlılığını ve dünya kamuoyunun farkındalığını temsil edecek arkadaşlarımızdan Allah razı olsun." Ali Yalçın, Eğitim-Bir-Sen olarak Filistin halkının sesi olmak adına birçok eylem ve etkinlik gerçekleştirdiklerini, bu çabayı Özgürlük ve Sumud Filosu ile uluslararası alana taşıyacaklarını ifade etti. Siyonizmin azgınlığına karşı insan onurunu ve haysiyetini ayakta tutmak için büyük çaba sarf ettiklerini dile getiren Yalçın, sözlerini şöyle sürdürdü: "Şimdi Özgürlük ve Sumud Filosu’ndan bir kez daha dünyaya sesleneceğiz. İnanıyorum ve ümit ediyorum ki; Özgürlük Filosu’ndaki her arkadaşımız, oradaki her insan, dili, dini, dünya görüşü farklı olsa da insanlık ortak paydasında bir araya gelecek, insan onurunun ve haysiyetinin yaşatılması için mücadele edecek ve seslerini duyurmaya çalışacak. Tüm aktivistlere buradan teşekkürlerimizi yolluyoruz ve ’var olsunlar’ diyoruz. İnanıyoruz ki bu yolculukla birlikte kapılar açılacak ve insani yardımlara fırsat verilecektir, bu umutla bu amaçla yola çıkıyor arkadaşlarımız." Gazze’de yaşananların gündemde tutulması için üzerlerine düşen sorumluluğu yerine getirmeye devam edeceklerinin altını çizen Yalçın, ’nöbet yeniden başlıyor’ diyerek Sumud Filosu’nun yürüttüğü insani girişime destek çağrısında bulundu. Gazze için çağrıda bulundular Törende, Özgürlük ve Sumud Filosu’na katılacak olan Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Yardımcısı Ali Deniz, Eğitim-Bir-Sen Ankara 1 Nolu Şube Başkanı ve Memur-Sen İl Temsilcisi Nevzat Öylek, Eğitim-Bir-Sen İstanbul 2 Nolu Şube Başkanı Mahmut Akay, Eğitim-Bir-Sen Afyonkarahisar 1 Nolu Şube Başkanı Mustafa Arslan, Eğitim-Bir-Sen Bingöl 1 Nolu Şube Başkanı ve Memur-Sen İl Temsilcisi Yunus Kava, Eğitim-Bir-Sen Mardin 1 Nolu Şube Başkanı ve Memur-Sen İl Temsilcisi Abdulselam Demir, Eğitim-Bir-Sen Kocaeli 1 Nolu Şube Başkanı ve Memur-Sen İl Temsilcisi Şahin Yaşlık, Eğitim-Bir-Sen Adıyaman Kahta İşyeri Temsilcisi Nevzat Güzel, Gazze’ye doğru çıkacakları yolculukla ilgili duygu ve düşüncelerini paylaştı. Konuşmaların ardından filo yolcuları, törene katılanlarla vedalaştılar. Filonun en büyük gemisi Gazzeli çocuklar için eğitim araç ve gereçleriyle donatılıyor Ablukayı kırmak ve Gazzeli çocukların eğitim ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla, Eğitim-Bir-Sen ile İnsan Hak ve Hürriyetleri ve İnsani Yardım Vakfı (İHH) arasında 31 Mart’ta bir iş birliği protokolü imzalanmıştı. Protokol kapsamında, Özgürlük ve Kararlılık (Sumud) Filosu’nun en büyük gemisi Gazzeli çocuklar için eğitim araç ve gereçleriyle donatılıyor. Memur-Sen Genel Merkezi önünde düzenlenen törende, Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın ve konfederasyon genel başkan yardımcıları, sendikaların genel merkez ve şube yöneticileri ile Özgürlük ve Sumud Filosu yolcusu başkanları ve aileleri ile Ankara Filistin Dayanışma Platformu (ANFİDAP) sözcüleri yer aldı.
