Yerel Haberler
Antalya
07 Mayıs 2026 Perşembe - 16:55 Çatıya çıkıp üzerine benzin döktü gazeteci oyaladı polis yakaladı Antalya’nın Manavgat ilçesinde 2 katlı binanın çatısına çıkarak üzerine benzin döken şahıs, yaklaşık 1 saat süren ikna çabalarının ardından bölgeye gelen bir gazetecinin oyalamasıyla polis ekiplerince yakalanarak aşağı indirildi. Olay, Manavgat ilçesine bağlı Yayla Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 2 katlı bir binanın çatısına çıkan Ahmet Y. isimli şahıs, elindeki bidondan üzerine benzin dökerek kendisini yakacağını söyledi. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi Manavgat Birimi, 112 sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Bölgeye gelen itfaiye ekipleri, şahsın düşme ya da atlama ihtimaline karşı binanın önüne şişme yatak kurarken, polis ve itfaiye ekipleri de Ahmet Y.’yi ikna etmek için çatıya çıktı. Elindeki çakmağı gösteren Ahmet Y., yaklaşılması halinde kendisini yakacağını ve aşağı atlayacağını söyledi. Hurdacılık yaparak geçimini sağladığını belirten Ahmet Y., sanayide bulunan iş yerinin zabıta ekipleri tarafından mühürlendiğini, ev sahibinin kendisini evden çıkardığını ve borçları nedeniyle zor durumda kaldığını ileri sürdü. Şahsı ikna etmek amacıyla olay yerine zabıta görevlileri de çağrıldı. Ancak yapılan görüşmelere rağmen Ahmet Y. ikna olmadı ve üzerine benzin dökmeyi sürdürdü. Gazeteci oyaladı polis müdahale etti Daha önce Ahmet Y. ile ilgili çeşitli haberler yapan İhlas Haber Ajansı Muhabiri Arif Kaplan da olay yerine gelerek şahısla konuşmaya başladı. Aşağıdan seslenerek Ahmet Y.’yi sakinleştirmeye çalışan Kaplan’ın konuşması sırasında bir anlık dalgınlıktan yararlanan Cumhuriyet Polis Karakolu Amiri ve beraberindeki polis ekipleri, şahsı belinden tutarak çatının kenarından içeri çekti. Kontrol altına alınan Ahmet Y., daha sonra binadan indirilerek polis ekip aracıyla önce hastaneye, ardından emniyete götürüldü. Öte yandan, Ahmet Y.’nin daha önce de elinde benzin bidonuyla bir binanın çatısına çıktığı ve belediye yetkililerinin verdiği sözler üzerine ikna edildiği öğrenildi.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 15:51 Bakan Tekin: "100 ortaöğretim öğrencisinin 43’ü mesleki eğitime kayıt yaptırdı" Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Türkiye’de mesleki ve teknik eğitime olan ilginin arttığını belirterek, "Şu an itibarıyla Türkiye’deki 100 ortaöğretim öğrencisinden 41 tanesi, mesleki ve teknik eğitim alıyor. Bu yıl 100 ortaöğretim öğrencimizin 43’ü mesleki ve teknik eğitime kayıt yaptırdı. Bu bizim için oldukça önemli" dedi. Milli Eğitim Bakanlığı Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğü koordinesinde, TÜBİTAK ve TİKA iş birliğiyle, Antalya İl Milli Eğitim Müdürlüğü yürütücülüğünde "Yeşil Vatan, Mavi Gelecek" temasıyla Antalya Spor Salonu’nda düzenlenen "18. Uluslararası MEB Robot Yarışması" programına katılan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, mesleki eğitimin geliştirilmesine yönelik açıklamalarda bulundu. Mesleki ve teknik eğitimin iki açıdan büyük önem taşıdığını ifade eden Bakan Tekin, 28 Şubat sürecinin oluşturduğu olumsuz etkilerin giderilmesinin öncelikleri arasında yer aldığını söyledi. Tekin, "Mesleki ve teknik eğitimi geliştirecek, güçlendirecek her adımın Türkiye’de demokraside açılan yarayı onaracak adımlar olduğunun farkındayız" ifadelerini kullandı. Gençlerin yeteneklerinin geliştirilmesinin ülkelerin ekonomik kalkınmasına doğrudan katkı sağladığını dile getiren Tekin, bu nedenle öğrencilerin becerilerinin geliştirilmesi için yoğun çaba içerisinde olduklarını kaydetti. 2010 yılından itibaren mesleki eğitim alanında önemli düzenlemeler yapıldığını belirten Tekin, meslek liselerinin önündeki katsayı engelinin kaldırıldığını ve öğrencilerin gelecek kaygısına neden olan uygulamaların sona erdirildiğini söyledi. Çağın ihtiyaçlarına göre mesleki eğitim sisteminin yeniden yapılandırıldığını ifade eden Tekin, işlevsiz hale gelen bazı alanların kapatıldığını, yerine yeni alan ve dalların açıldığını belirtti. 2014 yılında hayata geçirilen proje okul modeliyle sektör temsilcilerinin sürece dahil edildiğini aktaran Tekin, müfredat hazırlıklarından öğretmen eğitimlerine kadar birçok konuda iş dünyasıyla ortak hareket edildiğini dile getirdi. Mesleki eğitimde uygulamalı eğitime de önem verdiklerini kaydeden Tekin, öğrencilerin staj programlarına ilişkin önemli düzenlemeler yaptıklarını ifade etti. Atölye ve laboratuvar altyapılarının güçlendirildiğini belirten Bakan Tekin, işletmelerle yapılan protokoller kapsamında öğrencilere asgari ücretin yüzde 30 ila yüzde 50’si oranında cep harçlığı verildiğini söyledi. Protokol imzalanan işletmelerde aranan temel kriterin, iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin bütün tedbirlerin alınması olduğunu vurgulayan Tekin, ’Mesleki ve teknik eğitim konusunda yeniden 28 Şubat’tan önceki duruma gelmeye başladık çok şükür. Şu an itibarıyla Türkiye’deki 100 ortaöğretim öğrencisinden 41 tanesi, mesleki ve teknik eğitim alıyor. Bu yıl 100 ortaöğretim öğrencimizin 43’ü mesleki ve teknik eğitime kayıt yaptırdı. Bu bizim için oldukça önemli" dedi. Robot yarışmasının Bakanlığın en yoğun katılımlı organizasyonlarından biri olduğunu belirten Tekin, bu yıl yarışmaya 23 ülkeden öğrencilerin katıldığını söyledi. Bakan Tekin, "81 ilimizden on binlerce öğrencimiz bu yarışmaya katılmak için burada bulunuyor" dedi. Programa Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Antalya Valisi Hulusi Şahin, Millî Eğitim Bakan Yardımcısı Muhammet Bilal Macit, Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürü Salih Kaygusuz, İl Millî Eğitim Müdürü Mehmet Yasin Eriş, kurum müdürleri ve protokol üyeleri katıldı. Programın ardından Tekin ve protokol üyeleri yarışma alanındaki stantları gezerek öğrencilerle sohbet etti.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 15:24 "Genital estetik yaşam kalitesini destekleyebilir" Genital estetik uygulamalarının amacının yalnızca görünümü düzeltmek olmadığına dikkat çeken Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Berfin Ökmen Özkan, "Bu işlemlerde temel hedef, hastanın günlük yaşam konforunu artırmak ve cinsel sağlığını desteklemektir" dedi. Son yıllarda estetik uygulamalara olan ilginin artmasıyla birlikte kadınlarda genital estetik