Yerel Haberler
Antalya
Antalya’da sahipsiz köpeğin saldırısına uğrayan 7 yaşındaki çocuk hastanelik oldu 10 Mart 2026 Salı - 15:39:30 Antalya’nın Gazipaşa ilçesinde sokakta oynayan 7 yaşındaki çocuk, sahipsiz bir köpeğin saldırısına uğradı. Bacağından ısırılan çocuk, ilk müdahalenin ardından hastanede tedavi altına alındı. Olay anı mahalledeki bir evin güvenlik kamerasına yansırken, yaralanan çocuğun babası köpekler için önlem alınmasını istedi. Olay, Gazipaşa’nın Ekmel Mahallesi’nde geçtiğimiz pazar günü meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, ailesiyle birlikte mahallede bulunan bahçeye gelen 7 yaşındaki E.B.A., sokakta oynadığı sırada sahipsiz bir köpeğin saldırısına uğradı. Panikleyen çocuk kaçmaya çalıştı ancak saldırı sırasında bacağından yaralandı. Yaralanan E.B.A., tedavi için hastaneye götürüldü. "Çığlık sesini duyunca koştum" Çocuğun babası İsmail Alpaslan yaşanan olayı anlatarak, "Hafta sonu çocuklarla bahçeye gelmiştik. Bir anda çığlık sesini duydum. Hemen baktığımda köpeğin çocuğumu ısırdığını gördüm. Hemen hastaneye götürdüm, tedavisini yaptırdık. Kuduz aşısı yapıldı. Yetkili kurumlara da başvuruda bulundum. Bu sokak köpeklerine bir çözüm bulunmasını istiyoruz" dedi. Saldırı anı kamerada Olay anıysa mahalledeki bir evin güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde E.B.A.’nın koşarak köpeklerin yanına geldiği sırada bir köpeğin saldırısına uğraması ve ardından küçük çocuğun kaçtığı anlar yer aldı.
10 Mart 2026 Salı - 14:53 Antalya’dan orman yangınlarına karşı yeni model: Riskli alan ve döneme özel "acil kod" sistemi Antalya İli Yangın Önleme Projesi Tanıtım Toplantısı, Orman Bölge Müdürlüğü Binası Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi. Toplantıda, Antalya’da orman yangınlarının önlenmesine yönelik yürütülecek çalışmalar ile projenin detayları paylaşıldı. Toplantıda konuşan Vali Hulusi Şahin, Antalya’nın Türkiye’de orman varlığı açısından birinci sırada bulunduğunu, ancak bu durumun aynı zamanda büyük bir riski de beraberinde getirdiğini söyledi. Şahin, "Antalya, orman varlığı açısından Türkiye’nin birinci sıradaki şehridir. Türkiye’nin toplam orman varlığının yüzde 5’i Antalya’dadır. Aynı zamanda bu zenginlik büyük bir riski de beraberinde getiriyor. Nitekim her yıl orman yangınları nedeniyle büyük miktarda alanımızı kaybediyoruz. Türkiye tarihinin en büyük orman yangını da 2021 yılında Antalya’nın Manavgat ilçesinde çıktı ve 60 bin hektar ormanlık alanı kaybettik" ifadelerini kullandı. "Esas olan, yangının çıkmadan önlenmesi" Orman yangınlarının söndürülmesinin hem ekonomik hem de insani açıdan çok ağır sonuçlar doğurduğunu belirten Şahin, asıl hedefin yangınların çıktıktan sonra söndürülmesi değil, hiç meydana gelmeden önlenmesi olduğunu vurguladı. Geçen yıl çok sayıda görev şehidi verildiğini hatırlatan Şahin, her yıl benzer acıların yaşandığını ifade ederek, "Orman yangınlarının söndürülmesi çok büyük zahmet, çok büyük maliyet; hem ekonomik hem de insan maliyetine sebebiyet veriyor. Geçen yıl çok sayıda görev şehidi verdik. Her yıl benzeri durumlar oluyor. Dolayısıyla esas olan, orman yangınlarının söndürülmesinden ziyade orman yangınlarının hiç oluşmadan önlenmesi. Bunu başardığınız zaman çok daha az maliyetle bu meseleyi çözmüş oluyorsunuz" dedi. Son 5 yıldaki tüm yangınlar haritaya işlendi Vali Şahin, meslek hayatının 40 yılını orman yangınlarıyla mücadelede geçiren, Orman Genel Müdür Yardımcılığı görevinden emekli Nurettin Doğan’ın fikir babalığı ve proje yöneticiliğinde yürütülen çalışma kapsamında Antalya Orman Yangınlarını Önleme Projesi’nin hazırlandığını söyledi. Proje kapsamında bir önleme planının da oluşturulduğunu belirten Şahin, bu planın kitapçık haline getirilerek tüm paydaşlara sunulduğunu kaydetti. Projede öncelikle "alan daraltma" yönteminin benimsendiğini ifade eden Şahin, 20 bin kilometrekarelik bir şehirde her noktada aynı düzeyde tedbir alınamayacağını belirterek, riskli alanların tespitine yönelik titiz bir çalışma yürütüldüğünü anlattı. Şahin, "Son beş yılda Antalya’da çıkan tüm orman yangınları tespit edildi ve haritaya işlendi. Böylece yangın yönünden kritik alanlar ortaya çıktı. Bunun yanında bölgede görev yapan, geçmişte görev yapmış, bölgede yaşayan ve bölgeyi bilen herkesle de aylardır görüşülüyor. Böylece kritik yerler net şekilde tespit edildi ve bunları paydaşlarımızla paylaştık" diye konuştu. Riskli zamanlar da ayrıca belirlendi Sadece riskli alanların değil, yangın açısından tehlikenin arttığı dönemlerin de belirlendiğini aktaran Şahin, tehdidin yaz aylarının tamamını kapsamadığını, özellikle kuzeyli rüzgarların kuvvetli estiği ve havayı kuruttuğu dönemlerde riskin yükseldiğini söyledi. Şahin, "Orman yangını açısından riskli alanların belirlenmesinden sonra riskli zamanları da çalıştık. Hangi dönemlerde risk oluşuyor, buna baktık. Gördük ki bunlar yaz aylarının tamamını kapsamıyor. Özellikle kuzeyli rüzgarların fazlaca estiği, fırtına seviyesine ulaştığı ve havayı çok kuruttuğu dönemlerde risk artıyor. Bu dönemlerde, bu yerlerde tedbir aldığımızda meselenin önemli kısmını çözmüş olacağız" dedi. Muhtar, çiftçi, imam, öğretmen ve kamu personeli sisteme dahil edilecek Projenin bilinçlendirme ayağına da dikkat çeken Şahin, belirlenen riskli bölgelerde yaşayan vatandaşların yanı sıra muhtarlar, çiftçiler, sulama kooperatifleri, cami imamları, okul müdürleri, öğretmenler ve bölgede görev yapan kamu personelinin sistemin bir parçası olacağını söyledi. Vali Şahin, bu kişiler için planlı bir farkındalık ve hazırlık mekanizması kurulacağını belirterek, "Böylece o bölgelerde yaşayan insanlarımız, muhtarlarımız, çiftçilerimiz, sulama kooperatifleri, cami imamlarımız, okul müdürlerimiz, öğretmenlerimiz ve o bölgede görev yapan tüm kamu kuruluşlarının personeli bu sistemin içinde olacak" ifadelerini kullandı. "Bir acil kodu yayınlandığında hepsi teyakkuza geçecek" Vali Şahin, belirlenen riskli dönemlerde ilgili kişilerin "acil kod" sistemiyle uyarılacağını, bu uyarının ardından herkesin plan dahilinde hareket edeceğini belirtti. Şahin, "Bir acil kodu yayınlandığında hepsi bu plan dahilinde teyakkuza geçecek, tedbirli olacak ve yangın ile ilgili risk teşkil eden faaliyetlerden hem uzak duracak hem de başkalarını uzak tutacak. Yani kendisi de uzak duracak, tedbirini de ona göre alacak" dedi. Yangınları önlemekten sorumlu kurumların da önlemlerini yine bu riskli alanlarda yoğunlaştıracağını dile getiren Şahin, böylece sınırlı kaynakların hedef odaklı şekilde kullanılacağını söyledi. Şahin, "Böylece biz spesifik noktalarda, spesifik dönemlerde müteyakkız olacağız. Bunu başardığımız zaman elimizdeki mahdut kaynaklarla hedef odaklı bir faaliyet yapmış olacağız" diye konuştu. Amaç, yangın mevsimi başlamadan hazırlığı tamamlamak Uygulamanın orman yangını mevsimi başlamadan önce devreye alınacağını belirten Şahin, hazırlıkların önceden tamamlanacağını, mevsim başladığında ise ilgili birimlere acil kodun ulaştırılarak tedbirlerin plan dahilinde hayata geçirileceğini ifade etti. Şahin, "Bu çalışma orman yangını mevsimi öncesinde yapılacak ve herkes hazırlıklı olacak. Mevsim başladığı zaman ise hazırlığını yapmış olduğumuz vasıtalarla bu acil kod ilgili birimlere ulaştırılacak ve tedbirler plan dahilinde harekete geçirilecek" dedi. "Başarılırsa Türkiye’ye model olacak" Antalya’da uygulanacak projenin başarıya ulaşması halinde Türkiye için örnek bir model haline gelebileceğini vurgulayan Şahin, her ağacın korunmasının büyük bir kazanım olduğunu söyledi. Vali Şahin, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: "Özetle Antalya ili orman yangınlarını önleme planı bu. Eğer önümüzdeki yangın mevsiminde uygulayacağımız bu projeyi başarıyla gerçekleştirebilirsek, bu aynı zamanda Türkiye için de bir model olacaktır. Ben bunu başaracağımıza inanıyorum. Her bir ağacı kurtarmak bizim için büyük bir zafer demektir. Bunun için çalışıyoruz."