06 Nisan 2026 Pazartesi - 14:32
AK Parti Genel Sekreteri İnan: "İzmir’in malını koruyan AK Parti kadroları olmuştur"
AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan, eski DGM binasına ilişkin, "İzmir’in malını adeta uçurumun kenarından alan ve bu hukuksuz işleme ’dur’ diyen ise AK Parti kadroları oldu" dedi. AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan, eski DGM binasına ilişkin tahliye sürecinin mahkeme kararının uygulanmasından ibaret olduğunu belirterek tepki gösterdi. Sabah saatlerinde yapılan işlemler üzerinden ‘Şafak Baskını" söylemleriyle bir mağduriyet algısı oluşturulmaya çalışıldığını ifade eden İnan, "Sabahın ilk ışıklarıyla koparılan ‘şafak baskını, malımıza çökülüyor’ yaygarasının ardında bir mağduriyet değil, bir hukuk tanımazlık yatıyor" diye konuştu. Söz konusu yapının, Devlet Güvenlik Mahkemesi döneminden kalan ve Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait tapulu bir mülk olduğunu hatırlatan İnan, buna rağmen içeride bulunanların bağımsız yargının üç ayrı tahliye kararını uygulamayı reddettiğini belirtti. İnan, "İçeridekiler, bağımsız yargının tam üç kez verdiği tahliye kararını ellerinin tersiyle iterek açıkça işgalcilik yaptı" ifadelerini kullandı. Açıklamasında çifte standart vurgusu yapan İnan, İstanbul’da kurumların mahkeme kararı dahi olmadan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) tarafından tahliye edildiğini hatırlatarak, "İstanbul’da mahkeme kararı bile olmadan gençlere hizmet eden onca kurumu kapı dışarı edenler, konu İzmir olunca kendi ülkelerinin kurumuna sanki bir ‘Yunan vakfıymış’ gibi düşmanca bakacak kadar çifte standart uyguladılar" şeklinde konuştu. İzmir’de kamuoyuna ‘İzmir’in malı İzmir’de kalmalı’ söylemiyle seslenen çevrelerin geçmişte farklı bir tutum sergilediğini ifade eden İnan, söz konusu binanın yakın geçmişte İstanbul merkezli bir vakfa ihalesiz ve bedelsiz şekilde devredilmek istendiğini hatırlattı. Bu sürece karşı verilen hukuki mücadelenin altını çizen İnan, "Sahnede ‘İzmir’in malı İzmir’de kalmalı’ naraları atanların sicili ise bambaşka bir gerçeği fısıldıyor. Çok değil, yakın bir geçmişte aynı kişiler, bu tarihi mirası ihalesiz ve bedelsiz bir şekilde İstanbullu bir vakfın kullanımına sunmaya kalkmıştı. İzmir’in malını adeta uçurumun kenarından alan ve bu hukuksuz işleme ‘dur’ diyen ise AK Parti kadroları oldu" dedi. İnan, bugün yapılan işlemin yalnızca mahkeme kararının uygulanması olduğunu vurgulayarak, "Geçmişte İzmir’in malını başkalarına altın tepside peşkeş çekmeye kalkıp yargıdan dönenlerin, bugün utanmadan ‘malımıza çökülüyor’ demesi tam bir ikiyüzlülüktür Eğer bugün o mal İzmir’de kalıyorsa, geçmişte sergilenen o kararlı hukuki mücadele sayesindedir" açıklamasında bulundu. Tarihi yapının bundan sonraki kullanımına ilişkin de konuşan İnan, binanın İzmirli gençlere hizmet edecek şekilde yeniden değerlendirileceğini belirterek, "Artık o tarihi kapılar, işgalciler için değil, İzmir’in pırıl pırıl gençleri için açılacak. Burası, üniversite öğrencilerine hizmet eden, şehre yakışır yepyeni bir eser olacak" ifadelerinde bulundu. CHP’ye de çağrıda bulunan İnan, tartışma üretmek yerine şehrin temel sorunlarına odaklanılması gerektiğini ifade etti. Bornova’da işe alınan bankamatik memurlarını hatırlatan İnan, "İzmir’in değerlerini gerçekten düşünüyorsanız, önce kendi belediyelerinizdeki kamu kaynaklarının şahsi menfaatlere ve gayrimeşru ilişkilere kurban edilmesini engelleyin. İzmir’de belediyeler CHP’lilerin sevgililerine değil, İzmirlilere hizmet etmeli" diye konuştu. Açıklamasının sonunda Ziya Paşa’nın ‘Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz’ sözünü hatırlatan İnan, İzmirli vatandaşların söylemlere değil icraatlara baktığını ve yaşanan çifte standardı unutmayacağını kaydetti.