operasyonlar da daha sık gündeme gelmeye başladı. Uzmanlar, bu işlemlerin yalnızca estetik kaygılarla değil, çoğu zaman fonksiyonel ihtiyaçlar ve yaşam konforunu artırma amacıyla da tercih edildiğine dikkat çekiyor. Medikal Park Antalya Hastane Kompleksi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Berfin Ökmen Özkan, genital estetik operasyonlarının nedenlerine ilişkin açıklamalarda bulundu. Kadınlarda genital bölge problemlerinin birçok farklı etkene bağlı gelişebileceğini belirten Op. Dr. Özkan, "Genetik faktörler, pelvik kasların zayıflığı, doğum sayısı ve doğum şekli, kronik öksürük ve kabızlık, obezite, hormonal değişimler ve menopoz gibi durumlar genital bölgede hem yapısal hem de fonksiyonel değişikliklere yol açabilir" şeklinde konuştu. "Estetik sorunların ötesinde fonksiyonel şikâyetler" Genital bölgedeki değişimlerin yalnızca dış görünümü etkilemediğini vurgulayan Op. Dr. Özkan, "İç dudaklarda sarkma ve asimetri, vajinal genişleme ve vulvar bölgede renk değişiklikleri estetik problemlerin yanı sıra özgüven kaybına ve cinsel yaşamda sorunlara neden olabilir. Bunun yanında tekrarlayan vajinal enfeksiyonlar, idrar kaçırma, vajinal kuruluk, ilişki sırasında ağrı ve vajinal bolluk gibi fonksiyonel şikâyetler de görülebilir. Bu işlemlerde temel hedef, hastanın günlük yaşam konforunu artırmak ve cinsel sağlığını desteklemektir" ifadelerini kullandı. "Her kadın kendine özgüdür" vurgusu Genital estetik uygulamalarında standart bir yaklaşımın olmadığını belirten Op. Dr. Özkan, her hastanın mutlaka ayrıntılı şekilde değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Op. Dr. Özkan, "Her kadının genital yapısı kendine özgüdür ve her farklılık bir hastalık ya da cerrahi ihtiyaç anlamına gelmez. Fonksiyonel bir problem olmadan yalnızca estetik kaygılarla yapılan işlemler bazı durumlarda istenmeyen sonuçlara ve cinsel işlev bozukluklarına yol açabilir. Bu nedenle ameliyat öncesi doğru bilgilendirme büyük önem taşır. Hastanın beklentileri, şikâyetleri ve anatomik yapısı birlikte değerlendirilerek kişiye özel bir planlama yapılmalıdır. Uygun teknik ve deneyimli bir ekip ile yapılan işlemler, hem güvenli hem de başarılı sonuçlar açısından belirleyicidir" dedi. "Cerrahi yöntemlerle konfor ve özgüven artabiliyor" Genital estetikte en sık uygulanan cerrahi işlemlerden birinin labioplasti olduğunu ifade eden Op. Dr. Özkan, şu bilgileri paylaştı: "Labioplasti, iç dudaklardaki doku fazlalığı, asimetri ve şekil bozukluklarının düzeltilmesini sağlar. Bu durum özellikle dar kıyafet giyerken rahatsızlık yaşayan, hijyen sorunları olan ya da cinsel ilişki sırasında problem yaşayan kadınlarda önemli bir konfor artışı sağlayabilir. Artan konforla birlikte özgüven de yükselir ve bu durum günlük yaşam kalitesine olumlu yansır." Vajinoplasti ve perinoplasti işlemlerine de değinen Op. Dr. Özkan, "Bu işlemler özellikle doğum sonrası gelişen vajinal genişleme ve perine bölgesindeki deformasyonların düzeltilmesinde tercih edilir. Normal doğuma bağlı oluşan doku hasarları ve dikiş izleri bu yöntemlerle giderilebilir" dedi. "Cerrahi dışı uygulamalara yönelim artıyor" Son yıllarda cerrahi dışı yöntemlerin de giderek daha fazla tercih edildiğini belirten Op. Dr. Özkan, bu uygulamaların hızlı ve konforlu olması nedeniyle öne çıktığını söyledi. Özkan, "Genital dolgu, PRP, ip askı ve lazer uygulamaları gibi yöntemler ağrısız ve kısa sürede uygulanabilmeleri sayesinde hastalar tarafından sıkça tercih ediliyor. Bu işlemler sonrasında hastalar günlük yaşamlarına ara vermeden devam edebiliyor" diye konuştu. Bu yöntemlerin farklı şikâyetlere yönelik çözümler sunduğunu belirten Op. Dr. Özkan, "Yaşlanma ya da kilo kaybına bağlı olarak dış dudaklarda oluşan sarkma ve hacim kaybı dolgu uygulamaları ile düzeltilebilir. Vajinal kuruluk, ilişki sırasında ağrı ve haz azalması gibi durumlarda lazer uygulamaları ve PRP etkili seçenekler arasında yer alır" dedi. Ayrıca idrar kaçırma, tekrarlayan vajinal enfeksiyonlar ve vajinal bolluk gibi şikâyetlerde de lazer uygulamalarının tercih edilebildiğini ifade eden Özkan, "Bikini bölgesinde kararma ve renk değişiklikleri yaşayan hastalarda ise vulvar lazer ya da genital peeling uygulamaları yapılabilir" diye konuştu. "Uzman değerlendirmesi şart" Genital estetik uygulamalarında en önemli noktanın doğru hasta seçimi ve kişiye özel yaklaşım olduğunu bir kez daha vurgulayan Op. Dr. Özkan, sözlerini şöyle tamamladı: "Her yöntem her hasta için uygun olmayabilir. Bu nedenle detaylı bir muayene ve doğru planlama ile ilerlemek gerekir. Uygun hastalarda yapılan doğru uygulamalar, hem fiziksel hem de psikolojik açıdan yaşam kalitesini belirgin şekilde artırabilir."
Antalya’da 5 katlı apartmanın çatı katında korkutan yangın
22 Ocak 2026 Perşembe - 10:38 Antalya’da 5 katlı apartmanın çatı katında korkutan yangın Antalya’nın Manavgat ilçesinde 5 katlı bir apartmanın çatısındaki kilerde çıkan yangın, mahalle sakinlerine korku dolu anlar yaşattı. Ev sahiplerinin ilk müdahalesi ve itfaiyenin müdahalesiyle alevler tüm çatıyı sarmadan söndürülürken, kilerdeki gıda malzemeleri küle döndü, arı kovanları ise şans eseri yanmaktan kurtuldu. Yangın, Manavgat ilçesi Şelale Mahallesi 3600 Sokak’ta bulunan 5 katlı apartmanın çatısında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, binanın çatı katında kiler olarak kullanılan bölümden dumanların yükseldiğini gören vatandaşlar durumu hemen 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine olay yerine Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi Manavgat Birimi ve Manavgat İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri sevk edildi. Polis ekipleri bina çevresinde güvenlik önlemi alırken, itfaiye ekipleri merdivenli araçla 5 katlı binanın çatısına ulaştı. Yangının, kiler bölümüne tam söndürülmeden bırakılan soba atıklarının çevredeki odunları tutuşturması sonucu çıktığı tahmin ediliyor. Ev sahiplerinin de kendi imkanlarıyla müdahale ettiği yangın, itfaiye ekiplerinin profesyonel dokunuşuyla kısa sürede kontrol altına alınarak söndürüldü. Yangında kiler içerisinde bulunan çok sayıda zeytin bidonu, kışlık yiyecek malzemeleri ve kışlık odunlar tamamen yanarak kullanılamaz hale geldi. Yangının hemen yanı başında bulunan arı kovanları ise alevlerin o noktaya ulaşmaması sayesinde şans eseri zarar görmedi.
Çocuklarda egzamanın en önemli ve en rahatsız edici belirtisi şiddetli kaşıntı
22 Ocak 2026 Perşembe - 10:31 Çocuklarda egzamanın en önemli ve en rahatsız edici belirtisi şiddetli kaşıntı Egzama nedenleri, belirtileri tanı ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi veren Çocuk Alerjisi Uzmanı Dr. Gülnar Aliyeva, "Atopik dermatitin en önemli ve en rahatsız edici belirtisi şiddetli kaşıntıdır. Kaşıntı özellikle geceleri artar, uyku düzenini bozar ve çocuklarda huzursuzluk, dikkat dağınıklığı ve kronik yorgunluğa neden olabilir" dedi. Memorial Sağlık Grubu Medstar Antalya Hastanesi Çocuk Alerjisi Bölümü’nden Uzm. Dr. Gülnar Aliyeva, çocuklarda sık görülen atopik dermatit hakkında önemli uyarılarda bulundu. Aliyeva, hastalığın belirtilerinden risk faktörlerine, tanı sürecinden tedavi yöntemlerine kadar birçok konuda ailelerin bilinçli olması gerektiğini vurguladı. "Aile öyküsü önemlidir" Bu hastalıkta cildin koruyucu yapısının zayıfladığını belirten Aliyeva, "Bu hastalıkta cildin koruyucu yapısı zayıflamıştır ve cilt dış etkenlere karşı daha hassas hale gelir. Cilt üzerinde bulunan faydalı mikroorganizmaların dengesi bozulabilir ve bağışıklık sistemi normalden farklı tepkiler verebilir. Hastalık için en önemli risk faktörü, ailede egzama, astım ya da alerjik nezle gibi alerjik hastalıkların bulunmasıdır. Bunun yanı sıra hava kirliliği, sigara dumanı, iklim şartları, yaşam tarzı, beslenme alışkanlıkları ve stres hem hastalığın gelişiminde hem de alevlenmelerinde rol oynar. Sabun, deterjan ve parfüm gibi cildi tahriş eden ürünler, ev tozu, polenler, hayvan tüyleri, bazı mikroorganizmalar ve stres atopik dermatit belirtilerini artırabilen başlıca tetikleyicilerdir. Atopik dermatit, ilerleyen yıllarda besin alerjisi, alerjik rinit ve astım gibi diğer alerjik hastalıkların ortaya çıkmasına zemin hazırlayabilir" ifadelerini kullandı. "Kaşıntı sadece cildi değil, uykuyu da etkiliyor" Atopik dermatitin en rahatsız edici belirtisinin kaşıntı olduğunu belirten Aliyeva, "Atopik dermatitin en önemli ve en rahatsız edici belirtisi şiddetli kaşıntıdır. Kaşıntı özellikle geceleri artar, uyku düzenini bozar ve çocuklarda huzursuzluk, dikkat dağınıklığı ve kronik yorgunluğa neden olabilir. Bebeklik döneminde hastalık genellikle yanaklarda kızarıklık, kuruluk ve pullanma şeklinde başlar; zamanla saçlı deri, kulak arkası, boyun ve gövdeye yayılabilir. Kol ve bacakların dış yüzleri bu dönemde sık tutulur. Çocukluk çağında ağız çevresi, göz çevresi ile dirsek ve diz arkaları gibi cilt kıvrımlarında daha sık görülür. Ergenlik döneminde ise bu bölgelere ek olarak eller ve göz kapaklarında da tutulum olabilir. Hastalık dalgalı seyir gösterir; belirtiler zaman zaman hafifler, zaman zaman alevlenir" dedi. "Alerji testi tek başına tanı için yeterli değildir" Tanıda öykü ve muayenenin belirleyici olduğunu söyleyen Aliyeva, "Atopik dermatit tanısı genelde hastanın öyküsü ve dermatolojik muayene ile konur. Küçük çocuklarda, uygun tedaviye rağmen düzelmeyen ya da orta ve ağır şiddette seyreden atopik dermatit varlığında besin alerjileri açısından değerlendirme yapılabilir. Bu yaş grubunda en sık sorumlu olan besinler inek sütü, yumurta, buğday ve kuruyemişlerdir. Yaş ilerledikçe ev tozu akarları, hayvan tüyleri ve polen gibi solunum yoluyla alınan alerjenlerin önemi artar. Yapılan alerji testleri mutlaka hastanın şikâyetleri ve klinik çalışmalarıyla birlikte değerlendirilmelidir. Doktor önerisi olmadan besinlerin diyetten çıkarılması doğru değildir. Atopik dermatit, bazı diğer cilt hastalıklarıyla benzer çalışmalarıyla gösterebileceği için uzun süren, şiddetli veya tedaviye yanıt vermeyen durumlarda ayırıcı tanı yapılması önemlidir" şeklinde konuştu. "Doğru cilt bakımı tedavinin temel taşıdır" Tedavide cilt bakımının önemine dikkat çeken Aliyeva, "Atopik dermatit tedavisinin temelini tetikleyici faktörlerin kontrol altına alınması ve doğru cilt bakımı oluşturur. Cildin düzenli olarak nemlendirilmesi, uygun banyo alışkanlıklarının kazandırılması ve cildi tahriş edebilecek ürünlerden kaçınılması tedavinin vazgeçilmez unsurlarıdır. Alevlenme dönemlerinde doktorun önerdiği tedavilerle belirtiler kontrol altına alınır. Bunun yanında enfeksiyonlardan korunma, stresin azaltılması ve hasta ile ailenin bilgilendirilmesi tedavinin başarısını artırır. Doğru ve düzenli takip ile atopik dermatit büyük ölçüde kontrol altına alınabilir ve hastaların yaşam kalitesi belirgin şekilde iyileştirilebilir" ifadelerini kullandı.
Asansör görevlisiyle hasta yakını arasında ’hasta asansörü’ tartışması
21 Ocak 2026 Çarşamba - 16:34 Asansör görevlisiyle hasta yakını arasında ’hasta asansörü’ tartışması Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi sedyeli hasta asansöründe, asansör görevlisi ile hasta yakınları arasında tartışma yaşandı. Olay, dün saat 14.15 sıralarında Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yaşandı. İddiaya göre, hasta taşıma asansörüne hasta yakınlarının binmesi üzerine asansör görevlisi ile hasta yakınları arasında tartışma yaşandı. Hasta yakınlarından birinin babasının beyin ameliyatı geçirdiği ve tomografi çekimi için götürülmesi gerektiğini söylediği belirtildi. Hasta için asansör beklendiği sırada, görevli personelin karşı asansörden gelerek yüksek sesle bağırdığı, küfür ile hakaretler de bulunduğu öne sürüldü. Asansör görevlisinin hasta yakınlarına yönelik davranışı çevrede bulunan vatandaşlar ve hasta yakınları tarafından tepkiyle karşılandı. Yaşanan tartışma sırasında hasta yakınlarından birinin yaşananları cep telefonu kamerasıyla kaydetmeye başlaması üzerine tartışmanın daha da arttığı öğrenildi. Hasta yakının şikayet edeceğini söylemesi üzerine de görevlinin, "edersen et" diyerek tepki gösterdiği, ardından diğer asansöre doğru koşarak "o asansör de bana ait" ifadelerini kullandığı ileri sürüldü. Olayın ardından hasta yakınlarının başhekimliğe yazılı şikâyette bulunduğu belirtildi. Yaşanan olayla ilgili hastane yönetimi tarafından henüz açıklama yapılmadı.
Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Özdemir: "COP31 sürecinde iklimin başkenti olacağız"
21 Ocak 2026 Çarşamba - 14:55 Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Özdemir: "COP31 sürecinde iklimin başkenti olacağız" Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (BMİDÇS) 31. Taraflar Konferansı (COP31) bu yıl Antalya’da gerçekleştirecek. Konferans kapsamında Antalya’da temaslarını sürdüren COP31 operasyon heyeti, Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir’i ziyaret etti. Özdemir, COP31’i yalnızca bir organizasyon değil, kalıcı bir dönüşüm fırsatı olarak gördüklerini belirterek, "Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak kentimizin altyapısı, organizasyon kapasitesi ve uluslararası deneyimiyle COP31’e en güçlü şekilde ev sahipliği yapacağız" dedi. 9-20 Kasım tarihleri arasında Antalya’da düzenlenecek BM İklim Zirvesi COP31 hazırlıkları kapsamında Birleşmiş Milletler İcra Sekreter Yardımcısı Naura Hamladjı, Antalya Vali Yardımcısı Salih Yüce ve Bakanlık temsilcilerinden oluşan bir heyet, Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir’i makamında ziyaret etti. Başkan Vekili Özdemir, COP31’in Antalya’da düzenlenecek olmasının son derece önemli ve stratejik bir adım olduğunu söyledi. "İklimin başkenti olacağız" İklim değişikliğinden en çok etkilenecek coğrafyada Antalya’nın da yer aldığını aktaran Özdemir, "Antalya, Türk turizminin ve tarımın başkenti olarak tanımlanır. 2025 yılında 40 ülkeden 96 kentin üye olduğu Asya Belediye Başkanları Forumu tarafından ’2025 yılı Çevre Başkenti’ olarak ilan edildi. Şimdi de COP31 sürecinde ’İklimin Başkenti’ olacağız. Dünyanın birçok yerinde olduğu gibi Antalya’da da son yıllarda artan aşırı yağışlar, seller, hortumlar, yüksek sıcaklıklar, mega orman yangınları gibi yaşadığımız pek çok çevre felaketi iklim krizine karşı ne derece kırılgan olduğumuzu açıkça göstermektedir" dedi. "İklime dirençli bir Antalya için çalışıyoruz" İklime dirençli bir kent olma noktasında büyük bir sorumluluk ile hareket ettiklerini söyleyen Özdemir, "Sürdürülebilir Enerji ve İklim Eylem Planımız kapsamında 2050 yılı karbon nötr hedefimize kararlılıkla ilerliyoruz. İklim değişikliği ile mücadele ve uyum kapsamında çalışma alanlarımızda çevre odaklı, bilime ve tekniğe dayalı ortak akılla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. 2019’dan bugüne ulusal ve uluslararası alanda aldığımız 27 çevre ödülü bunun en güçlü göstergesidir. COP31 sürecini yalnızca bir organizasyon değil, kalıcı bir dönüşüm fırsatı olarak görüyoruz. Kentimizin altyapısı, organizasyon kapasitesi ve uluslararası deneyimiyle COP31’e en güçlü şekilde ev sahipliği yapacağımıza yürekten inanıyorum" diye konuştu. "BM Genel Kurulu’ndan daha kalabalık bir heyet gelecek" Türkiye ve Antalya’yı COP31’e ev sahipliği yapacak olmasından dolayı tebrik eden Birleşmiş Milletler İcra Sekreter Yardımcısı Naura Hamladjı ise, COP31 sürecinde Türkiye ve Antalya’nın iklim diplomasisinin kalbinde yer alacağını kaydetti. BM İcra Sekreter Yardımcısı Naura Hamladjı, "COP31, BM Genel Kurulu’ndan bile daha çok katılımcı çeken büyük bir organizasyon. 193 ülkeden müzakereci ve 50 bini aşkın heyet üyesi gelecek. Etkinliğin yapılacağı alan, tesisler, ulaşım, emniyet ve sağlık gibi birçok faaliyetin nasıl yürütüleceğine bakıyoruz. 3 gün boyunca teknik incelememiz sürecek. Aynı zamanda Antalya’nın güzelliklerini de keşfediyoruz. BM ekibi olarak COP31 süresince yanınızda olacağız. Organizasyonun başarılı olması için ortaklık ruhu ile birlikte hareket edeceğiz" diye konuştu. Başkan Vekili Büşra Özdemir, Naura Hamladjı, Büyükşehir Belediyesi bürokratları ve COP31 heyeti, çalışmalara ilişkin değerlendirme toplantısı yaptı. Toplantı sonunda Başkan Vekili Büşra Özdemir, BM İcra Sekreter Yardımcısı Naura Hamladjı’ya ziyaret anısına plaket takdim etti.