10 Mart 2026 Salı - 14:34 Serik’te "ebru, hat ve naht" sanat sergisi açıldı Serik’te, Halk Eğitimi Merkezi ile Serik Gençlik Merkezi iş birliğinde düzenlenen "ebru, hat ve naht" sanat sergisi sanatseverlerle buluştu. Mevlid-i Nebi etkinlikleri kapsamında hazırlanan temalı eserlerin yer aldığı sergi yoğun ilgi gördü. Sergide, usta öğreticiler rehberliğinde kursiyerler tarafından hazırlanan toplam 33 eser sanatseverlerin beğenisine sunuldu. Ebru, hat ve naht sanatının örneklerinin yer aldığı eserler, ziyaretçiler tarafından ilgiyle incelendi. Sergi hakkında bilgi veren Halk Eğitimi Merkezi Müdürü İbrahim Türkmen, Mevlid-i Nebi etkinlikleri kapsamında anlamlı bir çalışma gerçekleştirdiklerini belirterek şunları söyledi: "Peygamberimiz Hazreti Muhammed (Sallallahü teala aleyhi ve sellem) Efendimizin doğumunun bin 500’üncü yılı dolayısıyla Serik Halk Eğitimi Merkezi olarak ebru, hat ve naht sanatlarından oluşan bir sergi düzenledik. Sergide yer alan 33 eser, kursiyerlerimizin hazırladığı çalışmalar arasından seçildi. Amacımız bu sanatları halkımıza ve öğrencilerimize tanıtarak önemini vurgulamak. Ayrıca Ramazan ayı içerisinde olmamız sebebiyle bu manevi atmosferi sanatla birleştirmek istedik. Kursiyerlerimizin yaklaşık iki aylık emeğini sergilemekten mutluluk duyuyoruz. Bu tür kurs ve sergilerimiz önümüzdeki dönemlerde de devam edecek." Serik Gençlik Merkezi spor salonunda gerçekleştirilen açılışa İlçe Milli Eğitim Müdürü İkram Ekiz, Halk Eğitimi Merkezi Müdürü İbrahim Türkmen, Gençlik Merkezi Müdürü İsa Seyyar, okul müdürleri, kursiyerler ve öğrenciler katıldı. Bir gün sürecek olan sergi, gün boyunca vatandaşların ziyaretine açık olacak.
Başkan Kocagöz’den evi yanan vatandaşa destek sözü
14 Aralık 2025 Pazar - 11:22 Başkan Kocagöz’den evi yanan vatandaşa destek sözü Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, Şafak Mahallesi’nde geçtiğimiz gün evi yanan 45 yaşındaki G.K.’yi ve aynı binada yaşayan diğer konut sakinlerini ziyaret ederek geçmiş olsun dileklerini iletti. "Kepez Belediyesi olarak gereken neyse, elimizden ne geliyorsa yapacağız. Bu zor günleri hep beraber birlik ve dayanışma içinde atlatacağız" dedi. Antalya’nın Kepez ilçesi Şafak Mahallesi’nde geçtiğimiz akşam meydana gelen yangında, 4262 Sokak’taki Yabaneri Apartmanı’nın birinci katında bulunan daire tamamen kullanılamaz hale geldi. Henüz belirlenemeyen bir nedenle çıkan yangında can kaybı yaşanmazken, 45 yaşındaki G.K.’nin kiracı olarak oturduğu evdeki eşyalar tamamen yandı. Yangının ardından bölgeye itfaiye ve polis ekipleri sevk edilirken, alevler kısa sürede kontrol altına alındı. Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz de, evi yanan G.K.’yi ve aynı binada yaşayan diğer konut sakinlerini ziyaret ederek geçmiş olsun dileklerini iletti. Kapıları tek tek çalarak bina sakinlerinin istek ve taleplerini dinledi. Bürokratlarıyla birlikte yanan dairede incelemelerde bulunan Başkan Kocagöz, yaşanan olaydan büyük üzüntü duyduklarını dile getirdi. Evi yanarak oturulamaz hale gelen G.K’ye de şu sözlerle geçmiş olsun dileğinde bulundu. "Çok üzüldük. En büyük tesellimiz kimseye zarar gelmemiş olması. Elbette bizlerin üzüntüsü sizler için bir çare değil. Allah’ın izniyle bu zor günleri atlatmanız için yanınızdayız. Kepez Belediyesi olarak gereken neyse, elimizden ne geliyorsa yapacağız. Bu zor günleri hep beraber birlik ve dayanışma içinde atlatacağız" dedi. Evi yanan G.K. ise Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz’e teşekkür ederek, "Yanımızda olduğunuz için teşekkür ederim. Allah kimseye yaşatmasın. Çok zor bir durum" diye konuştu.
Prof. Dr. Fahrettin Tızlak’tan Antalya Kütüphanesi’ne 2000 kitaplık değerli bağış
14 Aralık 2025 Pazar - 10:32 Prof. Dr. Fahrettin Tızlak’tan Antalya Kütüphanesi’ne 2000 kitaplık değerli bağış Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümünden emekli olan Prof. Dr. Fahrettin Tızlak, akademik hayatı boyunca büyük bir titizlikle oluşturduğu 2 bin kitaplık kişisel koleksiyonunu Antalya Kütüphanesine bağışladı. Bu anlamlı katkı, Kepez Belediyesi’nin yürüttüğü Akdeniz Kültür ve Edebiyat Başkenti Kepez vizyonu kapsamında önemli bir kültürel kazanım oldu. Zengin arşiviyle dikkat çeken Antalya Kütüphanesi, Prof. Dr. Fahrettin Tızlak’ın bağışladığı 2 bin kitapla koleksiyonunu daha da genişletti. Prof. Dr. Tızlak, Antalya Kütüphanesi’nde misafir edilerek koleksiyon alanlarını gezdi ve kütüphanede yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı. Akademik hayatı boyunca büyük bir titizlikle oluşturduğu kişisel koleksiyonunu Antalya Kütüphanesi’ne bağışlayan Prof. Dr. Tızlak’a, ziyareti kapsamında Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz tarafından teşekkür plaketi takdim edildi. Plaket takdiminde konuşan Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, Prof. Dr. Fahrettin Tızlak’ın bağışının yalnızca sayısal bir kitap kazanımı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayarak; "Bu bağış, bir akademisyenin yıllar boyunca emek vererek oluşturduğu bilgi birikimini toplumla paylaşma sorumluluğunun somut bir göstergesidir. Prof. Dr. Fahrettin Tızlak, hocamızın bu örnek davranışı, yalnızca kütüphanemiz için değil; tüm aydınlarımız ve kitapseverler için de güçlü bir çağrı niteliği taşımaktadır. Evlerde ve özel koleksiyonlarda sınırlı kalan kitapların kamusal alanda herkesin erişimine açılması, bilgi üretimini ve kültürel sürekliliği güçlendiren en önemli adımlardan biridir. Bu bağışın, Akdeniz Kültür ve Edebiyat Başkenti Kepez vizyonu doğrultusunda, tüm aydınlarımızın ve kitap dostlarının koleksiyonlarını kütüphanemize kazandırmaları açısından örnek teşkil etmesini temenni ediyoruz" dedi. Prof. Dr. Fahrettin Tızlak ise bağışa ilişkin değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi: "Bu kitapları evime götürmüş olsaydım, büyük ihtimalle bir odada kapalı kalacak ve belki yalnızca benim istifade edebildiğim bir koleksiyon olarak varlığını sürdürecekti. Bugün ise bu eserler, nitelikli ve yaşayan bir kütüphane ortamında; araştırmacıların, akademisyenlerin, öğrencilerin ve tüm kullanıcıların erişimine açık hale gelmiştir. Bilginin paylaşım yoluyla değer kazandığına inanıyorum. Bu kitapların farklı zihinlerde yeni çalışmaların ve fikirlerin doğmasına vesile olacağını bilmek benim için büyük bir mutluluk kaynağıdır." Plaket takdimine Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Diren Çakılcı da katıldı. Bağışla Antalya Kütüphanesi koleksiyonuna kazandırılan 2000 eser, tarih, sosyal bilimler, kültür araştırmaları ve beşeri bilimler alanlarında nitelikli bir kaynak çeşitliliği sunarak; öğrencilerden akademisyenlere, araştırmacılardan tüm okurlara kadar geniş bir kullanıcı kitlesine hitap edecek.
Doç. Dr. Ali Erdoğan: "Kumar bağımlılığı gelir düzeyi tanımıyor"
14 Aralık 2025 Pazar - 09:35 Doç. Dr. Ali Erdoğan: "Kumar bağımlılığı gelir düzeyi tanımıyor" Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Psikiyatri Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Ali Erdoğan, son yıllarda kumar bağımlılığının arttığını belirterek "Kumar bağımlılığı her gelir düzeyindeki vatandaşımızı etkileyebilecek bir bağımlılık" dedi. Türkiye’de son dönemlerde kumar ve yasa dışı bahis özellikle çocuklar ve gençler arasında giderek büyüyen bir risk alanı haline geldi. Özellikle 16-18 yaş grubundaki gençlerde bahis oynama sıklığı her geçen gün artıyor. Kumar bağımlılığının maddi kayıpla beraber kişinin psikolojisini de bozduğunu belirten Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Psikiyatri Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Ali Erdoğan, "Son yıllarda kumar bağımlılığının hızla arttığını gözlemlemekteyiz. Kumar bağımlılığı ülkemizde hızla artan çok önemli bir halk sağlığı sorunu olarak karşımıza çıkıyor. Özellikle son dönemde psikiyatri polikliniklerine başvuran kumar bağımlısı bireylerin sayısı hızla artmakta ve kumar nedeniyle bu kişiler çok önemli sorunlar yaşamaktadır" dedi. "Ülkemiz açısından önemli bir sorun" Kumar bağımlılığından korunmak için kişilerin sosyal ve aileleri ile etkileşim içerisinde olması ve spor aktivitelerine önem vermesi gerektiğini belirten Erdoğan, "Kumar bağımlılığında özellikle ailelerin parçalanması, depresyon, anksiyete, büyük kayıplar ve bu kayıplar sonrası intihar davranışları sık olarak gözlemlediğimiz psikiyatrik sorunlar. Bu yüzden de bu konu ülkemiz açısından önemli bir sorun. Kumar bağımlılığından korunmak için yapmamız gereken çeşitli davranışlar uygulamalar var bir kere hiçbir şekilde kumara bulaşmamak en önemli yapacağımız davranış. Bunun haricinde özellikle kumar yerine sosyal etkileşimler, aile etkileşimi, aileyle bir arada bulunmak, düzenli spor aktiviteleri gibi uygulamalar mutlaka ve mutlaka bireylerin yapması gereken kumar gibi kötü alışkanlıklardan korunmaları için gerekli uygulamalar" ifadelerini kullandı. "Tedavi olmaktan çekinmeyin" Kumar bağımlılığının ilerlemesi durumunda ise kişilerin psikiyatrik destek alması gerektiğini söyleyen Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Psikiyatri Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Ali Erdoğan, "Ancak her şeye rağmen kumar bağımlılığı gelişirse bireyler psikiyatri polikliniklerine başvurabilirler. Yeşilay’ın YEDAM birimlerine başvurabilirler, buradan destek alabilirler. Özellikle Antalya’da ikamet eden vatandaşlarımız için Davranışsal Bağımlılık Polikliniğimiz var Akdeniz Üniversitesi Psikiyatri Polikliniği’ne başvurabilirler. Mutlaka kumarla ilgili sorunlar olan bireylerin psikiyatrik yardım alması, yardım araması önemli. Çünkü bu hastalık bir sorun ve bunun tıbbi tedavisi var ve çok pozitif olumlu sonuçlar alıyoruz. Tedaviye başvurmaları, tedaviden çekinmemelerini öneriyorum" şeklinde konuştu. "Herkesin kumar bağımlılığı riski var" Kumar bağımlılığının her gelir