06 Nisan 2026 Pazartesi - 14:30
MHP Genel Başkan Yardımcısı Yalçın: "Tüzüğümüzün 52. ve 54. maddelerinin tanıdığı yetkiye istinaden Milliyetçi Hareket Partisi İstanbul İl Başkanlığı görevine Volkan Yılmaz atanmıştır."
MHP Genel Başkan Yardımcısı Yalçın: "Tüzüğümüzün 52. ve 54. maddelerinin tanıdığı yetkiye istinaden Milliyetçi Hareket Partisi İstanbul İl Başkanlığı görevine Volkan Yılmaz atanmıştır."
06 Nisan 2026 Pazartesi - 14:17
Ticaret Bakanı Bolat: "İslam dünyasının Türkiye’nin dış ticaretindeki payı yüzde 26’yı aşmıştır"
Helal Akreditasyon Kurumu-HAK tarafından 1’nci Uluslararası Helal Akreditasyon Kongresi’nde konuşan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Küresel helal ekonomisinin ulaştığı boyuta değindi. Bolat, "İslam dünyasının Türkiye’nin dış ticaretindeki payı yüzde 26’ yı aşmıştır" dedi. Ticaret Bakanlığı ve Helal Akreditasyon Kurumu - HAK tarafından 1’nci Uluslararası Helal Akreditasyon Kongresi düzenlendi. Küresel helal ekonomisinin ulaştığı boyutun ve Türkiye’nin bu alandaki rolünün değerlendirildiği toplantının açılış konuşmasını Ticaret Bakanı Ömer Bolat gerçekleştirdi. Helal akreditasyonunu; ferdi ve toplumsal hayatta, üretimi ve tüketimi etkileyen İslami bir vecibe olması yanında, sağlıklı ürün ve hizmet üretiminin, güvenilir ticaretin, kalite güvencesinin ve sürdürülebilir ekonomik büyümenin mihenk taşı olarak gördüklerini belirten Bakan Bolat, Türkiye’yi bu alanda yalnızca bir uygulayıcı değil, küresel ölçekte standart belirleyen bir merkez haline getirme hedefiyle çalışmalarını sürdüreceklerini ifade etti. "Helal kavramı sadece İslami bir vecibe değil aynı zamanda sağlık, güven, emniyet, ahlak konularında da önemli bir kriter" Cumhurbaşkanı Recep Erdoğan öncülüğünde 2017 yılında kurulan Helal Akreditasyon Kurumunun üzerine titredikleri ve çalışmalarında Ticaret Bakanlığı ve hükümet olarak bütün güçleriyle destek verdikleri, yaygınlaşması ve gelişmesi için çok çalışma yaptıkları önemli bir kurum olduğunu ifade eden Bolat, "Bu ilk defa 1’nci uluslararası kongre Ankara’da düzenleniyor. Helal alanındaki en kapsamlı faaliyetlerden biri olan bu organizasyon vesilesiyle davetimize icabet ettiğiniz için hepinize ayrı ayrı candan teşekkürler ediyorum. İnşallah iki gün boyunca helal konusunda uzman arkadaşlarımızın kıymetli hocalarımızın araştırmacıların, üniversite mensuplarının özel sektör mensuplarının ve tabi Türkiye Cumhuriyeti Diyanet İşleri Başkanlığımızın temsilcilerinin bir arada çok verimli, faydalı çalışmalar yapacaklarına inanıyorum. Bu çalışmalara katkı sunmak üzere dünyanın birçok ülkesinden gelen kıymetli temsilcileri, uzmanları, İslam İşbirliği Teşkilatı, Ekonomi İşleri Genel Müdürü’nü ve temsilcilerini hepsini selamlıyorum ve kendilerine çok teşekkürler ediyorum. Yüce Allah kutsal kitabımız Kur’an-ı Kerim’de ve peygamberimizin hadisinde biz kullarına helal ve tayip vurgusunu, takva ve salih amel konularını ilişkilendiriyor. Böylece dünyevi hayatımızda da gerek ferdi olarak gerekse aile ve toplumsal konularda helal kavramının çok çok önemli bir ölçüt bizler için olduğuna işaret edilmiş oluyor. Bu sadece İslami, dini bir vecibe değil aynı zamanda sağlık, güven, emniyet, ahlak ve tüketici dostu anlamında bir önemli kavram ve dikkate alınması gereken çok önemli bir kriterdir. İnsan olarak, aile