Yerel Haberler
Antalya
Serbest kalmak için itirafçı olduğunu söyleyen tutuksuz sanık, 3 kişiden helallik istedi 17 Mart 2026 Salı - 16:55:06 Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınıp tutuklanmasının ardından itirafçı olup serbest kalan belediyenin o dönem imar şube müdür vekili tutuksuz sanık, davanın 2’nci duruşmasında verdiği ifadede, serbest kalmak için eşiyle birlikte itirafçı olduğunu ve para aldığını iddia ettiği kişiler helallik istediğini söyledi. Duruşma savcısı, emniyette verdiğini söylediği yalan beyanlar nedeniyle sanık hakkında suç duyurusunda bulunulmasını talep ederek, mahkeme heyetine kayda alınmasını istedi. Bölge Adliye Mahkemesi toplantı salonunda görülen duruşmada, soruşturma kapsamında Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek’in de aralarında bulunduğu 5’i tutuklu toplam 41 sanığın yargılanmasına devam ediyor. Tutuksuz sanık belediyenin o dönem imar şube müdür vekili T.K., "22 Ağustos sabahı polis evime geldi, beni gözaltına aldıklarını bildirdiler. Gözaltı süresince konuyla ilişkim olmadığı ortaya çıktı. İddianameye baktığınız zaman tarafıma yapılan suçlamaların gerçek olmadığı gözükmekte. Eylül ayında aydınlanma yaşanmış, benim hakkımda ifade vermişler. 14 Ekim’de eşimi de gözaltına aldılar. 100 gündür uzak olan babasından sonra anneleri de gözaltına alındı. Ardından eşim de tutuklandı. Eşimle birlikte itirafçı olduk. Üç kişinin ismini verdim. Onlardan para aldığımı iddia ettim. R.K., İ.T. ve F.B., haklarını helal etsinler" dedi. M.E. isimli şahıstan iskan işlemlerinin hızlandırılması için üç parça halinde toplam 250 bin TL para alınması iddialarına yanıt veren T.K., "M.E.’ye ruhsatı ben verdim, yasama ve yürütmeye yönelik eksiklikler vardı, eksiklikleri düzeltmesini talep ettim. Bu sebeple birçok yalan beyanda bulunmuştur. Birinden 250 bin TL aldığımı duyduğunu söylüyor. Masanın üstüne biri zarf bırakıp gidecek, başka kimse görmeyecek, böyle bir imkan yok, ben hiç tek başıma görüşme yapmam. İlk başvuru tarihi 18 Temmuz 2023, 30 Temmuz 2023’te iskanını verdik. İşlem 105 gün sürmüştür, bu kadar uzun sürmesinin nedeni eksiklikleridir. 31 Aralık 2024’te ruhsat düzenlenmiştir. İfadesinde 2 ruhsatı olduğunu ve bu ruhsatları alamadığını söylemiş emniyette. Bu kadar yalan beyan arasında kendimi ifade etmeye çalışıyorum" şeklinde konuştu. Duruşma savcısı, emniyette verdiğini söylediği yalan beyanlar nedeniyle T.K. hakkında suç duyurusunda bulunacağını belirterek, mahkeme heyetinden de kayda alınmasını talep etti.
Prof. Dr. Alihan Gürkan: "Sigara ve obezite pankreas kanseri riskini artırıyor"
09 Kasım 2025 Pazar - 13:40 Prof. Dr. Alihan Gürkan: "Sigara ve obezite pankreas kanseri riskini artırıyor" Genel Cerrahi uzmanı Prof. Dr. Alihan Gürkan, pankreas kanserinin en ölümcül kanser türlerinden biri olduğunu belirterek, sigara ve obezite gibi risk faktörlerinin hastalığın görülme sıklığını her geçen gün artırdığını söyledi. Modern tıbbın en zorlu hastalıklarından biri olarak kabul edilen pankreas kanseri, geç belirti vermesi ve düşük erken teşhis oranı nedeniyle "sessiz katil" olarak adlandırılıyor. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre, 2022 yılında dünya genelinde yaklaşık 500 bin yeni vaka teşhis edilirken, Türkiye’de yıllık yeni vaka sayısının 5 bini aştığı bildirildi. Uzmanlar, özellikle sigara kullanımı ve obezitenin hastalığın en önemli nedenleri arasında yer aldığını vurguluyor. Memorial Antalya Hastanesi Genel Cerrahi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Alihan Gürkan, "1-30 Kasım Pankreas Kanseri Farkındalık Ayı" kapsamında pankreas kanseri hakkında önemli bilgiler verdi. "İleri evrede belirti veriyor" Pankreasın midenin arkasında yer alan, sindirim enzimleri ve insülin gibi hormonlar salgılayan bir organ olduğunu belirten Prof. Dr. Gürkan, pankreas kanserinin genellikle bezin hücrelerinde başlayan kontrolsüz bir büyüme sonucu geliştiğini söyledi. Gürkan, "Hastalık erken evrede belirti vermez. İlerlediğinde karın ağrısı, sarılık, iştahsızlık, ani kilo kaybı ve sindirim sorunları gibi şikayetlerle ortaya çıkar. Ne yazık ki çoğu zaman teşhis edildiğinde hastalık ileri evrededir" dedi. "Sigara ve obezite riski katlıyor" Pankreas kanserinde bazı grupların daha yüksek risk altında olduğunu ifade eden Prof. Dr. Gürkan, "Sigara içenlerde risk 2-3 kat artıyor. Türkiye’de sigara, tüm kanser ölümlerinin yaklaşık yüzde 30’undan sorumludur. Obezite ve tip 2 diyabet hastalarında da risk iki katına çıkıyor" diye konuştu. Gürkan, yaş, genetik faktörler, kronik pankreatit ve sağlıksız beslenme alışkanlıklarının da riski artırdığını belirtti. "Basit önlemlerle risk azaltılabilir" Pankreas kanserlerinin yaklaşık yüzde 30-50’sinin önlenebilir nedenlere bağlı olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Gürkan, "En etkili adım sigarayı bırakmaktır. Sigarayı bıraktıktan 10 yıl içinde risk yarı yarıya azalır. Ayrıca Akdeniz diyetini benimsemek, ideal kiloyu korumak, alkolü sınırlamak ve diyabeti kontrol altında tutmak hastalığın önlenmesinde büyük rol oynar" ifadelerini kullandı. "Erken teşhis hayat kurtarır" Erken teşhisin pankreas kanserinde yaşam süresini uzattığını belirten Gürkan, "50 yaş üstü bireylerin düzenli check-up yaptırmaları, karın ağrısı, sarılık, ani kilo kaybı gibi belirtileri ciddiye almaları gerekir. Şüpheli durumlarda BT, MR veya endoskopik ultrasonografi gibi yöntemlerle tarama yapılmalıdır" dedi. "Cerrahi başarı oranı erken evrede yüzde 50’ye ulaşabiliyor" Pankreas kanserinde cerrahinin hastalığın erken evrelerinde en etkili tedavi yöntemi olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gürkan, "Whipple prosedürü adı verilen cerrahiyle tümörlü dokuların tamamen çıkarılması hedeflenir. Deneyimli merkezlerde uygulanan bu yöntemle 5 yıllık sağkalım oranı yüzde 20-30’a kadar çıkabiliyor" diye konuştu. Gürkan, ameliyat sonrası dönemde pankreas yetmezliği, diyabet ve beslenme sorunlarının görülebileceğini belirterek, "Bu nedenle multidisipliner bir yaklaşımla hastaların takibi çok önemlidir" ifadelerini kullandı.
Güvenlik görevlisinin hayatını kaybettiği saldırı anı kamerada
09 Kasım 2025 Pazar - 13:22 Güvenlik görevlisinin hayatını kaybettiği saldırı anı kamerada Antalya’da görev yaptığı otelin önünde alkol alıp gürültü yaptığı gerekçesiyle 2 şahsı uyaran güvenlik görevlisi düğününe sayılı günler kala çıkan tartışmada kalbine aldığı bıçak darbesi ile hayatını kaybetti.Olay, dün gece 02.00 sıralarında Muratpaşa ilçesi Selçuk Mahallesi Musalla sokak üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, sokak üzerinde bulunan bir otelde güvenlik görevlisi olan Tahsin Göker (26) ve Talat K.B. gürültü yaparak otel önünde alkol aldıkları gerekçesiyle Eyüp T. (20) ve Halil S. (18) isimli 2 şahsı uyardı. Uyarılara aldırış etmeyen ve otel önünde alkol almayı sürdüren Eyüp T. ve Halil S. ile güvenlik görevlileri arasında tartışma çıktı. Çıkan tartışma kısa sürede büyürken, kavga sırasında Eyüp T. üzerinde bulunan bıçağı çıkartarak Tahsin Göker ve Talat K.B.’ye saldırdı.Kalp masajıyla hayatta tutmaya çalıştılarŞahsın bıçağını gören güvenlik görevlisi Talat K.B.’nin Tahsin Göker’i uzaklaştırmak isterken Göker göğüs bölgesine aldığı bıçak darbesi ile bir anda yere yığıldı. Şüpheliler Eyüp T. ve Halil S. olay yerinden kaçarken olayın 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirilmesi üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Kısa sürede verilen adrese gelen sağlık ekipleri kalbinden aldığı bıçak darbesi ile yaralanan Tahsin Göker’i kalp masajı yaparak hayatta tutmaya çalıştı. Sağlık ekiplerinin kalp masajı yaparak ambulansla taşıdığı Göker, Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı.Düğün için gün sayıyordu22 Kasım’da nikah tarihi alındığı ve düğün hazırlığı yaptığı öğrenilen 26 yaşındaki güvenlik görevlisi doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamadı. Antalya Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri olayın ardından kaçan Eyüp T. ve Halil S.’nin yakalanması için çalışma başlattı. Şüpheliler yaklaşık 1 saat sonra cinayet büro amirliği ekipleri tarafından yakalanırken, Tahsin Göker’in cansız bedeni Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Emniyete götürülen olayı şüphelileri Eyüp T. ve Halil S.’nin ifade işlemleri devam ediyor.
Kepez’de lösemiye karşı turuncu umutlar gökyüzüne yükseldi
09 Kasım 2025 Pazar - 12:59 Kepez’de lösemiye karşı turuncu umutlar gökyüzüne yükseldi Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, 2-8 Kasım Lösemili Çocuklar Haftası kapsamında, lösemi ile mücadele eden minik dostlarını makamında ağırladı. Başkan Kocagöz, çocuklarla birlikte belediye önünde turuncu balonları gökyüzüne uçurarak lösemiye karşı farkındalık mesajı verdi. Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, Antalya Kan Gönülleri Derneği yönetimini ve derneğin takibindeki lösemili çocukları makamında misafir etti. 2-8 Kasım Lösemili Çocuklar Haftası dolayısıyla Başkan Kocagöz, lösemiyle savaşan minik dostlarıyla belediye önünde turuncu balonları gökyüzüne uçurarak farkındalık mesajı verdi. Etkinliğin devamında Başkan Kocagöz, makamında ağırladığı çocuklarla birlikte yaş pasta kesti, onlarla sohbet etti. Lösemili Çocuklar Haftası’nın simgesi olan turuncu kurdeleyi de yakasına takan Başkan Kocagöz, lösemiye karşı destek mesajı vererek şunları söyledi: "2-8 Kasım Lösemili Çocuklar Haftası’nı farkındalıkla kutlamak istedik. Bizim için her gün değerli, her çocuk çok kıymetli. Lösemiyle mücadele eden evlatlarımızın umudu biz olmalıyız. Onların hayata tutunmaları için elimizden ne geliyorsa yapmaya hazırız. Sadece Kepez değil, sadece Antalya değil, tüm Türkiye farkında olmalı. Çocuklarımız bizim çocuklarımız; onların yanında olmaya devam edeceğiz." Başkan Kocagöz, Antalya Kan Gönülleri Derneği üyelerini de yaptığı hizmetlerden dolayı takdir ederek, "Allahuteala’nın yeryüzü melekleri onlar, hayata bakışları ve insanlara olan sevgileriyle onlarla gurur duyuyoruz. Her zaman Kepez Belediyesi ve şahsım olarak emirlerindeyiz" diye konuştu. Etkinliğe katılan Antalya Kan Gönüllüleri Derneği Başkanı Emin Balin ise, "Başkanımız Mesut Kocagöz, bugüne kadar hiçbir zaman elini bizden çekmedi. Her zaman yanımızda oldu, çocuklarımıza moral verdi. Bugün de bizi davet ederek çok mutlu etti" dedi.
Yangın tahliyesinde hasta ve yakını rolündeki hastane çalışanlarından ’Oscar’lık performans
09 Kasım 2025 Pazar - 12:53 Yangın tahliyesinde hasta ve yakını rolündeki hastane çalışanlarından ’Oscar’lık performans Manavgat Devlet Hastanesi’nde, muhtemel afet ve acil durumlara hazırlık amacıyla Hastane Afet Planı (HAP) kapsamında bir tatbikat gerçekleştirildi. Tatbikatta, senaryo gereği çıkan yangından etkilenen yoğun bakım ünitesindeki hastaların tahliyesinde 2 hastane çalışanının Oscarlık performansları dikkat çekti. Hasta ve hasta yakını rolündeki çalışanlar güvenlik görevlilerine zor anlar yaşatırken güçlükle sakinleştirilebildiler. Manavgat Devlet Hastanesi’nde 2025 yılı Hastane Afet Planı (HAP) çerçevesinde afet ve acil durum uygulama tatbikatı gerçekleştirildi. Gerçeğini aratmayan tatbikatta, senaryo gereği yoğun bakım ünitesinin bulunduğu katta çıkan yangın sırasında hastane personeli, UMKE ve itfaiye ekipleri koordineli bir şekilde çalıştı. Senaryo gereği yoğun bakım ünitesinin de bulunduğu ikinci katta yangın çıktı. Yangın alarmıyla birlikte yangına ilk müdahaleyi hastane personeli yaparken, olay yerine gelen itfaiye ekipleri yangına müdahalede bulunarak kısa sürede diğer ünitelere yayılmadan söndürdü. Hastaneye gelen Manavgat Emniyet Müdürlüğüne bağlı ekipler de çevre güvenliği önlemi aldı. Senaryo gereği ikinci katta çıkan yangında, dumandan etkilenen yoğun bakım ünitesinde bulunan hastalar acil koduyla güvenli şekilde tahliye edildi. Tahliye sırasında fenalaşan hasta ve hasta yakını hastane çalışanları ve güvenlik güçlerine zor anlar yaşattı. Rolünün hakkını veren hasta ve hasta yakını rolündeki 2 hastane çalışanı oscarlık bir performans sergilerken yoğun bakım ünitesi önünde bekleyen hasta yakınlarının tatbikatı gerçek zannetmelerini sağladılar. Manavgat Devlet Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Mehmet Deniz, "Gerçeği aratmayan tatbikatta görev alan arkadaşlarımıza, UMKE ve itfaiye ekiplerine çok teşekkür ediyorum. Yapılan tatbikat ile muhtemel afet durumlarına karşı hazırlık seviyemizi artırarak hastane çalışanlarımızın afetlere karşı koordinasyon ve müdahale yeteneğini geliştirmiş olduk" dedi.
Böyle dolandırıcılık görülmedi, ev alma hayali tapuda bitti 1 milyon 850 bin lira dolandırıldı
09 Kasım 2025 Pazar - 11:27 Böyle dolandırıcılık görülmedi, ev alma hayali tapuda bitti 1 milyon 850 bin lira dolandırıldı Antalya’da internet sitesi üzerinden satışa sunulan ev ilanını kopyalayan dolandırıcılık şüphelisi, gerçek ev sahibi ile irtibata geçip ’Arkadaşımın oğluna alacağız durumu yok üzerini ben tamamlayacağım’ deyip, alıcıyı da "Ev eniştemin üstüne kayıtlı, ama bana ait. Eniştem evden çıkmadığı için satmak istiyorum" diyerek devir teslim için tapuda buluşturdu. Burada üzerini 3,5 milyon liraya tamamlamak için alıcıya 1 milyon 850 bin lirayı bir başka isme kayıtlı IBAN üzerine havale yaptıran şüpheli, ev sahibi ve alıcıyı evin gerçek değeri olan 3,5 milyon liranın ev sahibinin hesabına gönderilip tapu devrinin yapılması için bekletirken, dakikalar içinde ortadan kaybolup hem ev sahibini hem alıcıyı engelledi. Hem ev sahibi hem alıcı dolandırıldıklarını anlayıp şikayetçi oldu. Evli ve iki çocuk babası Eyyüp Cengiz’in ev hayali dolandırıcılık nedeniyle kabusa döndü. Eyyüp Cengiz (27), babasının "ev al" diye verdiği 2 milyon 700 bin liranın 1 milyon 850 bin lirasını, sosyal medyada tanıştığı kişiye ev alımı sırasında gönderdi. Tapuda parayı gönderdikten sonra dolandırılan Cengiz, "Evi ablam ve abimle görüp beğendik, hatta nakliyeciyle bile anlaşmıştık. Kendi evimiz olacak diye çok mutluyduk. Ev sahibiyle tapuda buluştuk, dolandırıcı parayı aldıktan sonra ikimizi de engelledi. Hem evimiz gitti hem paramız" dedi. Babasının oturdukları evi satmasının ardından kendisine 2 milyon 700 bin lira verip "Kendine bir ev al, evden bir an önce çık" dediğini anlatan Cengiz, ev arayışına sosyal medya üzerinden başladı. Cengiz, Gökhan adlı kişiyle bir sosyal medya uygulamasının satış bölümünde tanıştı. Evi kendisine aitmiş gibi gösteren Gökhan, ilana ilgi gösteren Cengiz’e "Ev eniştemin üstüne kayıtlı, ama bana ait. Eniştem evden çıkmadığı için satmak istiyorum" diyerek güven kazandı. Ev ilanlarının yer aldığı bir internet sitesindeki satılık bir evi fark ederek bu ilanı kopyalayıp kendi hesabında paylaştığı iddia edilen Gökhan adlı şahıs, gerçek ev sahibiyle de iletişime geçerek, bu kez Eyyüp Cengiz’i "arkadaşımın oğlu" olarak tanıttı ve "Kendi durumu yok, 2 milyonu var. Üstünü ben tamamlayacağım, 3,5 milyon sana göndereceğim" dedi. Cengiz, sosyal medya platformunda gördüğü 2 milyon 200 bin TL tutarında Erenköy Mahallesi’ndeki 2+1 ev ilanına başvurduktan sonra satıcıyla iletişime geçerek ablası ve abisiyle birlikte evi görmeye gitti. Evi beğendiklerini, nakliyeciyle bile anlaştıklarını Gökhan adlı şahsa belirten Cengiz, pazarlıkla 1 milyon 850 bin liraya anlaştıları ev için Tapu Müdürlüğü’ndeki işlem sırasında dolandırıldığını anladı. Cengiz, parayı Gökhan’ın hesabına gönderdikten sonra hem kendisinin hem de ev sahibinin engellendiğini, iki tarafın da tapuda dolandırıldıklarını o an anladıklarını belirtti. Şikayet için gittikleri karakolda, Gökhan adlı kişinin internet sitesindeki ilanı kopyalayarak kendisine aitmiş gibi sosyal medya hesabında paylaştığı tespit edildi. Ev sahibi, ilanı kopyalayıp satışa sunduğu için Gökhan’dan şikayetçi olurken; Eyyüp Cengiz, hem Gökhan’dan hem de ev sahibinden şikayetçi oldu. ‘Kendine bir ev al, buradan taşın’ dedi Cengiz, yaşadıklarını şöyle anlattı: "Babam oturduğumuz evi sattı, bana da 2 milyon 700 bin lira verdi. ‘Kendine bir ev al, buradan taşın’ dedi. Ben de bir sosyal medya uygulamasında satış ilanlarına baktım. Erenköy’de iki artı bir küçük bir ev ilanı buldum. Abim ve ablamla gidip gördük, beğendik. Dolandırıcı, ‘Ev eniştemin üstüne kayıtlı ama bana ait, eniştem çıkmadığı için satmak zorundayım’ dedi. Biz de tamam dedik. Evin konumunu attı, evi görmeye abim, ben ve ablam gittik. Beğendik. Evden çıktık, aradı, beğendiğimizi söyledik. O zaman kimliğinizin resmini atın, size Tapu’dan randevu alalım dediler. Kimliğimin fotoğrafını gönderdim, Tapu’dan randevumuzu aldı." Tapuda kurulan tuzak Cengiz, 3 Kasım Pazartesi günü Tapu Müdürlüğü’ne gittiklerinde, sosyal medya üzerinden irtibata geçtiği Gökhan adlı kişinin "eniştem" diye tanıttığı kişiyle bir araya geldiğini belirterek şunları söyledi: "Harçları ödedik, ev sahibi geldi. Tam imzalar atılacakken dolandırıcı parayı istedi. Tapu sahibi de ‘Para gelmeden imza atmam’ dedi. Gökhan Bey’in verdiği IBAN numarasına 1 milyon 850 bin TL gönderdim. Dolandırıcı, ev sahibini bana eniştem diye tanıtmış, beni de ona arkadaşının oğlu olarak anlatmış. Ev sahibine, ‘Kendi durumu yok, 2 milyonu var. Üstünü ben tamamlayacağım, 3,5 milyon sana göndereceğim’ demiş. Ev sahibi de kendince haklı olarak parayı ona göndermemi söyledi. Ben de gönderdim. Ev sahibiyle birlikte Tapuda oturuyorduk, parayı gönderdikten sonra ikimizi de engelledi." "Para iki dakika içinde kripto paraya çevrilmiş" Olay sonrası ev sahibiyle birlikte karakola giderek şikâyetçi olduklarını anlatan Cengiz, şunları kaydetti: "Olayı öğrendikten hemen sonra beraber karakola gittik, şikâyetçi olduk. Gökhan adlı kişinin parayı göndermemi istediği IBAN hesaplarını takip ettiler. Para hesabına düştükten iki dakika sonra kripto paraya çekildiği tespit edildi. Ben de daha çabuk yakalanması için Facebook hesabını takip ediyordum. Aradan üç gün geçti, bir ilan daha paylaştı. Ben de farklı bir Facebook hesabından kendisine mesaj attım. Bendeki numarası değil, farklı bir numara paylaştı. Dolandırmaya devam ediyor. En kısa zamanda tutuklanmasını rica ediyorum. Ayrıca, ev sahibinden de parayı ona göndermemi istediği için şikâyetçi oldum. Karakolda ifademizi verdik, şimdi haber bekliyoruz. İş birliği de olabilir. Çünkü Tapu’da, memur beyin yanında ‘Parayı size mi göndereyim?’ diye sordum, ‘Gökhan Bey’e gönderin’ dedi. Gökhan Bey’e göndermek mecburiyetinde kaldım." "Kiraya çıkmam gerekiyor ama Antalya’da kiralar 20 bin liradan başlıyor" Oturdukları evin satıldığını ve şu anda kalacak yerleri olmadığını belirten Cengiz, yaşadığı zor durumu şöyle anlattı: "Şimdi kiraya çıkmam gerekiyor ama Antalya’da kiralar en az 20 bin liradan başlıyor. Ben asgari ücretle çalışan biriyim, iki çocuğum var. Kiraya çıkarsam iki çocukla ortada kalacağız, geçimimiz sağlanamayacak. Gerçekten çok büyük mağduriyetimiz var. Hem evimiz gitti hem paramız. Nakliyeciyle bile anlaşmıştık, eşyaları taşıyacaktık. Çok mutluyduk, artık kendi evimiz olacak diye Ama olmadı. Evi de gezdik, gördük, küçüktü ama bize yeterdi. İki odası, bir salonu vardı. Mutfağı ayrıydı, çok hoşumuza gitmişti. Abim, ‘Bu küçük size olur mu?’ dediğinde, ‘Çok kişi değiliz, bize olur’ demiştim." "KOAH hastasıyım, ağır iş yapamıyorum" KOAH hastası olduğunu ve akciğer yetmezliği bulunduğunu söyleyen Cengiz, "Düz yolda yürürken bile nefes nefese kalıyorum. İş yerim sağ olsun ağır iş yaptırmıyor ama bu şartlarda geçinmemiz çok zor. Annem babam da çok üzgün. ‘Memlekete gel’ dediler ama orada iş yok. Engelli bir bireyim, ağır işlerde çalışamıyorum. KOAH hastasıyım, akciğer yetmezliği var bende" ifadelerini kullandı. Yaşadığı mağduriyetin ardından karakola ve savcılığa şikayette bulunan Eyyüp Cengiz, son olarak, "Sadece yardımcı olun, bu dolandırıcılar yakalansın" sözleriyle yetkililere çağrıda bulundu.