düzeyinden vatandaşı etkileyebileceğini belirten Erdoğan, "Kumar bağımlılığı için risk faktörleri var. Bunlar dürtüsel özellikler, kısa heyecanlar arama özellikleri gibi kişilik özellikleri olabiliyor. Maddi durum önemli mi gibi bir soru gelebiliyor. Her maddi durumdan kişi de kumar bağımlılığı görebiliyoruz. Çok düşük geliri olan kişilerde de çok yüksek meblağlarla kumar oynama, borçlanma gibi davranışlar görebiliyoruz. Kumar bağımlılığı her gelir düzeyindeki vatandaşımızı etkileyebilecek bir bağımlılık, o yüzden hepimiz risk altındayız. Dikkatli olmamızda fayda var, ’ben küçük miktarlarla oynuyorum, ben bağımlı olmam’ gibi bir durum maalesef ki söz konusu değil. Oynanan miktardan bağımsız olarak her kişinin kumar bağımlılığı riski var. O yüzden mutlaka ve mutlaka kumardan uzak kalmak, hiçbir şekilde hayatımıza sokmamak önemli" dedi.
Çatlaklar oluşan evde diken üstünde hayat
14 Aralık 2025 Pazar - 09:31 Çatlaklar oluşan evde diken üstünde hayat Antalya’nın Serik ilçesinde, 3 katlı bir apartmanda oluşan çatlaklar nedeniyle apartman sakinlerinin müteahhide karşı açtığı davada yargı süreci devam ediyor. Yargılama sürecinde bugüne kadar üç kez bilirkişi heyeti tarafından keşif yapılırken, son olarak 12 Aralık Cuma günü mahkeme heyetinin görevlendirdiği bilirkişiler, hâkim nezaretinde binada dördüncü keşfi gerçekleştirdi Kökez Mahallesi’nde 2019 yılında inşa edilen, 3 katlı ve 9 daireden oluşan binada yaklaşık 2 yıl önce zemin ve birinci katlarda ciddi çatlaklar meydana geldi. Çatlakların artmasıyla birlikte bina sakinleri büyük korku yaşarken, davalık oldular. Yaşanan olay sonrası apartman sakinlerinin başvurusu üzerine inceleme yapıldı. Yapılan ilk değerlendirmelerin ardından bina, polis nezaretinde tedbir amaçlı olarak mühürlendi. Daha sonra gerçekleştirilen incelemeler sonrası binaya kontrollü şekilde girişe izin verildi. Yaşanan süreçte apartman sakinleri, Serik Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Olayla ilgili biri ceza, diğeri hukuk olmak üzere iki ayrı dava açıldı. Yargılama sürecinde bugüne kadar üç kez bilirkişi heyeti tarafından keşif yapılırken, son olarak 12 Aralık Cuma günü mahkeme heyetinin görevlendirdiği bilirkişiler, hâkim nezaretinde binada dördüncü keşfi gerçekleştirdi. Keşif sırasında polis ekipleri çevrede güvenlik önlemi aldı. Apartman sakinleri de bilirkişi heyetine eşlik ederken, müteahhit, bilirkişi heyeti ve bina sakinleri keşif esnasında bir araya geldi. Binadaki mevcut durum, çatlakların seviyesi ve yapının genel güvenliği detaylı şekilde incelendi. Binada oturan oğlu, gelini ve torunlarının yaşadığı ev için büyük endişe duyduğunu belirten Fatma Sümer, "Burada oğlum, gelinim ve torunlarım yaşıyor. Her gün ölüm korkusuyla karşı karşıyayız. Ölüm tehlikesiyle yatıp kalkıyoruz. Torunlarım burada. Çaresizlikten korkarak içeri giriyorum. Depremde çok korktuk, o günden beri sürekli endişe içindeyiz. Bu sorunun bir an önce çözülmesini istiyoruz" dedi. Apartman sakinlerinin açtığı dava kapsamında bir sonraki duruşmanın 2 Şubat 2026 tarihinde yapılacağı öğrenildi.
Kışın kalp krizi geçirme riski artıyor
14 Aralık 2025 Pazar - 09:30 Kışın kalp krizi geçirme riski artıyor Uzm. Dr. Nuri Cömert, kış aylarının gelmesiyle birlikte hava sıcaklıklarındaki ani düşüşün, özellikle kalp damar hastalığı olan kişilerde ciddi riskler oluşturduğunu söyledi. Kış aylarının gelmesiyle birlikte hava sıcaklığında yaşanan ani düşüşlerde vücudun ısı dengesini korumak için bir dizi fizyolojik tepki vermesine neden olduğunu ve bu tepkiler kalp üzerindeki yükü önemli ölçüde arttırdığını belirten Memorial Antalya Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Nuri Cömert Kış aylarında kalp krizi geçirme riski yaz aylarına göre arttığını söyledi. Soğuk havanın bir tetikleyici olduğunu vurgulayan Cömert, "Asıl sorun genellikle yıllardır sessizce ilerleyen damar sertliğidir. Bu nedenler özellikle risk altında olan kişilerin düzenli kontrollerini yaptırması ve gerekli önlemleri alması kış aylarında daha da önemlidir" dedi. "Soğuk kalp ve damar sistemi üzerinde ciddi bir yük oluşturur" Kış aylarında kalp sağlığını korumak için yapılması gerekenleri anlatan Uzm. Dr. Nuri Cömert, "Kış aylarında hava sıcaklığının ani düşmesi, vücudun ısı dengesini korumak için verdiği fizyolojik tepkiler nedeniyle kalp ve damar sistemi üzerinde ciddi bir yük oluşturur. Özellikle kalp damar hastalığı riski taşıyan kişilerde bu tepkiler, kan basıncında yükselme, kalbin oksijen ihtiyacında artış ve pıhtılaşma eğiliminde artma gibi tehlikeli sonuçlar doğurabilir. Soğuk hava cildi ve yüzeysel damarları daraltır. Kan, vücudun merkezine (kalbe ve hayati organlara) yönlendirilir. Bu durum kan basıncını yükseltir ve kalbin daha fazla güç harcayarak kan pompalaması gerekir. Özellikle hipertansiyonu olan hastalarda soğuk hava kan basıncını 10-30 mmHg arasında artırabilir. Kontrolsüz hipertansiyon ise kalp krizi ve inme riskini katlar" ifadelerini kullandı. Kimler risk altında Soğukta vücudun ısısını korumak için metabolizmanın hızlandığını, kalbin daha hızlı atmaya başladığını ve oksijen ihtiyacının arttığını vurgulayan Cömert, "Koroner damarlarda darlık olan kişilerde bu durum göğüs ağrısı (anjina pektoris) veya kalp krizine yol açabilir. Soğuk hava platelet aktivasyonunu artırır ve kanın pıhtılaşma eğilimini yükseltir. Bu da damar tıkanıklığı (tromboz) riskini artırır. Kış aylarında sık görülen üst solunum yolu enfeksiyonları kalp yükünü daha da artırır. Özellikle influenza (grip) kalp krizi riskini 6 kata kadar yükseltebilir. Koroner arter hastalığı (damar tıkanıklığı) olanlar, daha önce kalp krizi geçirmiş kişiler, kalp yetmezliği hastaları, kontrolsüz hipertansiyonu olanlar, diyabet hastaları, 65 yaş üstü bireyler, sigara içenler ve obezite sorunu olanlar risk altındaki kişilerdir" şeklinde konuştu. Alınacak önlemler Kış aylarında kalp sağlığı için alınması gereken önlemleri anlatan Uzm. Dr. Nuri Cömert "Kat kat giyinin, özellikle baş, boyun, el ve ayaklarınızı iyi koruyun (ısı kaybının çoğu bu bölgelerden olur), soğukta ağır egzersizlerden kaçının. Kar küreme özellikle 40 yaş üstü erkeklerde kalp krizi tetikleyici olarak bilinir. Grip aşısı yaptırın, Türk Kardiyoloji Derneği, kalp hastalığı olan herkesin yıllık grip aşısı olmasını önermektedir. İlaçlarınızı düzenli kullanın, tansiyon ve şeker takibinizi aksatmayın. Soğuk havada dışarı çıkmadan önce hafif bir şeyler yiyin; aç karnına soğuğa çıkmak riski artırabilir. Göğüs ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı, aşırı yorgunluk gibi şikayetlerde vakit kaybetmeden 112’yi arayın veya en yakın acil servise başvurun" dedi.