olarak, toplum olarak hayatımızın önemli bir parçası olan ekonomik faaliyetlerde üretim ve tüketim faaliyetlerinde dikkat edilmesi gereken ölçüt alınması gereken çok önemli bir alandır" ifadelerini kullandı. "İslam dünyasının Türkiye’nin dış ticaretindeki payı yüzde 26’ yı aşmıştır" Helal Akreditasyon kurumunun Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından 2017 yılında kurulmasının kararlaştırıldığına değinen Bolat, "O günden bugüne gerçekten çok önemli çalışmalar yapılıyor ve bu konudaki farklı sivil ya da kamu çalışmaları açısından bir üst kurum bir çatı kuruluşu bir düzenleyici denetleyici kuruluş vazifesi de görmektedir. Diğer taraftan şunu da ifade etmek istiyorum. Ekonomik faaliyetlerimizde dış ticaret faaliyetlerimizde bizim ülke olarak Türkiye Cumhuriyeti olarak dünyadaki bütün pazarlar ve bütün ekonomi alanında dış ilişki dış ülkelerle yoğun işbirliklerimiz, anlaşmalarımız ve ikili kurumsal yapılarımız ve münasebetlerimiz bulunmakta. Bu anlamda 56 üyeli İslam İşbirliği Teşkilatı da bizim açımızdan çok büyük önem arz ediyor. Komşularımız, akrabalarımız, din kardeşlerimiz, ticaret ortaklarımız olarak her zaman önemsediğimiz bir gruptur. Yine hükümetimizin Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda birçok dış ticaret stratejilerimiz arasında İslam ülkeleriyle ticareti geliştirme stratejimizde çok önem verdiğimiz bir alan. Örnek vermek gerekirse 2002 yılında İslam dünyasının Türkiye’nin ticaretindeki payı yüzde 11 iken 2025 yılı itibariyle İslam dünyasının Türkiye’nin dış ticaretindeki payı yüzde 26’ yı aşmıştır. Ve hedefimiz inşallah 2030’a kadar yüzde 30 barajını geçmektir. İhracatta da, ithalatta da bu konuda çok önem veriyoruz. Ve bu anlamda ihracatımızı ve ithalatımızı İslam ülkeleriyle geliştirmek için canla başla çalışıyoruz" dedi. "2 bin 500’den fazla helal belgeli üretim tesisi akreditasyon güvencesi altındadır" İslam dünyasıyla 2025 yılı itibariyle toplamda 115 milyar dolar dış ticaretlerinin söz konusu olduğunu ifade eden Bolat, "Burada tabii bu çalışmaları yaparken uluslararası helal akreditasyon kongresinde küresel helal kalite altyapısında güvenin mihenk taşı helal akreditasyon konusu teması kongrenin konusu olarak seçilmiştir ve bu konu üzerinde çalışmalar yapılacaktır. Helal ekonomisinin büyüklüğüne de bahsetmek istiyorum. Helal haram kavramı daha çok bizim iç dünyamızda, ferdi yaşantımızda ve tabii ki aile ve toplumsal yaşantımızda birçok önemli hayati bir ölçüt olarak yer almakla beraber ekonomiler büyüdükçe refah ve tüketim düzeyi arttıkça ekonomiler uluslararasılaşıp uluslararası ticaret alışverişleri arttıkça çok çok dikkat edilmesi gereken bir alan konumuna ulaşmıştır. Ve başta sadece yeme içme sektöründe sanki dikkat edilmesi gereken bir alan gibi dikkat edilirken günümüzde üretimin ürünün bazında birçok sektörlerinde ve hizmetler sektörünün de birçok sektörlerine de yansımıştır. Giyim, turizm, medya, ilaç, kozmetik gibi alt sektörlerde de yiyecek içecek sektörü gibi helal dairesinin dikkate alındığı giderek genişleyen bir alan ortaya çıkmıştır. Bugün 2 bin 500’den fazla helal belgeli üretim tesisi akreditasyon güvencesi altındadır. Aynı zamanda 35 farklı ülkeden bin 600 kişinin üzerinde misafir katılımcılara Türkiye’de helal akreditasyon konusunda eğitim çalışmaları yapılmıştır.
06 Nisan 2026 Pazartesi - 13:34
GÖKBEY Hava Ambulansı oluyor
GÖKBEY Hava Ambulansı oluyor
06 Nisan 2026 Pazartesi - 13:29
Bakan Uraloğlu: "6 bin 101 kilometre uzunluğundaki bölünmüş yol ağımızı 30 bin 51 kilometreye çıkardık"
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Bu yılın başında 30 bin kilometre bölünmüş yol eşiğini aşarak 6 bin 101 kilometre uzunluğundaki bölünmüş yol ağımızı 30 bin 51 kilometreye çıkardık" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Ankara’da düzenlenen Karayolları 76. Bölge Müdürleri Toplantısı’nın açılış törenine katılarak, köprü ve viyadük uzunluğunun 311 kilometreden 821 kilometreye, tünel uzunluğunun ise 50 kilometreden 856 kilometreye çıkarıldığını aktardı. "30 bin kilometre bölünmüş yol eşiğini aşarak 6 bin 101 kilometre uzunluğundaki bölünmüş yol ağımızı 30 bin 51 kilometreye çıkardık" Bakan Uraloğu, bölünmüş yol yatırımlarının trafik güvenliğini, seyahat hızını ve konforunu arttırdığını belirterek, "Ülkemizin dört bir yanını yollarla, köprüyle, viyadükle, tünelle donatarak Türkiye’nin her bölgesini erişilir kıldık. Bu yılın başında 30 bin kilometre bölünmüş yol eşiğini aşarak 6 bin 101 kilometre uzunluğundaki bölünmüş yol ağımızı 30 bin 51 kilometreye çıkardık. Bu tarihi başarıyı Cumhurbaşkanımızın teşrifleriyle kutladık. Sadece 6 ilimiz bölünmüş yollarla bağlı iken, bugün tam 77 ilimizi bu imkanla buluşturduk. Köprü ve viyadük uzunluğumuzu 311 kilometreden 821 kilometreye, tünel uzunluğumuzu 50 kilometreden 856 kilometreye çıkardık. Sadece 2025 yılında 57 kilometre tünel inşa ettik. Bugün bölünmüş yollarımızın uzunluğu ülkemizin yol ağının yüzde 44’ünü oluşturmasına rağmen, bütün yol ağımızda hareket eden trafiğin yüzde 83’üne hizmet sunuyor. Bölünmüş yol yatırımlarımızla trafik güvenliğini, seyahat hızını ve konforunu arttırdığımız gibi trafik kazalarındaki ölüm oranlarında da büyük düşüş sağladık" açıklamasında bulundu. "Bölünmüş yollarımızın her 2 dakikadan birini tasarruf ettirdiği anlamına geliyor" Gerçekleştirilen yeni yol yatırımları sayesinde araçların çevreye verdiği olumsuz etkilerin en düşük seviyeye çekildiğini ifade eden Uraloğlu, "100 milyon taşıt-kilometre başına hayatını kaybeden kişi sayısını yüzde 81 azalttık. 6,55 milyon ton karbon emisyonunun da önüne geçtik. Yollarımızda seyreden araçların çevreye olan olumsuz etkilerini en aza indirdik. 2002 yılında ülkemizdeki toplam araç sayısı yaklaşık 8.5 milyon ve bölünmüş yol uzunluğumuz 6 bin 101 kilometre iken şehirlerarasındaki ortalama hızımız saatte 40 kilometreydi. Yeni yol yatırımlarımız sayesinde bugün ülkemizdeki araç sayısı 34 milyon yaklaşmasına rağmen ortalama seyahat hızımız yaklaşık 90 kilometreye çıktı. Bu, bölünmüş yollarımızın her 2 dakikadan birini tasarruf ettirdiği anlamına geliyor" diye konuştu. "Bölünmüş yol ağımızı 31 bin 250 kilometreye ulaştırmayı hedefliyoruz" Bölünmüş yollara yaptıkları yatırımın, yalnızca bugünü değil, her yılı kazanca dönüştüren güçlü bir değer olduğunu söyleyen Uraloğlu, "Zaman ve akaryakıttan sağlanan tasarruf, her yıl toplamda 405 milyar liralık bir ekonomik fayda olarak ülkemize geri dönüyor. Bu her yıl kullandığımız ödeneğin çok üzerinde bir rakam. İnşallah yeni hedeflerimiz doğrultusunda da bölünmüş yol ağımızı önce 31 bin 250 kilometreye, ardından 38 bin kilometrenin üzerine; otoyol ağımızı ise ilk etapta 4 bin 330 kilometreye ulaştırmayı hedefliyoruz" ifadelerinde bulundu. "Mühendislik harikası köprülerle yolculukları çok daha güvenli ve konforlu bir hale getirdik" Uraloğlu, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, 1915 Çanakkale Köprüsü ve Avrasya Tüneli ile Asya - Avrupa arasındaki geçişleri birkaç dakikaya düşürdüklerini belirterek, şu ifadelere yer verdi: "Üretim merkezleri ile limanlar arasında kesintisiz, hızlı ve konforlu bağlantı sağlayan İstanbul-İzmir, Kuzey Marmara, Menemen-Aliağa-Çandarlı, Ankara-Niğde ve Aydın-Denizli Otoyolları gibi mega karayolu projelerini tamamlayarak hizmete sunduk. Osmangazi Köprüsü, Kömürhan, Tohma, Beğendik-Botan köprüleri, Eğiste Hadimi ve Bitlis Çayı Viyadüğü, Nissibi gibi teknoloji ve mühendislik harikası köprülerle yolculukları çok daha güvenli ve konforlu bir hale getirdik. Geçit vermeyen dağları Cankurtaran, Ilgaz 15 Temmuz İstiklal, Salarha, Assos, Troya, Sabuncubeli, Ovit ve Zigana gibi tünellerimizle geçilebilir kıldık." Uraloğlu, sadece 2025 yılında Aydın-Denizli Otoyolu ile birlikte; Antalya Korkuteli-Elmalı Yolu, Elazığ-Harput Yolu, Pazarkule-Edirne-TEM Bağlantı Yolu, Batman-Hasankeyf Yolu, Bolu Göynük Çevre Yolu, Bursa Doğancı Tüneli, Pertek - Tunceli, Çemişgezek - Hozat ve Pertek - Hozat Yolu, Kaman-Savcılı-Kırşehir İl Yolu ve Burdur-Tefenni-Çavdır Yolu gibi önemli karayolu projelerini tamamladıklarını dile getirdi. "Türkiye yüzyılı vizyonuna yakışan projeler ile hedeflerimize büyük oranda ulaştık" Antalya - Alanya ve Ankara - Kırıkkale - Delice Otoyollarının çalışmalarını başlattıklarını da vurgulayan Uraloğlu, "Türkiye yüzyılı vizyonuna yakışan projeler ile hedeflerimize büyük oranda ulaştık çok şükür. Artık insanımız sevdiklerine daha kısa sürede ulaşırken; üretimden ticarete, turizmden lojistiğe kadar tüm sektörler daha hızlı, daha düşük maliyetle ve daha rekabetçi bir şekilde faaliyet gösteriyor" dedi. "Kooperatif Akıllı Ulaşım Sistemleri Test ve Uygulamasını hayata geçirdik" Akıllı ulaşım sistemleriyle yeni bir ulaşım çağı başlattıklarını ifade eden Uraloğlu, "Geçtiğimiz haftalarda Hasdal Kavşağı ile İstanbul Havalimanı arasında 40 kilometrelik koridorda Kooperatif Akıllı Ulaşım Sistemleri (K-AUS) Test ve Uygulamasını hayata geçirdik. Bu uygulamadan sonraki hamleyi de Ankara Çevre Otoyolu’nda daha gelişmiş düzeyde atacağız" diye konuştu. "Ülkemizi küresel ölçekte daha etkin ve rekabetçi bir konuma taşıyacağız" Yol güvenliğinin geleceği, iklim değişikliği, sürdürülebilir ulaşım olduğunu söyleyen Uraloğlu, sözlerine şu şekilde devam etti: "Orta Koridor, Kalkınma Yolu, Zengezur Koridoru ve Üç Deniz Girişimi gibi uluslararası stratejik projeleri de kararlılıkla ilerletiyoruz. Karayolları ile farklı ulaşım modlarını entegre ederek, üretim, pazar ve tüketim noktaları arasındaki erişimi hızlandıracak, lojistik imkanlarımızı çeşitlendirerek ülkemizi küresel ölçekte daha etkin ve rekabetçi bir konuma taşıyacağız."
06 Nisan 2026 Pazartesi - 13:28
IPARD III kapsamında 155 Yerel Eylem Grubuna 35 milyon avro destek
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, IPARD III Programı kapsamında 155 Yerel Eylem Grubuna toplam 35 milyon avro hibe desteği sağlanacağını açıkladı. Destekle kırsal kalkınmanın yerel aktörlerle güçlendirilmesi hedefleniyor. Bakan Yumaklı, IPARD III LEADER yaklaşımı kapsamında düzenlenen 155 Yerel Eylem Grubuna 35 milyon avro destek paketi tanıtım programında yaptığı konuşmada, kırsal kalkınmanın yalnızca tarımsal üretimle sınırlı olmadığını belirtti. Yumaklı, Anadolu’nun dört bir yanındaki köy ve kasabaların potansiyelini harekete geçirmeyi amaçladıklarını ifade etti. "Kırsal kalkınma artık sadece bir tarımsal üretim meselesi değildir" IPARD III Programı kapsamında sağlanacak 35 milyon avroluk desteğin, yerel dinamiklere duyulan güvenin göstergesi olduğunu vurgulayan Yumaklı, "Kırsal kalkınma artık sadece bir tarımsal üretim meselesi değildir. Türkiye Yüzyılı vizyonumuzda kırsal; ekonominin, sosyal dokunun, kadim kültürün, çevrenin ve yetişmiş insan kaynağının harmanlandığı bir yaşam alanıdır. IPARD serüvenimizde de üretimi ve insanı merkeze alan bir anlayışı rehber edindik. 42 ilde başarıyla tamamladığımız IPARD I ve II süreçlerinden aldığımız güçle, bugün IPARD III Programını 81 ilimizin tamamına yaygınlaştırmış olmanın gururunu yaşıyoruz. IPARD desteklerimizin sağladığı faydayı, sadece ekonomik bir büyüme olarak görmüyoruz. Türkiye’nin her bir köşesindeki girişimcinin, kadının ve gencin Avrupa standartlarında destekle buluşması, fırsat eşitliğinin kırsala taşınması olarak görüyoruz" dedi. Öte yandan tarım sektörüne sağlanan desteklere de değinen Yumaklı, 2025 yılında toplam 706 milyar lira, 2026 yılında ise 938 milyar liralık bütçenin sektöre sunulduğunu aktardı. "101 bin projeye 237 milyar lira destek" Son 23 yılda kırsal kalkınma alanında önemli yatırımlar yapıldığını belirten Yumaklı, "IPARD, Kırsal Kalkınma Yatırımları, Uzman Eller ve Genç Çiftçi projeleriyle 101 bin projeye toplam 237 milyar TL destek sağladık. Bu sayede yaklaşık 287 bin kişiye istihdam oluşturduk. Orman köylerimizin kalkınması için ORKÖY kapsamında 300 bine yakın projeye 47 milyar lira hibe ve kredi verdik. Bu rakamlar sadece birer istatistik değildir. Türkiye’nin gıda arz güvenliğine sağladığımız destek ve çiftçimizin alın terine duyduğumuz hürmettir. Ayrıca kırsal kalkınma alanında elde ettiğimiz bu tecrübeyle TKDK, ülkemizin en etkili ve en yaygın uygulayıcı kurumlarından biri haline gelmiştir" ifadelerini kullandı. Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) aracılığıyla yürütülen IPARD destekleri kapsamında ise bugüne kadar 27 binden fazla projeye destek verildiğini aktaran Yumaklı, 129 milyar lira hibe sağlandığını ve 273 milyar liralık yatırımın hayata geçirildiğini söyledi. "Kalkınma merkezden yazılmaz, yerelde inşa edilir" LEADER yaklaşımının kırsal kalkınmada önemli bir model olduğuna dikkat çeken Yumaklı, bu sistemin kamu, özel sektör ve sivil toplumun ortak hareket ettiği bir yapı sunduğunu belirtti. Yumaklı, "Kalkınma merkezden yazılmaz, yerelde inşa edilir. Yerel halkımızın, çiftçimizin, girişimcinin, kadın ve gençlerin bu sürece doğrudan katıldığı bir yapı olmadan sürdürülebilir kalkınmadan söz etmek mümkün değildir. LEADER yaklaşımı, yerel aktörleri bir araya getirerek, kamu, özel sektör ve sivil toplumun ortak akılla hareket ettiği yeni bir kalkınma kültürü oluşturmuştur. Bu yaklaşım sadece ekonomik değil, aynı zamanda sosyal ve kültürel kalkınmayı da destekleyen güçlü bir araç konumundadır" diye konuştu. "241 milyon avro destek vereceğiz" Yumaklı ayrıca, IPARD III Programı 2026 yılı çağrı takvimi kapsamında yatırımcılara yapılacak desteklerini şu şekilde açıkladı: "Yatırımcılarımıza 85 milyon avro, Kırsal altyapı projelerine 156 milyon avro olmak üzere, toplamda 241 milyon avro destek vereceğiz. İnanıyoruz ki, birlikte üreten, birlikte yöneten ve birlikte büyüyen bir kırsal yapı, ülkemizin geleceğinin en sağlam temellerinden biri olacaktır."
06 Nisan 2026 Pazartesi - 13:26
MHP Genel Merkez binası görüntüleri
MHP Genel Merkez binası görüntüleri
06 Nisan 2026 Pazartesi - 13:01
MHP İstanbul İl Teşkilatı ve 39 ilçe teşkilatı birlikte feshedildi
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, İstanbul İl Teşkilatı ile birlikte 39 ilçe teşkilatının feshedildiğini duyurdu. MHP Genel Başkan Yardımcısı Yalçın, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi: "Milliyetçi Hareket Partisi İstanbul İl Teşkilatı ve 39 İlçe Teşkilatı, parti tüzüğümüzün 52. ve 54. maddelerinin tanıdığı yetkiye istinaden, yine tüzüğümüzün 34. maddesi uyarınca feshedilmiştir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur."
06 Nisan 2026 Pazartesi - 12:18
MHP İstanbul İl ve 39 İlçe teşkilatı feshedildi
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, İstanbul İl Teşkilatı ile birlikte 39 ilçe teşkilatının feshedildiğini duyurdu.
06 Nisan 2026 Pazartesi - 11:54
Bakan Bak’tan Antalya’da yoğun spor diplomasisi
Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak, Antalya’da düzenlenen 8. Dünya Etnospor Forum’unda birçok ülkeden mevkidaşlarıyla görüşme gerçekleştirdi. Görüşmelerde, ülkeler arasındaki gençlik ve spor alanlarındaki faaliyetlerin geliştirilmesi için istişare de bulunuldu. Dünya Etnospor Birliği’nin geleneksel sporların geleceğini şekillendirmek ve kültürel mirası yaşatmak amacıyla düzenlediği 8. Etnospor Forumu Antalya’da sona erdi. Dünya Etnospor Birliğine bağlı 29 ülkeden üyelerin katılımıyla Antalya’da bir otelde yapılan 8. Etnospor Forumu’na katılan Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, iki gün süren forum boyunca konuk ülkelerin temsilcileriyle temaslarda bulundu. Bakan Bak, Etnospor Forumu sürecinde; İran Spor ve Gençlik Bakanı Ahmad Donyamali, Kazakistan Turizm ve Spor Bakanı Yerbol Myrzabossynov, Belarus Milli Olimpiyat Komitesi Başkanı Victor Lukashenko, Mali Gençlik ve Spor Bakanı Abdoul Kassim Ibrahim Fomba, Rusya Spor Bakanı Mikhail Degtyarev, Yemen Gençlik ve Spor Bakanı Nayif Salih El-Bekri ile ikili görüşmeler gerçekleştirdi. Gençlik Hizmetleri Genel Müdürü Dr. Enes Efendioğlu, Gençlik ve Spor Bakanlığı Psikososyal Destek Dairesi Başkanı Elif Güneş, İstanbul Gençlik ve Spor İl Müdürü Muhittin Özbay’ın da yer aldığı görüşmelerde; ülkeler arasında gençlik ve spor alanında yapılabilecek iş birlikleri ile dostluk ilişkilerini güçlendirmeye yönelik çalışmalar ele alındı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder