Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Antalya
Antalya’da 30 metrelik falezlerden düşerek ölen müzisyenin son türküsü yürekleri yaktı
16 Mart 2026 Pazartesi - 16:40:20
Antalya’da arkadaşları ile birlikte falezlerde vakit geçirdikten sonra yakın noktadaki patikaya gelen ve ardından dengesini kaybederek 30 metre yükseklikten denize düşerek hayatını kaybeden 38 yaşındaki müzisyenin cenazesi yakınları tarafından alındı. Özel bir okulda da müzik öğretmenliği yaptığı öğrenilen kadının, en son 3 gün önce 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma günü anısına çalıştığı özel okulda seslendirdiği türkü ise yürekleri yaktı. Olay, dün akşam saat 19.30 sıralarında Gençlik Mahallesi Tevfik Işık Caddesi üzerinde bulunan yaklaşık 30 metre yüksekliğindeki falezlerde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, müzisyenlik yapan Gizem İşken (38) arkadaşları ile birlikte vakit geçirmek için cadde üzerinde bulunan ve vatandaşların manzara izlemek için tercih ettiği falezlere geldi. Burada yanlarında getirdikleri kamp sandalyelerini falezlerin uç noktasına yakın bir alana yerleştiren İşken ve arkadaşları sohbet etmeye başladı. Bir süre sonra arkadaşlarının yanından kalkan ve yakın noktadaki patika alana giden İşken, dengesini kaybederek yaklaşık 30 metre yükseklikten denize düştü. Kadının çığlık sesini duyan arkadaşlarının 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarı ile olay yerine Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı’na bağlı ekipler sevk edildi. Gizem İşken’in gözlerinin önünde kayalıklardan düştüğünü gören yakınları sinir krizi geçirirken, polis ekipleri olay sonrası bölgeye vatandaşların girişini yasakladı. Hayatını kaybetti İtfaiye ekiplerinin havanın karanlık olması ve karadan ulaşım sağlayamaması üzerine bölgeye Antalya Emniyet Müdürlüğü Deniz Limanı Şube Müdürlüğü’ne bağlı bot ve balık adamlar sevk edildi. Verilen konuma gelen deniz polisi, kadını su yüzeyinde hareketsiz şekilde buldu. Bota alınan müzisyen Kaleiçi Yatlimanı’na getirildi. Burada hazır bekleyen 112 Acil Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde Gizem İşken’in hayatını kaybettiği belirlendi. Olay Yeri İnceleme ekibinin yaptığı çalışmanın ardından Gizem İşken’in cansız bedeni, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Ölmeden önce Yemen Türküsü’nü seslendirmiş Adli tıpta otopsi işlemleri tamamlanan İşken’in cenazesi, yakınları tarafından bugün öğle saatlerinde teslim alındı. Adana’da defnedileceği öğrenilen İşken’in özel bir okulda müzik öğretmenliği yaptığı, aynı zamanda da müzisyen olarak çalıştığı öğrenildi. İşken’in 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma günü anısına çalıştığı özel okulda 3 gün önce seslendirdiği Yemen Türküsü’nün görüntüleri ortaya çıktı. Görüntülerde Gizem İşken’in öğrencisiyle birlikte türküyü seslendirdiği anlar yer aldı.
16 Mart 2026 Pazartesi - 15:33
BAKA, Batı Akdeniz Kırsal Turizmini Küresel Pazara Taşıyor: 2.5 Milyon Euro’luk "CReSInMed" projesi başlıyor
Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı (BAKA), Antalya, Burdur ve Isparta’daki kırsal turizm potansiyelinin uluslararası alandaki görünürlüğünü artırmak ve yerel işletmelerin rekabet gücünü güçlendirmek amacıyla CReSInMed Avrupa Birliği projesinde ülkemizi temsil ediyor. Avrupa Birliği’nin Interreg NEXT MED Programı kapsamında finanse edilen "CReSInMed – Akdeniz’de Kırsal Turizm KOBİ’lerinin Rekabet Gücü ve Uluslararasılaşması" projesi, BAKA’nın öncülüğünde Batı Akdeniz Bölgesi için sürdürülebilir kırsal kalkınmada yeni bir dönemin kapısını aralıyor. Akdeniz Havzası’nda sınır ötesi iş birliğini güçlendirmeyi amaçlayan CReSInMed projesi, farklı ülkelerden kurumları ortak bir çalışma platformunda buluşturuyor. Proje kapsamında yürütülecek ortak çalışmalar ve bilgi paylaşımı sayesinde Batı Akdeniz’de faaliyet gösteren kırsal turizm işletmelerinin uluslararası deneyimlerden faydalanması ve yeni iş birlikleri geliştirmesi hedefleniyor. Hedefimiz turizmi 12 aya yaymak CReSInMed projesinin Batı Akdeniz Bölgesi’nde sürdürülebilir kırsal kalkınma için önemli bir fırsat sunduğunu vurgulayan BAKA Genel Sekreteri Volkan Güler, projeye ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: "Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı olarak önceliklerimiz; turizmi yılın 12 ayına yaymak, kırsal alanlardaki turizm faaliyetlerini çeşitlendirmek ve yerel KOBİ’lerin uluslararası pazarlara erişimini güçlendirmektir. Bu proje ile turizm faaliyetlerinde sunulan çeşitliliğin artırılmasının yanı sıra turizm gelirlerinin bölge geneline daha dengeli bir şekilde yayılması hedeflenmektedir. Aynı zamanda kırsal yerleşimlerde yaşayan vatandaşlarımızın turizme yönelik ekonomik faaliyetlere katılımının artırılması ve turizm gelirlerinden aldıkları payın yükseltilmesine yönelik çalışmalar gerçekleştirilecektir." Güler ayrıca, proje kapsamında turizm alanında faaliyet gösteren paydaşlar arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesine de önem verdiklerini belirterek şu değerlendirmede bulundu: "Bölgemizde turizme yönelik faaliyetlerde paydaşlar arası koordinasyon ve entegrasyonun güçlendirilmesiyle somut sonuçlar elde edileceğine inanıyoruz. Projedeki uluslararası ortaklarımızla eşgüdüm içerisinde çalışarak karşılıklı bilgi ve deneyim paylaşımı gerçekleştireceğiz. Bizdeki uygulamalarla diğer ülkelerdeki uygulamalar arasındaki farkları değerlendirme imkânı bulacağız. Özellikle yöresel ürünlerin kırsal turizm anlamında markalaştırılması ve pazarlanması konusunda farklı ülkelerin deneyimlerini inceleyerek bölgemiz için yeni fırsatlar ortaya çıkarmayı hedefliyoruz." Filistin dahil yedi ülkeden yerel KOBİ’ler projede yer alacak Yerel işletmelere ve topluluklara somut faydalar sağlaması hedeflenen proje; İtalya, Yunanistan, Türkiye, Ürdün, Tunus, İspanya ve Filistin’den kuruluşları bir araya getiren geniş bir Akdeniz iş birliği ağı oluşturuyor. Proje kapsamında kırsal alanlarda faaliyet gösteren 50 KOBİ merkeze alınacak. Bu işletmelere yönelik olarak özel eğitim programları, kişiselleştirilmiş uluslararasılaşma planları, ağ oluşturma faaliyetleri, turizm kümelenmesi çalışmaları ve yenilikçi dijital araçlar sunulacak. Böylece kırsal turizm işletmelerinin yönetim, pazarlama ve uluslararası iş birlikleri konularında kapasitelerinin artırılması hedefleniyor. Projenin açılış toplantısı İtalya’da yapılacak 2026 yılının Ocak ayında başlayan proje 36 ay boyunca devam edecek ve 2029 yılının Ocak ayında tamamlanacak. Toplam bütçesi 2milyon 561 bin 648,80 Euro olan projenin 2 milyon 279 bin 867,43 Euro’luk kısmı, yani yaklaşık yüzde 89’u, Avrupa Birliği tarafından finanse ediliyor. CReSInMed projesinin resmi başlangıç toplantısı 23–25 Mart 2026 tarihleri arasında İtalya’nın Sardinya adasındaki Cagliari şehrinde gerçekleştirilecek. Program kapsamında proje faaliyetlerine yönelik operasyonel, teknik ve finansal planlamaların yapılacağı Yönlendirme Komitesi toplantıları düzenlenecek. Bunun yanı sıra halka açık bir proje tanıtım etkinliği gerçekleştirilecek ve İtalya’daki kırsal turizm alanında faaliyet gösteren kurumlara saha ziyaretleri yapılacak.
16 Mart 2026 Pazartesi - 15:24
Antalya Büyükşehir Belediyesi soruşturmasında sanıkların yargılanmasına devam ediliyor
Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik yürütülen rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında aralarında görevinden uzaklaştırılan Başkan Muhittin Böcek’in oğlu Gökhan Böcek ve 2 tutuklu sanığın daha savunmaları alındı. Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik yürütülen rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında aralarında görevinden uzaklaştırılan Başkan Muhittin Böcek’in de bulunduğu 5’i tutuklu toplam 41 sanık hakim karşısına çıktı. Muhittin Böcek’in ardından oğlu Gökhan Böcek ile iş insanı Fazlı Ateş ve Antalya Emniyet Müdürlüğü görevinden uzaklaştırılan İlker Arslan ilk duruşmada savunmasını verdi. Gökhan Böcek, kendisi hakkında yöneltilen eylemlere cevap verdi. Kendisine yöneltilen suçlamaların babasının bilgisi dahilinde olmadığını ifade eden Gökhan Böcek, yerel seçim propaganda çalışmaları kapsamında bir reklam firmasından yapmış olduğu işlere yönelik ödemeler için fatura ödeme talebinde bulunması eylemine yönelik, "Y. Y. ile yerel seçim propagandası kapsamında yardım etmek istediğini söyledi, maddi tutar söylemedim, reklam konusunda anlaştık. A. bey de destek olmak istediğini söyledi, kabul ettim" dedi. Eski eşine boşanma konusu karşılığında lüks dubleks villa alımı eylemine yönelik savunma yapan Gökhan Böcek, "Y. abiden borç istedim, Konyaaltı’nda villa projemiz vardı, oradaki daire karşılığında borç istemiştim, İstanbul dosyasında tutuklandıktan sonra bu ifadeyi verdiğini düşünüyorum" şeklinde konuştu. Oğlu M. A. B. üzerine dubleks villa alınması eyleminde B. Ç.’nin 26 12 Aralık 2024 tarihinde iki farklı işlemde bir döviz işletmesine belirtilen tutarı gönderdiği, karşılığında herhangi bir döviz alımı yapmadığı suçlamasına yönelik savunma yapan Böcek, "Eşimin yurt dışında yaşayan ablası Türkiye ye gelmişti, buraya kesin dönüş yapmak istiyordu, altın bozdurulup ev alınmak istiyordu. Benim çocuğum yok, yeğenlerime ev almak istiyorum dedi. Altınları bozdurup ev aldık, B. Ç.’nin suçlamasını kabul etmiyorum" dedi. Zuhal B’nin 4 ayrı lüks araç devir ve satışları eylemine ilişkin açıklama yapan Böcek, "Kara para gibi bir durum söz konusu olsa gerçek firmadan almazdık" derken iş insanı E. H.’den nakdi olarak alınan paralara ilişkin ise, "E. H. benim sürekli görüştüğüm biriydi, sanki ona dayatma yapmışım gibi ifadeleri var. Bu doğru değil, oradan bir araç alınma durumu var. Elden nakit verdiğimiz halde hakkımızda icra işlemi başlattı" savunmasını yaptı. Bir kuyumcunun Muhittin Böcek’in hesabına para göndermesine ilişkin de savunma yapan Gökhan Böcek, "Babam bana altın vermişti, ben gidip hesabına yatırdım. Bizim milletin parasına ihtiyacımız yoktur, varlıklı bir aileyiz" dedi. Son olarak arkadaşı F. S. isimli şahsın şüpheli olduğu değerlendirilen finansal irtibatları hakkında konuşan Böcek, "F. çocukluk arkadaşımdır, yatırım yapmak istedi, B. beyle tanıştırdım. Bu yatırım sadece Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin vermiş olduğu bir karar değildir, Antalya Valiliği ve Tarım ve Orman Müdürlüğü’nü de kapsamaktadır. Burada nüfuz ticareti yapmam söz konusu değildir" dedi. Tutuklu diğer sanık Fazlı Ateş de, iş çözme vaadiyle iş adamlarından para alması eylemine yönelik savunma yaptı. Ateş, "B. Ç.’yi uzun süredir tanırım, zaman zaman para alışverişim olmuştur. Maddi sıkıntım vardı, 4 buçuk milyon kendisinden para aldım. Ufuk sitesinde oturduğum evi onun yeğenine devrettim. Evin bedeli 15 milyon TL, borcumu ödediğimde evimi geri alırım demiştim. B. Ç.’nin bana hala borcu bulunmaktadır. Bana verdiği 6 milyon TL’dir. Benim dolandırıcı olduğunu ifade etmiş, sürekli görüşüyorduk, 10 milyonluk senetim var hala kendisinde. E. T. bana geldi, "Hak edişlerim imzalanmıyor, Muhittin başkanla diyaloğunuz var" dedi. Muhittin başkanın müsait olduğu dönemde kendisine sordum, bu firmanın usulsüz iş yaptığından dolayı imzalamadıklarını dile getirdi. Sonra onlara bunu iletince bizim işimiz sağlam dediler, o zaman Ticaret Mahkemesi’ne başvurun dedim. Ben kendilerinden 2 milyon borç almıştım, daha sonra ibanlarına atarak ödedim. Bu borç nedeniyle şikayetçi olduklarını düşünüyorum" dedi. Antalya Emniyet Müdürlüğü görevinden uzaklaştırılan İlker Arslan ise kendisine yöneltilen suçlamalara şu şekilde cevap verdi: "31 yıllık meslek hayatımda hakkımda akçe konularına ilişkin en ufak bir ithamda bulunulmamıştır, devletimin kaynaklarına hiçbir zaman yan gözle bakmadığım için Allah’ıma şükrediyorum. 3 kez FETÖ kumpasının mağduru oldum. Bu kadar hizmet etmeme rağmen bir evim bile yok, Ankara’daki evim kirada. Tutuklanmama neden olan 2 ifade, operasyon yapılmadan 2 gün önce alınmış, daha önceki ifadelerinde ismim dahi geçmiyor. Kararname hazırlıkları yapıldığında ismim ortaya çıkmış, ben tutuklandıktan 3 gün sonra kararname hazırlanmıştır. İfade verenlerden biri benimle hiç görüşmediğini söylüyor. Bu kişilerle para trafiğim yok, benim adım kullanılarak para isteniyorsa ve haberdar değilsem o zaman benim bu davanın şüphelisi değil, mağduru olmam gerekir. Günümüzde nüfuz ticareti o kadar yaygın ki; görevdeyken 3 kez başsavcının adını kullanarak nüfuz ticareti yapan kişi bulunmuştur. Antalya’ya atanmamdan sonra sivilden tek tanıdığım Fazlı Ateş’e Ankara’dan aldığım araziyi satmaya karar vermiştim. Sözlü olarak anlatmıştım, sonra yazıya döktüm. Polis olan birisi suç olan transferi banka yoluyla yapar mı, bu transferler de banka yoluyla yapıldı, gizli değildir. Antalya’da 1 yıllık görev sürem boyunca bütçemde artma değil, tam tersine azalma meydana gelmiştir. Bunlar mal bildirme formunda görünmektedir. " "Üzerime atılı suçları işlemedim" Büyükşehir Belediyesi ile resmi iş ilişkisi olan iş adamlarından suça konu maddi menfaatlerin şahsına aktarılmasına yönelik eyleme ilişkin savunma yapan tutuklu sanık Mehmet Okan Kaya, "Akarlar adlı firmadan zorla para alındığı ve benim de buna yardım ettiğim söyleniyor, bu suçlamayı tamamen reddediyorum. Belediyede görüşmem vardı, firmayı tanımam. S. T. ile karşılaştık, odasına gittim, baba oğul firması odadalardı. Samimim bir ortam vardı, yerel seçimde sponsor olmak istiyorlarmış, daha sonra firmadan arıyorum, şu kadar faturayı keser misin dediler, kestim. Çalıştığım 30 yıl da ses ışık sahne hizmetleri verdim. Hiçbir belediye başkanı kendisi ödeme yapmamıştır, sponsorları ödeme yapmıştır. Bu sadece Antalya’ya mahsus değildir. Ben ödemelerimi fatura karşılığında aldım. Sponsorlarından ödeme aldım. Sponsor konusu çok yaygın olduğu için herhangi bir konudan şüphelenmedim" dedi. "Bu suçlamalara konu paralar, yüksek sezonda 1 günlük cirom bile değildir" Hakkında bir şirketten usulüne uygun olmayan para aldığına yönelik iddiaya ilişkin de açıklamada bulunan Kaya, "Hakkımda başka bir iddia bir şirketten ödeme aldığımla ilgili, ben kendilerinden para almadım. Bu üstüme atılmış iftiradır, para almış olsam bir delili olurdu. Ekrem isimli adı geçen şahsı şirket sahibi olarak tanımıştım, esas sahibi Cengiz adlı bir isimmiş. Bahsi geçen parayı ben almadım, emniyette ifade verirken öğrendim, şok oldum. Kimseden para almadım, alsam faturasını keserdim, yaklaşık 7 aylık cezaevi sürecimde üzerime atılan suçları gördüm, neden atıldığını anlayamadım. Ben tutuklandığımdan beri aynı ifadeyi veriyorum, bakıyorum adı geçenler serbestken ben tutukluyum. Bir diğer suçlamada malvarlığını aklamak, kesinlikle kabul etmiyorum, hesap hareketlerimde görülen işlemler, gerçek işlerdir. Kesilen her faturanın resmi görseli videosu vardır, konser organizasyonlarında sanatçılar para almadan sahneye çıkmazlar, iş öncesinde bu sebeple bu şirketlere ödeme yaparım. İş bitiminde bu firmalar bana fatura düzenlerler. Bu suçlamalara konu paralar, yüksek sezonda 1 günlük cirom bile değildir" ifadelerini kullandı. Son olarak tahliyesini isteyen Kaya, mağdur olduğunu dile getirerek, şöyle devam etti: "Ben suç işlemedim, 7 aydır cezaevindeyim, oturup kalkmakta zorlanıyorum, sağ ayağımda kısalma meydana geldi, yataktan bile zor kalkıyorum. Daha fazla mağdur olmak istemiyorum, önümüz bayram, iki tane çocuğum var. Uzun zamandır çocuklarımı görmedim, tahliyemi ve beraatimi istiyorum."
16 Mart 2026 Pazartesi - 15:08
Antalya’da Kaymakamlık binasında ateş açtı, kendisini odaya kilitledi
Antalya’nın Kepez ilçesinde kaymakamlık binasında bir kişi silahla 4 el ateş açtıktan sonra kendisini odaya kilitledi. Güvenlik nedeniyle bina tahliye edilirken polis ekiplerinin şahsı ikna çalışması sürüyor. Olay, saat 11.00 sıralarında Kepez ilçesinde kaymakamlık binasında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Kaymakamlık binasından 4 el silah sesi duyulması üzerine bölgeye çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Olayın ardından emniyet güçleri güvenlik önlemi alarak binada bulunan vatandaşları tahliye etti. Bölgeye Özel Harekat ekipleri de sevk edildi. İlk belirlemelere göre silahla ateş eden kişinin Kepez İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nde görevli olduğu belirtilen M.Y. olduğu ve kendisini binadaki bir odaya kilitlediği öğrenildi. Öte yandan, M.Y.’nin olay öncesinde sosyal medya hesabından paylaştığı videoda kendisine uygulandığını iddia ettiği mobbingden şikayetçi olduğu görüldü. Polis ekiplerinin şahsı ikna çalışmaları sürüyor.
15 Kasım 2025 Cumartesi - 08:52
Sokak ortasında defalarca bıçaklayıp öldürdü: Dehşet anları kamerada
Antalya’nın Kaş ilçesinde bir kişi annesi ile arasında gönül ilişkisi iddiasında bulunduğu 69 yaşındaki yaşlı adamı sokak ortasında defalarca bıçaklayarak öldürdü. O anlar cep telefonu kamerasına anbean yansıdı.Olay, saat 12.30 sıralarında Andifli Mahallesi Şehit Kazım Temel Caddesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, belediyede işçi olarak çalışan Gökay S. (36), annesi M. S. (58) ile gönül ilişkisinde olduğunu ileri sürdüğü bir otelin gece bekçisi Yusuf Aygül ile sokak ortasında karşılaştı. Gökay S., tartışma yaşadığı Yusuf Aygül’ü vücudunun farklı noktalarından defalarca bıçaklayıp kaçtı.Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerinin Kaş Devlet Hastanesin götürdüğü Yusuf Aygül doktorların tüm çabasına rağmen kurtarılamadı.Araştırma başlatan polis ekipleri, Gökay S.’yi suç aletiyle birlikte yakalayıp gözaltına aldı.Öte yanan olay anı cep telefonu kamerasına saniye saniye yansıdı. Görüntülerde, cinayet zanlısının Yusuf Aygül’ü vücudunun farklı noktalarından defalarca bıçaklaması ve o anda bir kadının ‘Gökay yalvarırım yapma’ şeklinde seslendiği, bir süre sonra ise Yusuf Aygül’ü yerde kanlar içinde hareketsiz kalma anları yer aldı.
14 Kasım 2025 Cuma - 23:04
İlkokul öğretmenine 19 öğrenciye istismardan yaklaşık 500 yıl hapis
Antalya’da ilkokulda görev yaptığı dönemde 28 öğrencisine cinsel istismarda bulunduğu suçlamasıyla daha önce 636 yıl hapse mahkum edilen ve kararı Yargıtay tarafından kısmen bozulan öğretmen, yeniden görülen davada 19 çocuk yönünden toplam 465 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırıldı. Kepez ilçesindeki bir ilkokulda 8 yıl önce öğrencilerine yönelik nitelikli cinsel istismar suçlamasıyla tutuklanan öğretmen Mahmut Aydın K.’nın yargılandığı davada yeni karar açıklandı. Mahmut Aydın K., 28 öğrenciye yönelik suçlamalar nedeniyle yargılandığı ilk davada Antalya 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 27 çocuk için toplam 621 yıl, aynı dosyada bir öğrenci için 15 yıl olmak üzere toplam 636 yıl hapis cezası almış ve hiçbir indirim uygulanmadan mahkûm edilmişti. Ayrıca öğretmenlikten de men edilmişti. Kararın istinaf incelemesinde 6 çocuk yönünden rapor eksikliği, 12 çocuk yönünden ise "hükmü etkileyecek nitelikte hukuka aykırılıklar ve delil yetersizliği" tespit edilince dosya Yargıtay 9’uncu Ceza Dairesi tarafından bozuldu. Rapor eksikliği bulunan 6 çocuk yönünden yeniden başlayan yargılama, yargıtaydan dönen 12 çocuğun dosyasıyla birleştirildi. Antalya 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasına sanık Mahmut Aydın K., SEGBİS aracılığıyla katılırken taraf avukatları ile çok sayıda mağdur çocuğun anne ve babası salonda hazır bulundu. Sanık Mahmut Aydın K., duruşmada önceki savunmalarını tekrar ederek aleyhindeki iddiaları kabul etmediğini, avukatlarının tahliye talebine katıldığını ve Bölge Adliye Mahkemesi’nin kısmi bozma ilamına bir diyeceği olmadığını söyledi. Aileler ise ortak beyanlarında şikayetlerinin devam ettiğini belirtti. Mahkeme heyeti, dosyanın birleşmesiyle birlikte yeniden değerlendirdiği 19 çocuk yönünden sanık Mahmut Aydın K.’yı "çocukların nitelikli cinsel istismarı" ve çeşitli suçlardan mahkum etti. Sanığa, 12 öğrenci için 30’ar yıl, 4 öğrenci için 16 yıl 10 ay 15’er gün, bir öğrenci için 18 yıl 9 ay, bir öğrenci için 13 yıl 6 ay ve bir öğrenci için 6 yıl hapis cezası verilerek toplam ceza 465 yıl 9 ay olarak açıklandı. Böylece mahkeme, yaklaşık 500 yıla karşılık gelen yeni mahkumiyet kararını hükme bağlamış oldu.
14 Kasım 2025 Cuma - 22:01
Yaşlı adamı sokak ortasında defalarca bıçaklayıp öldürdü: O anlar kamerada
Antalya’nın Kaş ilçesinde bir kişi, annesiyle arasında gönül ilişkisi iddiasında bulunduğu yaşlı adamı sokak ortasında defalarca bıçaklayarak öldürdü. O anlar cep telefonu kamerasına yansıdı.
14 Kasım 2025 Cuma - 15:52
Gençlerin kavgası kanlı bitti: Bıçaklayıp, hiçbir şey olmamış gibi uzaklaştı
Antalya’nın Kumluca ilçesinde iki grup arasında çıkan kavgada bacağından bıçaklanan genç yaralandı. Olaydan sonra hiçbir şey olmamış gibi yürüyerek uzaklaşan şüpheli, kısa süre sonra polis tarafından yakalandı. Olay, bugün saat 13.30’da ilçeye bağlı Merkez Mahallesi Çarşıiçi Caddesi’nde yaşandı. Edinilen bilgiye göre, iki grup arasında çıkan tartışmaya esnaf müdahale ederek ayrılmalarını ve bölgeden gitmelerini söyledi. Ayrılan gençler, yaklaşık 5 dakika sonra yeniden aynı yerde bir araya geldi. Yine tartışmaya başlayan gençlerden M.K., Mustafa Ö. isimli genci bacağından bıçakladı. Bıçaklanan genç acıyla geri çekilirken, şüpheli hiçbir şey olmamış gibi yürüyerek olay yerinden uzaklaştı. Mustafa Ö. hastaneye kaldırılırken, şüpheli kısa sürede polis ekipleri tarafından yakalanarak gözaltına alındı. Öte yandan, bıçaklama anları güvenlik kamerasına yansıdı.
14 Kasım 2025 Cuma - 13:36
Alanya’da sokakta bir kadına yumruk atıp, makasla yüzünü yaralayan şahıs tutuklandı
Antalya’nın Alanya ilçesinde yolda yürüyen bir kadını önce yumruklayıp, ardından makasla yüzünü çizen zanlı, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Zanlının ifadesinde "Psikolojim çok kötüydü. Bir anda kadına vurdum ve sürüklemeye başladım. Ne yaptığımın farkında değildim. Çok pişmanım, özür dilerim" dediği öğrenildi. Olay, geçtiğimiz günlerde Alanya’nın Cikcilli Mahallesi Azakoğlu Caddesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, yolda yürüyen A.H. isimli Ukrayna uyruklu kadın, karşı yönden gelen Abdulmutalip T. (27) ile karşılaştı. Henüz bilinmeyen bir nedenle şahıs, kadına önce yumrukla saldırdı, ardından elindeki makasla kadının yüzünü çizdi. Saldırının ardından şüpheli olay yerinden hızla uzaklaştı. Saldırıya uğrayan kadının yüzüne dikiş atılırken, sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi. Polis ekipleri, güvenlik kamerası kayıtlarından saldırganın Abdulmutalip T. olduğunu belirledi. Polis ekipleri, şüpheliyi akşam saatlerinde evinde yakalayarak gözaltına aldı. Alanya İlçe Emniyet Müdürlüğü’ndeki işlemlerinin ardından zanlı, sabah saatlerinde Alanya Adliyesi’ne sevk edildi. "Özür dilerim" Kadına saldırıda bulunan Abdulmutalip T.’nin ifadesinde, "Kısa süre önce iş bulmak amacıyla Alanya’ya geldim. Sezon bittiği için iş bulamadım. Sokaklarda hurda toplamaya başladım. Olay günü sabah yine hurda toplamak için çıktığımda karşıma hiç tanımadığım bu kadın çıktı. Psikolojim çok kötüydü. Bir anda kadına vurdum ve sürüklemeye başladım. Ne yaptığımın farkında değildim. Çok pişmanım. Özür dilerim" dediği öğrenildi. Abdulmutalip T., Alanya Sulh Ceza Hakimliğince tutuklanarak cezaevine gönderildi.
14 Kasım 2025 Cuma - 13:28
Alanya’da sokakta karşısından gelen kadına yumruk atıp makasla yüzünü yaralayan şahıs tutuklandı
Antalya’nın Alanya ilçesinde yolda yürüyen bir kadını önce yumruklayıp ardından makas ile yüzünü çizen zanlı, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Zanlının ifadesinde, "Psikolojim çok kötüydü. Bir anda kadına vurdum ve sürüklemeye başladım. Ne yaptığımın farkında değildim. Çok pişmanım, özür dilerim" dediği öğrenildi.
14 Kasım 2025 Cuma - 13:02
Alanya’da 5 katlı binada korkutan yangın
Antalya'nın Alanya ilçesinde 5 katlı binanın 2. katında çıkan yangın korkuttu. Yatak odası, çıkan yangında kullanılamaz hale geldi.
14 Kasım 2025 Cuma - 12:40
Anayasa Mahkemesi Başkanı: "Bireysel başvuru, anayasa yargısının ayrılmaz bir parçası hâline geldi"
Antalya’da düzenlenen Balkan Anayasa Mahkemeleri Forumu’nda anayasa yargısının bölgesel rolü ele alındı. Anayasa Mahkemesi (AYM) Başkanı Kadir Özkaya, "Bireylerin anayasal haklarının ihlal edildiği iddiasıyla doğrudan anayasa mahkemelerine erişimlerini sağlayan anayasa şikâyeti veya bireysel başvuru da gittikçe yaygınlaşarak anayasa yargısının parçası hâline gelmiş bir uygulamadır. İnsan haklarını korumak, yalnızca bir yargı görevi değil; aynı zamanda insanlığın ortak vicdanına verilen bir sözdür" dedi. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Muhsin Şentürk ise, "İnsan hakları, hukukun üstünlüğü ve demokrasi çağımızın evrensel ve vazgeçilmez değerleridir" ifadelerini kullandı. Anayasa Mahkemesi tarafından düzenlenen "İnsan Haklarının Standardizasyonu ve Anayasa Yargısının Rolü" temalı Balkan Anayasa Mahkemeleri Forumu 3. Konferansı, Antalya’da gerçekleştirildi. Farklı Balkan ülkelerinin anayasa mahkemeleri ile yüksek yargı temsilcilerinin katıldığı toplantıda, insan hakları, hukuk devleti ilkesi, anayasa yargısının işlevi ve bölgesel iş birliği konuları ele alındı. Açılış konuşmasını yapan Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya, forumun Antalya’da düzenlenmesinin sembolik önemine dikkat çekerek, kentin tarih boyunca farklı medeniyetlere ve kültürlere ev sahipliği yaptığını vurguladı. Özkaya, "Antalya ile Balkanlar arasında doğal bir bağ kurmak mümkündür: Her ikisi de çoğulculuğun, birlikte yaşama kültürünün ve karşılıklı anlayışın sembolü olmuş yerlerdir" dedi. Özkaya, insan haklarının korunmasının toplumların ortak vicdanını şekillendiren evrensel bir dil niteliği taşıdığını belirterek, Balkan ülkelerinin ortak tarihî ve kültürel yakınlıklarına atıf yaptı. Özkaya, "Bizi bir araya getiren şey, işte bu ortak geçmişin üzerine inşa edilen hukukun üstünlüğü, demokrasi ve insan haklarına saygı idealleridir" diyerek, bu ideallerin korunmasında anayasa yargısının kritik rol oynadığını ifade etti. "Bireysel başvuru, anayasa yargısının parçası hâline geldi" İkinci Dünya Savaşı sonrasında anayasa yargısının demokratik toplum düzenini koruma konusunda önemli bir misyona sahip olduğuna değinen Özkaya, anayasa mahkemelerinin temel görevinin, temel hak ve özgürlükleri güvence altına almak olduğunu hatırlattı. Özkaya, "Anayasa yargısının varlık nedeni anayasalarda yer alan temel değerlerin, ilkelerin, esas ve hükümlerin korunmasıdır" dedi. Günümüzde demokratik ülkelerin büyük kısmında yasaların anayasaya uygunluğunu denetleyen anayasa mahkemelerinin bulunduğunu belirten Özkaya, şöyle devam etti: "Bireylerin anayasal haklarının ihlal edildiği iddiasıyla doğrudan anayasa mahkemelerine erişimlerini sağlayan anayasa şikâyeti veya bireysel başvuru da gittikçe yaygınlaşarak anayasa yargısının parçası hâline gelmiş bir uygulamadır. Bu yönüyle anayasa mahkemeleri, yalnızca hukuku uygulayan değil, aynı zamanda toplumsal barışı ve adalet idealini yaşatan kurumlar olarak da büyük bir sorumluluk üstlenmektedirler." Küresel ölçekte anayasa yargısı iş birlikleri Özkaya, anayasa yargısının artık yalnızca ulusal sınırlarla sınırlı olmadığını, uluslararası hukuk normları ve yüksek yargı içtihatlarıyla şekillendiğini vurguladı. Bu nedenle farklı ülkelerin anayasa mahkemeleri arasındaki iş birliğinin önemine dikkat çeken Özkaya, bunun hukukun üstünlüğünü güçlendireceğini ve bireysel hakların daha etkin korunmasına katkı sağlayacağını söyledi. Balkan Anayasa Mahkemeleri Forumu’nun, bölgenin kültürel çeşitliliğini bir zenginlik olarak gören bir diyalog zemini sunduğunu belirten Özkaya, forumun yalnızca yargısal deneyim paylaşımı değil, aynı zamanda ortak ilkelere dayalı bir hukuk kültürü oluşturma amacı taşıdığını söyledi. Özkaya, insan haklarının korunmasının artık yalnızca ulusal sınırların konusu olmaktan çıktığını, uluslararası ve bölgesel düzeyde ortak standartlarla şekillendiğini belirtti. Bu kapsamda Balkan ülkelerinde anayasal değerlerin korunması, demokrasi ve insan haklarının güçlendirilmesi amacıyla 27 Ekim 2023’te Sofya’da imzalanan Balkan Anayasa Mahkemeleri Forumu Mutabakat Zaptı’nın önemine değindi. Türkiye, Arnavutluk, Bulgaristan, Karadağ, Kosova ve Kuzey Makedonya’nın forumun kurucu üyeleri arasında yer aldığını hatırlattı. Türkiye’nin uluslararası anayasa yargısı çalışmalarındaki rolü Özkaya, Türkiye’nin hukuk devleti ve temel hak ve özgürlüklere ilişkin evrensel ilke ve standartları benimsemiş bir ülke olduğunu vurgulayarak, "Türkiye, hukuk devleti, temel hak ve özgürlüklere ilişkin evrensel ilke ve standartları içselleştirmiş; Avrupa Konseyi’ne ilk üye olan ülkelerden biri olmuştur. Ülkemiz, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne 1954 yılında taraf olmuş; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine bireysel başvuru hakkını 1987’de, Mahkemenin kararlarının bağlayıcılığını ise 1990 yılında kabul etmiştir. Bu gelişmelerin ardından 2004 yılında başta Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi olmak üzere, Türkiye’nin taraf olduğu temel hak ve özgürlüklere ilişkin uluslararası sözleşmelere üstünlük tanıyan anayasa değişikliğini gerçekleştirmiştir" şeklinde konuştu. Özkaya, Balkan Anayasa Mahkemeleri Forumu’nun bölgesel düzeyde anayasal diyalogun güçlenmesinde önemli bir dönüm noktası olacağını vurguladı. Bu mekanizmanın, ortak anayasal sorunların tartışılmasına, hukukun üstünlüğü ve insan haklarının korunmasına yönelik ortak ilkelerin geliştirilmesine katkı sunacağını belirtti. Özkaya, konuşmasının sonunda "İnsan haklarını korumak, yalnızca bir yargı görevi değil; aynı zamanda insanlığın ortak vicdanına verilen bir sözdür" diyerek, konferansın yeni ufuklar açmasını diledi. "Bu forum ortak hukuki değerlerimizin buluşmasıdır" Danıştay Başsavcısı Cevdet Erkan, forumun Balkan ülkeleri arasında kurumsal dayanışmayı güçlendirdiğini belirtti. Erkan, "Bu forum yalnızca yargı organlarımız arasındaki kurumsal dayanışmayı güçlendiren bir toplantı niteliğinde değil, aynı zamanda ortak hukuki değerlerimizin, demokratik ilkelerimizin ve insan haklarına dayalı adalet anlayışımızın buluşmasıdır" dedi. "Demokrasi yalnızca seçim süreçlerinden ibaret değildir" Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Muhsin Şentürk, konuşmasında çağımızın insan hakları tehditleri üzerinde durdu. Savaşlar, soykırımlar, zorunlu göçler ve iklim krizinin insan haklarını daha da kırılgan hale getirdiğini belirten Şentürk, adaletin tesisi ve hukukun üstünlüğünün korunmasının toplumların barış ve istikrarı için kritik önemde olduğunu vurgulayarak, şu ifadelere yer verdi: "İnsan hakları, hukukun üstünlüğü ve demokrasi çağımızın evrensel ve vazgeçilmez değerleridir . Demokrasi yalnızca seçim süreçlerinde ibaret değildir. Demokrasinin gerçek anlamı yargının bağımsızlığıyla temel hakların güvence altına alınmasıyla ve hukukun üstünlüğünün titizlikle korunmasıyla hayattadır." Anayasa mahkemelerinin toplum vicdanında adalet duygusunu pekiştirdiğini belirten Şentürk, "Anayasa mahkemeleri kararlarıyla sadece hukuku uygulamakla kalmaz; insan haklarının evrensel gelişimine katkı sunar" ifadelerini kullandı. "Temel hakların korunmasını ortak bir anayasal ufuk güçlendirir" Arnavutluk Anayasa Mahkemesi Üyesi Sonila Bejtja, konuşmasında Balkan ülkelerinin Avrupa standartlarıyla uyum sürecine değindi. Bejtja, toplantının önemli bir konuya odaklandığını belirterek, "Bizler, Anayasa’nın koruyucuları olarak, hem kendi iç hukuklarımızda güvence altına alınan temel hakları koruma hem de bu hakların uluslararası insan hakları hukukunun gelişen standartlarıyla uyumunu sağlama gibi ikili bir sorumluluk taşıyoruz" dedi. Temel hakların farklı anayasal yapılarda farklı biçimlerde uygulandığını kaydeden Bejtja, "Standardizasyon fikri tek tip hâle getirme anlamına gelmez. Hakların farklı yargı alanlarında tutarlı şekilde anlaşılmasını, korunmasını ve geliştirilmesini sağlayan ortak bir anayasal ufuk oluşturmayı hedefler" ifadelerini kullandı. Bejtja, anayasa mahkemelerinin yalnızca uyuşmazlık çözen kurumlar değil, anayasal değerleri toplum adına ifade eden yapılar olduğunu vurguladı. "Standardizasyon tekdüzelik değil, ortak koruma standardına yakınsama sürecidir" Bulgaristan Anayasa Mahkemesi Başkanı ve Forum Daimî Sekretaryası Pavlina Panova, konuşmasında 2023 yılında imzalanan Mutabakat Muhtırası’nın Balkan ülkeleri arasındaki uzun vadeli iş birliğini güçlendirdiğini belirtti. Panova, "İnsan haklarının standardizasyonu ve anayasal adaletin rolü, bizleri anayasa mahkemeleri olarak birleştiren şeylerin ve ortak bir Avrupa hukuk uygarlığının üyeleri olarak bizi bağlayan değerlerin tam merkezinde yer almaktadır" dedi. Standardizasyonun tekdüzelik anlamına gelmediğini vurgulayan Panova, "Bu süreç, farklı hukuk sistemlerinin diyalog ve içtihat yoluyla insan haklarının ortak koruma standartlarına yakınsaması süreci olarak görülmelidir" ifadelerini kullandı. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihadının yol gösterici rolüne dikkat çeken Panova, anayasa mahkemelerinin uluslararası normların ulusal düzeyde somutluk kazanmasını sağlayan temel aktörler olduğunu belirtti. Program, aile fotoğrafıyla sona erdi.
