Yerel Haberler
Antalya
16 Mart 2026 Pazartesi - 21:52 ALKÜ ailesi geleneksel bayramlaşmada buluştu Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesinde (ALKÜ) Ramazan Bayramı dolayısıyla bayramlaşma töreni düzenlendi. ALKÜ Alev Alatlı Konferans Salonu’nda her bayram öncesi gelenek haline gelen bayramlaşma töreni gerçekleştirildi. Törene ALKÜ Rektörü Prof. Dr. Kenan Ahmet Türkdoğan, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Atıf Bayramoğlu, Genel Sekreter Hüseyin Er, dekanlar, MYO müdürleri, daire başkanları, akademik ve idari personel katıldı. Yoğun katılımın olduğu tören sonunda Rektör Türkdoğan ve ALKÜ yönetimi, tüm personel ile tek tek bayramlaştı. Programda konuşan Rektör Türkdoğan, bayramların birlik, beraberlik ve dayanışma duygularının güçlendiği, gönüllerin birbirine daha da yakınlaştığı müstesna zamanlar olduğunu ifade etti. Maddi ve manevi huzurun paylaşıldıkça büyüdüğünü ifade eden Rektör Türkdoğan, özellikle son yıllarda Türkiye’nin etrafında yaşanan gelişmelerin aile hayatı ve dayanışmanın değerini daha da artırdığını söyledi. ALKÜ’nün ulusal ve uluslararası alanda görünürlüğünün artmasında üniversite mensuplarının büyük emeği bulunduğunu da dile getiren Türkdoğan, yürütülen projelerden öğrencilerin temsil ettiği çalışmalara kadar her başarıda akademik ve idari personelin katkısı olduğunu vurguladı. Bayramlaşma programlarının bu emeği ve dayanışmayı dile getirmek için önemli fırsatlar sunduğunu belirten Türkdoğan, üniversite çalışanlarının ailelerine de selamlarını ileterek, fedakârlıkları için teşekkür etti. Konuşmasının sonunda Ramazan Bayramı’nı tebrik eden Türkdoğan, "Ramazan Bayramı’nın tüm ALKÜ ailesine sağlık, huzur ve mutluluk getirmesini diliyorum" ifadelerini kullandı.
16 Mart 2026 Pazartesi - 20:09 Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik davanda tutuksuz sanıkların savunmaları alındı Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik yürütülen rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında açılan davada, tutuksuz yargılanan bazı sanıkların savunmaları alındı. Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti tarafından görülen duruşma, geniş katılım nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesi toplantı salonunda gerçekleştirildi. Hakkında suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçlaması bulunan Gökhan Böcek’in eski eşi Zeynep Kerimoğlu, mahkemede verdiği ifadede boşanma sürecine ilişkin detayları anlattı. Kerimoğlu, evliliğinin ilk aylarında boşanmak istediğini belirterek, "Evliliğimin 2 veya 3’üncü ayında zina sebebiyle boşanmak istedim. Çekişmeli boşanma sırasında ben de zina davası açtım. Daha sonra görüşmelerimiz sonucunda anlaşmalı boşanmaya karar verdik. Boşanma sürecimde Gökhan inşaat yapacağını söyledi, peyderpey ödeme yapacağını söyledi" dedi. Çekişmeli boşanma sürecinin kendisi için zor geçtiğini dile getiren Kerimoğlu, Gökhan Böcek’in başka bir çocuğunun olmasının ardından davayı anlaşmalı şekilde sonlandırmaya karar verdiklerini ifade etti. Kerimoğlu, bu süreçte bir ana protokol ve ayrıca kendi aralarında yaptıkları başka bir protokol bulunduğunu, boşanmanın ardından İstanbul’a taşındığını söyledi. 80 milyon liralık ödeme ve döviz detayı Zeynep Kerimoğlu, boşanma sürecinde gerçekleşen para trafiğine ilişkin de açıklamalarda bulundu. Gökhan Böcek’in inşaat yapacağını ve bu nedenle kendisine yapılacak ödemenin tek seferde gerçekleşemeyeceğini söylediğini belirten Kerimoğlu, bu nedenle senet düzenlendiğini ifade etti. Ancak boşanma gününde yaklaşık 80 milyon liralık ödemenin kendisine getirildiğini belirten Kerimoğlu, belgeyi de boşanmadan hemen önce imzaladığını söyledi. "Altın meselesini ifade verirken öğrendim" Kerimoğlu, paranın teslim edildiği günü de anlattı. Boşanma davasının görüleceği gün Gökhan Böcek ile avukatın ofisinde bir araya geldiklerini belirten Kerimoğlu, yanında bulunan kişileri tanımadığını söyledi. Paranın burada kendisine verildiğini, protokolün imzalanmasının ardından adliyeye geçtiklerini anlatan Kerimoğlu, dosyada geçen altın iddialarından o dönemde haberdar olmadığını savundu. Kerimoğlu, "Altına dair herhangi bir şey duymadım. Bu konuyu ancak ifade verirken öğrendim. MASAK raporu istendiğini de bankacı bana haber verdi. Bunun üzerine dekontları sundum" dedi. "Gökhan’a güvenmediğim için daha önce bana ev almasını istemedim" Tutuksuz yargılanan Zuhal Böcek ise, oğlu adına alınan evin nasıl temin edildiğine ilişkin savunmasında sürecin kendi ailesinin desteğiyle geliştiğini söyledi. Zuhal Böcek, "Kızımla kirada yaşıyorduk. Gökhan ile Zeynep’in iletişimi hiç bitmiyordu. Gökhan’a güvenmediğim için daha önce bana ev almasını istemedim. Zaten böyle bir hedefim de yoktu. Hamile kalmıştım. Yurt dışında bulunan ablama durumu açıklamak zorunda kaldım. Artık iki çocuğum olacaktı, kirada oturmak istemiyordum" dedi Ablasının ciddi bir birikimi olduğunu ve sağlık sorunları nedeniyle Türkiye’ye kesin dönüş yapmak istediğini belirten Zuhal Böcek, "Ablamın yardım talebini Gökhan’a aktardım. Gökhan’la birlikte altınları bozdurup üzerime kayıtlı tapulu evi satarak bir ev aldık. Ablam Gökhan’ın evden talebinin olmasını istemiyordu, bu yüzden evi oğlumun üzerine yaptı" ifadelerini kullandı. Zuhal Böcek ayrıca, "Gökhan, annesi ve babasının yardımıyla geçinen biri. Annesine sıkıntıları aktardığımda ‘Gökhan’ın maddi sıkıntısı olmaz, en fazla bir arsamı satarım’ derdi" şeklinde konuştu. Araç devrine ilişkin savunmasında ise Zuhal Böcek, "Doğum hediyesi olarak bu araç bana alındı. Gelen paraları sorgulamadım" dedi. "Hakkımdaki iddiaları yapsaydım olay bambaşka olurdu" Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçlamasıyla tutuksuz yargılanan G.B. de mahkemede yaptığı savunmada suçlamaları kabul etmedi. G.B., "Yurt dışındayken ‘Ağabey eşimi sakinleştirir misin’ dedi. Eşiyle tanıştım, sakinleştirdim. Hakkımda iddia edilen hususları yapacak olsam olay bambaşka olurdu" dedi. "Çocuklarına baktığım için bana araba aldı" Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçlamasıyla yargılanan Y.M. ise üzerine alınan araçla ilgili olarak, "Gökhan Böcek çocuklarına baktığım için bana hediye aldı" dedi. "Maaşım için verilen talimatları yaptım" Yardım eden sıfatıyla suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçlamasıyla yargılanan O.N., Gökhan Böcek’in şoförlüğünü yaptığını belirterek, olay günü yaşananları şöyle anlattı: "2022 yılından beri Gökhan Böcek’in servis şoförlüğünü yaptım. Olay günü Gökhan Böcek’in talimatıyla kendisini evden aldım. Ben, ağabeyim Gökhan Böcek ve B.Ç. Finike Döviz’e gittik. Daha sonra ağabeyim B.Ç. ile birlikte adliyeye gitti. Biz avukatlık bürosuna gittik, sonrasında imzalar atıldı. Maaşım için verilen talimatları yaptım." "Poşeti araca götürdüm" Aynı suçlamayla yargılanan Y.N. de makam şoförü olarak verilen görevleri sorgulamadan yerine getirdiğini söyledi. Y.N., "Makamda çalıştığım için verilen görevi sorgulamadan yaptım. Gökhan Bey’i sabah aldık, mahkeme diye yola çıktık. Finike Döviz’e gittik. Biz aşağıda bekledik, Gökhan Bey yukarıdaydı. Yarım saat sonra beni çağırıp poşet verdi. Poşeti araca götürdük. Ardından Güllük’te bir ofise poşetleri bıraktık, sonra adliyeye geçtik. Bana para soruluyor, paranın değerini bilmiyorum. Bana ne derlerse onu yaparım" dedi. "15 milyon TL gönderdim" Nüfuz ticareti suçlamasına ilişkin savunma yapan F.S. ise Kaş ilçesindeki bir arsa yatırımı sürecini anlattı. F.S., "Gökhan benim yakın arkadaşım. 2024 yılında Kaş’taki bir arsadan bahsetti bana. Araştırma yaptım, yatırıma değerdi. Beni B.S. ile tanıştırdı, sonra süreç başladı. B.’ye vekalet verdim, B.S. benim adıma takibe başladı. Gökhan bana yeni harç ödemesi yapılması gerektiğini söyledi, Finike Döviz’e 15 milyon TL attım. Kötü bir niyetim yok, hatalı bir işlem gibi görünüyor ama ben kötü yönlendirildim" dedi. "Tayin süreciyle ilgili başkanla görüştüm" Nüfuz ticareti suçlaması yöneltilen O.A., eş durumu tayini için Muhittin Böcek ile görüştüğünü söyledi. O.A., "Eş durumu tayinlerim reddedilmişti. 2023 yılında Muhittin başkanımla görüştük, konuyu arz ettik, yardımcı olacağını söyledi. 2023 Aralık ayında İstanbul’dan eşimin tayini Antalya Büyükşehir’e oldu. 2024 Mayıs ayında ben de eş durumu nedeniyle Antalya’ya tayin oldum. Muhittin başkanın Muratpaşa Belediye Başkanı hakkında soruları oldu. Kendisini geçiştirmek amacıyla irtibatım olmadığını söyledim. Sadece sosyal medyada gördüğüm açık kaynağı paylaştım" dedi. Mahkeme heyeti, N.E. ve O.M. hakkında yakalama emrinin bulunduğunu bildirdi. Duruşmada yarın tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasına devam edilecek.
Denizden cesedi bulunan kız çocuğunun kimliği belirlendi aile gözyaşlarına boğuldu
11 Kasım 2025 Salı - 17:08 Denizden cesedi bulunan kız çocuğunun kimliği belirlendi aile gözyaşlarına boğuldu Antalya açıklarında sabah saatlerinde denizde cansız bedeni bulunan çocuğun kimliği tespit edildi. Denize nasıl düştüğü henüz belirlenemeyen ve isminin Asmin A.K. olduğu belirlenen kız çocuğunun yakınları, morg önünde gözyaşı döktü. Olay, saat 10.30 sıralarında Muratpaşa ilçesi Fener Mahallesi Bababurnu açıklarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, sabah saatlerinde deniz yüzeyinde hareketsiz bir kişiyi gören vatandaşlar, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbarla bölgeye Sahil Güvenlik Komutanlığı’na bağlı bot sevk edildi. Ekipler tarafından sudan çıkarılan kişinin cansız bedeni Antalya Yat Limanı’na getirildi. Burada hazır bekleyen 112 Acil Sağlık ekipleri tarafından yapılan kontrolde, 15-18 yaşlarında olduğu değerlendirilen bir kıza ait olduğu tespit edildi. Daha sonra cesedin 15 yaşındaki Asmin A.K.’ya ait olduğu belirlendi. Antalya Emniyet Müdürlüğü Muratpaşa Suç Araştırma ve Soruşturma Büro Amirliği ile Olay Yeri İnceleme ekipleri, kimliği bulunmayan çocuğun üzerinde detaylı inceleme yaptı. Ekipler, parmak izi örnekleri alarak kimlik tespitine yöneldi. Yapılan incelemelerin ardından kızın cansız bedeni, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. "Ben babasına ne diyeceğim" Kimlik tespiti için kuruma gelen yakınları, acı haberi alınca gözyaşlarına boğuldu. Tespit için morga giren halasının "O, o!" diye bağırarak dışarı çıkmasının ardından annesi baygınlık geçirirken, ailesi ve yakınları gözyaşlarına boğuldu. Halası, "Allah’ım sen beni niye almıyorsun da bu genç kızı alıyorsun, ben babasına ne diyeceğim. Bu bir rüya, ben seni nasıl koruyamadım. Sen daha mimar olacaktın, sen ne yaptın. Sen beni canlı canlı koydun mezara" sözleriyle feryat etti. Asmin A.K.’nin cenazesi, savcılık incelemesi ve otopsi işlemlerinin ardından defnedilmek üzere ailesine teslim edildi.
ALTSO’da ipard destekleri anlatıldı
11 Kasım 2025 Salı - 14:02 ALTSO’da ipard destekleri anlatıldı ALTSO ve Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) iş birliğiyle IPARD III Programı 10. Başvuru Çağrı İlanı Bilgilendirme toplantısı gerçekleştirildi. ALTSO ev sahipliğinde gerçekleşen toplantıya konuşmacı olarak TKDK Uzmanları Sevcihan Ulusoy İlhan ve Mehtap Ayşe Köse katıldı. Toplantıda; Süt ve Süt Ürünlerinin İşlenmesi ve Pazarlanması, Kırmızı Et ve Et Ürünlerinin İşlenmesi ve Pazarlanması, Kanatlı Eti ve Et Ürünlerinin İşlenmesi ve Pazarlanması, Su Ürünlerinin İşlenmesi ve Pazarlanması, Meyve ve Sebze Ürünlerinin İşlenmesi ve Pazarlanması, Yumurtanın İşlenmesi ve Pazarlanması gibi alanlarda faaliyet gösteren firma yetkililerine destekler anlatıldı. Toplantının açılış konuşmasını yapan Alanya Ticaret ve Sanayi Odası başkanı Eray Erdem, "Güzel şehrimiz Alanya’nın destek ve teşviklerden en iyi biçimde yararlanması konusunda gerçekleştirdikleri etkinliklere bir yenisini aha eklemenin mutluluğun yaşadığını" dile getirdi. Destek çağrılarına sessiz kalmamaları gerektiğinin altını çizen Erdem "Bölgeler arası sürdürülebilir ekolojik ve ekonomik denge için önem arz eden bu önemli toplantıda özellikle üretimden pazarlamaya, pazarlamadan satışa kadar güçlü bir bağ oluşturulma konusunda verilecek destekler anlatıldı. Bu toplantıdan önce de İPARD’ın farklı sektörlerde verdiği teşvik ve destekler anlatılmıştı. Bununla beraber KOSGEB ve BAKA olmak üzere çok sayıda payda kurumla yürütülen destek programlarına da ev sahipliği yapmıştık. Üye iş insanlarımızın bu destek çağrılarına sessiz kalmamaları ve işlerini geliştirmek için gerekli hazırlıkları yaparak başvurularını tamamlamalarını tavsiye ediyorum" dedi. TKDK Uzmanları Sevcihan Ulusoy İlhan ve Mehtap Ayşe Köse de genel olarak soru cevap şeklinde geçen toplantının son bölümünde; başvuruların, 18.11.2025 tarihinde kabul edilmeye başlanacağını, Online Proje Başvuru Sisteminin 24.12.2025 tarihi saat 18:00’de kapatılacağını, başvuruların son teslim tarihinin ise 29.12.2025 tarihi olduğunu ifade ettiler.
Alanya Üniversitesi’nde "Erasmus+ ile Daha Yeşil Bir Gelecek"  konuşulacak
11 Kasım 2025 Salı - 13:33 Alanya Üniversitesi’nde "Erasmus+ ile Daha Yeşil Bir Gelecek" konuşulacak Alanya Üniversitesi’nin yılda 2 defa geleneksel olarak düzenlediği International Week etkinliği, bu defa "Erasmus+ ile Daha Yeşil Bir Gelecek" temasıyla gerçekleştiriliyor. 6’ncısı düzenlenen etkinlik, 10-14 Kasım tarihleri arasında 8 ülke ve 12 üniversiteden 20 akademisyen ve idari personel buluşmasına imkan tanıyacak. İtalya, Almanya, Finlandiya, Avusturya, Letonya, Macaristan, Polonya ve Romanya’dan gelen akademisyenler; Ofisi İlham Veren Kişisel Biyolojik Alışkanlıklar, Eko-Dostu Hareketlilik: Erasmus+’ta Sürdürülebilir Seyahat, Yeşil Masalar, Güzel Günler: Üniversite Ofislerinde Çevreci Alışkanlıklar ve Yeşil Öğretim Anları: Derslerde Çevre Dostu Uygulamalar konuları hakkında görüşlerini paylaşacaklar. Beş gün sürecek etkinlikte, akademisyen ve idari personeller paneller ve atölyeler aracılığıyla sürdürülebilirlik ve çevre koruma konularında güncel bilgiler edinecekler. 5 gün boyunca Çevre Psikolojisi, Yeşil Gastronomi, Yeşil Olmadan Ekolojik Olmak, Yeşil Anlar: Sınıfta ve Kampüs Çevresinde Çevre Dostu Uygulamalar konuları hakkında detaylı bilgiler verilecek. Ayrıca Erasmus+ projelerinde çevre dostu uygulamaların katılımcı ülkelerdeki üniversitelerde hayata geçirilmesine imkan sağlanacak. Çevre dostu üniversite ofisleri ve derslerde yeşil uygulamalar Etkinlik, farklı kültürlerden gelen öğrenci ve akademisyenlerin kaynaşmasına da katkıda bulunmayı amaçlıyor. Katılımcılar, teorik bilgiyi pratiğe dönüştüren uygulamalı atölyelerde çevresel sorumluluk bilincini genç kuşaklara aktaracak. Etkinlik, akademisyen ve idari personellere sürdürülebilirlik konularında farkındalık kazanmalarını sağlayacak ve projelerin katılımcı ülkelerde uygulanmasına öncülük edecek. 6’ncısı gerçekleştirilecek etkinlikte, 5 gün boyunca paneller, atölyeler ve kültürel etkinlikler gerçekleştirilecek. Katılımcılara; Syedra Kalesi, muz bahçesi ve muz fabrikası, tropik meyveler bahçesi Dim Çayı gibi Alanya’nın kültürel ve tarihi yerleri de gezdirilecek. Küresel Yeşil Ağlar Kurulmasına öncülük eden International Week etkinliğinde, Geleneksel Türk Kahvaltısı, yerel lezzetler yabancı konuklara tanıtılacak. Katılımcılar, düzenlenen etkinlikler sayesinde hem bilgi birikimlerini artıracak hem de kültürel paylaşımlarla farklı ve zengin deneyimler yaşayacak. Rektör Prof. Dr. Turan Sağer’den uluslararasılaşma vurgusu Alanya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Turan Sağer, üniversite olarak uluslararasılaşmaya kavramına çok önem verdiklerini, bu tür etkinliklerin farklı üniversitelerle bağ kurulmasına destek olduğunu ve etkinliğe katılan tüm katılımcıların yeni fikirler geliştirmesine imkan sağladığını belirtti. Sağer, "Üniversitemiz, sürdürülebilirlik ve uluslararası iş birliklerini her zaman öncelik olarak görmüştür. Bugün burada, 8 ülkeden 12 üniversiteden 20 katılımcıyla bir aradayız. Bu çeşitlilik, sadece çevre konularını paylaşmamıza değil, farklı bakış açıları ve deneyimlerden öğrenmemize de imkan sağlıyor" dedi. Alanya Üniversitesi Erasmus+ Kurum Koordinatörü Maria Bielecka organizasyonun açılış konuşmasında şunları söyledi: "Bu hafta; uluslararası iş birliğinin, bilgi paylaşımının ve kültürel etkileşimin bir kutlamasıdır. Bu yıl ise özellikle heyecan verici bir temayı birlikte keşfediyoruz. Bundan birkaç yıl önce sadece bir hayal olarak başlayan bu etkinlik, bugün üniversitemizin en değerli geleneklerinden biri haline geldi. Bu yılın teması bize şunu hatırlatıyor: Eğitim ve sürdürülebilirlik el ele ilerler. Erasmus+ aracılığıyla sadece bilgi ve deneyim alışverişinde bulunmuyoruz; aynı zamanda farkındalık oluşturuyor, sorumluluk duygusunu güçlendiriyor ve gelecek nesiller için daha ‘yeşil’ bir düşünce biçimi geliştiriyoruz. bu hafta sadece akademik tartışmalarla sınırlı değil; aynı zamanda insani bağlar kurma, birbirimizden öğrenme ve kalıcı dostluklar geliştirme fırsatıdır. Ayrıca Alanya’nın canlı ruhunu keşfetme zamanı da olacak."
Eski belediye başkan adayının yargılandığı duruşmada yaralı şahsın sözleri ortaya çıktı: "Vay babuş vay, çok acıyor"
11 Kasım 2025 Salı - 13:32 Eski belediye başkan adayının yargılandığı duruşmada yaralı şahsın sözleri ortaya çıktı: "Vay babuş vay, çok acıyor" Antalya’da alacak meselesi yüzünden çıkan tartışmada bir kişiyi tabancayla öldürdüğü iddiasıyla tutuklu yargılanan eski Aksu Belediye Başkan Adayı Durmuş Ali Arslan’ın davasında tanıklar dinlendi. Sağlık görevlisi, olay yerine ulaştıklarında kargaşa olduğunu ve şüpheliyi elinde silahı kaldırmış vaziyette gördüğünü söylerken diğer sağlık çalışanı yaralının bilincinin açık, tansiyonunun düşük olduğunu belirterek, "’Vay babuş vay, çok acıyor’ diyordu sürekli. Kurşunun giriş yerini gördüm, çıkış yerini görmedim. Hastaneye teslim ettiğimizde bilinci hala açıktı" dedi. Silahla tehdit edildiğini söyleyen ve bir önceki duruşmada "Odaya geldi, ateş etti" diyen Tamer E. ise sanık hakkındaki "silahla tehdit" şikayetinden vazgeçti. Olay, 18 Nisan’da saat 13.00 sıralarında Aksu ilçesi Fatih Mahallesi Şahinler Caddesi’ndeki bir iş yerinde meydana geldi. Eski Millet İttifakı Aksu Belediye Başkan Adayı ve bir dönem Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcılığı görevini yürüten Durmuş Ali Arslan, alacaklı olduğu Sebahattin Sunbat ile görüşmek için iş yerine gitti. Arslan ile Sebahattin Sunbat arasında çıkan tartışma sırasında, Sebahattin Sunbat’ın babası Hamit Sunbat (70) tabancayla vurularak yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Karın bölgesinden yaralandığı belirlenen Hamit Sunbat, yapılan ilk müdahalenin ardından Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Olayın ardından gözaltına alınan Durmuş Ali Arslan, polis merkezindeki işlemlerinin ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Hamit Sunbat ise 22 Nisan’da hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirdi. Olayın ardından tutuklanan Arslan, "kasten öldürme", "öldürmeye teşebbüs", "silahla tehdit" ve "ruhsatsız silah bulundurma" suçlamalarıyla yargılanmaya devam ediyor. Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ikinci duruşmada, tanıklar dinlendi. Olay yerine ilk ulaşan 112 ekibinden tıp teknisyeni Deniz Ö., çağrı üzerine geldiklerinde sanığın tabancayla dükkan önünde olduğunu belirterek, "Tabancayı sağa sola sallıyordu, herhangi bir söz duymadım. Yaralıyı içeri çekmişlerdi, ben görmedim. Elinde silah olduğu için güvenli alan olmadığı gerekçesiyle emniyet gelene kadar içeri girmedik. Olay yerine geldikten 3-4 dakika sonra emniyet ekipleri ulaştı, yaralıya 5 dakika içinde müdahale ettik. Sol batın bölgesinden yaralanmıştı, bilinci açıktı" dedi. "Yaralı sürekli ‘Vay babuş vay, çok acıyor’ diyordu" Olay yerine giden diğer sağlık görevlisi Esma D.’de yaşananları şöyle anlattı: "112 Acil Servisi’nde tıp teknisyeni olarak çalışıyorum. Olay yerine gittiğimizde kargaşa vardı. Elinde silahı kaldırmış vaziyette duran bir beyefendi gördüm. Güvenlik sağlanmadığı için içeri girmek için polisleri bekledik. Polisler çok kısa sürede geldi. Güvenlik sağlandıktan sonra yaralıya ulaştık. Yaralının bilinci açıktı, tansiyonu düşüktü. ‘Vay babuş vay, çok acıyor’ diyordu sürekli. Kurşunun giriş yerini gördüm, çıkış yerini görmedim. Hastaneye teslim ettiğimizde bilinci hala açıktı." "Ölen kişi annemin eşinin ortağıymış" Cezaevinden tanık olarak getirilen Süleyman adlı şahıs ise "2023 yılından beri cezaevindeyim. Telefon numarası anneme ait. Tamer Ertürk, annemin şimdiki eşi, ölen kişi de onun ortağıymış" dedi. Tanıklardan Esvet Ö. ise olay anına ilişkin şunları söyledi: "Ben kimyagerim, fabrikada sorumlu müdür olarak görev yapıyordum. Olay sırasında fabrikanın dışında konteyner ofisinde bir görüşmem vardı. Olayın nasıl gerçekleştiğini görmedim, telefon geldi, ‘112’yi ara, içeride yaralı var’ dediler. Ben de 112’yi aradım. Ambulans gidene kadar içeri girmedim, olayın oluş şeklini görmedim, yanımda müşteri vardı. Tamer Ertürk’ü şirket sahibi olarak biliyorum, öleni tanımıyorum, hiç görmedim. Durmuş Ali Arslan ortak olarak biliniyordu, Sebahattin Sunbat’ın ortaklığını biliyorum. Aralarında bir problem olup olmadığını bilmiyorum." "Odaya geldi, ateş etti" diyen tanık şikayetinden vazgeçti Bir önceki duruşmada sanık için "Odaya geldi, ateş etti" diyen katılan Tamer Ertürk, bu duruşmada sanıktan "silahla tehdit" suçlamasına ilişkin şikayetinden vazgeçti. Ertürk, "Sanık tarafından herhangi bir tehdit almadım, tehditle ilgili konudan şikayetçi değilim. Ancak ortağımın babası öldüğü için şikayetçiyim" dedi. Mahkeme Başkanı: "Onun yorumlamasını bize bırakın" Tanık beyanlarının ardından Mahkeme Başkanı, sanığın olay yerinde sözlü bir ifade kullanıp kullanmadığı sorusuna yanıt aradı. Katılan avukatlarının "Sanığı silahla gördük demeleri yeterli olmuyor mu?" sorusuna ise Başkan, "Onun yorumlamasını bize bırakın, her şeyden nem kapmayın" karşılığını verdi. Sanık avukatları, müvekkillerinin ambulansın olay yerine geç ulaşmasına neden olduğuna dair iddiaların tanık ifadeleriyle çeliştiğini savundu. Mahkeme heyeti ise sanığın tutukluluk halinin devamına, Tamer Ertürk’ün şikayetinden vazgeçmesi nedeniyle dosyanın bir örneğinin uzlaşma bürosuna gönderilmesine ve Ertürk’ün katılan sıfatının kaldırılmasına karar vererek duruşmayı erteledi.
Çocuklarda bağışıklığı desteklemenin 9 yolu
11 Kasım 2025 Salı - 12:07 Çocuklarda bağışıklığı desteklemenin 9 yolu Havaların soğuması ve mevsim geçişleriyle birlikte çocuklarda enfeksiyon hastalıklarında artış gözlemleniyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzm. Dr. Mehmet Güneş bağışıklık sistemini desteklemenin 9 yolu hakkında bilgi verdi. Özellikle kreş ve okul çağındaki çocuklarda, kapalı alanlarda geçirilen sürenin artmasıyla virüs ve bakterilerin bulaşma riski yükseldiğine dikkat çeken Güne, "Bu dönemde ebeveynlerin çocuklarının bağışıklık sistemini desteklemeleri büyük önem taşıyor" dedi. Sağlıklı bir çocuk gelişimi için güçlü bir bağışıklık sistemi temel unsurlardan biri. Bebekler doğduklarında bağışıklık sistemleri henüz tam olarak gelişmemiş oluyor. Anne sütü, içerdiği antikorlar, vitaminler ve mineraller sayesinde yaşamın ilk aylarında bebeğin bağışıklığını destekliyor. Bu nedenle mümkünse bebeklerin en az bir yaşına kadar anne sütüyle beslenmesi önerilmekte. Ayrıca, ulusal aşı programının eksiksiz uygulanması, çocukların zatürre, kızamık gibi ciddi hastalıklara karşı korunmasında kritik rol oynuyor. D vitamini her yaş için önemli Çocukların sağlıklı büyüme ve gelişiminde D vitaminin de büyük önem taşıdığına işaret eden Memorial Sağlık Grubu Medstar Topçular Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Mehmet Güneş, "D vitamini, kemik gelişimine katkıda bulunur ve bağışıklık sisteminin normal işlevini destekler. Yaz aylarında güneş ışığından yeterli yararlanma mümkündür; ancak kış aylarında güneş ışınlarının azaldığı dönemlerde D vitamini takviyesi gerekebilir. Özellikle yalnızca anne sütüyle beslenen bebeklerde, yaşamın ilk günlerinden itibaren D vitamini takviyesi önerilmektedir" dedi. Uzm. Dr. Mehmet Güneş şöyle devam etti: "Hijyen alışkanlıkları, çocukları enfeksiyonlardan korumanın bir diğer önemli yoludur. Ebeveynlerin, çocuklarına ellerini yemeklerden önce ve sonra, tuvalet sonrası veya dışarıdan eve geldiklerinde yıkama alışkanlığı kazandırmaları hastalıkların önlenmesine yardımcı olur. Çocuklarını duygusal olarak desteklemeleri ve stresi azaltıcı etkinliklere yönlendirmeleri de büyük önem taşır. Çocuğunuzun günlük öğünlerinde mevsim sebze ve meyvelerine, tam tahıllara, yumurta, balık ve yoğurt gibi protein kaynaklarına yer verin. Vitamin ve mineral açısından zengin beslenme, bağışıklık sisteminin temelini oluşturur. Uyku, vücudun yenilenmesi ve bağışıklık hücrelerinin aktifleşmesi için gereklidir. Okul öncesi çocuklar için 10–12 saat, okul çağındaki çocuklar için ise 8–10 saat uyku idealdir" Hareketi günlük rutine dahil edin Düzenli fiziksel aktivitenin de kan dolaşımını artırdığını stres hormonlarını azalttığının altını çizen Uzm. Dr. Mehmet Güneş ve bağışıklık hücrelerinin daha etkili çalışmasını desteklediğini kaydetti. Güneş şöyle devam etti: "Stres ve kaygıyı azaltıcı ortamlar oluşturun. Kreşe başlama, sınav kaygısı veya yeni ortamlara alışma gibi süreçlerde çocuklar duygusal destek bekler. Sevgi, güven ve oyun ortamı bağışıklık sisteminin de doğal destekçisidir. Yeterli sıvı alımını ihmal etmeyin, su, vücuttaki toksinlerin atılmasına ve metabolizmanın dengede kalmasına yardımcı olur. Çocukların günde en az 5–6 bardak su içmesi teşvik edilmelidir. Sigara dumanından uzak tutun. Pasif sigara maruziyeti, çocuklarda solunum yolu enfeksiyonlarının artmasına neden olur ve bağışıklığı zayıflatır."
Sahibinin vefatı üzerinden 1 ay geçtiği halde varisleri tarafından devir alınmayan araçlar bağlanıyor
11 Kasım 2025 Salı - 11:54 Sahibinin vefatı üzerinden 1 ay geçtiği halde varisleri tarafından devir alınmayan araçlar bağlanıyor Antalya’nın Manavgat ilçesi Aşağı Pazarcı Mahallesi Zübeyde Hanım Caddesi’nde bir otomobil önündeki otomobile arkadan çarptı. Edinilen bilgiye göre, İbrahim Sözen Caddesi istikametine seyir halindeki Celil Ö.’nün kullandığı 07 BSS 538 plakalı FIAT marka otomobile aynı istikamette seyir halindeki Hüseyin A.’nın kullandığı 07 ASC 227 plakalı marka otomobil arkadan çarptı. Kazada yaralanan olmazken, Manavgat Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Büro Amirliği ekiplerince yapılan kontrolde arkadan çarpan otomobilin sürücüsü Hüseyin A.’nın 1.61 promil alkollü olduğu belirlendi. Alkollü sürücüye 9 bin 268 TL para cezası uygulandı. Diğer araç sahibinin bir süre önce hayatını kaybettiği, vefatının ardından aracın varisler tarafından üzerlerine alınmadığı için bağlandı. Araç sürücüsü şaşkına döndü Kazaya karışan diğer otomobilin sürücüsü aracına binerek iş yerine gitmeye hazırlandığı sırada trafik ekipleri sürücü ve aracın eksiğinin bulunup bulunmadığını kontrol etti. Yapılan kontrollerde araç sahibinin bir süre önce hayatını kaybettiği ve aracın vasileri tarafından üzerlerine alınmadığı tespit edildi. Araç sürücüsü otomobilin yediemin otoparkına çekileceğini öğrenince şaşkına döndü. Araç sürücüsü Celil Ö.’ye konu hakkında bilgi veren trafik polisi, kazaya karışan otomobilin sahibinin ölmüş olduğunu, sahibi ölen aracın en geç 1 ay içerisinde veraset ilamı ile birlikte varislerden birisinin üzerine alması gerektiğini, kazaya karışan otomobil için bu sürenin geçmiş olduğunu ve bu nedenle bağlandığını söyledi. Aracın üzerlerine alınması gerektiğini bilmediğini söyleyen Celil Ö., trafik polisinin kararına saygı duyduğunu belirttikten sonra araçtaki özel eşyalarını alarak olay yerinden ayrıldı.
Antalya’da 2025 yılında 19 gemiye, 78 milyon 214 bin TL idari para cezası verildi
11 Kasım 2025 Salı - 11:48 Antalya’da 2025 yılında 19 gemiye, 78 milyon 214 bin TL idari para cezası verildi Antalya’da deniz kirliliğini önlemek amacıyla hayata geçirdiği Elektronik Gemi Denetim Sistemi (EGDS) gemi kaynaklı deniz kirliliğini önlenmesinde etkin bir rol oynuyor. Gelişmiş teknolojiyle donatılan sistem sayesinde Antalya kıyılarında deniz kirliliği en aza indiriliyor, mavi bayraklı sahillerin temizliği korunuyor.EGDS ile 2025 yılı itibariyle 19 gemiye, 78 milyon 214 bin TL idari para cezası, sistem devreye alındığından itibaren ise 135 gemiye, 210 milyon 940 bin TL cezai işlem uygulandı. Büyükşehir Belediyesi’nin sorumluluk alanında olan Beşgöz Deresi ile Göynük Çayı arasında kalan yaklaşık 52 kilometrelik sahil bandı, EGDS ile 7 gün 24 saat boyunca elektronik olarak izleniyor. Sistem kapsamında konuşlandırılan ileri gece görüşlü PTZ ve termal kameralar sayesinde, gece ve gündüz fark etmeksizin deniz yüzeyinde oluşan en ufak kirlilik bile anlık olarak takip edilebiliyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin Deniz ve Kıyı Yönetimi Şube Müdürlüğü tarafından yönetilen merkezde görevli ekipler, sistemden gelen uyarıları değerlendirerek denizi kirleten gemilere anında müdahale ediyor. Mavi bayraklı sahiller güvende Antalya Büyükşehir Belediyesi Deniz ve Kıyı Yönetimi Şube Müdürlüğü’nde tekniker olarak görev yapan Gül Çobanoğlu sistemin etkinliği hakkında şu bilgileri paylaştı: "22 farklı noktaya yerleştirdiğimiz yüksek çözünürlüklü 40x optik zoom özelliğine sahip PTZ ve termal kameralarla 7/24 denizlerimizi izliyoruz. EGDS ile 2025 yılı itibariyle 19 gemiye, 78 milyon 214 bin TL idari para cezası, sistem devreye alındığından itibaren ise 135 gemiye, 210 milyon 940 bin TL cezai işlem uygulanmıştır" dedi. Sistemin asıl amacının ceza kesmek olmadığını belirten Çobanoğlu; kesilen cezalardan elde edilen gelirin Antalya için yürütülen çevre projelerinde değerlendirildiğini söyledi. Çobanoğlu, Elektronik Gemi Denetim Sistemi sayesinde deniz yüzeyinde atık boşaltımı yapan gemi sayısında da ciddi bir düşüş yaşandığını iletti.