Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Ankara
"Borsa İstanbul Kapatılacak" iddialarına ilişkin açıklama
01 Mart 2026 Pazar - 15:30:07
Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, bazı sosyal medya hesaplarında dolaşıma sokulan "Borsa İstanbul’un pazartesi günü işlemlere kapatılmasının değerlendirildiği ya da bu yönde bir karar alınacağı" iddialarının asılsız olduğunu bildirdi. Merkezin sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, yetkili kurumlar nezdinde Borsa İstanbul’un işlemlere kapatılmasına yönelik alınmış ya da değerlendirme aşamasında olan herhangi bir karar bulunmadığı belirtildi. Açıklamada, söz konusu paylaşımların piyasalarda panik ve güvensizlik oluşturmayı amaçlayan açık bir manipülasyon girişimi olduğu vurgulandı. Ekonomik istikrara zarar verme amacı taşıyan asılsız paylaşımlar hakkında gerekli yasal süreçlerin başlatıldığı aktarılan açıklamada, kamuoyunun finansal sistemin işleyişini hedef alan mesnetsiz iddialara itibar etmemesi ve yalnızca resmi kurumlar tarafından yapılan açıklamaları dikkate alması istendi.
01 Mart 2026 Pazar - 15:21
Bakan Fidan, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile bugün bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede, son duruma dair görüş alışverişinde bulunuldu.
Bakan Fidan, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile bugün bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede, son duruma dair görüş alışverişinde bulunuldu.
01 Mart 2026 Pazar - 14:14
TOBB kadın ve genç girişimcilere ilişkin aylık istatistikleri açıkladı
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) İstatistik Konseyi kapsamında, kurulan ve kapanan şirketlerdeki kadın ve genç girişimcilere ilişkin verileri açıkladı. TOBB, 2026 yılı Ocak ayında kurulan şirketlere ilişkin kadın ve genç girişimci verilerini açıkladı. Buna göre, anonim şirketlerde kadın girişimci sayısı 240 olarak kaydedilirken, kadın ortakların toplam ortaklar içindeki payı yüzde 14,1 oldu. Limited şirketlerde kadın girişimci sayısı 2 bin 337’ye ulaşırken, bu şirketlerde kadın ortak oranı yüzde 16,7 seviyesinde gerçekleşti. Kooperatiflerde kadın ortak oranı yüzde 26,4 olarak tespit edilirken, Ocak ayında kurulan gerçek kişi ticari işletmelerinin yüzde 14,2’sinin kadın girişimciler tarafından hayata geçirildiği bildirildi. Ocak ayında kurulan limited şirketlerin yüzde 20,7’sinde kadın girişimci yer aldı Verilere göre, aynı dönemde kurulan 989 anonim şirketin 197’sinde kadın girişimci bulundu. Böylece kadın girişimci bulunan anonim şirket oranı yüzde 19,9 olarak kaydedildi. Ocak ayında kurulan 10 bin 126 limited şirketin ise 2 bin 94’ünde kadın girişimcilerin yer aldığı belirlendi. Bu kapsamda limited şirketlerin yüzde 20,7’sinde kadın girişimci bulunduğu tespit edildi. Öte yandan, kurulan anonim şirketlerde kadın girişimcilerin sermaye payı yüzde 17,8 olarak hesaplanırken, bu oran limited şirketlerde yüzde 11,8 seviyesinde gerçekleşti. Ocak ayında kurulan anonim şirketlerin yüzde 17,9’unda kadın yönetim kurulu üyesi yer aldı Ocak 2026 yılında kurulan 989 anonim şirketin 177’sinde kadın yönetim kurulu üyesi yer aldı. Böylece anonim şirketlerin yüzde 17,9’unda kadınların yönetimde temsil edildiği belirlendi. Aynı dönemde kurulan 117 kooperatifin 39’unda kadın yönetim kurulu üyesi bulunduğu tespit edilirken, kooperatiflerde kadın temsil oranı yüzde 33,3 olarak kaydedildi. Ocak ayında kurulan limited şirketlerin yüzde 18,3’ünde kadın temsilci yer aldı Verilere göre, Ocak ayında kurulan 989 anonim şirketin 168’inde kadın temsilci yer aldı. Aynı dönemde kurulan 10 bin 126 limited şirketin bin 855’inde kadın temsilci bulunduğu tespit edildi. Kurulan 117 kooperatifin ise 37’sinde kadın temsilci yer aldığı belirlendi. Kurulan limited şirketlerdeki girişimcilerin 45,1’i 35 yaşın altında Ocak ayı verilerine göre, kurulan şirketlerde ortakların yaş dağılımı incelendiğinde anonim şirketlerde en yüksek payın yüzde 31,3 ile 35-44 yaş grubunda olduğu görüldü. Limited şirketlerde ise en yoğun grubun yüzde 32,3 ile 25-34 yaş aralığı olduğu belirlendi. Kooperatiflerde ortakların yüzde 28,4’ünün 35-44 yaş aralığında yer aldığı tespit edilirken, gerçek kişi ticari işletmelerde en yüksek oran yüzde 30 ile 25-34 yaş grubunda kaydedildi.
01 Mart 2026 Pazar - 14:10
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Keçeli: "Vatandaşlarımızın, Büyükelçiliklerimiz ve Başkonsolosluklarımız tarafından yapılan duyuruları takip etmeleri önem arz etmektedir"
Dışişleri Bakanlığı, son gelişmelerin yurt dışındaki vatandaşların güvenliği bakımından yakından takip edildiğini kaydetti. Büyükelçilik ve başkonsoloslukların çalışmalarını kesintisiz sürdürdüğü, güvenlik duyurularının düzenli güncellendiği ve acil hatların 7/24 açık olduğu belirtildi. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Keçeli, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, son gelişmeler ile birlikte Türk vatandaşlarının güvenliği bakımından yakından takip edildiğini belirterek bölgedeki büyükelçilik ve başkonsoloslukların çalışmalarını kesintisiz sürdürdüğünü ifade etti. Güvenlik durumuna ilişkin duyuruların yerel makamlarla eşgüdüm içerisinde düzenli olarak güncellendiğini aktaran Keçeli, paylaşımında şu ifadelere yer verdi: "Vatandaşlarımızın, Büyükelçiliklerimiz ve Başkonsolosluklarımız tarafından yapılan duyuruları takip etmeleri önem arz etmektedir. Temsilciliklerimizin acil durum hatları 7 gün 24 saat açıktır. Büyükelçiliklerimiz ve Başkonsolosluklarımızın iletişim bilgilerine internet sitelerinden ulaşılması mümkündür. Bakanlığımızın Konsolosluk Çağrı Merkezi de vatandaşlarımıza kesintisiz biçimde hizmet vermektedir (+90 312 292 29 29)."
03 Şubat 2026 Salı - 10:10
Bakan Göktaş: "Çocuklarımızı çevrim içi ortamlarda her türlü riskten korumak en temel önceliğimiz"
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Çocuklarımızın çevrim içi ortamlarda güvenle var olmalarını sağlamak ve karşılaşabilecekleri her türlü riskten korumak en temel önceliğimiz" dedi. Bakan Göktaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlayan ve 2026-2030 dönemini kapsayan Dijital Dünyada Çocukların Güçlendirilmesine Yönelik Eylem Planı’na ilişkin sosyal medya hesabından açıklamalarda bulundu. Göktaş, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "Çocuklarımızın çevrim içi ortamlarda güvenle var olmalarını sağlamak ve karşılaşabilecekleri her türlü riskten korumak en temel önceliğimiz. Bu anlayışla, onların yüksek yararını merkeze alan politikalar üretmeye; daha güvenli, sağlıklı ve güçlü bir dijital ekosistem inşa etmeye devam edeceğiz. Çocuklarımız, ailelerimiz ve ülkemiz için hayırlı olsun."
03 Şubat 2026 Salı - 08:00
Bakan Yerlikaya: "MLKP silahlı terör örgütüne yönelik operasyonda 96 şüpheliyi yakaladık"
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, "İstanbul merkezli 22 ilde MLKP silahlı terör örgütüne yönelik polisimiz tarafından düzenlenen operasyonlarımızda; 96 şüpheliyi yakaladık" dedi. İçişleri Bakanı Yerlikaya, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Türkiye’nin her bölgesinde huzuru ve istikrarı sağlamak için mücadelelerini sürdürdüklerini belirterek şu ifadelere yer verdi; "İstanbul merkezli 22 ilde MLKP silahlı terör örgütüne yönelik Polisimiz tarafından düzenlenen operasyonlarımızda; 96 şüpheliyi yakaladık. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, İstanbul Emniyet Müdürlüğü koordinesinde, İEM TEM ve İstihbarat Şube Müdürlüklerimizin; silahlı terör örgütünün, basın ve gençlik yapılanmaları üzerinden faaliyet yürüten şahıslara yönelik yapılan çalışmalar sonucunda; İstanbul merkezli Antalya, Adıyaman, Şanlıurfa, Rize, Bursa, Van, Tekirdağ, Gaziantep, Samsun, Tunceli, Malatya, Diyarbakır, Kocaeli, Yalova, Balıkesir, Denizli, Ankara, İzmir, Sakarya, Adana ve Mersin’de düzenlenen operasyonlarda yakalanan şüphelilerin; Örgütün ’gençlik yapılanmaları, basın ve Propaganda yapılanmaları, içerisinde faaliyet yürüttükleri, örgütün üst düzey yöneticilerinin de katıldığı çevrim içi toplantılar aracılığıyla talimatlar verildiği, örgütün 30. yıl kuruluş yıl dönümü etkinliklerine ve örgüt talimatları doğrultusunda gerçekleştirilen sözde anma faaliyetleri ile çeşitli organizasyonlara katıldıkları, örgütün propagandasını içeren paylaşımlar yaptıkları tespit edildi. Haklarında soruşturma başlatıldı. Terörle mücadelemiz, yalnızca kolluk kuvvetlerimizin sahadaki operasyonlarıyla sınırlı olmayan; güvenlik, istihbarat, iletişim ve uluslararası iş birliğini kapsayan çok boyutlu bir çalışmaya dayanır. Cumhuriyet Savcılığımızı, Emniyet Müdürlüğümüzü, kahraman polislerimizi ve emeği geçenleri tebrik ediyorum."
03 Şubat 2026 Salı - 00:58
Berat Gecesi tüm yurtta dualarla idrak edildi
Şaban ayının 15’inci gecesi olan Berat Gecesi, tüm yurtta dualarla idrak edildi. Berat Gecesi münasebetiyle camilerde düzenlenen programlarda, Kur’an-ı Kerim okundu, salavatlar getirildi ve İslam dünyası için dualar edildi. Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş, İstanbul Büyük Çamlıca Camii’nde düzenlenen ‘Berat Gecesi Özel Programı’na katıldı. Arpaguş, programda yaptığı konuşmada, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in ‘Allah’ım Recep ve Şaban’ı bize mübarek ve bereketli kıl ve bizi sağlık ve afiyetle Ramazan-ı Şerif’e kavuştur’ duasını hatırlatarak, "İnşallah, Ramazan-ı Şerif’in müjdecisi olan üç aylarda, Ramazan-ı Şerif’i bizi ulaştıran son durak mesabesindeki Berat Gecesi’ni idrak ediyoruz. Allah’a hamdüsenalar olsun! Bizleri yoktan var eden, varlığından haberdar eden, bizleri af ve mağfiretiyle kucaklamak için böylesi güzel günleri bizlere ihsan eden, Cenabı Hakk’a sonsuz hamdüsenalar olsun! Bu müjdeleri bize ulaştıran Yüce Rabbimizin hakikatlerini, hayat düsturlarını, bizleri sıratı müstakime eriştirecek olan güzelliklerini bizlere ulaştıran ve bunları yaşayarak örnek bir hayatla bizlere öğreten Resul-i Kibriya Efendimize sonsuz salat-u selamlar olsun" ifadelerini kullandı. "Cenabı Hakk’ın bize bahşettiği en büyük nimetlerden birisi ömrümüzdür" Berat Gecesi’nin Yüce Allah’ın rahmetinin coştuğu bir vakit olduğunu dile getiren Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş, şunları kaydetti: "Cenabı Hak cümlemizi bu kutlu geceden istifade edenlerden eylesin inşallah. Cenabı Hakk’ın bize bahşettiği en büyük nimetlerden birisi, hiç şüphesiz ömrümüzdür. Ancak o ömrü nerede, nasıl, Allah’ın emirlerine, Efendimizin (s.a.s.) sünnet-i seniyyesine ne derece bağlı geçirdiğimizde, bizim mükafat veya ziyan halimize yazılacak, hayatımızın mihenk noktasını oluşturacak bir imtihanla karşı karşıya olduğumuz gerçeğini gösterir. Aziz ömrümüzü yaratılış gayemiz ve ebedi alemi kazanmak için kullanabilirsek, işte o zaman kurtuluşa erenlerden, ebedi hayatı kazanmış olanlardan oluruz. Allah’ın emirlerine, Efendimizin (s.a.s) getirdiklerine sırt çevirir, aksi istikamette bir hayat tutturursak, işte o zaman hüsrana uğrayanlardan oluruz. Ancak Cenabı Hak, rahmeti o kadar geniş bir varlık ki, böylesi güzel günler ve gecelerde, rahmetinin coştuğu anlarda kullarının hatalarını, günahlarını bağışlayarak, hulus-i kalb ile O’na niyaz ve tazarruda bulunan kullarının bağışlanması için böylesi güzel vesileler halk etmiş bizler için." "Cenabı Hakk’ın bizlere sonuna kadar açtığı lütuf ve rahmet kapılarından istifade etmemiz gerekir" Bu kutlu gecelerin ve Ramazan-ı Şerif’in Müslümanlar için Allah’ın izniyle bir kurtuluşa vesile olacağını aktaran Arpaguş, "Arınmamız, hata ve kusurlarımızdan kurtulmamız için Cenabı Hakk’ın bizlere sonuna kadar açtığı lütuf ve rahmet kapılarından istifade etmemiz gerekir. Peygamber Efendimiz bu geceyi diğer gecelerden üstün kılan özelliklerden bahsederken şöyle buyururlar: ‘Muhakkak Allah, Şaban’ın 15. gecesinde rahmetiyle yetişip her şeyi kuşatır ve bütün mahlukata mağfiret eder. Yalnızca müşrikler, Allah’a şirk koşanlar ve kalpleri düşmanlık hissiyle dolu olup, insanlarla bu düşmanlık hisleriyle muhatap olanlar bunun dışında kalırlar.’ Evet, Cenabı Hakk’ın rahmet tecellilerinin ardı ardına coşup taştığı bir gecede Allah’a şirk koşanlar ve içerisinde insanlara karşı nefret ve kötü duygular besleyenler bundan istifade edemeyeceklerdir" dedi. "Rahmetin bol bol coştuğu bir geceyi yaşıyoruz" Arpaguş, "Cenabı Hak, Şaban ayının 15. gecesinde yeryüzüne tecelli eder ve nida eder. ‘Yok mu tövbe eden kullarım. Tövbelerini kabul edeyim. Yok mu benden rızık isteyen kullarım, onlara rızık vereyim. Yok mu benden şifa isteyen hasta kullarım, onlara şifa vereyim. Yok mu benden bir dileği olan, onun dileğine karşılık vereyim. Efendimizin müjdesi bu. Cenabı Hakk’ın bütün rahmet kapılarını açtığı, af ve mağfiret etmek için kullarını bahaneler aradığı, tabiri caizse rahmetin bol bol coştuğu bir geceyi yaşıyoruz. Cenabı Hak istifade eden kullarından eylesin bizleri" diye konuştu. "Cenabı Hakk’ın huzurunda kendimizi hesaba çekme vaktidir" "Ey kendi aleyhlerinde haddi aşan kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi asla kesmeyin. Cenabı Hak bütün günahları bağışlayıcıdır. O çok bağışlayan ve çok merhamet edendir." ayet- i kerimesini hatırlatan Arpaguş, şu ifadelere yer verdi: "Hataya düşmüş olabiliriz, tembellik göstermiş olabiliriz, Allah’ın emirlerine riayette gevşeklik göstermiş olabiliriz. Ama şimdi hesap vakti. Hesabımızı, kitabımızı yapıp, başımızı ellerimizin arasına alıp, Cenabı Hakk’ın huzurunda kendimizi hesaba çekme vaktidir. Efendimiz ne güzel buyuruyor; ‘Hesaba çekilmeden, o hesap günü gelmeden önce kendinizi hesaba çekiniz.’ Kendimizi hesaba çekecek bir geceyi yaşıyoruz. Hatalarımız, kusurlarımız karşısında Cenabı Hakk’ın rahmetinin ne kadar bol olduğunu biliyoruz. Hata ve günahlarımızdan tövbe ve istiğfar ettiğimizde O’nun bize rahmetle tecelli edeceğini biliyoruz. Çünkü Cenabı Hak, ‘Rahmetim her şeyden daha geniştir.’ buyuruyor. Evet, rahmeti bu kadar genişse, kulunun hatası, günahı ne kadar olursa olsun, samimi bir tövbe ile O’nun huzuruna gelir ve af dilerse Cenabı Hak onu affedeceğini, böyle kutlu gecelerle kuluna merhamet ve rahmetle yaklaşacağını bizlere ifade ediyor." "Cenabı Hak bizlerden tövbe ve istiğfar bekliyor" Berat Gecesi’nin tefekkür ve tezekkürle geçirilmesi gerektiğini dile getiren Arpaguş, şunları kaydetti: "Hep birlikte Rabbimize karşı kulluk vazifelerimizi gözden geçirelim. Efendimize (s.a.s) karşı muhabbetimizi, sevgimizi, O’nun ahlakı, güzel ahlakıyla ne kadar bağımız var, bunu bir gözden geçirelim. Kitabımıza karşı vefamız ne? Kitabımız bize neyi emrediyor, biz neyi yapıyoruz? Bunları kontrol ederek inşallah ebediyet hayatını kazanmak üzere güzel günlerin hep birlikte yaşayacak, yaşatacak bir aleme, güzelliklere kapı aralayalım. Bu gece ‘tövbe gecesi’ dedik. Cenabı Hak bizlerden tövbe ve istiğfar bekliyor. Nasuh bir tövbe, kalbin derinliklerinden gelen bir tövbe, samimi bir tövbe istiyor bizden. Yaptığımız her şeyden tövbe edip pişmanlık duyup bir daha rücu etmemesine Cenabı Hak kendisine söz vermemizi istiyor. Dolayısıyla aziz kardeşlerim bu fırsat gecesini tövbe anlamında da değerlendirmemiz gerekir." Yüce Allah’a bir kulun en çok yaklaştığı anların secde hali ve niyaz ettiği dua anları olduğunu belirten Arpaguş, "Dolayısıyla secdelerimizde, dualarımızda Cenabı Hak, O’na tazarru ve niyaz ile kalpten samimi olarak dua ve niyaz edersek Cenabı Hak, ‘bizim dualarımıza icabet edeceğini’ söylüyor. ‘Bizlere şah damarımızdan daha yakın olduğunu’ söylüyor. ‘Nerede olursanız olun o sizinle beraberdir’ diyor. Öyle ise gönlümüzü, kalbimizi ona yöneltip, ellerimizi ona açtığımızda, O’nun huzurunda secdeye vardığımızda; O’da bizim niyazımıza, duamıza icabet edecektir. Çünkü, ‘Kullarım benden soracak olurlarsa ben onlara çok yakınım.’ buyuruyor. ‘Dua edenin, duasına icabet ederim, karşılık veririm’ buyuruyor. Cenabı Hak tövbelerimizi, dualarımızı kabul buyursun inşallah" şeklinde konuştu. Arpaguş, konuşmasının ardından dua etti.
03 Şubat 2026 Salı - 00:24
Merkez Bankası Başkan Yardımcılığı’na 2 atama
Resmi Gazete’de yayımlanan atama kararına göre, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkan Yardımcılıklarına Fatma Özkul ile Gazi İshak Kara atandı.
03 Şubat 2026 Salı - 00:19
Dijital Dünyada Çocukların Güçlendirilmesine Yönelik Eylem Planı Resmi Gazete’de
Dijital Dünyada Çocukların Güçlendirilmesine Yönelik Eylem Planı (2026-2030) ile ilgili Cumhurbaşkanlığı Genelgesi Resmi Gazete’de yayımlandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzası ile ‘Dijital Dünyada Çocukların Güçlendirilmesine Yönelik Eylem Planı (2026-2030)’ Resmi Gazete’de yayımlandı. Genelgede, dijitalleşmenin hızla dönüştürdüğü dünyada geleceğin teminatı çocukların çağın gereklerine uygun biçimde yetiştirilmeleri, sağlıklı gelişimlerinin desteklenmesi, dijital becerilerinin güçlendirilmesi ve çevrimiçi ortamlarda güvenliklerinin sağlanarak korunmaların önem arz ettiği belirtildi. Bu çerçevede, dijital dönüşüm sürecinin çocuklar üzerindeki etkilerini bütüncül bir yaklaşımla ele almak, koruyucu ve destekleyici politika ve uygulamaları güçlendirmek amacıyla Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı koordinasyonunda ‘Dijital Dünyada Çocukların Güçlendirilmesine Yönelik Eylem Planı (2026-2030)’ hazırlandığı ifade edildi. Dijital dünyaya ilişkin risklerin azaltılması, fırsatların artırılması ve çocukların bu ortamda güçlendirilmesine yönelik yapılacak çalışmaların etkili bir biçimde planlanması, uygulanması ve izlenmesini sağlamak üzere hazırlanan söz konusu Eylem Planı, Bakanlığın resmi internet adresinde ‘www.aile.gov.tr’ yayımlanacağı eklendi. Genelgeye göre, ‘Dijital dünyada çocukları risklerden korumak ve çocukların iyi oluşunu güçlendirmek’ ilkesini esas alan mezkur Eylem Planı’nın uygulanmasında kurumlar arası koordinasyon Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından sağlanacak olup izleme ve değerlendirme süreçleri, Bakanlık tarafından oluşturulan dijital izleme sistemi üzerinden yürütülecek. Bu kapsamda, sorumluluk verilen kurum ve kuruluşlar, gerçekleştirdikleri faaliyetlere ilişkin bilgileri Bakanlıkça belirlenen usule uygun şekilde izleme sistemine aktarılacak. Bakanlık tarafından hazırlanacak yıllık izleme raporu ise Cumhurbaşkanlığına sunulacak ve Bakanlığın resmi internet adresinde yayımlanacak. Genelgede, tüm kurum ve kuruluşların Dijital Dünyada Çocukların Güçlendirilmesine Yönelik Eylem Planı (2026-2030) kapsamında üzerine düşen görev ve sorumlulukları titizlikle yerine getirmeleri istendi.
03 Şubat 2026 Salı - 00:19
Cumhurbaşkanlığı’na Cevdet Yılmaz vekalet edecek
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Suudi Arabistan Krallığı ile Mısır Arap Cumhuriyeti’ne ziyarete gitmesi sebebiyle Cumhurbaşkanlığı’na, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz vekalet edecek. Cumhurbaşkanlığı’na, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın vekalet etmesine dair tezkere, Resmi Gazete’de yayımlandı. Tezkereye göre Cumhurbaşkanı Erdoğan, 3-4 Şubat tarihleri arasında Suudi Arabistan Krallığı ile Mısır Arap Cumhuriyeti’ne ziyarette bulunacak. Erdoğan’ın yurda dönüşüne kadar Cumhurbaşkanlığı’na, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 106’ncı maddesi uyarınca Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz vekalet edecek.
02 Şubat 2026 Pazartesi - 22:41
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Berat Kandili mesajı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Berat Kandili dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Aziz milletimizin ve İslam âleminin Leyle-i Berat’ını tebrik ediyor, Rabb’imden bizleri huzur ve afiyet içerisinde on bir ayın sultanı Ramazan-ı Şerif’e eriştirmesini niyaz ediyorum. Gecemiz mübarek olsun" ifadelerine yer verdi.
02 Şubat 2026 Pazartesi - 20:44
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Suriye’nin toprak bütünlüğünü ve siyasi birliğini garanti eden her adım bizim için makul ve makbuldür"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Suriye’de barışa ve istikrara katkı veren, Suriye’nin toprak bütünlüğünü ve siyasi birliğini garanti eden her adım bizim için makul ve makbuldür. Suriye’nin kuzeyindeki sorunun kan dökülmeden tek ordu, tek devlet ve tek Suriye temelinde çözülmesi çok önemlidir" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilen Kabine Toplantısı sonrasında basın mensuplarına açıklamada bulundu. Kabine ve Türkiye gündemine dair konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının başında tüm Türkiye’nin Berat Kandili’ni kutlayarak, "Rabbimden bizleri huzur ve afiyet içerisinde 11 ayın sultanı Ramazan-ı Şerif’e eriştirmesini niyaz ediyorum" ifadelerini kullandı. "Atam izindeyiz’ deyip yılın tamamında izin yapanlardan, maaşını alamayan emekçi kardeşlerimiz eylemdeyken tropik adalarda keyif çatanlardan değiliz" İktidarda oldukları 23 yıldır 86 milyonun her bir ferdine hizmetkarlık ettiklerini söyleyen ve Kabine Toplantısı’nın gündemine dair bilgi veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "23 yıldır aşkla koşuyor, aşk ile koşan yorulmaz diyoruz. Ana muhalefet partisi gibi ‘Atam izindeyiz’ deyip yılın tamamında izin yapanlardan, maaşını alamayan emekçi kardeşlerimiz eylemdeyken tropik adalarda keyif çatanlardan değiliz. İlk günkü heyecanımızla Türkiye’yi bir baştan diğer başa ihya etmenin, millete hizmet meşalesini daha da yükseltmenin samimi gayreti içindeyiz. Son kabine toplantımızdan bu yana millete ve memlekete hizmet yolunda çalışmalarımızı büyük bir coşkuyla devam ettirdik. Dış politikada Suriye ve İran bağlamında kritik gelişmeleri yakından takip ederken, içeride de eser siyasetimizi hız kesmeden sürdürdük" açıklamasında bulundu. "Milyarlarca liralık yolsuzluklarla belediyelerden yolunu bulanlara rağmen biz milletimiz için yeni yollar inşa etmeye, Türkiye’nin yolunu ve ufkunu açmaya sabırla devam edeceğiz" Türkiye’ye yapılan yatırımlar konusunda kendilerine yapılan eleştirilere değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Göreve geldiğimizde bölünmüş yol ağımız sadece 6 bin 101 kilometreydi. Yalnızca 6 ilimiz bölünmüş yollarla birbirine bağlıydı. Ülkemiz genelinde büyük bir ulaşım seferberliği başlatarak bölünmüş yollarımızın uzunluğunu 30 bin 49 kilometreye bölünmüş yollarla birbirine bağlanan şehirlerimizin sayısını da 77’ye çıkardık. Bunları da başka bahane bulamadıkları için ‘yol mu yiyeceğiz’ diyen, ‘bölünmüş yollarla milleti bölecekler’ diyerek bu yatırımlara karşı çıkan hizmet ve eser düşmanı zihniyete rağmen başardık. Bakınız biz her zaman şunu söylüyoruz, ‘yol medeniyettir, yol ufuktur, yol vizyondur, yol demek ulaşım demektir, sanayi, üretim, turizm, kalkınma demektir.’ Bölünmüş yol ve otoyol yatırımlarımız her yıl yaklaşık 303 milyar liralık ekonomik fayda sağlıyor. Ayrıca senede 6,3 milyon ton karbon emisyonunun önüne geçiliyor. Yol kusurlarından kaynaklı kazalar hamdolsun neredeyse sıfıra indi. Yani ülkemize kazandırdığımız her bir kilometre bize çevreden ticarete, turizmden istihdama geniş bir yelpazede kat ve kat geri dönüyor. ‘Daha çok yol yaparsak trafik daha çok sıkışır’ argümanıyla beceriksizliklerini örtmeye çalışanların bunları öğrenmesi gerekiyor. Her alanda olduğu gibi ulaştırmada da hedeflerimiz büyük. Halihazırda 30 bin 49 kilometre olan bölünmüş yol ağımızı ilk aşamada 31 bin 250 kilometreye, ardından da 38 bin 60 kilometreye çıkaracağız. Milyarlarca liralık yolsuzluklarla belediyelerden yolunu bulanlara rağmen biz milletimiz için yeni yollar inşa etmeye, Türkiye’nin yolunu ve ufkunu açmaya sabırla devam edeceğiz" diye konuştu. "2025 yılında turizm gelirimiz yüzde 6,8 artışla 65,2 milyar dolara ulaştı" Geçen yılın turizm verilerine dair değerlendirmede bulunan Erdoğan, "Oldukça iyi başlayan ancak bölgesel krizler sebebiyle bir ara zorlanan Türk turizmi 2025 yılını rekorla tamamladı. TÜİK tarafından açıklanan en son verilere göre 2025 yılında turizm gelirimiz yüzde 6,8 artışla 65,2 milyar dolara ulaştı. Tüm zamanların rekoru olan bu rakamla 64 milyar dolarlık hedefimizin de üzerine çıktık. Bizim için önemli bir diğer veri kişi başı gecelik harcama. Orada da rekor kırıldı. 2025 yılında yabancı ziyaretçilerin kişi başı gecelik harcaması yüzde 5,2 artışla ortalama 114 dolara yükseldi. Tüm ziyaretçiler açısından ise bu rakam 100 dolar oldu. 2002 yılında 13 milyon olan ziyaretçi sayımız, 2025 yılında 63,9 milyonu buldu. Turizm rakamlarımızın hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. 2026 yılı için hedefimiz 68 milyar dolar turizm geliri elde etmek. İnşallah bu hedefimize ulaşarak yeni bir rekora imza atacağız" ifadelerini kullandı. "Her fırsatta millete karamsarlık aşılayan güya ekonomist kılıklı operasyon aparatlarının bu ülkenin bahtını karartmasına izin vermeyeceğiz" Sadece turizmde değil, ekonomiye dair diğer başlıklarda da iyi haberlerin gelmeye devam ettiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Merkez Bankamızın rezervleri artmaya devam ediyor. İktidarı devraldığımızda 27 milyar dolar olan rezervlerimiz geçen hafta itibariyle 215,6 milyar dolara ulaştı. Hiç şüphesiz bunlar milletçe hepimizi sevindiren, hepimizi umutlandıran, heyecanlandıran gelişmeler. İnşallah çok daha iyi yerlere geleceğiz. Her fırsatta millete karamsarlık aşılayan güya ekonomist kılıklı operasyon aparatlarının bu ülkenin bahtını karartmasına izin vermeyeceğiz. Şunu her bir vatandaşımın özellikle iş dünyamızın çok iyi bilmesini isterim; Hükümet olarak üretenin, ihraç edenin, istihdam sağlayanın yanındayız" ifadelerine yer verdi. "Tüm imalat sanayi işletmelerine açık 100 milyar lira büyüklüğünde uygun koşullu bir finansman paketini devreye alıyoruz" İmalat sanayinin de güçlü şekilde desteklemeye devam edileceğini söyleyerek, bu konuda yeni bir desteğin müjdesini veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Geçtiğimiz haftalarda emek yoğun sektörlerimize yönelik 2026 yılında uygulayacağımız İstihdam Koruma Programı’nda istihdam başına aylık 3 bin 500 liralık desteğin müjdesini vermiştik. Şimdi de imalat sanayi işletmelerimizin finansmana erişimde yaşadıkları zorlukları hafifletecek yeni bir müjdeyi sizlerle paylaşmak istiyorum. Tüm imalat sanayi işletmelerine açık 100 milyar lira büyüklüğünde uygun koşullu bir finansman paketini devreye alıyoruz. 6 ay ana para ödemesiz ve 36 aya kadar vade imkanı sunulacak pakette finansman maliyeti oranları piyasa şartlarının altında olacak. İstihdam yoğunlukları ile orantılı olarak işletme başına 50 milyon liraya kadar cazip kredi imkanını sunacağız. Finansman paketini aynı zamanda kredi kefalet paketi ile de destekliyoruz. KOBİ’lerimiz teminat sorunu yaşamadan bu kredi imkanına ulaşabilecek. Ayrıca istihdamını koruyan KOBİ’lerimize KOSGEB aracılığı ile 10 puan indirim imkanı sağlayacağız. Bu destekler ile imalat sanayimize finansmana erişim ve finansman maliyeti konusunda önemli bir kolaylık sağlamış oluyoruz. Yeni kredi paketimizde hayırlı uğurlu olsun diyorum" diye konuştu. "13,5 yıl boyunca Suriye’deki gelişmelerini doğru okuyamayanlar bugün de aynı çizgide politika yapmaya söylem üretmeye maalesef devam ediyorlar" Türkiye’nin Suriye ile hem en uzun kara sınırına sahip komşu ülke olduğunu hem de Suriye’nin çok köklü dini, kültürel, tarihi, ticari ve beşeri bağlara sahip kardeş ülke olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dicle ve Fırat birbiriyle ne kadar kardeşse biz de başta Suriye olmak üzere güneydeki komşularımızla işte öyle kardeşiz. Bunları özellikle şunun için söylüyorum; Bakınız yıllardır Türkiye’nin Suriye ile niçin bu kadar yakından ilgilendiğini muhalefet çevreleri bir türlü anlayamadı. ‘Orta Doğu bataklığı’ dediler. ‘Bize ne Suriye’den dediler. Suriye ile Türkiye’nin güvenliğinin iç işe geçtiğini görmek bu gerçeği kabullenmek istemediler. 13,5 yıl boyunca Suriye’deki gelişmelerini doğru okuyamayanlar bugün de aynı çizgide politika yapmaya söylem üretmeye maalesef devam ediyorlar. Kimin kim olduğunun, bu ülkede ne olup bittiğinin farkında bile değiller. Buna son 3 haftada bir kez daha şahitlik ettik. Başta ana muhalefet partisi olmak üzere Suriye’deki hadiselere ideolojik taassupla bakanlar yine çuvalladı, bu kardeşlik sınavından yine sıfır çekti. Suriye’nin meşru yöneticilerini hedef alarak insanları ayrıştırarak bu mesele üzerinden siyasi prim hesabı yaparak bir kez daha sınıfta kaldılar. Türkiye Suriye yönetimiyle yakın iş birliği halinde her türlü insani yardımda bulunuyorken gerilimin düşürülmesi, çatışmanın önlenmesi, anlaşmanın sağlanması için elinden geleni yapıyorken ‘Kürt düşmanı’ gibi son derece çirkin ifadelerle ülkemize iftira attılar. Bir defa şunun bilinmesinde fayda görüyorum. Biz bölgemizin her karışında barıştan, huzurdan, istikrardan, uzlaşmadan toplumlar arası kucaklaşmadan yanayız. Sınırlarımızın ötesinde yangın varsa, çatışma, savaş varsa bizim burada kendimizi güvende hissetmemizin mümkün olmadığını çok iyi biliyoruz. Türkiye olarak komşumuz Suriye’nin bir an önce iç barışını tesis etmesini samimiyetle arzu ediyoruz" dedi. "Suriye’nin toprak bütünlüğünü ve siyasi birliğini garanti eden her adım bizim için makul ve makbuldür" Sürekli istikrarsızlıkla boğuşan değil, Arap, Kürt, Türkmen, Hristiyan fark etmeksizin Suriye halkının tüm kesimlerinin barış içinde, esenlik ve huzur içinde yaşadığı bir toplum görmek istediklerini belirten Erdoğan, şöyle devam etti: "Bütün mücadelemiz önce Suriye’de ardından diğer çatışma bölgelerinde bunun sağlanmasına yöneliktir. Suriye’de barışa ve istikrara katkı veren, Suriye’nin toprak bütünlüğünü ve siyasi birliğini garanti eden her adım bizim için makul ve makbuldür. Suriye’nin kuzeyindeki sorunun kan dökülmeden tek ordu, tek devlet ve tek Suriye temelinde çözülmesi çok önemlidir. Suriye hükümeti ile SDG denilen yapı arasında 18 Ocak ve 30 Ocak’ta varılan anlaşmaları bu zaviyeden değerlendiriyoruz. Son anlaşmalarla Suriye halkının önünde artık yeni bir sayfa açılmıştır. Temennimiz bu yeni sayfanın çatışma ve gerilimle değil huzurla, barışla, kalkınma ve refahla durdurulmasıdır. Her kim bunu dinamitlemeye teşebbüs ederse açık ve net söylüyorum, bunun altında kalacaktır. Bugün veya gelecekte ne uğruna olursa olsun terörden medet umanlar, teröre başvuranlar hiçbir şekilde sonuç alamayacaklarını bilmelidir. İpe un serme, ayak direme, oyalama gibi ucuz hesaplara başvurulmadan anlaşmanın ruhuna uygun bir şekilde hayata geçirilmesini ümit ediyoruz. Türkiye çatışmaları körükleyen, gerilime yatırım yapan, insan hayatını hiçe sayan bütün kan tüccarlarının karşısında kararlılıkla duracaktır." "Kardeşi kardeşe kırdırmak isteyenleri aramıza almayacağız" Türkiye ile aynı coğrafyada yaşayan tüm toplumların her zorlukta yine birbirine muhtaç olacağını söyleyen Erdoğan, "Burada şu değişmez gerçeği bir kere daha hatırlatmak istiyorum; Hangi kökenden, mezhepten, inançtan olursak olalım, bizler komşuyuz. Hepimiz asırlardır buradayız. İnşallah kıyamete kadar da burada olacağız. Başımız dara düştüğünde yine birbirimizin kapısını çalacağız. Zor günlerimizde başkalarına değil, yine birbirimize sığınacağız. Atalarımızın hikmet dolu şu sözü herkese ibret olmalıdır. ‘Sel gider, kum kalır.’ Suriye’de de toz bulutu dağıldıktan, taşlar yerine oturduktan sonra biz yine birbirimizin yüzüne bakacağız. Bu iklimin, bu dayanışma ruhunun zedelenmesine fırsat vermemeliyiz. Tüm vatandaşlarımdan, sınırlarımızın ötesindeki tüm kardeşlerimden bu konuda çok dikkatli olmalarını özellikle istirham ediyorum. Kardeşi kardeşe kırdırmak isteyenleri aramıza almayacağız. Nefreti, öfkeyi, husumeti körükleyenleri aramıza almayacağız. Pusuda bekleyenleri, ellerini ovuşturanları, kardeşliğimizi kundaklamaya çalışan fitne tüccarlarını aramıza almayacağız. Kendi ikbalini Türk’ün, Kürt’ün, Arap’ın, Nusayri’nin izmihlaline bağlayan özellikle o habis odakları aramıza almayacağız. Gerisi Allah’ın izniyle gelecektir. Rabbim kardeşliğimizi daim ve kaim eylesin diyorum" diye konuştu. "Türkiye Cumhuriyeti’nin ve Türk milletinin her ne pahasına olursa olsun başını yere eğdirmeyecek, bu büyük devleti ve milleti şanla, şerefle, başı dik ve onurlu bir şekilde temsil etmeyi inşallah sürdüreceğiz" Bu hafta yapacağı yurt dışı ziyaretlerine dair de bilgi paylaşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "İnşallah yarın Suudi Arabistan ve Mısır’ı kapsayan iki günlük bir yolculuğa çıkıyoruz. Her iki kardeş ülkede yapacağımız görüşmelerde, ikili ilişkilerimiz yanında bölgemizdeki sıcak gelişmeleri ele alacağız. Gazze’nin güvenlik ve inşasında hangi ortak adımları atabiliriz? İran krizinin daha fazla tırmanmaması için neler yapabiliriz? İnşallah bunları değerlendireceğiz. Asrın felaketinin üçüncü yıl döneminde Osmaniye’de olacak Osmaniyeli kardeşlerimizle hasret gidereceğiz. Rabbim ömür verdikçe 86 milyon vatandaşımızla birlikte tüm mazlum ve mağdurlar için çalışacak, ter dökecek, mücadele edeceğiz. Türkiye Cumhuriyeti’nin ve Türk milletinin her ne pahasına olursa olsun başını yere eğdirmeyecek bu büyük devleti ve milleti şanla, şerefle, başı dik ve onurlu bir şekilde temsil etmeyi inşallah sürdüreceğiz."
02 Şubat 2026 Pazartesi - 20:21
Serdar Sertçelik hakkında yeni tutuklama kararı
Başka suçlardan tutuklu bulunan Serdar Sertçelik, "suç işlemek amacıyla kurulan silahlı örgütü yönetmek, kasten yaralama, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, yağma ve kasten öldürme" suçlarından da tutuklandı. Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan açıklamada, halen başka suçlardan tutuklu bulunan Serdar Sertçelik’in Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 02/02/2026 tarih ve 2025/803 Esas sayılı kararı ile "suç işlemek amacıyla kurulan silahlı örgütü yönetmek, kasten yaralama, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, yağma ve kasten öldürme" suçlarından da tutuklandığı açıklandı. Kırmızı bültenle aranan Serdar Sertçelik, Macaristan tarafından Türkiye’ye iade edilmişti.
02 Şubat 2026 Pazartesi - 20:16
Cumhurbaşkanı Erdoğan Suudi Arabistan ve Mısır’ı ziyaret edecek
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, 3 Şubat tarihinde Suudi Arabistan’ı, 4 Şubat tarihinde ise Mısır’ı ziyaret edecek.
02 Şubat 2026 Pazartesi - 19:48
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Suriye’nin toprak bütünlüğünü ve siyasi birliğini garanti eden her adım bizim için makul ve makbuldür"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Suriye’de barışa ve istikrara katkı veren, Suriye’nin toprak bütünlüğünü ve siyasi birliğini garanti eden her adım bizim için makul ve makbuldür. Suriye’nin kuzeyindeki sorunun kan dökülmeden tek ordu, tek devlet ve tek Suriye temelinde çözülmesi çok önemlidir" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilen Kabine Toplantısı sonrasında basın mensuplarına açıklamada bulundu. Kabine ve Türkiye gündemine dair konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının başında tüm Türkiye’nin Berat Kandili’ni kutlayarak, "Rabbimden bizleri huzur ve afiyet içerisinde 11 ayın sultanı Ramazan-ı Şerif’e eriştirmesini niyaz ediyorum" ifadelerini kullandı. "Atam izindeyiz’ deyip yılın tamamında izin yapanlardan, maaşını alamayan emekçi kardeşlerimiz eylemdeyken tropik adalarda keyif çatanlardan değiliz" İktidarda oldukları 23 yıldır 86 milyonun her bir ferdine hizmetkarlık ettiklerini söyleyen ve Kabine Toplantısı’nın gündemine dair bilgi veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "23 yıldır aşkla koşuyor, aşk ile koşan yorulmaz diyoruz. Ana muhalefet partisi gibi ‘Atam izindeyiz’ deyip yılın tamamında izin yapanlardan, maaşını alamayan emekçi kardeşlerimiz eylemdeyken tropik adalarda keyif çatanlardan değiliz. İlk günkü heyecanımızla Türkiye’yi bir baştan diğer başa ihya etmenin, millete hizmet meşalesini daha da yükseltmenin samimi gayreti içindeyiz. Son kabine toplantımızdan bu yana millete ve memlekete hizmet yolunda çalışmalarımızı büyük bir coşkuyla devam ettirdik. Dış politikada Suriye ve İran bağlamında kritik gelişmeleri yakından takip ederken, içeride de eser siyasetimizi hız kesmeden sürdürdük" açıklamasında bulundu. "Milyarlarca liralık yolsuzluklarla belediyelerden yolunu bulanlara rağmen biz milletimiz için yeni yollar inşa etmeye, Türkiye’nin yolunu ve ufkunu açmaya sabırla devam edeceğiz" Türkiye’ye yapılan yatırımlar konusunda kendilerine yapılan eleştirilere değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Göreve geldiğimizde bölünmüş yol ağımız sadece 6 bin 101 kilometreydi. Yalnızca 6 ilimiz bölünmüş yollarla birbirine bağlıydı. Ülkemiz genelinde büyük bir ulaşım seferberliği başlatarak bölünmüş yollarımızın uzunluğunu 30 bin 49 kilometreye bölünmüş yollarla birbirine bağlanan şehirlerimizin sayısını da 77’ye çıkardık. Bunları da başka bahane bulamadıkları için ‘yol mu yiyeceğiz’ diyen, ‘bölünmüş yollarla milleti bölecekler’ diyerek bu yatırımlara karşı çıkan hizmet ve eser düşmanı zihniyete rağmen başardık. Bakınız biz her zaman şunu söylüyoruz, ‘yol medeniyettir, yol ufuktur, yol vizyondur, yol demek ulaşım demektir, sanayi, üretim, turizm, kalkınma demektir.’ Bölünmüş yol ve otoyol yatırımlarımız her yıl yaklaşık 303 milyar liralık ekonomik fayda sağlıyor. Ayrıca senede 6,3 milyon ton karbon emisyonunun önüne geçiliyor. Yol kusurlarından kaynaklı kazalar hamdolsun neredeyse sıfıra indi. Yani ülkemize kazandırdığımız her bir kilometre bize çevreden ticarete, turizmden istihdama geniş bir yelpazede kat ve kat geri dönüyor. ‘Daha çok yol yaparsak trafik daha çok sıkışır’ argümanıyla beceriksizliklerini örtmeye çalışanların bunları öğrenmesi gerekiyor. Her alanda olduğu gibi ulaştırmada da hedeflerimiz büyük. Halihazırda 30 bin 49 kilometre olan bölünmüş yol ağımızı ilk aşamada 31 bin 250 kilometreye, ardından da 38 bin 60 kilometreye çıkaracağız. Milyarlarca liralık yolsuzluklarla belediyelerden yolunu bulanlara rağmen biz milletimiz için yeni yollar inşa etmeye, Türkiye’nin yolunu ve ufkunu açmaya sabırla devam edeceğiz" diye konuştu. "2025 yılında turizm gelirimiz yüzde 6,8 artışla 65,2 milyar dolara ulaştı" Geçen yılın turizm verilerine dair değerlendirmede bulunan Erdoğan, "Oldukça iyi başlayan ancak bölgesel krizler sebebiyle bir ara zorlanan Türk turizmi 2025 yılını rekorla tamamladı. TÜİK tarafından açıklanan en son verilere göre 2025 yılında turizm gelirimiz yüzde 6,8 artışla 65,2 milyar dolara ulaştı. Tüm zamanların rekoru olan bu rakamla 64 milyar dolarlık hedefimizin de üzerine çıktık. Bizim için önemli bir diğer veri kişi başı gecelik harcama. Orada da rekor kırıldı. 2025 yılında yabancı ziyaretçilerin kişi başı gecelik harcaması yüzde 5,2 artışla ortalama 114 dolara yükseldi. Tüm ziyaretçiler açısından ise bu rakam 100 dolar oldu. 2002 yılında 13 milyon olan ziyaretçi sayımız, 2025 yılında 63,9 milyonu buldu. Turizm rakamlarımızın hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. 2026 yılı için hedefimiz 68 milyar dolar turizm geliri elde etmek. İnşallah bu hedefimize ulaşarak yeni bir rekora imza atacağız" ifadelerini kullandı. "Her fırsatta millete karamsarlık aşılayan güya ekonomist kılıklı operasyon aparatlarının bu ülkenin bahtını karartmasına izin vermeyeceğiz" Sadece turizmde değil, ekonomiye dair diğer başlıklarda da iyi haberlerin gelmeye devam ettiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Merkez Bankamızın rezervleri artmaya devam ediyor. İktidarı devraldığımızda 27 milyar dolar olan rezervlerimiz geçen hafta itibariyle 215,6 milyar dolara ulaştı. Hiç şüphesiz bunlar milletçe hepimizi sevindiren, hepimizi umutlandıran, heyecanlandıran gelişmeler. İnşallah çok daha iyi yerlere geleceğiz. Her fırsatta millete karamsarlık aşılayan güya ekonomist kılıklı operasyon aparatlarının bu ülkenin bahtını karartmasına izin vermeyeceğiz. Şunu her bir vatandaşımın özellikle iş dünyamızın çok iyi bilmesini isterim; Hükümet olarak üretenin, ihraç edenin, istihdam sağlayanın yanındayız" ifadelerine yer verdi. "Tüm imalat sanayi işletmelerine açık 100 milyar lira büyüklüğünde uygun koşullu bir finansman paketini devreye alıyoruz" İmalat sanayinin de güçlü şekilde desteklemeye devam edileceğini söyleyerek, bu konuda yeni bir desteğin müjdesini veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Geçtiğimiz haftalarda emek yoğun sektörlerimize yönelik 2026 yılında uygulayacağımız İstihdam Koruma Programı’nda istihdam başına aylık 3 bin 500 liralık desteğin müjdesini vermiştik. Şimdi de imalat sanayi işletmelerimizin finansmana erişimde yaşadıkları zorlukları hafifletecek yeni bir müjdeyi sizlerle paylaşmak istiyorum. Tüm imalat sanayi işletmelerine açık 100 milyar lira büyüklüğünde uygun koşullu bir finansman paketini devreye alıyoruz. 6 ay ana para ödemesiz ve 36 aya kadar vade imkanı sunulacak pakette finansman maliyeti oranları piyasa şartlarının altında olacak. İstihdam yoğunlukları ile orantılı olarak işletme başına 50 milyon liraya kadar cazip kredi imkanını sunacağız. Finansman paketini aynı zamanda kredi kefalet paketi ile de destekliyoruz. KOBİ’lerimiz teminat sorunu yaşamadan bu kredi imkanına ulaşabilecek. Ayrıca istihdamını koruyan KOBİ’lerimize KOSGEB aracılığı ile 10 puan indirim imkanı sağlayacağız. Bu destekler ile imalat sanayimize finansmana erişim ve finansman maliyeti konusunda önemli bir kolaylık sağlamış oluyoruz. Yeni kredi paketimizde hayırlı uğurlu olsun diyorum" diye konuştu. "13,5 yıl boyunca Suriye’deki gelişmelerini doğru okuyamayanlar bugün de aynı çizgide politika yapmaya söylem üretmeye maalesef devam ediyorlar" Türkiye’nin Suriye ile hem en uzun kara sınırına sahip komşu ülke olduğunu hem de Suriye’nin çok köklü dini, kültürel, tarihi, ticari ve beşeri bağlara sahip kardeş ülke olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dicle ve Fırat birbiriyle ne kadar kardeşse biz de başta Suriye olmak üzere güneydeki komşularımızla işte öyle kardeşiz. Bunları özellikle şunun için söylüyorum; Bakınız yıllardır Türkiye’nin Suriye ile niçin bu kadar yakından ilgilendiğini muhalefet çevreleri bir türlü anlayamadı. ‘Orta Doğu bataklığı’ dediler. ‘Bize ne Suriye’den dediler. Suriye ile Türkiye’nin güvenliğinin iç işe geçtiğini görmek bu gerçeği kabullenmek istemediler. 13,5 yıl boyunca Suriye’deki gelişmelerini doğru okuyamayanlar bugün de aynı çizgide politika yapmaya söylem üretmeye maalesef devam ediyorlar. Kimin kim olduğunun, bu ülkede ne olup bittiğinin farkında bile değiller. Buna son 3 haftada bir kez daha şahitlik ettik. Başta ana muhalefet partisi olmak üzere Suriye’deki hadiselere ideolojik taassupla bakanlar yine çuvalladı, bu kardeşlik sınavından yine sıfır çekti. Suriye’nin meşru yöneticilerini hedef alarak insanları ayrıştırarak bu mesele üzerinden siyasi prim hesabı yaparak bir kez daha sınıfta kaldılar. Türkiye Suriye yönetimiyle yakın iş birliği halinde her türlü insani yardımda bulunuyorken gerilimin düşürülmesi, çatışmanın önlenmesi, anlaşmanın sağlanması için elinden geleni yapıyorken ‘Kürt düşmanı’ gibi son derece çirkin ifadelerle ülkemize iftira attılar. Bir defa şunun bilinmesinde fayda görüyorum. Biz bölgemizin her karışında barıştan, huzurdan, istikrardan, uzlaşmadan toplumlar arası kucaklaşmadan yanayız. Sınırlarımızın ötesinde yangın varsa, çatışma, savaş varsa bizim burada kendimizi güvende hissetmemizin mümkün olmadığını çok iyi biliyoruz. Türkiye olarak komşumuz Suriye’nin bir an önce iç barışını tesis etmesini samimiyetle arzu ediyoruz" dedi. "Suriye’nin toprak bütünlüğünü ve siyasi birliğini garanti eden her adım bizim için makul ve makbuldür" Sürekli istikrarsızlıkla boğuşan değil, Arap, Kürt, Türkmen, Hristiyan fark etmeksizin Suriye halkının tüm kesimlerinin barış içinde, esenlik ve huzur içinde yaşadığı bir toplum görmek istediklerini belirten Erdoğan, şöyle devam etti: "Bütün mücadelemiz önce Suriye’de ardından diğer çatışma bölgelerinde bunun sağlanmasına yöneliktir. Suriye’de barışa ve istikrara katkı veren, Suriye’nin toprak bütünlüğünü ve siyasi birliğini garanti eden her adım bizim için makul ve makbuldür. Suriye’nin kuzeyindeki sorunun kan dökülmeden tek ordu, tek devlet ve tek Suriye temelinde çözülmesi çok önemlidir. Suriye hükümeti ile SDG denilen yapı arasında 18 Ocak ve 30 Ocak’ta varılan anlaşmaları bu zaviyeden değerlendiriyoruz. Son anlaşmalarla Suriye halkının önünde artık yeni bir sayfa açılmıştır. Temennimiz bu yeni sayfanın çatışma ve gerilimle değil huzurla, barışla, kalkınma ve refahla durdurulmasıdır. Her kim bunu dinamitlemeye teşebbüs ederse açık ve net söylüyorum, bunun altında kalacaktır. Bugün veya gelecekte ne uğruna olursa olsun terörden medet umanlar, teröre başvuranlar hiçbir şekilde sonuç alamayacaklarını bilmelidir. İpe un serme, ayak direme, oyalama gibi ucuz hesaplara başvurulmadan anlaşmanın ruhuna uygun bir şekilde hayata geçirilmesini ümit ediyoruz. Türkiye çatışmaları körükleyen, gerilime yatırım yapan, insan hayatını hiçe sayan bütün kan tüccarlarının karşısında kararlılıkla duracaktır." "Kardeşi kardeşe kırdırmak isteyenleri aramıza almayacağız" Türkiye ile aynı coğrafyada yaşayan tüm toplumların her zorlukta yine birbirine muhtaç olacağını söyleyen Erdoğan, "Burada şu değişmez gerçeği bir kere daha hatırlatmak istiyorum; Hangi kökenden, mezhepten, inançtan olursak olalım, bizler komşuyuz. Hepimiz asırlardır buradayız. İnşallah kıyamete kadar da burada olacağız. Başımız dara düştüğünde yine birbirimizin kapısını çalacağız. Zor günlerimizde başkalarına değil, yine birbirimize sığınacağız. Atalarımızın hikmet dolu şu sözü herkese ibret olmalıdır. ‘Sel gider, kum kalır.’ Suriye’de de toz bulutu dağıldıktan, taşlar yerine oturduktan sonra biz yine birbirimizin yüzüne bakacağız. Bu iklimin, bu dayanışma ruhunun zedelenmesine fırsat vermemeliyiz. Tüm vatandaşlarımdan, sınırlarımızın ötesindeki tüm kardeşlerimden bu konuda çok dikkatli olmalarını özellikle istirham ediyorum. Kardeşi kardeşe kırdırmak isteyenleri aramıza almayacağız. Nefreti, öfkeyi, husumeti körükleyenleri aramıza almayacağız. Pusuda bekleyenleri, ellerini ovuşturanları, kardeşliğimizi kundaklamaya çalışan fitne tüccarlarını aramıza almayacağız. Kendi ikbalini Türk’ün, Kürt’ün, Arap’ın, Nusayri’nin izmihlaline bağlayan özellikle o habis odakları aramıza almayacağız. Gerisi Allah’ın izniyle gelecektir. Rabbim kardeşliğimizi daim ve kaim eylesin diyorum" diye konuştu. "Türkiye Cumhuriyeti’nin ve Türk milletinin her ne pahasına olursa olsun başını yere eğdirmeyecek, bu büyük devleti ve milleti şanla, şerefle, başı dik ve onurlu bir şekilde temsil etmeyi inşallah sürdüreceğiz" Bu hafta yapacağı yurt dışı ziyaretlerine dair de bilgi paylaşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "İnşallah yarın Suudi Arabistan ve Mısır’ı kapsayan iki günlük bir yolculuğa çıkıyoruz. Her iki kardeş ülkede yapacağımız görüşmelerde, ikili ilişkilerimiz yanında bölgemizdeki sıcak gelişmeleri ele alacağız. Gazze’nin güvenlik ve inşasında hangi ortak adımları atabiliriz? İran krizinin daha fazla tırmanmaması için neler yapabiliriz? İnşallah bunları değerlendireceğiz. Asrın felaketinin üçüncü yıl döneminde Osmaniye’de olacak Osmaniyeli kardeşlerimizle hasret gidereceğiz. Rabbim ömür verdikçe 86 milyon vatandaşımızla birlikte tüm mazlum ve mağdurlar için çalışacak, ter dökecek, mücadele edeceğiz. Türkiye Cumhuriyeti’nin ve Türk milletinin her ne pahasına olursa olsun başını yere eğdirmeyecek bu büyük devleti ve milleti şanla, şerefle, başı dik ve onurlu bir şekilde temsil etmeyi inşallah sürdüreceğiz."