14 Kasım 2025 Cuma - 12:33
Engelsiz hizmet aracı hayat kolaylaştırıyor
Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin kentte yaşayan engelli bireylerin kamu kurumlarındaki işlerini kolaylaştırmak amacıyla hayata geçirdiği ‘Engelsiz Hizmet Aracı’ hayat kolaylaştırıyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi, sosyal belediyecilik çalışmaları kapsamında engelli bireylerin kamu kurumlarındaki ve hastane randevuları gibi işlerini kolaylaştırmak amacıyla hayata geçirdiği "Engelsiz Hizmet Aracı" hizmetini sürdürüyor. Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen proje kapsamında, engelli vatandaşlar randevu sistemiyle hizmetten faydalanabiliyor. Vatandaşlar, kendisine refakatçi eşliğinde evlerinden alınarak gitmek istedikleri kamu kurumuna bırakılıyor. İşleri tamamlandığında ise yine aynı araçla evlerine tekrar ulaştırılıyor. Resmi işlemleri aksatmadan yapabiliyorlar Özellikle toplu taşıma araçlarını kullanmakta zorluk çeken ortopedik ve görme engelli vatandaşlar için büyük bir kolaylık sağlayan Engelsiz Hizmet Aracı, kamu kurum ve kuruluşlarına erişimde öncelik tanıyor. Bu sayede engelli vatandaşlar, resmi işlemlerini aksatmadan ve herhangi bir ulaşım sıkıntısı yaşamadan halledebiliyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin bu duyarlı adımı, engelli vatandaşların sosyal hayata daha aktif katılımını teşvik ederken, onların yaşam kalitesini artırmayı hedefliyor.
14 Kasım 2025 Cuma - 12:28
Başkan Güngör: "Manavgat, 24 milyon gecelemeyle rekor kırdı"
Manavgat Ticaret ve Sanayi Odası (MATSO) Başkanı Seydi Tahsin Güngör, 2025’in ilk 9 ayında Türkiye genelinde gerçekleşen 120 milyon yabancı gecelemenin yaklaşık yüzde 20’sinin Manavgat’ta yapıldığını söyledi. Turizm Databank verilerine göre, Manavgat 24 milyon geceleme ile İstanbul, Muğla, Aydın ve İzmir gibi turizmde öncü illeri geride bırakarak, Antalya’dan sonra Türkiye genelinde en fazla geceleme yapılan destinasyon oldu. Antalya’nın ilçeleri arasında da açık ara lider konumda olan Manavgat yüzde 19,9’luk pay ile Alanya’yı (yüzde14,8) ile Kemer’i (yüzde 9,8) ile ve Serik’i (Belek) (yüzde 9,3) gibi güçlü turizm merkezlerini geride bıraktı. Manavgat Ticaret ve Sanayi Odası (MATSO) Başkanı Seydi Tahsin Güngör, 2025’in ilk 9 ayında Türkiye genelinde gerçekleşen 120 milyon yabancı gecelemenin yaklaşık beşte birinin Manavgat’ta yapıldığını açıkladı. Başkan Güngör, Manavgat’ın güçlü konaklama altyapısı, doğal güzellikleri, kültürel zenginliği ve çeşitlenen turizm alternatifleri ile ülke turizminin gerçek yükünü omuzlayan, fark oluşturan bir destinasyon olduğunu vurguladı. Manavgat turizmde lokomotif konumunu sürdürüyor Manavgat’ın yıllardır Türkiye turizminin lokomotifi konumunu güçlendirdiğini vurgulayan MATSO Başkanı Seydi Tahsin Güngör, 2025 yılı itibarıyla ilçede elde edilen 24 milyon gecelemenin, Manavgat’ın sahip olduğu turizm potansiyelinin somut bir göstergesi olduğunu söyledi. Güngör, "Bu başarı, turizmi sadece bir konaklama faaliyeti olarak görmeyip, deneyim, kültür, doğa ve misafirperverliği bir araya getiren bütüncül bir anlayışla yönettiğimizin kanıtıdır. Manavgat’ı sürdürülebilir turizm anlayışıyla geliştirmeye devam ederken hem yerel ekonomiye değer katıyor hem de ülkemizin turizmdeki itibarını artırıyoruz" ifadelerini kullandı. Güngör sözlerini şöyle sürdürdü: "Manavgat’ın başarısı tesadüf değildir; yerel işletmelerimizin turizme olan katkısı ve kültürel mirasımızın korunması, ilçemizi ulusal ve uluslararası platformda öne çıkardı. Bu başarı yalnızca sayısal büyüklükle ölçülemez; turistlerin kentimizden aldıkları deneyimlerin kalitesi ve tekrar ziyaret oranları, Manavgat’ın sürdürülebilir bir turizm destinasyonu olduğunu gösteriyor." Turizmde deneyim ve çeşitlilik MATSO Başkanı Seydi Tahsin Güngör, Manavgat’ı ziyaret eden turistlerin ilçeden sadece keyifli bir tatil değil, aynı zamanda kültürel, doğa ve gastronomi deneyimleriyle ayrılmasının en önemli kriterleri arasında olduğunu vurguladı. Güngör, "Bu anlayışla hareket ederek turizmin çeşitlenmesini ve derinleşmesini sağlıyoruz. Manavgat’ta her ziyaretçi, Türkiye’nin kültürel ve doğal zenginliğinin bir parçasını deneyimliyor. Bu vizyonla çalışmaya devam ederek hem turizm kalitesini hem de çeşitliliği artırarak turizm gelirini yükselteceğiz" ifadelerini kullandı. Manavgat’ın turizm başarısında emeği geçenlere teşekkür Başkan Güngör, Manavgat’ın turizmde elde ettiği başarıda en büyük payın turizm yatırımcıları ve Manavgat iş dünyası ait olduğunu belirterek, bu başarıya katkı sağlayan herkese teşekkür etti. Güngör, "Manavgat’ın bugün turizmde ulaştığı konum, son yıllarda sektöre çok önemli katkılar sağlayan başta Kültür ve Turizm Bakanımız Mehmet Nuri Ersoy olmak üzere, yıllardır özveriyle çalışan, yatırım yapan ve ilçemizi dünya turizminin önemli merkezlerinden biri haline getiren üyelerimizin gayretiyle mümkün olmuştur. Turizmin her alanında emek veren tüm işletmecilerimize ve yatırımcılarımıza teşekkür ediyorum. Hep birlikte bu başarıyı daha da ileriye taşıyacağız" dedi.
14 Kasım 2025 Cuma - 12:23
Muratpaşa Belediyesi, İstanbul Çevre Dostu Şehir Ödülleri’nde 4’üncülük elde etti
Antalya’nın Muratpaşa Belediyesi, Birleşmiş Milletler Çevre Programı Akdeniz Eylem Planı Sekreteryası tarafından verilen İstanbul Çevre Dostu Şehir Ödülleri’nde (IEFCA) 4’üncü oldu. Barselona Sözleşmesi’ne taraf olan ve Akdeniz’e kıyısı olan ülkelerin katıldığı yarışmada Muratpaşa Belediyesi, Çevreci Komşu Kart, SECAP İklim Eylem Planı, Genç İklim Liderleri Programı ve +0,5C Akdeniz’in Geleceği çalıştayları gibi projelerle yer aldı. Belediyenin sunum dosyasında ayrıca ‘Falezler Bizim Evimiz’ deniz dibi temizliği projesi, bu yıl 10’uncu kez Mavi Bayrak almaya hak kazanan falez plajları, 500’ün üzerinde parkta akıllı sulama sistemi, yeni imar alanlarında gri su ve yağmur suyu zorunluluğu ile Avrupa’nın en büyük sivil toplum merkezi ASSİM’de yürütülen girişimcilik ve yeşil iş destekleri yer aldı. Değerlendirme sürecinde başvurular önce teknik komite tarafından incelendi, ardından Barcelona Sözleşmesi Akit Taraflar Bürosu ve Akdeniz Sürdürülebilir Kalkınma Komisyonu Başkanından oluşan jüri tarafından onaylandı. Muratpaşa Belediyesi, yarışmada 10 azaltım ve 26 uyum tedbirinden oluşan bir İklim Değişikliği Azaltım Planı ile 2030’a kadar sera gazı emisyonlarını yüzde 40 azaltma ve 2050’ye kadar karbon nötrlüğe ulaşma hedefleri ile öne çıktı. Geleceğe yönelik planlar, son on yılda kaydettiği ilerleme ve özellikle iklim dayanıklılığı konusunda sürdürülebilirliğe katkıda bulunmasıyla jürinin beğenisini toplayan Muratpaşa Belediyesi, İstanbul Çevre Dostu Şehir Ödülleri (IEFCA) kapsamında 4’üncülük elde ederek, ödülün sahibi oldu. İstanbul Çevre Dostu Şehir Ödülleri, Akdeniz’e kıyısı olan şehirlerde çevre ve yaşam kalitesini iyileştirmek ve sürdürülebilir kalkınmayı teşvik etmek amacıyla veriliyor.
14 Kasım 2025 Cuma - 12:13
Büyükşehir deniz ekosistemini "Yapay Resif Projesi" ile koruyacak
Antalya Büyükşehir Belediyesi, Çevre Kurulu Toplantısı’nda Düden Çayı’nın Akdeniz’e döküldüğü Aşağı Düden Şelalesi açıklarında deniz biyoçeşitliliğini korumak ve yerel balık popülasyonunu artırmak amacıyla hayata geçireceği ‘Yapay Resif Projesi’ni ele aldı. Proje kapsamında kurulacak olan yapay resifler sayesinde Antalya kıyılarında deniz canlıları için sürdürülebilir yaşam alanları oluşturulacak. Antalya Büyükşehir Belediyesi, denizleri korumak ve gelecek kuşaklara daha temiz bir çevre sunmak amacıyla ortak akılla projeler üretmeye devam ediyor. Bu kapsamda Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Akdeniz Üniversitesi iş birliğiyle başlatılan "Yapay Resif Projesi" deniz ekosistemini koruma ve biyoçeşitliliği artırmaya yardımcı olacak. Proje kapsamında Düden Çayı’nın denize akan "Aşağı Düden Şelalesi" açıklarında kurulacak olan resifler yöntemiyle Antalya kıyılarında deniz canlıları için sürdürülebilir yaşam alanları oluşturulacak. Yapay Resif Projesi’ne ilişkin Büyükşehir Belediyesi Çevre Kurulu Başkanı ve aynı zamanda Başkanı Danışmanı Lokman Atasoy başkanlığında ilgili kamu kurumları, meslek odaları ve STK temsilcileriyle çalışmalar hakkında değerlendirme toplantısı yapıldı. Büyükşehir’den deniz ekosistemine destek Toplantıda konuşan ABB Çevre Kurulu Başkanı Yüksek Çevre Mühendisi Lokman Atasoy, yapay resiflerin uzun süredir titizlikle yürütülen bir çalışma olduğunu amaçlarının deniz ekosistemini güçlendirmek, balık popülasyonunu artırmak ve balıkçılığın sürdürülebilirliğini sağlamak olduğunu söyledi. Proje kapsamında gerekli tüm bilimsel ve teknik dokümanların tamamlanarak ilgili bakanlığa sunduklarını açıklayan Lokman Atasoy, "Olumlu yanıt aldıktan sonra belirlenen bölgede yapay resifleri denizle buluşturacağız. Projemizde inovasyon, çevre teknolojileri ve yapay zekâ gibi unsurlardan da yararlanıyoruz. Bu yönüyle çalışmamızın hem Türkiye’de hem de dünyada fark oluşturacağına inanıyoruz" dedi. "Deniz dengesini yapay resifler kurtaracak" Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Olgaç Güven ise proje kapsamında ilk yapay resif alanı olarak Düden Şelalesi’nin denize döküldüğü bölgenin açıklarının seçildiğini aktardı. Doç. Dr. Güven, "Bu bölgenin hem tatlı su girdisine sahip olması hem de Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin kurduğu Elektronik Gemi Denetim Sistemi ile sürekli izlenebilmesi nedeniyle stratejik bir konumu bulunuyor. Proje ile deniz altına yerleştirilecek yapay resiflerin, zamanla mikroorganizmalar ve bitkisel canlılarla kaplanarak balık popülasyonlarını destekleyeceği öngörülüyor" diye konuştu. Toplantıda hataya geçirilmesi planlanan yapay resif projesine ilişkin ilgili kamu kuruluşları değerlendirmelerde bulunarak, görüşlerini açıkladı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder