Yerel Haberler
Antalya
Madde bağımlılığından yavru kedi sayesinde kurtuldu 30 Nisan 2026 Perşembe - 11:42:11 Antalya’da madde bağımlılığından kurtulmak için mücadele veren 34 yaşındaki adam, sahiplendiği yavru kedi sayesinde hayata tutundu. Kedisi yanından ayrılmayan Sırrı Ü., "Ona ölünceye kadar bakacağım" dedi. Antalya’nın Serik ilçesinde uzun süredir madde bağımlılığı ile savaşan Sırrı Ü. (34), Serik Kamu ve Toplum Yararına Uyuşturucuyla Mücadele Derneği Başkanı Fatih Süleyman Korkut’un teşvikiyle bir kedi sahiplendi. Yavru kedi, Sırrı Ü.’nün sadece ev arkadaşı değil adeta kurtarıcısı oldu. Sırrı Ü.’nün birlikte her yere gittiği, omuzundan inmeyen kedisiyle arasında duygusal bir bağ oluştu. "Hayvan sevgisiyle maddeden kurtuldum" Minik dostuna bakmanın kendisine büyük bir güç verdiğini belirten Sırrı Ü., "Kediyle Fatih ağabeyin sayesinde tanıştık. ’Gidelim bir hayvan sahiplenelim’ dedi. Gittik gördük, ne olursa olsun sakat olsa bile benim olsun, ben bakarım dedim. Şansımıza kedimiz denk geldi. Bir aydır yanımdan hiç ayrılmıyor. Nereye gidersek beraber gidiyoruz, yemek yiyoruz, geziyoruz. Hayvan sevmek bence insanın kendisine saygı duyması demektir. Hayvanları sevmeyi bilmeyenin kendisine de saygısı olmaz. Görenler ilk başta ’Bakamazsın, küçük’ dediler. Ben de bakarım dedim. Biraz büyüdü, artık ölene kadar onunla beraberiz" dedi. "Yavru kedi onu hayata bağladı" Serik Kamu ve Toplum Yararına Uyuşturucuyla Mücadele Derneği Başkanı ve Kurucusu Fatih Süleyman Korkut ise, "Kardeşimize gerçekten kedi yavrusunun çok iyi geldiğini gördüm. Aralarında güzel bir bağ oldu. Madde bağımlılığını kesinlikle çözdü. Bizim derneğimizde kalıyor şu anda kardeşimiz. Ailesiyle biraz problemleri var. Yavru kedi onun koynunda yatıyor. Kendisinde sorumluluk hissi doğdu. Yavru kedi onu hayata bağladı. Allah’ın bir lütfu kesinlikle. Şahsım ve derneğimiz adına çok mutluyum. Toplum yararına böyle bir şey yaptığımız için özellikle Sırrı kardeşimiz için çok mutluyum. Kedi onun hayatını komple değiştirdi" diye konuştu.
30 Nisan 2026 Perşembe - 11:13 Kızını karaciğer nakli beklerken kaybetti, oğlu organ bağışıyla hayata tutundu Antalya’da yaklaşık 1 yıldır karaciğer nakli için bekleyen 10 yaşındaki Süleyman Taşkesen, 9 yaşındaki bir çocuğun vefatının ardından ailesinin organlarını bağışlamasıyla sağlığına kavuştu. 7 yıl önce aynı hastalık nedeniyle 15 yaşındaki kızını kaybeden Arzu Taşkesen, oğlunun nakil olmasının ardından donör aileye yazdığı mektupta, "Size o kadar minnettarım ki bana yaşattığınız mutluluğun tarifi yok. Ama artık yüreğimde bir sızı daha var" sözleriyle hem minnetini hem de yaşadığı üzüntüyü dile getirdi. Nakli gerçekleştiren Prof. Dr. İbrahim Aliosmanoğlu ise kadavra bağışının önemine dikkat çekerek, "Bazen aileler ya da hasta yakınları canlı uygun donör bulamıyor. Burada kadavra bağışı hayat kurtarıcı oluyor" dedi. Gaziantep’te yaşayan ve 1 yaşındayken karaciğer yetmezliği tanısı konulan 10 yaşındaki Süleyman Taşkesen’in ailesi, yaklaşık 1 yıl önce Medical Park Antalya Hastane Kompleksi Organ Nakli Merkezi’ne başvurdu. Prof. Dr. İbrahim Aliosmanoğlu tarafından değerlendirilen Süleyman, uygun canlı donör bulunamaması nedeniyle kadavra bağışıyla gerçekleşecek nakil için bekleme listesine alındı. Yaklaşık 1 yıldır nakil bekleyen Süleyman için beklenen haber, 2 hafta önce geldi. 9 yaşındaki bir çocuğun vefatının ardından ailesinin organlarını bağışlaması üzerine Taşkesen ailesine uygun karaciğer bulunduğu bildirildi. Gaziantep’te yaşayan aile, haberi aldıkları akşam yola çıkarak Antalya’ya geldi. Süleyman Taşkesen, Antalya’ya ulaştığı sabah Prof. Dr. İbrahim Aliosmanoğlu ve ekibi tarafından ameliyata alındı. Başarılı geçen naklin ardından küçük çocuk, yıllardır mücadele ettiği hastalığın sıkıntılarından kurtulup sağlığına kavuştu. "Aynı aile daha önce kızları için de başvurmuştu, maalesef kaybettik" Nakil süreciyle ilgili bilgi veren Medical Park Antalya Hastane Kompleksi Organ Nakli Merkezi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Aliosmanoğlu, Süleyman’a 2 hafta önce kadavradan karaciğer nakli gerçekleştirdiklerini belirterek, ailenin yaklaşık 1 yıl önce merkeze başvurduğunu söyledi. Süleyman için uygun canlı donör bulunamadığını anlatan Aliosmanoğlu, "Biz Süleyman’a 2 hafta önce kadavradan karaciğer nakli gerçekleştirdik. Yaklaşık 1 yıl önce başvuruda bulundular. Uygun canlı donör olmadığı için kadavra listesine almıştık. Uygun canlı donör olmadığını bilerek vurguluyorum. Ülkemizde maalesef kadavra bağışı az, yeterli değil" dedi. Aynı ailenin yıllar önce kızları için de karaciğer nakli başvurusunda bulunduğunu aktaran Prof. Dr. Aliosmanoğlu, "Birkaç yıl önce yine Süleyman’ın ablası için bize kadavra listesinden karaciğer nakli için başvurmuştu aynı aile. Maalesef o kızımıza kadavra çıkmadığı için onu kaybettik. Ona nakil gerçekleştiremedik ama Süleyman’da Allah’tan böyle bir şansımız oldu" diye konuştu. "Vefat eden bir çocuğumuzun karaciğerini Süleyman’a naklettik" Vefat eden bir çocuğun ailesinin organ bağışı kararıyla Süleyman’ın nakil şansı bulduğunu ifade eden Aliosmanoğlu, ameliyat sonrası sürecin iyi ilerlediğini söyledi. Aliosmanoğlu, "Vefat eden bir çocuğumuzun karaciğerini ailesi bağışlamıştı. Biz de iki hafta önce Süleyman’a nakil ameliyatını gerçekleştirdik ve her şey gayet iyi gidiyor. 4-5 gün önce de Süleyman’ı taburcu ettik" ifadelerini kullandı. "Kadavra bağışı hayat kurtarıcı oluyor" Organ bağışının özellikle canlı donör bulunamayan hastalar için hayati önem taşıdığını belirten Aliosmanoğlu, kadavra bağışı konusunda toplumsal duyarlılığın artması gerektiğini kaydetti. Prof. Dr. Aliosmanoğlu, "Bazen aileler ya da hasta yakınları canlı uygun donör bulamıyor ve burada kadavra bağışı hayat kurtarıcı oluyor. Hatta keşke yeterli kadavra bağışı olsa da canlı nakilleri hiç yapmasak diye uğraşıyoruz ama maalesef o hassasiyete ya da o duruma ulaşamadık ülkemizde. Mümkün olduğu kadar bağışı artırmamız gerekiyor, ki çocuklarımız, gençlerimiz normal hayatlarına dönsünler, hayatlarını yaşasınlar. Buradan tüm ülkemize sesleniyoruz, herkesi organ bağışında bulunmaya davet ediyoruz" diye konuştu. Türkiye’de yıllık yaklaşık bin 500 ile 2 bin civarında karaciğer nakli gerçekleştiğini aktaran Aliosmanoğlu, buna yakın sayıda hastanın da karaciğer nakli beklediğini belirtti. Aliosmanoğlu, "Bildiğim kadarıyla yaklaşık 30 bin civarında da böbrek nakli için bekleyen hastamız var. Bunların büyük çoğunluğu diyalizle devam ediyor ve buna bağlı komplikasyonlarla uğraşıyor. Yeterli bağış olduğunda aslında bu listeler erir. Hem karaciğer nakli hem böbrek nakli için umarım kadavra organ bağışında bu sayıları artırırız" ifadelerini kullandı. "Beyin ölümü bitkisel hayatla karıştırılmamalı" Kadavra bağışının beyin ölümü gerçekleşen hastalardan yapılabildiğini anlatan Aliosmanoğlu, beyin ölümünün geri dönüşü olmayan bir durum olduğunu vurguladı. Hasta yakınlarının zaman zaman beyin ölümünü bitkisel hayatla karıştırabildiğini belirten Aliosmanoğlu, sözlerini şöyle tamamladı: "Kadavra bağış beyin ölümü olan hastalardan oluyor. Beyin ölümü olan bir insanın geri dönme ihtimali yok. Bu durum ayrıntılı testlerle tespit ediliyor. Hasta yakınlarımız bunu bazen bitkisel hayatla karıştırıyor. ‘Yeniden bir umut belki hastamız geri döner ya da canlanır’ gibi düşünebiliyorlar ama beyin ölümü tanısı konulduğunda böyle bir ihtimal kesinlikle yok. Bağış olmadığında beyin ölümü olan kişi zaten vefat etmiş oluyor. Ama ailesi organ bağışladığında, o kişinin organları en az 4-5 kişiye yeniden hayat oluyor." Kızını aynı hastalıktan kaybetti, oğluna umut oldu Anne Arzu Taşkesen, oğlunun nakil sürecini anlatırken 7 yıl önce aynı hastalık nedeniyle kızlarını kaybettiklerini dile getirdi. Kızına geç kalındığını ve nakil yapılamadığı için onu kaybettiklerini belirten Taşkesen, "Biz Süleyman için geçtiğimiz kasım ayında nakil işlemleri için başvurduk. Daha önce kızımız için de nakil için başvurmuştuk, 15 yaşındaydı. Ona çok geç kalmıştık ve yetişemedik. Siroz oldu ve kaybettik. Süleyman’da daha bilinçli olduk, erken müdahale etmek istedik" dedi. Kendisinin de taşıyıcı olduğunu, genetik bir rahatsızlık nedeniyle canlı donör olmasının risk taşıdığını söyleyen anne Taşkesen, "Canlı verici olmak istedim ama taşıyıcı olduğum için, genetik bir rahatsızlığım olduğu için bendeki karaciğer de biraz riskli oluyordu. Onun için doktorumuz kadavraya yazdırmak istedi. Biz de kadavra listesine yazdırdık" diye konuştu. "Bir çocuktan haber geldi, hemen yola çıktık" Nakil olacağı haberini Gaziantep’te aldıklarını anlatan anne Taşkesen, o an hem sevinci hem de başka bir ailenin acısını aynı anda yaşadıklarını söyledi. Taşkesen, "Bir çocuktan vefat haberi geldi, o çocuğa da çok üzüldük. Gaziantep’teydik, hemen akşam yola çıktık. Sabahında buradaydık ve Süleyman hemen ameliyata girdi. Ameliyat çok şükür çok iyi geçti. Hiç beklemediğimiz bir anda oldu. O çocuğun ailesine bu bağışı yaptıkları için çok teşekkür ediyoruz" dedi. "Çocuklarını iki dakika kaybetseler beni anlarlar" Organ bağışının sadece bir hastayı değil, bütün aileyi etkileyen bir karar olduğunu vurgulayan Taşkesen, "İnsan başına gelmeyince anlamıyor. Benim yaşadığımı yaşamaları lazım birinin beni anlaması için. İnsanın çocuğu en değerli şeyi. İki dakika kaybetseler beni anlarlar. Organ bağışı yapmak insanların tek bir kişiyi değil; anneyi, babayı, kardeşi, akrabayı, herkesi ilgilendiriyor. O sadece bir kişi değil; bir aile, bir akraba, bir topluluk. O bizim bir dünyamız. Ameliyat olduğu için çok mutluyuz" ifadelerini kullandı. "Sürekli ‘Rahat uyumak istiyorum’ diyordu" Süleyman’ın nakil öncesi ciddi sıkıntılar yaşadığını anlatan anne Taşkesen, oğlunun özellikle kaşıntı ve uyku düzensizliği nedeniyle çok zorlandığını dile getirdi. Sürekli endişe içinde yaşadıklarını belirten Taşkesen, şöyle konuştu: "Ne olacak, nasıl olacak, kurtaracak mıyız diye sürekli bir endişe içindeydik. Çok şükür artık çok mutluyuz. Herkesi bilinçli olmaya davet ediyorum. Süleyman’ın nakil öncesi kaşıntıları oluyordu, uyku düzeni yoktu. Uykudan uyanıp sürekli kaşınıyordu. ‘Yeter artık, ben bundan kurtulmak istiyorum, rahat uyumak istiyorum, istediğimi yemek istiyorum’ diye hep dert yanıyordu. Artık inşallah normal, sağlıklı bir insan olarak hayatına devam edecek." Donör aileye mektup yazdı: "Bana yaşattığınız mutluluğun tarifi yok" Oğluna karaciğeri bağışlanan kişinin bir çocuk olduğunu öğrenince çok üzüldüğünü belirten anne Taşkesen, donör aileye duyduğu minneti bir mektupla dile getirdi. Kendisi de evlat acısı yaşadığı için donör ailenin acısını çok iyi anladığını söyleyen Taşkesen, "Kimin organ bağışladığını öğrenmek istemiştim. Bir çocuk olduğunu öğrenince çok üzüldüm. Bir yandan ailesine çok teşekkür ediyorum. Onların acısını ben de bir çocuk kaybettiğim için anlıyorum. Böyle bir şey yapmak çok zor bir şey. Çok zor bir şeyi başarmışlar. Hele bir çocuğunun organını bağışlamak çok zor ama bilinçlenmek böyle bir şey" dedi. Taşkesen, donör aileye yazdığı mektupta şu ifadeleri kullandı: "Merhaba hiç tanımadığım ama acısını yüreğimde hissettiğim can aile. Bundan 7 sene önce ben de karaciğer hastalığından kızımı kaybettim. 15 yaşındaydı, 23 Nisan doğumlu. Doğum günü geldi, kızım 22 oldu. 18 yaşında oğlum, 10 yaşında oğlum ve 8 yaşında kızım var. Süleyman 1 yaşındayken onun da hasta olduğunu öğrendim. Hep onda bir şey olur korkusuyla yaşadım. 10 yaşında yeşil gözlü, hayat dolu bir çocuk Süleyman. Dün bir telefonla Gaziantep’ten çıkıp yeniden buraya yetişmeye çalıştık. İçimde hem korku hem sevinç vardı. Çocuğum iyileşecekti. Sürekli kaşınan, her yerini yara yapan, geceleri uyumayan Süleyman artık deliksiz uyuyacaktı ve büyüyecekti. Size o kadar minnettarım ki. Bana yaşattığınız mutluluğun tarifi yok. Ama artık yüreğimde bir sızı daha var. Süleyman’ın içindeki güzel yürek Can. Allah’ım rahmet eylesin, sizi cennetinde kavuştursun. Allah sizden bin kere razı olsun. Allah’a emanet olun. Süleyman’ın annesi." "7 senedir yüreğimde kızımın ateşiyle yaşıyorum" Mektubunda 7 yıl önce kaybettiği kızından da bahsettiğini belirten Taşkesen, "Kızım 15 yaşındaydı. Çok çektik. O da organ nakli olsaydı belki kurtarabilirdim. 7 sene oldu, 7 senedir yüreğimde onun ateşiyle yaşıyorum. Keşke herkes bilinçlense ve hiçbir çocuk, hiçbir hasta ölmese diyorum" ifadelerini kullandı. "10 yıldır çocuğumuz çok çekti" Baba Taşkesen de oğlunun yıllardır hastalıkla mücadele ettiğini ve naklin ardından büyük mutluluk yaşadıklarını söyledi. Kızlarını kaybetmenin acısını da taşıdıklarını belirten baba Taşkesen, "İbrahim hocaya çok teşekkür etmek istiyorum. 10 yıldır çocuğumuz çok çekti. Bizi bu hastalıktan kurtardığı için hocamıza minnettarız. Geceleri çocuğum hiç rahat değildi. Kızımızın da acısı vardı. İbrahim hocaya ve ekibine teşekkür ediyorum" dedi.
30 Nisan 2026 Perşembe - 10:40 Medstar Antalya Hastanesi’nden ’Kanser Okulu’ etkinliği Kanser konusunda farkındalığı arttırmak ve vatandaşların doğru bilgilendirilmesini hedefleyen Medstar Antalya Hastanesi alanında uzman isimlerin konuşmacı olarak katılacağı "Kanser Okulu" etkinliği düzenleyecek. Medstar Antalya Hastanesi, kanser konusunda toplumsal farkındalığı artırmak ve doğru bilgilendirme sağlamak amacıyla "Kanser Okulu" etkinliği düzenliyor. 2 Mayıs Cumartesi günü 13.00 - 18.00 saatleri arasında bir otelde gerçekleştirilecek etkinlik, katılımcılara ücretsiz olarak sunulacak. Kanser Okulu’nda, kanserden korunma yolları, önlenebilir kanser türleri, multidisipliner yaklaşımın önemi, doğru cerrahi uygulamalar ve onkoloji konseylerinin rolü gibi kritik başlıklar ele alınacak. Güncel bilgiler paylaşılacak Bunun yanı sıra beslenme ve psikolojinin kanser sürecindeki etkisi kapsamlı şekilde değerlendirilecek. Etkinlikte ayrıca günümüz onkolojisinde öne çıkan kişiselleştirilmiş tedavi yöntemleri ve akıllı ilaçlar hakkında güncel bilgiler paylaşılacak. Katılımcılar, kanserle mücadelede bilimsel gelişmeleri yakından tanıma ve merak ettikleri soruları uzmanlara yöneltme fırsatı bulacak. Alanında uzman isimler Ücretsiz olarak gerçekleştirilecek Medstar Antalya Hastanesi Kanser Okulu’nda Tıbbi Onkoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Aysegül Kargı ve Prof. Dr. Mükremin Uysal, Genel Cerrahi Bölümü’nden Prof. Dr. İsmail Gömceli ve Op. Dr. Barış Özcan, Estetik ve Plastik Cerrahi Bölümü’nden Prof. Dr. Dilek Demirez, Psikiyatri Bölümü’nden Uzm. Dr. Mustafa Alp Şenel ve Beslenme Uzmanı Dyt. Refik Sezgin konuşmacı olarak katılacak.
30 Nisan 2026 Perşembe - 10:30 Akdeniz Üniversitesi’nde son 2 yılda 5 bin fidan dikildi Daha yeşil bir kampüs anlayışıyla çalışmalarına devam eden Akdeniz Üniversitesi’nde son iki yılda 5 binden fazla fidan dikildi. Akdeniz Üniversitesi Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığı Peyzaj Şube Müdürlüğü organizasyonuyla Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, akademisyenler ve öğrencilerin katılımıyla çeşitli türde fidan dikme etkinliği gerçekleştirildi. Kampüs merkezi ve fakülte ve yüksekokul yerleşkelerinde gerçekleştirilen fidan dikme etkinlikleriyle Akdeniz Üniversitesi yeşilliğine yeşillik kattı. 2025 ve 2026 yıllarında 5 binin üzerinde 15 çeşit ağaç toprakla buluşturuldu. 2025 yılında 2 bin 650 fidan Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığı Peyzaj Şube Müdürlüğü verilerine göre 2025 yılı içerisinde gerçekleştirilen ağaçlandırma seferberliğinde toplamda 2 bin 650 fidan dikildi. Bu dönemde özellikle dayanıklılığı ve bölge iklimine uyumuyla bilinen servi ön plana çıktı. Bin 582 adet servi fidanı toprakla buluştu. Bunun yanı sıra, kampüse Akdeniz kültürünün sembolü olan 505 adet zeytin fidanı dikilirken 152 adet kızıl çam, 45 adet fıstık çamı, 341 adet keçiboynuzu, 7 adet nar, 18 adet mandalina türlerinden oluşan 2 bin 650 adet fidan toprakla buluşturuldu. 2026 yılında 2 bin 753 fidan Akdeniz Üniversitesi’nde 2026 yılında dikim sayısı bir önceki yılı geride bırakarak 2 bin 753’e ulaştı. Bu yılın en dikkat çekici verisi ise Akdeniz’in renkli simgesi zakkum oldu. Tam 2 bin 265 adet zakkum fidanı kampüs yollarını ve bahçelerini süslemek üzere toprakla buluştu. 2026 yılı çalışmaları sadece görsellikle sınırlı kalmayıp, meyve ağacı çeşitliliğiyle de dikkat çekti. 64 adet Portakal-mandalina, 36 adet limon, 20 adet turunç ve 20 adet kamkat, 203 adet zeytin, 80 adet defne, 24 adet begonvil, 38 adet incir ve 3 adet nar fidan dikimi gerçekleştirildi. 2025 ve 2026 yıllarında toplamda 5 bin 403 çeşitli fidan dikilerek Akdeniz Üniversitesi doğasında yerini aldı. "Daha yeşil bir Akdeniz Üniversitesi" Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, "Antalya’mız coğrafyası ile kampüsümüz de peyzajı ile içerisinde güzellikleri barındırıyor. Akdeniz Üniversitemizin gerek merkez yerleşkesinde gerekse ilçelerde olan yerleşkelerinde başlattığımız ağaçlandırma çalışmalarımızla öğrencilerimize daha yeşil bir yaşam alanı sunuyoruz. Göreve geldiğimiz günden beri yönetim olarak farklı etkinliklerle kampüsümüzün daha yeşil ve daha yaşanabilir bir çevreye kavuşması için elimizden gelenin fazlasını yapıyoruz. Kampüsümüzde yeni binalar yükselirken akademisyenlerimizin ve öğrencilerimizin katkılarıyla da farklı çeşitte fidanlarımız yükseliyor. Kampüsümüzün ve yerleşkelerimizin daha yeşil olması için çalışmalarını sürdüren peyzaj müdürlüğümüze, akademisyenlerimize ve öğrencilerimize teşekkür ediyoruz. Geleceğe miras bırakacağımız yegâne şey çevremize yapacağımız yatırımlardır" dedi.
Mehmet Ender Örenç: "Net bir galibiyetle ayrılmak bizi mutlu etti"
13 Şubat 2026 Cuma - 23:20 Mehmet Ender Örenç: "Net bir galibiyetle ayrılmak bizi mutlu etti" Antalyaspor Teknik Sorumlusu Mehmet Ender Örenç, Samsunspor maçının ardından karşılaşmaya iyi hazırlandıklarını belirterek, "3-1 gibi sahadan net bir galibiyetle ayrılmak bizi mutlu etti" dedi. Trendyol Süper Lig’in 22. haftasında Antalyaspor, sahasında karşılaştığı Samsunspor’u 3-1 mağlup etti. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Antalyaspor Teknik Sorumlusu Mehmet Ender Örenç, "Geçen hafta Karagümrük deplasmanında aldığımız kötü sonuçtan sonra bu hafta rakibimizi çok iyi analiz ettiğimizi düşünüyoruz. Bugün de 3-1 gibi sahadan net bir galibiyetle ayrılmak bizi mutlu etti. Özellikle geçen hafta maça çok iyi başlayamamıştık. Biz de bu konuyla alakalı öz eleştiri yaptık. Hafta içi takım olarak neleri daha iyi yapabiliriz diye konuştuk. Özellikle top ters taraftan geldiğinde biraz daha hareketli olmayı çalışmıştık. Bunun sonunda da sahada bunu görmek bizi ayrıca mutlu etti. Penaltı pozisyonuna gelecek olacaksak da biraz da skora bağlıyorum bu pozisyonu. Çok basit bir penaltı oldu. Özellikle maç 0-0 gitseydi böyle bir penaltı verilmeyebilirdi. VAR’ın burada devreye girip iptal etmesi gerektiğini düşünüyorduk. Ama gün sonunda burada seyircimizin önünde 3. maçımızda 7. puanımızı alarak ligdeki serimizi sürdürüyoruz. İnşallah önümüzdeki hafta Kayserispor deplasmanında da puan veya puanlarla dönüp ligdeki iyi gidişi sürdüreceğiz" şeklinde konuştu.
Thomas Reis: "Yediğimiz gollere bakınca da çok basit goller yedik"
13 Şubat 2026 Cuma - 23:10 Thomas Reis: "Yediğimiz gollere bakınca da çok basit goller yedik" Samsunspor Teknik Direktörü Thomas Reis, çok basit gol yediklerini belirterek, "Göstermiş olduğumuz performans nedeniyle de hayal kırıklığı yaşıyorum" dedi. Trendyol Süper Lig’in 22. haftasında Samsunspor, deplasmanda karşılaştığı Antalyaspor’a 3-1 mağlup oldu. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Samsunspor Teknik Direktörü Thomas Reis, "Açıkçası daha öncesinde söylediklerimi tekrar edeceğim. Bugün göstermiş olduğumuz performansa baktığımızda planımıza agresif oynamak, cesaret göstermek ve mücadele etmekti. Küçük detaylara da çok dikkat etmemiz gerekiyordu. Ama bu küçük detayların hiçbirini bugün gerçekleştiremedik. Bizim kullanmış olduğumuz korner sonrasında yediğimiz çok basit bir gol oldu. Bizim hatlar arasında çok büyük boşluklar vardı. Rakibimiz bu boşlukları çok rahat bir şekilde değerlendirdi. Çok rahat bir şekilde rakibimizin oynamasına müsaade ettik. İkinci yarıya geldiğimizde daha iyi bir performans göstermek istiyorduk ama biz bunu da gerçekleştiremedik. Bunu gerçekleştiremediğimiz için de bazı değişiklikler yaptık. Yediğimiz gollere bakınca da çok basit goller yedik. Göstermiş olduğumuz performans nedeniyle de hayal kırıklığı yaşıyorum. Oynama şeklimizi elbette değiştirmemiz gerekiyor. Bir çok detayı değiştirmemiz gerekiyor. Bugün ne yazık ki dün itibarıyla bir takım olmadığımızı söyleyebilirim. Tekrardan yenilenmemiz gerekiyor" diye konuştu.
Trendyol Süper Lig: Antalyaspor: 3 - Samsunspor: 1 (Maç sonucu)
13 Şubat 2026 Cuma - 22:11 Trendyol Süper Lig: Antalyaspor: 3 - Samsunspor: 1 (Maç sonucu) Trendyol Süper Lig’in 22. haftasında Antalyaspor, sahasında Samsunspor’u 3-1 mağlup etti. Maçtan dakikalar (İkinci yarı) 67. dakikada Soner’in sol kanattan ceza sahasına gönderdiği pasta Holse’nin şutunda kaleci Julian topu kornere çeldi. 72. dakikada Samet’in yerden pasında ceza yayı üzerinde topu alan Storm, meşin yuvarlağı ağlara gönderdi. 3-0 85. dakikada Storm’un sol kanattan kullandığı kornerde ön direkte seken topa Veysel’in kafa vuruşunda meşin yuvarlak üstten auta çıktı. 88. dakikada orta alandan gelişen atakta Ceecay’in pasında Ballet’in ortasına Storm gelişine vurup topu ağlara gönderdi. Ancak VAR incelemesinde Erdoğan’ın topsuz alanda faul yaptığı tespit edilince gol iptal edildi. 90+4. dakikada Mendes’in kafa vuruşunda top Giannetti’nin eline çarptı ve hakem penaltı noktasını gösterdi. 90+6. dakikada beyaz noktanın başına geçen Ntcham, topu ağlara gönderdi. 3-1 Stat: Corendon Airlines Hakemler: Adnan Deniz Kayatepe, Anıl Usta, Samet Çavuş Antalyaspor: Julian, Hüseyin Türkmen (Bahadır Öztürk dk. 81), Veysel Sarı, Giannetti, Paal, Soner Dikmen, Ceesay, Safur (Storm dk. 51), Doğukan Sinik (Samet Karakoç dk. 61), Ballet, Van de Streek (Erdoğan Yeşilyurt dk. 81) Yedekler: Abdullah Yiğiter, Dzhikiya, Gueye, Boli, Saric, Kerem Kayaarası Teknik Sorumlu: Mehmet Ender Örenç Samsunspor: İrfan Can, Mendes, Van Drongelen, Satka (Borevkovic dk. 82), Soner Gönül, Celil Yüksel (Yunus Emre Çift dk. 82), Ntcham, Holse, Ndiaye, Yalçın Kayan (Assoumou dk. 60), Mouandilmadji (Elayis Tavsan dk. 75) Yedekler: Okan Kocuk, Mehmet Efe Karslı, Diabate, Zeki Yavru, Enes Albak Teknik Direktör: Thomas Reis Goller: Ballet (dk. 6 ve 22), Storm (dk. 72) (Antalyaspor), Ntcham (dk. 90+6 pen.) (Samsunspor) Sarı kartlar: Ballet, Doğukan Sinik, Julian, Erdoğan Yeşilyurt, Giannetti (Antalyaspor), Soner Gönül, Zeki Yavru (Samsunspor)
Trendyol Süper Lig: Antalyaspor: 2 - Samsunspor: 0 (İlk yarı)
13 Şubat 2026 Cuma - 21:07 Trendyol Süper Lig: Antalyaspor: 2 - Samsunspor: 0 (İlk yarı) Trendyol Süper Lig’in 22. haftasında Antalyaspor, Samsunspor’u konuk ediyor. Karşılaşmanın ilk yarısı ev sahibinin 2-0’lık üstünlüğüyle sonuçlandı. Maçtan dakikalar (İlk yarı) 6. dakikada Safuri’nin sol kanattan ceza sahasının sağ önüne gönderdiği uzun pasta topu önünde bulan Ballet, kaleci İrfan Can’ın sağından yaptığı vuruşla meşin yuvarlağı ağlara gönderdi. 1-0 22. dakikada orta alanda topla buluşan Doğukan Sinik’in yerden pasında Ballet, ceza sahası dışından bir vuruşla meşin yuvarlağı filelerle buluşturdu. 2-0 42. dakikada sol kanattan Ndiaye’nin ceza sahasına yerden gönderdiği pasta Holse’nin şutunda top üstten auta çıktı. Stat: Corendon Airlines Hakemler: Adnan Deniz Kayatepe, Anıl Usta, Samet Çavuş Antalyaspor: Julian, Hüseyin Türkmen, Veysel Sarı, Giannetti, Paal, Soner Dikmen, Ceesay, Safuri, Doğukan Sinik, Ballet, Van de Streek Yedekler: Abdullah Yiğiter, Samet Karakoç, Bahadır Öztürk, Dzhikiya, Erdoğan Yeşilyurt, Gueye, Storm, Boli, Saric, Kerem Kayaarası Teknik Sorumlu: Mehmet Ender Örenç Samsunspor: İrfan Can, Mendes, Van Drongelen, Satka, Soner Gönül, Celil Yüksel, Ntcham, Holse, Ndiaye, Yalçın Kayan, Mouandilmadji Yedekler: Okan Kocuk, Mehmet Efe Karslı, Elayis Tavsan, Diabaté, Zeki Yavru, Enes Albak, Borevkovic, Assoumou, Yunus Emre Çift Teknik Direktör: Thomas Reis Goller: Ballet (dk. 6 ve 22) (Antayaspor) Sarı kartlar: Ballet (Antalyaspor), Soner Gönül, Zeki Yavru (Samsunspor)