02 Şubat 2026 Pazartesi - 19:30
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Merkez Bankası rezervleri geçen hafta itibarıyla 215,6 milyar dolara ulaştı"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Suriye’de barışa ve istikrara katkı veren, Suriye’nin toprak bütünlüğünü ve siyasi birliğini garanti eden her adım bizim için makul ve makbuldür. Suriye’nin kuzeyindeki sorunun kan dökülmeden tek ordu, tek devlet ve tek Suriye temelinde çözülmesi çok önemlidir" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilen Kabine Toplantısı sonrasında basın mensuplarına açıklamada bulundu. Kabine ve Türkiye gündemine dair konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının başında tüm Türkiye’nin Berat Kandili’ni kutlayarak, "Rabbimden bizleri huzur ve afiyet içerisinde 11 ayın sultanı Ramazan-ı Şerif’e eriştirmesini niyaz ediyorum" ifadelerini kullandı. "Atam izindeyiz’ deyip yılın tamamında izin yapanlardan, maaşını alamayan emekçi kardeşlerimiz eylemdeyken tropik adalarda keyif çatanlardan değiliz" İktidarda oldukları 23 yıldır 86 milyonun her bir ferdine hizmetkarlık ettiklerini söyleyen ve Kabine Toplantısı’nın gündemine dair bilgi veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "23 yıldır aşkla koşuyor, aşk ile koşan yorulmaz diyoruz. Ana muhalefet partisi gibi ‘Atam izindeyiz’ deyip yılın tamamında izin yapanlardan, maaşını alamayan emekçi kardeşlerimiz eylemdeyken tropik adalarda keyif çatanlardan değiliz. İlk günkü heyecanımızla Türkiye’yi bir baştan diğer başa ihya etmenin, millete hizmet meşalesini daha da yükseltmenin samimi gayreti içindeyiz. Son kabine toplantımızdan bu yana millete ve memlekete hizmet yolunda çalışmalarımızı büyük bir coşkuyla devam ettirdik. Dış politikada Suriye ve İran bağlamında kritik gelişmeleri yakından takip ederken, içeride de eser siyasetimizi hız kesmeden sürdürdük" açıklamasında bulundu. "Milyarlarca liralık yolsuzluklarla belediyelerden yolunu bulanlara rağmen biz milletimiz için yeni yollar inşa etmeye, Türkiye’nin yolunu ve ufkunu açmaya sabırla devam edeceğiz" Türkiye’ye yapılan yatırımlar konusunda kendilerine yapılan eleştirilere değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Göreve geldiğimizde bölünmüş yol ağımız sadece 6 bin 101 kilometreydi. Yalnızca 6 ilimiz bölünmüş yollarla birbirine bağlıydı. Ülkemiz genelinde büyük bir ulaşım seferberliği başlatarak bölünmüş yollarımızın uzunluğunu 30 bin 49 kilometreye bölünmüş yollarla birbirine bağlanan şehirlerimizin sayısını da 77’ye çıkardık. Bunları da başka bahane bulamadıkları için ‘yol mu yiyeceğiz’ diyen, ‘bölünmüş yollarla milleti bölecekler’ diyerek bu yatırımlara karşı çıkan hizmet ve eser düşmanı zihniyete rağmen başardık. Bakınız biz her zaman şunu söylüyoruz, ‘yol medeniyettir, yol ufuktur, yol vizyondur, yol demek ulaşım demektir, sanayi, üretim, turizm, kalkınma demektir.’ Bölünmüş yol ve otoyol yatırımlarımız her yıl yaklaşık 303 milyar liralık ekonomik fayda sağlıyor. Ayrıca senede 6,3 milyon ton karbon emisyonunun önüne geçiliyor. Yol kusurlarından kaynaklı kazalar hamdolsun neredeyse sıfıra indi. Yani ülkemize kazandırdığımız her bir kilometre bize çevreden ticarete, turizmden istihdama geniş bir yelpazede kat ve kat geri dönüyor. ‘Daha çok yol yaparsak trafik daha çok sıkışır’ argümanıyla beceriksizliklerini örtmeye çalışanların bunları öğrenmesi gerekiyor. Her alanda olduğu gibi ulaştırmada da hedeflerimiz büyük. Halihazırda 30 bin 49 kilometre olan bölünmüş yol ağımızı ilk aşamada 31 bin 250 kilometreye, ardından da 38 bin 60 kilometreye çıkaracağız. Milyarlarca liralık yolsuzluklarla belediyelerden yolunu bulanlara rağmen biz milletimiz için yeni yollar inşa etmeye, Türkiye’nin yolunu ve ufkunu açmaya sabırla devam edeceğiz" diye konuştu. "2025 yılında turizm gelirimiz yüzde 6,8 artışla 65,2 milyar dolara ulaştı" Geçen yılın turizm verilerine dair değerlendirmede bulunan Erdoğan, "Oldukça iyi başlayan ancak bölgesel krizler sebebiyle bir ara zorlanan Türk turizmi 2025 yılını rekorla tamamladı. TÜİK tarafından açıklanan en son verilere göre 2025 yılında turizm gelirimiz yüzde 6,8 artışla 65,2 milyar dolara ulaştı. Tüm zamanların rekoru olan bu rakamla 64 milyar dolarlık hedefimizin de üzerine çıktık. Bizim için önemli bir diğer veri kişi başı gecelik harcama. Orada da rekor kırıldı. 2025 yılında yabancı ziyaretçilerin kişi başı gecelik harcaması yüzde 5,2 artışla ortalama 114 dolara yükseldi. Tüm ziyaretçiler açısından ise bu rakam 100 dolar oldu. 2002 yılında 13 milyon olan ziyaretçi sayımız, 2025 yılında 63,9 milyonu buldu. Turizm rakamlarımızın hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. 2026 yılı için hedefimiz 68 milyar dolar turizm geliri elde etmek. İnşallah bu hedefimize ulaşarak yeni bir rekora imza atacağız" ifadelerini kullandı. "Her fırsatta millete karamsarlık aşılayan güya ekonomist kılıklı operasyon aparatlarının bu ülkenin bahtını karartmasına izin vermeyeceğiz" Sadece turizmde değil, ekonomiye dair diğer başlıklarda da iyi haberlerin gelmeye devam ettiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Merkez Bankamızın rezervleri artmaya devam ediyor. İktidarı devraldığımızda 27 milyar dolar olan rezervlerimiz geçen hafta itibariyle 215,6 milyar dolara ulaştı. Hiç şüphesiz bunlar milletçe hepimizi sevindiren, hepimizi umutlandıran, heyecanlandıran gelişmeler. İnşallah çok daha iyi yerlere geleceğiz. Her fırsatta millete karamsarlık aşılayan güya ekonomist kılıklı operasyon aparatlarının bu ülkenin bahtını karartmasına izin vermeyeceğiz. Şunu her bir vatandaşımın özellikle iş dünyamızın çok iyi bilmesini isterim; Hükümet olarak üretenin, ihraç edenin, istihdam sağlayanın yanındayız" ifadelerine yer verdi. "Tüm imalat sanayi işletmelerine açık 100 milyar lira büyüklüğünde uygun koşullu bir finansman paketini devreye alıyoruz" İmalat sanayinin de güçlü şekilde desteklemeye devam edileceğini söyleyerek, bu konuda yeni bir desteğin müjdesini veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Geçtiğimiz haftalarda emek yoğun sektörlerimize yönelik 2026 yılında uygulayacağımız İstihdam Koruma Programı’nda istihdam başına aylık 3 bin 500 liralık desteğin müjdesini vermiştik. Şimdi de imalat sanayi işletmelerimizin finansmana erişimde yaşadıkları zorlukları hafifletecek yeni bir müjdeyi sizlerle paylaşmak istiyorum. Tüm imalat sanayi işletmelerine açık 100 milyar lira büyüklüğünde uygun koşullu bir finansman paketini devreye alıyoruz. 6 ay ana para ödemesiz ve 36 aya kadar vade imkanı sunulacak pakette finansman maliyeti oranları piyasa şartlarının altında olacak. İstihdam yoğunlukları ile orantılı olarak işletme başına 50 milyon liraya kadar cazip kredi imkanını sunacağız. Finansman paketini aynı zamanda kredi kefalet paketi ile de destekliyoruz. KOBİ’lerimiz teminat sorunu yaşamadan bu kredi imkanına ulaşabilecek. Ayrıca istihdamını koruyan KOBİ’lerimize KOSGEB aracılığı ile 10 puan indirim imkanı sağlayacağız. Bu destekler ile imalat sanayimize finansmana erişim ve finansman maliyeti konusunda önemli bir kolaylık sağlamış oluyoruz. Yeni kredi paketimizde hayırlı uğurlu olsun diyorum" diye konuştu. "13,5 yıl boyunca Suriye’deki gelişmelerini doğru okuyamayanlar bugün de aynı çizgide politika yapmaya söylem üretmeye maalesef devam ediyorlar" Türkiye’nin Suriye ile hem en uzun kara sınırına sahip komşu ülke olduğunu hem de Suriye’nin çok köklü dini, kültürel, tarihi, ticari ve beşeri bağlara sahip kardeş ülke olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dicle ve Fırat birbiriyle ne kadar kardeşse biz de başta Suriye olmak üzere güneydeki komşularımızla işte öyle kardeşiz. Bunları özellikle şunun için söylüyorum; Bakınız yıllardır Türkiye’nin Suriye ile niçin bu kadar yakından ilgilendiğini muhalefet çevreleri bir türlü anlayamadı. ‘Orta Doğu bataklığı’ dediler. ‘Bize ne Suriye’den dediler. Suriye ile Türkiye’nin güvenliğinin iç işe geçtiğini görmek bu gerçeği kabullenmek istemediler. 13,5 yıl boyunca Suriye’deki gelişmelerini doğru okuyamayanlar bugün de aynı çizgide politika yapmaya söylem üretmeye maalesef devam ediyorlar. Kimin kim olduğunun, bu ülkede ne olup bittiğinin farkında bile değiller. Buna son 3 haftada bir kez daha şahitlik ettik. Başta ana muhalefet partisi olmak üzere Suriye’deki hadiselere ideolojik taassupla bakanlar yine çuvalladı, bu kardeşlik sınavından yine sıfır çekti. Suriye’nin meşru yöneticilerini hedef alarak insanları ayrıştırarak bu mesele üzerinden siyasi prim hesabı yaparak bir kez daha sınıfta kaldılar. Türkiye Suriye yönetimiyle yakın iş birliği halinde her türlü insani yardımda bulunuyorken gerilimin düşürülmesi, çatışmanın önlenmesi, anlaşmanın sağlanması için elinden geleni yapıyorken ‘Kürt düşmanı’ gibi son derece çirkin ifadelerle ülkemize iftira attılar. Bir defa şunun bilinmesinde fayda görüyorum. Biz bölgemizin her karışında barıştan, huzurdan, istikrardan, uzlaşmadan toplumlar arası kucaklaşmadan yanayız. Sınırlarımızın ötesinde yangın varsa, çatışma, savaş varsa bizim burada kendimizi güvende hissetmemizin mümkün olmadığını çok iyi biliyoruz. Türkiye olarak komşumuz Suriye’nin bir an önce iç barışını tesis etmesini samimiyetle arzu ediyoruz" dedi. "Suriye’nin toprak bütünlüğünü ve siyasi birliğini garanti eden her adım bizim için makul ve makbuldür" Sürekli istikrarsızlıkla boğuşan değil, Arap, Kürt, Türkmen, Hristiyan fark etmeksizin Suriye halkının tüm kesimlerinin barış içinde, esenlik ve huzur içinde yaşadığı bir toplum görmek istediklerini belirten Erdoğan, şöyle devam etti: "Bütün mücadelemiz önce Suriye’de ardından diğer çatışma bölgelerinde bunun sağlanmasına yöneliktir. Suriye’de barışa ve istikrara katkı veren, Suriye’nin toprak bütünlüğünü ve siyasi birliğini garanti eden her adım bizim için makul ve makbuldür. Suriye’nin kuzeyindeki sorunun kan dökülmeden tek ordu, tek devlet ve tek Suriye temelinde çözülmesi çok önemlidir. Suriye hükümeti ile SDG denilen yapı arasında 18 Ocak ve 30 Ocak’ta varılan anlaşmaları bu zaviyeden değerlendiriyoruz. Son anlaşmalarla Suriye halkının önünde artık yeni bir sayfa açılmıştır. Temennimiz bu yeni sayfanın çatışma ve gerilimle değil huzurla, barışla, kalkınma ve refahla durdurulmasıdır. Her kim bunu dinamitlemeye teşebbüs ederse açık ve net söylüyorum, bunun altında kalacaktır. Bugün veya gelecekte ne uğruna olursa olsun terörden medet umanlar, teröre başvuranlar hiçbir şekilde sonuç alamayacaklarını bilmelidir. İpe un serme, ayak direme, oyalama gibi ucuz hesaplara başvurulmadan anlaşmanın ruhuna uygun bir şekilde hayata geçirilmesini ümit ediyoruz. Türkiye çatışmaları körükleyen, gerilime yatırım yapan, insan hayatını hiçe sayan bütün kan tüccarlarının karşısında kararlılıkla duracaktır." "Kardeşi kardeşe kırdırmak isteyenleri aramıza almayacağız" Türkiye ile aynı coğrafyada yaşayan tüm toplumların her zorlukta yine birbirine muhtaç olacağını söyleyen Erdoğan, "Burada şu değişmez gerçeği bir kere daha hatırlatmak istiyorum; Hangi kökenden, mezhepten, inançtan olursak olalım, bizler komşuyuz. Hepimiz asırlardır buradayız. İnşallah kıyamete kadar da burada olacağız. Başımız dara düştüğünde yine birbirimizin kapısını çalacağız. Zor günlerimizde başkalarına değil, yine birbirimize sığınacağız. Atalarımızın hikmet dolu şu sözü herkese ibret olmalıdır. ‘Sel gider, kum kalır.’ Suriye’de de toz bulutu dağıldıktan, taşlar yerine oturduktan sonra biz yine birbirimizin yüzüne bakacağız. Bu iklimin, bu dayanışma ruhunun zedelenmesine fırsat vermemeliyiz. Tüm vatandaşlarımdan, sınırlarımızın ötesindeki tüm kardeşlerimden bu konuda çok dikkatli olmalarını özellikle istirham ediyorum. Kardeşi kardeşe kırdırmak isteyenleri aramıza almayacağız. Nefreti, öfkeyi, husumeti körükleyenleri aramıza almayacağız. Pusuda bekleyenleri, ellerini ovuşturanları, kardeşliğimizi kundaklamaya çalışan fitne tüccarlarını aramıza almayacağız. Kendi ikbalini Türk’ün, Kürt’ün, Arap’ın, Nusayri’nin izmihlaline bağlayan özellikle o habis odakları aramıza almayacağız. Gerisi Allah’ın izniyle gelecektir. Rabbim kardeşliğimizi daim ve kaim eylesin diyorum" diye konuştu. "Türkiye Cumhuriyeti’nin ve Türk milletinin her ne pahasına olursa olsun başını yere eğdirmeyecek, bu büyük devleti ve milleti şanla, şerefle, başı dik ve onurlu bir şekilde temsil etmeyi inşallah sürdüreceğiz" Bu hafta yapacağı yurt dışı ziyaretlerine dair de bilgi paylaşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "İnşallah yarın Suudi Arabistan ve Mısır’ı kapsayan iki günlük bir yolculuğa çıkıyoruz. Her iki kardeş ülkede yapacağımız görüşmelerde, ikili ilişkilerimiz yanında bölgemizdeki sıcak gelişmeleri ele alacağız. Gazze’nin güvenlik ve inşasında hangi ortak adımları atabiliriz? İran krizinin daha fazla tırmanmaması için neler yapabiliriz? İnşallah bunları değerlendireceğiz. Asrın felaketinin üçüncü yıl döneminde Osmaniye’de olacak Osmaniyeli kardeşlerimizle hasret gidereceğiz. Rabbim ömür verdikçe 86 milyon vatandaşımızla birlikte tüm mazlum ve mağdurlar için çalışacak, ter dökecek, mücadele edeceğiz. Türkiye Cumhuriyeti’nin ve Türk milletinin her ne pahasına olursa olsun başını yere eğdirmeyecek bu büyük devleti ve milleti şanla, şerefle, başı dik ve onurlu bir şekilde temsil etmeyi inşallah sürdüreceğiz."
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder